Kadın Peygamberler – 15

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

– geçen bölümden devam –

     Tevrat, İncil ve Kur’ân’da, bebek Hz. Musa’yı Mısır’daki Nil Nehri’nde bulup kurtaran ve sahiplenerek saraya alan kadın olarak anlatılan Hz. Asiye (as) annemiz (781), bugünkü Kürdistan topraklarında, Türkiye ile Suriye arasında ikiye bölünmüş bugünkü Serê Kanî (Türkiye tarafı Ceylanpınar, Suriye tarafı Raselayn) şehrinde doğmuş bir Kürt kızıdır ve gerçek ismi Taduxepa (Taduxipa)’dır. (782)

     Daha sonra Mısır Firavunu ile evlendirilip Nefertiti adıyla Mısır Kraliçesi olan Hz. Asiye, her ne kadar Mısır Kraliçesi ise de, aslen Mısırlı değildir, kendisi aslen Kürdistanlı olup bir Kürt kadınıdır. (783) Nefertiti, Mitanni Kürt Krallığı’nın başkenti olan Vaşşuganni şehrinde doğmuştur (784) (bu şehir, bugünkü Urfa / Riha ilinin Ceylanpınar / Serê Kanî ilçesi yakınlarında, bugünkü Rojava sınırı yani Türkiye – Suriye sınırı üstüne düşen bir yerde kurulmuştu) ve Mitanni Prensesi olan bir Hitit Kürt kızıdır. (785) Daha sonra gelişen Mısır – Hitit ilişkilerinin sonucu olarak Mısır’a gelin gitmiş, Mısır Firavunu IV. Amenhotep (Axenaton) ile evlenerek Mısır Kraliçesi olmuştur. (786) Çok güzel bir kadın olan Taduxepa (Nefertiti, Hz. Asiye), Kürdistan’dan Mısır’a gelin geldikten sonra, Mısırlılar kendisine “Nefertiti” ismini takmışlardır ve bu ifade Eski Mısır dilinde “Güzel Kadın Geldi” veya “Güzellik Geliyor” demektir. (787) Nefertiti’nin gerçek ismi Taduxepa (Taduxipa)’dır. (788)

     M. Ö. 1500 – M. Ö. 1300 yılları arasında 200 yıl hüküm sürmüş (789) olan Mitanni Kürt Krallığı, bereketli Mezopotamya topraklarında Kürtler’in kurduğu en kadim devletlerden biridir. Başta Polonya asıllı ABD’li ünlü Asurolog ve tarihçi Ephraim Avigdor Speiser (1902 – 65) olmak üzere (790) pekçok Batılı ve Doğulu bilim adamları tarafından bugünkü Kürtler’in ataları olarak kabul edilen (791) ve Arî ırkına mensup Mitanniler, Zağros topluluğunun bir kolunu teşkil eden Subariler’in bir koludur. Daha doğrusu Subariler’in yönetici tabakasından olanlarının adıdır. (792)

     Mitanni Kürt Krallığı’nın başkenti, Vaşşuganni şehri idi. (793) Bu şehir, bugünkü Şanlıurfa (Riha) ilinin Ceylanpınar (Serê Kanî) ilçesi yakınlarında, bugünkü Rojava sınırı (Türkiye – Suriye sınırı) üstüne düşen bir yerde kurulmuştu. (794)

     Mitanni Kürt İmparatorluğu’nun başkenti olan “Vaşşuganni” şehrinin ismi de, pekçok bilim insanı, tarihçi ve dilbilimcinin belirttiğine göre Kürtçe’dir ve Kürtçe’de “iyi pınar veya “pınar başı” anlamına gelen “Başukani” ifadesinden doğmadır. (795) Bu da Mitanniler’in Kürt olduklarına dair başka bir net ve bariz delildir. Ne ilginçtir ki, bugün aynı yerde kurulu ve Türkiye ile Suriye arasında ikiye bölünmüş “Ceylanpınar” (Türkçe) ve “Raselayn” (Arapça) ilçelerinin eski gerçek ismi de “Serê Kani” (Kürtçe) olup, şehir halen Kürtler tarafından bu isimle anılıyor ve Kürtçe’de “Pınarbaşı” demektir. (796)

     M. Ö. 16. yy’da çok güçlü ve otoriter bir hükûmet kuran Mitanniler, Suriye, Amuriye, Asur memleketiyle Kürdistan’ın Kerkük bölgesine kadar olan topraklara hükmetmişlerdir. Döneminin 4 büyük devletinden (Mısır, Hayis, Kasi, Mitanni) biri olan Mitanni Kürt Krallığı, Hititler’in yıkılışından sonra bölgesel bir güç oldu. (797)

     Başkenti Vaşşuganni olan Mitanniler’in Xani Kalbat sülâlesi daha sonra Asuri memleketinin bir bölümünde, Nusaybin (Nûseybîn) kentinde müstakil bir hükûmet kurarlar. (798) Sonra yavaş yavaş Asuriler’in saldırılarına uğrayan Mitanni hükûmetleri, Asur Kralı Nasir Pal (iktidar yılları M. Ö. 1049 – M. Ö. 1031) döneminde tamamen Asuriler’in eline geçer ve sona erer. (799)

     200 yıl hüküm süren Mitanni Kürt Krallığı’nın ilk kralı Kral Kirta, son kralı da Kral Jiar’dır. Kuruluşundan yıkılışına kadar sırasıyla ve hepsi de Kürt olan bütün kralları şunlardır: Kirta (devletin kurucusu), I. Şuttarna (Kirta’nın oğlu), Parşatatar (Kirta’nın oğlu; I. Şuttarna’nın kardeşi), Şauştatar (Asur’u yağmaladı), I. Artatama (Mısır Firavunu IV. Thutmose ile antlaşma imzaladı), II. Şuttarna (İktidarının 10. yılında kızını Mısır Firavunu II. Amenhotep ile evlendirdi), Artaşumara (II. Şuttarna’nın oğlu; iktidarı kısa sürdü), Tuşratta (Ünlü “Amarna Mektupları”nı yazan kral; Tevrat’ta ve Kur’ân-ı Kerîm’de kendisinden bahsedilen Hz. Asiye’nin babası), II. Artatama (Hitit Kralı I. Şuppiluliuma ile antlaşma imzaladı), III. Şuttarna (Hitit Kralı I. Şuppiluliuma’nın akranı), Şattiuvaza (O’nun döneminde Mitanni Kürt Krallığı, Hitit Krallığı’nın himayesi altına girdi), Şattuara (O’nun döneminde Mitanni Kürt Krallığı, I. Adad-Nirari’nin yönetimindeki Asur İmparatorluğu’nun himayesi altına girdi), Uvasaşatta (Şattuara’nın oğlu), Jiar (Son kral; Uvasaşatta’nın oğlu olan kayıp şehzâde; henüz krallık tahtına oturmadan efsanevî bir şekilde ortadan kaybolduğu için Mitanni krallık silsilesinde adı geçmez, bu nedenle son kral genelde babası Uvasaşatta kabul edilir). (800)

     M. Ö. 1300 yılında başkent Vaşşuganni’nin Asurlular tarafından ele geçirilmesinden sonra Mitanni Kürt Krallığı yıkıldı ve Mitanniler asimile olarak tamamıyla Asurlulaştı. Hatta ne garip bir tekerrürdür ki, tıpkı Mitanniler’in soyundan gelen günümüz Kürt halkına yaşatıldığı gibi, Asurlular, Mitanniler’in konuştuğu dili dahi yasakladılar, anadillerini kullanmaya devam etmeleri halinde bunu cezalandırdılar. Neticede Mitanniler asimilasyona uğrayarak anadillerini dahi unuttular, zamanla Akkadca ve daha sonraları da Aramice konuşmaya başladılar. (801)

     İşte Tevrat, İncil ve Kur’ân’da, bebek Hz. Musa’yı Mısır’daki Nil Nehri’nde bulup kurtaran ve sahiplenerek saraya alan kadın olarak anlatılan Hz. Asiye (Taduxepa), M. Ö. 1366 tarihinde Mitanni Kürt Krallığı’nın başkenti Vaşşuganni’de doğdu, yani bugünkü Serê Kanî (Ceylanpınar / Raselayn) şehrinde. (802)

     Taduxepa (Hz. Asiye), Mitanni Kralı Tuşratta (iktidar yılları M. Ö. 1382 – M. Ö. 1342) ve Mitanni Kraliçesi Yuni çiftinin kızıdır. (803) Mitanni Kürt krallık ailesi Tuşratta – Yuni çifti, M. Ö. 1366 yılında dünyaya gelen kızlarına Taduxepa (Taduxipa) ismini koyarlar. Yeni doğan Mitanni Prensesi’ne bu “Taduxepa” ismi, o zamanki Mitanni / Hurri / Hitit dînindeki Hava (İklim) Tanrısı Teşşup’un karısı olan Hava Tanrıçası Xepat’a atfen verilmiştir. Taduxepa’nın halası (Mitanni Kralı Tuşratta’nın kızkardeşi) Giluxepa’nın ismi de aynı Tanrıça Xepat’ın adından gelmedir. Aynı şekilde bir Kürt uygarlığı olan Hititler’de, aynı zaman diliminde yaşamış Hitit Kraliçesi Puduxepa’nın ismi de Tanrıça Xepat’tan alınmadır. (804)

     “Taduxepa”, eski Mitanni Kürtçesi’nde “Xepat’ın hediyesi” (Hava Tanrıçası Xepat’ın verdiği armağan) demektir. Günümüzde Ortadoğu’da konuşulan Kürtçe, Türkçe, Farsça, Arapça gibi dillerde yer alan “hava” kelimesinin eski Mitanni / Hurri / Hitit dînindeki Hava Tanrıçası Xepat’ın adından türemiş olması kuvvetle muhtemeldir.

     Hava (İklim) Tanrıçası Xepat, Kürtler’in antik çağlardaki ataları olan Hurriler tarafından “yaşayan her şeyin annesi” olarak kabul edilen Ana Tanrıça’dır. (805) Bu isim, çok daha sonra ortaya çıkan semavî dînlerde (Yahudîlik ve İslamiyet) “tüm insanların annesi olan ilk kadın” olarak Havva ismiyle karşımıza çıkmaktadır. (806) Antik medeniyetlerdeki “yaşayan her şeyin annesi” olan Ana Tanrıça Xepat (Havva), sonrasında gelen semavî dînlerde “yaşayan her şeyin annesi” olan ilk insan (ilk kadın) hüviyetine büründürülmüştür.

     Her şeyin en doğrusunu bilen Allah’tır. Gerçek bilgi ve hakikat, ancak O’nun katındadır.

     Mısır – Hitit ilişkileri, Mitanni Uygarlığı, kutsal metinlerde Mısır Firavunu’nun karısı Hz. Asiye (as) ve tarih kitaplarında Mısır Kraliçesi Nefertiti adıyla bildiğimiz Mitanni Prensesi Taduxepa’nın gerçek kimliği, doğum tarihi ve doğum yeri, etnik kimliği hakkında bu bulguları ve bilgileri sizlerle paylaştıktan sonra, şimdi “dünyayı ve insanlığın serüvenini yenibaştan şekillendiren” bu mucize kadının biyografisini anlatmaya başlayabiliriz.

     Ancak tekrardan söyleyelim: Sizlere hayatınız boyunca sinagoglarda, kiliselerde ve camilerde duyduğunuz rivayetleri anlatmayacağız. Çünkü size masallar değil, gerçek tarih anlatacağız.

     Size gerçek Asiye’yi ve gerçek Musa’yı anlatacağız.

     İşte hepinizin tanıdığı ama gerçekte hiçbirinizin tanımadığı Hz. Asiye’nin – ve aynı anda Hz. Musa’nın – gerçek biyografisi:

     Tevrat ve İncil’de “Firavun’un kızı” (807), Kur’ân-ı Kerîm’de “Firavun’un karısı” (808) denilerek bahsedilen, hadis kaynaklarında “Asiye binti Muzahim” adıyla anlatılan (809), kimi İslam mezheplerinin ve birçok İslam âliminin “kadın peygamber” olarak kabul ettiği (810) Hz. Asiye (as) annemiz, bir Mitanni Prensesi olarak M. Ö. 1366 yılında Mitanni Kürt Devleti’nin başkenti olan Vaşşuganni (bugünkü Serê Kanî, yani Ceylanpınar / Raselayn) şehrinde doğdu. (811) Mitanni Kralı Tuşratta – Mitanni Kraliçesi Yuni çiftinin kızı olan Hz. Asiye’nin gerçek ismi Taduxepa’dır. (812) Hz. Asiye (Taduxepa) bir Kürt kızıdır ve konuştuğu dil de Kürtçe’dir. (813)

     Taduxepa (Hz. Asiye) doğduğunda, daha sonra gelin gideceği Mısır’da karısı olacağı M. Ö. 1401 doğumlu Firavun III. Amenhotep o sırada 35 yaşındaydı ve iktidarının 21. yılını yaşıyordu. (814)

     Bu firavun, Tevrat’ta ve Kur’ân’da lanetlenerek bahsedilen kötü kalpli, zalim firavundur. (815) Sonradan Hz. Asiye’nin kocası olacak olan bu tağutî Firavun ile Asiye arasında tam 35 yaş vardır.

     Ancak yaş farkı, o dönemin şartları ve insanları için ne ki? Pek bir önemi yoktur. Hele hele birşey var ki, onun yanında hiçbir önemi yoktur: Kutsal kitaplar bundan bahsetmediği için pek kimse bilmez ama, Hz. Asiye (Taduxepa) doğduğunda, sonradan kocası olacak olan zalim ve tağut Firavun (III. Amenhotep), o sırada Hz. Asiye’nin öz be öz halası olan ve biraz önce de kendisinden bahsettiğimiz Giluxepa ile evlidir. (816)

     Mısır – Mitanni yakın ilişkilerinin bir sonucu olarak, Mitanni Kralı Tuşratta, Mısır Firavunu III. Amenhotep’e hem kızkardeşini hem de kızını zevce olarak vermiştir. Mitannili Giluxepa (Mitanni Kralı Tuşratta’nın kızkardeşi), Mısır Firavunu III. Amenhotep ile M. Ö. 1377 yılında evlenmiştii. Yani yeğeni Taduxepa (Mitanni Kralı Tuşratta’nın kızı) doğmadan 11 yıl önce. (817)

     Tevrat’ta ve Kur’ân’da bahsi geçen zalim ve tağutî firavun III. Amenhotep’in ilk karısı, kendisi gibi Mısırlı olan Tiye’dir. Firavun III. Amenhotep daha sonra Mitannili bir Kürt kadını olan Giluxepa ile evlenmiştir, yani Taduxepa (Hz. Asiye)’nın halasıyla. Giluxepa O’nun ikinci karısıdır. Giluxepa vefat ettikten yıllar sonra da, Giluxepa’nın öz be öz yeğeni olan Taduxepa (Hz. Asiye) ile evlenmiştir. (818)

     O dönemde kraliyet prensesleri 12 – 15 yaş arasında evlendirilirdi. Mitanni Kürt Prensesi Taduxepa (Hz. Asiye), çok güzel bir kızdı. Ay parçasıydı; güzelliği Kürdistan’da dillere destan olmuş, tâ Mısır’a kadar duyulmuştu. Mitanni Kralı olan babası Tuşratta tarafından M. Ö. 1350 – M. Ö. 1340 yılları arasında kaleme alınan 13 adet ve dünyaca meşhur “Amarna Mektupları”nın tam 7 tanesinde Taduxepa’dan bahsedilir. (819)

     14 yaşına geldiğinde, babası Tuşratta, O’nu kendi eski eniştesiyle, Mısır Firavunu III. Amenhotep ile evlendirir.

     Yıl, M. Ö. 1352. Kur’ân-ı Kerîm’de bahsedilen en ünlü kıssalardan biri olduğu için hepinizin yakından bildiği Hz. Asiye ile zalim kocası Firavun’un evlendikleri tarihtir bu. (820)

     O sırada Hz. Asiye (Taduxepa) henüz 14 yaşında, kocası Firavun ise 49 yaşındadır.

     14 yaşındaki, henüz çocuk denecek yaştaki bir kızın 49 yaşındaki bir adamla (hem de üçüncü karısı olarak) evlendirilmesinin günümüz ahlâk normlarına göre kabul edilemezliği bir yana, bir de bu adamın o kızın öz halasının eski kocası olması, yani vefat etmiş halasının kocasıyla evlendirilmiş olması, insanın büsbütün garabetine gidiyor.

     Bir de bunun üstüne, kötülük nedir bilmeyen, sadece yüzü değil kalbi de güzel olan, ırk ve dil ayrımı yapmadan tüm insanları seven, içi iyilikle dolu bu genç kızın bu kadar kötü, gaddar ve zalim bir adamla, krallığını yaptığı Mısır’ı zûlüm ve baskıyla yöneten, yeni doğan Yahudî çocuklarını doğar doğmaz öldürecek kadar acımasız bir adamla evlendirilmiş olmasını, insan vicdanı kabullenmekte zorlanıyor kuşkusuz.

     Devam edelim…

     14 yaşındaki Hz. Asiye (Mitanni Prensesi Taduxepa) ile 49 yaşındaki Firavun (Mısır Firavunu III. Amenhotep), M. Ö. 1352 yılında evlendirilirler. Mısır’a Mitanni Kralı Tuşratta tarafından gönderilen hediyeler şunlardır:

     – Altın ve kıymetli taşlarla süslenmiş bir çift at,

     – Altın kartallarla süslenmiş bir at eyeri,

     – Bir at arabası,

     – Altın ve kıymetli taşlarla süslenmiş bir deve,

     – Mor, yeşil ve kırmızı renkli bez ve giysiler,

     – Eşyaları tutmak için büyük bir göğüs sandığı,

     – Bilezikler, kolçaklar ve diğer takılar,

     – Süs eşyaları. (821)

     Buna karşılık, III. Amenhotep daha evlilik olurken bile nasıl bir karaktere sahip olduğunu ortaya koymuştu ve kayınbabasından aldığı bunca düğün hediyesine karşılık kendisinin “mehir” olarak vaadettiği altın heykelleri hiçbir zaman göndermedi ve Mitanni Kralı Tuşratta, damadının bu görgüsüzlüğünden ömrü boyunca şikâyetçi oldu. (822)

     Çok güzel bir kız olan Taduxepa (Hz. Asiye), Kürdistan’dan Mısır’a gelin geldikten sonra, Mısırlılar kendisine “Nefertiti” ismini takmışlardır ve bu ifade Eski Mısır dilinde “Güzel Kadın Geldi” veya “Güzellik Geliyor” demektir. (823)

     Taduxipa’ya (Hz. Asiye, Nefertiti) Mısır’da verilen diğer ünvanlar şunlardır: “Kalıtsal Prenses”, “Övülmüş, Övgüye Layık”, “Yüce Kadın”, “Sevgi Tatlısı”, “İki Ülkenin Hanımı” (Mısır – Kürdistan), “Ana Kral’ın Karısı”, “Büyük Kral’ın Sevgilisi”, “Saraydaki Mükemmel Kadın”, “Büyük Kraliyet Hanımı”, “Bütün Kadınların Hanımı”, “Aşağı ve Yukarı Mısır’ın Hanımı”. (824)

     Gencecik yaşta Kürdistan’dan Mısır’a gelin giden Taduxepa veya yeni adıyla Nefertiti’nin yaşadığı rûh halini tahayyül ediniz: Yepyeni bir ülke (hatta yeni kıta, çünkü Mısır Afrika kıtasındadır), yepyeni bir toplum, yeni bir kültür, yeni bir yaşam…

     Yeni dînler, inançlar, tamamen farklı gelenek görenekler, örf âdetler, yaşam biçimleri…

     Yeni toplumlar, topluluklar: Mısırlılar, Kıptîler ve çok ilginç, değişik inançları olan mazlum, ezilen İbraniler…

     Kocası zalim, gaddar ve acımasız bir firavundu. Kutsal kitapların da belirttiği gibi, azgınlıkta haddi aşmış bir tağut idi. İsrailoğulları’na (İbraniler’e) her türlü zûlmü ve kötülüğü yapıyor, bu durum ise yüzü gibi kalbi de güzel olan iyi yürekli Hz. Asiye’yi (Taduxepa, Nefertiti) çok üzüyordu. Kocasının ülkedeki halklara yaptığı bu zûlüm ve kötülükleri kabullenemiyor, başta İbraniler olmak üzere ülkedeki mazlumlar için çok üzülüyor, fakat bir şey yapamıyordu, elinden hiçbir şey gelmiyordu.

     Mısırlılar çoktanrılı (politeist) ve putperest bir inanca sahipti. Ülkede yaşayan İsrailoğulları ise Hz. İbrahim (as) ve Hz. Yakup (as) peygamberlerin dînine inanıyorlardı. Hz. Asiye’nin (Taduxepa, Nefertiti) kocası Firavun III. Amenhotep “ilahlık” iddiâsında bulunuyor ve herkesin kendisini “Tanrı” olarak kabul etmesini istiyordu. Kabul etmeyenlere dayanılamayacak zûlüm ve eziyetlerde bulunuyordu. (825)

     İsrailoğulları, Kıptî kavminin zûlümlerinden ve firavunların ağır baskılarından bıkmışlardı. Bu nedenle atalarının yurdu olan Kenan ülkesine (bugünkü İsrail – Lübnan) gitmek istiyorlardı. Ama Firavun, İsrailoğulları’ndan her işinde yararlandığı için onların yakalarını bırakmak istemiyor ve onlara en ağır zûlümlerde bulunuyor, köle yapıyor, en çirkin ve adi işlerde çalıştırıyordu. (826)

     Mısır Firavunu, ülkede doğacak tüm Yahudî erkek çocuklarının öldürülmesi emrini vermişti. (827)

     İsrailoğulları’nın doğurduğu bebeklerin öldürülmesi konusuyla ilgili olarak bazı müfessirler, bir kâhinin Firavun’a, “İsrailoğulları arasında, falanca gecede bir çocuk dünyaya gelecek ve bu çocuk senin malını, mülkünü ve devletini yok edecek” dediğini, o söylenen gecede doğan 12 erkek çocuğu Firavun’un öldürdüğünü belirtmektedirler. Müfessirlerin çoğuna göre ise, İsrailoğulları’nın erkek çocuklarının öldürülmesi uzun yıllar devam etmiştir. İslamî kaynakların naklettiğine göre, öldürülen Yahudî çocukların sayısı 90.000 (doksanbin)’dir. (828)

     İşte tam bu dönemde, Amram (İmran) adında bir adamın karısı (829), Miryam adında 7 yaşındaki bir kız çocuğun ve Harun adında 3 yaşında bir erkek çocuğun annesi (830) olan Yoxebed adlı bir İbrani kadını, hamiledir ve yine bir erkek bebek doğuracaktır.

     Mısır doğumlu, Levi’nin kızı (831) olup o sırada tam 130 yaşında (832) olan bu yaşlı kadın, her üçü de peygamber olan Hz. Miryam (as), Hz. Harun (as) ve Hz. Musa (as)’nın annesi olup, Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın kendisine vahyettiği ve direk kendisine âyetler gönderdiği belirtildiği için (833) birçok İslam âliminin tereddütsüz “kadın peygamber” olduğuna hükmettiği (834) Hz. Yoxebed (as)’dir. Yoxebed, o sırada Musa’ya hamiledir.

     Musa, İsrailoğulları’nın Mısır’da ağır baskı ve zûlüm altında olduğu, yeni doğan Yahudî erkek çocuklarının Nil Nehri’ne atılarak öldürüldüğü bir zamanda doğmuştur. (835) Musa doğduğunda abisi Aaron (Harun) 3 yaşında (836), ablası Miryam (Meryem) da 7 yaşındadır (837).

     Musa’nın annesi Yoxebed, zalim yönetici Firavun ve adamları bebeğin doğum zamanını hesaplayamasınlar diye Musa’ya 3 aylık hamileyken kocası Amram (İmran)’dan boşanıp Parnak’ın oğlu Elizafan ile evlenmiştir. Onlar (Firavun ve adamları), Yoxebed’in yeni evlendiği Elizafan’dan hamile kaldığını zannedip bebeğin 9 ay sonra doğacağını hesaplarken, Yoxebed eski kocası Amram’dan üç ay öncesinden hamile kalmış olduğu için bebeği Musa’yı 6 ay sonra doğurmuştur. (838)

     Bu hadise, Hz. Asiye (Taduxepa, Nefertiti) Kürdistan’dan Mısır’a gelin gittikten ve o zalim Firavun’la evlendikten sadece iki yıl sonra yaşanıyor.

     Yıl, M. Ö. 1350. O sırada Hz. Yoxebed 130 yaşında, kocası Amram 110 yaşında, zalim Firavun III. Amenhotep 51 yaşında, karısı Hz. Asiye 16 yaşında, Musa’nın ablası Hz. Meryem 7 yaşında, Musa’nın abisi Hz. Harun 3 yaşında, Hz. Musa ise yeni doğmuş bir bebektir.

     Musa doğduktan sonra, annesi Yoxebed, “çok güzel olan” (839) bebeği bulup öldürmesinler diye Tanrı’nın emri ve yönlendirmesiyle (840) sazdan bir sepeti harç ve ziftle sıvamış ve yaptığı bu sandığın içine bebeği Musa’yı koyarak onu Nil Nehri’ne bırakmıştır. (841) Yoxebed bebeği Musa’yı sandığa koyup nehre bırakınca, 7 yaşındaki kızı (bebeğin ablası) Miryam’a da nehir sularında yüzen sandığı gizli gizli takip etmesini söylemiştir. Miryam, yeni doğan kardeşinin akıbetinin ne olacağını bilmek için sandığın sudaki yüzüşünü gizlice takip etmiştir. (842)

     Musa’yı taşıyan ve Nil Nehri sularında usul usul süzülen sandık, Firavun’un (Tevrat ve İncil’e göre) kızı (843) veya (Kur’ân’a göre) karısı (844) tarafından bulunmuştur. Firavun’ın kızı veya karısı, yıkanmak için nehre indiğinde sepeti ve içindeki bebeği görmüş ve almış, onun İbraniler’in çocuklarından olduğunu anladığı halde bebeği sevmiş, “Bize göz aydınlığı olacak ne kadar güzel bir çocuk!” diyerek bebeği kucaklamış ve saraya alarak onu himaye etmiştir. (845)

     Firavun’un kızı veya karısı, bebeği sudan çıkardığı için, ona “Sudan çıkan” veya “Nehrin çocuğu” anlamına gelen “Musa” ismini takmıştır. (846)

     Firavun’un kızı veya karısı, bebeği emzirmek için birçok Mısırlı kadını saraya çağırtmış, fakat bebek (Musa) o kadınlardan hiçbirinin sütünü emmemiştir. (847) Bebeğe sütanne ararlarken, bebeğin 7 yaşındaki ablası Miryam saraya giderek Firavun’un kızına veya karısına, “Bebeği emzirmesi için size bir İbranî sütanne bulup getirebilirim” demiş, Firavun’un kızı veya karısı bunu kabul etmiş, Miryam büyük bir sevinçle ve alelacele koşup annesine haber vermiş, bebeği doğuran öz annesi olduğunu kimsenin bilmediği Yoxebed böylece saraya gelerek bebek Musa’yı emzirmiş, Musa O’nun sütünü içmiştir. Bu duruma çok şaşıran Firavun’un kızı veya karısı, Yoxebed’in Musa’ya sütannelik yapmasını istemiştir. Böylece Yoxebed, kendi öz evladına sarayda sütannelik yapmıştır. (848)

    Kutsal kitaplarda bu kıssa anlatılırken, bebek Musa’yı nehir sularında bulup çıkaran ve kurtarıp saraya alan kadın (Hz. Asiye, Taduxepa, Nefertiti) için, Tevrat ve İncil’de “Firavun’un kızı” (849), Kur’ân-ı Kerîm’de “Firavun’un karısı” (850) denilerek bahsedilir. Ancak burada, kutsal kitapların farklı bilgiler verdiği düşüncesine kapılınmamalı. İlk başta “birbiriyle çelişen anlatımlar” gibi görünse de, bu farklı anlatımlarda Tevrat ile Kur’ân arasında bir çelişki OLMADIĞINI, çalışmamızın devamında Hz. Asiye’nin ikinci evliliğini anlattığımızda anlayacaksınız.

     İsterseniz gelin şimdi, dünyanın belki de en meşhur olayı olan, Musa’nın doğumu ve annesi Yoxebed’in onu bir sandığa koyup Nil Nehri’ne bırakması, sonra da Firavun’un (Tevrat’a ve İncil’e göre) kızı veya (Kur’ân’a göre) karısı tarafından bebeğin bulunup saraya alınması olayının kutsal kitaplarda nasıl anlatıldığına bakalım.

     Bu olay hem Tevrat’ta, hem İncil’de, hem de Kur’ân’da detaylı bir biçimde anlatılmaktadır. Önce Tevrat’ta nasıl anlatıldığına bakalım:

     “Yakup’la birlikte aileleriyle Mısır’a giden İsrailoğulları’nın adları şunlardır: Ruben, Şimon, Levi, Yahuda, İssakar, Zevulun, Benyamin, Dan, Naftali, Gad, Aşer. Yakup’un soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısır’daydı.

     Zamanla Yusuf, kardeşleri ve o kuşağın hepsi öldü. Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.

     Sonra Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısır’da tahta çıktı. Halkına, ‘Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok’ dedi, ‘Gelin, onlara karşı aklımızı kullanalım, yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa, düşmanlarımıza katılıp bize karşı savaşır, ülkeyi terkederler.’

     Böylece Mısırlılar, İsrailliler’in başına onları ağır işlere koşacak angaryacılar atadılar. İsrailliler Firavun için Pitom ve Ramses adında ambarlı kentler yaptılar. Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak İsrailliler’i amansızca çalıştırdılar. Her türlü tarla işi, harç ve kerpiç yapımı gibi ağır işlerle yaşamı onlara zehir ettiler. Bütün işlerinde onları amansızca kullandılar.

     Mısır Kralı, Şifra ve Pua adındaki İbranî ebelere şöyle dedi: ‘İbranî kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.’

     Ama ebeler Tanrı’dan korkan kimselerdi, Mısır Kralı’nın buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar. Bunun üzerine Mısır Kralı ebeleri çağırtıp, ‘Niçin yaptınız bunu?’ diye sordu, ‘Neden erkek çocukları sağ bıraktınız?’

     Ebeler, ‘İbranî kadınlar Mısırlı kadınlara benzemiyor’ diye yanıtladılar, ‘Çok güçlüler. Daha ebe gelmeden doğuruyorlar.’

     Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldıkça çoğaldı. Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.

     Bunun üzerine Firavun bütün halkına buyruk verdi: ‘Doğan her İbranî erkek çocuk Nil’e atılacak, kızlar sağ bırakılacak.’” (851)

     Tevrat, devamında yaşananları şöyle anlatmaktadır:

     “Levili bir adam kendi oymağından bir kızla evlendi. Kadın gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce, onu üç ay gizledi. Daha fazla gizleyemeyeceğini anlayınca, hasır bir sepet alıp katran ve ziftle sıvadı. İçine çocuğu yerleştirip Nil kıyısındaki sazlığa bıraktı.

     Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.

     O sırada Firavun’un kızı yıkanmak için ırmağa indi. Hizmetçileri ırmak kıyısında yürüyorlardı. Sazların arasındaki sepeti görünce, Firavun’un kızı onu getirmesi için hizmetçisini gönderdi. Sepeti açınca ağlayan çocuğu gördü. Ona acıyarak, ‘Bu bir İbranî çocuğu’ dedi.

     Çocuğun ablası Firavun’un kızına, ‘Gidip bir İbranî sütanne çağırayım mı?’ diye sordu, ‘Senin için bebeği emzirsin.’ Firavun’un kızı, ‘Olur’ diye yanıtladı.

     Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.

     Firavun’un kızı kadına, ‘Bu bebeği al, benim için emzir, ücretin neyse veririm’ dedi.

     Kadın bebeği alıp emzirdi.

     Çocuk büyüyünce, onu geri getirdi. Firavun’un kızı çocuğu evlat edindi. ‘Onu sudan çıkardım’ diyerek adını ‘Musa’ koydu.” (852)

     İncil’de de olay şöyle anlatılmaktadır:

     “Tanrı’nın İbrahim’e verdiği sözün gerçekleşeceği zaman yaklaştığında, Mısır’daki halkımızın nüfûsu bir hayli çoğalmıştı.

     Sonunda Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısır’da tahta çıktı. Bu adam, halkımıza karşı haince davrandı, atalarımıza kötülük etti. Onları, yeni doğan çocuklarını açıkta bırakıp ölüme terketmeye zorladı.

     O sırada, son derece güzel bir çocuk olan Musa doğdu. Musa, üç ay babasının evinde beslendikten sonra açıkta bırakıldı.

     Firavun’un kızı onu bulup evlat edindi ve kendi oğlu olarak yetiştirdi.

     Musa, Mısırlılar’ın bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.” (853)

     Kur’ân-ı Kerîm’de de olay benzer şekilde anlatılmaktadır. Musa’nın doğumu ve akabinde yaşananlar Kur’an’da şöyle anlatılmaktadır:

     “Tâ, Sîn, Mîm. Bunlar apaçık Kitab’ın âyetleridir.

     İmân eden bir kavim için Musa ile Firavun’un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız:

     Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde büyüklük taslamış ve ora (Mısır) halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimini eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.

     Biz ise istiyorduk ki yeryüzünde mustaz’âflara (zayıf bırakılmışlara) lütûfta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım. Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

     Musa’nın annesine, ‘Onu emzir, başına birşey gelmesinden korktuğun zaman onu suya (Nil’e) bırak. Korkma, üzülme; çünkü Biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız’ diye vahyettik.

     Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

     Firavun’un karısı şöyle dedi: ‘Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz.’ Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.

     Musa’nın annesinin (Yoxebed’in) kalbi bomboş kaldı. Eğer Biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

     Annesi, Musa’nın kızkardeşine (Miryam’a), ‘Onu takip et’ dedi. O da Musa’yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.

     Biz, daha önce onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Kızkardeşi, ‘Size onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?’ dedi.

     Böylece Biz, annesinin gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah’ın vaadinin hak olduğunu bilsin diye onu annesine geri döndürdük. Fakat onların pekçoğu bunu bilmezler.

     Musa olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.” (854)

     Kur’ân-ı Kerîm’de bu olay anlatılırken Hz. Asiye’den bahsedilişinde “Firavun’un karısı” denilerek bahsedildiği için, bu “Firavun’un karısı” ifadesi nedeniyle Müslümanlar’ın zihninde 30 – 40 yaşlarında bir kadın canlanmaktadır. Asiye evet o sırada evli bir kadındır ve Firavun’un karısıdır, ve fakat kendisi daha odur henüz 16 yaşındadır. Çünkü çocuk denecek yaşta evlenmiştir ve bu olay da evlendikten sadece iki yıl sonra vuku bulmaktadır.

     Tevrat ve Kur’ân’da anlatılan, Asiye’nin bebek Musa’ya sütanne araması, sonra da Musa’nın ablası Miryam’ın gelip de O’na “Çocuğu emzirmek için bir sütanne bulabilirim” demesi, Asiye’nin de Miryam’ın bu teklifini kabul etmesi hadisesini, bu ikisi arasındaki şu diyaloğu – onların gerçek yaşlarını bilerek – yenibaştan zihninizde canlandırmanızı tavsiye ederim: İkili arasında bu diyalog olurken, Asiye sadece 16 yaşında, Miryam da 7 yaşındadır. Yani iki kız da henüz çocuk denecek yaştadırlar aslında.

     İslam inancına ve kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’deki anlatıma göre, bebek Musa’nın kendisini emzirmek isteyen Mısırlı kadınlardan hiçbirinin sütünü emmemesi, Allah’ın henüz bebekken Musa’ya vahyetmesi ve bebek Musa’yı bundan men etmesi nedeniyledir. (855) Aynı inanç, Yahudilik’in sözlü kanununun kâğıda dökülmüş derlemesi olan Talmud’da da bulunur. Talmud’a göre, Musa’ya Mısırlı kadınların sütünü emmemesi emri verilmiştir, çünkü Tanrı’nın kelamının çıkacağı bir ağzın helâl olmayan şeyi içmemesi gerekirdi. (856)

     İncil’de anlatıldığına göre, sarayda büyüyen Musa, aristokratlara has entelektüel bir eğitim almış, dönemin medeniyette en gelişmiş ve kültürlü halkı olan Mısırlılar’ın bütün ilimlerinde yetiştirilmiş ve gerek sözlerinde gerekse işlerinde kudretli bir kimse olmuştur:

     “Musa, Mısırlılar’ın bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.” (857)

     Aynı bilgi Kur’ân-ı Kerîm’de de verilmektedir:

     “Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. İşte güzel davrananları böyle ödüllendiririz.” (858)

     Peki bundan sonra neler yaşanmıştır?

     Bütün buraya kadar anlattıklarımız bile insanı hayretlere düçar eden niteliktedir ve sayısız ders ve ibretlerle doludur. Fakat daha da ilginç olan ve insanı asıl büyük hayretlere düçar eden, bundan sonra yaşanacaklardır.

     Çünkü bundan sonra yaşanacaklar, insanlık tarihinin son 3500 yıllık serüvenini şekillendirmiştir.

     Bundan sonra yaşanacaklar, şu anda dünya üzerinde var olan inançların ve kültürlerin tohumunu atmıştır.

     Bundan sonra yaşanacaklar, üzerinde yaşadığımız gezegene son 3500 yıllık şeklini vermiştir.

– devam edecek –

     DİPNOTLAR:

(781): Tevrat, Çıkış, 1:1 – 22; 2:1 – 10 / İncil, Resullerin İşleri, 7:17 – 22 / Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 1 – 14

(782): Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018 / Joyce Tyldesley, Nefertiti: Egypt’s Sun Quenn, Penguin Books, Londra 1998 / Harry Reginald Hall, The Ancient History of the Near East, s. 255 – 258, Routledge Publishing, New York 2016 / Aidan Dodson, Amarna Sunrise: Egypt from Golden Age to Age of Heresy, s. 87, American University in Cairo Press, Kahire & New York 2016 / Dorothea Arnold, The Royal Women of Amarna, s. 14, The Metropolitan Museum of Art Publishers, New York 1997 / Pauline Gedge, The Twelfth Transforming, Chicago Review Press Incorporated, Chicago 1984 / Menachem Mannie Magid, Who Knew Not Joseph, Strategic Book Publishing, Singapur 2015 / David Hatcher Childress, The Mystery of the Olmecs, s. 163, Adventures Unlimited Press, Kempton 2007 / Subhash Kak, The Wishing Tree: Presence and Promise of India, s. 104 – 105, iUniverse Publishing, New York & Bloomington & Şanghay 2008 / K. S. Krishnan, The Origin of Vedas, Notion Press, Chennai 2019 / Mehrdad Izady, The Kurds, Routledge Publishing, New York 2015 / Erik Hornung, Akhenaten and the Religion of Light, Cornell University Press, Ithaca 2001 / William L. Moran, The Amarna Letters, Johns Hopkins University Press, Baltimore 2002 / Şoreş Welat Demir, Şu Asi-l Kürtler, s. 326, SWD-GROUP Yayınları, İstanbul 2018 / K. Gajendra Singh, Was Nefertiti, An Aryan Princess?, In Search of Wassukkani – Capital of Pre-Vedic Aryan Kingdom of Mitannis from 1500 BC to 1200 BC in Upper Mesopotamia, Boloji, 13 Mayıs 2007, https://www.boloji.com/articles/763/was-nefertiti-an-aryan-princess / Burçin Erkan, Medeniyetlerin Beşiği Kürdistan ve Kürtler’in Ataları – 2, Peyama Kurd, 29 Mart 2018, http://www.peyamakurd.com/Niviskar/kuertler-ve-devlet-deyince-aklimiza-gelen-ilk-sey-isgalcinin / Saradistribution, Nefertiti, http://www.saradistribution.com/nefertiti.htm

(783): David Hatcher Childress, The Mystery of the Olmecs, s. 163, Adventures Unlimited Press, Kempton 2007 / Subhash Kak, The Wishing Tree: Presence and Promise of India, s. 104 – 105, iUniverse Publishing, New York & Bloomington & Şanghay 2008 / K. S. Krishnan, The Origin of Vedas, Notion Press, Chennai 2019 / Mehrdad Izady, The Kurds, Routledge Publishing, New York 2015 / Erik Hornung, Akhenaten and the Religion of Light, Cornell University Press, Ithaca 2001 / Şoreş Welat Demir, Şu Asi-l Kürtler, s. 326, SWD-GROUP Yayınları, İstanbul 2018 / Burçin Erkan, Medeniyetlerin Beşiği Kürdistan ve Kürtler’in Ataları – 2, Peyama Kurd, 29 Mart 2018, http://www.peyamakurd.com/Niviskar/kuertler-ve-devlet-deyince-aklimiza-gelen-ilk-sey-isgalcinin / Saradistribution, Nefertiti, http://www.saradistribution.com/nefertiti.htm

(784): Subhash Kak, The Wishing Tree: Presence and Promise of India, s. 104 – 105, iUniverse Publishing, New York & Bloomington & Şanghay 2008 / Erik Hornung, Akhenaten and the Religion of Light, Cornell University Press, Ithaca 2001 / William L. Moran, The Amarna Letters, Johns Hopkins University Press, Baltimore 2002 / K. Gajendra Singh, Was Nefertiti, An Aryan Princess?, In Search of Wassukkani – Capital of Pre-Vedic Aryan Kingdom of Mitannis from 1500 BC to 1200 BC in Upper Mesopotamia, Boloji, 13 Mayıs 2007, https://www.boloji.com/articles/763/was-nefertiti-an-aryan-princess

(785): Harry Reginald Hall, The Ancient History of the Near East, s. 255 – 258, Routledge Publishing, New York 2016 / Dorothea Arnold, The Royal Women of Amarna, s. 14, The Metropolitan Museum of Art Publishers, New York 1997 / Erik Hornung, Akhenaten and the Religion of Light, Cornell University Press, Ithaca 2001 / William L. Moran, The Amarna Letters, Johns Hopkins University Press, Baltimore 2002 / Subhash Kak, The Wishing Tree: Presence and Promise of India, s. 104 – 105, iUniverse Publishing, New York & Bloomington & Şanghay 2008 / Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018

(786): David Hatcher Childress, The Mystery of the Olmecs, s. 163, Adventures Unlimited Press, Kempton 2007 / K. S. Krishnan, The Origin of Vedas, Notion Press, Chennai 2019 / Mehrdad Izady, The Kurds, Routledge Publishing, New York 2015 / William L. Moran, The Amarna Letters, Johns Hopkins University Press, Baltimore 2002 / Aidan Dodson – Dyan Hilton, The Complete Royal Families of Ancient Egypt, Thames & Hudson Publishing, Londra 2004 / Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018 / Joyce Tyldesley, Nefertiti: Egypt’s Sun Quenn, Penguin Books, Londra 1998 / Şoreş Welat Demir, Şu Asi-l Kürtler, s. 326, SWD-GROUP Yayınları, İstanbul 2018 / Ellen Lloyd, Was Princess Tadukhipa of the Mitanni Kingdom Quenn Nefertiti?, Ancient Pages, 15 Mart 2016, http://www.ancientpages.com/2016/03/15/was-princess-tadukhipa-of-the-mitanni-kingdom-queen-nefertiti/ / K. Gajendra Singh, Was Nefertiti, An Aryan Princess?, In Search of Wassukkani – Capital of Pre-Vedic Aryan Kingdom of Mitannis from 1500 BC to 1200 BC in Upper Mesopotamia, Boloji, 13 Mayıs 2007, https://www.boloji.com/articles/763/was-nefertiti-an-aryan-princess / Burçin Erkan, Medeniyetlerin Beşiği Kürdistan ve Kürtler’in Ataları – 2, Peyama Kurd, 29 Mart 2018, http://www.peyamakurd.com/Niviskar/kuertler-ve-devlet-deyince-aklimiza-gelen-ilk-sey-isgalcinin

(787): Aidan Dodson, Amarna Sunrise: Egypt from Golden Age to Age of Heresy, s. 87, American University in Cairo Press, Kahire & New York 2016 / Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018 / Joyce Tyldesley, Nefertiti: Egypt’s Sun Quenn, Penguin Books, Londra 1998 / Lindsay Shapka, Queen Nefertiti: The Most Beautiful Women in Ancient Egypt, The Anthrotorian, 10 Temmuz 2013, https://theanthrotorian.com/history/2013/7/10/the-most-beautiful-women-in-ancient-egypt / Ellen Lloyd, Was Princess Tadukhipa of the Mitanni Kingdom Quenn Nefertiti?, Ancient Pages, 15 Mart 2016, http://www.ancientpages.com/2016/03/15/was-princess-tadukhipa-of-the-mitanni-kingdom-queen-nefertiti/ / Mahmoud Gebril, Nefertiti – Beautiful and Powerful Queen of Ancient Egypt, Osiris Tours, 21 Aralık 2016, https://www.osiristours.com/nefertiti-beautiful-powerful-queen-ancient-egypt/ / Jone Johnson Lewis, Biography of Queen Nefertiti, Ancient Egyptian Queen, ThoughtCo, 22 Mayıs 2019, https://www.thoughtco.com/about-queen-nefertiti-3529849 / A. R. Williams, Could Queen Nefertiti’s Tomb Reveal Secret From Egypt’s Shadowy Past?, National Geographic, 18 Aralık 2015, https://www.nationalgeographic.com/news/2015/12/151218-nefertiti-tomb-mystery-egypt/ / Roberto Soberanis, Nefertiti, Ancient Egypt’s Most Beautiful Lie, Cultura Colectiva, 11 Kasım 2016, https://culturacolectiva.com/history/nefertiti-ancient-egypts-most-beautiful-lie / Christobel Hastings, How Nefertiti, Ancient Egypt’s Revolutionary Queen, Became a Global Icon, Vice, 30 Nisan 2018, https://www.vice.com/en_us/article/kzxd8x/nefertiti-bust-radical-history-hidden-by-beauty / Nazan Apaydın Demir, Mısır Kraliçesi Nefertiti Kimdir?, Antik Tarih, 5 Mayıs 2018, http://www.antiktarih.com/2018/05/05/kralice-nefertiti/ / Saradistribution, Nefertiti, http://www.saradistribution.com/nefertiti.htm

(788): Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018 / Joyce Tyldesley, Nefertiti: Egypt’s Sun Quenn, Penguin Books, Londra 1998 / Harry Reginald Hall, The Ancient History of the Near East, s. 255 – 258, Routledge Publishing, New York 2016 / Aidan Dodson, Amarna Sunrise: Egypt from Golden Age to Age of Heresy, s. 87, American University in Cairo Press, Kahire & New York 2016 / Dorothea Arnold, The Royal Women of Amarna, s. 14, The Metropolitan Museum of Art Publishers, New York 1997 / Pauline Gedge, The Twelfth Transforming, Chicago Review Press Incorporated, Chicago 1984 / Menachem Mannie Magid, Who Knew Not Joseph, Strategic Book Publishing, Singapur 2015

(789): Asko Parpola, The Roots of Hinduism – The Early Arians and the Indus Civilization, s. 8, 15, 91 ve 298, Oxford University Press, New York 2015 / Dawid W. Anthony, The Horse, The Wheel and Language – How Bronz-Age Riders from the Eurasian Steppes Shaped the Modern World, s. 49 ve 454, Princeton University Press, Princeton 2007 / Albrecht Wezler – Michael Witzel, Indian Philology and South Asian Studies, cilt 1, s. 278 ve 353, Gruyter Verlag, Berlin & New York 1995 / Amanda H. Podany, Brotherhood of Kings – How International Relations Shaped The Ancient Near East, s. 184 – 185, Oxford University Press, New York 2010 / K. Krishna Reddy, General Studies History, s. 163, Tata McGraw-Hill Publishing, Yeni Delhi 2006

(790): Ephraim Avigdor Speiser, Introduction to Hurrian, s. 10, American Schools of Oriental Research Under The Jane Dows Nies Publication Fund, Indiana University Press, Bloomington 1941

(791): Ephraim Avigdor Speiser, Introduction to Hurrian, s. 10, American Schools of Oriental Research Under The Jane Dows Nies Publication Fund, Indiana University Press, Bloomington 1941 / Renate Seebauer, Mosaik Europa – Diskussionsbeiträge zur Ethnischen und Sprachlichen Vielfalt, s. 87, LIT Verlag, Viyana & Münster 2006 / Ferdinand Hennerbichler, Die Herkunft der Kurden, s. 128 – 135, 215, 230 – 236 ve 246, Peter Lang Verlag, Frankfurt am Main 2010 / Sardar Pishdare, In Depth History of the Kurd and Kurdistan, s. 105 – 106, 2013 / Mehrdad Izady, The Kurds, Routledge Publishing, New York 2015 / Ian Freer, The Pagan Eden – The Assyrian Origins of the Kabbalistic Tree of Life, John Hunt Publishing, Winchester & Washington 2013 / Vignaud Pamphlets: Asia Minor, s. 562 – 574, 1753 / Wiliam J. Frawley, International Encyclopedia of Lingusitics, cilt 1, s. 255, Oxford University Press, Oxford & New York 2003 / K. E. Eduljee, Mitanni – Indo-Iranians of Asia Minor (C. 1475 – 1275 BCE), Zoroastrian Heritage, Heritage Institute, heritageinstitute.com/zoroastrianism/ranghaya/mitanni.htm / Kendal Nezan, A Brief Survey of the History of the Kurds, Institut Kurde de Paris, https://www.institutkurde.org/en/institute/who_are_the_kurds.php / Joshua J. Mark, Mitanni, Ancient History Encyclopedia, 28 Nisan 2011, https://www.ancient.eu/Mitanni/ / Burçin Erkan, Medeniyetlerin Beşiği Kürdistan ve Kürtler’in Ataları – 2, Peyama Kurd, 29 Mart 2018, http://www.peyamakurd.com/Niviskar/kuertler-ve-devlet-deyince-aklimiza-gelen-ilk-sey-isgalcinin / Muazzez Hêja Baktaş, Kürt İmparatorlukları – 4: Mitanniler, Nerina Azad, 12 Ocak 2019, https://www.nerinaazad.org/tr/columnists/muazzez-baktas/kurt-imparatorluklari-4-mitanniler / Ali Haydar Bengi (Mavi Marmara şehîdi), Tarih Sahnesinde Kürtler, Kürt Sorunu ve İslamî Çözüm, İstanbul 1988. http://candname.com/kisaca-kurt-tarihi/ / Die Geschichte der Kurden, Kurdische Identität, Antike, https://diegeschichtederkurden.wordpress.com/kurdische-identitat/antike/ / Mitanni, Kurdish People, https://kurdishpeople.org/mitanni/

(792): Oswald Spengler, Frühzeit der Weltgeschichte – Fragmente aus dem Nachlass, s. 332, Hofenberg Verlag, Berlin 2016 / Max Hilzheimer, Natürliche Rassengeschichte der Haussägetiere, s. 238 – 240, Gruyter Verlag, Berlin & Leipzig 1926 / Ferdinand Hennerbichler, Die Herkunft der Kurden, s. 162 – 166, Peter Lang Verlag, Frankfurt am Main 2010 / Ali Haydar Bengi (Mavi Marmara şehîdi), Tarih Sahnesinde Kürtler, Kürt Sorunu ve İslamî Çözüm, İstanbul 1988. http://candname.com/kisaca-kurt-tarihi/

(793): Edward Lipiński, The Aramaeans: Their Ancient History, Culture, Religion, s. 120, Peeters Publishers, Leuven & Paris & Sterling 2000 / Francisco Marco Simón – Narciso Santos Yanguas, Textos Para la Historia del Proximo Oriente Antiguo, cilt 1, s. 44, Universidad de Oviedo Publicaciones, Oviedo 1980 / Emmet John Sweeney, Empire of Thebes or Ages In Chaos Revisited, cilt 3, s. 10 – 12 ve 122, Algora Publishing, New York 2006 / Margaret R. Bunson, Encyclopedia of Ancient Egypt, s. 55, 124 ve 248, Facts On File Publishing, New York 2002 / Liny Srinivasan, Desi – Words Speak of the Past, s. 428 – 435, AuthorHouse Publishing, Bloomington 2011 / Peter M. M. G. Akkermans – Glenn M. Schwartz, The Archaeology of Syria, s. 327, Cambridge University Press, Cambridge 2003 / Paul Elliott, Walfare in New Kingdom Egypt, 2017 / Dietrich Opitz, Die Lage von Waššugganni, Zeitschrift für Assyriologie und Verwandte Gebiete, sayı 37, s. 299 – 301, 1927 / Barthel Hrouda, Waššukanni, Urkiš, Šubat-Enlil, Mitteilung der Deutschen Orient-Gesellschaft, sayı 90, s. 22 – 35, 1958 / Allan Dobel – Frank Asaro – Helen V. Michel, Neutron Activation Analysis and the Location of Washshukanni, Orientalia, sayı 46, s. 375 – 382, 1977

(794): age / age / age / age / age / age / age / agm / agm / agm

(795): K. S. Krishnan, The Origin of Vedas, Notion Press, Chennai 2019 / Srini Kalyanaraman, Tvaṣṭr̥, Meluhha of Bhāratam Janam (Rigveda) is Tuisto, Divine Ancestor of Germanic Peoples (Tacitus), Legacy of Proto-Indo-Aryan Superstrate & Mitanni Treaty, s. 20, https://www.academia.edu/13052837/Tva%E1%B9%A3%E1%B9%ADr_Meluhha_of_Bh%C4%81ratam_Janam_Rigveda_is_Tuisto_divine_ancestor_of_Germanic_peoples_Tacitus_legacy_of_Proto-Indo-Aryan_superstrate_and_Mitanni_Treaty / K. E. Eduljee, Mitanni – Indo-Iranians of Asia Minor (C. 1475 – 1275 BCE), Zoroastrian Heritage, Heritage Institute, heritageinstitute.com/zoroastrianism/ranghaya/mitanni.htm / Joshua J. Mark, Mitanni, Ancient History Encyclopedia, 28 Nisan 2011, https://www.ancient.eu/Mitanni/ / Mitanni, Kurdish People, https://kurdishpeople.org/mitanni/

(796): İbrahim Sediyani, Adını Arayan Coğrafya, s. 175, Özedönüş Yayınları, İstanbul 2009 / İbrahim Sediyani, Ceylanpınar, Selam Gazetesi, 11 Nisan 1999 / İbrahim Sediyani, Nehirler ve Dikenliteller, Haksöz Haber, 28 Mayıs 2006

(797): Thomas Podella, Das Lichtkleid JHWHs – Untersuchungen zur Gestalthaftigkeit Gottes im Alten Tastament und seiner Altorientalischen Umwelt, s. 154, Mohr Verlag, Tübingen 1996 / Frank Rainer Scheck – Johannes Odenthal, Syrien – Hochkulturen Zwischen Mittelmeer und Arabischen Wüste, s. 44, Dumont Kunst- Reiseführer, 1998 / Averil Cameron – Amélie Kuhrt, Images of Women in Antiquity, Katarzyna Grosz, “Bridewealth and Dowry in Nuzi”, s. 193, Routledge Publishing, Londra 1993 / John L. McLaughlin, The Ancient Near East, s. 90, Abingdon Press, Nashville 2012 / Naval Intelligence Division, Iraq and the Persian Gulf, s. 214, Routledge Publishing, Londra & New York 2005 / Ferdinand Hennerbichler, Die Herkunft der Kurden, s. 75, 94, 107 ve 162, Peter Lang Verlag, Frankfurt am Main 2010 / Klaas R. Veenhof, Geschichte des Alten Orients bis zur Zeit Alexanders des Großen, s. 161 ve 179, Vandenhoeck & Ruprecht Verlag, Göttingen 2001 / Roman Herzog, Staaten der Frühzeit – Ursprünge und Herrschaftsformen, s. 177, Beck Verlag, Münih 1998 / Ali Haydar Bengi (Mavi Marmara şehîdi), Tarih Sahnesinde Kürtler, Kürt Sorunu ve İslamî Çözüm, İstanbul 1988. http://candname.com/kisaca-kurt-tarihi/

(798): Dominik Bonatz, The Archaeology of Political Spaces, De Gruyter Verlag, Berlin & Boston 2014 / Ali Haydar Bengi (Mavi Marmara şehîdi), Tarih Sahnesinde Kürtler, Kürt Sorunu ve İslamî Çözüm, İstanbul 1988. http://candname.com/kisaca-kurt-tarihi/

(799): Royston Moore, Menkhpere: The Pharaoh Who Won an Empire for Ancient Egypt, s. 112 – 115, Trafford Publishing, Bloomington 2012 / Harry Reginald Hall, The Ancient History of the Near East, s. 328, Routledge Publishing, New York 2016 / Ali Haydar Bengi (Mavi Marmara şehîdi), Tarih Sahnesinde Kürtler, Kürt Sorunu ve İslamî Çözüm, İstanbul 1988. http://candname.com/kisaca-kurt-tarihi/

(800): Wikipedia (İngilizce), “Mitanni” maddesi, https://en.wikipedia.org/wiki/Mitanni / Wikipedia (Almanca), “Mittani” maddesi, https://de.wikipedia.org/wiki/Mittani / Vikipedi (Türkçe), “Mitanni” maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Mitanni / Middle East Kingdoms – Ancient Mesopotamia, Hurrrian Empire of Mitanni (Naharina / Hanigalbat), History Files, historyfiles.co.uk/KingListsMiddEast/AnatoliaHurrianMitanni.htm

(801): Thomas J. Harrison, The Great Empires of the Ancient World, s. 31 – 34, Getty Publications, Los Angeles 2009 / Arthur Cotterell, Chariot: From Chariot to Tank, the Astounding Rise of the World’s First War Machine, s. 299 – 300, Overlook Press, New York 2006 / Ercüment Yıldırım, Hitit Kaynaklarına Göre Mezopotamya İnanç Sisteminin Hurri Mitoloji Anlayışına Etkisi, ICER – Uluslararası Sosyal Bilimler ve Eğitim Araştırmaları Konferansı, 29 – 30 Ekim 2015, Tarih Araştırmaları Dergisi, sayı 59, s. 3 – 4, Ankara 2016, http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/2089/21598.pdf / Bahoz Şavata, Kürt Oluşumu Tarihi, 26 Mart 2019, https://bahozsavata.com/kurt-olusumu-tarihi/

(802): Lars Granholm – Karl Johan Granholm, Egyptian Royal Ancestry (Abt. 1600 – 800, 305 – 30 BC), s. 8, Ancestry Footprints, Mayıs 2011, https://www.ancestryfootprints.com/wp-content/uploads/2018/06/Egyptian-Royal-Ancestry.pdf / Ellen Lloyd, Was Princess Tadukhipa of the Mitanni Kingdom Quenn Nefertiti?, Ancient Pages, 15 Mart 2016, http://www.ancientpages.com/2016/03/15/was-princess-tadukhipa-of-the-mitanni-kingdom-queen-nefertiti/

(803): Quelques Reines Importantes, Tadukhepa, Antik Forever, http://antikforever.com/Egypte/Reines/Reines6b.htm / A Forgotten Empire: The Ancient Kingdom of Mitanni, Ancient Origins, 5 Ocak 2016, https://www.ancient-origins.net/ancient-places-asia/forgotten-empire-ancient-kingdom-mitanni-005103 / Wikipedia (İngilizce), “Tadukhipa” maddesi, https://en.wikipedia.org/wiki/Tadukhipa

(804): Lawrence Durdin-Robertson, The Fellowship of Isıs: Communion With The Goddess, s. 5, Cesara Publications, Dublin 1979

(805): Piotr Taracha, Religions of Second Millennium Anatolia, s. 85, Harrassowitz Verlag, Wiesbaden 2009 / Reallexikon der Assyriologie und Vorderasiatischen Archäologie, Gary Beckman, “Pantheon A. II. bei den Hethitern”, Münih 2010

(806): Tevrat, Tekvin, 1: 21 – 23 ve 2:21 / İncil, Markos, 10:6 – 9 / Kur’ân-ı Kerim, Âraf 189 ve Nisa 1

(807): Tevrat, Çıkış, 2:5 – 6 / İncil, Resullerin İşleri, 7:20 – 21

(808): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 8; Tahrim 11

(809): Buharî, Enbiya 32 ve 46

(810): Ebû Abbas Zeynuddîn Ahmed bin Ahmed ez- Zebidî, Tecrîd-i Sarih Terceme ve Şerhi, cilt 9, s. 150 / İbn-i Hazm, El- Usûl we’l- Furûu, cilt 2, s. 275 – 276, Tahkik: Dr. Muhammed Âtıf el- Iraqî başkanlığındaki komisyon, Kahire 1978 / Beycurî, Şerh-u Cewherat’ut- Tewhîd, cilt 8 / İbn-i Hacer, Feth’ul- Barî, cilt 6, s. 471 – 473 / Alusî, Rûh’ul- Meânî, cilt 14, s. 147

(811): Lars Granholm – Karl Johan Granholm, Egyptian Royal Ancestry (Abt. 1600 – 800, 305 – 30 BC), s. 8, Ancestry Footprints, Mayıs 2011, https://www.ancestryfootprints.com/wp-content/uploads/2018/06/Egyptian-Royal-Ancestry.pdf / Ellen Lloyd, Was Princess Tadukhipa of the Mitanni Kingdom Quenn Nefertiti?, Ancient Pages, 15 Mart 2016, http://www.ancientpages.com/2016/03/15/was-princess-tadukhipa-of-the-mitanni-kingdom-queen-nefertiti/

(812): Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018 / Joyce Tyldesley, Nefertiti: Egypt’s Sun Quenn, Penguin Books, Londra 1998 / Harry Reginald Hall, The Ancient History of the Near East, s. 255 – 258, Routledge Publishing, New York 2016 / Aidan Dodson, Amarna Sunrise: Egypt from Golden Age to Age of Heresy, s. 87, American University in Cairo Press, Kahire & New York 2016 / Dorothea Arnold, The Royal Women of Amarna, s. 14, The Metropolitan Museum of Art Publishers, New York 1997 / Pauline Gedge, The Twelfth Transforming, Chicago Review Press Incorporated, Chicago 1984 / Menachem Mannie Magid, Who Knew Not Joseph, Strategic Book Publishing, Singapur 2015

(813): Ephraim Avigdor Speiser, Introduction to Hurrian, s. 10, American Schools of Oriental Research Under The Jane Dows Nies Publication Fund, Indiana University Press, Bloomington 1941 / Renate Seebauer, Mosaik Europa – Diskussionsbeiträge zur Ethnischen und Sprachlichen Vielfalt, s. 87, LIT Verlag, Viyana & Münster 2006 / Ferdinand Hennerbichler, Die Herkunft der Kurden, s. 128 – 135, 215, 230 – 236 ve 246, Peter Lang Verlag, Frankfurt am Main 2010 / Sardar Pishdare, In Depth History of the Kurd and Kurdistan, s. 105 – 106, 2013 / Mehrdad Izady, The Kurds, Routledge Publishing, New York 2015 / Ian Freer, The Pagan Eden – The Assyrian Origins of the Kabbalistic Tree of Life, John Hunt Publishing, Winchester & Washington 2013 / Vignaud Pamphlets: Asia Minor, s. 562 – 574, 1753 / Wiliam J. Frawley, International Encyclopedia of Lingusitics, cilt 1, s. 255, Oxford University Press, Oxford & New York 2003 / K. E. Eduljee, Mitanni – Indo-Iranians of Asia Minor (C. 1475 – 1275 BCE), Zoroastrian Heritage, Heritage Institute, heritageinstitute.com/zoroastrianism/ranghaya/mitanni.htm / Kendal Nezan, A Brief Survey of the History of the Kurds, Institut Kurde de Paris, https://www.institutkurde.org/en/institute/who_are_the_kurds.php / Joshua J. Mark, Mitanni, Ancient History Encyclopedia, 28 Nisan 2011, https://www.ancient.eu/Mitanni/ / Burçin Erkan, Medeniyetlerin Beşiği Kürdistan ve Kürtler’in Ataları – 2, Peyama Kurd, 29 Mart 2018, http://www.peyamakurd.com/Niviskar/kuertler-ve-devlet-deyince-aklimiza-gelen-ilk-sey-isgalcinin / Muazzez Hêja Baktaş, Kürt İmparatorlukları – 4: Mitanniler, Nerina Azad, 12 Ocak 2019, https://www.nerinaazad.org/tr/columnists/muazzez-baktas/kurt-imparatorluklari-4-mitanniler / Ali Haydar Bengi (Mavi Marmara şehîdi), Tarih Sahnesinde Kürtler, Kürt Sorunu ve İslamî Çözüm, İstanbul 1988. http://candname.com/kisaca-kurt-tarihi/ / Die Geschichte der Kurden, Kurdische Identität, Antike, https://diegeschichtederkurden.wordpress.com/kurdische-identitat/antike/ / Mitanni, Kurdish People, https://kurdishpeople.org/mitanni/

(814): Aidan Dodson – Dyan Hilton, The Complete Royal Families of Ancient Egypt, Thames & Hudson Publishing, Londra 2004

(815): Tevrat, Çıkış, 1:1 – 22; 2:1 – 10 / İncil, Resullerin İşleri, 7:17 – 22 / Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 1 – 14

(816): Aidan Dodson – Dyan Hilton, The Complete Royal Families of Ancient Egypt, s. 154, Thames & Hudson Publishing, Londra 2004 / Jürgen von Beckerath, Chronologie des Pharaonischen Ägypten, s. 190, Philipp von Zabern Verlag, Mainz 1997 / Urkunden der 18. Dynastie, Gedenkskarabäus, cilt 22, Berlin 1957

(817): age / age / agm

(818): age / age / agm

(819): William L. Moran, The Amarna Letters, s. 61 – 62, Johns Hopkins University Press, Baltimore 1992

(820): Joyce Tyldesley, Chronicle of the Queens of Egypt, s. 124, Thames & Hudson Publishing, Londra 2006 / Aidan Dodson – Dyan Hilton, The Complete Royal Families of Ancient Egypt, s. 154, Thames & Hudson Publishing, Londra 2004

(821): Arthur Lincoln Frothingham Jr., Archæological News, The American Journal of Archaeology and of the History of the Fine Arts, cilt 8, sayı 4, s. 557 – 631, Ekim – Aralık 1893

(822): Cyril Aldred, Akhenaten: King of Egypt, Thames & Hudson Publishing, Londra 1991

(823): Aidan Dodson, Amarna Sunrise: Egypt from Golden Age to Age of Heresy, s. 87, American University in Cairo Press, Kahire & New York 2016 / Joyce Tyldesley, Nefertiti’s Face – The Creation of an Icon, s. 143, Harvard University Press, Cambridge 2018 / Joyce Tyldesley, Nefertiti: Egypt’s Sun Quenn, Penguin Books, Londra 1998 / Lindsay Shapka, Queen Nefertiti: The Most Beautiful Women in Ancient Egypt, The Anthrotorian, 10 Temmuz 2013, https://theanthrotorian.com/history/2013/7/10/the-most-beautiful-women-in-ancient-egypt / Ellen Lloyd, Was Princess Tadukhipa of the Mitanni Kingdom Quenn Nefertiti?, Ancient Pages, 15 Mart 2016, http://www.ancientpages.com/2016/03/15/was-princess-tadukhipa-of-the-mitanni-kingdom-queen-nefertiti/ / Mahmoud Gebril, Nefertiti – Beautiful and Powerful Queen of Ancient Egypt, Osiris Tours, 21 Aralık 2016, https://www.osiristours.com/nefertiti-beautiful-powerful-queen-ancient-egypt/ / Jone Johnson Lewis, Biography of Queen Nefertiti, Ancient Egyptian Queen, ThoughtCo, 22 Mayıs 2019, https://www.thoughtco.com/about-queen-nefertiti-3529849 / A. R. Williams, Could Queen Nefertiti’s Tomb Reveal Secret From Egypt’s Shadowy Past?, National Geographic, 18 Aralık 2015, https://www.nationalgeographic.com/news/2015/12/151218-nefertiti-tomb-mystery-egypt/ / Roberto Soberanis, Nefertiti, Ancient Egypt’s Most Beautiful Lie, Cultura Colectiva, 11 Kasım 2016, https://culturacolectiva.com/history/nefertiti-ancient-egypts-most-beautiful-lie / Christobel Hastings, How Nefertiti, Ancient Egypt’s Revolutionary Queen, Became a Global Icon, Vice, 30 Nisan 2018, https://www.vice.com/en_us/article/kzxd8x/nefertiti-bust-radical-history-hidden-by-beauty / Nazan Apaydın Demir, Mısır Kraliçesi Nefertiti Kimdir?, Antik Tarih, 5 Mayıs 2018, http://www.antiktarih.com/2018/05/05/kralice-nefertiti/ / Saradistribution, Nefertiti, http://www.saradistribution.com/nefertiti.htm

(824): Catherine Lucille Moore, Temple of Isis Oracle Guide Book, s. 16, Lulu Publishing, Rosalie 2014 / Wolfram Grajetzki, Ancient Egyptian Queens: A Hieroglyphic Dictionary, Golden House Publications, Londra 2005 / Richard H. Wilkinson, Tausret – Forgotten Queen and Pharaoh of Egypt, Oxford University Press, Oxford & New York 2012 / Isa Böhme, Nofretete – Versuch Einer Biographie, Kemet Heft, sayı 3, s. 11, Berlin 2010 / Jone Johnson Lewis, Biography of Queen Nefertiti, Ancient Egyptian Queen, ThoughtCo, 22 Mayıs 2019, https://www.thoughtco.com/about-queen-nefertiti-3529849 / Abril Holloway, The Quest to Find Nefertiti, Queen of the Nile, Ancient Origins, 1 Ekim 2014, https://www.ancient-origins.net/history-famous-people/quest-find-nefertiti-queen-nile-002138

(825): Seyyîd Qutb, Fizilâl’il- Kur’ân, cilt 2, s. 223 – 225, Hikmet Neşriyat, İstanbul 1968

(826): Taberî, Cami’ul- Beyan an Tewil-i Ayi’l- Qur’ân, cilt 6, s. 306, Hisar Yayınevi, İstanbul 1996 / İbn-i Kesir, Hadislerle Kur’ân-ı Kerîm Tefsiri, cilt 12, s. 6192 – 6193, Çağrı Yayınları, İstanbul 1991 / Seyyîd Qutb, Fizilâl’il- Kur’ân, cilt 2, s. 224, Hikmet Neşriyat, İstanbul 1968 / Süleyman Ateş, Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri, cilt 6, s. 433, Yeni Ufuklar Neşriyat, İstanbul 1990 / Ömer Nasuhi Bilmen, Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlisi ve Tefsiri, cilt 5, s. 2576, Bilmen Yayınları, İstanbul 1966

(827): Tevrat, Çıkış, 1:1 – 22 ve 2:1 – 10 / İncil, Resullerin İşleri, 7:17 – 22 / Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 1 – 14

(828): Razî, Tefsîr’ul- Kebir, cilt 17, s. 475, Akçağ Yayınları, Ankara 1994 / Zemahşehrî, El- Keşşaf an Haqaiq-i Ğawamidi’t- Tenzîl, cilt 2, s. 374, Bulak Matbaası, İstanbul 1940 / Mehmed Vehbî, Hulaâsat’ul- Beyan fi Tefsîr’il- Qur’ân, cilt 10, s. 4062, Üç Dal Neşriyat, İstanbul 1966 / Hasan Tahsin Emiroğlu, Ebab-ı Nüzûl, cilt 8, s. 407 ve 412, Yeni Kitap Basımevi, Konya 1971

(829): Tevrat, Çıkış, 6:20

(830): Tevrat, Çıkış, 6:20; 15:20

(831): Tevrat, Sayılar, 26:59

(832): Exodus Rabbah, 1:23; Numbers Rabbah, 13:19 / Jewish Encyclopedia, “Jochebed” maddesi

(833): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 7; Tâhâ 36 – 39

(834): İbn-i Hazm, El- Fasl fi’l- Milel we’l- Ehwaî we’n- Nihal, cilt 5, s. 120 – 121, Tahkik: Dr. Muhammed İbrahim Nasr – Dr. Abdurrahman Umeyra, Mektebet’ul- Ukaz Neşriyat, 1981 / İbn-i Hazm, El- Usûl we’l- Furûu, cilt 2, s. 275 – 276, Tahkik: Dr. Muhammed Âtıf el- Iraqî başkanlığındaki komisyon, Kahire 1978 / Beycurî, Şerh-u Cewherat’ut- Tewhîd, cilt 8 / İbn-i Hacer, Feth’ul- Barî, cilt 6, s. 471 – 473 / Alusî, Rûh’ul- Meânî, cilt 14, s. 147

(835): Tevrat, Çıkış, 1:8 – 14; Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 3 – 6

(836): Tevrat, Çıkış, 4:14 ve 7:1

(837): John McClintock – James Strong, Cyclopædia of Biblical, Theological and Ecclesiastical Literature, cilt 6, s. 677 – 687, “Mo’ses” maddesi, Harper & Brothers Publishing, New York 1882

(838): Tevrat, Sayılar, 11:26 / Exodus Rabbah, 1:17 / Targum Pseudo – Jonathan, Sayılar 11, s. 362 – 380, http://targum.info/pj/pjnum8-13.htm

(839): Tevrat, Çıkış, 2:2 / İncil, Resullerin İşleri, 7:20

(840): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 7; Tâhâ 36 – 39

(841): Tevrat, Çıkış, 2:3

(842): Tevrat, Çıkış, 2:4 / Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 11

(843): Tevrat, Çıkış, 2:5 – 6

(844): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 8; Tahrim 11

(845): Tevrat, Çıkış, 2:5 – 6 / Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 8 – 9

(846): Tevrat, Çıkış, 2:10; II. Samuel, 22:17 / Zebur, Mezmurlar, 18:16 / Filo Yedidia, Mos, 1, 4:17 / Yosef ben Matityahu, Ant, 2:228 / Mevhub bin Ahmed el- Cevalikî, El- Muarreb, s. 567 – 568, Şam 1990 / Rivka Ulmer, Egyptian Cultural Ikons in Midrash, cilt 1, s. 269, De Gruyter Verlag, Berlin & New York 2009 / Naomi E. Pasachoff – Robert J. Littman, A Concise History of the Jewish People, s. 5, Rowman & Littlefield Publishers, Oxford & Lanham & Boulder & New York & Toronto 2005 / Constanza Cordoni – Gerhard Langer, Narratology, Hermeneutics and Midrash, s. 145 – 175, Lorena Miralles Maciá, “Judaizing a Gentile Biblical Character Through Fictive Biographical Reports: The Case of Bityah, Pharaoh’s Daughter, Moses’ Mother, According to Rabbinic Interpretations”, Vienna University Press, Viyana 2014 / Franz V. Greifenhagen, Egypt on the Pentateuch’s Ideological Map, s. 63, Sheffield Academic Press, Londra & New York 2002 / Thomas B. Dozeman, Commentary on Exodus, s. 81 – 82, William B. Eerdmans Publishing, Cambridge & Grand Rapids 2009 / Eugene Mangenot, Dictionnaire de la Bible, cilt 4, s. 1191, Paris 1912 / Henri Cazelles, Dictionnaire de la Bible, cilt 5, s. 1320, Paris 1957

(847): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 12

(848): Tevrat, Çıkış, 2:7 – 9 / Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 12 – 13

(849): Tevrat, Çıkış, 2:5 – 6 / İncil, Resullerin İşleri, 7:20 – 21

(850): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 8; Tahrim 11

(851): Tevrat, Çıkış, 1:1 – 22

(852): Tevrat, Çıkış, 2:1 – 10

(853): İncil, Resullerin İşleri, 7:17 – 22

(854): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 1 – 14

(855): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 12

(856): Talmud, Sota 12

(857): İncil, Resullerin İşleri, 7:22

(858): Kur’ân-ı Kerîm, Qasas 14

     SEDİYANİ HABER

     10 KASIM 2019

Hayatın anlamını düşünerek yol alırken karanlık bir meçhule doğru
gözlerimde hüzün, kalbimde kırgınlık arşınlarken gücü tükenmiş adımlarımı
bir yeraltı şehri keşfettim Batman Çayı’nın kenarında
topraktan yapılmış piramitlerin altında
gidip gezmek istedim o şehrin sokaklarında
evlerine misafir olmak istedim toprak altında kalmış medeniyetin
bir şehir ki, kadim mi kadim
bir şehir ki, aman da aman, büyük mü büyük
bir mahallesi Şuruppak, taş tabletlere çivi çakıyorlardı bilge erkekler
bir mahallesi Hattuşaş, buğday ekerek tarım yapıyorlardı elleri nasırlı çiftçiler
bir mahallesi Sayda, mor renkli kumaşlar dikiyorlardı hünerli terziler
bir mahallesi Vaşşuganni, sacda ekmek pişiriyorlardı şiir kokulu kadınlar
evlerine konuk oldum insanların gizemli yeraltı şehrinde
çay ve kek ikrâm ettiler bana dut ağacından yapılmış tepsilerde
ama saklı gerçekleri göstermediler
gizlediler
“ilim bildiklerindir, hikmet ise saklı olan”
dedi ak sakallı yaşlı bir bilge buram buram tüten çayından bir yudum alarak
ama hepsi orda, biliyorum, hepsi orda
Ahura Mazda’nın unutulmuş buyrukları
Mani’nin hümanist öğretileri
Kutsal Ahit Sandığı
ölümsüzlük iksirini taşıyan ıhlamur ağacı
kayıp Nasıra, unutulan Petra, yakılan İskenderiye
hepsi orda
kadın peygamberlere inen vahiyler
Deborah’ın, Miryam’ın, Nadya’nın, Hulda’nın anaerkil şeriâtı
Hatice’nin yarım kalan devrimi
biliyorum hepsi orda
erken ölümler, ahhh, erken gelen ölüm
Ortadoğu’nun tam değişecekken artık hiç değişmeyecek olan acınası kaderi
korkmuyordum ama artık ben, sen vardın diye
sen tuttun ya ellerimden, Fenike kızı Yelizabel
başını koydun ya göğsüme
okşadım ya ipek saçlarını
ey sanat ve edebiyat kokan kadınım
korkmuyordum.
 
(“Fenike Kızı Yelizabel” şiirinden, İbrahim Sediyani)
 
371 Total Views 24 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

4 Cevap Kadın Peygamberler – 15

  1. Deniz Zeyno dedi ki:

    Ben buna şaşırdım ve Allah’ın izniyle yazının tümünü takip ederim. Ve çok güzel, harika.

  2. Yıldız R. dedi ki:

    Merhaba İbrahim. Nasılsın, iyi misin? İnşallah afiyettesindir.

    Ben peygamberlerin ırklandırılmasını daha doğrusu bu hususun fazla öne geçip vurgulanmasını ruhuma şifa olarak göremiyorum. Irklar elbette var ama bir aşağılama ve üstünlük iddiası olarak ırk kavramı İslam’ın icadı değil. Misal Havva annemizin ırkı ne olabilir, bilemiyorum. Irklı yaratılması sanki ilk insan olarak doğru olmaz.

    Neyse yazıların için eline sağlık. Selamlar.

    • İbrahim Sediyani dedi ki:

      Merhaba Yıldız abla. Teşekkür ederim, siz de iyisiniz inşallah.

      İnsanların hayatları ve biyografileri kaleme alınırken, birçok özelliklerinin yanında ırkları ve etnik kökenlerine de vurgu yapılması gayet doğaldır. Kürt olunca bunu belirtmekten özellikle kaçınalım mı? Sebep?

      Hz. Muhammed’in Arap olduğu, Arapça konuştuğu onlarca hadiste, siyer kitaplarında hatta bizzat Kur’an’da belirtilir. Mevzû diğer peygamberler olunca bunu vurgulamak niye sakıncalı olsun? Kürt oldukları için mi?

      Ayrıca bu çalışmamda ırklar ne bir üstünlük ne de bir aşağılama iddiâsı güdülerek vurgulanmıştır. Hayatım boyunca hiçbir yazımda, makalemde de ırkları bir üstünlük veya aşağılama unsuru olarak kullanmadım.

      Havva’yı bilmem ama yaptığım ilmî araştırmalar neticesinde Sara ve Asiye, ikisi de Kürt’türler. Kaynaklar böyle diyor. Ben de bir Kürt olarak bunu yazılarımda özellikle vurgulamaktan hem onur duyarım hem de büyük keyif alırım.

      Onların elbette hangi ırktan olduklarını bilmeden, yani Kürt olduklarını hiç bilmeden onları sevmiş, imân etmiştim. Fakat sonra inandığım bu insanların Kürt olduklarını öğrenmiş olmak ve bilmek, bana ayrı bir mutluluk verir, veriyor.

      Siz de mutlu olun bence. İyi gelir.

      Selamlar.

      • Yıldız R. dedi ki:

        Hangi ırktan olsalar başımız üstüne. Sadece misyonlarında önceliğin ırka verilmesini kastetmiştim.

        Haklısın ırkçı Türkler artık konuşma zeminini ortadan kaldırdı, ne desen yeridir.

        İkimiz bile konuşamadıktan sonra.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir