Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 56

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

Algunos nacen con estrellas, otros nacen como estrellas.

(Bazıları yıldızlarla doğar, bazıları yıldız olarak doğar.)

Uruguay atasözü

     Uruguay’ın başkenti Montevideo’nun tam şehir merkezi olan Centro (Merkez) semtinde, Montevideo’nun hatta tüm Uruguay’ın kalbinin attığı Bağımsızlık Meydanı (İsp. Plaza Independencia)’nda dolaşmaya devam ediyoruz.

     Tesadüf (veya tevafuk) bu ya, tam da meydandaki bir askerî törene denk geliyoruz. Müthiş bir görüntü oluşturuyor. Mutat bir şekilde düzenlenen askerî geçit törenlerinden biri bu.

     Askerî töreni hem seyrediyor hem de videoya çekiyoruz. Bol bol fotoğraf da çekiyoruz, tabiî ki.

     Meydanın tam ortasında, Latin Amerika’daki ilk toprak reformunu hazırlayan kişi olan, Uruguay’ın ulusal kahramanı olup “Uruguay bağımsızlığının babası” olarak kabul edilen José Gervasio Artigas Arnal (1764 – 1850)’ın at üstünde dev bir heykeli bulunuyor.

     Bu heykel buraya 28 Şubat 1923 tarihinde dikildi. Temel taşı 25 Ağustos 1884’te atılmış, ancak anıtın şekillenmesi yavaş olmuştur. Plaza Independencia’daki anıtın açılışı, 28 Şubat 1823 günü, görev süresinin bitmesine sadece bir gün kalan Uruguay Devlet Başkanı Baltasar Brum Rodríguez (1883 – 1933) tarafından gerçekleştirilmiştir. Açılışta askerî bir geçit töreni yapıldı ve bir uçak filosu meydanın üzerinden uçtu. O dönemdeki gazetelerin yazdığına göre, açılış törenine 100 bin kişi katılmıştır. Baltasar Brum Rodríguez’in cumhurbaşkanlığı süresi bir gün sonra bitmiş, 1 Mart 1923 günü José Serrato Bergeróo (1868 – 1960), Uruguay Doğu Cumhuriyeti’nin yeni cumhurbaşkanı olmuştur.

     Heykel, İtalyan heykeltıraş Angelo Zanelli (1879 – 1942)’nin eseridir. 17 m yüksekliğinde ve 30 tonluk bu heykel anıt, iki asker tarafından korunan ve Uruguay’ın bağımsızlığının öncüsünün kalıntılarını içeren yeraltı Artigas Mozolesi’nin üzerinde yükseliyor.

     José Gervasio Artigas, Uruguay’ın millî kahramanıdır. “Uruguay bağımsızlığının babası” veya “Uruguay milletinin babası” olarak bilinir. “Jefe de los Orientales” (Doğu’nun Lideri) ve “Protector de los Pueblos Libres” (Özgür Halkların Koruyucusu) gibi sıfatlarla da anılır.

     19 Haziran 1764 tarihinde şimdiki Uruguay’ın başkenti Montevideo’da doğdu, burada. Bu şehrin çocuğudur. Ancak O’nun doğduğu tarihte, Uruguay henüz kurulmamıştı. Bu topraklar (Uruguay ve Arjantin), Avrupa’daki İspanya Krallığı’nın sömürgesi olan Peru Genel Valiliği (İsp. Virreinato del Perú)’nin bir parçası olan Gümüş Nehir Genel Valiliği (İsp. Virreinato del Río de la Plata)’nin topraklarıydı. Artigas, 23 Eylül 1853 tarihinde bugünkü Paraguay’ın başkenti Asunción’un Quinta Ybyray (bugünkü ismi Santísima Trinidad) banliyösünde vefat etmiştir.

     Latin Amerika’da ilk toprak reformunu hazırlayan kişidir, José Gervasio Artigas. Toprakları “en yoksullara en çok yardım edilmelidir” ilkesine göre bölüştürdü. Artigas’a göre herkes eşit muamele görmeliydi. Ayrıca Artigas’a göre Kızılderililer’in hakları önplanda tutulmalıydı. Bu reform ancak bir yıl uygulanabilmişti. Oligarşinin de desteklediği Portekiz işgali reformu silip attı. Yaptığı demokratik ve özgürlükçü reformlar, savunduğu ilkeler, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin devlet modelinden esinlenmiştir.

     José Gervasio Artigas, Gümüş Nehir (İsp. Río de la Plata)’in her iki yakasında da büyük saygı duyulan bir kişiliktir. Hem Uruguay’da hem Arjantin’de büyük bir kahraman gözüyle bakılır.

     Uruguay’ın millî kahramanı ve “Uruguay milletinin babası” olarak anılan José Gervasio Artigas’ın dedesi ve ninesi, köken olarak, Atlas Okyanusu üzerindeki, bugün İspanya’nın egemenliği altında bulunan ancak Afrika kıtasına ait olan Kanarya Adaları (İsp. Islas Canarias)’ndandırlar ve oradan bu topraklara göç etmişlerdir. Önce bugünkü Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e, sonra da bugünkü Uruguay’ın başkenti Montevideo’ya yerleştiler. Aile, Montevideo’nun ilk yerleşimcilerindendir. Yoksulluktan kaçmışladı. Amerika kıtasına geldikten sonra çok zengin bir aile oldular.

     José Gervasio Artigas, Montevideo’da polis memuru olan Martín José de Artigas (1733 – 1821) ile ev hanımı olan Francisca Antonia Pasqual Arnal Rodríguez (1743 – 1803) çiftinin altı çocuğundan biri olarak doğdu. Zengin bir ailenin çocuğu olduğu için, iyi bir eğitim aldı.

     12 yaşındayken kırsal Banda Oriental bölgesine taşındı ve ailesinin çiftliklerinde çalıştı. Gaucholar’ın ve Kızılderililer’in gelenekleri ve bakış açılarıyla olan teması, O’nda büyük bir etki bıraktı. Kızılderililer’den ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrendi. 14 yaşındayken Kutsal Tespih Kardeşliği (İsp. Cofradía del Santísimo Rosario) adlı dînî cemaate kaydedildi.

     Reşit olduktan sonra kendisini ailesinden uzaklaştırdı ve sığır kaçakçılığına karıştı. Bu, O’nu hayvan ve çiflik sahipleri arasında ve Montevideo’daki hükûmette aranan bir adam yaptı. Hükûmet hatta ölümü için emir verdi ve başına ödül bile kondu.

     Artigas’ın Kızılderililer ile ilişkisi çok iyiydi, onlarla içiçe yaşıyordu. Öyle ki sürekli Kızılderili haklarını savunuyor, onların hakları için mücadele ediyordu. Özellikle Río Negro kıyısında yaşayan Çarrúas Kızılderilileri ile tamamen bütünleşmiş bir hayat sürüyordu. Hatta Uruguaylı tarihçi, gazeteci ve yazar Carlos Alberto Maggi Cleffi (1922 – 2015)’nin kaleme aldığı “El Caciquillo” adlı kitapta yazdığına göre, Çarrúaslar’ın arasında yaşarken, bu Kızılderili kabilesinden bir kadınla evlenmiş ve ondan bir çocuğu olmuştu. Karısı ve çocuğuyla beraber Kızılderililer’in arasında aile hayatı yaşıyordu. Kızılderili karısından doğma oğlunun ismi Manuel idi ve 1786 yılında doğmuştu.

     José Gervasio Artigas yaşamının sonraki yıllarında birkaç evlilik daha yaptı ve onlardan da çocukları oldu.

     1797 yılında, o dönemin hükûmeti, cinayet işlememiş öbür suçlar için “genel af” çıkardı ve o sırada 33 yaşında olan José Gervasio Artigas da bu aftan yararlandı. Artigas, Brezilya sınırını korumak için İspanya Kralı tarafından özel olarak oluşturulmuş Blandengues Birliği (İsp. Cuerpo de Blandengues)’ne “teğmen” rütbesiyle katıldı. Bu görevinde Artigas, Brezilya sınırındaki Portekiz ilerlemelerinin kontrolünde yapılan kaçakçılık ve yağmaya karşı mücadelede rol aldı.

    Bu görevini sürdürürken, Artigas, o sınırda Portekizliler tarafından esir alınmış ve köleleştirilmiş bir Afrikalı ile tanıştı. Köleliğe, haksızlığa karşı olan vicdanlı insan José Gervasio Artigas, “El Negro Ansina” (Siyah Ansina) olarak anılan Joaquín Lenzina (1760 – 1860) adlı bu Afrika kökenli köleyi satın alarak O’nu özgürleştirdi. Joaquín Lenzina (Siyah Ansina), bundan sonraki tüm hayatı boyunca Artigas’ın en yakın arkadaşı, savaş yoldaşı ve tarih yazarı olarak kendisine eşlik etti ve hep O’nunla beraber oldu.

     1800 yılında José Artigas, Brezilya’nın şu anki Güneydeki Büyük Nehir (Port. Rio Grande do Sul) eyaleti içinde bulunan o zamanki Doğu Misyonları (Port. Sete Povos das Missões) ilinde bugünkü Batovi şehrinin kuruluşunda olağanüstü çalışmalar yaptı.

     Bu arada Britanya’da Sanayi Devrimi (İng. Industrial Revolution) ortaya çıkyor, kendi nüfûslarının ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilmek, artan kömür, çelik, kumaş ve giyim üretimini satmak için yeni pazarlara ihtiyaç duyuyordu.

     Fransız Devrimi’nin güvence altına alınmış olmasının yanısıra “devrim savaşları”, Fransa’yı Avrupa’nın en güçlü ülkesi haline getirmişti. Fransa İmparatoru Louis Napoléon Bonaparte (1769 – 1821) komutasındaki Fransa ile Avrupa’nın diğer güçlü devletlerinin oluşturduğu koalisyon arasında Napolyon Savaşları olarak da bilinen Sömürge Savaşları (1792 – 1815) başladı. İngiltere ve İspanya, bu savaşta Fransa’nın karşısındaydı.

     1806 yılında Arjantin’in bugünkü başkenti Buenos Aires’in İngiliz ordusu tarafından işgalinden önce, 10 yıl sonra Gümüş Nehir Genel Valiliği (İsp. Virreinato del Río de la Plata)’nin devlet başkanı olacak olan Arjantinli asker ve siyasetçi Juan Martín Mariano de Pueyrredón y O’Dogan (1777 – 1850) ile işbirliği yaptı ve 300 askerden oluşan bir kuvvet örgütledi. Montevideo ve Buenos Aires’in kurtuluşuna olan bağlılığından dolayı, milislerin kaptanı ve bir süre sonra başkomutanı olarak atandı.

     Bu savaş esnasında, General 1. Viscount William Carr Beresford (1768 – 1854) yönetimindeki İngiliz birlikleri, iki gün süren bir savaş sonunda Buenos Aires şehrini işgal ettiler. 1806 yılında İngilizler, Buenos Aires’e 60 km mesafede bulunan Ensenada’ya çıktılar. Bunun nedeni, Fransızlar’ın İspanya’yı işgal etmesi sonucu oluşan güç boşluğundan İngilizler’in yararlanma isteğiydi. İngilizler hiçbir engelle karşılaşmadılar, çünkü Rio de la Plata Valisi Rafael de Sobremonte y Núńez del Marquéz Castillo (1745 – 1827) panik içinde hazineyi de alarak Córdoba’ya kaçtı. Durum içinden çıkılmaz bir hal almış ve İngilizler hiçbir direnişle karşılaşmamışlardı. İngilizler’e karşı İspanyol birliklere komutanlık yapan Fransız komutan Jacques de Liniers (1753 – 1810) emrindeki yerel güçler (artık onlar “yerel” oluyorlar), bir İngiliz kuşatmasını başarıyla savuşturdu ve bu, 7 Haziran 1807 tarihinde Britanyalı yönetici John Whitelocke (1757 – 1833)’un kapitülasyonu ile sonuçlandı.

     Şehir halkı İngilizler’e karşı direndi. Liniers emrindeki yerel güçler, 4 Ağustos 1807’de şehri tekrar ele geçirdiler. “Criollos”un (Amerika kıtasında doğan ve yaşayan İspanyol kökenlilerin) oluşturduğu grupları içeren bu direniş, “Porteños”un (Buenos Aires’te doğan ve yaşayan Avrupa kökenlilerin) bu cesur eylemi, “Reconquista” (Yeniden Fetih) adıyla anılır oldu.

     Başka bir savaşta Artigas, İngilizler tarafından ele geçirilip esir alındı. İngiltere’ye gönderilecekti ama kaçmayı başardı. Kırsala döndü, orada Gauço Kızılderilileri’ni işgale karşı örgütledi.

     Bir yıl sonra İngilizler 12 bin kadar iyi silahlanmış bir orduyla yeniden saldırıya geçti. Liniers, “Criollos”tan oluşan güçleriyle İngilizler’in karşısına tekrar çıktı. Bu eyleme Arjantin tarihinde “Defensa” (Savunma) adı verilir.

     Kuşatmaların, İspanyol birliklerinin değil de, kızgın halkın direnmesi sonucu başarısızlığa uğraması, milliyetçileri cesaretlendirdi. “Cabildos Abiertos” adı verilen yerel birliklere gitgide artan tavizler verdirerek ülkenin bağımsızlığa giden yolunu da açmış oldular.

     İngilizler’e karşı kazanılan zaferden sonra Buenos Aires halkı, eski vali Rafael de Sobremonte y Núńez’in görevine geri dönmesini kabul etmedi. Çünkü İngilizler bu toprakları işgal edince, çantasını alarak ardına bakmadan kaçmıştı. O’nun bu davranışı, halk arasında bir “korkak” olarak görülmesine yol açmıştı. Bunun yerine, yeni vali, İngiliz kuşatmasına karşı cesurca direnen ve onları bu topraklardan kovmayı başaran “kahraman” Jacques de Liniers idi.

     Fransız Devrimi’nin fikirlerinden cesaret bulan Arjantinliler, İngilizler’den sonra İspanyol sömürgesine karşı da muhalefet etmeye başladılar. 1808 yılında Napoléon’un İspanya’yı işgali ve tahta kardeşini geçirmesiyle Arjantin’in bağımsızlık mücadelesi hızlanmıştır. Napoléon tarafından İspanya tahtına oturtulan kardeşi Giuseppe Napoléon Bonaparte (1768 – 1844)’ı tanımayan Buenos Aires Şehir Meclisi, Napoléon’un tahttan indirdiği VII. Fernando (1784 – 1833)’ya bağlı kaldı.

     1806 yılında İngilizler’e karşı verdikleri mücadelede askerî güçlerinin farkına varan seçkin “Criollos”, iktidarı almak için sistematik bir biçimde örgütlenirler. İki yıl sonra İspanya Yüksek Cuntası’nın ortadan kalkması, bağımsızlık mücadelesi veren partizanaların ortaya çıkmasını sağladı. Bunlar, 18 – 25 Mayıs 1810 günleri arasında da bir haftalık süre içinde İspanya Genel Valisi Baltasar Hidalgo de Cisneros y de la Torre (1756 – 1829)’yi iktidardan uzaklaştırırlar ve sömürgeyi yönetmek üzere kendi “cuntalarını” oluştururlar. VII. Fernando’yu biçimsel olarak kral saymakla birlikte, ortada fiilî bir bağımsızlık vardı. “Criollos” adlı direnişçiler, 25 Mayıs 1810 tarihinde kendi denetimlerindeki bir cuntayı zorla kabul ettirdiler. İşte bu önemli hadise, Arjantin tarihinde “Mayıs Devrimi” (İsp. Revolución de Mayo) olarak adlandırılır ve dünyaca ünlü Mayıs Meydanı (İsp. Plaza de Mayo) da adını bu devrimden alır.

     Mayıs Devrimi, “Criollos”un (Amerika kıtasında doğan ve yaşayan İspanyol kökenlilerin) devrimidir, yani bir anlamda burjuvazinin. Ekonomik kaynakları, madenleri, tarım alanlarını elinde bulunduran, malî olarak güçlü olduklarından, Madrid’in atadığı üst düzey yöneticilerle çıkar çatışmalarına düşen, zirâ elindeki maddî gücüyle orantılı olarak hem idarî hem de siyasî yetkiler isteyen “Criollos”, bu mücadelenin hem fizikî hem de finans ortakları olmuşlardır.

     Mayıs Devrimi, bugünkü Arjantin devletinin ortaya çıkış sürecinin başlangıcı olması nedeniyle önemlidir.

     25 Mayıs 1810’daki devrimden iki gün sonra, 27 Mayıs’ta yayınlanan genelge, “kurtuluş savaşı” ya da “bağımsızlık savaşı” denen hadiseyi başlatan tebliğdir. Genelge, Río de la Plata Genel Valiliği (Gümüş Nehir Genel Valiliği)’ndeki bütün şehirlere ve kasabalara gönderildi. Genelgeyi ilk alan şehir, 31 Mayıs’da Montevideo oldu.

     Daha ilginç olan, İspanya Krallığı’na karşı verilen Arjantin Bağımsızlık Savaşı’nın ilk üç yılında, iki taraf da İspanya bayrağı altında savaşmıştır.

     Mayıs Devrimi’nin bir sonucu olarak İspanyol hükûmeti karargâhını Montevideo’ya taşıdı. İspanya, Buenos Aires’i “haydut şehir” ilan etti ve başkenti Monetvideo’ya taşıdı. Francisco Javier de Elío y Olóndriz (1767 – 1822) yeni genel vali olarak atandı. Artigas hâlâ İspanyol hizmetindeydi ve Banda Oriental’da popüler bir ayaklanmayı bastırması gerekiyordu. Ama yerel liderler O’nu yenilgiye uğrattı.

     1811’de İspanyollar’ın atadığı yeni genel vali Francisco Javier de Elío, Montevideo’ya geldi. Gerçek güç dengesinden habersiz, 13 Şubat 1811’de, İspanya’ya karşı bağımsızlık ilan etmiş olan Buenos Aires’teki konseye savaş ilan etti. Buenos Aires’teki konseyin radikal kanadının en büyük umudu, Arjantin’deki Mayıs Devrimi’nin en büyük savunucularından hatta mücadelenin içinde de aktif biçimde yer almış José Gervasio Artigas idi.

     15 Şubat 1811’de, yani Montevideo’daki kukla hükûmetin Buenos Aires’teki müstakil hükûmete savaş ilan etmesinden sadece iki gün sonra, Artigas, Colonia del Sacramento’daki Blandengues Kolordusu’ndan ayrıldı ve devrimci hükûmete askerî hizmetlerini sunmak için Buenos Aires’e taşındı. Burada O’na “teğmen albay” rütbesi verildi ve kendisine 150 adam verildi.

     Elío, Artigas’ı öldürmek için bazı askerler gönderdi, ancak görevlerini yerine getiremediler. Ardından, Artigas’ın bir akrabası olan Manuel Villagrán (? – ?)’ı, kendisine af teklif etmesi ve isyandan vazgeçmesi halinde O’nu Banda Oriental’ın genel ve askerî lideri olarak ataması için gönderdi. Artigas teklifi bir hakaret olarak değerlendirdi ve bu teklifleri reddetti.

     11 Nisan 1811 tarihinde “Mercedes Çağrısı” (İsp. Proclama de Mercedes) yayınlandı ve Artigas, Banda Oriental’da devrimin komutasını aldı. Artigas, 18 Mayıs’ta Las Piedras Savaşı (İsp. La Batalla de Las Piedras)’nda işgalci İspanyollar’ı yendi. Sonra Montevideo Kuşatması’na başladı ve “Primer Jefe de los Orientales” (Doğulular’ın İlk Şefi) olarak alkışlandı.

     Artigas saflarına Dámaso Antonio Larrañaga (1771 – 1848), Fernando Otorgués (1774 – 1831), Andrés Guazurarí (1778 – 1821), Andrés Felipe Latorre (1781 – 1860), Pablo Zufriátegui (1783 – 1840), Juan Antonio Lavalleja y de la Torre (1784 – 1853), José Fructuoso Rivera y Toscana (1784 – 1854) ve Manuel Ceferino Oribe y Viana (1792 – 1857) gibi daha sonraki Uruguay tarihi için önemli olan karakterler ve liderler de katıldı.

     1812’de Maroñas’ta ulusal bir kongre toplamayı başardı ve orada Gümüş Nehir Birleşik Eyaletleri (İsp. Provincias Unidas del Río de la Plata)’nın diğer birleşik eyaletleri tarafından izlenecek bir model olarak, federal hükûmetle birlikte Doğu Eyaleti (İsp. Provincia Oriental)’ni ilan etti.

     Montevideo Valisi Elío, yenilginin eşiğindeki Brezilya güçleriyle ittifak kurarak çatışmaya müdahale etmelerini istedi. Brezilyalı komutan Diogo de Sousa (? – ?), 5000 kişilik bir orduyla Banda Oriental (bugünkü Uruguay) topraklarına girdi. Bu olayı, Arjantin bağımsızlık liderlerinden ve bugünkü gökmavi – beyaz Arjantin bayrağını tarihte ilk kez dalgalandıran kişi olan Manuel José Joachuín del Corazón de Jesús Belgrano y Gonzáles (1770 – 1820)’in Paraguay Seferi’ndeki yenilgisi, Arjantin bağımsızlık liderlerinden Juan José Castelli (1764 – 1812)’nin I. Yukarı Peru Seferi’ndeki yenilgisi ve Buenos Aires’teki Montevidean Deniz Ablukası izledi. Tam bir yenilgiden korkan Buenos Aires, Elío’yu Banda Oriental’ın hükümdarı ve Entre Ríos’un yarısı olarak tanıyan bir ateşkes imzalamak zorunda kaldı. Artigas ateşkesin haince olduğunu hissetti. Artigas, Buenos Aires’teki konsey için Montevideo Valisi Elío ile ateşkes anlaşmasını imzaladı. Sözleşmeye göre, birliklerini Banda Oriental ve Montevideo’dan çekmek zorunda kaldı. Şehirle ilişkilerini kesti ve Montevideo üzerindeki ablukayı kaldırdı.

     Artigas, Banda Oriental (bugünkü Uruguay)’dan ayrıldı ve Ocak 1812’nin ilk haftasında 1000 atlı ve 16.000 insanla Uruguay Nehri’ni geçerek, şimdiki Concordia şehrinin birkaç km kuzeyinde, o zaman Entre Ríos’a ait olan Ayuí Grande adlı derenin yakınında kurulu Salto Chico’ya taşındı. Tüm destekçileri O’nunla birlikte hareket etti. Bu büyük ayrılık, tarihte “Oriental Exodus” (Doğu Göçü) olarak bilinir.

     Orada büyük bir kamp kurdular. Beraberindeki adamlarının kontrol ettiği topraklar üzerinde, kendine özgü bir hükûmet kurdukları devâsâ bir kamp oluşturdular. Entre Ríos ve Corrientes’ten küçük yerel kaudillolarla yazışarak, fikirlerini paylaşanların ve Arjantin sahili üzerindeki gelecekteki etkisinin temeli olacak kişilerin çevresini genişlettiler.

     1812’nin başında, Elío’nun geri çekilmesiyle ateşkes bozulurken, Buenos Aires’teki askerler Montevideo kuşatmasını yeniden başlattılar. Ancak siyasî liderleri Manuel de Sarratea y Altolaguirre (1774 – 1849), Artigas’ın güçlerini zayıflatmak için mümkün olan her şeyi yaptı ve öfkeli bir çatışmaya yol açtı. Ancak Sarratea’nın çekilmesinden sonra Artigas, birlikleriyle birlikte Montevideo kuşatmasına katıldı.

     13 Nisan 1813’te Buenos Aires’te 13.Yıl Genel Kurucu Meclis Seçimleri yapıldı. Artigas da “Doğu” (bugünkü Uruguay) illerinden milletvekili seçildi ve kurucu meclise katıldı. Artigas, seçildikten sonra kurucu meclise şu önergeleri verdi:

     – Eyaletlerin İspanyol işgalinden bağımsızlığı,

     – Karşılıklı bir anlaşma yoluyla illerin eşitliği,

     – Medenî ve dînî özgürlük,

     – Bir cumhuriyet olarak hükûmetin organizasyonu,

     – Devletin genel işini anlayan bir yüksek hükûmete sahip Federalizm ve illerin birbirine borçlu olduğu korumaya atıfta bulunan Konfederasyon,

     – Doğu Eyaleti’nin (bugünkü Uruguay) Doğu Misyonları’nın yedi etnik halkı üzerindeki egemenliği,

     – Federal hükûmetin başkentinin Buenos Aires dışında oluşturulması.

     José Artigas’ın meclis önerileri, askerî kamptan gelen kışkırtmalar sonucunda meclis tarafından reddedildi. General José Casimiro Rondeau Pereyra (1773 – 1844), Artigas’a karşı tartışmak için yeni milletvekilleri seçtirdi.

     Artigas taraftarlarıyla birlikte Uruguay Nehri üzerinden büyük bir öfkeyle geri çekildi. Oradan Banda Oriental ve Entre Ríos’un iç kesimlerinde bazı seferler düzenledi. Bunun üzerine 11 Şubat 1814 günü Gümüş Nehir Birleşik Eyaletleri Genel Valisi Gervasio Antonio Posadas y Dávila (1757 – 1833), José Artigas’ın “vatan haini” ilan edildiği bir kararname imzaladı. Artigas’ın şahsını diri ya da ölü teslim edenlere 6 bin Peso ödül vaadedildi.

     José Artigas, 1814’te “koruyucusu” ilan edildiği Özgür Halklar Birliği (İsp. Unión de los Pueblos Libres)’ni örgütledi. Sonraki aylarda, birleşik eyaletlerin liderliğine karşı Corrientes’teki Artigas, Entre Rios ve Provincia Oriental federalist destekçileri arasında bir iç savaş başladı. Artigas üstünlüğü ele geçirdi. Birbiri ardına, Montevideo’daki “Üniteryen” velayeti dağıldı. Ertesi yıl Montevideo, Buenos Aires’teki “Üniteryenler”in kontrolünden kurtarıldı.

     Gümüş Nehir (Río de la Plata) eyaletlerini muhalefet olmadan yönetmeye kararlı olan Carlos Antonio del Santo Ángel Guardián de Alvear y Balbastro (1789 – 1852), Artigas’a Doğu Eyaleti’nin (bugünkü Uruguay) bağımsızlığını teklif etti. Artigas bunu reddetti ve Corrientes ve Santa Fe federal hükûmetlerinin vesayetine karşı savaşmasına yardım ederek yeni bir devlet biçimi empoze etmeye çalıştı: O zamana kadar Río de la Plata’daki mevcut sisteme yabancı olan Federalizm.

     Artigas’ın zaferleri, José Ignacio Álvarez Thomas (1787 – 1857) komutasındaki Fontezuelas Ayaklanması’nı ve aynı yılın 3 Nisan günü Alvear’ın düşüşünü kolaylaştırdı.

     Artigas, Mayıs 1815’te Paysandú şehrinin yaklaşık 100 km kuzeyinde, bugünkü Salto şehri yakınlarındaki Purificación del Hervidero’da, Uruguay Nehri’ne dökülen Hervidero Deresi’nin 7 km ağzında yeni ordu kampını kurdu. Artigas burayı Federal Lig (İsp. La Liga Federal)’in başkenti yaptı. Artigas’ın dalgalandırdığı bayrak da sonraki yıllarda Arjantin Federal Parti tarafından sembol olarak kullanılacak bayrak olacaktı.

     Artigas’ın kuvveti yaklaşık 1500 savaşçıdan oluşuyordu. Çoğu köhne Cizvit yerleşimlerinden gelen, çok iddiâsız ama savaşmaya hazır Kızılderililer’di. Banda Oriental ve Entre Ríos’un tepeleri ve verimli ovaları, atları için bol otlak ve beslenecek çok sayıda sığır sağlıyordu. Kampları sıra sıra deri tenteler ve çamur kulübelerinden oluşuyordu ve bunlar, daha iyi görünen yarım düzine baraka ile Villa de la Purificación denen şeyi oluşturuyordu.

     Artigas, 29 Haziran 1815’te Concepción (o zamanki ismi Arrollo de la China)’da “Özgür Halklar Kongresi” (İsp. Congreso de los Pueblos Libres) için çağrıda bulundu. Siyasî örgütlenme, ticaret, yabancı ülkelerle ilişkiler, tarım politikası ve eski genel valinin diğer ülkeleriyle ilişkiler sorunları ele alınacaktı. Bu kongrede Banda Oriental, Córdoba, Corrientes, Misiones ve Santa Fe vilayetleri (bugün Uruguay ülkesini teşkil eden iller) kendilerini “tüm yabancı güçlerden bağımsız” ilan ettiler ve Federal Lig (İsp. La Liga Federal)’i kurdular.

     Bu kongrede Artigas, ilk kez Manuel Belgrano’nun dalgalandırdığı (daha sonra Arjantin Cumhuriyeti’nin bayrağı olacak) gökmavi – beyaz renkli bayrağın kullanımını onayladı. Ancak biraz değiştirerek köşegen bir fisko delinmesini ekledi; o zaman Arjantin’deki federalizmin rengi olan kırmızı çapraz bir fisto ekleyerek borbonik açık mavi ışığı devrimci koyu mavi olarak değiştirdi. (Arjantin bayrağının doğuş öyküsünü okumak için bkz. Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 41)

     Bu kongre, 10 Eylül 1815’te toprakları kamulaştırdığı ve bunların kimlere dağıtılacağını belirlediği için “Latin Amerika’daki ilk tarım reformu” olarak tarihe geçmiştir.

     9 Temmuz 1816 tarihinde gerçekleşen Tucumán Kongresi (İsp. Congreso de Tucumán)’nde Gümüş Nehir (Río de la Plata) Birleşik Eyaletleri’nin bağımsızlığı ilan edildi. Yani bugünkü Arjantin’in bağımsızlığı. Ancak Córdoba haricinde, Özgür Halklar Birliği’ne ait eyaletler temsil edilmedi. Yani bugünkü Uruguay temsil edilmedi.

     Federal Lig’in sürekli artan nüfûzu ve büyüyen prestiji, Buenos Aires’teki hükûmetleri (federalizmi nedeniyle) ve Portekiz’i (cumhuriyetçiliği nedeniyle) korkuttu ve Ağustos 1816’da Portekiz ve Brezilya, Artigas’ı ve devrimini yok etme niyetiyle Doğu Eyaleti’ni (bugünkü Uruguay’ı) işgal ettiler.

     Portekiz – Brezilya birlikleri karadan ve denizden saldırıya geçtiler. Artigas ile birlikte teğmenleri Fernando Otorgués, “Hintli Andresito” lakaplı Andrés Guazurarí, Andrés Latorre, Juan Antonio Lavalleja ve Manuel Oribe, eyaletinin savunmasına katıldılar. Fructuoso Rivera’ya gelince, yenilginin ardından Portekiz ordusuna katıldığı 1820’ye kadar Carlos Federico Lecor’a karşı savaştı. Kısa bir süre sonra José Fructuoso Rivera y Toscana (1784 – 1854), Artigas’ı öldürmek amacıyla komplo kurmak için “Baron Kulübü”nden Montevideanlar’la birlikte mıntıkaya girdi.

     Carlos Federico Lecor (1764 – 1836) komutasındaki Portekiz – Brezilya kuvvetleri sayısal ve maddî üstünlükleri nedeniyle José Gervasio Artigas ve teğmenlerini yendi ve 20 Ocak 1817’de Montevideo’yu işgal etti, ancak savaş kırsal alanlarda üç yıl devam etti.

     Buenos Aires’teki “Üniteryenler”in pasifliğine öfkelenen José Artigas, Portekizliler’e yenilirken Buenos Aires’e savaş ilan etti. O’nun astları olan Federal Lig üyeleri, Entre Ríos Valisi Francisco Pancho Ramírez (1786 – 1821) ve Santa Fe Valisi Estanislao López (1786 – 1838), Buenos Aires’in merkeziyetçiliğini yenmeyi başardılar. Ancak yeni bir ulus için umut kısa sürdü; her iki komutan da Buenos Aires ile Artigas’ın ilkelerine aykırı anlaşmalar yaptı. O’na isyan ettiler ve O’nu Portekizliler tarafından ezilmeye mahkum bıraktılar.

     Federal Lig üyeleri, Entre Ríos Valisi Francisco Ramírez ve Santa Fe Valisi Estanislao López, nihayet Üniterler’e karşı Cepeda Savaşı’nda zafer kazandılar. Ancak her iki lider de Artigas’ın askerlerinin neredeyse imhâ edileceğini öğrendikten sonra, yeni Buenos Aires Valisi Manuel de Sarratea ile Pilar Antlaşması (İsp. Tratado del Pilar)’nı imzalayan anlaşmalara girdikleri için, bağımsızlık umutları uzun sürmedi. Böyle bir antlaşma, Artigas’tan onay istemeyi düşünse de Doğulular’ın (yani Uruguaylılar’ın) görüşlerine başvurulmadan imzalandığı için Uruguay halkı nezdinde “ihanet” olarak algılandı.

     Artigas üçbuçuk yıl boyunca askerî olarak kendini savundu. Ancak üçbuçuk yıllık olağanüstü direnişin ardından, 22 Ocak 1820’de kaybedilen Tacuarembó Savaşı’ndan sonra Uruguay topraklarını terk etmek zorunda kaldı ve Eylül 1820’de Paraguay’a kaçtı. Bu, Artigas’ın kesin yenilgisi anlamına geliyordu. Teğmenlerinden birkaçı esir alındı ​​veya kavgayı terketti. Fructuoso Rivera ise Brezilya işgal ordusuna katıldı.

     Paraguay’da ülkenin ilk diktatörü olan Dr. José Gaspar Rodríguez de Francia y Velasco (1766 – 1840), José Artigas’ı Candelaria’ya sürgün etti. Daha sonra Artigas bölgenin siyasî hayatından kayboldu. Paraguay diktatörü Francia, Artigas’ın herhangi bir siyasî etkiye sahip olmamasına dikkat etti ve Paraguay dışındaki hiç kimseyle yazışmasına müsaade etmedi. Artigas’ın hayatının geri kalanında tek arkadaşı, bir zamanlar köleyken satın alıp özgürleştirdiği siyahî arkadaşı Ansina idi.

     18 Nisan 1825 tarihinde Brezilya’ya karşı verilen (o tarihte Uruguay henüz Brezilya’nın bir parçasıdır) Özgürlük Haçlıları (İsp. Cruzada Libertadora) adlı özgürlük ve bağımsızlık savaşında, Uruguaylı devrimci Juan Antonio Lavalleja öncülüğünde bugünkü Arjantin topraklarında kurulan “Otuzüç Doğulu” (İsp. Treinta y Tres Orientales) adlı özgürlük savaşımcısı grubun 33 üyesi, Brezilya’dan kurtuluş savaşını başlattı ve 25 Ağustos 1825’te Uruguay’ın bağımsızlığını ilan etti. Ancak karmaşık Brezilya Savaşı ve Büyük Britanya’nın diplomatik müdahalesi, Uruguay’ın bağımsızlığını üç yıl geciktirdi.

     Nihayet Uruguay, 27 Ağustos 1828’de tam bağımsızlığını elde etti. 18 Temmuz 1830’da da bağımsız Uruguay Doğu Cumhuriyeti (İsp. República Oriental del Uruguay) devletinin anayasası kabul edildi.

     Paraguay’da sürgünde bulunan Artigas asla bu sürece katılamadı. Orada Villa de San Isidro Labrador de Curuguaty köyünde ölümüne kadar toprağı işleyerek yaşadı ve Paraguaylı yetkililer için herhangi bir soruna neden olmadı. Sürgündeki pasif yaşamına rağmen, sadece bir önlem olarak, 20 Eylül 1840’ta Paraguay diktatörü Francia’nın ölümünden birkaç hafta sonra tutuklandı. Ama kısa süre içinde serbest bırakıldı.

     José Gervasio Artigas, Paraguay’da sakin bir yaşlılık geçirdi. 10 yıl sonra, 23 Eylül 1850 tarihinde 86 yaşında vefat etti. Son anlarında yanında olan şahitlerin söylediğine ve gazetelerin yazdığına göre, son sözleri şu olmuştu: “¡Mi caballo! ¡Tráiganme mi caballo!” (Benim atım! Bana atımı getirin!)

     Paraguaylılar ve Guaraní Kızılderilileri, O’na “Karay Guazú” ünvânını verdiler. Kızılderili halklarla ilişkileri çok iyi olan ve hayatı boyunca Kızılderililer’in haklarını savunan Artigas’a verilen bu ünvân, Kızılderili dilinde “Büyük Beyefendi” anlamına geliyor.

     En büyük hayâli Uruguay’ın bağımsızlığı olan ve ömrü boyunca bu bağımsızlık ideali için mücadele eden José Gervasio Artigas, Uruguay’ın bağımsızlığına Paraguay’da sürgünde iken tanık oldu ve ne yazık ki bağımsız Uruguay Doğu Cumhuriyeti’ne hiç ayak basamadı.

     Paraguay’da ölümünden 5 yıl sonra, 1855 yılında, dönemin Uruguay Devlet Başkanı Venancio Flores Barrios (1808 – 68) yönetimi tarafından, cesedi Paraguay’dan Uruguay’a getirtildi. Ceset, 8 ay Montevideo Limanı’nda bekletildikten sonra, 20 Kasım 1856 günü düzenlenen resmî bri cenaze töreniyle Montevideo’da gömüldü.

     José Gervasio Artigas, ölümünden yıllar sonra Uruguay’da bir “ulusal kahraman” haline geldi. “Uruguay bağımsızlığının babası” veya “Uruguay milletinin babası” olarak bilinir. “Jefe de los Orientales” (Doğu’nun Lideri) ve “Protector de los Pueblos Libres” (Özgür Halkların Koruyucusu) gibi sıfatlarla da anılır.

     Uruguay’ın en kuzeyindeki ve (çok “anlamlı” bir şekilde) Brezilya sınırındaki ilin ismi Artigas olup il merkezi olan şehrin ismi de Artigas’tır. Şehre ve il topraklarına Artigas’ın ismi verilmiştir ve kasıtlı olarak, Artigas’ın kendisine karşı savaştığı Brezilya sınırındaki vilayete verilmiştir. Bu şehirdeki havaalanın ismi de Uluslararası Artigas Havaalanı (İsp. Aeropuerto Internacional de Artigas)’dır. Bunun dışında da, Uruguay’ın pekçok şehrinde meydanlara, caddelere, sokaklara O’nun adı verilmiştir.

     Uruguay’ın başkenti Montevideo’nun tam şehir merkezi olan Centro (Merkez) semtinde, Montevideo’nun hatta tüm Uruguay’ın kalbinin attığı Bağımsızlık Meydanı (İsp. Plaza Independencia)’nın ortasına O’nun heykeli dikilmiştir ki bizler de şu anda tam burada bulunuyoruz ve Artigas’ın hayranlık uyandırıcı biyografisini siz sevgili okurlarımıza burada anlatıyoruz.

     Bu heykel buraya 28 Şubat 1923 tarihinde dikildi. Temel taşı 25 Ağustos 1884’te atılmış, ancak anıtın şekillenmesi yavaş olmuştur. Plaza Independencia’daki anıtın açılışı, 28 Şubat 1823 günü, görev süresinin bitmesine sadece bir gün kalan Uruguay Devlet Başkanı Baltasar Brum Rodríguez tarafından gerçekleştirilmiştir. Açılışta askerî bir geçit töreni yapıldı ve bir uçak filosu meydanın üzerinden uçtu. O dönemdeki gazetelerin yazdığına göre, açılış törenine 100 bin kişi katılmıştır. Baltasar Brum Rodríguez’in cumhurbaşkanlığı süresi bir gün sonra bitmiş, 1 Mart 1923 günü José Serrato Bergeróo, Uruguay Doğu Cumhuriyeti’nin yeni cumhurbaşkanı olmuştur.

     Heykel, İtalyan heykeltıraş Angelo Zanelli’nin eseridir. 17 m yüksekliğinde ve 30 tonluk bu heykel anıt, iki asker tarafından korunan ve Uruguay’ın bağımsızlığının öncüsünün kalıntılarını içeren yeraltı Artigas Mozolesi’nin üzerinde yükseliyor.

     Uruguay’ın başkenti Montevideo dışında, dünyanın farklı ülkelerindeki şu şehirlerde Uruguay millî lideri José Artigas’ın heykeli dikilmiştir: Arjantin’in başkenti Buenos Aires (iki ayrı meydanda), Paraguay’ın başkenti Asunción, Ekvador’un başkenti San Francisco de Quito, Şili’nin başkenti Santiago de Chile, Meksika’nın başkenti Ciudad de México, Venezuela’nın başkenti Caracas, ABD’nin başkenti Washinton D. C., New York ve Newark şehirleri ile Minnesota eyaleti, İspanya’nın başkenti Madrid, Romanya’nın başkenti Bükreş, İtalya’nın başkenti Roma, Bulgaristan’ın başkenti Sofya, Yunanistan’ın başkenti Atina ve Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi.

     Uruguay’ın başkenti Montevideo’daki Montevideo Tepesi’ndeki bir askerî müzeye 1882 yılında Artigas’ın adı verilmiştir.

     Montevideo’daki bir askerî kulübe 1925 yılında, bir askerî okula da 1947 yılında Artigas’ın adı verilmiştir.

     Gümüş Nehir (İsp. Río de la Plata) üzerinde, Uruguay ile Arjantin’i birbirine bağlayan ve 1975 yılında tamamlanan köprüye General Artigas’ın ismi verilmiştir.

     1980 yılından itibaren Uruguay ordusu, üstün hizmetlerde bulunan askerlerine “Artigas ve Arkadaşlarının Liyakat Nişanı” adında bir liyakat nişanı vermektedir.

     Uruguay’ın Antarktika kıtasındaki araştırma üssü 1984 yılında kurulmuştur ve ona Artigas Üssü adı verilmiştir.

     Bunlara ek olarak, fosilleri Uruguay’da bulunan soyu tükenmiş büyük bir kemirgen türü, Artigas onuruna “Josephoartigasia” olarak adlandırılmıştır.

     Ayrıca Artigas’a “Himno a Artigas” adlı birkaç ilahî de ithaf edilmiştir ve bu ilahîler kiliselerde okunmaktadır.

     Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Artigas’ın doğum günü olan 19 Haziran günü de Uruguay’da “milli bayram” olarak kutlanmakta.

     Oysa kendisi yaşarken “vatan haini” ilan edilmişti ve bağımsızlığı için mücadele ettiği Uruguay’ın bağımsız topraklarına ayak bile basamamıştı.

     Âşık Sediyanî der ki:

     “Deja que te ilamen ‘traidor’ mientras vivas,
     Que digan ‘lo está ocultando a la diáspora’ subestimas.
     Al final la historia te glorificará y también los maldecirá,
     Hágales saber así eso zırtosas.”
 
     Uruguay edebiyatının usta şairi Ibrahimas Sediyanoza’nın 19. yüzyılda kaleme aldığı bu şiiri günümüz Türkçe’sine tercüme edersek:
 
     “Varsın yaşarken size ‘hain’ desinler,
     ‘Diasporadan atıp tutuyor’ deyip küçümsesinler,
     Sonunda tarih sizi yüceltecek, onları da lanetleyecek,
     Bunu da o zırtolar böyle bilsinler.”

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

FOTOĞRAFLAR:

Uruguay’ın başkenti Montevideo’nun tam şehir merkezi olan Centro (Merkez) semtinde, Montevideo’nun hatta tüm Uruguay’ın kalbinin attığı Bağımsızlık Meydanı (İsp. Plaza Independencia)’nda dolaşmaya devam ediyoruz. (URUGUAY)

Tesadüf (veya tevafuk) bu ya, tam da meydandaki bir askerî törene denk geliyoruz. Müthiş bir görüntü oluşturuyor. Mutat bir şekilde düzenlenen askerî geçit törenlerinden biri bu. (URUGUAY)

Askerî töreni hem seyrediyor hem de videoya çekiyoruz. Bol bol fotoğraf da çekiyoruz, tabiî ki. (URUGUAY)

Meydanın tam ortasında, Latin Amerika’daki ilk toprak reformunu hazırlayan kişi olan, Uruguay’ın ulusal kahramanı olup “Uruguay bağımsızlığının babası” olarak kabul edilen José Gervasio Artigas Arnal (1764 – 1850)’ın at üstünde dev bir heykeli bulunuyor. (URUGUAY)

Bu heykel buraya 28 Şubat 1923 tarihinde dikildi. Temel taşı 25 Ağustos 1884’te atılmış, ancak anıtın şekillenmesi yavaş olmuştur. Plaza Independencia’daki anıtın açılışı, 28 Şubat 1823 günü, görev süresinin bitmesine sadece bir gün kalan Uruguay Devlet Başkanı Baltasar Brum Rodríguez (1883 – 1933) tarafından gerçekleştirilmiştir. Açılışta askerî bir geçit töreni yapıldı ve bir uçak filosu meydanın üzerinden uçtu. O dönemdeki gazetelerin yazdığına göre, açılış törenine 100 bin kişi katılmıştır. Baltasar Brum Rodríguez’in cumhurbaşkanlığı süresi bir gün sonra bitmiş, 1 Mart 1923 günü José Serrato Bergeróo (1868 – 1960), Uruguay Doğu Cumhuriyeti’nin yeni cumhurbaşkanı olmuştur. (URUGUAY)

Heykel, İtalyan heykeltıraş Angelo Zanelli (1879 – 1942)’nin eseridir. 17 m yüksekliğinde ve 30 tonluk bu heykel anıt, iki asker tarafından korunan ve Uruguay’ın bağımsızlığının öncüsünün kalıntılarını içeren yeraltı Artigas Mozolesi’nin üzerinde yükseliyor. (URUGUAY)

José Gervasio Artigas, Uruguay’ın millî kahramanıdır. “Uruguay bağımsızlığının babası” veya “Uruguay milletinin babası” olarak bilinir. “Jefe de los Orientales” (Doğu’nun Lideri) ve “Protector de los Pueblos Libres” (Özgür Halkların Koruyucusu) gibi sıfatlarla da anılır. (URUGUAY)

19 Haziran 1764 tarihinde şimdiki Uruguay’ın başkenti Montevideo’da doğdu, burada. Bu şehrin çocuğudur. Ancak O’nun doğduğu tarihte, Uruguay henüz kurulmamıştı. Bu topraklar (Uruguay ve Arjantin), Avrupa’daki İspanya Krallığı’nın sömürgesi olan Peru Genel Valiliği (İsp. Virreinato del Perú)’nin bir parçası olan Gümüş Nehir Genel Valiliği (İsp. Virreinato del Río de la Plata)’nin topraklarıydı. Artigas, 23 Eylül 1853 tarihinde bugünkü Paraguay’ın başkenti Asunción’un Quinta Ybyray (bugünkü ismi Santísima Trinidad) banliyösünde vefat etmiştir. (URUGUAY)

Latin Amerika’da ilk toprak reformunu hazırlayan kişidir, José Gervasio Artigas. Toprakları “en yoksullara en çok yardım edilmelidir” ilkesine göre bölüştürdü. Artigas’a göre herkes eşit muamele görmeliydi. Ayrıca Artigas’a göre Kızılderililer’in hakları önplanda tutulmalıydı. Bu reform ancak bir yıl uygulanabilmişti. Oligarşinin de desteklediği Portekiz işgali reformu silip attı. Yaptığı demokratik ve özgürlükçü reformlar, savunduğu ilkeler, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin devlet modelinden esinlenmiştir. (URUGUAY)

José Gervasio Artigas. Gümüş Nehir (İsp. Río de la Plata)’in her iki yakasında da büyük saygı duyulan bir kişiliktir. Hem Uruguay’da hem Arjantin’de büyük bir kahraman gözüyle bakılır. (URUGUAY)

18 Nisan 1825 tarihinde Brezilya’ya karşı verilen (o tarihte Uruguay henüz Brezilya’nın bir parçasıdır) Özgürlük Haçlıları (İsp. Cruzada Libertadora) adlı özgürlük ve bağımsızlık savaşında, Uruguaylı devrimci Juan Antonio Lavalleja öncülüğünde bugünkü Arjantin topraklarında kurulan “Otuzüç Doğulu” (İsp. Treinta y Tres Orientales) adlı özgürlük savaşımcısı grubun 33 üyesi, Brezilya’dan kurtuluş savaşını başlattı ve 25 Ağustos 1825’te Uruguay’ın bağımsızlığını ilan etti. Ancak karmaşık Brezilya Savaşı ve Büyük Britanya’nın diplomatik müdahalesi, Uruguay’ın bağımsızlığını üç yıl geciktirdi. (URUGUAY)

Nihayet Uruguay, 27 Ağustos 1828’de tam bağımsızlığını elde etti. 18 Temmuz 1830’da da bağımsız Uruguay Doğu Cumhuriyeti (İsp. República Oriental del Uruguay) devletinin anayasası kabul edildi. (URUGUAY)

Uruguay’ın başkenti Montevideo dışında, dünyanın farklı ülkelerindeki şu şehirlerde Uruguay millî lideri José Artigas’ın heykeli dikilmiştir: Arjantin’in başkenti Buenos Aires (iki ayrı meydanda), Paraguay’ın başkenti Asunción, Ekvador’un başkenti San Francisco de Quito, Şili’nin başkenti Santiago de Chile, Meksika’nın başkenti Ciudad de México, Venezuela’nın başkenti Caracas, ABD’nin başkenti Washinton D. C., New York ve Newark şehirleri ile Minnesota eyaleti, İspanya’nın başkenti Madrid, Romanya’nın başkenti Bükreş, İtalya’nın başkenti Roma, Bulgaristan’ın başkenti Sofya, Yunanistan’ın başkenti Atina ve Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi. (URUGUAY)

Plaza Independencia, 24 Nisan 2019

160 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir