Kadın Peygamberler ve İbrahim Sediyani

 

isediyani

Yazar Zozan Ateş, Sediyani Haber için yazdı…

 

 

 

Kadın Peygamberler ve İbrahim Sediyani

Zozan Ateş

     Sayın İbrahim Sediyani’nin “Kadın Peygamberler” çalışması hakkında düşüncelerimi paylaşmak isterim. Hanım kardeşlerime de bu çalışmanın önemini anlatmak istiyorum.

     Hz. Havva (as), Hz. Sara (as), Hz. Hacer (as), Hz. Yoxebed (as), Hz. Asiye (as), Hz. Miryam (as), Hz. Deborah (as), Hz. Hannah (as), Hz. Abigail (as), Hz. Hulda (as), Hz. Esther (as), Hz. Nadya (as), Hz. Anna (as) ve Hz. Meryem (as).

     Allah’ın selamı hepsinin üzerine olsun. Başladığı günden beri ilgiyle ve merakla takip ediyorum.

     Yüzyıllardır dünyanın her yerinde, her ülkede kadın hakları mücadelesi veriliyor. Bazı ülkelerde kadınlar hâlâ köle durumunda ve hiçbir hakları yok. Bazı ülkelerde kadınlar bu mücadele sonunda – yeterli olmasa da – bazı kazanımlar elde ettiler. Bazı ülkelerde de, özellikle İskandinavya ülkelerinde ve gelişmiş uygar toplumlarda, kadınlar pekçok kazanıma ulaştılar.

     Ama işte, yüzyıllar sonra bir adam çıktı ortaya, hem de kadın değil bir erkek, yüzyıllara dayalı küresel çaptaki bu kadın mücadelesini en üst seviyeye, zirveye çıkardı: “Kadın Peygamberler”.

     Bu adamın adı İbrahim Sediyani.

     Bu adam, yıllar önce de Türkmenistan’da anaerkil (kadınegemen) bir devlet kuran, “Aşkabat Feminist Cumhuriyeti”ni kuran aynı adamdır.

     Dünyadaki bütün kadınlar adına kendisine teşekkür ediyoruz.

     Bana göre Sayın Sediyani Hoca’nın bu “Kadın Peygamberler” çalışması kadınlar için bir milat. Kadınların geleceğini, kaderini değiştirebilir. Günümüz feministlerinin yapamadığını bu çalışma yapabilir inşallah, eğer bizler sahip çıkarsak.

     İnsanların bu dünyada tahayyül edebileceği en yüksek makam olan “peygamberlik” makamını kadınlara da layık görebildiğimizde, Tanrı’nın kadınlara da peygamberlik bahşettiğini kabul ettiğimizde, artık bundan sonra devletler ve resmî dîn kurumları ataerkil (erkekegemen) dîn anlayışıyla kadınları baskı altına alamayacak. Dîn ve Tanrı adına kimse kadına yaşamını bir hapishaneye dönüştüremeyecek. Kadın peygamberlerin varlığını kabul edersek, aksine, Dîn ve Tanrı inancı, bilakis kadın hakları mücadelesinin en büyük güç dayanağı olacak.

     Sayın İbrahim Sediyani’nin şöyle bir söylemi var: “Dînler erkeklerin kadınlardan çaldığı bir mirastır.”

     Bu söz üzerinde düşünmek gerekiyor. Mamoste Sediyani acaba bu sözüyle ne demek istedi? Eğer bu söz üzerinde düşünürsek, bence çok şey söylemek istedi. Ama içeriğini tam açmadı. Çünkü büyüklerimizin de dediği gibi, “Lafın tamamı aptala söylenir.” Sediyani’nin bu sözüyle neyi kastettiğini herkesin özellikle de kadınların düşünmesini tavsiye ederim.

      Ben de birçoğumuz gibi kadın peygamberler olduğunu bilmiyordum. Hz. Havva’yı ilk yaratılan kadın, Hz. Asiye’yi zalim Firavun’a sabreden güçlü, imânlı bir kadın ve Allah’ın O’na sabrından ötürü Cennet’te ev vaadettigi bir kadın diye biliyordum.

     Ama bu kadar! Hem zaten, ataerkil dîn anlayışının bize anlattığı da bu kadar değil mi?..

     İbrahim Hoca bize aslında tarihimizi geri verdi. Bu kadınların peygamber oldukları için yanındaki erkeklerin peygamber olduğunu öğrendik. İbrahim’i İbrahim yapan Sara idi. Musa’yı yetiştiren Asiye’dir. İsa da Meryem’in oğlu.

     Sevgili Sediyani bize şunları öğretiyor, anlamadınız mı: İbrahim’i yetiştiren Sara’dır. Musa’yı yetiştiren Asiye’dir. İsa’yı yetiştiren Meryem’dir. Hz. Muhammed’i yetiştiren de Hz. Hatice annemizdir.

     3500 yıldır hiçbir sinagogun ve hahamın öğretmediği, 2000 yıldır hiçbir kilisenin ve papazın öğretmediği, 1500 yıldır hiçbir caminin ve imamın öğretmediği bu hakikati, bize işte bu erdemli adam, İbrahim Sediyani öğretiyor.

     Bazı beyefendiler yazılara şöyle yorum yapıyor: “Kadın peygamberler varsa bile ne olur?” Ne olur biliyor musunuz? Eşleriniz Hz. Asiye’nin imânını, sadakatini, sevgisini öğrenir, örnek alır. Musa’lar yetiştirir. Meryem olur İsa’lar yetiştirir. Ve sizler de belki kadına saygı duymayı öğrenirsiniz.

     Bu çalışma kadınlara hakkettiği değeri kazandıracak. Sediyani’nin “Kadın Peygamberler” çalışması İslam dünyasında bir “Rönesans” olacak. İnşallah ve kadınlar güçlü, mutlu, psikolojisi sağlıklı nesiller yetiştirebilecek.

     Bir yerde şöyle bir söz okumuştum: “Kadın bir eliyle beşik sallar, bir eliyle dünyayı.”

     O kadar doğru bir söz ki. Bütün insanları doğuran, yetiştiren kadınlar olduğuna göre, kadının yaptığı tam olarak budur.

     Benim kadın peygamberler içinde özellikle çok sevdiğim biri var: Hz. Asiye yani gerçek ismiyle Taduxepa.

     O bir Mitanni Kürt Prensesi. Daha çocuk yaşta Mısır’a gelin gitti, zalim Firavun’un eşiydi. Mısırlılar O’na Nefertiti dediler yani “Güzellik geldi”.

     Benim O’na hayranlığım sırf Kürt olduğu için değildi. Ben Hz. Asiye’nin çocuk sevgisine hayran olmuştum. Daha kendisi 16 yaşında bir çocukken, Nil Nehri’nde bulduğu İbrani bebeğe (Musa’ya) sahip çıktı, kocası Firavun’a rağmen.

     “Kadın Peygamberler” çalışması inanıyorum ki özellikle bizim coğrafyamızda kadına şiddetin, kadın cinayetlerinin önünü alacaktır.

     Bu çalışma biz kadınların kendi içinde olan annelik gücünü keşfetmeye vesile olacaktır.

     Sayın İbrahım Sediyani Hoca’dan Allah razı olsun. Bir erkek olarak bu çalışmayı yapması daha bir anlamlı.

     Rabbim bu çalışmasının mükâfatını bu dünyada ve âhirette kat kat vermeyi nasib etsin.

     Bizlere de o kadın peygamberlerin yolundan gitmeyi, dünyayı merhamet, şefkat ve sevgimizle değiştirebilmeyi nasib etsin.

     Selam ve saygılarımla.

     SEDİYANİ HABER

     19 MAYIS 2020

 

316 Total Views 7 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

2 Cevap Kadın Peygamberler ve İbrahim Sediyani

  1. Zekeriya dedi ki:

    Çok güzel, duygularıma tercüman olmuşsunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir