Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 60

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

     (*) FIFA Dünya Kupaları’nın geçen bölümde başladığımız tarihine bu bölümde kaldığımız yerden devam ediyoruz.

     – – – – –

     ► BREZİLYA 1950

     (ŞAMPİYON URUGUAY)

     1950 yılındaki Dünya Kupası organizasyonu Brezilya’da düzenlendi. II. Dünya Savaşı (1939 – 45)’ndan sonraki ilk Dünya Kupası olması açısından da anlamlıydı; zirâ artık bambaşka bir Dünya vardı.

     1950 Dünya Kupası’na 7’si Amerika kıtasından, 6’sı da Avrupa kıtasından olmak üzere 13 ülke katıldı: Brezilya, Uruguay, Şili, Paraguay, Bolivya, Meksika, ABD, İngiltere, İsveç, Yugoslavya, İsviçre, İtalya ve İspanya.

1950 yılındaki Dünya Kupası organizasyonu Brezilya’da düzenlendi.

     1950 Dünya Kupası aslında 16 takımla oynanacaktı ancak turnuvaya katılmaya hak kazandığı halde, devletinin “mesafe uzak, futbolculara uçak bileti alacak paramız yok” gibi fıkralara konu olacak komik bir gerekçeyle millî takımı Dünya Kupası’na göndermediği üç ülke vardı: İskoçya, Türkiye ve Hindistan.

     Türkiye, Brezilya’da düzenlenen 1950 Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmış, ancak devleti yönetenler “Brezilya çok uzak, uçak biletleri pahalıdır” diyerek millî takımı Brezilya’ya göndermemiştir. İşin daha da tuhaf tarafı ise, 1950’nin Haziran ayında “mesafe uzak, uçak biletleri pahalı, o kadar paramız yok” diyerek millî takımı Brezilya’ya göndermeyen devlet, sadece üç ay sonra, Eylül ayında işgalci ABD ordusunun emrine vermek için hiç düşünmeden bir tabur dolusu askeri Brezilya ile aynı uzaklıktaki ve fakat ters taraftaki Kore’ye savaşmak için gönderecekti. Bunun karşılığı olarak da iki yıl sonra “NATO üyeliğine” kabul edilecekti.

     24 Haziran – 16 Temmuz 1950 tarihleri arasında Brezilya’da düzenlenen turnuvada, takımlar 4 ayrı gruba ayrıldılar. 1. ve 2. Grup’ta 4 takım, 3. Grup’ta 3 takım, 4. Grup’ta da 2 takım vardı. Her gruptan sadece 1. olanlar Final Grubu’na yükselecekti.

     1. Grup: Brezilya, Meksika, Yugoslavya, İsviçre.

     2. Grup: Şili, ABD, İngiltere, İspanya.

     3. Grup: Paraguay, İsveç, İtalya.

     4. Grup: Uruguay, Bolivya.

     1. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Brezilya – Meksika 4:0 (Rio de Janeiro)

     Yugoslavya – İsviçre 3:0 (Belo Hrozionte)

     Brezilya – İsviçre 2:2 (São Paulo)

     Meksika – Yugoslavya 1:4 (Porto Alegre)

     Brezilya – Yugoslavya 2:0 (Rio de Janeiro)

     Meksika – İsviçre 1:2 (Porto Alegre)

     1. Grup’ta 2 galibiyet 1 beraberlik alan Brezilya 5 puanla lider olarak Final Grubu’na yükselirken, 2 galibiyet 1 mağlubiyet alan Yugoslavya 4 puanla ikinci, 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alan İsviçre 3 puanla üçüncü, oynadığı tüm maçları kaybeden Meksika ise puansız sonuncu olarak turnuvaya veda ettiler.

     2. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Şili – İngiltere 0:2 (Rio de Janeiro)

     ABD – İspanya 1:3 (Curitiba)

     ABD – İngiltere 1:0 (Belo Horizonte)

     Şili – İspanya 0:2 (Rio de Janeiro)

     İngiltere – İspanya 0:1 (Rio de Janeiro)

     Şili – ABD 5:2 (Recife)

     2. Grup’ta oynadığı tüm maçları kazanan İspanya 6 puanla lider olarak Final Grubu’na yükselirken, her biri 1 galibiyet 2 mağlubiyet alıp sadece 2 puan kazanabilen İngiltere 0 averajla ikinci, Şili – 1 averajla üçüncü ve ABD – 4 averajla sonuncu olarak turnuvaya veda ettiler.

     3. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     İsveç – İtalya 3:2 (Rio de Janeiro)

     Paraguay – İsveç 2:2 (Curitiba)

     Paraguay – İtalya 0:2 (São Paulo)

     3. Grup’ta 1 galibiyet 1 beraberlik alan İsveç 3 puanla lider olarak Final Grubu’na yükselirken, 1 galibiyet 1 mağlubiyet alan İtalya 2 puanla ikinci, 1 beraberlik 1 mağlubiyet alan Paraguay 1 puanla sonuncu olarak turnuvaya veda ettiler.

     4. Grup’ta oynanan maç ve alınan sonuç şöyle:

     Uruguay – Bolivya 8:0 (Belo Horizonte)

     4. Grup’ta sadece iki takım olduğu için tek maç oynanacaktı ve bu maçı kazanan takım Final Grubu’na kalacaktı. Uruguay ile Bolivya arasında oynanan bu maçı Uruguay 8 – 0 gibi ezici bir skorla kazanarak adını Final Grubu’na yazdırdı.

     Final Grubu’nda 4 takım vardı: Brezilya, Uruguay, İsveç ve İspanya. İkisi Latin Amerika, ikisi Avrupa ülkesi.

     Final Grubu tek maçlı lig sistemine göre oynanacaktı ve grubu lider tamamlayan takım “dünya şampiyonu” olacaktı.

     Final Grubu’nun ilk maçında 9 Temmuz 1950 günü Rio de Janeiro şehrinde evsahibi Brezilya ile İsveç karşıya karşıya geldiler. Brezilya, maçı 7 – 1 gibi ezici bir sonuçla kazandı.

     İkinci maç aynı gün São Paolo şehrinde Uruguay ile İspanya arasındaydı ve karşılaşma 2 – 2 berabere bitti.

     Üçüncü maçta 13 Temmuz günü Rio de Janeiro şehrinde evsahibi Brezilya ile İspanya karşıya karşıya geldiler. Brezilya, bu maçı da 6 – 1 gibi ezici bir sonuçla kazandı.

     Dördüncü maç aynı gün São Paolo şehrinde Uruguay ile İsveç arasındaydı ve Uruguay ilk yarısını 2 – 1 yenik kapadığı karşılaşmayı 3 – 2 kazanmasını bildi.

     O dönemler 2 puanlı sisteme göre oynanan turnuvada, ikinci maçlar sonunda her iki maçını da çok farklı biçimde kazanan evsahibi Brezilya 4 puanla lider durumdayken ve emin adımlarla dünya şampiyonluğuna koşarken, ikinci Uruguay kendisini 3 puanla cılız bir şekilde takip ediyordu. Ama “final” niteliğindeki son maçta Brezilya ile Uruguay karşı karşıya gelecekti. Sadece 1 puanı bulunan İspanya ile puansız İsveç’in hiçbir şansı kalmamıştı. Bu ikisi son maçta birbirlerine karşı “formalite maçına” çıkacaklardı.

     İsveç ile İspanya arasında 16 Temmuz günü São Paolo şehrinde oynanan “formalite maçı” niteliğindeki son maçı, İsveç 3 – 1 kazandı ve Final Grubu’nu 2 puanla üçüncü sırada tamamlayarak turnuvayı bitirdi. İspanya ise 1 puanla son sırada kaldı.

     …Ve “final maçı” niteliğindeki son maç: Brezilya – Uruguay.

     Tarih, 16 Temmuz 1950. Yer, Rio de Janeiro şehrindeki Estádio do Maracanã.

     Tribünlerde resmî olarak 173 bin 850 biletli seyirci, ama gayr-ı resmî olarak 199 bin 854 seyirci oturuyordu. Bu tarihî maçı İngiliz hakem George Reader yönetecekti.

Brezilya – Uruguay arasında oynanan 1950 Dünya Kupası Finali’nde, 79. dakikada Alcides Ghiggia, Uruguay’a şampiyonluğu getiren ikinci golü atarken.

     Herkes, tüm dünya Brezilya’nın şampiyonluğuna kesin gözüyle bakıyordu. Hiç kimse, Uruguay’ın bu maçı kazanıp şampiyon olacağına ihtimal vermiyordu. Uruguay zaten buraya kadar da zar zor gelebilmişti. Brezilya ise kendi evinde düzenlenen bu şampiyonada önüne gelen tüm rakipleri eze eze yeniyordu, farklı mağlup ediyordu.

     Brezilya’nın şampiyonluk şarkıları bile bestelenmişti. Brezilya devlet erkânı bile tribündeki yerlerini, maç sonunda kupayı kendi ülkelerine takdim edeceklerinden son derece emin bir şekilde oturup izlyorlardı.

     Hatta gazeteler, Brezilya’nın şampiyon olduğunu duyuran haberleri bile daha maçtan önce hazırlamışlardı bile. Sadece Brezilya gazeteleri değil, diğer ülkelerin gazeteleri bile, “Brezilya Dünya Şampiyonu Oldu” başlıklı haberi önceden hazırlamışlardı. Matbaaya vermek için sadece maçın bitmesini bekliyorladı.

     Latin Amerika’nın küçük ülkesi Uruguay ise bağımsızlığını kendisinden elde ettiği bu dev gibi komşusuna, eski sömürgecisi Brezilya’ya karşı “onur ve namus maçı” duygularıyla, özel bir motivasyonla, “Vatan Millet Río de la Plata” aşkıyla sahaya çıkıyordu.

     Bu tarihî maça takımlar şu kadrolarla çıktılar:

     BREZİLYA: Moacyr Barbosa – Augosto (kaptan), Juvenal, Bauer, Danilo – Bigode, Friaça, Zizinho – Ademir, Jair, Chico

     Teknik Direktör: Flávio Costa

     URUGUAY: Roque Máspoli – Matias González, Eusebio Tejera, Schubert Gambetta, Obdulio Varela (kaptan) – Victor Rodríguez Andrade, Alcides Ghiggia, Julio Pérez – Oscar Míguez, Juan Schiaffino, Rubén Morán

     Teknik direktör: Juan López

1950 Dünya Kupası şampiyonu Uruguay

     Maçın ilk yarısında gol olmadı. Ama ikinci yarı başlar başlamaz, tribünlerin sabırsızlıkla beklediği Brezilya golü geldi. 47. dakikada Friaça, evsahibi Brezilya’yı 1 – 0 öne geçiren golü attı. Herkes “Tamam” dedi, “Brezilya bu dakikadan sonra farka gidecek.” Ama öyle olmadı; Uruguay direniyordu, başabaş mücadele ediyordu. Derken 66. dakikada Juan Schiaffino’nun ayağından bir gol de buldu Uruguay ve durumu 1 – 1 yaptı. Bütün dünya, tribünler şaşkınlık içindeydi; Uruguay maçı bırakmıyordu. Ve Uruguay 79. dakikada Alcides Ghiggia ile bir gol daha bulup 2 – 1 öne geçti. Brezilya tek kelimeyle şok geçiriyordu. Yenik duruma düşmüşlerdi ve maçın bitmesine sadece 11 dakika kalmıştı. Brezilya uğraştı ama maçta dengeyi yeniden getiremedi. Uruguay iyi direnmiş, iyi futbol oynamıştı. Hakemin son düdüğü çaldığında dünya şakınlık içinde, Brezilya şokta, Uruguay ise sevinç çığlıkları atıyordu. Maçı 2 – 1 kazanan Uruguay, ikindi kez dünya şampiyonu olmuştu.

     Brezilya’nın elindeki tek teselli, turnuvada 9 gol atan Ademir Marques de Menezes’in gol kralı olmasıydı.

     ► İSVİÇRE 1954

     (ŞAMPİYON ALMANYA)

     1954 yılındaki Dünya Kupası organizasyonu İsviçre’de düzenlendi.

     1954 Dünya Kupası’na 12’si Avrupa kıtasından, 3’ü Amerika kıtasından, 1’i de Asya kıtasından olmak üzere 16 ülke katıldı: İsviçre, Avusturya, Federal Almanya Cumhuriyeti, Belçika, Fransa, İtalya, Yugoslavya, Türkiye, Macaristan, Çekoslovakya, İngiltere, İskoçya, Meksika, Brezilya, Uruguay ve Güney Kore.

     16 Haziran – 4 Temmuz 1954 tarihleri arasında İsviçre’de düzenlenen turnuvada, takımlar 4’erli halde 4 ayrı gruba ayrıldılar. Gruplarda ilk iki sırayı alan takımlar çeyrekfinale çıkacaktı. Çeyrekfinalden sonra da maçlar tek maçlı eleminasyon sistemine göre oynanacaktı.

     1. Grup: Fransa, Yugoslavya, Meksika, Brezilya.

     2. Grup: Federal Almanya Cumhuriyeti, Türkiye, Macaristan, Güney Kore.

     3. Grup: Avusturya, Çekoslovakya, İskoçya, Uruguay.

     4. Grup: İsviçre, Belçika, İtalya, İngiltere.

     Ancak grup sistemi, ilk kez (ve aynı zamanda son kez) uygulanan garip bir sitemle oynanacaktı. Her grupta takımlar sadece iki maç yapacaktı, üçüncü takımla oynamayacaktı. Böylece her gruptan iki takım birbirleriyle hiç karşılaşmayacaklardı. Eğer iki takım arasında puan eşitliği olursa, bu ikisi birbirleriyle bir daha maç yapacaklardı.

     1. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Fransa – Yugoslavya 0:1 (Lozan)

     Meksika – Brezilya 0:5 (Cenevre)

     Fransa – Meksika 3:2 (Cenevre)

     Yugoslavya – Brezilya 1:1; uzatmada 1:1 (Lozan)

     1. Grup’ta 1 galibiyet 1 beraberlik alıp 3 puan toplayan Yugoslavya kura çekimi sonucunda lider ve Brezilya kura çekimi sonucunda ikinci olarak çeyrekfinale yükselirlerken, 1 galibiyet 1 mağlubiyet alan Fransa 2 puanla üçüncü, oynadığı tüm maçları kaybeden Meksika ise puansız sonuncu olarak turnuvaya veda ettiler.

     2. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Türkiye 1:4 (Bern)

     Macaristan – Güney Kore 9:0 (Zürih)

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Macaristan 3:8 (Basel)

     Türkiye – Güney Kore 7:0 (Cenevre)

     İslam ülkelerinin Dünya Kupası’nda kazandığı ilk galibiyet, 1954 yılındaki turnuvada Türkiye’nin Güney Kore’yi 7 – 0 yendiği maçtır. Bu maçta gollerin 3’ünü Burhan Sargun (38., 63. ve 70. dakikalar), 2’sini Suat Mamat (10. ve 30. dakikalar), 1’ini Lefter Küçükandonyadis (18. dakika) ve 1’ini de Erol Keskin (76. dakika) attı. Bu 7 – 0’lık galibiyet, aynı zamanda Müslüman bir ülkenin Dünya Kupası tarihinde bugüne dek elde ettiği en farklı galibiyettir. Türkiye’nin Güney Kore’yi 7 – 0 yendiği maçta 3 gol atan Burhan Sargun, Dünya Kupası’nda “bir maçta en fazla gol atan Müslüman futbolcu”dur.

     2. Grup’ta oynadığı tüm maçlarını kazanan Macaristan 4 puanla lider olarak çeyrekfinale yükselirken, oynadığı tüm maçları farklı kaybedip tek gol bile atamayan Güney Kore ise puansız sonuncu olarak turnuvaya veda etti. Ancak her ikisi de 1 galibiyet 1 mağlubiyet alan Federal Almanya Cumhuriyeti ile Türkiye’nin puanı eşitti. Gerçi Almanya’nın averajı Türkiye’den çok daha iyiydi, hatta biribirleriyle yaptıkları maçı da Almanya kazanmıştı, ama o zamanlar henüz “averaj kuralı” icad edilmemiş olduğundan, iki ülke de eşit kabul ediliyordu. Bu iki takım bir kez daha karşı karşıya geleceklerdi ve “baraj maçı”nı kazanan takım çeyrekfinale yükselecekti.

     Baraj maçı:

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Türkiye 2:7 (Zürih)

     Böylece 2. Grıp’ta çeyrekfinale yükselen ikinci takım, Almanya oldu.

     İlginçtir: Katıldığı ilk Dünya Kupası’nda Türkiye’yi kupanın dışına iten ülke Federal Almanya Cumhuriyeti idi ve bu maçtan sadece 6 yıl sonra Türkiyeliler “çalışmak için” Almanya’nın yolunu tuttular ve birinci kuşağın işçi göçü başladı.

     3. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Çekoslovakya – Uruguay 0:2 (Bern)

     Avusturya – İskoçya 1:0 (Zürih)

     İskoçya – Uruguay 0:7 (Basel)

     Avusturya – Çekoslovakya 5:0 (Zürih)

     4. Grup’ta oynadıkları tüm maçlarını kazanıp 4 puan toplayan takımlardan Avusturya kura çekimi sonucunda lider ve Uruguay kura çekimi sonucunda ikinci olarak çeyrekfinale yükselirlerken, oynadıkları tüm maçlarını kaybeden Çekoslovakya ve İskoçya ise puansız olarak turnuvaya veda ettiler.

     3. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     İsviçre – İtalya 2:1 (Lozan)

     Belçika – İngiltere 3:3; uzatmada 4:4 (Basel)

     Belçika – İtalya 1:4 (Lugano)

     İsviçre – İngiltere 0:2 (Bern)

     4. Grup’ta 1 galibiyet 1 beraberlik alan ve 3 puan toplayan İngiltere 3 puanla lider olarak çeyrekfinale yükselirken, 1 beraberlik 1 mağlubiyet alıp ancak 1 puan elde eden Belçika sonuncu olarak turnuvaya veda etti. Ancak her ikisi de 1 galibiyet 1 mağlubiyet alan evsahibi İsviçre ile İtalya’nın puanı eşitti. Gerçi İtalya’nın averajı İsviçre’den daha iyiydi ama biribirleriyle yaptıkları maçı da İsviçre kazanmıştı, ama o zamanlar henüz ne “averaj kuralı” icad edilmemişti ne de “ikili averaj kuralı”; o yüzden iki ülke de eşit kabul ediliyordu. Bu iki takım bir kez daha karşı karşıya geleceklerdi ve “baraj maçı”nı kazanan takım çeyrekfinale yükselecekti.

     Baraj maçı:

     İsviçre – İtalya 4:1 (Basel)

     Böylece 4. Grup’ta çeyrekfinale yükselen ikinci takım, evsahibi İsviçre oldu.

     Çeyrekfinalde şu takımlar vardı: İsviçre, Avusturya, Federal Almanya Cumhuriyeti, Yugoslavya, Macaristan, İngiltere, Brezilya, Uruguay.

     Çeyrekfinalde eşleşmeler ve alınan sonuçlar şöyle:

     İsviçre – Avusturya 5:7 (Lozan)

     İngiltere – Uruguay 2:4 (Basel)

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Yugoslavya 2:0 (Cenevre)

     Macaristan – Brezilya 4:2 (Bern)

     Böylece Avusturya, Macaristan, Federal Almanya Cumhuriyeti ve Macaristan, yarıfinale çıkan takımlar oldular.

     Yarıfinalde eşleşmeler ve alınan sonuçlar şöyle:

     Avusturya – Federal Almanya Cumhuriyeti 1:6 (Basel)

     Macaristan – Uruguay 2:2; uzatmada 4:2 (Lozan)

     Yarıfinalin mağlupları Avusturya – Uruguay arasında oynanan 3.’lük maçını Avusturya 3 – 1 kazandı ve üçüncü oldu.

     Final maçı Federal Almanya ile Macaristan arasında oynanacaktı. İki takım ilk turda aynı gruptaydılar ve aralarındaki Macaristan 8 – 3 gibi ağır bir sonuçla kazanmıştı. Bakalım Almanya rövanşı alabilecek miydi?

Almanya – Macaristan arasında oynanan 1954 Dünya Kupası Finali öncesinde, iki dünya efsanesi, Almanya millî takım kaptanı Fritz Walter ve Macaristan millî takım kaptanı Ferenc Puskás, maçın İngiliz hakemi William Ling önünde birbirlerini tebrik edip başarı dilerlerken.

     4 Temmuz 1954 günü İsviçre’nin başkenti Bern’de, Wankdorf Stadı’nda oynanan ve yerel saatle 17:00’de başlayan maçta İngiliz hakem William Ling düdük çalıyor ve tribünlerde 62 bin 500 seyirci oturuyordu.

     Final maçına takımlar şu kadrolarıyla çıktılar:

     ALMANYA: Toni Turek – Josef Posipal, Werner Liebrich, Werner Kohlmeyer – Karl Mai, Horst Eckel – Helmut Rahn, Max Morlock, Ottmar Walter, Fritz Walter (kaptan), Hans Schäfer

     Teknik direktör: Sepp Herberger

     MACARİSTAN: Gyula Grosics – Jenő Buzánszky, Gyula Lóránt, Mihály Lantos – József Bozsik, József Zakariás – Sándor Kocsis, Nándor Hidegkuti, Ferenc Puskás (kaptan), Zoltán Czibor, Mihály Tóth

     Teknik direktör: Gusztáv Sebes

1954 Dünya Kupası şampiyonu Almanya

     Maça fırtına gibi başlayan Macaristan, henüz 6. dakikada takım kaptanı ve o tarihlerde “dünyanın en iyi futbolcusu” kabul edilen Ferenc Puskás ve 8. dakikada Zoltán Czibor’un attığı gollerle bir anda 2 – 0 öne geçti. Bu ani şoku hızlıca atlatan Almanya, 10. dakikada Max Morlock ve 18. dakikada Helmut Rahn’ın golleriyle karşılık verdi ve maç başlayalı daha 20 dakika olmamışken skor tabelasında 2 – 2 yazıyordu. Herkes bu maç bir “gol düellosu” şeklinde geçecek diye beklerken, iki takım da gol atma konusunda bir anda durdular ve ilk yarı böyle sona erdi. İkinci yarı da aynı tempoyla oynandı. Tâ ki maçın son dakikalarına kadar. 84. dakikada Helmut Rahn bir kez daha sahneye çıktı ve Almanya’yı 3 – 2 öne geçiren golü kaydetti. Final maçında 2 – 0’lık yenilgiden 3 – 2’lik üstünlüğü sağlayan Almanya, dünya şampiyonu oldu.

     O dönemde futbolda “dünyanın en iyi takımı” kabul edilen Macaristan’ın elindeki tek teselli, turnuvada 11 gol atan Sándor Péter Kocsis’in gol kralı olması oldu.

     ► İSVEÇ 1958

     (ŞAMPİYON BREZİLYA)

     1958 yılındaki Dünya Kupası organizasyonu İsveç’te düzenlendi.

     1958 Dünya Kupası’na 12’si Avrupa kıtasından, 4’ü Amerika kıtasından olmak üzere 16 ülke katıldı: İsveç, İskoçya, İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda, Fransa, Federal Almanya Cumhuriyeti (BRD), Avusturya, Çekoslovakya, Macaristan, Yugoslavya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB), Meksika, Brezilya, Paraguay ve Arjantin.

     8 – 29 Haziran 1958 tarihleri arasında İsveç’te düzenlenen turnuvada, takımlar 4’erli halde 4 ayrı gruba ayrıldılar. Gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar çeyrekfinale yükselecek, çeyrekfinalden sonra da maçlar tek maçlı eleminasyon sistemine göre oynanacaktı.

     1. Grup: Kuzey İrlanda, Federal Almanya Cumhuriyeti, Çekoslovakya, Arjantin.

     2. Grup: İskoçya, Fransa, Yugoslavya, Paraguay.

     3. Grup: İsveç, Galler, Macaristan, Meksika.

     4. Grup: İngiltere, Avusturya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB), Brezilya.

     Arjantin, tam 24 yıl aradan sonra yeniden Dünya Kupası’nda boy gösteriyordu. Arjantin en son 1934 yılındaki Dünya Kupası’nda yer almıştı.

     1958 Dünya Kupası’nda Arjantin millî takımının başındaki teknik direktör ise, ilk Dünya Kupası olan 1930 Dünya Kupası’nda 8 golle gol kralı olan efsanevî futbolcu Guillermo Stábile idi. İkinci Cihan Harbi öncesi dönemin efsane golcüsü Stábile, şimdi millî takımın başındaki hocaydı.

     Arjantin, gruptaki ilk maçını Malmö şehrinde Federal Almanya’ya karşı oynadı. Ancak Arjantin, maça çok garip birşey yaparak çıkmıştı. Maça Arjantin millî forması olan mavi – beyaz formayla değil, maçın oynandığı Malmö şehrinin takımı olan IFK Malmö takımının sarı formasıyla çıkan Arjantin, herkesi şaşkına uğrattı. Arjantin’in neden kendi millî formasıyla değil de IFK Malmö forması giyerek sahaya çıktığı bilinmiyor. Belki de rakibi olan Almanya’ya gözdağı vermek ve “Biz deplasman takımı değiliz, kendi evimizde oynuyoruz” mesajı vermek istemiştir.

     Arjantin’in bir Dünya Kupası maçına Arjantin millî formasıyla değil de İsveç’teki bir kulübün formasıyla çıkması Arjantin’de sansasyonel derecede büyük tepkilere yol açmış, hatta Arjantin medyası Arjantin millî takımının bu davranışını “Vatana ihanet” olarak nitelemiştir.

     1. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Arjantin 3:1 (Malmö)

     Kuzey İrlanda – Çekoslovakya 1:0 (Halmstad)

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Çekoslovakya 2:2 (Helsingborg)

     Arjantin – Kuzey İrlanda 3:1 (Halmstad)

     Kuzey İrlanda – Federal Almanya Cumhuriyeti 2:2 (Malmö)

     Çekoslovakya – Arjantin 6:1 (Helsingborg)

     1958 Dünya Kupası’ndan sonra Arjantin millî takımı kafilesi bir süre ülkelerine dönmeye korkmuştur. Çünkü Arjantin’de kendilerine karşı büyük bir tepki oluşmuştu. Hem ilk maça millî formayla değil de İsveç’teki bir kulübün formasıyla çıkmaları, hem de aldıkları farklı yenilgiler, kendilerine karşı korkunç derecede şiddetli bir öfkeye sebep olmuştu. Teknik ekip ve futbolcular resmen “vatan hainliği” ile suçlanıyorlardı. Artı, Arjantin’in bu kadar komik davranışlar sergilediği ve bu derece kötü sonuçlar aldığı 1958 Dünya Kupası’nda şampiyon olan ülkenin komşusu ve rakibi Brezilya olması ise, bu öfkenin üzerine tuz biber ekmiş ve hıncı ikiye katlamıştır.

     1. Grup’ta 1 galibiyet 2 beraberlik alarak 4 puan toplayan Federal Almanya Cumhuriyeti lider olarak çeyrekfinale yükselirken, 1 galibiyet 2 mağlubiyet alarak 2 puanla sonuncu olan Arjantin turnuvaya veda etti. Ancak her ikisi de 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alan ve 3’er puan toplayan Kuzey İrlanda ve Çekoslovakya’nın “baraj maçı” oynaması gerekiyordu. Gerçi Çekoslovakya’nın averajı Kuzey İrlanda’dan daha iyiydi ama biribirleriyle yaptıkları maçı da Kuzey İrlanda kazanmıştı; ama o zamanlar henüz ne “averaj kuralı” icad edilmemişti ne de “ikili averaj kuralı”; o yüzden iki ülke de eşit kabul ediliyordu. Bu iki takım bir kez daha karşı karşıya geleceklerdi ve “baraj maçı”nı kazanan takım çeyrekfinale yükselecekti.

     Baraj maçı:

     Kuzey İrlanda – Çekoslovakya 1:1; uzatmada 2:1 (Malmö)

     Böylece 1. Grıp’ta çeyrekfinale yükselen ikinci takım, Kuzey İrlanda oldu.

     2. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Fransa – Paraguay 7:3 (Norrköping)

     İskoçya – Yugoslavya 1:1 (Västerås)

     Fransa – Yugoslavya 2:3 (Västerås)

     İskoçya – Paraguay 2:3 (Norrköping)

     İskoçya – Fransa 1:2 (Örebro)

     Yugoslavya – Paraguay 3:3 (Eskilstuna)

     2. Grup’ta 2 galibiyet 1 mağlubiyet alan Fransa 4 puanla lider ve 1 galibiyet 2 beraberlik alan alan Yugoslavya aynı puanla ikinci olarak çeyrekfinale yükselirlerken, 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alan Paraguay 3 puanla üçüncü, 1 beraberlik 2 mağlubiyet alan İskoçya ise 1 puanla sonuncu olarak turnuvaya veda ettiler.

     3. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     İsveç – Meksika 3:0 (Solna)

     Galler – Macaristan 1:1 (Sandviken)

     Galler – Meksika 1:1 (Solna)

     İsveç – Macaristan 2:1 (Solna)

     İsveç – Galler 0:0 (Solna)

     Macaristan – Meksika 4:0 (Sandviken)

     3. Grup’ta 2 galibiyet 1 beraberlik alarak 5 puan toplayan evsahibi İsveç lider olarak çeyrekfinale yükselirken, 1 beraberlik 2 mağlubiyet alarak 1 puanla sonuncu olan Meksika turnuvaya veda etti. Ancak oynadığı tüm maçları berabere biten Galler ile 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alan Macaristan’ın puanları eşitti; her ikisi de 3 puan toplamıştı. Gerçi Macaristan’ın averajı Galler’den daha iyiydi o zamanlar henüz “averaj kuralı” icad edilmemişti; o yüzden iki ülke de eşit kabul ediliyordu. Bu iki takım bir kez daha karşı karşıya geleceklerdi ve “baraj maçı”nı kazanan takım çeyrekfinale yükselecekti.

     Baraj maçı:

     Galler – Macaristan 2:1 (Solna)

     Böylece 3. Grıp’ta çeyrekfinale yükselen ikinci takım, Galler oldu.

     4. Grup’ta oynanan maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:

     Avusturya – Brezilya 0:3 (Uddevalla)

     İngiltere – SSCB 2:2 (Göteborg)

     İngiltere – Brezilya 0:0 (Göteborg)

     Avusturya – SSCB 0:2 (Borås)

     SSCB – Brezilya 0:2 (Göteborg)

     İngiltere – Avusturya 2:2 (Borås)

Brezilya millî takımında henüz 17 yaşında genç bir futbolcu vardı ve ilk kez üçüncü maçta, 15 Haziran 1958 günü Göteborg şehrindeki Ullevi Stadı’nda sahaya çıkmıştı. Kısaca Pelé ismini kullanan ve gerçek ismi Edson Arantes do Nascimento olan bu harika çocuk, oynadığı fubolla seyircilerin gözlerini kamaştırmıştı. Dünya futbolunda yeni bir yıldız doğuyordu: Pelé.

     Brezilya millî takımında henüz 17 yaşında genç bir futbolcu vardı ve ilk kez üçüncü maçta, 15 Haziran 1958 günü Göteborg şehrindeki Ullevi Stadı’nda sahaya çıkmıştı. Kısaca Pelé ismini kullanan ve gerçek ismi Edson Arantes do Nascimento olan bu harika çocuk, oynadığı fubolla seyircilerin gözlerini kamaştırmıştı. Dünya futbolunda yeni bir yıldız doğuyordu: Pelé.

     4. Grup’ta 2 galibiyet 1 beraberlik alarak 5 puan toplayan evsahibi Brezilya lider olarak çeyrekfinale yükselirken, 1 beraberlik 2 mağlubiyet alarak 1 puanla sonuncu olan Avusturya turnuvaya veda etti. Ancak 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alan SSCB ile oynadığı tüm maçları berabere biten İngiltere’nin puanları eşitti; her ikisi de 3 puan toplamıştı ve üstelik averajları da aynıydı. Bu iki takım bir kez daha karşı karşıya geleceklerdi ve “baraj maçı”nı kazanan takım çeyrekfinale yükselecekti.

     Baraj maçı:

     İngiltere – SSCB 0:1 (Göteborg)

     Böylece 4. Grıp’ta çeyrekfinale yükselen ikinci takım, SSCB oldu.

     Çeyrekfinalde şu takımlar vardı: İsveç, Galler, Kuzey İrlanda, Fransa, Federal Almanya Cumhuriyeti, Yugoslavya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) ve Brezilya.

     7’si Avrupa, 1’i Latin Amerika ülkesi. Bakalım Brezilya, hepsi de Avrupalı olan rakiplerine karşı şampiyonluk ipini göğüsleyebilecek miydi?

     Çeyrekfinalde eşleşmeler ve alınan sonuçlar şöyle:

     Federal Almanya Cumhuriyeti – Yugoslavya 1:0 (Malmö)

     Kuzey İrlanda – Fransa 0:4 (Norrköping)

     İsveç – SSCB 2:0 (Solna)

     Galler – Brezilya 0:1 (Göteborg)

     Böylece evsahibi İsveç, Fransa, Federal Almanya Cumhuriyeti ve Brezilya, yarıfinale çıkan takımlar oldular.

     Yarıfinalde eşleşmeler ve alınan sonuçlar şöyle:

     İsveç – Federal Almanya Cumhuriyeti 3:1 (Göteborg)

     Fransa – Brezilya 2:5 (Solna)

     Yarıfinalin mağlupları Fransa – Federal Almanya Cumhuriyeti arasında oynanan 3.’lük maçını Fransa 6 – 3 kazandı ve üçüncü oldu.

İsveç – Brezilya arasında oynanan 1958 Dünya Kupası Finali’nde iki gol atan Brezilyalı golcü Vavá’nın 32. dakikada attığı ikinci gol.

     Final maçı evsahibi İsveç ile Brezilya arasında oynanacaktı.

     29 Haziran 1958 günü İsveç’in başkenti Stockholm’da, Råsunda Stadı’nda oynanan ve yerel saatle 15:00’te başlayan maçta Fransız hakem Maurice Alexandre Guigue düdük çalıyor ve tribünlerde 49 bin 737 seyirci oturuyordu.

     Final maçına takımlar şu kadrolarıyla çıktılar:

     İSVEÇ: Kalle Svensson – Orvar Bergmark, Sven Axbom – Reino Börjesson, Bengt Gustavsson, Sigvard Parling – Kurt Hamrin, Gunnar Gren, Agne Simonsson, Nils Liedholm (kaptan), Lennart Skoglund

     Teknik direktör: George Raynor

     BREZİLYA: Gilmar – Djalma Santos, Hilderaldo Bellini (kaptan), Orlando Peçanha, Nilton Santos – Zito, Didi – Garrincha, Vavá, Pelé, Zagallo

     Teknik direktör: Vicente Feola

     Maç oldukça hızlı ve hareketli başladı. Henüz 4. dakikada evsahibi İsveç, takım kaptanı Nils Erik Liedholm’un attığı golle 1 – 0 öne geçti. Ancak konuk ekip Brezilya 9. dakikada golcüsü Vavá ya da gerçek adıyla Edvaldo Izídio Neto’nun golüyle buna cevap verdi. Vavá 32. dakikada bir gol daha attı ve Brezilya ilk yarıyı 2 – 1 önde kapadı. İkinci yarıda sahada yine Brezilya fırtınası esiyordu. 55. dakikada 17 yaşındaki Pelé ya da gerçek adıyla Edson Arantes do Nascimento sahneye çıktı ve Brezilya durumu 3 – 1 yaptı. Brezilya 68. dakikada bir gol de Mário Jorge Lobo Zagallo ile buldu ve durum 4 – 1 oldu. Evsahibi İsveç, 80. dakikada Tore Knas Agne Simonsson ile bir gol daha bularak durumu 4 – 2’ye getirdi. Fakat maçın son dakikasında genç Pelé tekrar sahneye çıktı ve Brezilya’nın ilk dünya şampiyonluğunu kazandı finalin skorunu tayin etti: 5 – 2.

1958 Dünya Kupası şampiyonu Brezilya

     İsveç ile Brezilya arasında oynanan 1958 Dünya Kupası Finali’nin en ilginç özelliğinden biri de şu oldu: Maçta Brezilya’nın iki golünü atan 17 yaşındaki Pelé, “Dünya Kupası Finali’nde gol atan en genç futbolcu” ünvânını kazanırken, İsveç’in ve maçın ilk golünü atan 35 yaşındaki Nils Liedholm ise “Dünya Kupası Finali’nde gol atan en yaşlı futbolcu” ünvânını elde etti.

     1958 Dünya Kupası’nda Fransız futbolcu Just Fontaine, attığı 13 golle gol kralı oldu ve şu anda dahi “Bir Dünya Kupası’nda en fazla gol atan futbolcu” durumundadır.

     – – – – –

     (*) FIFA Dünya Kupaları tarihini anlatmaya bir sonraki bölümde kaldığımız yerden devam edeceğiz.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

Estadio Centenario

Montevideo, 24 Nisan 2019

 

110 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir