Frizyalılar’a Anadilin Önemini İki Yabancı Aydın Öğretti: Matt Coler ve İbrahim Sediyani

 

isediyani

Hollandalı ünlü Friz yazar ve film yapımcısı Willem Schoorstra, Frizya halkının millî bilincini iki yabancı aydın sayesinde kazandığını söyledi: Amerikalı profesör Matt Coler ve Türkiyeli Kürt yazar İbrahim Sediyani.

 

     Hollandalı ünlü Friz yazar ve film yapımcısı Willem Schoorstra, Frizya halkının millî bilincinin arzulanan seviyede olmamasından ve Frizler’in anadillerine sahip çıkmamasından yakındığı bugünkü makalesinde, Frizyalılar’ın bu millî bilinci iki yabancı aydın sayesinde kazandığını söyledi: Amerikalı profesör Matt Coler ve Türkiyeli Kürt yazar İbrahim Sediyani.

     Frizce yayın yapan “Omrop Fryslân” (Frizya Bülteni) adlı yayın kuruluşunda bugün hem sesli hem yazılı olarak yayınlanan “Sûnder Eigen Taal is in Folk Ferlern” (Kendi Dili Olmadan Bir Ulus Kaybolur) adlı konuşmasında / makalesinde Schoorstra, Frizce’ye sahip çıkmadıkları ve Friz anadilini korumak ve yaşatmak için çaba göstermedikleri için Friz siyasî partilerini ve resmî kurumlarını eleştiriyor, fırçalıyor. Anadilin önemini anlatmak için de Sediyani’nin söylediği sözleri örnek gösteriyor. 1959 doğumlu yazar ve film yapımcısı Willem Schoorstra, şöyle ilginç bir cümle kullanıyor: “Biz Frizler’e anadilimizi yaşatmamız gerektiğini öğreten, ne yazık ki Frizyalılar değildir, yabancılardır.” Bunu dedikten sonra, Frizyalılar’a Frizce’nin önemini anlatan iki yabancı düşünürü örnek veriyor: Biri Amerikalı bir profesör, Matt Coler; biri de Türkiyeli bir Kürt yazar, İbrahim Sediyani.

     Hollandalı ünlü Friz yazar ve film yapımcısı Willem Schoorstra’nın Frizce yayın yapan “Omrop Fryslân” (Frizya Bülteni) adlı yayın kuruluşunda bugün hem sesli hem yazılı olarak yayınlanan “Sûnder Eigen Taal is in Folk Ferlern” (Kendi Dili Olmadan Bir Ulus Kaybolur) adlı konuşmasını / makalesini Türkiye’deki halkımız için Türkçe’ye tercüme ettirdik.

     * * *

Kendi Dili Olmadan Bir Ulus Kaybolur

Willem Schoorstra

     Aşağıdaki cümlenin size nüfûz etmesine izin verin: “Sembolik lehçe sizi nehirler, dereler, göller ve su birikintileri de dahil olmak üzere tamamen farklı bir ortamda yanıltıcı kılmaz.” Bu Fletcher Otelleri’nin reklâmlarında kullandığı bir tavsiye cümlesidir. Bu öneri Frizya (Fryslân) ile ilgilidir ve “sembolik lehçe” ifadesi Frizce’ye hakarettir. Çünkü Frizce bir lehçe değildir, bir dildir. Fletcher’in oteller zinciri şunu iyi bilsin ki, insanlığın ortak mirası olan metinler ve diller, onların binalarından ve tuğlalarından, müşterilerinin önüne attıkları yarım ekmek kırıntılarından ve sarımsaklardan daha kıymetlidir. O kadar “deli” şeyler söylüyorlar ki, konuşmamak için kendimi tutamıyorum.

     Bununla birlikte, bir Frizya Ulusal Parti (FNP) üçlüsü, bir “sevimli kınamadan” sonra, Frizya’nın imajı üzerinden kaleme aldıkları bir açıklama ile buna tepki gösterdi. Hikâyenin merkezinde şu gerçek de var ki, dile karşı kötü ve lakayt tutumumuz nedeniyle bunda bizler de suçluyuz. Hayatın içinde birşey var: Kaybetmeden önce neye sahip olduğunuzu bilmiyorsunuz.

     Garip olan şu ki, genellikle Frizler’i dilin ve kültürün zenginliği konusunda uyaran ve bizi kendi kültürümüze sahip çıkmaya yönlendirenler, Frizyalılar değildir. Bunlardan biri, Amerikalı Matt Coler. Kendisi, Groningen Kraliyet Üniversitesi (RUG) bünyesindeki Frizya Kampüsü (Campus Fryslân)’nün yürüttüğü, anadilleri koruyan ve destekleyen bir Avrupa Birliği (AB) projesi olan CoLing projesinin başkanıdır. O’na göre dil, bir toplumu kültürü ve geçmişi ile birleştiren sosyal bir araçtır. Coler’in yanısıra, dil ve kültürün güzelliğini korumayı bize öğreten, Türkiyeli Kürt yazar İbrahim Sediyani’dir.

     O, “Frizya ve Günümüzde Frizler” adlı bir kitap yazdı. Frizya ve Frizler hakkında Türkçe olarak yazılmış ve Türkiye’de yayınlanmış hiçbir çalışma yoktu. “Ülkemde, üç ayrı ülkede etnik azınlık olarak yaşayan bir halkın varlığı bilinmiyor” diyordu. O Frizyalılar’ı büyüledi, Frizyalılar O’nu çok sevdi, çünkü kendisi bir Kürt. O’nun halkı da bizler gibi, dört devlete bölünmüş haldedir. Kürtler yerlisi oldukları topraklarda baskı altında yaşıyorlar, kendi siyasî partileri de var ve etnik ve kültürel miraslarını korumak için mücadele ediyorlar.

     İbrahim, Frizce başlangıç pozisyonunun çok daha elverişli olduğunu savunuyor. “Resmî adı da Frizya (Friesland) olan bir iliniz var. Kendi dilinizde eğitim alabilirsiniz, hatta ikinci resmî dildir.” Türkiye’de Kürtçe için bunlar düşünülemez bile. “Dil kutsaldır” diyor Sediyani, “Dil annen gibi. İyi bakmalı, saygı duymalısın. Dil olmadan bir ulus kaybolur.”

     Coler onu aynı damardan dışarı çıkarır. Dünyada hiç olmadığı kadar az çeşitlilik olduğunu belirtiyor. Dilsel ve kültürel çeşitliliği beslemeli ve korumalıyız. Topluma verilen önemden dolayı, çünkü “Bir dil kaybolduğunda, insanlık gibi bir şeyi kaybederiz.” Bu konuda kendimiz bir şeyler yapabiliriz. Çocukları bu dilde yetiştirerek, şarkı söyleyerek, yazarak ve içinde oynayarak. Kendini bilinçlendirerek. Bu yüzden kaybolmadık ve Fletcher Otelleri’nden daha uzun bir nefes aldık.

     (*) Makelenin Frizce orijinal metnini şu linkten okuabilirsiniz:

     https://www.omropfryslan.nl/nijs/958353-kollum-sunder-eigen-taal-folk-ferlern

     OMROP FRYSLÂN

     12 MAYIS 2020

 

277 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir