Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 52

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

A caballo regalado no se le miran los dientes.

(Hediye atın dişlerine bakılmaz.)

Uruguay atasözü

     Uruguay’ın başkenti Montevideo’yu birlikte gezeceğimiz turist kafilesinin diğer insanları da adım adım geliyorlar, otobüse biniyorlar ve yarım saatlik bu beklemeden sonra “Buquebus” seyahat şirketine ait STU 1909 plakalı Volvo Irizar marka gri renkteki otobüsümüz, Montevideo Limanı (İsp. Puerto de Montevideo)’ndan hareket ediyor.

     Yolcuların tamamı bizim gibi turist. Bir turist kafilesiyiz ve bu otobüs bize bütün gün şehri gezdirecek. Kafilenin içinde Arjantinli de var, Şilili de var, Paraguaylı da var, Bolivyalı da var, Brezilyalı da var, Venezuelalı da var, Kübalı da var, Meksikalı da var, ABD’li de var, Avrupalı da var, Yaşar Gülen gibi Varto’nun İsviçre eyaletinden gelen de var, benim gibi Karakoçan’ın Almanya eyaletinden gelen de.

     Muavinimiz Natalie anonsu yapıyor, şoförümüz Joachin kontağı çalıştırıyor ve Montevideo şehir turumuz başlıyor.

     Heyecanlıyız, tabiî. Bir o kadar da mutlu.

     Limandan hareket eden otobüsümüz, gideceği yöne konumlanabilmek için önce dört cadde etrafında kare çiziyor. Önce Avenida de Juncal (Sazlık Caddesi), sonra Avenida de Cerrito (Cerrito Caddesi), sonra da Avenida de Ciudadela (Kale Caddesi) üzerinde dönüş yapıyor ve böylece Avenida de Galicia (Galiçya Caddesi) adlı yola çıkıyor. Bu yol üzerinde, şehre doğru yolculuğuna başlıyor.

     Limanın en görkemli yapısı olan Montevideo Terminal Binası (İsp. Edificio Terminal de Montevideo), bütün haşmetiyle bize bakıyor. Montevideo Terminal Binası, limana ayrı bir azamet katıyor.

     Avenida de Galicia adlı cadde üzerinde başlayan yolculuğumuzda, otobüs, Kastilyalı İsabel Meydanı (İsp. Plaza Isabel de Castilla)’na geldiğinde direksiyonu sola kırıp, Avenida Libertador Brigadier General Lavalleja (Kurtarıcı Tuğgeneral Lavalleja Caddesi) adlı caddeye giriyor.

     Toplamda 1, 5 km’lik bir uzunluğu olan bu cadde üzerinde seyrederken, otobüsün içinde pencereden baktğımızda, gerek sol tarafta gerek sağ tarafta ilginç ve yüksek binalar görüyoruz.

     Bunlardan biri, İletişim Kulesi (İsp. Torre de las Comunicaciones) veya Joaquín Torres García Kulesi (İsp. Torre Joaquín Torres García) olarak da anılan Telekomünikasyon Kulesi Kompleksi (İsp. El Complejo Torre de las Telecomunicaciones).

     157, 6 m yüksekliğinde olan ve tepesindeki antenle birlikte yüksekliği 170 m olan bu bina, sadece başkent Montevideo’nun değil, tüm Uruguay’ın en yüksek binasıdır.

     Uruguay’ın en yüksek 10 binası şunlardır:

     1. Telekomünikasyon Kulesi Kompleksi (İsp. El Complejo Torre de las Telecomunicaciones) → 157, 6 m → Montevideo

     2. Radisson Montevideo Victoria Plaza Hotel → 115 m → Montevideo

     3. World Trade Center 4 → 112 m → Montevideo

     4. World Trade Center 2 → 96 m → Montevideo

     5. World Trade Center 1 → 96 m → Montevideo

     6. Sheraton Montevideo Hotel → 96 m → Montevideo

     7. Gaucho Kulesi (İsp. Torre El Gaucho) → 95 m → Montevideo

     8. Kale Binası (İsp. Edificio Ciudadela) → 90 m → Montevideo

     9. Aquarela Kulesi (İsp. Torre Aquarela) → 84 m → Punte del Este

     10. Salvo Sarayı (İsp. Palacio Salvo) → 84 m → Montevideo

     Gördüğünüz gibi, Uruguay’ın en yüksek 10 binasının 9’u, başkent Montevideo’da bulunmaktadır. Yaşar’ı aşağı atıp O’ndan kurtulmak için en uygunu Kale Binası’ydı ancak kafile olarak kalenin üstüne çıkmadık maalesef. Çıksaydık yapacağımı bilirdim…

     Mavi renkte ve üst kısmı bir köpekbalığının sırtını anımsatan Telekomünikasyon Kulesi Kompleksi (İsp. El Complejo Torre de las Telecomunicaciones), merkezi de bu binanın içinde bulunan devlet telekomünikasyon şirketi olup kısa adı ANTEL olan Ulusal Telekomünikasyon İdaresi (İsp. Administración Nacional de Telecomunicaciones)’ne aittir.

     1997 yılında yapımına başlanan ve 2002 yılında tamamlanıp 2003’te hizmete açılan bu bina, 157, 6 m yüksekliğindedir. Tepesindeki antenle birlikte yüksekliği 170 m’ye çıkıyor. 35 katlı olan binanın içinde 6 tane asansör var.

     Montevideo’nun La Aguada semtinde bulunan bu kompleks, toplam 19 bin 459 m² alana sahip. Kompleks, ana kule, müşteri hizmetleri binası, telekomünikasyon müzesi ve oditoryumdan oluşmaktadır. Buraya hafta boyunca rehberli ziyaretler gerçekleşiyor. Bina çok yüksek olduğu için, şehrin birçok noktasından görülebiliyor.

     35 katlı binanın en üstteki 3 katı başkanlık ve yönetim kuruluna aittir, 18 katı ise ofis ve bürolardan oluşmakta. Binanın 26. katında, ziyaretçilere Montevideo’ya kuşbakışı bakmak ve şehrin panoramik görüntüsünü temâşâ etmek imkânı sunan bir teras var.

     Binanın mimarisi, Kanada’da yaşayan Uruguaylı ünlü mimar Carlos Ott Buenafama (1946 – halen hayatta) tarafından tasarlandı. 1997 yılında inşaat başladığında, projenin 65 milyon Dolar’a (Türk parasıyla 2145 ayakkabı kutusu) mal olacağı hesaplanmıştı, ancak proje 102 milyon Dolar (Türk parasıyla 3497 ayakkabı kutusu) harcanarak ancak bitirilebildi. İnşaat esnasında ve bitiminde birçok politikacı, özellikle muhalefet partileri bu yüksek maliyetten şikâyet etti ve iktidarı eleştirdi. Aynı eleştirileri sivil toplum dernekleri ve halk da yapıyordu. Hükûmet ise Hz. İsa (as)’nın fakirliği öven sözlerini ve Pavlus’un takvasını hatırlatıp, onlara sabırlı olup şükretmelerini nasihat etti. Ekim 2002’de yapımı tamamlanan bina, Temmuz 2003’te hizmete açıldı. Bütün Latin Amerika, Uruguay’ı kıskandı. Ancak halk, özellikle de iktidar partisi seçmenleri “büyük resmi” önceden gördükleri için, “Yükselen Uruguay”ın önünü kimse kesemiyordu.

     Yolculuğumuz devam ediyor…

     Ben de mutluyum, Yaşar da.

     Cebinde değil milyonlar, hatta değil yüzbinlikler binlikler, cebinde yüzlük dahi olmayan iki insanın dünya gezisi bu.

     Yeni bir ev, yeni bir araba alınca değil, yeni ülkeler gezip yeni kültürlerle tanışınca mutlu olan iki insanın.

     Dünyaya kazanmaya ve biriktirmeye değil, yaşamaya ve mutlu olmaya gelmiş iki insanın.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

FOTOĞRAFLAR:

Muavinimiz Natalie anonsu yapıyor, şoförümüz Joachin kontağı çalıştırıyor ve Montevideo şehir turumuz başlıyor. (URUGUAY)

Limanın en görkemli yapısı olan Montevideo Terminal Binası (İsp. Edificio Terminal de Montevideo), bütün haşmetiyle bize bakıyor. (URUGUAY)

Montevideo Terminal Binası, limana ayrı bir azamet katıyor. (URUGUAY)

İletişim Kulesi (İsp. Torre de las Comunicaciones) veya Joaquín Torres García Kulesi (İsp. Torre Joaquín Torres García) olarak da anılan Telekomünikasyon Kulesi Kompleksi (İsp. El Complejo Torre de las Telecomunicaciones).

157, 6 m yüksekliğinde olan ve tepesindeki antenle birlikte yüksekliği 170 m olan bu bina, sadece başkent Montevideo’nun değil, tüm Uruguay’ın en yüksek binasıdır. (URUGUAY)

Montevideo’nun La Aguada semtinde bulunan bu kompleks, toplam 19 bin 459 m² alana sahip. Kompleks, ana kule, müşteri hizmetleri binası, telekomünikasyon müzesi ve oditoryumdan oluşmaktadır. Buraya hafta boyunca rehberli ziyaretler gerçekleşiyor. Bina çok yüksek olduğu için, şehrin birçok noktasından görülebiliyor.

35 katlı binanın en üstteki 3 katı başkanlık ve yönetim kuruluna aittir, 18 katı ise ofis ve bürolardan oluşmakta. Binanın 26. katında, ziyaretçilere Montevideo’ya kuşbakışı bakmak ve şehrin panoramik görüntüsünü temâşâ etmek imkânı sunan bir teras var. (URUGUAY)

139 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir