Berfin’in Soruları

 

isediyani

Eğitimci ve yazar Zekeriya Sevim, Sediyani Haber için yazdı…

 

 

 

Berfin’in Soruları

Zekeriya Sevim

     – Uğruna yaşayabileceğimiz neler var?

     Kabul edeceğin cevap, kim olduğunu kabul ettiğinle ilgilidir. Meselâ ben kendimi bir canavar olarak görüyorum. O halde uğruna yaşayacağım kişi ya da idealim, canavarlıkla ilgili kişi ve fikirlerdir. Bu bakımdan, sen kimsin? Varlığı, “rastgele meydana gelmiş, sonsuz boşluk ve tesadüfler zinciri” gibi görüyorsan, uğruna yaşayacağın ya da öleceğin birşey niye olsun ki. Ama eğer insanı, insanî hislerle, yüksek bir amaçla, hakim bir irade tarafından varlık denizine atılan canlılar olarak görüyorsan, kendini oku. Hislerine, fıtratına, özüne dal. O zaman görüyorsun. İnsan, varlığın her noktasıyla alakalı, ebede uzanan emel ve arzuları olan, cismi küçük olmasına rağmen, evreni kapsayan bir kalp ve rûha sahip acayip bir sanattır. Bu ikinci bakış açısına göre, uğruna ölebileceğimiz şey, varlığı var edene karşı bir sorumluluktur. Meselâ dostluk uğruna, aşk uğruna, vatan uğruna, dîn uğruna, güzel bir fikir uğruna…

     – Mutlu olmak için bir şeylere bağlanmak zorunda mıyız?

     Bir şeyi sevmek, ona yüklenen anlam ile ilgilidir. Meselâ, … onu çok güzel bulduğum için onunla beraber olduğumu zannediyormuş. Oysa ben sonsuz güzellik arayışımdan kaynaklanan sözleri onun şahsına yönlendirdim. İşin aslı, insan sürekli, arayış içindedir. Her defasında, eşyanın ve insanların gerçekte onu tatmin edecek kabiliyette olmadıklarını anlar. Her gün ve her an, yokluk ve tatminsizlik hisleri kalbi harap eder. Nihayet iki seçim kalır: Ya dünyaya dalacaksın. Bir şeylere bağlanıp, ona sürekli yeni anlamlar yükleyeceksin. Hislerini iptal edip, ölümü ve yokluğu akla getirmeyeceksin. Bu bağlılıkla mutluluğu geçici olarak bulursun. Ya da intihar edeceksin. Üçüncü bir şık daha var: O da ikinci hayat inancıdır. Bu inanış her sorunun cevabını içinde barındırır. Bu inanışta dünya dolusu acı başına yağsa yine mutluluğa yol bulabilsin. Bunu teselli ve kendini kandırma olarak görüyorsan o ayrı mesele.

     – İnsanın gerçeği ölüm müdür?

     İnsanın gerçeği ölümdür. Devamı olmayan bir hayatın anlamı yoktur. Gerçeği arayan, ölüme çare aramalı. Çaresi varsa ebediyetin, onu bulmalı. Ebediyet arzusu, gönlünün en diplerine kadar hükmeder. Güneşin çekirdeği kadar sıcaktır. Her fiilinin teşvikçisidir. Ona karşı tatmin olmaz bir hasret ve dinmek bilmez bir susuzluğun var.

     * Berfin Ökmen’e bu yazıyı yazmayı sağlayan güzel soruları için teşekkür ederim.

yesil0437@gmail.com

     SEDİYANİ HABER

     7 MAYIS 2020

 

387 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Berfin’in Soruları

  1. Ersin Güngör dedi ki:

    Emeği geçen berfin ökmen ve yazarımıza teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir