Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 42

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

     (*): Bütün yönleriyle Buenos Aires’in iki bölüm önce başladığımız tanıtımına bu bölümde devam edeceğiz.

     – – –

     1 Temmuz 1822 tarihinde Bağımsız Arjantin’in ilk devlet başkanı olan Bernardino de la Trinidad González Rivadavia y Rodríguez de Rivadavia (1780 – 1845), bir dizi reformist kararname yayınladı ve bu kararlar 6 ay sonra, 21 Aralık’ta Temsilciler Meclisi’nin çıkardığı yasalarla bütünleşerek tamamlandı. Bunun adı bir “genel reform” idi ve sosyo – politik yapıyı “laikleştirmeyi” hedefliyordu.

     Yasalaştırılan ve uygulanan bazı kararlar şunlardı:

    ● Hükûmet; Bethlemitas, Recoletos ve Mercedarios gibi birkaç manastırın kapatılmasına karar verdi. Aynı zamanda bu dînî cemaatlere ait tüm mal varlıklarına el koydu.

    ● Hükûmet; Luján Kutsal Alanı, Kardeşler Cemiyeti, Santa Catalina Hastanesi ve diğer dinî cemaatlere ait kurum ve kuruluşların mülklerine el koydu.

    ● Devlet; arzu edenlere dînî devletten ayrılma izni verme sorumluluğunu üstlendi.

    ● Ruhban sınıfı desteklemeye hizmet eden geleneksel bir vergi olan ondalıklar bastırıldı.

    ● Alınan karara göre; bir yerde 30’dan fazla dînî cemaat olamazdı ve bir topluluğun cemaat statüsü alabilmesi için 16’dan daha az manastırları olmamalıydı.

    ● Hiçbir dîn adamı 25 yaşından önce “daimî kutsama yemini” edemezdi.

    ● Her dînî cemaat, yerli ve millî olmalıydı; hiçbir cermaat dışarıya, başka ülkelerdeki herhangi bir dînî yapılanmaya bağımlı olamaz ve onun bir kolu olarak Arjantin’de faaliyet yürütemezdi. Ülke dışında ikamet eden ve Arjantin’deki laik ve düzenli dîn adamları üzerinde güç sahibi olduğunu iddiâ eden herhangi bir dînî otoritenin varlığı tanınmayacaktı.

Buenos Aires Katedrali, 1829

     Rivadavya yönetiminin keyfi ve tek taraflı mülksüzleştirilmesi ve Katolik Kilisesi’nin Arjantin uyrukluğunun doğuşundaki rolü, günümüzde, Arjantin’deki Katolik ibadetinin şu anki desteğinin altında yatan tarihsel nedenidir ve 21.540 Sayılı Yasa ile düzenlenmiştir.

     19 Mart 1823 tarihinde, ünlü ve yönetici insanların hazırladığı “Rivadavia reformlarına” karşı iyi organize edilmiş bir tepki doğdu. Gümüş Nehir Birleşik Eyaletleri Yüksek Direktörlüğü (İsp. Director Supremo de las Provincias Unidas del Río de la Plata) Başkanı Juan Gregorio García de Tagle (1772 – 1845) önderliğinde, Arjantin Katolik Kilisesi’nin varlıklarını savunmak için “Apostolikler Devrimi” (İsp. Revolución de los Apostólicos) patlak verdi. Bu hareket pekçok vatandaşın yanısıra rahiplerin güçlü desteğini aldı.

     Dînî devrim hareketinin askerî organizatörü, 150 silahlı adam toplamayı başaran ve şafakta neredeyse işgal etmeyi başardığı Buenos Aires Kalesi’ne saldıran Uruguay – Montevideolu Rufino José Bauzá Álvarez  (1791 – 1854) idi. Kalenin içinde bulunan hapishanedeki kilitli tutukluları serbest bırakmayı başardılar. Böylece hareketin askerî emirliği, serbest bırakılan mahkumlardan Arjantin – Buenos Airesli Albay José María Sebastián Urien (1791 – 1823)’e geçti; ancak hükûmeti devralamadı. Hükûmet güçleri saldlrıyı hızla bastırdı ve liderlerin çoğu yakalandı, idam edildi ya da sert bir şekilde cezalandırıldı.

     1824’ün sonunda bir “ulusal anayasa taslağı” hazırlamak için bir kongre toplandı, ancak birkaç ay sonra Brezilya’da Savaş patlak verdi ve acilen bir ordu kurulmasına ihtiyaç duyuldu, komutayı birleştirmek için askerî bir “ulusal yürütme gücü” oluşturulması gerektiği düşünüldü.

     Rivadavia, o kongreye Buenos Aires’i ve şehri sermayeleştirmek için bir proje sundu ve çevredeki yönetim birimlerinin büyük bir kısmı kendisini “devletin başkenti” ilan etti. Buenos Aires Federalizmi, eyaletin temel kaynaklarının ana kaynağı olan liman ve gümrükler başta olmak üzere temel kanunla güvence altına alınan eyalet kurumlarının savunmasında karşı çıktı.

     1825 yılında Buenos Aires’in nüfûsu, 55 bin kişilik. Yarısı dîndar yarısı laik.

     Rivadavia ayrıca, bağımsızlığın sembolü olan Mayıs Meydanı (İsp. Plaza de Mayo)’na 1826 yılında muhteşem bir bronz çeşmeden oluşacak bir anıt dikmeyi planladığını açıkladı. Buenos Aires’i sevindirmesi beklenen bu açıklama, bilakis şehir halkını endişeye sevketti. Zirâ planlanan anıtın, meydanın sembolü olan ve halkın da çok sevdiği Mayıs Piramidi (İsp. Pirámide de Mayo)’nin yıkılıp onun yerine dikileceği fısıltıları yayıldı ve bu günlerce tartışıldı. Fakat Devlet Başkanı Rivadavia’nın ertesi yıl istifası nedeniyle, proje yasama organı tarafından onaylanmış olmasına rağmen asla gerçekleştirilmedi.

     Ancak yasa 1826’da yürürlüğe girdi. Buenos Aires Valisi Juan Gregorio de Las Heras (1780 – 1866), Yürütme Gücü kararıyla görevinden istifa etti. Temsilciler Kurulu feshedildi ve eyaletin ordusuna ait topraklar kamulaştırıldı. Toprak sahipleri, kapitalizasyonun yaratabileceği sonuçlardan endişe duyarak Rivadavia’yı desteklemeyi bıraktı ve politik olarak izole edildi. Üç ay sonra 1826 Anayasası onaylandı.

     Rivadavia, 1826 Anayasası ve aldığı tüm merkeziyetçi önlemler yüzünden iç vilayetlerin düşmanlığını kazanmanın yanısıra, Brezilya ile savaşın kaynakları tükettiğini gördü. Başkanlık rejimi, Rivadavia’nın istifa edip İngiltere’ye sürgüne gitmesiyle sona erdi. Ülke önceki durumuna döndü. Yani her vilayet tekrardan kendi kurumları tarafından yönetiliyordu, ancak dış ilişkilerinde Buenos Aires merkezî hükûmetine bağlıydılar.

     Rivadavia döneminde hr ne kadar siyasî hayat pek iyi geçmemişse de, ülkede bilim ve kültür önemli ölçüde gelişti. O’nun reformist dürtüsü, entelektüel yaşama o zamana kadar bilinmeyen bir dinamik kazandırdı ve birçok bireyin kişisel çalışmasıyla çeşitli alanlarda meyve veren elverişli bir iklim yarattı. O’nun istifası ise, yıkılan rejime bağlı kişiliklerin çoğunun sürgüne gönderilmesine yol açtı ve bu, Avrupa’da entelektüel ve elit bir Arjantin diasporası oluştururken, ülkede,  özellikle Buenos Aires’te yoksulluğun baş göstermesine sebebiyet verdi.

     1829 yılında Juan Manuel José Domingo Ortiz de de Rosas y López de Osornio (1793 – 1877), Üniter Parti’yi mağlup ederek iktidara geldi. 1831’de ise Üniter Ordu’yu yendikten sonra 1832’de hükûmetten ayrıldı. Ancak 1835 yılında geri döndü ve en büyüklerin oluşturduğu bir koalisyona liderlik etti. Rivadavians ve “Unitarians” (Üniterciler) göç etmek zorunda kaldılar.

     Mahallelerin siyasete katılımı, Juan Manuel de Rosas hükûmeti döneminde biçimlerini tamamen değiştirdi. Basın özgürlüğü ortadan kalktı ve muhalefet zûlüm gördü. Ancak orta ve popüler sınıflar, siyasî eylemlerini – hükûmeti desteklemek için – muhaliflere karşı gösteriler ve şiddet eylemleri şeklinde daha ilkel politik biçimlere ve doğrudan eylemlere kanalize ettiler. Bununla da kalmayan Rosas yönetimi, ithal edilen ürünlere yüksek tarifeler getiren bir “gümrük kanunu” çıkardı.

     1833 yılında Buenos Aires şehrinde Victoria Tiyatrosu açıldı.

     1834 yılında Mayıs Meydanı bir dizi tamirattan geçti. Hükûmet, restorasyon işini inşaatçı Juan Sidders (? – ?) ve demirci Robert M. Gaw (? – ?)’a vermişti. Ancak iki ay sonra Juan Manuel José Domingo Ortiz de Rosas y López de Osornio (1793 – 1877)’nun Buenos Aires Valiliği’ne getirilmesiyle bu bakım ve onarım çalışmaları yarıda kalmıştır.

     Juan Manuel de Rosas zamanında ülke ciddi ekonomik zorluklardan geçiyordu, bu yüzden Recova Vieja da dahil olmak üzere çeşitli devlet mülkleri satışa sunuldu. 27 Ekim 1835’te bir açık artırma yapıldı ve en iyi teklifi işadamı Manuel Murrieta (? – ?) yaptı, ancak kabul edilmedi. Sonra muhakkak satılmasına karar verildi ve 29 Eylül 1836’da hukukçu ve siyaset adamı Tomás Manuel de Anchorena (1783 – 1847) satın aldı. Tâ 1883 yılına kadar da bu ailenin elinde kaldı.

     Bugünkü La Boca semtinin bulunduğu mıntıka, 19. yy başlarına kadar, ilk göçmen ailelerin yerleşmeye başladığı 1830 – 52 yıllarına kadar neredeyse ıssız bir yerdi. Bu yıllar arasında bölgenin ilk sakinleri gelip buraya yerleştiler. Bu aileler, İtalya’nın Cenova (İt. Genova) şehrinden gelen göçmenlerdi. Arjantin topraklarına gelip yerleşen ve çoğunluğu sanayi işçisi olan bu İtalyanlar’ın nerdeyse dörtte biri bu mıntıkaya yerleşmişti.

     Bu Cenevizliler (Cenovalılar), mahalleye bugünkü görünümünü verdiler. İtalya’daki memleketleri olan Cenova şehrinin yerel Ligurya dilindeki ismi Zêna olduğu için, bu Cenevizli göçmenler kendilerini “Cenevizli” anlamında “Zeneizi” olarak adlandırıyorlardı. Bu ifade zaman içinde “İspanyolcalaşarak”, “Xeneizes” şeklini aldı ve halen bu isimle anılıyorlar. Semtin futbol kulübü olup Arjantin futbolunun en güçlü takımlarından biri olan Boca Juniors’un lakabı da böyle olup, Boca Juniors taraftarları kendilerini “Xeneizes” olarak adlandırmaktadırlar.

     Göçmenler Conventillos’ta toplandılar ve evlerini denizciler tarafından getirilen boya artıkları ile boyadılar. Boya aynı renkteki tüm evi kaplamak için yeterli olmadığından, onları boyamak için farklı renkler kullanıldı. La Boca manastırları, sık sık sel baskınları nedeniyle genellikle kazıklar veya yüksek temeller üzerine monte edilmiş oluklu metal sacların konstrüksiyonları ile karakterize edildi. İçinde mutfak ve ortak banyo, yaşayan tüm kiracılar tarafından paylaşılırken, her ailenin “barındırıldığı” çok sayıda küçük oda vardı.

     1836 yılında Buenos Aires’in nüfûsu, 62 bin kişi. Sonra bu sayı 1838 yılında 65 bine yükseliyor.

     Bu sırada şehir, iki deniz ablukasına zarif bir şekilde direndi: 1838 – 40 yılları arasındaki Fransız ablukası ve 1845 – 48 arasındaki İngiliz – Fransız ablukası.

     Arjantin’e futbol da, bu ablukalar döneminde, 1840’lı yıllarda Britanyalılar (İrlandalılar, İskoçlar, İngilizler) aracılığıyla Buenos Aires Limanı’ndan geldi. Bu işgalciler Amerika kıtasında daha iyi bir hayat arıyorlardı ve boş zamanlarında meşgul olacak, onlarla oynayacak bir şeyler getirdiler. Kendileriyle kumaştan yaptıkları bir top getirmişlerdi ve boş zamanlarında boş arazilerde taşlardan sınırlar çizerek top oynuyorlardı. Sonra bu oyun yaygınlaştı.

     3 Şubat 1852 tarihinde gerçekleşen ve Juan Manuel de Rosas’ın daha sonra Arjantin Cumhuriyeti’nin 3. devlet başkanı olacak olan Justo José de Urquiza y García (1801 – 70)’’ya mağlup olduğu Caseros Savaşı (İsp. Batalla de Caseros)’ndan sonra Manuel de Rosas’ın mülkleri uzun süren bir dâvâdan sonra elinden alınıp kamulaştırıldı, devletin eline geçti. Rosas İngiltere’ye sürgüne gitti ve böylece Buenos Aires’te siyasî iktidar yeniden liberallerin ve ünitercilerin eline geçti.

     Şehir göçe açıldı: Binlerce Avrupalı, özellikle İtalya ve İspanya’dan gelenler şehrin görünümünü ve kendine özgü yapısını değiştirmiş, saraylar ve evler İtalyan tarzında inşâ edilmiş veya dekore edilmiş, “kolonyal tarz”ın yerini almıştır. Justo José de Urquiza hükümeti, mahalle temsilciliği oluşturdu ve şehirde var olan 11 mahalle ile ilgili olarak 21 belediye ve bir başkanlık sistem kurdu. Alejandro Vicente López y Planes (1784 – 1856), Buenos Aires’in geçici valisi olarak atandı ve “San Nicolás Anlaşması” ile şehrin arazi ve gayr-ı menkulleri kamulaştırıldı.

     1852 yılında Buenos Aires şehrinde toplam 350 ev vardı ve bu evlerde toplam 85 bin insan yaşıyordu.

     Aynı yıl, şehirde Tıp Fakültesi Sağlık Kurulu ve Progreso Kulübü kuruldu. Ayrıca sarı humma salgını başgösterdi. Soyadları Jaunet olan iki kardeş, küçük bir gazometre kullanarak Mayıs Piramidi (Pirámide de Mayo)’ni gazla aydınlattılar. Sadece küçük mazot yağı fenerlerine alışkın olan halk, bu etki karşısında şaşkına döndü.

     Bu şekilde, Buenos Aires Eyaleti kendisini “özgür eyalet” ilan etmese de, kendisini Arjantin Konfederasyonu’nu oluşturan 13 eyaletin geri kalanından ayırdı. 1853 yılında Buenos Aires şehri, Buenos Aires eyaletinin başkenti oldu. Buenos Aires eyaleti, eyalet kongresine katılmayı reddetti ve Arjantin’den ayrıldı.

Bugünkü Buenos Aires Stadı’nda 1854 yılındaki Jura de la Constitución toplantısında alınan kararla, Buenos Aires eyaleti, eyalet kongresine katılmayı reddetti ve Arjantin’den ayrıldı.

     1854 yılında Buenos Aires Borsası, Tabak Tabiat ve Tarih Derneği ve Jimnastik Kulübü kuruldu.

     1856 yılında Mercado del Plata inşâ edildi. Aynı yıl İrlanda Merhametli Kızkardeşler Manastırı kuruldu.

     1856 yılına gelindiğinde, Mayıs Meydanı (Plaza de Mayo) ve Mayıs Piramidi (Pirámide de Mayo), terkedilmeye bırakılmış gibiydi. Bu tarihte, 3 Nisan 1856’da kurulan Buenos Aires Belediyesi’nin talimatıyla, resim sanatçısı, mimar ve mühendis Prilidiano Pueyrredón (1823 – 70)’un yönetimi altında, bir önceki temelleri üzerine yeni bir piramit inşâ edildi ve meydan tekrardan canlandırıldı. Şimdiki piramit, işte bu piramittir.

     Resim sanatçısı, mimar ve mühendis Prilidiano Pueyrredón’a bu görevi, daha sonra Arjantin’in 7. devlet başkanı olacak olan yazar ve aktivist Domingo Faustino Sarmiento (1811 – 88) ile birlikte Felipe Botet (? – ?) ve Isaac Fernándo Blanco (? – ?)’dan oluşan üç kişilik belediye meclis üyeleri tarafından atanan bir komisyon vermişti.

     Yeni yapılan Mayıs Piramidi (İsp. Pirámide de Mayo), tuğladan ve harç kullanılarak yapıldı ve Zafer Meydanı (İsp. Plaza de Victoria)’nın ortasına dikildi. 18 m 76 cm yüksekliğindedir. Piramidin zirvesine bir Özgürlük Heykeli (İsp. Estatua de la Libertad) yerleştirildi. 3 m 60 cm yüksekliğindeki bu heykel, Fransız heykeltraş Joseph Dubourdieo (? – ?) tarafından yapıldı. Anıtın inşâsı 27 Nisan 1856’da bitirildi. Ayrıca meydana insanların oturup dinlenebileceği banklar yerleştirildi, etrafına bahçe düzenlendi ve buraya 300 adet fidan dikildi.

     Sonraki iki yıl boyunca yolun tamamı katedralin önüne kadar Brezilya’dan ithal edilen taşlarla döşendi. Yakınında ise şehir halkının talebi üzerine beyaz mermerden başkaları eklendi.

Mayıs Meydanı ve Mayıs Piramidi, 1867

     1857 yılında Buenos Aires şehrinde Colón Tiyatrosu açıldı. Aynı yıl şehirde Sağır ve Dilsiz Enstitüsü kuruldu.

     1857 yılında Buenos Aires’in nüfûsu, 99 bin kişi. 1859’da ise şehir nüfûsu ilk kez 100 bin barajını aşıyor.

     1858 yılında şehirde Maua Bankası açıldı. Tıp Fakültesi inşâ edildi ve yeniden sarı humma salgını başgösterdi. Ayrıca aynı yıl, şehrin en meşhur ve güzide kafesi olan Café Tortoni açıldı. (NOT: Buenos Aires’in en meşhur kafesi olan Café Tortoni’ye Yaşar kardeşimler beraber 3 gün sonra gidip kahve içeceğiz ve bu tarihi kafeyi o bölümde siz sevgili okurlarımıza tanıtacağız.)

     1859 yılında Buenos Aires eyaleti, 1853’te kurulmuş olan Arjantin Birliği (İsp. Federación Argentina)’ne dahil oldu.

     1860 yılında Plaza del Retiro adlı meydan planlandı. Catedral al Norte adlı okul ve Club del Plata adlı kulüp kuruldu. Ayrıca şehirde Santa Catalina Kilisesi inşâ edildi.

     30 Eylül 1860 tarihinde Buenos Aires şehri “geçici başkent” olarak belirlendi. Belediye teşkilatı ile ilgili olarak, belediyeler 13 asil üye ve 5 yedek üyeye indirildi, bazı ekonomik kısıtlamalar sürdürüldü. 1861 yılında Buenos Aires yeniden Arjantin Konfederasyonu’nun bir parçası oldu.

     1862 yılında meydana, şu anda Buenos Aires’teki Katolik Hristiyanlar’ın ana kilisesi olan Catedral Metropolitana Santisima Trinidad de Buenos Aires adlı katedral inşâ edildi. Burada, Arjantin Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşı’nın önderlerinden olan millî lider José de San Martin’in mezarı da bulunuyor. Aynı yıl, 1862’de şehirde Plaza Libertad kuruldu. Başpiskopos Sarayı inşâ edildi. Ayrıca aynı yıl Fransız Hastanesi ve İrlanda Hastanesi kuruldu. 1863 yılında da Kongre Salonu kuruldu ve İtalyan Hastanesi inşâ edildi. Ayrıca aynı yıl şehirde Londra ve River Plate Bankası kuruldu.

     1863 yılında La Boca semtine demiryolu hattı bağlandı. Buenos Aires tren hattı bu semtten geçiyordu artık. 1872’de ise bu demiryolu hattı biraz daha kuzeye doğru genişledi.

     1864 yılında Buenos Aires’in nüfûsu, 140 bin kişi. Sonra bu sayı 1869 yılında 177 bin 797 kişiye, 1872 yılında da 189 bin 329 kişiye yükseliyor.

     1864 yılında Franco Arjantin Tiyatrosu kuruldu. Aynı yıl Lorea Pazarı açıldı, Alman Şarkı Akademisi ve Concordia Kulübü kuruldu.

     1865 yılında şehirde Constitución Tren İstasyonu hizmete girdi. Aynı yıl Coliseum Konser Salonu açıldı. Almanlar tarafından Kranken-Verein ve Heimat adlı kulüpler kuruldu.

     20 Haziran 1867 tarihinde Arjantin’deki ilk futbol maçı oynandı. Maçın oynandığı yer, bugünkü Galileo Galilei Planetaryumu (İsp. El Planetario Galileo Galilei)’nun inşâ edildiği yerin (dün ve önceki gün gittiğimiz yer) yakınındaki 3 Şubat Parkı (İsp. Parque 3 de Febrero ya da Parque Tres de Febrero)’nda bulunan (dün ve önceki gün gittiğimiz yer) Buenos Aires Kriket Kulübü sahası idi. Thomas Hogg (? – ?) ve James Hogg (? – ?) kardeşler tarafından yönetilen bir grup meraklı, Mayıs 1867’de “The Standard” gazetesindeki bir bildiriyle, yapılacak futbol maçını tanıtmak için bir bildiri yayınladılar. 9 Mayıs 1867’de Arjantin’deki ilk futbol takımı olan ve kısaltması BAFC olan Buenos Aires Futbol Kulübü kuruldu. Bu, Güney Amerika’da kurulmuş ilk futbol kulübüdür ve Britanyalı demiryolu işçileri tarafından kurulmuştur. Kulüp bünyesindeki oyuncular, “Colorados” (Renkliler) ve “Blancos” (Beyazlar) olmak üzere iki takıma ayrıldılar ve 20 Haziran 1867’de bu ülke topraklarındaki ilk futbol maçını oynadılar. Maç saat 12:30’da başladı ve 2 saat sürdü. Renkliler, maçı 4 – 0 kazandılar. (Güney Amerika’daki ilk futbol takımı olan BAFC, 1881 yılında kendisini feshetmiş ve tarihe karışmıştır.)

     30 Ekim 1867 tarihinde eyalet yasama organı, Buenos Aires şehri belediyesinin genişletilmesini, 522 Sayılı Yasa ile onayladı. Özellikle şehrin kuzey sınırı Maldonado Nehri olarak değiştirildi.

     Aynı yıl şehirde kolera salgını da başgösterdi.

     1868 yılında Buenos Aires şehrinde Yahudîler tarafından Congregación Israelita Argentina kuruldu. Aynı yıl şehirde Sıhhî Enstitüsü açıldı.

Buenos Aires Tren İstasyonu, 1868

     1869 yılında “La Prensa” gazetesi yayın hayatına başladı.

     1870 yılında sarı humma salgını başgösterdi.

     1868 yılına kadar Arjantin devlet başkanlığı yapan Bartolomé Mitre Martínez (1821 – 1906) tarafından 1870 yılında oluşturulan ve Enrique Martínez (? – ?) ile Manuel José Guerrico (? – ?)’dan oluşan bir komisyon, şehrin tarihî ve siyasî nabzının attığı Mayıs Meydanı’na, tarihte ilk kez bugünkü mavi – beyaz Arjantin bayrağını dalgalandıran kişi olan Arjantin Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşı’nın önderlerinden millî lider Manuel José Joachuín del Corazón de Jesús Belgrano y Gonzáles (1770 – 1820)’in anıtını dikmeyi tasarladı. Bu komisyon, General Manuel Belgrano’nun heykelini yapma görevini Fransız heykeltraş Albert-Ernest Carrier-Belleuse (1824 – 87)’ye verdi. O da anıtın gerçekleştirilmesi için Arjantinli heykeltraş Manuel de Santa Coloma (? – ?)’yı görevlendirdi. (Mayıs Devrimi hakkında ayrıntılı bilgi edinmek ve Mayıs Meydanı’nı gezmek için bkz. Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 11; Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 12 ve Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 13)

     Anıtı yapan heykeltraş Maneul de Santa Coloma, yurtdışında özel eğitim alıp sanatsal diploması olan ilk Arjantinli idi ve Mayıs Meydanı’na yaptığı at üzerindeki Gn. Manuel Belgrano heykeli de, Arjantin’de Arjantinli bir heykeltraş tarafından yapılmış ilk heykeldir. Anıt, 24 Eylül 1873 günü o zamanki Arjantin Devlet Başkanı Domingo Faustino Sarmiento Albarracín (1811 – 88) tarafından açılmıştır.

     Anıtın tek özelliği, Arjantinli bir heykeltraş tarafından Arjantin’de yapılan ilk heykel olması değil. Bir de ironik ve “tarihin veya kaderin cilvesi” denecek bir özelliği vardı: Anıt, heykeltraş Maneul de Santa Coloma tarafından yapılmış, açılışı da devlet başkanı Domingo Faustino Sarmiento tarafından gerçekleştirilmiştir. İşte bu devlet başkanı Sarmiento, bu heykeltraş Manuel de Santa Coloma’nın amcası Martín Isidoro de Santa Coloma y Lezica (1800 – 52)’nın katilidir. Evet, yanlış okumadınız. Bundan 21 yıl önce, bu heykeltraşın amcası Martín de Santa Coloma, bir süvari birliğinin başındaki komutandı. 3 Şubat 1852 tarihinde Caseros Savaşı’nda yenilince, Santa Domingo Kilisesi’ne sığınmıştı. Fakat Martín de Santa Coloma’nın kendisinden sevgilisini elinden aldığını iddiâ eden şimdiki Arjantin Devlet Başkanı Domingo Faustino Sarmiento, bunun intikamını almak için Martín de Santa Coloma’yı kiliseden zorla çıkartmış ve hiçbir yargılamaya tabi tutmadan kendi elleriyle katletmiştir.

     Ve kaderin cilvesine bakın ki, bu trajik olaydan sadece 21 yıl sonra, katledilen bu adamın yeğeni tarafından yapılan bir heykelin açılışını da şimdi devlet başkanı olan katili yapacaktır.

     Heykelde, millî kahraman General Belgrano’nun bindiği at, Arjantin’e özgü “creole” türü at değil de, Kuzey Afrika’ya özgü “mağribî” atıdır. Çünkü – yukarıda da değindiğimiz üzere – Arjantinli olduğu halde Arjantin’de yaşamamış ve hayatının büyük kısmını yurtdışında geçirmiş heykeltraş Maneul de Santa Coloma, Arjantin’e özgü atları bilmiyordu, görmemişti.

     Ayrıca 1870 yılında Piramid’in doğu ve batı yakasında iki ayrı çeşme yapıldı. Her çeşmenin heykel kompleksinin tabanı, geleneksel olarak “Neptunes” tarzında ve serpiştirilmiş, “Naiad” adı verilen iki kadın figüründen (biri genç biri yaşlı) oluşuyordu. Tabandan, kuru toprak dolgularla ayrılmış, yunuslarla süslü bir tabak tutan sanatsal bir sütûnu vardı. Sütûnun uzantısında, başka bir plakayı (bir öncekinden daha küçük) destekleyen bir çocuk vardı. Üstte balık kafaları ile süslenmiş bir depolama alanı bulunuyordu.

     Stil, sanatsal olarak İtalyan Rönesansı’na karşılık geliyordu. Çeşmelerden biri Recova’nın, diğeri Cabildo’nun yanındaydı. Sekizgen bir tasarıma oturan ızgaralar ile korunmuşlardı ve her bir açıda bir fener yerleştirdiler. Bunlar çeşitli eleştirilere maruz kaldı, çünkü akan sudan yoksun olduklarında kuru kaldılar ve sadece bir süs görevi gördüler.

     Daha sonra, önce Cabildo’ya yakın olan ve yıllar sonra da Recova’nın yanındaki, yerlerinden taşındıktan sonra kaldırıldılar. Şehrin farklı bölgelerine ayrı ayrı yerleştirildiler.

     Piramid’in batı tarafında, 85 cm genişliğinde ve 57 cm yüksekliğinde, üzerinde iki ismin yazılı olduğu bronz bir plak vardır: Felipe Pereyra de Lucena (1789 – 1911) ve Manuel Antonio Artigas (1774 – 1811). Piramid’i ziyaret edenlerin çoğu tarafından bilinmeyen bu isimler, 1891 yılında Carlos Enrique José Pellegrini Bevans (1846 – 1906)’ın devlet başkanlığı sırasında, Arjantin bağımsızlığı nedeniyle hayatlarını kaybeden ilk iki subayın tanınması için anıta eklenmiştir:

     Montevideo doğumlu olan Manuel Artigas, bağımsızlık mücadelesi içinde yer alan devrimci bir grubun üyesiydi. 1811 yılındaki Paraguay Kampanyası sırasında kendini belli ettirmişti ve Campichuelo Savaşı’ndaki kahramanlığıyla dikkat çekti. 25 Nisan 1811’de yaralandı ve bir ay sonra, 24 Mayıs’ta 33 yaşında öldü. Felipe Pereyra de Lucena ise, İngiliz işgaline karşı verilen mücadelede bir öğrenci olarak hizmet vermiştir. Mayıs Devrimi’nde, Yukarı Peru Kampanyası sırasında bu rütbeye ulaşmış bir teğmendi. 1811’de kaptanlığa terfi etti. Bugünkü Bolivya’da yaralandı ve 20 Haziran’da 22 yaşında öldüğü Jesús Machaca’ya yerleşti.

Buenos Aires şehir planı, 1870

     1871 yılında şehirde sarı humma salgını yayılmaya devam etti. Şehir itfaiyesi kuruldu.

     1873 yılında A la Ciudad de Londres adlı alışveriş merkezi kuruldu.

     25 Haziran 1874’te çıkartılan 658 Sayılı Kanun ile 3 Şubat Parkı (İsp. Parque 3 de Febrero ya da Parque Tres de Febrero)’nın kurulması hükme bağlandı. Parka “3 Şubat” ismi, Caseros Savaşı’nda Justo José de Urquiza’nın Juan Manuel de Rosas’ı mağlup ettiği gün olan 3 Şubat 1852 tarihine atfen veriliyordu. (3 Şubat Parkı ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 27)

     1874 yılında Arjantin Cumhuriyeti’nin yeni cumhurbaşkanlığına Nicolás Remigio Aurelio Avellaneda Silva (1837 – 85) seçilince, yeni cumhurbaşkanı, parkın çalışmalarından sorumlu olacak bir komisyon atadı. Hemen parkın tasarımı için bir yarışma düzenlendi. Yarışmayı İsviçreli mimarlık şirketi Methfessel & Börmel’in projesi kazandı ama, bu proje ekonomik olarak çok pahalıya patlayacağından, uygulanmadı. Böylece parkın oluşturulması sorumluluğu, Polonyalı urbanist ve şehir düzenlemecisi Jordan Czeslaw Wysocki (1839 – 83) ile Belçikalı mimar ve bahçe peyzajcısı Julio Dormal Godet (1846 – 1924)’e verildi.

     Bu iki isim tarafından düzenlenip oluşturulan parkın kısa sürede tamamlanmasının ardından açılışı 11 Kasım 1875 günü gerçkekleştirildi. Açılış törenine 35.000 kişi katılmıştı.

     Açılıştan kısa bir süre sonra, parkın içinde 1600 m’lik bir at yarışı pisti ve bir de restoran açıldı. 1885’te bir jokey kulübü tesisleri kiraladı 1600 m’lik yarış pistini 2200 m’ye uzattı. Ayrıca 1200 m’lik düz bir pist de oluşturdu.

     – – –

     (*): Bütün yönleriyle Buenos Aires’in tanıtımına bir sonraki bölümde devam edeceğiz.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

 

96 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir