Latin Amerika’nın En Büyük Camisi: Kral Fahd İslam Kültür Merkezi

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 11, bölüm 37…

 

 

 

 

Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 37

İbrahim Sediyani

     Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te, sevgili kardeşim Yaşar Gülen ile birlikte “unutulmaz, unutulması teklif dahi edilemez” gezimize devam ediyoruz.

     Oldukça işlek bir yol olan Avenida Intendente Bullrich adlı caddede karşımıza çıkan güzel bir pastanede birer fincan kahve içtikten ve birer dilim yaş pasta yedikten sonra, yürümeye devam ediyoruz.

     300 m kadar gittikten sonra, yolumuzun sağ tarafında, sadece Arjantin’in değil, tüm Güney Amerika’nın en büyük camisi olan ve kısaca Kral Fahd Camii olarak anılan Kral Fahd İslam Kültür Merkezi (İsp. Centro Cultural Islámico Rey Fahd; Ar. مركز الملك فهد الثقافي الإسلامي [Merkez’ul- Melik Fahd el- Seqafî’l- İslamîyye]) var.

     Bugün biraz farklı ziyaretler yapıyoruz. Buenos Aires’te, iki tane camiyi ziyaret ediyoruz:

     – Biri; Floresta semtinde bulunan Tevhîd Camii (İsp. Mezquita at- Tauhid; Fars. ﻤﺴﺠﺪﺘﻮﺤﻴﺪ [Mescîdê Tewhîd]).

     – Biri de; Palermo semtinde bulunan ve kısaca Kral Fahd Camii olarak anılan Kral Fahd İslam Kültür Merkezi.

     Bu camileri sırf cami oldukları için ziyaret etmiyoruz elbette. Sonuçta gerek doğduğumuz ülkede olsun gerek yaşadığımız ülkede, sokak başı cami var. O kadar meraklısı değiliz. Arjantin ve Buenos Aires gibi bir “rüyâ gezisi”nde, vaktimizi, geldiğimiz yerlerde bolca bulunan şeylere harcayacak kadar deli değiliz.

     Zaten Buenos Aires’teki mevcut camiler, bu ikisiyle de sınırlı değil. Arjantin’de toplam 9 tane cami, sadece başkent Buenos Aires’te ise 3 tane cami var.

     Ancak bizim bugün bu iki camiyi ziyaret edip görmek isteyişimizin özel sebebi var. Özellikle bir “Seyahatname” yazarının görmeden dönmesi ve anlatmadan “Seyahatname”yi yazması büyük bir eksiklik olurdu:

     – Ziyaret ettiğimiz ilk cami olan ve 1983 yılında İran İslam Cumhuriyeti devleti tarafından yaptırılan Tevhid Camii, Arjantin’de açılan ilk camidir. Bu ülkenin ilk camisidir.

     – Ziyaret ettiğimiz bu ikinci cami, 2000 yılında Suudî Arabistan Krallığı devleti tarafından yaptırılan Kral Fahd Camii ise, Güney Amerika’nın en büyük camisidir. Kıtanın en büyük camisidir.

     Dolayısıyla her iki cami de aleladele camiler olmadıkları ve böyle özellikleri bulunduğu için (biri İLK, biri EN BÜYÜK), bunları ziyaret edip görmeden dönemezdik ve anlatmadan bu geziyi kaleme alamazdık.

     Biri Şiîler’in, biri Vahhabîler’in.

     Şu anda tüm Latin Amerika kıtasının en büyük camisi olan Kral Fahd Camii’nin önündeyiz. Oldukça büyük ve geniş bir kompleks.

     Caminin fotoğraflarını çekiyoruz. Sonra caminin önünde hatırâ fotoğrafı çektiriyoruz.

     2000 yılına kadar Latin Amerika’nın en büyük camisi, Venezuela’nın başkenti Caracas (İsp. Santiago de León de Caracas)’ın Parroquia El Recreo semtinde bulunan ve Venezuela’daki Lübnanlı Müslümanlar tarafından 1993 yılında yaptırılan İbrahim bin Abdulazîz el- İbrahim Camii (İsp. Mezquita de Ibrahim Bin Abdul Aziz Al Ibrahim; Ar. مسجد إبراهيم بن عبد العزيز الإبراهيم [Mescîd’el- İbrahim bin Abdulazîz el- İbrahim]) idi. Fakat 2000 yılında Arjantin’deki bu cami yapılınca, Latin Amerika’nın en büyük camisi artık budur, Buenos Aires’teki bu camidir.

     Türkiye’deki siz sevgili Ich liebe Dich azîz dîn kardeşlerim için yaptığım araştırmaya göre, caminin kuruluşunun, inşâsının ve ibadete açılmasının 5 yıllık bir öyküsü var. 1995 yılında Suudî Arabistan Krallığı devleti, Latin Amerika kıt’âsındaki en büyük İslam kültür kompleksini kurmak için Arjantin Cumhuriyeti devletinden bir arazi tahsisi talebinde bulundu. Arjantinliler Ayasofya, Kariye gibi kilise, müze ve tarihî anıtları camiye dönüştürüp kılıç gösterenler gibi barbar olmadıkları için, bu talebi kabul ettiler. Aynı yıl çıkarılan bir yasa ile, kendisi de Suriye asıllı bir aileden gelen Arjantin Cumhurbaşkanı Carlos Saúl Menem Akil (1930 – halen hayatta) tarafından, 3, 5 hektarlık (34.000 m²’lik) bir arazi 20 milyon Dolar karşılığında Suudîler’e bağışlandı.

     Ciddeli Suudî mimar Zuheyr Hamid Fayiz (1945 – halen hayatta) ve kısa adı ZFP olup merkezi Suudî Arabistan’ın Cidde şehrinde bulunan şirketi Zuheyr Fayiz Ortaklık Şirketi (Ar. شركة زهير فايز ومشاركوه [Şirket’el- Zuheyr Fayiz we Muşariku]; İng. Zuhair Fayez Partnership) tarafından yaptırılan cami kompleksinin inşaatı 5 yıl sürdü ve 2000 yılında tamamlandı.

     Suudî Arabistan’ın o zamanki lideri Kral Fahd bin Abdulazîz el- Suud (1921 – 2005)’un adı verilen caminin açılışı 25 Eylül 2000 tarihinde gerçekleştirildi.

     Türkiye’deki siz sevgili İslamcı kardeşlerim, Sosyalist arkadaşlarım, Komünist yoldaşlarım, Faşist ülküdaşlarım, Deist sorgudaşlarım, Muhafazakâr kaygıdaşlarım, Kemalist yurttaşlarım, Feminist fikirdaşlarım ve Kürdistanî ırktaşlarım için yaptığım araştırmaya göre, caminin 25 Eylül 2000’deki açılışı, bizzat dönemin Arjantin Cumhurbaşkanı Fernando de la Rúa Bruno (1937 – 2019) ve tören için ülkesinden gelen Suudî Arabistan Veliaht Prensi Sultan bin Abdulazîz el- Suud (1928 – 2011) tarafından gerçekleştirildi. Törende Arjantin Eski Cumhurbaşkanı – ve araziyi tahsis eden – Carlos Menem, Buenos Aires Eyalet Hükûmeti Başkan Yardımcısı Cecilia Felgueras (1962 – halen hayatta) ve Buenos Aires Yahudî Toplumu Başhahamı Rabbi Shlomo Ben Hamú (1936 – halen hayatta) da hazır bulundu. Birileri habire kiliseleri camiye dönüştürmekle meşgul olup dünyaya kılıç gösteredursun, caminin açılış töreninde çoğunluğu Arjantinli siyasî yetkililer ve Müslüman, Hristiyan, Yahudî dînî önderlerden oluşan 250 kişilik bir kalabalık vardı. (O tarihlerde ben henüz “Seyahatname” yazmaya başlamadığım için, törene beni davet etmediler. Yoksam kesssin çağırırlardı…)

     Açılış töreni Kur’ân-ı Kerim okunmasıyla başladı ve 2 saat kadar sürdü. Arjantin’deki Müslüman toplumun temsilcisi Muhammad Al Kadri (? – ?) bir konuşma yaptı. Cami kompleksinin mimarı Zuheyr Fayiz ve Suudî Arabistan Krallığı Dîn İşleri Başkanlığı’ndan yetkililer de kısa konuşmalar yaptılar. Suudî Arabistan Veliaht Prensi Sultan bin Abdulazîz el- Suud, açılış törenindeki konuşmasında, üvey kardeşinin ismini taşıyan cami kompleksi için, “Bir medeniyet kalesidir. Sadece bir cami değildir, kültür merkezidir ve kültür yayacak” ifadelerini kullandı ve Arjantin devletine, başta Carlos Menem olmak üzere Arjantinli yetkililere teşekkür etti. Arjantin Cumhurbaşkanı Fernando de la Rúa ise konuşmasında barışa ve ibadet özgürlüğüne vurgu yaparak, “Arjantin’de dînî ve etnik kökenlerin farklılığı, ayrımcılık ve husumet için değil, karşılıklı tanışma ve dayanışma içindir. Bu farklılıklar çatışmaya değil kardeşliğe hizmet eder, birbirimizi yakından tanımaya ve daha iyi anlamaya vesile olur” dedi.

     Arjantin Cumhurbaşkanı Fernando de la Rúa bu ifadeleri bilinçli olarak mı kullandı ve bilerek mi böyle konuştu yoksa tamamen bir tesadüf / tevafuk sonucu mu, bunu bilmiyorum ve hiçbir fikrim yok, ancak Arjantin Cumhurbaşkanı’nın bu konuşmasındaki ifadeler, Kur’ân-ı Kerîm’de, “Hucurat” sûresinin 13. âyetinde ve “Rûm” sûresinin 22. âyetinde geçen ifadelerin birebir aynısıydı.

     Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in Palermo semtinde, Avenida Intendente Bullrich – 55 adresinde bulunan ve Latin Amerika’nın en büyük camisi olan Kral Fahd Camii ya da resmî adıyla Kral Fahd İslam Kültür Merkezi, 34.000 m² genişliğinde kurulmuş bir ibadet merkezi olup, mescîd alanı 2000 m² genişliğindedir ve içinde aynı anda 1600 kişi namaz kılabilmektedir. Bunun 1200 kişilik kısmı erkekler için, 400 kişilik kısmı kadınlar için tahsis edilmiştir. Mescîdin hardal ve bordo renkteki halıları, özel olarak Arabistan’dan getirtilmiştir. Mescîdin içindeki tek süs objesi olarak göze çarpan, kubbenin ortasından sarkan 3 m yüksekliğinde ve 3 m çapında, toplam 230 küçük ampülllü gösterişli bir kristal avizedir.

     Kültür merkezinde bir ilkokul ve bir ortaokulun yanısıra bir ilahiyat okulu ve 50 kişilik yatakhane kapasiteli bir yurt bulunmaktadır. Ayrıca bir konferans salonu, bir sergi salonu, bir tiyatro ve bir kütüphane bulunuyor. İslam Kültür Merkezi’ndeki ilkokul ve ortaokulda Arapça dil eğitimi ve İslamî ilimlerin yanısıra, Arjantin resmî okul programı da uygulanır ve Arjantin okullarında öğrencilere okutulan dersler burada da okutulur. Dolayısıyla buradaki ilkokul ve ortaokul, Arjantin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından resmî olarak tanınan okullardır. Dersler Arjantinli normal öğretmenler tarafından verilir. İslam Kültür Merkezi’ndeki ilkokul ve ortaokulda öğrenci olmak için Müslüman olma şartı yoktur. Hristiyan veya Yahudî ailelerin çocukları da burada okuyabilir.

     Kompleksin iki tane minaresi bulunuyor. Minarelerin “ezan okunan balkonuna” erişebilmeniz için 160 basamak çıkmanız gerekiyor. Hele merdivenin son 13 basamağı tamamen dikeydir ve çıkması biraz zor. Niye böyle yapmışlar, bilmiyorum. (Onu da başka bir arkadaşımız araştırıp yazsın. Her şeyi de benden beklemeyin yahu…)

     Kompleksin tamamı süslemeden sıyrılmış ve duvarlar krem ​​rengine boyanmıştır. Arap mimarisine özgü pencerelere sahip bina, palmiye ağaçları ile bezenmiş yeşil ve geniş bir bahçe üzerine oturuyor.

     İşte böyle, azîz kardeşlerim…

     Latin Amerika’nın en büyük camisi ve kuruluş hikâyesi, bu.

     Çok değil, bundan henüz 20 yıl öncesine kadar dünya ne kadar da güzel bir yermiş, öyle değil mi?

     Ya şimdi?

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

FOTOĞRAFLAR:

Centro Cultural Islámico Rey Fahd

Buenos Aires, 23 Nisan 2019

253 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Latin Amerika’nın En Büyük Camisi: Kral Fahd İslam Kültür Merkezi

  1. Ishak dedi ki:

    Brémin!
    Mi waştin ez kirdı binus wa eka vineru 🙂
    Malumunuz içerde ve dışarda daha hizli daha rahat ve daha kolay bir araya gelmenin yolu Camiden-Mescitten gectigini yani Kulturlerini ve dolayisiyla bir arada birbirlerini tutabilmekle sivil toplum kurulus olarak bulunduklari yerlerde kendilerini guclu bir ses olabilmeyi cami sayesinde olabildikleri gayet iyi bir sekilde ortadayken, bence işi ciddiyetle ele alman gerekir!
    Camileri araştirirken ortaya koydugunuz bilgi guzel ancak ancak degerli bir vakitin oldurulmesi deliligi gibi bir cumle size hicbir zaman yakişmaz!
    Buda benim size sitemim olsun 🙂
    Keşke sizin sitem ettiginiz etniseye bagli inşa edilen yerler olmasaydi!
    Ama günümüz ırk muslumanligi bunu dayatirken Kürd’ün bu işin kenarindan yada ucundan değil tam ortasindan tutup ayağa kalkmaya calişmasi gerekirdi diye düşünüyorum!
    Avrupada Kurd diasporasi Cami olarak neden bir araya gelemedigi hazir sopalari
    PKK illetiyle Kürd’ün beli kirılmaya ve kıyima hazır halde duruyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir