Baltık Kıyılarında Her Gün Bir Ülke – 8

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

Lēni staigātāji ierodas droši.

(Yavaş yürüyenler güvenli bir şekilde gelir.)

Leton atasözü

     Letonya’nın başkenti Riga’daki Özgürlük Meydanı (Let. Brīvības Laukums) ve Özgürlük Anıtı (Let. Brīvības Piemineklis) etrafında yaptığımız gezi ve temâşayı tamamladıktan sonra, şehir merkezindeki yürüyüşümüze devam ediyoruz.

     Meydanın ve anıtın hemen yanında akan ve üstünde 16 tane köprü bulunan 3200 m uzunluğundaki ve yaklaşık 2 m derinliğindeki Şehir Kanalı (Let. Pilsētas Kanāls)’nın üzerindeki köprülerden birinin üstünden geçerek, suyun karşı tarafında geçiyoruz.

     Suyun karşı tarafına geçince, Zigfrid Anna Meierovics Bulvarı (Let. Zigfrīds Anna Meierovics Bulvāra) ile Azpazija Bulvarı (Let. Aspazijas Bulvāra)’nın kesiştiği noktaya çıkıyoruz. O noktada sağa dönüp Zigfrid Anna Meierovics Bulvarı üzerinde 500 m kadar yürüyünce, karşımıza 1991 Yılı Barikatlar Meydanı (Let. 1991. Gada Barikāžu Laukums) adlı meydan ve meydanın başında inşâ edilmiş, müze olarak kullanılan aynı adlı sarı bina çıkıyor.

     Bu üçgen meydan, 20 Ocak 2016 tarihinde açıldı. Açılışı, o gün saat 15:30’da, Tornu Caddesi – 4 (Let. Torņu Ielā – 4) adresindeki binada, Riga Belediye Meclisi Başkanı Nils Valerıeviç Ušakovs (1976 – halen hayatta), Riga Belediye Konseyi Güvenlik, Düzen ve Yolsuzluk Önleme Komitesi Başkanı ve anısına düzenlenen 1991 yılındaki Barikatlar Zamanı (Let. Barikāžu Laiks)’nda Letonya Ulusal Silahlı Kuvvetleri (Let. Latvijas Nacionālie Bruņotie Spēki) Komutanı olan Dainis Turlais (1950 – halen hayatta) ve anısına düzenlenen 1991 yılındaki Barikatlar Zamanı’nda Letonya Halk Cephesi (Let. Latvijas Tautas Fronte) 2. Başkanı olan Dr. Romualds Ražuks (1955 – halen hayatta) tarafından gerçekleştirilmişti.

     “Barikatlar” (Let. Barikādes) olarak adlandırılan tarihsel hadise, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)’nin dağılması sürecinde, bağımsızlık isteyen Letonya güçleri ile SSCB ordusu arasında 13 – 27 Ocak 1991 günlerinde Letonya’nın başkenti Riga’da gerçekleşen bir dizi çatışmanın ismidir. Sovyet güçlerine karşı Leton halkının barikatlar inşâ etmesi ve bunları korumaya yönelik çabalarını kapsadığı için, bu şekilde adlandırılmış ve tarihe geçmiştir.

     Sovyetler Birliği’nde 1985 yılında iktidara gelen Mihail Sergeeviç Gorbaçëv (1931 – halen hayatta)’in başlattığı, “Glasnostı” (Açıklık) ve “Perestroyka” (Yeniden Yapılanma) denilen ve 6 yıl süren reformlar sürecinde, Sovyet rejimine karşı kitlesel gösteriler, Letonya’da da bağımsızlık hareketi başladı. Letonya’da bağımsızlık yanlısı siyasî hareketler, kısa adı LTF olan Letonya Halk Cephesi (Let. Latvijas Tautas Fronte), kısa adı LZP olan Letonya Yeşiller Partisi (Let. Latvijas Zaļā Partija) ve kısa adı LNNK olan Letonya Ulusal Bağımsızlık Hareketi (Let. Latvijas Nacionālās Neatkarības Kustība), 18 Mart 1990 tarihinde Letonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (LPSR) Yüksek Sovyeti’nde seçimler yaparak, birleşik Letonya Halk Cephesi’ni kurdular ve iktidar oldular. Sovyet yanlısı Eşit Haklar (Let. Līdztiesība), muhalefette kaldı. 

     4 Mayıs 1990 tarihinde, daha sonra Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi adını alacak olan Letonya Sovyet Yüksek Konseyi, Letonya’nın bağımszılığını ilan etti ve SSCB’den ayrılmaya karar verdi. SSCB devleti bu kararı tanımadı ve Sovyet Federal Cumhuriyet Anayasası’na aykırı olduğunu bildirdi. Sonuç olaral Letonya ile Sovyetler arasındaki ilişkiler koptu ve durum gerginleşmeye başladı.

     Sovyet yanlısı güçler Letonya’da şiddeti tırmandırmaya ve iktidarı ele geçirmeye çalıştı. Aralık 1990’da bir dizi bombalama olayları gerçekleşti. Okuduğunuz bu yazıyı yazdığım tarihten bir ay önce ölen SSCB Mareşali Dmítriy Timoféeviç Yazov (1924 – 2020), ordunun ilk dört bombalamadan direk SSCB ordusunun sorumlu olduğunu, diğer bombalamaların faillerinin bilinmediğini, komünist basının Letonyalı milliyetçileri suçladığını ancak bu suçların gerçeği yansıtmadığını açık açık itiraf etti.

     Letonya’daki bağımsızlık yanlısı gösteriler devam edince, SSCB hükûmeti ve diğer Sovyet yanlısı gruplar, Letonya’da SSCB Cumhurbaşkanı Mihail Gorbaçëv’e sınırsız yetki verecek bir “Olağanüstü Hal” (OHAL) ilan edilmesi ve “Baltık Cumhuriyetleri’nde düzeni uygulamak için askerî güç kullanılması yetkisi” tehdidinde bulundu. Ondan sonra Sovyet birlikleri, kısa adı OMON olan Sovyet Özel Amaçlı Mobil Birimi (Rus. Oтряд Mобильный Oсобого Hазначения [Otryad Mobilınıy Osobogo Naznaçeniya]) birimleri ve kısa adı KGB olan Sovyet Devlet Güvenlik Komitesi (Rus. Комитет Государственной Безопасности [Komitet Gosudarstvennoy Bezopasnosti]) kuvvetleri Letonya’ya yerleştirildi.

     23 Aralık 1990’da Jūrmala kentinde büyük bir KGB muharebe grubu ortaya çıktı. Bir darbe olacağı ve bir diktatörlüğün kurulacağı söylendi. SSCB Dışişleri Bakanı Eduard Amvrosieviç Şevardnadze (1928 – 2014), 20 Aralık 1990’da istifa edip bir diktatörlüğün geldiğini belirterek bu söylentileri doğruladı.

     1 Ocak 1991’de OMON birimleri, Letonya’nın ulusal matbaası olan Basın Evi (Let. Preses Nams)’ı ele geçirdi ve olayı belgeleyen polis memurlarına da saldırdı. Sovyet Yüksek Konsey, Basın Evi’nin Letonya Komünist Partisi adına “yasadışı bir eylem” olarak kabul edilmesini resmen kabul etti. Halk Cephesi, Komünist Parti binasında protesto gösterileri düzenledi. Basın Evi’nin yalnızca komünist propaganda için kullanılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

     4 Ocak günü OMON birimleri, Vecmīlgrāvis kentinde telefon santralini ele geçirdi. Bunun nedeni, OMON’un kullandığı telefon hatlarının kesilmiş olmasıydı. Daha sonra OMON, İçişleri Bakanlığı’nı da ele geçirdi, Bu arada Sovyet ordusu harekete geçti ve aynı gün Riga’ya bir Sovyet istihbarat birimi geldi.

     7 Ocak’ta Mihail Gorbaçëv’in emirlerini takiben Dmítriy Yazov, Letonya da dahil olmak üzere Sovyetler Birliği’nin çeşitli cumhuriyetlerine komando birimleri gönderdi. 8 Ocak’ta SSCB Savunma Bakanlığı kıdemli yetkilileri gizlice Riga’ya geldi.

     9 Ocak’ta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükûmeti, Baltık devletlerine ek bir SSCB kuvveti gönderillmesini kınayan bir bildiri yayınladı. 10 Ocak’ta ise SSCB Başkanı Gorbaçëv, Litvanya Cumhuriyeti Parlamentosu’na, yeni kabul edilen tüm anayasal eylemlerin yürürlükten kaldırılmasını talep eden bir ültimatom gönderdi.

     11 Ocak 1991 günü Sovyet ordusu, Letonya’nın komşusu Litvanya’ya bir saldırı başlattı. Aynı gün, Baltık Bölgesi Askerî Konseyi toplanarak, Sovyet subaylarını ve askerî öğrencileri makinalı tüfeklerle silahlandırmaya karar verdi. Riga sokaklarında Sovyet birlikleri ve zırhlı araçların açık hareketi görüldü. Aynı gün, Letonya’nın başkenti Riga’da, SSCB işgal birliklerine katılan Letonyalı gençlere yönelik Esplanāde (Meydan)’da düzenlenen protesto mitingine yaklaşık 6000 kişi katıldı. (Esplanāde hakkında ayrıtılı bilgi için bkz. Baltık Kıyılarında Her Gün Bir Ülke – 6)

     12 Ocak’ta Letonya Halk Cephesi,  Litvanya’daki Sovyet kuvvetlerinin Vilnius TV Kulesi (Litv. Vilniaus Televizijos Bokštas)’ne saldırdığını ve 13 sivili öldürdüğünü öğrendikten sonra, insanları stratejik hedeflerin savunulması için toplamaya çağırdı ve bir manifesto yayınladı. Baltık ülkelerinin “Şarkı Devrimi”nin önceki yıllarında bağımsızlıklarını geri kazanma yönündeki birleşik çabaları nedeniyle, bunlardan birine yapılan saldırı hepsine saldırı olarak algılanıyordu. “Şarkı Devrimi” (Let. Dziesmotā Revolūcija; Litv. Dainuojanti Revoliucija; Est. Laulev Revolutsioon), 1987 – 91 yılları arasında Letonya, Litvanya ve Estonya’da gerçekleşen ve SSCB’den bağımsızlık isteyen hareketin adıdır. Estonya’da, devrim sırasında söylenen “Mu Isamaa, Mu Õnn ja Rõõm” (Vatanım, Mutluluğum ve Sevincim) isimli halk şarkısının sözleri ülkenin millî marşı olarak kabul edilmiştir.

     Borís Nikoláeviç Élitsin (1931 – 2007) başkanlığındaki Rus Sovyet Yüksek Konseyi, SSCB hükûmetine, birliğin Baltık ülkelerinden geri çekilmesi çağrısında bulundu. Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Başkanı Anatolijs Gorbunovs (1942 – halen hayatta) ve Bakanlar Kurulu Başkanı Ivars Godmanis (1951 – halen hayatta), Riga’da silahlı kuvvetler kullanmayacağına söz veren SSCB Başkanı Gorbaçëv ile SSCB’nin başkenti Moskova’da biraraya geldi.

     Aynı gün Letonya Halk Cephesi, Letonya hükûmetini istifaya çağıran bir toplantı düzenledi. Ardından yaklaşık 50.000 kişi Bakanlar Kurulu binasına girmeye çalıştı.

     “Barikatlar” (Let. Barikādes) olarak adlandırılan tarihsel hadisenin doğuşu, ertesi gündür:

     13 Ocak 1991 sabahı saat 04:45’te Letonya radyosunda Halk Cephesi’nin bir bildirisi okundu. Bildiride, insanlar Riga Katedrali (Let. Rīgas Doms)’nin bulunduğu meydanda toplanmaya çağrılıyordu. Öğleden sonra saat 14.00’te belirlenen adreste Halk Cephesi’nin gösterisi başladı. Gösteri için meydana yaklaşık 700.000 kişi toplanmıştı ki, Riga’nın şu anki toplam nüfûsu 700.000 (o tarihte şehrin nüfûsu 900.000 idi).

     Sovyet helikopterleri bu noktada kalabalığın üzerine uyarı veren broşürler bıraktı. Halk Cephesi insanları barikatlar kurmaya çağırdı. Riga sakinleri, Eski Riga’nın dar sokaklarında kendiliğinden barikatlar inşâ etmeye başladılar.

     Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi, gösteriden sonra başka bir oturum düzenledi ve milletvekillerinden gece Yüksek Konsey’de kalmalarını istedi. Akşam oturumunda, Sovyet askerlerine sivillere karşı güç kullanımına ilişkin emirlere uymamalarını isteyen bir çağrı yapıldı. Konsey, “Letonya Halkını Çağırma” ve “Letonya Cumhuriyeti Yüksek Kurul Savunma Personelinin Kurulması” hakkındaki kararları kabul etti. Gece geldiğinde, hükûmetten gelen emirlerin ardından tarım ve inşaat makinaları ve kütüklerle dolu kamyonlar, barikat kurmak için Riga’ya geldi. Karargâhı Andrejs Krastiņš (1951 – 2008) yönetiyordu, yardımcıları da Odisejs Kostanda (1963 – halen hayatta) ve Tālavs Jundzis (1951 – halen hayatta) idi. Kamyonlar, mühendislik araçları ve tarım makinaları, sokakları engellemek için şehre getirildi. İlk birkaç gün, kırsal kesimden ve küçük kasabalardan Riga’ya kütükler, beton bloklar, kırma taş ve diğer inşaat malzemeleri ile dolu römorklarla çok sayıda ağır kamyon geldi. Arabalar, tankların bir kenara itilmesini imkânsız kılmak için Eski Riga’nın dar sokaklarına park edildi.

     İnsanlar gün boyunca toplanmıştı. Bu kalabalığın bir kısmı, sabah açıklamasında istendiği gibi Riga Katedral Meydanı’nda toplanmıştı. Diğerleri öğle gösterisinin olduğu yerde toplandılar. Bunlar öğretmenler, öğrenciler, işverenler ve işçilerden oluşuyordu. Kadınlar, yaşlılar ve çocuklar dahil birçok aile geldi daha sonra. Ülkenin her yerinden insanlar gelmişti. Barikatlar büyük ölçüde şiddetsiz bir direniş biçimi olarak algılanıyordu, insanlar bir insan kalkanı oluşturmaya hazırdı. Bununla birlikte, birçok insan, metal parçalardan özel hazırlanmış kalkanlara ve sivil savunma malzemelerine kadar mevcut olan herşeyi kullanarak kendilerini silahlandırdı. Bazıları da molotof kokteylleri hazırlamıştı, ancak yangın güvenliğini sağlamak için bunlara el konuldu. Letonya milisleri makinalı tüfekler ve tabancalarla silahlandırıldı.

     Kamyonlara inşaat ve yıkım atıkları, kütükler ve diğer yükler yüklendi. Büyük beton bloklar, duvarlar, tel engeller ve diğer malzemeler de kullanıldı. İnşaat işi 13 Ocak akşamı yaklaşık 3 saat sürdü. Stratejik ilginin ana hedefleri, Yüksek Konsey binası, Doğum Katedrali veya tam adıyla Riga İsa’nın Doğumu Ortodoks Katedrali (Let. Rīgas Kristus Piedzimšanas Pareizticīgo Katedrāle), yakınındaki Bakanlar Konseyi, Daugava Nehri üzerindeki Zaķusala Adası’nda bulunan Letonya Radyo ve Televizyon Kulesi (Let. Rīgas Radio un Televīzijas Tornis), Riga şehir merkezindeki uluslararası telefon santralleri ve köprüler idi. Liepāja ve Kuldīga dahil olmak üzere ülkenin diğer bölgelerine de barikatlar inşâ edildi.

     Olayları kaydetmek için gösteri alanına binlerce fotoğraf makinası ve yüzlerce kamera da getirilmişti. Bunun sebebi hatırâ fotoğrafı çektirmek değildi elbette, olayları medyaya ve dış dünyaya duyurmaktı. O sırada Riga’da yaklaşık 300 yabancı gazeteci çalışıyordu. Hükûmetin baskılarına rağmen birçoğu gösteriyi kaydetmek ve haber yapmak için meydanda hazır bulunmuşlardı. Yerel radyolar da aynı şekilde yayın yapmak için oraya gelmişlerdi.

     Sanatçılar, insanları eğlendirmek ve morallerini yüksek tutmak için gösteriye davet edilmişlerdi. Olası herhangi bir yaralanma veya hastalanma ihtimaline karşılık, ek tıbbî malzemelerin bulundurulduğu ve sağlık ekipmanlarının görev yaptığı “ilk yardım noktaları” oluşturulmuştu. İnsanlara çay, kahve ve aperatif yiyecekler sunan seyyar büfeler dahi düşünülmüştü. Kurulan o barikatların üzerinde uyuyan birçok insana rastlamak dahi mümkündü.

     14 Ocak günü Baltık Askerî Bölgesi Sovyet Ordu Komutanı Fyodor Kuzmin (? – ?), kabul edilen yasaların kaldırılmasını talep ederek Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Başkanı Anatolijs Gorbunovs’a karşı bir ultimatom yayınladı. Ardından Sovyet milis birimi OMON, Brasa ve Vecmilgrāvis semtlerindeki köprülere ve buradaki barikat savunucusu insanlara saldırdı. Gün boyunca 17 araba yakıldı, insanlar dövüldü.

     Olaylar üzerine başkent Riga’da bir saat içinde toplanan Letonya Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Oturumu’nda, Merkez Komite Genel Sekreteri Alfrēds Petroviç Rubiks (1935 – halen hayatta)’in Letonya’nın SSCB’den ayrılmasının milliyetçi bir diktatörlük eğilimine yol açacağı uyarısında bulundu (Komünist Sovyet rejimi tam özgürlükçü bir demokrasi ya!?). Genel Kurul, Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi’nin ve tüm yerel halkın milletvekillerini, hükûmetin lağvedilmesi ve erken seçim yapılması talebini desteklemeye çağırdı. Ayrıca, Letonya SSC bölgesinde bir başkanlık idaresi kurulması talebini de destekledi ve bu teklifi SSCB Başkanı Gorbaçëv’e iletmeye karar verdi. Kimi radyo ve televizyon kanalları, defalarca Letonya’nın başkenti Riga’da askerî bir darbe olduğunu duyurdu.

     Kısa adı PBLA olan Dünya Özgür Letonya Federasyonu (Let. Pasaules Brīvo Latviešu Apvienība) Başkanı Gunārs Meierovics (1920 – 2007), Baltık ülkelerindeki (Letonya, Litvanya ve Estonya) olaylar hakkında bir açıklama yayınladı ve Batı hükûmetlerini Baltık ülkelerindeki SSCB saldırganlığını engellemek için Letonya Cumhuriyeti Hükûmeti ile yakın işbirliği içinde olması gerektiğini belirtti. Avrupa Konseyi ise Litvanya’daki son olayların Avrupa Konseyi ile SSCB arasındaki işbirliğinin temellerini tehdit ettiği yönünde bir tebliğ yayınladı.

     15 Ocak günü Sovyet milis birimi OMON, merkezi Beyaz Rusya (Belarus)’nın başkenti Minsk’te bulunan Minsk Milis Akademisi’nin Letonya’nın başkenti Riga’daki şubesine iki kez saldırdı. Öğrenciler dövüldü ve okulun silah deposu soyuldu. O günün ilerleyen saatlerinde 10.000 kişi, Krišjāņa Barona İstasyonu’nda toplanarak, bu saldırıları kınayan bir gösteri düzenledi. Aynı gün Sovyet yanlısı Letonya Halk Meclisi (Let. Latvijas Tautas Sapulces) Başkanı Ojāra Potreki (? – ?) tarafından imzalanan siyasî açıklamada, 4 Mayıs 1990 tarihli bildirimin geçersiz olduğu ve Sovyet Letonya’nın yenilenen SSCB’nin bir parçası olarak kalması gerektiği belirtildi. Bu duyuru Sovyet medyasında yayınlandı. Barikat savunucuları, Riga merkezine gitmek için gerçekleşmeyen Interfront mitinglerinin yapılmasını bekledi, ancak Interfront el ilanları Sovyet ordusu helikopterlerinden dağıtıldı.

     16 Ocak günü, Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi, milletvekillerini ihtiyaç halinde bir nisap sağlamak için yüksek konsey binasında gece kalmaları için organize etti. Milletvekilleri bütün gün binada kalarak istişare ettiler. Saat tam olarak 16:45’te, Sovyet milis birimi OMON yine barikatlardaki halka saldırdı. Bu saldırıda Letonya Ulaştırma Bakanlığı’nın şoförü Roberts Mūrnieks (1952 – 91) otomatik silahlarla öldürüldü. Saat 18:30’da da OMON, Brasa’daki köprüde kurulmuş barikatlardaki halka saldırdı. Burada iki kişi yaralandı. Akşam saat 20:45’te de bir bombalama olayı gerçekleşti ve bu olayda da bir kişi yaralandı. İki ayrı saldırıda yaralanan 3 kişinin isimleri A. Dreimani (? – ?), A. Podnieku (? – ?), I. Gudro (? – ?) idi.

     Bu, “1991 Barikatlar Hadisesi”ndeki ilk ölümdür…

     17 Ocak günü barikatların savunucuları alarm ilan ettiler ve her tarafta sirenler çaldılar. Letonya Komünist Partisi Grev Komitesi, “Faşizm’in Letonya’da yeniden doğduğunu” (!) açıkladı ve “Letonya’da faşist bir rejimin kurulduğunu” ileri sürdü. Olayları araştırmak için SSCB Yüksek Kurulu heyeti Rusya’dan Letonya’ya gelip Riga’yı ziyaret etti. Moskova’ya döndükten sonra heyet, Letonya SSC hükûmetinin, SSCB Devlet Başkanı’nın sınırsız yetkisinin kurulmasından yana olduğunu bildirdi.

     18 Ocak’ta Letonya Cumuriyeti Yüksek Sovyet Konseyi, ulusal bir “kendini savunma komitesi” kurmaya karar verdi. Bağımsızlık hareketi Halk Cephesi, barikatları koruma çağrısını geri çekti.

     16 Ocak günkü saldırıdan hayatını kaybeden şoför Roberts Mūrnieks’in 19 Ocak günü düzenlenen cenaze töreni, kitlesel bir gösteriye dönüştü. O gece OMON, gönüllü bir koruma biriminin 5 üyesini tutukladı ve dövdü.

     20 Ocak günü, Rusya’nın başkenti Moskova’da yaklaşık 100.000 kişi, Baltık ülkelerine (Letonya, Litvanya, Estonya) desteklerini göstermek ve Baltık ülkelerindeki SSCB şiddetini protesto etmek için büyük bir gösteri düzenledi. Sovyetler’in kalbinde Sovyet devlet terörünü protesto eden yüzbinlik bu cesur kitle, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta 13 Ocak günü Sovyet güçleri tarafından düzenlenen saldırıda hayatlarını kaybeden insanları anarken, olaylarla bağlantılı olarak, SSCB Devlet Başkanı Mihail Sergeeviç Gorbaçëv, SSCB Mareşali Dmítriy Timoféeviç Yazov, SSCB İçişleri Bakanı ve Leton olan Boriss Kárloviç Pugo (1937 – 91) (7 ay sonra Moskova’da ölecek) ve Sovyet gizli servisi KGB Başkanı Vladímir Aleksándroviç Kryuçkóv (1924 – 2007)’un istifasını istediler.

     Aynı gün Letonya’da da tansiyon giderek yükseliyordu. Akşam saatlerinde, Bauska bölgesi polisleri ile güçlendirilen Sovyet milis OMON milisleri, Letonya İçişleri Bakanlığı’nın binasına saldırdı. Bu saldırıda, polis memuru Vladimirs Gomanovičs (1959 – 91), polis memuru Sergejs Konoņenko (? – 1991), kamera operatörü ve yönetmen Andris Slapiņš (1949 – 91) ve henüz 17 yaşında bir öğrenci olan Edijs Riekstiņš (1972 – 91) hayatlarını kaybettiler. Aynı saldırıda ağır yaralanan sinema operatörü Gvido Zvaigzne (1958 – 91) de günlerce süren çabalara rağmen kurtarılamayarak 5 Şubat’ta hayata gözlerini yumdu. Saldırıda yaralılar da vardı. Bunlar, barikat savuncusu halktan B. Dmitrenko (? – ?), J. Zelču (? – ?), A. Senčenko (? – ?), J. Mezaku (? – ?), D. Ozolu (? – ?) ve J. Fodoru (? – ?), Rus gazeteci Vladimir Brejnev (? – ?), Fin gazeteci Hannu Väisänen (? – ?) ve Macar János Tódor (? – ?).

     21 Ocak’ta Yüksek Kurul, gençleri İçişleri Bakanlığı sisteminde bir işe başvurmaya çağırdı. Aynı günün akşamı, barikat savunucusu Ilgvars Grieziņš (1937 – 91), barikatları güçlendirmeye çalışırken meydana gelen bir kazada öldü.

     Bu, toplamda 8 kişinin öldüğü “1991 Barikatlar Hadisesi”ndeki son ölümdür…

     Aynı gün Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Başkanı Anatolijs Gorbunovs, Letonya’daki durumu görüşmek üzere, Riga’daki askerî operasyonları durdurmaya söz veren SSCB Devlet Başkanı Mihail Gorbaçëv ile Moskova’ya gitti. SSCB İçişleri Bakanı ve kendisi de Leton olan Boriss Pugo, OMON birimine Letonya Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’na saldırmasını emrettiğini yalanladı ve iddiâları reddetti (SSCB devleti o sıralarda kendi ülke toprağı olan Letonya’da bu katliâmı yaparken, SSCB’nin içişleri bakanı bir Leton idi). SSCB bünyesindeki Rusya’nın başkanı Borís Nikoláeviç Élitsin (1931 – 2007), Letonya’nın başkenti Riga’da meydana gelen olaylara dair, ölenlerin ailelerine başsağlığı dileyen ve barışçıl nüfûsa karşı silah kullanımını kınayan bir hükûmet telgrafı yayınladı. Çek ve Slovak Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanı Václav Havel (1936 – 2011), SSCB Devlet Başkanı Gorbaçëv’i aradı ve Riga’daki askerî olaylara son verilmesi çağrısında bulundu. SSCB yönetimi zor durumda kalmıştı.

     22 Ocak’ta Basın Merkezi, Letonya Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Başkanı Anatolijs Gorbunovs tarafından, Letonya Cumhuriyeti Hükûmeti’nin Letonya’da SSCB başkanlık yönetiminin uygulanmasına izin verdiği söylentilerini reddettiğini bildiren resmî bir açıklama yaptı. Hükûmet Sözcüsü Ilmārs Bišers (1930 – 2011), düzenlediği bir basın toplantısında, SSCB İçişleri Bakanı Boriss Pugo ile OMON’un üslere dönüşü ve yasadışı yollarla alınan silahların ele geçirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.

     24 Ocak günü Bakanlar Konseyi, barikatları korumak için bir Kamu Güvenliği Departmanı kurdu. Riga’daki barikat savunucularının çoğu, Letonya hükûmetinin daveti üzerine barikatları terketmeye başladı. Ulusal Gönüllü Komiserler’in çalışmalarını koordine etmek ve yönetmek için bir Kamu Güvenliği Departmanı kuruldu.

     25 Ocak’ta da, 20 Ocak kurbanlarının cenazesinden sonra, barikatların savunucuları barikatlardan ayrıldılar. “20 Ocak” günü, “Ulusal Yas Günü” ilan edildi.

     Barikatlar, 1991 Ocakı’ndaki o zorlu “Letonya’nın SSCB’den kopuşu” sürecinde, halkı ve önemli binaları OMON saldırılarından koruyan önemli bir işlevi yerine getirdiler. Ve bu barikatlar, adım adım bağımsızlığa doğru giden Letonya’nın bu bağımsızlık yürüyüşünde önemli kilometre taşları oldular. Barikatlar, SSCB devletinin göstericilere karşı acımasız ve sert önlemler almasına ve şiddet kullanmasına rağmen göstericilerin hiçbir silah taşımamaları konusunda cesaretlendirildiği ve şiddet içermeyen bir direniş hareketiydi.

     1 Mart 1991’de bağımsızlığını ilan eden Litvanya, SSCB’den ayrılan ilk ülke olmuştur. 20 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan eden Estonya, SSCB’den ayrılan ikinci ülke olmuştur. Bir gün sonra, 21 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan eden Letonya da SSCB’den ayrılan üçüncü ülke olmuştur. SSCB bünyesindeki diğer cumhuriyetler de takip eden süreçte bu üç küçük ama cesur cumhuriyetin yolunu takip ederek bağımsızlıklarını ilan etmiş ve tarihe karışan SSCB’den ayrılmışlardır.

     21 Ağustos 1991 itibariyle dünya haritasında yeni bir ülke vardır artık: Letonya Cumhuriyeti (Let. Latvijas Republika)…

     1991 yılının sonunda da Sovyetler Birliği (SSCB) resmen dağılır. 8 Aralık 1991’de SSCB bünyesindeki Rusya’nın başkanı Borís Élitsin, Ukrayna’nın başkanı Leoníd Makároviç Kravçúk (1934 – halen hayatta) ve Beyaz Rusya’nın başkanı Stanisláv Stanislávoviç Şuşkéviç (1934 – halen hayatta), Beyaz Rusya’nın başkenti Minsk’te biraraya gelerek Sovyetler Birliği”ni dağıtan anlaşmayı imzaladılar. Ancak 12 Aralık 1991’de Yüksek Sovyet Meclisi’nde yapılan oylamada anlaşmanın onaylanması reddedildi. Sovyet Anayasası’na göre birliğin dağıtılması ancak Yüksek Sovyet Meclisi’nin yetkisindeydi. Buna rağmen Élitsin (Yeltsin)’in baskısı üzerine SSCB Devlet Başkanı Gorbaçëv, 25 Aralık 1991’de görevinden istifa ettiğini açıkladı. Aynı gün geceyarısı Moskova’daki devlet başkanlığı özel kompleksi Kremlin’de dalgalanan kızıl ve orak – çekiçli SSCB bayrağı indirilerek yerine tarihî ve millî Rusya bayrağı çekildi. Böylece 20. yy’ın büyük bölümüne damgasını vuran, dünyanın en güçlü iki devletinden biri olan SSCB, 25 Aralık 1991’de resmen tarihe karıştı.

     Letonya bağımsızlığını kazandıktan sonra, yeni kurulan özgür ve bağımsız Letonya Cumhuriyeti devleti, 1991 Barikatlar Hadisesi’nde katılım gösteren cesur insanları anmak ve onların ailelerine dağıtmak amacıyla 1991 sonunda 32.000 adet madalya bastı.

     1992 Sonbaharı’nda ise o dönemden kalma bu barikatlar tümüyle kaldırıldı.

     1995 yılında, “1991 Yılı Barikatları Katılımcıları Destek Fonu” (Let. 1991. Gada Barikāžu Dalībnieku Atbalsta Fonds) adlı bir fon kuruldu. Fon kurban aileleri içindir. Ayrıca katılımcılar hakkında bilgi toplar. 2001 yılında fon, topladığı tarihî malzemeleri halka açık hale getirmek için “1991 Yılı Barikatları Müzesi” (Let. 1991. Gada Barikāžu Muzeju)’ni kurdu.

     19 Ocak 2011 tarihinde, 1991 yılındaki Barikatlar Hadisesi’nin 20. yıldönümü anısına, Letonya Bilimler Akademisi (Let. Latvijas Zinātņu Akadēmijā), “Barikādes Barikāžu Aizstāvju Acīm” (Barikat Savunucularının Gözleri) adlı bir konferansı düzenledi ve İçişleri Bakanlığı da konferansa iştirak ederek, “barikat gazileri” hakkında bilgiler sundu.

     20 Ocak 2016 tarihinde de, 1991 yılındaki Barikatlar Hadisesi’nin 25. yıldönümü (çeyrek asrı) anısına, işte şu anda bulunduğumuz ve siz sevgili gönüldaşlarımızla bu sohbeti yaptığımız 1991 Yılı Barikatlar Meydanı (Let. 1991. Gada Barikāžu Laukums) kuruldu.

     Meydanın ortasında müze olarak kullanılan aynı adlı sarı bir bina var. Binanın dış cephesine bakan tarafında, Letonya’nın bütün şehir ve bölgelerinin amblem ve flamaları resmedilmiş ve bu oldukça hoş bir görsel estetik sunuyor. Altında ise “Latvijas Pilsētas un Novadi” (Letonya Şehirleri ve Bölgeleri) ibaresi yazıyor.

     Tam o sarı binanın önünde çekiyoruz fotoğraflarımızı…

     Evet…

     Dünyanın iki büyük süper gücünden biri olan SSCB devletine karşı “bir avuç insan” denecek kadar az bir topluluğun, sadece 2 milyon nüfûslu bir coğrafyanın korkmadan verdiği direniş, özgürlük ve bağımsızlık için verdiği ve tek bir silah dahi patlatmadan verdiği sivil mücadele sonunda elde ettiği hürriyet, kazandığı istiklâl ve bugün dünya haritasında ismiyle kimliğiyle ve onuruyla yer alan Letonya Cumhuriyeti.

     Hem büyük acılar hem de büyük fırsatlar çağı olan 20. yy’da, yüzyılın ilk yarısında Nazi Almanyası tarafından “dîn kardeşliği” masalıyla, yüzyılın ikinci yarısında da Komünist Sovyetler tarafından “halkların kardeşliği” masalıyla uyutulmaya, köleleştirilmeye, zehirlenmeye çalışılan ancak her iki zehirin de bünyelerine şırınga edilemediği, hem dînci hem ideolojik söylemlere kanmadıkları için bugün kendi kimlikleriyle dünya ulusları arasında hür ve müstakil bir biçimde yerlerini almış olan Letonlar.

     Onları “dîn kardeşliği” söylemiyle kandırmaya çalışan Naziler de, onları “halkların kardeşliği” söylemiyle kandırmaya çalışan Sovyetler de, her ikisi de tarihin çöp sepetine yuvarlanırken, onların söylemlerine kanmayan ve yalnızca kendi millî çıkarları için mücadele eden Letonlar, bugün özgür ve bağımsız bir ülke olarak dünya haritasına yerini almış durumdadır.

     Yaşanan her hadise bir ibret vesikadır, almasını bilene.

     Şâirin dediği gibi:

     “Gatavojatās aiz tarikādēm, reliģis un ideoloģiskām ahmak un smadzenes köle muļķībām,
     Slēpšanās aiz barikādēm, labāk ir atbrīvot sevi azadî un serxwebûn savus cilvēkām.”
 
     20. yüzyılda yaşamış dünyaca ünlü Leton şair Ibrāhijms Sēdijanīs’in Letonca olarak kaleme aldığı bu şiiri günümüz Türkçe’sine çevirirsek:
 
     “Tarikatların arkasından gidip beynini dinci ve ideolojik saçmalıklarla zehirleyeceğine,
     Barikatların arkasına saklanıp kendini ve halkını özgürleşirmen daha hayırlıdır.”
 
sediyani@gmail.com
 
     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ
 
     CİLT 12
 
FOTOĞRAFLAR:
 
 
 
 
 
 
1991. gada barikāžu laukums, 23 Ekim 2019

*

 

223 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir