Kürt Dil Hareketi (HezKurd) Doğuyor

 

isediyani

Kavgaya değil, tekamüle ihtiyacımız var. Direnişe değil, dirilişe ihtiyacımız var. Ölüme değil, doğuma götüren bir çabaya ihtiyacımız var. Gücünü nefretten değil, gücünü sevgiden alan bir harekete ihtiyacımız var.

 

Kürt Dil Hareketi (HezKurd) Doğuyor

İbrahim Sediyani

     Farklı dîn, mezhep, kavim ve etnik kökene mensup, farklı dilleri konuşan, farklı dünya görüşlerine ve siyasî düşüncelere sahip toplulukların / insanların yaşadığı kadim topraklarımızda, ülkemizde, iki büyük kötülüğün tohumları ekildi:

     Birincisi; bu dîn, mezhep, kavim, etnisite ve dilden yalnızca bir tanesi dayatılıp, geri kalan diğer tüm dîn, mezhep, kavim, etnisite ve diller baskı altına alınmaya, inkâr edilmeye, yok sayılmaya hatta yok edilmeye çalışıldı. Devletin “tek dîni, tek mezhebi, tek dili, tek ırkı hatta tek ideolojisi” vardı, bu potanın içine girmeyen herkese “çıban” muamelesi yapılırdı, “potansiyel tehlike” olarak görülürdü veya en insaflı yaklaşımla “üvey evlat” gözüyle bakılırdı.

     İkincisi; bu tekçi ve dayatmacı zihniyete ve politikalara karşı haklı olarak mücadele eden tüm hareketler, bu topraklara ve azîz milletimize ait olmayan, dışarıdan empoze edilmiş ideolojilerle kirletildi ve terörize edildi. Bir milletin aslî unsurları olan dil, dîn, kavmiyet gibi fıtrî ve ontolojik değerler, sosyolojik karşılığı olmayan ve ayrıştırmak, kin ve nefrete kapı aralamak dışında bir işlev görmeyen ideolojilere, dar kalıplı parti / örgüt / cemaat mantığına kurban edildi.

     Bu yaşananların bir sonucu olarak; yalnızca milletlerin en temel ve fıtrî özelliklerini inkâr eden, yok sayan hatta yok etmeye çalışan egemen zihniyetin değil, ona karşı “hak ve adalet mücadelesi” adı altında verilen mücadelelerin de kirli olduğu, her türlü soru işaretlerini ve karanlık noktaları içinde barındırdığı bir ülkede yaşıyoruz.

     Devletin tekçi ve dayatmacı uygulamaları ve politikaları yanlış olduğu gibi, buna karşı haklı olarak verilen mücadelelerin mantığı ve seyri de yanlış. Mücadele de yanlış olduğu için, yüz yıla yakındır bu mücadele sürdüğü halde elde somut tek bir kazanım dahi yoktur ve halen başlangıç noktasındayız, o tekçi ve dayatmacı erk hâlâ sapasağlam duruyor.

     Oysa verilen mücadelede “haklı” olmak tek başına yetmiyor, bununla birlikte mücadeleyi de “ahlaklı” biçimde yürütmek gerekiyor. Şayet “haklı” olmak “ahlaklı” olmak ile birleştirilmezse, yüz yıl ikiyüz yıl daha mücadelede edilse varabileceği müspet bir netice olmayacaktır.

     Kavgaya değil, tekamüle ihtiyacımız var.

     Direnişe değil, dirilişe ihtiyacımız var.

     Kazanmaya değil, dayanışmaya ihtiyacımız var.

     Çünkü asıl güç, başkalarına galip gelmek değil, kendimize mağlup olmamaktır. Asıl zafer, başkasına karşı kazanmak değil, kendimize karşı kaybetmemektir. Başkalarını yenmek değil, kendimize yenilmemektir.

     Asıl ve aynı zamanda asil mücadele, yakıp yıkarak değil, hayatı insanlara zehir ederek değil, onararak, tamir ederek, düzelterek yapılan mücadeledir.

     Nefrete değil, sevgiye ihtiyacımız var. Sevmeye ihtiyacımız var.

     Ölüme değil, doğuma götüren bir çabaya ihtiyacımız var.

     Halkımıza yaşamı çekilmez kılan değil, halkımıza daha iyi bir yaşam sunan çaba ve gayretlere ihtiyacımız var.

     Gücünü nefretten değil, gücünü sevgiden alan bir harekete ihtiyacımız var.

     Azîz milletimizin sadece bir kısmının duygularına tercüman olup milletimizin büyük çoğunluğunu karşısına alan hareketlere değil, azîz milletimizin TAMAMININ ortak duygularına, ortak hassasiyetlerine tercüman olan bir harekete ihtiyacımız var.

     Tekil söylemler üzerine kurulu inkârcı ve asimilasyoncu rejime karşı, farklılıklar üzerinden siyaset yapan tikel söylemli hareketlere değil, ortak değerler üzerinden vücûd bulan tümel söylemli bir harekete ihtiyacımız var.

     * * *

     Yüz yıldır özlemini çektiğimiz öyle bir hareket, nihayet doğuyor.

     Müjdeler olsun.

     Kısaca HezKurd olarak anılan ve daha şimdiden kamuoyunda büyük umut ve heyecana yol açan bu hareketin Türkçe adı “Kürt Dil Hareketi”, Kurmanc Kürtçesi’ndeki adı “Hereketa Zimanê Kurdî”, Zaza Kürtçesi’ndeki adı “Hereketê Ziwanê Kurdkî”, Farsça adı “Hereketê Zebanê Kurdî”, Arapça adı “Hareket’ul- Lisan’el- Kurdî”, Almanca adı “Kurdische Sprachbewegung”, İngilizce adı “Kurdish Language Movement”.

     Hareketin kısaltması olan “HEZKURD” bir kelime olarak düşünüldüğünde Kürtçe’de “Kürd’ü sevmek”, “Kürtçe’yi sevmek” gibi bir anlamı çağrıştırmaktadır. Bununla da insanlarımızı ve anadilimizi sevdiğimizi ve onu korumak, yaşatmak için elimizden geleni yapacağımızı ifade etmiş oluyoruz.

     Bu mücadele, Kürt Dil Hareketi (Hereketa Zimanê Kurdî), hiçbir siyasî veya ideolojik rengi olmayan, asla kişisel veya grupsal çıkar ve menfaat gözetilmeden başlatılan, tamamen vatanına ve milletine âşık, vatana ve millete hizmet aşkıyla yanıp tutuşan gençlerimizin, kızlarımızın ve evlatlarımızın, kardeşlerimizin ve kızkardeşlerimizin, kadınlarımızın, aydınlarımızın, yaratıcı ve üretken insanlarımızın başlattığı kollektif ve kitlesel bir harekettir.

     Kürt diline ve millî değerlerine hizmet etmekten başka bir gayesi yoktur.

     Kürt Dil Hareketi, tıpkı Bengal Dil Hareketi (Bengalce’si “Bangla Bhaşa Andolun”) gibi bir harekettir. Kendisine Bengal Dil Hareketi’ni örnek almaktadır.

     Kürt Dil Hareketi de aynı şekilde samimiyet duygusuyla yapılacaktır.

     Siyasî olmayan bir zeminde ve siyasetten tamamen uzak bir şekilde yürütülecek olan bir hak ve adalet mücadelesi bu.

     Kürt Dil Hareketi (HezKurd)’nin 3 tane amacı vardır ve sadece bu 3 amacı vardır:

     1 – Kürtçe’nin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin 2. resmî dili olması (= İsviçre Modeli)

     2 – Kürtçe anadilde eğitim ve Kürtçe’nin Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye kadar okullarda eğitim dili olması (= Makedonya Modeli)

     3 – Asimilasyon politikaları sonucu isimleri zorla değiştirilmiş ve masa başında uyduruk Türkçe isimler verilmiş bütün şehir ve köylerimizin eski ve gerçek Kürtçe, Lazca, Gürcüce, Çerkesçe, Rumca, Ermenice, Arapça, Türkmence isimlerinin iade edilmesi (= Yeni Zelanda Modeli)

     Kürt Dil Hareketi (HezKurd)’nin sadece bu 3 amacı vardır ve bu 3 talep dışında hiçbir amacı, gündemi, ajandası yoktur. Bu üç taleple ortaya çıkan ve tüm derdi de sadece bu üç şey olan yeni ve sivil bir harekettir.

     Kürt Dil Hareketi, siyasî bir mücadele değildir. Bu, ülkenin içinden geçtiği ve geçeceği siyasî retorikten tamamen azade, kadim bir sorunu gündemine alan insanî ve fıtrî bir mücadeledir.

     Bu hareket, siyasî / ideolojik bir dil de kullanmaz. Bu dil zaten Kürt halkına zarardan başka birşey vermiyor.

     Tamamen sivil, yasal, demokratik bir harekettir. Şiddeti, bozgunculuğu, terörü kesin biçimde reddeder. Kin ve nefret söylemlerinden uzak durur. Kendi halkı ve dili için mücadele ederken, başka halklara ve dillere karşı da kardeşçe yaklaşır, asla hiçbir dile ve topluma karşı düşmanlık beslemez. Düşmanlığın bu harekette asla yeri yoktur, olamaz da.

     “Anadilde eğitim” ve “yer isimlerinin iadesi”, her türlü siyaset ve ideolojiden tamamen azade, insanî ve fıtrî bir haktır. Bu “öz”den sapılmayacak ve bu hareket dünyadaki tüm toplumlardan ve herkesten destek görecek. En azından saygı görecek.

     “Ben insanım” diyen herkes bu harekete destek vermelidir. Kürtçe’yi ve Kürtçe yer isimlerini hakikaten kendine dert edinmiş, bunun acısını gerçekten yüreğinde hisseden her Kürt aydını, Kürt edebiyatçısı, Kürt tarihçisi, Kürt bilim insanı ve Kürt sanatçısı, bu harekete katılmalı, öncülük etmelidir.

     Kürt ilim erbâbı içi boş ve gereksiz siyasî gündemle ömrünü harcayacağına, hem milletimize hem de kendilerine faydalı olacak olan bu tür çabalar içinde bulunmalıdırlar.

     Kürt Dil Hareketi, vatana ve millete hizmet aşkıyla yanıp tutuşan, çocukluk çağındaki aile eğitiminden tutun entelektüel hayata kadar bu terbiye ile büyümüş ve yetişmiş gençlerimizin öncülüğünde filizlenen bir harekettir. Ve yine bu pırıl pırıl, yürekleri ve özlemleri tertemiz olan gençlerimizin öncülüğünde kök salıp yayılacak, yaprak açacak ve meyve verecektir.

     Bunlar, hiçbir siyasî kaygıları ve bağlantıları olmayan, bu topraklara ve azîz milletimize yabancı ideolojilerle zehirlenmemiş gençlerimizdir. Bunlar, güzel dilimiz Kürtçe’ye ve azîz Kürt milletine hizmet etmekten başka hiçbir amaçları olmayan kardeşlerimiz ve kızkardeşlerimizdir.

     Biz büyüklere, yazarlara, aydınlara, bilim insanlarına, kanaat insanlarına düşen de gençlerimizin öncülük ettiği bu harekete destek olmak, ilim, birikim ve tecrübelerimizle bu altın neslimize omuz ve güç vermek olmalıdır.

     Kürt Dil Hareketi / Hereketa Zimanê Kurdî / Hereketê Ziwanê Kurdkî (HezKurd), şimdiden hayırlı olsun.

     Yolumuz açık olsun.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ HABER

     13 EKİM 2020

 

242 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir