İntihar Olayları Neden Artıyor?

 

isediyani

Eğitimci – yazar Sedat Çınar, Sediyani Haber için yazdı…

 

 

 

İntihar Olayları Neden Artıyor?

Sedat Çınar

     Son günlerde sıkça rastlamaya başladığımız intihar olayları ülke gündemini oldukça meşgul etmeye başlamış durumda. Bu intihar olayların devamı da artarak gelecek gibi görünüyor.

     Hemen hemen her intihar vakasından sonra bunu hemen maddiyata dayandırma yarışına giriliyor. İntihar sebepleri arasında maddî sıkıntılar yok mu? Elbette vardır hem de etkili bir sebeptir. Ama tek neden maddiyatmış gibi lanse etmek basite kaçmaktan öteye geçemeyecek.

     Olayı birkaç örnekle açıklayacak olursak: Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da bir doktor intihar etti. Son üç ay içindeki üçüncü doktor intiharı oldu. Yine son zamanlarda intihar eden öğretmenlerin maddî sıkıntılardan intihar ettiği söylendi ki tam anlamıyla akıldışı bir söylem. Birkaç gün önce Cizre’de kaymakamlık binasının 4. katından kendini aşağı atan N. K. isimli vatandaşın intihar sebebi özellikle sosyal medyada yankı buldu, şahsın maddî sıkıntıları olduğu paylaşımları yapıldı. Daha sonra ortaya çıktı ki N. K. isimli vatandaşımız % 76 zihinsel ve işitme engeli bulunan epilepsi hastasıdır. Yine geçtiğimiz günlerde Konya’da kendini TIR’a asarak intihar eden M. Ç. isimli vatandaşla ilgili aralarında milletvekillerinin de olduğu bir yığın insan intihar sebebini maddî sıkıntılar olarak yansıtmaya çalıştı ama daha sonra M. Ç’nin ailevî sıkıntılar yaşadığı ve bir süre önce eşinden boşandığı öğrenildi. Bir diğer örneğimiz ise geçtiğimiz günlerde intihar eden üniversite öğrencisi Sibel Ünlü. İntihardan kısa bir süre önce sosyal medya hesabından “Yemekhane kartımda yalnızca 1 liram var, 1 lira ile karnımı doyurabilir miyim?” paylaşımı yaptı. İnsanlar her zaman yaptıkları gibi sosyal medyadan atıp tutmaya başladılar. Sonraki süreçte Sibel Ünil’in babası ve abisi, maddî durumlarının gayet iyi olduklarını söylediler ve maddî sıkıntılardan dolayı gelen bir intihar olduğu haberlerini yalanladılar. Sibel’in duygusal bir yapıya sahip olduğunu, daha önce de intihara teşebbüs ettiğini dile getirdiler. Başka bir intihar vakası da Hatay’da valilik binası önünde yaşandı. Edilen bilgiye göre kendini yakma girişiminde bulunan vatandaşın iki çocuğu bulunmaktadır. Sosyal hizmetlerden sosyal ekonomik destek yardımı, çocukları için şartlı eğitim yardımı ve şartlı sağlık yardımı almaktadır. Vatandaş, eşinden boşanmış ve uzaklaştırma cezası almıştır. Psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle daha önce de kendini yakma teşebbüsünde bulunmuştur. Bunun haricinde geçtiğimiz aylarda İstanbul’un Fatih ilçesinde dört kardeş kendini siyanürle zehirleyerek intihar etti.

     Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun verilerine göre 2018 yılında Türkiye’de 3161 kişi hayatına son verdi. Verilere göre “hastalıklar, geçim zorluğu ve aile geçimsizliği”, intihar nedenleri arasında önemli yer tutuyor.

     İntihar sebeplerine baktığımız zaman ilk sırada hastalık yani psikolojik rahatsızlık gelmektedir. Asıl üzerinde durulması gereken etken de bence bu olmalıdır. Hatta geniş bir çerçeveden bakacak olursak, geçim zorluğu ve aile içi geçimsizliğin temelinde de yatan sebepler buradan kaynaklanmaktadır. İntiharlara sebebiyet veren görünen nedenlerin arkasında görünmeyen nedenler vardır. Bir düşünürün de dediği gibi “Suçu toplum hazırlar, suçlu işler”, yani ortada bir suç / intihar varsa bunda bütün toplumun parmağı vardır. Toplum yani insanlar üzerine düşen vazifeyi demek ki yerine getirmemiştir. Bugün bir baba “çocuklarım aç” diye kendi hayatına son veriyorsa insanlar bunun en büyük müsebbibi olarak devleti işaret eder. Halbuki o insan kendi akrabaları içinde, kendi dostları içinde, kendi mahallesinde aç kalmışsa ve o kadar kişi bunu görüp gerekli müdahaleyi yapamamışsa o intiharın en büyük hazırlayıcıları o toplumun tâ kendisidir. Düşünün ki bir insan aç kalmış ve gidecek hiç kimsesi yok, daha doğrusu yardım edecek kimseyi bulamıyordur. Bir İslam toplumunda bunların yaşanıyor olması gerçekten rezil bir durumdur. Tabi olduğumuz dînin peygamberi “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyor ama gel gör ki komşumuz intihar ettikten sonra onun aç olduğunu öğreniyoruz.  

     Tehlikenin farkında mıyız bilmiyorum ama insanlarda ciddi manada bir güven eksikliği var. Kalabalıkların içinde kendini yalnız hissetme duygusu var. En önemlisi de sevgi, saygı, şefkat eksikliği var.

     İnsanlar insanların içinde insana hasret kalmış durumda. Kimsenin kimseden ne umudu ne beklentisi kalmış, hatta bireylerin kendilerinden bile umutları yok.

     Küreselleşen dünyada toplumu ve aileyi ikinci plana atıp bireyselleşmeyi önplana çıkarmaya devam ettiğimiz sürece bu vakalar artarak devam edecek.

     SEDİYANİ HABER

     6 MART 2020

 

868 Total Views 4 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

2 Cevap İntihar Olayları Neden Artıyor?

  1. Yusuf sümbül dedi ki:

    Bir insanı intahara götüren yolun büyük bölümünü kişinin kendisi hazırlar kişi çalışmaz ekonomik olarak etkilenir kişi çevresini arayıp sormaz kendini yanlizlastirir kişi okumaz kendini karanlığa haps eder ve karanlıktan çıkmak için hiçbir çaba göstermez ve onda bile tenbellik eder kolay olan yolu seçer ve ölümü kendine laik görür. Not (üçüncü kisilerin çabası pek etkili)

    • Sedat ÇINAR dedi ki:

      Yusuf abi bu konuda belli bir noktaya kadar aynı düşünüyoruz seninle ama bir noktadan sonra farklı düşünüyorum.
      Niye diyeceksin; dediğin gibi kişi kendini o duruma getiriyor diyelim ki doğrudur. O noktaya gelen kişi akıl sağlığını yitirmiş demektir zaten. Üçüncü kişilerin sorumluluğu o noktadan sonra başlıyor zaten. Onu alıp o ruh halinden kurtarmak toplumun üzerinde farzdır. Ne diyor HZ. Ömer (r.a.) ‘Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler. Kuşların sıkıntılarını dert edinen İslam, insanı daha çok dert etmesi gerekiyor. Farkettiysen yazıda o tür insanların maddiyattan çok maneviyata ihtiyacı var demişim…

Yusuf sümbül için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir