Ağustos 2019 İnstagram Paylaşımları

 

isediyani

Kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşan yazar İbrahim Sediyani’nin İnstagram’da Ağustos ayında paylaştığı fotoğraflar…

 

 

     Kendisine ait kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşıp altına düşündüren sözler yazan yazar İbrahim Sediyani’nin bu yılın Ağustos ayında İnstagram’da paylaştığı fotoğrafları sitemiz takipçilerinin ilgisine sunuyoruz.

     İşte Sediyani’nin Ağustos ayı boyunca paylaştığı birbirinden ilginç ve güzel doğa, hayvan, insan, toplum, çocuk ve kadın, aile, kırsal yaşam ve san’ât fotoğrafları ve onların altına yazdığı düşündüren, anlamlı ve güzel sözler…

     * * *

Yeni çalışmam yayında…

Kadın Peygamberler – 8

İbrahim Sediyani

www.sediyani.com/?p=30018

“Geeel gel tamam bi daha demiycem öyle…”

Latin Amerika gezisi 5. bölüm…

Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 5

İbrahim Sediyani

www.sediyani.com/?p=30031

Çiçeğin hep boynubükük olmasının sebebi, şunu bildiği içindi: Görse de, sesini duysa da, ona çok yakın olsa da, o su asla ona doğru akmıyordu.

Bir vatan ki, bayrağını Tanrı dikmiştir.

Âşiyan-ı mürg-i dil, zülf-i perişanındadır.
Kanda olsam ey peri, gönlüm senin yanındadır,
Aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabib,
Kılma derman kim, helâkım zehr-i dermanındadır.
 
(Fuzulî)
 
 
Yeni çalışmam yayında…
 
Kadın Peygamberler – 9
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=30107
 
 
Sen mi daha güzelsin, seni Yaratan mı?
 
 
Dünyanın en geniş 2. caddesi: Avenida 9 de Julio (Latin Amerika gezisi 6. bölüm)
 
Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 6
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=30132
 
 
Seni sevmek hazalım, bir elinde güllerin dikenlerini, bir elinde dikenlitelleri tutmaktır…
 
 
Yeni çalışmam yayında…
 
Kadın Peygamberler – 10
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=30203
 
 
Yunanistan’a ait Rodos Adası’nda hanımıyla iki hafta tatil yapan Romanyalı arkadaşım Robert, tatilde beni unutmamış. Bana Rodos’tan getirdiği hediyeler. Teşekkür ederim, mutlu oldum. Hatırlanmak güzel duygu…
 
 
 
 
Plaza de la República ve Obelisco
 
Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 7
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=30236
 
 
 
 
Ne gülüyosunuz be?..
 
 
Ben bir Afrikalı’yım…
 
Onbinlerce yıllık köklü bir geçmişin, bugünkü simâsıyım. Tarihimle, coğrafyamla, kültürümle ve yüksek hedeflerimle varım.
 
Ben bir Afrikalı’yım…
 
Bir ağaç gibi başıdik ve mağrur, bir su gibi pâk ve temiz, yağmur gibi bereketli, toprak gibi üretken ve bir kartal gibi yükseklerde.
 
Ben bir Afrikalı’yım…
 
Tüm Afrika kıt’âsı vatanımdır benim. Bir baştan bir başa, benim yurdumdur. Atalarımdan miras kalan topraklardır bana.
 
Benim atalarım, bu topraklar üzerinde insanlık tarihini başlattılar, medeniyetin ilk tohumlarını attılar. Toprağa ekip biçmeyi, meyve ve sebze yetiştirmeyi, hayvancılığı, şiir gibi akan nehirlerin kıyısında şehirler kurmayı, heybetli dağları aşıp kervanlar için yollar yapmayı, yiyeceklerini yemeden önce ateşte pişirmeyi, su kanalları açmayı, sahipsiz bitkilerden ilaç üretmeyi, ilk benim atalarım yaptılar.
 
İlk ben öğrettim bunları size, ilk benim atalarımdan öğrendi bunları yeryüzü insanları.
 
 
“Gülümseyin…”
 
 
Çocukken ezberlediğim şarkıları söyleyerek akıyordu gümüş ırmaklar / Alfabedeki tüm sessiz harfleri okuyabiliyordu ormandaki yaşlı ağaç.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Urfa’da İsotun Acı Serüveni (FOTO GALERİ)
 
Tadı, rengi ve kokusuyla özellikle Şanlıurfa (Riha) ilimizde yapılan birçok yemeğe lezzet katan, çiğ köftenin olmazsa olmazı isot, kavurucu sıcakta zahmetli bir sürecin ardından tezgâhlardaki yerini alıyor.
 
Sulu tarımın yaygınlaştığı Urfa’da ilkbaharda ekilen, bakım ve sulamanın ardından Ağustos ayı başında hasat edilmeye başlanan kırmızı renkteki biberler, kamyonlarla pazarlarla getiriliyor. İsot üreticilerince pazarlardan veya tarlalardan satın alınan biberler, çalışan kadınlar tarafından yıkandıktan sonra saplarından ve çöplerinden ayıklanıyor. Elle parçalandıktan sonra makineden de geçirilip naylonların üzerinde bir süre bekletilen biberlerin, gün içerisinde güneşte tamamen kuruması sağlanıyor. Şeffaf poşetlere konularak güneşe serilen biberler, istenilen renge göre koyulaştırılıyor.
 
Zaman zaman 40 dereceyi aşan sıcak havaya ve biberin acısına rağmen gün boyu mesai yapan isot işçileri, kavurucu güneşle en lezzetli ürünü elde etmenin ve aile bütçelerine katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşıyor. Zeytinyağıyla harmanlanarak eşsiz bir tat ve parlaklık kazanan biberler, bu zahmetli ve “acı dolu” yolculuğun ardından mutfakların vazgeçilmezi olan isota dönüşüyor.
 
 
Gündüz kertenkelesi, Maui / Madagaskar.
 
 
Güneş girmeyen sokak.
 
 
Güney Afrika’da bir Kürt âlimi Ebubekir Efendi’nin mezarı. 19. yy’da orada 20 yıl eğitim vermiştir.
 
 
Güney Kürdistan’da bir Kürt çoban, 1959.
 
 
Gürcistan Kürtleri
 
     İNSTAGRAM
 
     AĞUSTOS 2019
 
*
271 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir