Temmuz 2019 İnstagram Paylaşımları

 

isediyani

Kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşan yazar İbrahim Sediyani’nin İnstagram’da Temmuz ayında paylaştığı fotoğraflar…

 

     Kendisine ait kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşıp altına düşündüren sözler yazan yazar İbrahim Sediyani’nin bu yılın Temmuz ayında İnstagram’da paylaştığı fotoğrafları sitemiz takipçilerinin ilgisine sunuyoruz.

     İşte Sediyani’nin Temmuz ayı boyunca paylaştığı birbirinden ilginç ve güzel doğa, hayvan, insan, toplum, çocuk ve kadın, aile, kırsal yaşam ve san’ât fotoğrafları ve onların altına yazdığı düşündüren, anlamlı ve güzel sözler…

     * * *

Bahçedeki en güzel çiçeği koparmış…

Göz sanatı.

Yavru Tilki Norveç’ten Kanada’ya Yürüdü: 76 Günde 3506 Km

Yavru kutup tilkisi, tâ Norveç’ten Kanada’ya kadar yürüdü; bir kıtadan diğer kıtaya: 76 günde 3506 km!

Yiyecek bulabilmek için 76 günde toplam 3506 km yürüyerek Norveç’e bağlı takımadalar Svalbard’dan Kanada’nın kuzeyine giden yavru kutup tilkisinin “destansı yolculuğu”, bilim insanlarını şaşırttı. Norveç Kutup Enstitüsü uzmanları, Svalbard Adaları’nda GPS çipi taktıkları dişi tilkiyi geçen yıl Mart ayında doğaya salmıştı. Henüz bir yaşına basmayan tilki, batı yönünde 1512 km yürüyerek 21 gün sonra Grönland (Kalaallit Nunaat)’a ulaştı. Burada kalın kürkü sayesinde aşırı soğukta hayatta kalmayı başaran tilki, yolculuğunun ikinci ayağında yaklaşık 2000 km daha yürüyerek Kanada’nın Ellesmere Adası’na gitti.

Ama uzmanları en çok şaşırtan şey, tilkinin bu kadar yol yürümesinden çok, bu mesafeyi bu kadar kısa sürede katetmesi oldu. Tilki günde ortalama 46 km yol yürüdü. Bazı günler bu, 155 km’ye kadar çıktı. Kutup Enstitüsü’nden Eva Fuglei, Norveç devlet televizyonu NRK’ya, “Gözlerimize inanamadık. Öldü de bir tekneye konuldu sandık. Ama bölgede tekne yoktu” dedi.

Bu, kayıtlara geçen en uzun tilki yolculuğu oldu. Norveç Doğa Araştırmaları Enstitüsü, hayvanların Kuzey Kutbu’nda hızla değişen mevsim koşullarına nasıl uyum sağladığına ilişkin bir proje kapsamında izlemeye alındı. Fuglei, “Yazın yeterince yiyecek var. Ama kışın koşullar ağırlaşıyor. Bu dönemde kutup tilkileri yiyecek bulup hayatta kalabilmek için göç ediyorlar. Ama bu minik yaratık, olağanüstü bir dayanıklılık göstererek, şimdiye kadar izlediğimiz tüm tilkilerden çok daha fazlasını yaptı” diye konuştu.

http://www.sediyani.com/?p=29696

Huzurlu bir aile, 4 kişilik sofra.

Bu çeperler
bu dikenliteller anne
toprağımıza değil
onurumuza
benliğimize kazılmıştır bizim
parça parçadır yüreklerimiz
hani benim gençliğim
özgür toplumu kuracak bilincim nerde
tellerin öte yanını seyreden çocuklara baksana
intifada okunuyor gözlerinden
ve Kerbelâ’ya ağıt yakar
tarlada çalışan Zeyneb’ler
“lê dotmam”ı söylerler hep bir ağızdan
bu türkü
bu sevdâ bizim.
 
Varsın duymasın çığlığımı kardeşlerim
varsın taqrîr-i sükûn olsun
uyumayıp da kapkara gökyüzüne
o sevdâlandığımız zencî geceye
Malcolm X’in gözleriyle bakan
insanları yeter bu toprakların
ve üçüncü dünyanın kavgası
négritúde
négritúde
“siyâh güzeldir”
bu sevdâ yeter bana.
 
(İbrahim Sediyani, “Ülkemin Türküsü”)
 
 
Graubünden (Grischun, Grigioni) kantonu, İsviçre.
 
 
Okuman gerek ilk kitap, Doğa’dır.
 
 
Ege’de Leylekler İçin 1390 Yuva Yapıldı
 
Ege Bölgesi’nde göç yollarındaki elektrik direklerine yuva yapan leyleklerin nüfûslarının devamlılığını sağlamak amacıyla çalışma yürütülüyor. Leyleklerin göç yollarındaki elektrik akımına kapılıp ölmelerini önlemek amacıyla, elektrik direklerinin 1, 5 m üzerinde platform oluşturularak 1390 yuva yapıldı.
 
Bereket Enerji Grubu’na bağlı olarak bölgedeki 5 ilde faaliyet gösteren ADM ve GDZ elektrik dağıtım şirketlerince, göç yollarındaki elektrik direklerine yuva yapan leyleklerin nüfûslarının devamlılığını sağlamak amacıyla çalışma yürütülüyor. Bu kapsamda, Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü, Ege Üniversitesi, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği işbirliğiyle 10 yıldır “Leyleklere Yeni Yuva Projesi” yürütülüyor. Projeyle, elektrik direklerinin üzerinde oluşturulan platformlarda, kuşlar için özel yuva kuruluyor. Yapılan 1390 yuvada ise 12 bin 195 leylek misafir ediliyor.
 
ADM ve GDZ Kalite ve Kurumsal İletişim Müdürü Fatma İyilikçi, yaptığı açıklamada, projenin 10. yılında, çalışmalara ilk başladıkları Avşar köyünde yeni leylek yuvaları kurduklarını söyledi. İyilikçi, “Projemizi 10’uncu yılında devam ettirmek bizim için gurur kaynağı. Bu özel projeyle, her yıl 13 bin leyleğe yuva oluyoruz. Göç mevsimlerinde elektrik çarpması nedeniyle yaşanan leylek ölümlerinin önüne geçtik” diye konuştu.
 
Ege Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ortaç Onmuş ise leyleklerin uzun yıllardır elektrik direklerine yuva yaptığını dile getirdi. Kuşların zaman zaman akıma kapılarak öldüklerini belirten Onmuş, “Bu yapay platformlarla leyleklerin yuvalarını direklerin üzerinden 1, 5 m yukarıya alıyoruz” dedi.
 
http://www.sediyani.com/?p=29724
 
 
Latin Amerika gezisi 3. bölüm…
 
Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 3
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=29744
 
 
Guldexwîn, Zağros Dağları’nın yüksek tepelerinden ülkesi Kürdistan’a bakarken, büküyor boynunu. Tıpkı yetim bir kız çocuğu gibi.
 
Guldexwîn, Zağros Dağları’nın yalçın eteklerinden mazlum Kürdistan halkına, öldürülen, vahşice katledilen Kürt gençlerine, bombalanan Kürt köylülerine, ağıt yakan Kürt annelerine, karalar bağlayan Kürt gelinlerine, kendi dilleriyle eğitim – öğretim hakları bile olmayan, anadilleriyle okul bile görmeyen Kürt çocuklarına bakarken, kirpiklerinin arasında su damlacıkları oluşuyor.
 
Gözyaşı döküyor, ağlıyor Guldexwîn.
 
Bu topraklarda doğan her çocuk bir Guldexwîn olarak büyüyor çünkü. Boynubükük büyüyor, acı ve gözyaşı ile büyüyor.
 
 
Guldexwîn’ler açar açmaz ordayım…
 
 
Bir coğrafya ki, Doğa Ana orda doğurmuştur yaşamı.
 
 
Bir düş kurdum, tan vakti kalkarken sahura
coğrafyalar bağrına sakladı gecenin karanlığıyla paylaştığım sırlarımı
yağan yağmur altında ıslandılar senin için biriktirdiğim sevgi sözcükleri
çocukların iki memesi arasında yaprak açtılar toprağa diktiğim fidanlar
üç karınca birden paylaşıyordu yeşil bir yaprağın üzerindeki tek damla suyu
yıldızlar yol gösteriyordu Herkül’ün direklerinin arasına yelken açan gemilere
bir meyvâ kopardım kader ağacının henüz olgunlaşmamış dalından
kalabalıklar gösteri yapıyordu geceleri üşüdüğüm şehirlerin meydanlarında
korkmuyordum ama artık ben, sen vardın diye
yirmidokuz ülke, altı kitap ve on cilt seyahatname yükleyerek sırtıma
yüksek bir dağın zirvesine çıkmaya çalıştım
ben yürüdükçe daha da büyüyordu sanki koca dağ
ben yükseldikçe uzaklaşıyordu zirvesi benden
bir dağ ki, heybetli mi heybetli
bir dağ ki, aman da aman, büyük mü büyük
bir yamacı Kafkasya, hüzün ve gözyaşı taşır Adiğe sürgününe
bir yamacı Trakya, sevdâ türküleri taşır Tuna boyundaki kavimlerin diline
bir yamacı Kapadokya, günışığı ve gökmavisi taşır ellibin kişilik yeraltı şehirlerine
bir yamacı Mezopotamya, sesli harfler taşır köylerin haritadan silinen isimlerine
korkmuyordum ama artık, çünkü sen vardın
ne Kartaca takmıştım ne de Kommagenê
gönül kapımı açtım sana, Bab’el- Mendeb gibi
kollarımı açtım sana, ey Fenike kızı Yelizabel
gel sarıl bana
sağ kolum bilim, sol kolum sanat
bunlarla besleyeceğim seni
ve bu ikisinden başka da hiçbir şey vaad etmiyorum sana.
(İbrahim Sediyani, “Fenike Kızı Yelizabel”)
 
 
Etiyopya 200 Milyon Fidanla Dünya Rekoru Kıracak
 
Etiyopya’nın Güney Milletleri, Milliyetleri ve Halkları (Yädäbub Bḥer Bḥeräsäbočna Hzboč Kllə) eyaletinde 12 saatte 200 milyon fidan toprakla buluşturularak dünya rekoru kırılacak.
 
Etiyopya Başbakanı Abiyyi Ahimad Alii’nin ülke çapında başlattığı 4 milyar ağaç projesi kapsamında 29 Temmuz’da ülkenin Güney Milletleri, Milliyetleri ve Halkları eyaletinde onbinlerce kişinin katılımıyla 200 milyon fidan dikilecek. Gedeo Bölgesi Tarım ve Doğal Kaynaklar Ofisi Başkanı Leta Legesse, basına yaptığı açıklamada, kendi bölgeleri için şimdiden 10 milyon fidanı hazır ettiklerini ve çukurları kazmayı sonlandırdıklarını söyledi. “Yeni bir dünya rekoru kırmak için hazırlıklarımızı sonlandırdık” diyen Legesse, elele vererek Başbakan’ın koyduğu 4 milyar hedefine ulaşmak istediklerini dile getirdi.
 
Çevre Koruma ve İklim Değişikliği ofislerinin organize edeceği etkinlikte fidanların dikileceği alan onbinlerce dönümü kaplayacak.
 
Hindistan’da 2016 yılında yaklaşık 800 bin kişinin katılımıyla 24 saatte 50 milyondan fazla fidan dikerek bu alanda rekor kırılmıştı.
 
http://www.sediyani.com/?p=29791
 
 
Afrika Açıklarında Yeni Bir Balık Türü Keşfedildi
 
Afrika ülkesi Tanzanya’nın Zengibar bölgesinin doğusundaki derin mercan resiflerinde yapılan araştırmalarda yeni bir balık türü keşfedildi, Alacakaranlık kuşağında keşfedilen mor renkli balığa “Wakanda” ismi verildi.
 
Sidney’den Tanzanya’ya giderek kıyı bölgelerde yeni türlerin keşfi için araştırmalar yapan uzmanlar, mor renkte ve 6 cm uzunluğunda bir balık keşfetti. Çalışmada keşfedilen balığa “Wakanda” ismi verildi. Kaliforniya Bilim Akademisi’nin “Resifler İçin Umut” projesinden bilin insanlarının da keşif ekibinde yer aldığı çalışma, Sydney Üniversitesi’nden taksonomi (sınıflandırma bilimi) uzmanı Yi-Kai Tea tarafından da onaylandı.
 
Yüzen planktonlarla beslendiği düşünülen Wakanda’ların daha detaylı incelenmesi için iki adet özel eğitimli dalgıç görev yapıyor. Ne var ki Wakanda’ların deniz seviyesinin 160 ilâ 260 feet altında (48 ilâ 79 m altında) yaşaması sebebiyle dalgıçların işi hiç de kolay değil. SCUBA dalış kıyafetlerini kullanan dalgıçlar, Wakanda’ları doğal yaşam alanlarında gözlemliyorlar.
 
Wakanda türünün ileriki zamanlarda bilimsel bir isme sahip olacağı da söyleniyor.
 
http://www.sediyani.com/?p=29796
 
 
Yeni çalışmam yayında…
 
Kadın Peygamberler – 7
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=29800
 
 
“Guldexwîn”, dünyada sadece Kürdistan dağlarında açan bir çiçeğin ismidir.
 
Anavatanı, Hakkari. Zağros Dağları.
 
“Guldexwîn”, Kürtçe’de “Kan ağlayan gül” demek.
 
Duruş ve şekil olarak, bildiğiniz güllere hiç benzemiyor. Çünkü dünyadaki tüm güller gülerler, fakat bu gül ağlıyor. Dünyadaki tüm güllerin yüzünde sevinç vardır, fakat bu gülün yüzünde hüzün.
 
Bu gülün özelliği; yukarıya değil aşağıya bakması, sürekli boynubükük durması. Bundan daha ilginci ise; eğik olan başının içinden su damlacıkları oluşması, gözlerinden yaşlar akması, gözyaşı dökmesi, ağlaması.
 
İşte bu ibretâmiz özelliğinden dolayı, yüzyıllar boyunca bilim adamlarından çok edebiyâtçıların, botanikçilerden çok şâirlerin ilgisini çekmiş olan bir bitki.
 
Dünyada sadece Kürdistan topraklarında açıyor bu çiçek.
 
 
Min got mervo tu wêje û huner, ez jî îlim û îrfanim,
Min got tu namûsa axa Kurdistan, ez jî şerefa Ala Rengîn,
Tu newiya Zozan Sahabe, ez jî kurê Selahaddîn,
Tu hingiva Bêdlîsê, ez jî rîçala Mêrdîn,
Tu sêva Dara Hênê, ez jî zembîlfroşa Farqîn,
Tu xezala Cizîrê, ez jî pezkuviya Nusêybîn,
Tu li Hezexê berfîn, ez jî li Şemzînanê guldexwîn,
Min got û got mervo tu keça Mervanî, ez jî xortê Şeddadiyanim.
 
(İbrahim Sêdiyanî, “Ez û Tu”)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bingöl’de Dut Pekmezinin Yapılışı
 
Kürdistan’ın en müstesnâ lezzetlerinden biri olan dut pekmezinin yapılışı da ayrı bir hüner gerektiriyor. Bingöl (Çêwlîk) ilimizin Genç (Dara Hênê) ilçesine bağlı Aktoprak (Vilık) köyünde yetiştirilen olgunlaşmış dutlardan besin değeri yüksek pekmez yapımına başlandı.
 
Aktoprak (Vilık) köyünde meyvenin olgunlaşmasıyla, sabahın erken saatlerinde çocuk, genç, kadın, erkek, dut ağaçlarının altında toplanan köylüler, silkelenen dallardaki dutların yere düşmemesi için geniş bezler açıyor. Bezlerin üzerinden alınan dutlar ayıklandıktan ve yıkandıktan sonra pekmeze dönüştürülmek üzere dev kazanlara konularak, odun ateşinde saatlerce kaynatılıyor. Doğal ortamda yetiştirilen dutların kaynatılmasıyla, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan geleneksel lezzet daha sonra tepsilerde soğumaya bırakılıyor.
 
http://www.sediyani.com/?p=29825
 
 
Sibê zû şiyar bûma,
Pêxas û bê şal bûma,
Ling terikî lêvên zuha,
Xwezî dîsa zar bûma.
 
Çawa berx bêzar bûma,
Bê mal û bê kar bûma,
Rihê saadet dilê can,
Xwezî dîsa zar bûma.
 
Hespê kinik sîwar bûma,
Ji çîyê berwar bûma,
Bimama bê nav û deng,
Her tek tenê zar bûma.
 
 
Yürümeden gel yanıma,
Üstünü aratmadan gel,
Namlun bakışların senin,
Pusulara yatmadan gel.
 
Herşey özlenir bilirsin,
Güzel olanı seversin,
Sen güzele cano dersin,
Surlardan atlayarak gel.
 
Bakışlar sınır tanımaz,
Sevenler bundan eder naz,
Beş parça olmuşsak bu olmaz,
Sınırları kaldır da gel.
 
Hüzün akar sensiz Dicle,
Dirilir halk bir serzenişle,
Zor yok olur hep dirençle,
Mayınlara basmadan gel.
 
Yanlışlıkla ev barkımız,
Yıkıldı tek ocağımız,
Kör kandırılmışlığımız,
Kimseyle kardeş olma gel.
 
Uzatma elin kimseye,
Dargın ol hep ölesiye,
Bitmedi bizim mersiye,
Çatışmaya girmeden gel.
 
Kültürün mendil renginde,
Halay çeker halk cenginde,
Beşikte konuş evinde,
Başka dil bilmeden gel.
 
Sevdalıyım sana, anlasana,
Üşüyorum yana yana,
Sen de sevip bana varsana,
Gel de nasıl gelirsen gel.
 
(İbrahim Sediyani, “Yürümeden Gel”)
 
 
Latin Amerika gezisi 4. bölüm…
 
Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 4
 
İbrahim Sediyani
 
http://www.sediyani.com/?p=29852
 
 
Babasının Gülü
 
 
Geleceğin botanikbilimcisi, çiçekleri inceliyor…
 
 
Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki Yolaldı Ortaokulu’nda öğrenciler okulun duvarına çizgi kahramanımız cici kız Guldexwîn’i çizmişler.
 
 
Sen girdin ya hayatıma, kadınım, Cennet gözlerindeki yeşilin olduğu yerde,
Bıla ew Beheşt bıbe malbata mın, keçê, êş û elem pêşla jiyana mın berde,
Seitdem ich dich liebe, bin ich ganz sicher, mein Himmel ist auf dieser Erde,
We are not alone in this Heaven, my darling, flowers and angels are very horde,
İn aşq yêk ihsasest ku, men çizi nemibinem, der muqabil çeşm-i men perde,
Uriden ekûn meakum limada’a el- heyat, li’ş- şehâdu aleyh, semâwati we’l- erde,
Leef met je mee vol gekke, leven als poëzie, gelukkig en afgezonderde,
Du är livets mening för mig, min glädje i livet, jag bifogade det största värde.
 
Kärlek är det viktigaste i livet, hans självironi,
Zonder jou mijn leven is droge en lege woestenij,
Haza el- hubb huwe’l- lezi asbağlî, el- heyat’el- sani,
Rah-ê Beheşt aşqest we buyi gûlruz, derd-ê xud insani,
Happiness to be with you, but the separation is puni,
Unsere Liebe bekommt in undenklichen Zeiten harmoni,
Evina mın tû j’bo mın têgha hebun û kaniya jiyani,
Senin o tertemiz kalbine kurban olsun Sediyani.
 
(İbrahim Sediyani, “Be-heşt”)
 
 
Midyat’ın Nehile (Enhel) Köyü “Birlikte Yaşam”ın Sembolü
 
Farklı dîn ve mezheplerin yanısıra Kürtçe, Arapça, Türkçe ve Süryanice gibi dillerin de buluşma noktası olan Mardin (Mêrdîn) ilimizin Midyat (Midyat û Estel) ilçesine bağlı Nehile (Enhil) köyü (resmî ismi Yemişli), hoşgörü ve “birlikte yaşam”ın örneğini sergiliyor.
 
Hoşgörünün büyülü kenti Mardin’in sosyo – kültürel yapısını yansıtan Nehile (Enhil) köyü, farklı dîn ve mezheplerin yanısıra Kürtçe, Arapça, Türkçe ve Süryanice gibi dillerin de buluşma noktası oldu. Ezan sesinin çan sesine karıştığı köyün kardeşçe yaşayan sakinleri, hoşgörü ve birlikte yaşamın örneğini sergiliyor. 7 kilise ve 2 cami bulunan köyde vatandaşlar Müslüman, Süryani ve Ézidî olarak 6 bayram kutluyor.
 
http://www.sediyani.com/?p=29894
 
     İNSTAGRAM
 
     TEMMUZ 2019
*
318 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir