Kürt Medyası 117 Yaşında

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

– 22 Nisan Kürt Basın Bayramı nedeniyle –

     İlk Türkçe gazete 1828 yılında, ilk Ermenîce gazete 1831 yılında, ilk Farsça gazete 1837 yılında, ilk Arapça gazete 1873 yılında, ilk Kürtçe gazete de 1898 yılında yayınlanmıştır.

     İlk Türkçe gazete ile ilk Kürtçe gazete, her ikisi de Mısır’ın başkenti Kahire’de, ilk Farsça gazete İran Azerbaycanı’nın başkenti Tebriz’de, ilk Arapça gazete Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta, ve fakat ilk Ermenîce gazete İstanbul’da yayınlanmıştır.

     Dolayısıyla Osmanlı tebâında ilk gazete çıkaran kavim, Ermenîler olmuştur.

     İlk Ermenîce gazete, 1831 yılında yayın hayatına başlayan “Lirokir” gazetesidir. 1831 yılından Cumhuriyet (1923)’e kadar bütün bir Osmanlı dönemi boyunca da İstanbul’da tam 414 adet, Anadolu genelinde de tam 187 adet süreli Ermenî yayın organı yayınlanmıştır. Ki bu, hakikaten gıpta edilecek muhteşem bir performanstır.

     Tarihteki ilk Kürtçe gazete, 22 Nisan 1898’de yine Mısır’ın başkenti Kahire’de yayın hayatına başlayan “Kürdistan” isimli gazetedir. (22 Nisan günü bu yüzden, here sene “Kürt Gazeteciliği Günü” olarak kutlanmaktadır.)

     Gazetenin kurucuları olan Mikdad Midhad Bedirhan ve kardeşi Abdurrahmân Bedirhan, aslında bu gazeteyi Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da çıkarmak istiyorlardı. Lâkin Bedirhan kardeşlerin, gazetenin İstanbul’da yayınlanması için dönemin padişâhına defalarca yazdığı mektuplar ve başvuru dilekçeleri hep yanıtsız kalmıştır. Onlar da gazeteyi mecburen Kahire’de çıkarmak zorunda kaldılar.

     Mikdad Midhad Bedirhan , gazetenin ilk sayısında gazetenin çıkış amacını söyle açıklamıştı: “Günümüzde artık dünyada meydana gelen her türlü olayı gazeteler yazmakta. Birçok şeyi gazetelerden öğrenmekteyiz. Fakat ne yazık ki o kadar cesur, yiğit ve mert olan Kürtler böyle bir şeyden mahrumdurlar. Ben de siz Kürtler’i dünyadaki gelişmelerden haberdar etmek, ilim ve marifetin yollarını göstermek, Kürtçe okuma yazmaya teşvik etmek için bu gazeteyi çıkarıyorum.”

     22 Nisan 1898’de Mısır’ın başkenti Kahire’de yayın hayatına başlayan “Kürdistan” gazetesinin ilk 5 sayısı burada yayınlandı. Daha sonra İsviçre’ye taşınan gazetenin 14 sayısı (6. – 19. sayılar) İsviçre’nin Genève (Cenevre) şehrinde yayınlandı. Sonra yeniden Mısır’a dönen gazetenin 20. – 23. sayıları Kahire’de, 24. sayısı İngiltere’nin başkenti London (Londra)’da, 25. – 29. sayıları bu ülkenin Folkestone kentinde, son iki sayısı (30. – 31. sayılar) ise yine İsviçre’de yayınlanarak, 14 Mart 1902 tarihinde yayın hayatına son verdi.

     “Kürdistan”ın ilk beş sayısındaki makaleler genelde imzasız yayınlanmıştır. Ayrıca gazetenin, yazı yazacak “köşe yazarı” ve haber yapıp gönderecek “muhabir” sıkıntısı vardı. Mikdad Midhad Bedirhan, Kahire’deki El- Ezher Medrese ve Üniversitesi’nde okuyan Kürt öğrencilerle, bir de tâ Süleymaniye ve Kerkük’te yaşayan kendi eski okul arkadaşlarıyla temas ve iletişim halindeydi.

     Osmanlı yönetimi, gazetenin dağıtılmasına yönelik sert tedbirler almıştır. Bu gazeteyi satın alıp okuyanları dahi ağır para cezası ile cezalandırmıştır. Hatta öyle ki, Osmanlı padişâhı II. Abdulhamîd, gazetenin yayınını durdurması için Mikdad Midhad Bedirhen Bey’in Mısır’dan çıkartılmasını bile istemiştir. Fakat bütün bu baskılara rağmen gazete yayınına kararlı bir şekilde devam etmiş, baskılara boyun eğmemiştir.

     Osmanlı padişâhı II. Abdulhamîd’in gazeteye yönelik baskıları şiddetlenerek artınca, Mikdad Midhad Bedirhan, II. Abdulhamîd’e bir mektup yazarak, “Kürdistan gazetesi, Kürtler’in geriliğini ortadan kaldırmak ve onlara edebî, kültürel ve tarihî bilgiler yönünden geliştirmek amacıyla kendi anadilinde yayın yapıyor. Siz cihanşümûl bir imparatorluğun padişâhı olarak bir ferman yayınlayıp bu gazeteyi desteklemek ve teşvîk etmeniz gerekirken ve Osmanlı idaresine yakışacak olan da bu hal iken, bizi yasaklamanız, okuyucularımızı cezalandırmanız, gazeteye baskı yapmanız hangi itikadî, ahlakî ve medenî ilkelerle bağdaşabilir? Kürtler kendi anadiliyle yayın yapıp dillerini geliştirip yaşatmasınlar mı? Bunlar Allâh-û Teâlâ’nın yaratılıştan verdiği tabiî haklar değil midir? Bütün milletlerin buna hakkı var iken, Kürtler’e revâ görmemek adalet midir?” diye sormuş, ancak padişâh II. Abdulhamîd buna cevap bile yazmamıştır.

     22 Nisan 1898 – 14 Mart 1902 tarihlerinde Mikdad Midhad Bedirhan ve Abdurrahmân Bedirhan kardeşler tarafından üç ayrı ülkede (Mısır, İsviçre, İngiltere) yayınlanan ve “tarihteki ilk Kürtçe gazete” olan “Kürdistan” gazetesi, toplam 31 sayı çıktı.

     “Kürdistan” gazetesinin 10., 12. ve 19. sayıları halen bulunamamıştır. Diğer bütün sayılarının İstanbul’daki Osmanlı ve Yıldız Sarayı arşivlerinde bulunma ihtimali çok yüksektir.

     “Kürdistan”, kendinden sonra gelecek olan Kürt dergi ve gazetelerine aynı zamanda bir “sürgün tarihi” de yaratmış oldu. Kürt dergi ve gazeteleri, 1898’den bu yana, yani 117 yıldır, genellikle sürgünde ve ağır ekonomik koşullar altında yayınlarını sürdürmektedirler.

sediyani@gmail.com

     TARAF GAZETESİ

     22 NİSAN 2015

kurdistan-gazetesi---kopie-002.jpg

 

1066 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir