Eylül 2019 İnstagram Paylaşımları

 

isediyani

Kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşan yazar İbrahim Sediyani’nin İnstagram’da Eylül ayında paylaştığı fotoğraflar…

 

 

     Kendisine ait kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşıp altına düşündüren sözler yazan yazar İbrahim Sediyani’nin bu yılın Eylül ayında İnstagram’da paylaştığı fotoğrafları sitemiz takipçilerinin ilgisine sunuyoruz.

     İşte Sediyani’nin Eylül ayı boyunca paylaştığı birbirinden ilginç ve güzel doğa, hayvan, insan, toplum, çocuk ve kadın, aile, kırsal yaşam ve san’ât fotoğrafları ve onların altına yazdığı düşündüren, anlamlı ve güzel sözler…

     * * *

Gırlevik Şelâlesi, Erzincan.

Yeni çalışmam yayında…

Kadın Peygamberler – 11

İbrahim Sediyani

http://www.sediyani.com/?p=30419

Güven, her şeyin başı.

Adam şu çok küçük olduğu için görünmeyen iğne ucu kadar küçük beyaz noktalardan birinin üstünde yaşıyor, o küçük nokta bile kendisinden o kadar büyük ki, orda bile kendisi yine bir iğne ucu kadar küçük bir yer kaplıyor. Evrenin içinde kendi gezegeni nokta kadar küçük olduğu için, görünmüyor bile. Dünyanın üzerinde de kendi cüssesi o kadar küçük ki, bir nokta kadar bile değil. Ama adam, sadece kendi yaşadığı değil, bütün bu kâinatı yaratan, ezelden ebede kaim olan YARATICI adına konuşuyor. Yaptığı işlerle, YARATICI’ya layık olduğunu, hatta YARATICI’ya yardımcı olduğunu savunuyor. Kendi etrafındaki ve yine tıpkı kendisi gibi minik minik minik birer nokta kadar bile olmayan diğer insanlara, nasıl giyineceklerini, nasıl davranacaklarını, nasıl konuşacaklarını, ne yiyip ne yemeyeceklerini, neyi sevip neyi sevmeyeceklerini dikte ediyor ve bunu da YARATICI adına yapıyor.

(İbrahim Sediyani)

Okyanusun Derinliklerinde Yeni ve Devâsâ Bir Denizanası Türü Keşfedildi | Şeklini ve Boyutunu Değiştirebilen Hayvanın İşte Videosu

Okyanusun derinliklerinde araştırma yapan bir grup bilim insanı, yüzeyden 790 m derinde fazlasıyla ilginç bir denizanası türüyle karşılaştı. Şeklini ve boyutunu değiştirebilen denizanası, bilim insanlarına ilginç ve gergin anlar yaşattı.

Bilim insanları, okyanuslarda yaşayan bir deniz canlısını gözlemledi. “Deepstaria” ismi verilen deniz canlısı, okyanusların derinliklerinde bu zamana kadar görülmemiş bir özelliğiyle bilim insanlarını şaşırttı. Pasifik Okyanusu’nda, deniz seviyesinden yaklaşık 790 m aşağıda keşfedilen ve son derece ilginç olan bu denizanası, uzaktan kontrol edilen bir robotun karşısında şekil değiştirerek görenlere ilginç anlar yaşattı. Boyutunu ve şeklini değiştirebilen canlı, bilim insanlarını hayrete düşürdü.

“Deepstaria” isimli canlı aslında ilginç olsa da bilim insanları, okyanusun derinliklerinde böyle bir görüntünün beklenen birşey olduğunu belirtti. Deniz yaşamıyla ilgilenen bilim insanları, keşfedilmeyen denizlerde son derece ilginç deniz canlılarının bulunduğunu belirtti ancak ilginçlikler yalnızca bununla da sınırlı değil. Açık bir şekilde görülebilen kırmızı bir balık kenesinin, şekil değiştirebilen ve boyutlarını büyütüp küçültebilen Deepstaria isimli deniz canlısının içerisinde yaşadığı gözlemlendi. Balık kenesi bir avcı olmasa da bu kabuklu canlının kendi avcılarından korunurken Deepstaria isimli canlıyı bir sığınak olarak kullandığı ifade edildi.

“Nautilus” isimli araştırma botu, şu anda Pasifik Uzak Adaları Ulusal Deniz Anıtı etrafında bir araştırma gerçekleştiriyor. Yaklaşık 1 milyon 270 bin km²’lik bir alan, deniz araştırmacıları tarafından inceleniyor. Araştırmanın amacı, bu derin ve keşfedilmemiş sulardaki doğal ortamın yanısıra bu doğal ortamda yaşayan ilginç deniz canlılarını keşfetmek. Bilim insanları, bu derin sularda başka nasıl canlılar olduğunu bilmese de şekil ve boyutlarını değiştirebilen Deepstaria denizanalarının olduğunu biliyor.

www.sediyani.com/?p=30456

Asalet.

Seni sevmek hazalım, güzel atlara binip kanat açmak ve bir bulut gibi yol almaktır Kapadokya semalarında…

Var mı benden güzeli?..

Geceler sömürülmüşlüğüm kadar uzun
kültürel varsıllık kadar anlamlıdır imgelerim
sensizlik yapamamabilmek kadar sıkıcı
ve köyümde
köylümün bilmediği dilde
asılı duran yazılar kadar
askerî jiplerin ardına asılan çocuklardan daha fazla
ve asıldığı için çocuğunu döven anneden
daha az anlamlısın benim için
dokuz ay karnında taşıdığı genceciğini
dokuz yıldır göremeyen annenin
gözlerindeki yas
içindeki ümit
-sizlik
ve erkeğini de ağlatan hıçkırığısın sen
evlenmeden yaşama sevinci elinden alınmış
sevgi dolu kızsın sen
talihsizsin
gel
bana gel
beni de yanına alarak
ümit ol içimde
ses ol
Şubat gibi
ayaklanma ol
devrim ol
şehâdet ol
gel bana benle birlikte
kollarımı açtım sana
iki kolum iki nehir
sen de arada kalan vatan ol.
 
(İbrahim Sediyani, “Gel”)
 
 
Ömür boyu bir masada kahvaltılayalım. Var mısın?
 
 
Prenses
 
 
Yüzü haritasıydı doğduğu ülkenin. Bakışları ise yakın tarihi.
 
 
Manisa’da 59 Yıl Önce Dağa Kaçan İnek, Dağda 1500 Nüfûslu “İnek Kolonisi” Kurdu
 
Manisa’nın Saruhanlı ilçesinin Aydınlar köyünün Tepegöl mevkiinde 59 yıl önce dağa kaçan gebe bir inek, dağda sayıları 1500’ü geçen yabanî inek sürüsü kurdu. Gebe inekten üreyen, sayıları 1500’ü geçen yaban ineklerinin kaçak avlanma tehdidinden kurtarılması için bölgenin koruma altına alınması önerildi.
 
Aydınlar Köyü Muhtarı Şaban Kazak, yaptığı açıklamada, 59 yıl önce ahırından kaçarak ormana sığınan gebe bir ineğin burada yavruladığını, yavrularıyla birlikte doğal ortamda yaşamaya başlamasıyla bölgede yaban ineklerinin ortaya çıktığını belirtti. Kaçan ineğin ve yavrularının otlamak için köyden ormana gelen diğer sürülerdeki boğalarla çiftleşip üremesini sürdürdüğünü, bugün yaban ineklerinin sayılarının 1500’ü geçtiğini, bölgede adetâ “yaban inek kolonisi” oluştuğunu kaydeden Kazak, avcıların durumdan haberdar olmasıyla kaçak avlanma sorunun başgösterdiğini söyledi. Kazak, ormanda doğal ortamda beslenen ve su ihtiyaçlarını Tepegöl’den karşılayan yaban ineklerinin son 3 yılda bazı kasap ve lokanta işletmecileri tarafından silahla avlandığını, bazı kişilerin de bu inekleri yakalayıp Kurban Bayramı’nda pazarda düşük fiyatlarla sattıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Köylüler olarak elimizden geldiğince inekleri korumaya çalışıyoruz ancak bizim çabamız yetersiz kalıyor. Avcılar geceleri geç saatlerde gelip inekleri tüfekle vurup götürüyor. Yetkililerin artık sesimize kulak vermelerini ve bu konuda bize yardımcı olmalarını rica ediyoruz. Devletten tek isteğimiz bu alanın koruma altına alınmasıdır. Tepegöl’ün de bulunduğu alan, turizme açılması amacıyla millî park yapılabilir. Hem buradaki göl hem de yabanî inekler korunur.” Bölgedeki yaban ineklerine, son yıllarda nereden geldiklerini tespit edemedikleri yaban atı sürüsünün de eşlik etmeye başladığını kaydeden Kazak, aynı tehdidin yaban atları için de sözkonusu olduğunu ifade ederek, hayvanların korunması için yetkililerden en azından öncelikli olarak bekçi görevlendirilmesini talep ettiklerini sözlerine ekledi.
 
http://www.sediyani.com/?p=30522
 
 
Doğumlar susturmasın doğurgan çığlıkları… Ey ölüm, birleştir ellerimizi.
 
Yudum yudum içtiklerimiz bitirmesin özlemlerimizi… Ey susuzluk, kavuştur ülkeye bizi.
 
Birikimlerimiz düğümlemesin sevginin dilini… Ey bizden saklanan sırlar, dudaklarından öpün sözcüklerimizi.
 
Açılan gözlerimiz bitirmesin rüyalarımızı… Ey korkunun çığlıkları, söndürün karanlığın ışıklarını.
 
Zamanın rûhunu kavrayan bileklerimiz, sarsmasın dengemizi… Ey mazide bıraktığımız düşler, uzatın geleceğe yüreğinizi.
 
Sahip olduğumuz kudreti çirkinleştiren bizdeki güç, yok etmesin adaletimizi… Ey ayaklarımızın altında ezilen zayıflar, sıkın boğazlarımızı.
 
Alınterimiz ıslatsın alnımızdaki secde izlerini… Ey Kitab’daki Mekkî âyetler, susturun sessizliğimizi.
 
Ben yaşamın içinde, yaşam benim içimde… İnna lillâh we inna ileyhi râciun, örtün üzerimi.
 
(İbrahim Sediyani)
 
 
Latin Amerika gezisi 8. bölüm…
 
Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 8
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=30534
 
 
Urfa’da Birden Fazla Göbeklitepe Var | Xrabe Reşk Benzeri Yapılara Xrabe Suwan’da da Rastlandı
 
İnsanlık tarihinin en eski medeniyeti olan Kürdistan’daki Göbeklitepe (Xrabe Reşk) benzeri yapılara Harbetsuvan (Xrabe Suwan)’da da rastlandı. Rîha (Şanlıurfa) ilimizin 22 km kuzeydoğusunda bulunan Göbeklitepe’nin aynı il topraklarına bir kardeşi var şimdi.
 
2014 yılında keşfedilen, il merkezine 55 km mesafedeki Harbetsuvan (Xrabe Suwan)’da kazı çalışmaları sürüyor. Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, Harbetsuvan Tepesi’nde yürütülen kazı çalışmalarını inceledi. Beraberinde Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Aslıhan, belediye meclis üyeleri, birim amirleri ve teknik ekiple kazı ekibinden çalışmalar hakkında bilgi alan Kuş, Göbeklitepe’dekilere benzer eserlere rastlanan Harbetsuvan Tepesi’nde kazı faaliyetlerine destek vereceklerini belirtti. Harbetsuvan bölgesini cazibe merkezi haline getirmeyi planladıklarını vurgulayan Kuş, “Tarih burada, tarihin başlangıcı burası diye düşünüyorum. Harbetsuvan torunlarının Göbeklitepe’ye taşındığını düşünüyorum. Kazılarla çok ciddi tespitlerin yapılacağı kanaatindeyiz. Bu kazıyı hızlandırıp bütün desteklerimizle kazı ekibinin yanında olacağız. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz ve Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile de görüşmelerimiz olacak. İnşallah bütün ağırlığımızı bu bölgeye vereceğiz” diye konuştu.
 
Kazı çalışmalarına bilimsel danışmanlık yapan Prof. Dr. Bahattin Çelik de Şanlıurfa (Rîha)’nın çok önemli bir tarih kültür kenti olduğunu söyledi. Harbetsuvan Tepesi’nin kent merkezine 55 km mesafede bulunduğunu anlatan Çelik, “Harbetsuvan Tepesi’nde yaklaşık 6 dönümlük bir alan içerisinde yaklaşık 2 yıldır kazı yapıyoruz. Harbetsuvan Tepesi’nde aynen Göbeklitepe’de olduğu gibi tapınak alanları tespit ettik. Göbeklitepe’nin son evresine ait bulgular tespit ettik. Harbetsuvan Tepesi de aynen Göbeklitepe gibi çok önemli bir yer olarak karşımıza çıkıyor” şeklinde konuştu.
 
http://www.sediyani.com/?p=30557
 
 
Güzellik kraliçesi
 
 
Ha gayret…
 
 
Haiti’de bir annenin oğlunu polislerden kurtarma anı…
 
 
Yeni çalışmam yayında…
 
Kadın Peygamberler – 12
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=30568

İbrahim Sediyani ile Kadın Peygamberler ve Aşkabat Feminist Cumhuriyeti Üzerine

https://www.youtube.com/watch?v=a1s2exQwe2k&t=5134s

 
 
Burası Norveç veya İsviçre olsaydı beğenirdiniz, ama burası Hakkari (Çolamerg) ilimizin Çukurca (Çelê) ilçesi.
 
     İNSTAGRAM
 
     EYLÜL 2019
***
303 Total Views 30 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir