Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 66

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

Cada uno es dueño de su silencio y esclavo de sus palabras.

(Herkes kendi sessizliğinin efendisi ve kendi sözlerinin kölesidir.)

Uruguay atasözü

     Uruguay’ın başkenti Montevideo’da, Villa Dolores semtindeki ve kısaca Batlle Parkı (İsp. Parque Batlle) olarak anılan José Batlle y Ordóñez Parkı (İsp. Parque José Batlle y Ordóñez) içinde bulunan, ilk Dünya Kupası olan ve Uruguay’ın evsahipliği yaptığı 1930 Dünya Futbol Şampiyonası’nın oynandığı stad olan Yüzüncü Yıl Stadı (İsp. Estadio Centenario)’nı gördükten sonra, Batlle Parkı içinde gezmeye devam ediyoruz.

     Montevideo’nun en önemli halk merkezi parklarından biridir, burası. Montevideo’daki üç büyük parktan biri.

     Eski adı Müttefikler Parkı (İsp. Parque de los Aliados) idi. Ondan da önceki, park olmadan önceki ismi Pereira Kampı (İsp. Campo Pereira), ondan da önceki ilk ismi Chivero Kampı (İsp. Campo del Chivero) idi. Şu anki ismi olan José Batlle y Ordóñez Parkı (İsp. Parque José Batlle y Ordóñez), 1903 – 07 ve 1911 – 15 yılları arasında iki kez Uruguay Devlet Başkanlığı yapan José Pablo Torcuato Batlle y Ordóñez (1856 – 1929) onuruna verilmiştir.

     Eskiden bir “kamp alanı” olan bu mıntıkanın bir “park” olarak düzenlenmesinin hikâyesi, 1907 yılına kadar uzanıyor. Mart 1907’de çıkartılan yeni yasa, Montevideo’da geniş bulvarların ve caddelerin kurulmasını, yeni park alanlarının oluşturulmasını öngörüyordu. 1907 yılında bu arazinin sahibi olan Pablo Nereo Gabriel Antonio Pereira (1838 – 1906), o zamanki ismi Pereira Kampı olan arazisinin 11 dönümlük bölümünü bir park inşâ etmesi için Ekonomi Yönetimi Kurulu’na bağışladı.

     Projenin peyzajı aslen Fransız olan Arjantin vatandaşı bahçe mühendisi Jules Carlos Thays (1849 – 1934)’a verildi. Ekim 1911’de parkın düzenlenmesine başlandı ve kısa sürede bitirildi. (NOT: Carlos Thays, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki pekçok parkın da peyzajcısı olduğu için, gezinin Buenos Aires bölümlerinde kendisinden sıkça bahsetmiştik.)

     1918 yılında, I. Dünya Savaşı (1914 – 18)’nı kazanan Müttefik Kuvvetleri’nin “kahramanlarını” onurlandırmak amacıyla, parka Müttefikler Parkı (İsp. Parque de los Aliados) ismi verildi. Park daha da genişletildi ve şimdiki büyüklüğü olan 60 hektarlık bir alana ulaştı.

     20 Ekim 1929 günü Uruguay Devlet Başkanı José Batlle y Ordóñez ölünce, O’nun anısına 1930 yılında parka şimdiki ismi olan José Batlle y Ordóñez Parkı (İsp. Parque José Batlle y Ordóñez) ismi verildi. Aynı yıl Yüzüncü Yıl Stadı (İsp. Estadio Centenario) açıldı ve ilk Dünya Kupası olan 1930 FIFA Dünya Kupası maçları oynandı. (Estadio Centenario ve 1930 FIFA Dünya Kupası hakkında geniş bilgi için bkz. Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 58)

     1935 – 38 yılları arasında atletizm pisti ve belediye velodromu tamamlandı.

     1975 yılında “Ulusal Tarihî Anıt Parkı” olarak tescillendi.

     60 hektarlık bir büyüklüğe sahip park, günümüzde Montevideo’nun en önemli halk merkezi parklarından biri olup, şehirdeki üç büyük parktan biridir. Parkın içine dikilen çok çeşitli ağaçlardan dolayı bu park “Montevideo’nun akciğeri” olarak kabul edilir.

     Parkın içinde ilk Dünya Kupası’nın oynandığı Yüzüncü Yıl Stadı (İsp. Estadio Centenario) haricinde, Luis Méndez Piana Parkı Stadyumu (İsp. Estadio Parque Luis Méndez Piana), Palermo Parkı Stadyumu (İsp. Estadio Parque Palermo), Darwin Piñeyrúa Atletizm Pisti (İsp. Pista de Atletismo Darwin Piñeyrúa) ve Belediye Velodromu (İsp. Velódromo Municipal) gibi Montevideo’nun çok önemli sportif merkezleri bulunmakta.

     Park, yürüyüş veya egzersiz yapmak ve ormanlık alanın sağladığı temiz havanın tadını çıkarmak için ideal bir yer.

     Parkın içinde gezerken, ilginç bir sanatsal yapıtın önüne geliyoruz. Uruguaylı ressam ve heykeltraş José Leoncio Belloni Garaycochea (1882 – 1965)’nın eseri olan Binek Yolu Anıtı (İsp. Monumento La Carreta) adlı yapıt bu.

     Parkın içinde, Avenida Dr. Lorenzo Merola (Dr. Lorenzo Merola Caddesi) üzerinde yer alıyor.

     Parktaki birkaç heykelden biri olan anıt, 1934 yılında resim ve heykel sanatçısı José Belloni tarafından granit temel üzerine bronz bir anıt olarak yapıldı. 1976 yılında “Ulusal Anıt” ilan edildi. Anıt, yüklü bir vagon çeken boyunduruk öküzleri gösteriyor.

     Batlle Parkı’nı gezdikten sonra tekrar otobüsümüze biniyoruz ve şehir içindeki yolculuğumuza devam ediyoruz.

     Şimdi yemek vakti. Kafilemiz güzel bir restorana götürülecek ve orada öğle yemeği yiyeceğiz.

     Batlle Parkı’ndan çıktıktan sonra, Avenida Dr. Luis Morquío adlı yola giriyoruz. Daha sonra Avenida 18 de Julio (18 Temmuz Caddesi) üzerinden yola devam ediyoruz.

     Montevideo’nun Mondiola semtine giriyoruz.

     Avenida 18 de Julio üzerinde bir süre gittikten sonra, direksiyonu sağa kırıp Avenida Daniel Fernández Crespo adlı caddeye, ondan sonra da direksiyonu sola kırıp Avenida Colonia adlı caddeye giriyoruz.

     Burası, Cordón semti.

     Bu uzunca yol, bizi tekrar Montevideo’nun tam şehir merkezi olan Centro (Merkez) semtine getiriyor.

     Centro’ya girince, önce Avenida Rio Negro (Siyah Nehir Caddesi) adlı caddeye giriyoruz. Bu cadde ile Avenida Paraguay (Paraguay Caddesi) arasında bir cadde var. Adı, Avenida San José (San José Caddesi). Otobüsümüz, San José Caddesi’nin 580 no’lu adresinde bulunan “El Fogón” isimli bir restoranın önünde duruyor.

     Öğle yemeğini bu restoranda yiyeceğiz.

     “Fogón”, İspanyolca’da “ateş” demek. Burası bir ızgara restoranı. Et ve balık çeşitleri sunuyor.

     Otobüsteki bütün yolcular iniyorlar. Gezi arkadaşım sevgili Yaşar Gülen’le birlikte biz de iniyoruz. Kurt gibi açız ikimiz de. Vakit ikindi olmuş ve biz daha doğru dürüst kahvaltı bile yapmış değiliz. Sabahın çok erken saatlerinde Gümüş Nehir (İsp. Río de la Plata) üzerinde, gemide atıştırdığımız aperatif şeylerle duruyoruz.

     Yemekler şirketten. Zirâ öğle yemeği, bu günlük gezinin içinde. Paket bir ücret.

     – Sediyani abi kurt gibi açım valla.

     – Ben de ji.

     – 🙂

     – 🙂

     – Ben de ji pır hunger. 🙂

     – 🙂 🙂

     – 🙂 🙂

     – İnşallah yemekleri lezzetlidir.

     – Valla abi, Arjantin’de yediğimiz o nefis yemeklerden sonra, sanırsam dünyanın diğer hiçbir ülkesinde yemekler bize o kadar lezzetli gelmez. 🙂

     – Aynen. 🙂

    – Abi ne bifteklerdi onlar yaa… 🙂

    – O değil de abican, Almanya’ya döndükten sonra ne yapacam? Valla özlerim ben Arjantin bifteğini.

     – Ekmek arası döner yiyip Rabb’ine şükredecen abi. 🙂 🙂 🙂

     – 🙂 🙂 🙂

     – 🙂 🙂 🙂

     İçeri giriyoruz. Restoranda kafilemizin oturduğu bölümde, biz de boş bir masaya geçip oturuyoruz.

     Uruguay’ın başkenti Montevideo’da toplam 954 restoran var. Şu anda bulunduğumuz “El Fogón Restaurant” da bunlardan biri. Oldukça büyük. İçeride tam 584 sandalye var; aynı anda 584 kişi oturup yemek yiyebiliyor.

     1962 yılında açılmış. 57 yıldır hizmet veriyor.

     Biraz sonra garsonlar gelip siparişleri alıyorlar. Kafilemizdeki diğer insanlar genelde et ürünlerini seçiyorlar. Benle Yaşar bu sefer değişik birşey yapalım diyoruz ve balık sipariş ediyoruz. Amerika kıtasında hiç balık yememiştik.

     Biraz sonra yemeklerimiz geliyor. Taze balık; hmmm nefis!..

     Yemekten sonra tatlı veya dondurma servisi yapılıyor. Kafilemizdeki diğer insanlar genelde tatlıları seçiyorlar. Benle Yaşar değişik birşey yapalım diyoruz ve dondurma sipariş ediyoruz.

     Ondan sonra da kahveler içiliyor.

     Yemek, tatlı / dondurma ve kahve ziyafetinden sonra kalkmak için hazırlanıyoruz.

     Şimdi sahile gideceğiz.

     Sahil dediysem, Gümüş Nehir sahili değil, Atlas Okyanusu sahili. Nehrin değil okyanusun sahiline gidiyoruz.

     Ömrümde ilk defa Atlas Okyanusu’nu göreceğim.

     Bakalım o mu daha büyük yoksa biz mi? O mu daha derin biz mi? Onun içinde mi daha büyük bir dünya var yoksa benle Yaşar’ın içinde mi?

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

FOTOĞRAFLAR:

Montevideo’nun en önemli halk merkezi parklarından biridir, burası. Montevideo’daki üç büyük parktan biri.

Eski adı Müttefikler Parkı (İsp. Parque de los Aliados) idi. Ondan da önceki, park olmadan önceki ismi Pereira Kampı (İsp. Campo Pereira), ondan da önceki ilk ismi Chivero Kampı (İsp. Campo del Chivero) idi. Şu anki ismi olan José Batlle y Ordóñez Parkı (İsp. Parque José Batlle y Ordóñez), 1903 – 07 ve 1911 – 15 yılları arasında iki kez Uruguay Devlet Başkanlığı yapan José Pablo Torcuato Batlle y Ordóñez (1856 – 1929) onuruna verilmiştir. (URUGUAY)

60 hektarlık bir büyüklüğe sahip park, günümüzde Montevideo’nun en önemli halk merkezi parklarından biri olup, şehirdeki üç büyük parktan biridir. Parkın içine dikilen çok çeşitli ağaçlardan dolayı bu park “Montevideo’nun akciğeri” olarak kabul edilir. (URUGUAY)

Parkın içinde gezerken, ilginç bir sanatsal yapıtın önüne geliyoruz. Uruguaylı ressam ve heykeltraş José Leoncio Belloni Garaycochea (1882 – 1965)’nın eseri olan Binek Yolu Anıtı (İsp. Monumento La Carreta) adlı yapıt bu.

Parkın içinde, Avenida Dr. Lorenzo Merola (Dr. Lorenzo Merola Caddesi) üzerinde yer alıyor. (URUGUAY)

Parktaki birkaç heykelden biri olan anıt, 1934 yılında resim ve heykel sanatçısı José Belloni tarafından granit temel üzerine bronz bir anıt olarak yapıldı. 1976 yılında “Ulusal Anıt” ilan edildi. Anıt, yüklü bir vagon çeken boyunduruk öküzleri gösteriyor. (URUGUAY)

Centro’ya girince, önce Avenida Rio Negro (Siyah Nehir Caddesi) adlı caddeye giriyoruz. Bu cadde ile Avenida Paraguay (Paraguay Caddesi) arasında bir cadde var. Adı, Avenida San José (San José Caddesi). Otobüsümüz, San José Caddesi’nin 580 no’lu adresinde bulunan “El Fogón” isimli bir restoranın önünde duruyor.

Öğle yemeğini bu restoranda yiyeceğiz.

“Fogón”, İspanyolca’da “ateş” demek. Burası bir ızgara restoranı. Et ve balık çeşitleri sunuyor. (URUGUAY)

Uruguay’ın başkenti Montevideo’da toplam 954 restoran var. Şu anda bulunduğumuz “El Fogón Restaurant” da bunlardan biri. Oldukça büyük. İçeride tam 584 sandalye var; aynı anda 584 kişi oturup yemek yiyebiliyor. (URUGUAY)

1962 yılında açılmış. 57 yıldır hizmet veriyor. (URUGUAY)

Montevideo’da dondurma keyfi, 24 Nisan 2019

154 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir