Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 28

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

目は心の鏡

(Gözler rûhun aynasıdır.)

Japon atasözü

     Şehrin en hoş ve güzide mekânlarından biri olan Japon Bahçesi (İsp. Jardín Japonés; Jap. 日本庭園 [Nihon Teien])’nin önündeyiz.

     Giriş ücretlerini ödeyip, giriyoruz parka. Giriş ücreti çok ucuz ve zaten sembolik, nerdeyse bedava sayılır.

     İçeri girince, kendinizi Japonya’ya gelmiş sanıyorsunuz, sanki Japonya’ya gelmiş gibi oluyorsunuz. Mimarîsi ve tabiâtıyla, Japonya topraklarındasınız sanki.

     – Arjantin’den Japonya’ya geldik abi, diyor Yaşar.

     – Evet, Güney Amerika’dan Uzak Asya’ya ışınlandık. 🙂

     – Akşam yemeğini de gidip Güney Afrika’da yiyelim abi, Ümit Burnu’nda. 🙂

     – Olur. Yarın sabah kahvaltı için de Norveç’e gideriz, Kuzey Kutbu’nun karşısındaki Svalbard’a. 🙂

     Parkın içinde hem yürüyor, hem fotoğraflar çekiyoruz. İçindeki yapılar, oluşturulan akarsular, dikilen ağaçlar, herşey gözalıcı güzellikte.

     Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te, Palermo semtindeki 3 Şubat Parkı (İsp. Parque 3 de Febrero ya da Parque Tres de Febrero)’nın içinde yer alan Japon Bahçesi (İsp. Jardín Japonés; Jap. 日本庭園 [Nihon Teien]), şehrin güzide parklarından ve ziyaret mekânlarından biri.

     Burası Japon – Arjantin Kültür Vakfı (İsp. Fundación Cultural Argentino Japonesa; Jap. 日アルゼンチン文化財団 [Nihon Aruzenchin Bunka Zaidan]) tarafından yönetiliyor ve kâr amacı gütmüyor. Zaten girişte de söylediğim gibi, giriş ücreti çok cüzî ve semboliktir, nerdeyse bedava sayılır. Yetişkinler için giriş ücreti daha 2 Euro bile etmiyor. 12 yaşın altındaki çocuklar ve 65 yaşın üstündeki yaşlılar için giriş ücretsizdir. Buna ek olarak haftada bir gün (Cumartesi günleri) Arjantin vatandaşı olan herkes için park ziyareti ücretsizdir.

     Buenos Aires’teki bu Japon Bahçesi, sözünü ettiğimiz iş bu Japon – Arjantin Kültür Vakfı tarafından, 1967 yılında Arjantin’i ziyaret eden Japonya Veliaht Prensi Tsugu-no-miya Akihito (1933 – halen hayatta; imparator olduğu yıllar 1989 – 2019) ve eşi Japonya Prensesi Şōda Miçiko (1934 – halen hayatta; imparatoriçe olduğu yıllar 1989 – 2019) onuruna, çiftin Buenos Aires’i ziyaret etmesi şerefine inşâ edilmiştir. Japonya Prensi ve Prensesi’nin ziyaretinden birkaç ay önce vakıf iki hektarlık bu araziyi satın almış, Japon Bahçesi’nin oluşturulmasına başlanmış ve çiftin Arjantin’i ziyaretine kadar bahçe tamamlanmıştı. Prens Akihito ve Prenses Miçiko’nun Buenos Aires’i ziyareti sırasında, onların da hazır bulunduğu bir törenle bahçenin açılışı gerçekleştirilmiştir.

     Bu bahçe, Arjantin ve Japonya arasındaki iyi ilişkilerin bir sembolü olup, kuran vakıf tarafından Japonya’nın Arjantin Büyükelçiliği aracılığıyla aynı yıl Buenos Aires Belediyesi’ne bağışlanmış, bu karar 22.372/67 sayılı ve 4935 nolu kararnameyle kabul edilmiştir.

     1959 yılında evlenen ve 1967’de Arjantin’i ziyaret eden Japonya Prensi Akihito ve Japonya Prensesi Miçiko, daha sonra 7 Ocak 1989 tarihinde Japonya tahtına çıkmışlar, biri imparator biri imparatoriçe olmuştur.

     Benle sevgili arkadaşım hatta kardeşim Yaşar Gülen’in, Buenos Aires’teki Japon Bahçesi’ni ziyaret ettiğimiz 22 Nisan 2019 tarihinde onlar hâlâ Japonya İmparatoru ve Japonya İmparatoriçesi idiler. Ancak bizim bu parkı ziyaret etmemizden sadece 8 gün sonra, 30 Nisan 2019’da tahttan indirildiler, hükümranlıklarını kaybettiler. Fakat Allah’ı şahîd tutarak söylüyorum ki ve ekmek muska medialuna çarpsın ki, hatta sığır bifteği ve mate çayı çarpsın ki, bunda benle Yaşar’ın hiçbir dahli yoktur! Sevgili okurlarımızdan ricam, Arjantin medyasının bu konudaki spekülasyonlarına ve yalan haberlerine lütfen itibar etmesinler. Benle Yaşar sadece parkı gezmeye geldik, biraz dolaşıp birkaç fotoğraf çektik, başka da birşey yapmadık! Ayrıca bize attıkları iftiralardan dolayı Japonya medyasını mahkemeye vereceğiz.

     Buenos Aires Belediyesi ile Japon – Arjantin Kültür Vakfı arasında 1989 yılında varılan anlaşmaya göre, Japon – Arjantin Kültür Vakfı, Japon Bahçesi’nin yönetiminden ve ülke içinde ve dışında yapılan sözleşmelerle Japon kültürünün yaygınlaştırılması faaliyetlerinin arttırılmasından sorumludur. Vakfın o sorumluluğu halen devam etmekte.

     1991 yılında Japonya Prensi Takamado-no-miya Norihito Şinnō (1954 – 2002) ve Japonya Prensesi Consorte (? – ?), 1997 yılında bu sefer Japonya İmparatoru ve Japonya İmparatoriçesi olan ve bahçenin de onlar şerefine kurulduğu Akihito ve eşi Miçiko, 1998 yılında Japonya Prensi Akişino-no-miya Fumihito Şinnō (1965 – halen hayatta) ve Japonya Prensesi Kiko Kawaşima Fumihito Şinnōhi  (1966 – halen hayatta), Arjantin’e gelerek Buenos Aires’teki Japon Bahçesi’ni ziyaret etmişlerdir.

     2004 yılında bahçe, Buenos Aires Belediyesi Kültür ve Turizm Dairesi tarafından “şehrin turistik merkezlerinden biri” ilan edildi. 2006 yılında bu karar resmî olarak da tescillendi.

     2008 yılında Arjantin Cumhuriyeti Ulus Bakanlığı tarafından bahçe, çıkarılan N 652/2008 sayılı kararla “tarihî ve sanatsal ulusal ilgi alanı” ilan edildi. Aynı karar, Kasım 2009’da çıkartılan 3308 sayılı kararla Buenos Aires Belediyesi tarafından da kabul edildi.

     Ardından, bahçenin bakım ve sorumluluğunu Japon – Arjantin Kültür Vakfı’na veren anlaşma, 23 Eylül 2010’da bir 20 yıl daha uzatıldı.

     2013 yılında Japonya Prensesi Akiko Joō Mikasa (1981 – halen hayatta), Arjantin’e gelerek Buenos Aires’teki Japon Bahçesi’ni ziyaret etmiştir. O sıralarda İsviçre’de bir fabrikada çalışan bizim Yaşar’ın bu ziyaretten haberi yoktu.

     Dünyanın birçok ülkesinde – Almanya, İsviçre ve Türkiye dahil – Japon bahçeleri vardır. Ama Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki Japon Bahçesi, dünyanın Japonya dışındaki en büyük Japon bahçesidir. Daha büyüğünü ancak Japonya’da görebilirsiniz.

     Bahçenin içinde görülmeye değer güzel şeyler var: Göl, nehir, bonsai ağaçlarıyla kaplı bir sera, bir kültür merkezi, bir Budist tapınağı, Japon kültürüne ait eşyalar (kimono, Japonya resimleri, origami, Japon sofra takımı vs.) satın alabileceğiniz bir suvenir dükkânı, Asya bitkilerinin (sakura, orkide vs.) tohumlarını satın alabileceğiniz bir dükkân ve bir restoran.

     Japon Bahçesi, bolca Japonya florası ve ağaçları ile kaplıdır. Kiraz ağaçları, katsura, akçaağaç, acer palmatum, sakura, momiji ve açelya gibi. Bahçe ayrıca Güney Amerika’ya özgü bitkilere de evsahipliği yapıyor. Tipuana, tipa, palo borracho ve floret ipek ağacı gibi.

     Bahçenin tam ortasında yer alan gölün ve kenarlarında akan nehirlerin içinde Japonya sularından getirtilen koi sazan balıkları yüzüyor. Gölün üzerinde iki tane köprü bulunuyor. Bunlardan biri, “Cennet’e girişi” temsil eden ve çok kavisli olup geçilmesi zor olan İlahî Köprü (Tanrı Köprüsü); diğeri ise, Japonya şifalı bitkilerinin yetiştirildiği bir adaya götüren ve zikzaklı şekilde yapılmış olan Kesik Köprü.

     Bahçenin içinde ayrıca bir Japon barış çanı, Budizm inancının ve geleneğinin merkezinde yer alan ve Japonca’da “İşidoro” denilen Japon taş feneri ve granitten yapılmış çok sayıda heykel ve obje de bulunuyor. Bu heykellerin en göze çarpanı, Japon sanatçı Baku İnoue (? – halen hayatta) tarafından mermerden yapılan samuray heykeli.

     Parkın içinde Yaşar kardeşimle beraber çok güzel vakit geçirdik. Bol bol fotoğraf çektik.

     Gölün üzerindeki köprülerden geçtik, akarsuyun içindeki Japon balıklarını seyrettik.

     Bir ara kalabalık bir çocuk grubuna denk geldik. Anneleri tarafından parka gezmeye getirilmişlerdi. Bunlar, Avrupalı ailelerdi.

     Çocukları görür de dayanır mıyım? Başladım onlarla oynamaya, şakalaşmaya.

     Çocukların ellerinde dondurma vardı, bir yandan gezerken bir yandan da dondurmalarını yalıyorlardı.

     Ağzımı açıp “Bana da biraz dondurma verin” diye yalvardım.

     Hareketleri o kadar tatlı ki…

     Ben ağzımı açıp onlardan dondurma isteyince, ilk reaksiyonları, hızlı bir şekilde dondurmalarını arkalarına saklamak oldu. İnandırıcılığım kaybolmasın diye gülmemek için kendimi tutuyordum. Sonra biraz durdular, bana baktılar, baktılar, baktılar ve acıyıp bana doğru gelerek dondurmalarını uzattılar.

     İnanılmaz birşey hakikaten! Baktılar baktılar ve gerçekten bana acıdılar. Dondurmayı o kadar çok sevdikleri halde, bana acıdıkları için ellerindeki dondurmalarını getirip bana vermek istediler, bana uzattılar.

     İşte çocuk kalbi bu, böyle… Merhamet, acıma, sevgi, paylaşma; en büyük duygular sığmıştır o küçücük kalplerinin içine.

     Anneleri de bize bakıp gülüyorlardı. Ben çocuklarla oynarken, Yaşar da fotoğraflarımızı çekiyordu.

     Çocuk kalbi böyle işte…

     Bencillik yoktur, egoizm yoktur.

     Merhamet, acıma, sevgi, paylaşma; en büyük duygular sığmıştır o küçücük kalplerinin içine.

     Bedenleri miniminnacıktır çocukların ama o minicik bedenlerinin içindeki küçücük kalpler, gezegenlerden hatta galaksilerden daha büyüktür.

     “Dünyayı çocuklar yönetsin” diyenler, bu yaşlı ve dertli dünyamızın sorunlarına ne kadar da doğru bir çözüm önerisi sunmuş…

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

FOTOĞRAFLAR:

Japon Bahçesi, 22 Nisan 2019

Buenos Aires / Arjantin

167 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir