Bilim: “Ölümden Sonra Hayat Var; Öldükten Sonra Yaşamaya Devam Eden Genler Keşfedildi”

 

isediyani

Ölümden sonrasında hayat var mı yok mu konusu tartışmalı olsa da bu genler için ölümden öncesi de sonrası da aynı noktaya geliyor. Bu genler, bilim insanlarını oldukça şaşırttı.

     Ölümden sonrasında hayat var mı yok mu konusu tartışmalı olsa da bu genler için ölümden öncesi de sonrası da aynı noktaya geliyor. Bu genler, bilim insanlarını oldukça şaşırttı.

     Alabama Üniversitesi’nden emekli Prof. Peter Noble, Washington Üniversitesi’nden meslektaşları ile birlikte yaptığı çalışmalarda, gen aktivitesini ölçme amacıyla bir teknik test ediyordu. Yaptıkları çalışma onları bambaşka bir keşfe yönlendirdi.

     Noble ve arkadaşları ölü bir zebra balığını kendi deneyleri için kontrol grubu olarak kullanmayı amaçlıyordu. Yeni ölmüş balıktan test amacıyla aldıkları dokuyu kontrol ederken tahminleri, hücre aktivitesi azaldıkça genlerin yeni kopyalarının hızlı bir şekilde azalmasıydı.

     Genlerin % 1’lik bir kısmı, bir şeyler inşâ etmeye hazırlanır gibi davranmaya devam ediyordu. Yapılan tekrarlı testlerde, organizma öldükten saatler, hatta günler sonra aktivitesi devam eden hücreler bulundu.

     Noble ve ekibinin çalışmaları uzun süre şüpheyle yaklaşılan çalışmalar olmuştu. İspanya’da Barselona Genom Enstitüsü’nden Roderic Guigo önderliğindeki bir grup, ölüm sonrası gen aktivitesinin insanlarda da gözlemlendiğini ortaya çıkardı. Noble, bu grubun da aynı olguyu kanıtlaması sayesinde kurtulduklarını söyledi.

     WEBTEKNO

     8 AĞUSTOS 2019

 

749 Total Views 3 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Bilim: “Ölümden Sonra Hayat Var; Öldükten Sonra Yaşamaya Devam Eden Genler Keşfedildi”

  1. Göksel Bakkal dedi ki:

    Fraktal Boyutlar, Astral Seyahat, Ledün İlmi, Zihin Kontrolü ve Ruhun Bilinmeyen Gücü
    Cuma, Ekim 18, 2019

    Fraktal Boyutlar, Astral Seyahat, Ledün İlmi, Zihin Kontrolü ve Ruhun Bilinmeyen Gücü

    Bilim dini olarak bilinen sayntolojiye göre ruhlar evrende çeşitli gezegenlerde sayısız hayatlar yaşamış ruhani varlıklardır. Yaşamın ana amacı “hayatta kalabilmek”tir. Ruhlar, uzayda başka kültürler arasında yaşarken dünyada ve şu an yaşadığımız vücutlar(et) içerisinde hapis kalmışlardır.

    Mezopotamyalılar ölülerin ruhlarından kötü olanların yaşayanlara musallat olduğu ve onlara zarar verdikleri inancına sahiptiler. Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.

    Budizmde temel amaç kişinin Dünya’da bir daha doğmasına gerek kalmayacağı ruhsal gelişim ve olgunluk düzeyine erişmektir. Buda’ya göre insanların ıstıraplarının ana kaynağı maddi ve nefsani isteklerdir; bu ıstıraplar doğum ile başladığına göre, ıstıraplardan kurtulmanın yolu, doğum-ölüm çemberini (çevrimini) aşarak, dünyaya tekrar doğmamaktır. Bu da ancak kişinin nefsaniyetini ortadan kaldırmasıyla ve böylece karma yasasının gereklerinden kurtulabilmesiyle mümkündür. Ölüm olayında ruh ve fiziksel beden birbirlerinden ayrılır. Fiziksel bedenden ayrılmış olsa da zihin hala maddi âleme özgü yanılsama (illüzyon,“maya”) etkisinde kalmaya devam edebilir. Öte âlemde karşılaşacağı olaylar kişinin kendi zihinsel faaliyetinin ürünleri olacağından, zihnini denetleyebilen kişi, haliyle, öldükten sonra yaşayacağı olayları da denetleyebilecektir. Fakat yeryüzünde bu yeteneği ya da beceriyi elde edebilmiş insanlar çok nadirdir.

    https://gokselbakkal.blogspot.com/2019/10/fraktal-boyutlar-astral-seyahat-ledun.html?m=1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir