Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 3

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

20 NİSAN

AFRİKA SEMÂLARI – ATLAS OKYANUSU SEMÂLARI – AMERİKA SEMÂLARI – ARJANTİN 

     Uçak yolculuğumuz rahat geçiyordu. Gerçi sık sık türbülansa girip sallanıyordu ve bu da beni bir hayli korkutuyordu ama, 13 saat 45 dakikalık bir hava yolculuğunda bu kadarı normaldi.

     Ne de olsa bazen dağların, bazen denizlerin, bazen adaların, bazen de okyanusun üzerinde seyreden bir hava seyahati…

     Yolculuğun büyük kısmını uyuyarak geçiriyorduk ama, mâlum, uçak yolculuğu, saatte bir ya da iki saatte bir uyanıyor, sonra tekrar uyumaya çalışıyorduk.

     Gece saat 21:55’te, Almanya’nın Hessen eyaletinin Frankfurt am Main şehrinde bulunan ve Almanya’nın en büyük, Avrupa’nın 3. büyük, dünyanın ise 9. büyük havalimanı olan Frankfurt Uluslararası Ren – Main Havaalanı (Alm. Frankfurt Internationaler Rhein – Main Flughafen)’ndan havalanan Lufthansa AG şirketine ait uçağımız, Almanya havasahasını terkettikten sonra, önce Fransa semâlarında, sonra Biskaya Körfezi semâlarında, sonra İspanya semâlarında, sonra da Portekiz semâlarında uçtuktan sonra Avrupa kıt’âsını terkediyor ve Atlas Okyanusu üzerinden Afrika kıt’âsına ulaşıyor.

     Afrika semâlarındaki yolculuk fazla sürmüyor ama. Bu kıt’âda, sadece Atlas Okyanusu üzerinde yer alan Kanarya Adaları semâlarında uçuyoruz ve birkaç dakika süren bu kesitten sonra Afrika kıt’âsını da terkederek Atlas Okyanusu’nun engin sularının üzerinde yolculuğumuza devam ediyoruz.

     Göklerde süzüle süzüle yol alıyoruz. Bulutların üzerinde. Ve altımızda masmavi okyanus suları…

     Ahhh, yolculuğun bu etabını gündüz vakti yapmalıydık asıl. Düşünsenize; yer mavi, gök mavi.

     “Sana mavi şiirler yazdım geminin güvertesinde. Gömleğimin cebinde sakladığım resmini gösterdim yakamozlara.

     Bize yol gösteren yıldızların altında bakıp öptüm ayın onbeşi gibi güzel yüzünü. Ah bilsen, ne mavi dûâlar ettim denizin ortasında kıldığımız sabah namazlarında.

     Sen tevekkülün limanında kalbini açarak bekle yolumu.

     Sevdiceğim; sev beni mavi mavi.

     *

     Sana mavi düşler biriktirdim yol boyunca. Mavi mavi besteler yaptım dudaklarının mırıldandığı tüm şarkılara.

     Can yeleği giydirdim okuduğun tüm dûâlara, kurduğun tüm hayâllere. Ah bilsen, ben ne dünyalar yıkadım Akdeniz’in sularında çırılçıplak. Ne düşler yüzdürdüm suyun üzerinde gemiler gibi.

     Sen mavi düşlerimle birlikte karşıla beni vuslatın limanında.

     Sevdiceğim; al beni mavi mavi.”

     Fakat ne yazık ki gecenin içinde yapıyoruz bu yolculuğu ve her yer karanlık. Aşağı da baksan, yukarı da baksan, hiçbir şey göremezsin.

     Almanya’nın Frankfurt şehrinden Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e yaptığımız bu 13 saat 45 dakikalık uçak yolculuğu, Almanya’dan yapılan en uzun mesafeli direk uçuştur. Yani bu ülkeden, Almanya’dan direk uçuşun yapıldığı en uzak noktadır, Buenos Aires. İşte biz bu gece bunu gerçekleştiriyoruz. Bu gece uçuyor ve – Allah’ın izniyle – yarın sabah oraya ineceğiz.

     Bu, aynı zamanda benim hayatımda yaptığım en uzun mesafeli uçak yolculuğu. Daha önce yaptığım en uzun mesafeli uçak yolculuğu, 2012 yılında, Bangladeş’in başkenti Dakka’dan İstanbul’a yaptığım ve tam 10 saat süren uçak yolculuğuydu.

     Onu Türk Hava Yolları (THY) ile yapmıştım, bunu ise Alman Lufthansa uçağıyla.

     Lufthansa ile yolculuk etmek, hakikaten bir ayrıcalık. Uçağın rahatlığından, konforundan tutun, içindeki servise ve muameleye kadar, bu ayrıcalığı hissediyorsunuz.

     Hayatım boyunca kendime dînî ve siyasî kişilikleri değil de, onları örnek aldığım, onları kendime “önder” kabul ettiğim, gittikleri yollara kurban olduğum, ellerindeki kaleme ve ayaklarındaki toza kurban olduğum Kürt seyyah İbn-i Fadlan (877 – 962), Berberî seyyah İbn-i Battuta (1304 – 69) ve Türk seyyah Evliya Çelebi (1611 – 82) gibi öncülerim, rehberlerim bu gezileri at sırtında ya da buharsız ilkel gemilerle yaparlardı ama, biz onların evlatları olarak “modern zamanların çocuğu” olduğumuz için, bu gezileri böyle lüks uçaklarla yapıyoruz işte…

     Lufthansa ya da 1933’ten itibarenki tam adıyla Deutsche Lufthansa AG, Almanya’nın en büyük, Avrupa’nın 2. büyük, tüm dünyanın ise 9. büyük havayolu şirketidir. Almanya’nın ulusal havayolu şirketidir ve halk arasında “Almanya’nın bayrak taşıyıcısı” olarak algılanmakta. Şirketin logosunun bir turna kuşu olması nedeniyle Lufthansa’ya genellikle “Turna Havayolları” deniyor.

     Almanya’da nasıl ki “karayolu” dendiğinde ilk akla gelen şey benim 2001 model VW Polo arabam ise, “havayolu” dendiğinde de ilk akla gelen Lufthansa’dır.

     Şirketin merkezi Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (Alm. Nordrhein – Westfalen) eyaletinin Kolonya (Alm. Köln) şehrinde olup, merkez havaalanları Hessen eyaletinin Frankfurt (Alm. Frankfurt am Main) şehrindeki Frankfurt Uluslararası Ren – Main Havaalanı (Alm. Frankfurt Internationaler Rhein – Main Flughafen) ile Bavyera (Alm. Bayern) eyaletinin başkenti Münih (Alm. München)’teki Münih Uluslararası Franz Josef Strauss Havaalanı (Alm. München Internationaler Franz Josef Strauß Flughafen)’dır.

     IATA kodu LH, ICAO kodu DLH, çağrı kodu LUFTHANSA, IATA prefiks kodu 220 olan Lufthansa AG uçaklarıyla yılda ortalama 70 milyon yolcu uçmaktadır. Şirketin bünyesinde 34 bin 754 kişi çalışıyor. 1997 yılında kurulan Star Alliance’ın bir üyesi olan Lufthansa şirketinin tam 351 uçağı var ve şirketin yıllık cirosu 16 milyar Euro (€).

     Kendi bünyesinde yaklaşık 100 ülkede 200 çeşit uçuş noktasına ve diğer ortak havayolları ile dünyada yaklaşık 410 uçuş noktasına hizmet sağlayan Lufthansa, 2008 yılında dünyanın en iyi havayolu şirketi seçilmiş, 1997 yılından beri de her yıl dünyadaki en iyi transatlantik seçilmektedir. Lufthansa AG, ayrıca İsviçre’deki Swiss International Airlines ve Avusturya’daki Austrian Airlines’ın de sahibidir.

     Lufthansa şirketinin kökeni, I. Dünya Savaşı (1914 – 18) yıllarına kadar uzanıyor…

     Aralık 1917’de, kısa adı HAPAG olan Hamburg Amerikan Paket Sürümü Limited Şirketi (Alm. Hamburg – Amerikanische Packetfahrt – Actien – Gesellschaft), Zeppelin Hava Gemisi İnşaatı Anonim Şirketi (Alm. Luftschiffbau Zeppelin GmbH) ve kısa adı AEG olan Genel Elektrik İşleri Şirketi (Alm. Allgemeine Elektricitäts – Gesellschaft), Almanya’nın en büyük bankası olan Alman Bankası (Alm. Deutsche Bank AG) ile işbirliği yaparak, kısa adı DLR olan Alman Hava Nakliye Firması (Alm. Deutsche Luft – Reederei)’nı kurdular. DLR, ilk tarifeli uçuşunu Şubat 1919’da başkent Berlin ile Weimar arasında gerçekleştirdi.

     DLR, 1920 yılında Sablatnig Uçak İmalatı Anonim Şirketi (Alm. Sablatnig Flugzeugbau GmbH) ile birleşerek, Lloyd Hava Trafiği Sablatnig (Alm. Lloyd Luftverkehr Sablatnig) adı altında faaliyet göstermeye başladılar. 1923 yılında da HAPAG ve Kuzey Alman Lloydu (Alm. Norddeutscher Lloyd) birleşerek, Alman Aero Lloyd (Alm. Deutscher Aero Lloyd) adı altında faaliyet göstermeye başladılar.

     Aynı yıl, enflasyonun sona ermesinden sonra, hükûmetin bir girişimi ortaya çıktı ve bu durum, yüksek borçlu iki işletme olan Alman Aero Lloyd ve Junkers Hava Trafiği Limited Şirketi (Alm. Junkers Luftverkehr AG)’ye sübvansiyon ödemelerinin azaltılmasını ümit ettiler. Özel tarafta, Deutsche Bank Genel Müdür Yardımcısı Kurt Weigelt (1884 – 1968) de önemli bir rol oynadı. Birleşme komisyonunun başkanı, Düsseldorf’ta faaliyet gösteren Ren Demiryolu Limited Şirketi (Alm. Rheinbahn AG)’nin CEO’su Max Schwab (? – ?) idi ve Düsseldorf’un havalimanı işletme şirketine katılımından dolayı hava trafiğinin gelişmesine ilgi duyuyordu.

     “Lufthansa” adı, başlangıçta “Luft Hansa” biçiminde, ilk kez 1924 yılında kullanıldı. Dresden ile Münih (Alm. München) arasındaki hava trafiğinin başlangıcında, bu yeni planlanan şirket için Dresden Belediye Binası’ndaki açılış töreninde “Luft Hansa” adı doğdu. Şirketin adı, Ortaçağ’da Aşağı Almanya (Kuzey Almanya)’daki Alman tüccarların birleşmesi olan Hansa Birliği’ne bir atıftır.

     “Lufthansa” adlı bu “ilk” havayolu şirketi, 6 Nisan 1926 tarihinde, iki ayrı havayolu şirketi olan Deutscher Aero Lloyd AG ile Junkers Luftverkehrs AG’nin başkent Berlin’de birleşmesiyle “Deutsche Luft Hansa AG” adıyla kuruldu. 1933 yılında şirketin adı “Deutsche Lufthansa AG” olarak değiştirildi; daha doğrusu “Luft” ve “Hansa” sözcükleri birleştirildi.

     Lufthansa, tarihindeki ilk tarifeli uçak seferini de kurulduğu gün gerçekleştirdi. Bu ilk uçak, 6 Nisan 1926 günü Almanya’nın başkenti Berlin’deki Berlin Tempelhof Havaalanı (Alm. Flughafen Berlin – Tempelhof)’ndan kalkıp İsviçre’nin Zürih (Alm. Zürich) şehrindeki Zürih Dübendorf Askerî Havaalanı (Alm. Militärflughafen Zürich – Dübendorf)’na uçtu ancak direk değil; Almanya’nın Halle (Saale), Erfurt ve Stuttgart şehirleri üzerinden tam üç kez aktarma yaparak.

     Bu ilk uçuştan sadece bir ay sonra da “ilk gece uçuşu”nu gerçekleştirdi, Lufthansa, 1 Mayıs 1926 günü Almanya’nın başkenti Berlin’deki Berlin Tempelhof Havaalanı’ndan o zamanlar Almanya’nın olan fakat günümüzde Rusya’ya ait Kaliningrad (Alm. Königsberg; Rus. Калинингра́д [Kaliningrad]) şehrindeki Devau Havaalanı’na gerçekleştirilen uçuş, Lufthansa’nın ilk gece uçuşudur. Lufthansa, bu uçuşu 3 motorlu bir Junkers G 24 uçağıyla gerçekleştirmişti.

     Kurulduğu 1926 yılında Lufthansa’nın toplam 162 uçağı vardı. Şirket bünyesinde 1527 kişi çalışıyordu. 1926 sonuna kadar Lufthansa uçakları, toplamda 6 milyon km’den fazla yol katetti; bu sözkonusu hava trafiğinde toplam 56 bin 268 yolcu, 258 ton yük ve 301 ton posta (mektup, paket vs.) taşıdı.

     Ocak 1928’de Lufthansa uçakları, Fransa’nın Marsilya (Frsz. Marseille; Okzi. Marselha) şehri, Katalonya’nın başkenti Barselona (Kat. Barcelona) ve İspanya’nın başkenti Madrid’e uçtu. Berlin – Madrid arası yapılan bu uçak seferi, o zamana kadar Avrupa içinde yapılmış en uzun mesafeli uçak yolculuğu olarak kayıtlara geçecekti: Rota uzunluğu; 2100 km.

     12 – 13 Nisan 1928 tarihinde de “ilk kıtalararası seferini” gerçekleştirdi, Lufthansa. Bu tarihte, I. Dünya Savaşı’nda Alman ordusunda “savaş pilotu” olarak görev yapmış olan pilot Hermann Köhl (1888 – 1938) ve yardımcı pilotlar Alman Ehrenfried Günther Freiherr von Hünefeld (1892 – 1929) ile İrlandalı James Michael Christopher Fitzmaurice (1898 – 1965) tarafından kullanılan Lufthansa’ya ait Junkers W 33 tipi uçak, İrlanda’nın başkenti Dublin (İr. Baile Átha Cliath)’deki Baldonnel Havaalanı (İr. Aeradróm Mhic Easmainn)’ndan kalkarak Atlas Okyanusu’nu doğudan batıya geçmeyi başardı ve Kanada’nın Yeni Keşfedilen Topraklar (İng. Newfundland) eyaletindeki Labrador Adaları üzerinde bulunan Greenly Adası’na indi.

     Aynı yılın Ağustos ve Eylül aylarında Junkers W 33 uçakları Rusya’ya ait Sibirya (Rus. Сиби́рь [Sibirı]) topraklarına da uçmaya başladılar. Ekim 1928’de ise aynı model bir Lufthansa uçağı, Berlin’den Japonya’nın başkenti Tokyo (Jap. 東京[Tōkyō])’ya uçtu.

     1930’ların başında küresel ekonomik kriz belirdi. Bununla birlikte, şirket yeni hedefler aradı. Özellikle, Güney Atlantik ve Uzakdoğu, dikkate değer yerler olarak kabul edildi. Yine burada da öncü başarılar elde edildi. Örneğin bu yıllarda Çin henüz yeni havacılığa başlamışken, Lufthansa (o zamanki adıyla Luft Hansa), Şubat 1930’da Çin Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte Çin’in Şanghay şehrinde Avrupa – Asya havayolu ve posta şirketi olan Eurasia Corporation (Çin. 歐亞航空公司)’u kurdu. Posta ve mektupların yolcu uçaklarıyla ulaştırılması rutin hale geldi. Mayıs 1931’de ise Şanghay – Nanjing – Pekin – Manjur merkezli Avrupa – Asya posta şirketi Eurasia kuruldu.

     Lufthansa’nın 1920’lerde kurulup 1930’larda hava yolculuğunun zirvesine ulaşması, Alman hava trafiğinin öncü günleriydi. Sayısız öncü başarıya ulaşan Lufthansa, tüm Avrupa metropolleri arasında bir hat kurma hedefini kısa sürede gerçekleştirmiş, kıtalararası seferlere başlamıştı.

     1933 yılında “Luft Hansa” şirketinin adı “Lufthansa” olarak değiştirildi (halen öyledir).

     1933, aynı zamanda Lufthansa’nın Adolf Hitler (1889 – 1945) liderliğindeki Ulusal Sosyalistler (Naziler)’in eline geçtiği tarihtir.

     Lufthansa’nın 30 Ocak 1933 tarihinde Naziler’in eline geçmesinden sonra, şirketin teknik direktörü ve Yahudî olan Erich Schatzki (1898 – 1991), Lufthansa’dan ayrıldı. Hollanda’nın 1940’ta Naziler’in işgaline uğramasından sonra, sonradan ortaya çıkan belgelere göre, Nazi emrindeki Lufthansa’nın direktörü Carl August Heinrich Adolf Freiherr von Gablenz (1893 – 1942), eski dostu ve çalışma arkadaşı olan Yahudî Erich Schatzki’yle gizlice temas kurarak “Aileni de al ve buralardan kaç” diye uyardı. Erich Schatzki, Haziran 1941’de ailesiyle birlikte Fransa ve İspanya üzerinden ABD’ye kaçtı.

     Nazi rejimiyle ilgili olarak bugünün şirketinin kendini tasvir etmesi, Nazi rejimine katılımının kasıtlı olarak bastırıldığını göstermiştir. 1933 – 45 yılları arasında ve hususen II. Dünya Savaşı (1939 – 45) yıllarında savaş amaçlı yolcu uçağı kullanan Lufhansa’nın, Nazi esareti altında bulunan ve başta Yahudîler ve siyasî mahkumlar olmak üzere çeşitli dîn, ırk, milliyet, etnik köken ve siyasî cenahtan 10.000 erkek, kadın ve çocuğu zorunlu olarak çalıştırdığı da, bugünkü bu dünya devi şirketin tarihsel bir gerçeği ne yazık ki.

     Bochum Ruhr Üniversitesi’nden uzmanlık alanı “havayolu tarihi” olan tarihçi Lutz Budraß (1961 – halen hayatta)’ın yaptığı araştırmaya göre, Nazi döneminde (eski) Lufthansa şirketi, başta Yahudîler ve siyasî mahkumlar olmak üzere çeşitli dîn, ırk, milliyet, etnik köken ve siyasî cenahtan 10.000 erkek, kadın ve çocuğu zorunlu olarak çalıştırmıştır. Bu, tarihsel bir gerçektir. Bununla da kalmayıp, Nazi rejimi tarafından (eski) Lufthansa’ya, Versay Antlaşması (1919)’nda izin verilmeyen silahları gizleme görevi de verilmiştir. II. Dünya Savaşı boyunca da Lufthansa’nın tüm uçakları savaş amaçlı kullanılmıştır. Tarihçi Lutz Budraß, bütün bu bilgileri kaleme aldığı “Adler und Kranich” (Kartal ve Turna) adlı kitabında aktarmaktadır. Kitabın ismi de oldukça ilginçtir ve tam isabetlidir: Mâlumunuz olduğu üzere; “Kartal” Naziler’in, “Turna” ise Lufthansa’nın sembolüdür.

     Lufthansa ana tersanesi, II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar büyük ölçüde Wehrmacht Hava Kuvvetleri’ne hizmet etti. Bu, savaş uçaklarının kazançlı onarımının yanısıra, özellikle askerî havacılık teknolojisinin geliştirilmesi ve test edilmesi için bir kapak olarak kullanılması anlamına geliyordu.

     Hiçbir zaman (eski) Lufthansa ekonomik amaçlı uçmadı. Aksine, silahlanma finansmanıyla kısmen doğrudan, kısmen dolaylı olarak sübvanse edilmesi gerekiyordu. Weimar Cumhuriyeti’nin sonlarına doğru Lufthansa işsiz kaldı. Ulusal Sosyalist egemenliğin başlangıcı, ona Nazi rejiminde hizmet vererek kendisini meşrûlaştırma fırsatı verdi. Örneğin, Nazi politikacı Hermann Wilhelm Göring (1893 – 1946)’e Reichstag’ın basit bir üyesi olarak zaten rüşvet verildi ve Adolf Hitler’e seçim kampanyasında kalıcı ve özgür bir uçak verildi. (Eski) Lufthansa, Nisan 1945’teki kapanışına kadar ekonomik verimlilik hedefine bile ulaşmadığından, bu süre zarfında defalarca pes etmenin eşiğindeydi.

     Savaş sonunda, Lufhansa Denetleme Kurulu Başkanı Erhald Milch (1892 – 1972), “savaş suçlusu” ilan edildi ve insanlık suçu işlemekle suçlandı. Nürnberg Amerikan Askerî Mahkemesi (Alm. Amerikanischen Militärgerichtshof in Nürnberg)’nde yargılanan Milch, 17 Nisan 1947 tarihli karar üzerine ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Ancak hapisteyken, 28 Haziran 1954 günü erken tahliye edildi ve serbest bırakıldı.

     Yine de tarihçiler, 1933’ten itibaren Naziler’in egemen olduğu Lufthansa ile günümüzdeki Lufthansa’nın farklı bakış açılarına ve farklı niyetlere sahip olduklarını kaydedip, günümüzde Almanlar’ın dünyadaki en büyük markası olan bu dev şirketi o “kirli geçmiş” ile irtibatlandırmayı “haksızlık” olarak değerlendirirler.

     Lufthansa şirketinin kendisi de bu “kirli geçmişi” sahiplenmeyi reddetmekte, o eski Lufthansa’nın II. Dünya Savaşı sonunda Müttefikler tarafından 1951 yılında tasfiye edildiğini, şimdiki Lufthansa’nın ise ondan iki yıl sonra, 1953’te kurulduğunu belirterek, şimdiki Lufthansa’nın o eski Lufthansa’nın devamı olmadığını belirtmektedir. Ki bu doğrudur da. Şimdiki Lufthansa AG ayrıca, o eski şirketin devamı olduğunu şiddetle reddettiğinden, o “sancılı dönemden” kalma olaylarla ilgili herhangi bir tazminat ödemeyi veya o dönemki Lufthansa çalışanlarına emeklilik maaşı ödemeyi de kesin bir biçimde kabul etmemektedir.

     Hatta Lufthansa, 2001 yılında Almanya’daki çeşitli siyasî partiler, kurum ve kuruluşlar ve hatta birtakım medya organları tarafından önerilen “Lufthansa’nın kuruluşunun 75. yıldönümünü görkemli bir kutlama ile yâd etmeliyiz” teklifini, kendisinin 1926 yılında kurulan Lufthansa’nın devamı olmadığını söyleyerek şiddetle reddetmiştir.

     (Eski) Lufthansa, II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden altı yıl sonra, 1951 yılında Müttefikler tarafından tasfiye edildi. Bugünkü Lufthansa ise 6 Ocak 1953 tarihinde kuruldu. Şirket, Federal Almanya Cumhuriyeti’nin hava egemenliğini yeniden kazanmasının ardından 1 Nisan 1955’te tarifeli seferlerine başladı.

     Önce Avrupa ve Asya, sonra Amerika’ya uçan Lufthansa, 1962 yılından itibaren Afrika’ya da düzenli seferler düzenlemeye başlayarak gittikçe büyüyen ve uçuş ağını genişleten bir trend izledi. “Beşinci kıta” olarak anılan Avustralya’ya uçak seferlerini ise 1 Nisan 1965’te başlattı.

     1963 yılına kadar Deutsche Lufthansa AG neredeyse % 100 devlete aitti. 1994 yılına kadar Federal Almanya Cumhuriyeti’nin resmî bayrak taşıyıcısıydı. 1997 yılında ise Lufthansa tamamen özelleştirildi.

     1926’da kurulan eski Lufthansa’nın devamı olduğunu kesinlikle kabul etmeyen ve 1955’te kurulan yeni Lufthansa’nın devamı olduğunu her seferinde vurgulayan Lufthansa, bunda ne kadar ciddi olduğunu göstermek için, 2005 yılında görkemli bir “Lufthansa’nın kuruluşunun 50. yıldönümü” kutlaması gerçekleştirdi.

     Alman Lufthansa, dünyanın sadece en büyük ve güçlü değil, aynı zamanda güvenli uçak şirketlerinden biridir. Kurulduğu 1955 yılından içinde ve “uçağının içinde” bulunduğumuz 2019 yılına kadar sadece 8 kez ölümle sonuçlanan kaza yapan Lufthansa’nın bu kazalarında bugüne dek toplam 152 kişi hayatını kaybetmiştir.

     Lufthansa’nın yaşadığı önemli kazalar şunlardır:

     – 11 Ocak 1959 günü Almanya’nın Hansestadt Hamburg şehrinden Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrine uçan Lockheed L – 1049G uçağı, Rio de Janeiro’daki Rio de Janeiro Uluslararası Galeão Havaalanı (Port. Aeroporto Internacional do Rio de Janeiro – Galeão)’na inmeye çalışırken düştü. 29 yolcunun tamamı ve 10 mürettebatın 7’si öldü.

     – 4 Aralık 1961 günü Lufthansa’ya ait bir Boeing 720 – 030 B uçağı, Frankfurt (Alm. Frankfurt am Main) şehrinde bir eğitim uçuşu sırasında düştü. 3 ekip üyesi de hayatını kaybetti. Uçağın niçin düştüğü, yapılan tüm incelemelere rağmen bir türlü anlaşılamadı.

     – 15 Temmuz 1964 günü başka bir Boeing 720 – 030 B uçağı yine bir eğitim uçuşu sırasında düştü. Ansbach ilçesine bağlı Forst ve Petersdorf köyleri arasında düşen uçaktaki 3 ekip üyesi de hayatını kaybetti.

     – 28 Ocak 1955 günü Frankfurt’taki havaalanından gelen Convair CV – 440 uçağı, Hansestadt Bremen’deki havaalanı etrafında birkaç manevra yaptıktan sonra düştü. 46 yolcunun tamamı öldü.

     – 20 Ocak 1973 günü Tayland’ın başkenti Bangkok (Thai. กรุงเทพมหานคร [Krung Thep Maha Naxon])’daki Bangkok Uluslararası Don Mueang Havaalanı (Thai. ท่าอากาศยานดอนเมือง [Thaxakaşyan Dxnmeuxng])’ndan havalanan Alman Lufthansa şirketine ait Boeing 707 – 330 B tipi uçak, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi (Hint. नई दिल्ली [Nai Dilli])’deki o zamanki adıyla Yeni Delhi Uluslararası Palam Havaalanı (Hint. नई दिल्ली अंतर्राष्ट्रीय पालम हवाई अड्डा [Nai Dilli Antarreştriy Palam Havaiadda])’na inmeye çalışırken, sisli havadan dolayı iniş vaktinden önce piste çarptı ve yandı. Kazada ölen olmadı.

     – 20 Kasım 1974 günü Lufthansa tarihindeki en ağır kaza meydana geldi. Kenya’nın başkenti Nairobi’deki şimdiki adıyla Nairobi Uluslararası Jomo Kenyatta Havaalanı (Kisw. Uwanja wa Ndege wa Kimataifa wa Nairobi wa Jomo Kenyatta)’ndan kalkan Boeing 747 – 130 tipi uçak, Nairobi’den havalandıktan kısa bir süre sonra çöktü ve düştü. 157 yolcudan 59’u öldü.

     – 26 Temmuz 1979 günü Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinden Senegal’in başkenti Dakar’a uçan Lufthansa’ya ait Boeing 707 – 330 C tipi kargo uçağı, Brezilya’nın Petrópolis şehri yakınlarında bir dağa çarptı. Uçaktaki her 3 mürettebat da öldü.

     – 14 Eylül 1993 günü Almanya’nın Frankfurt şehrinden gelen Airbus A320 – 200 tipi uçak, Polonya’nın başkenti Varşova (Leh. Warszawa)’daki Varşova Uluslararası Çopina Havaalanı (Leh. Lotnisko Chopina w Warszawie)’na inmeye çalışırken, iniş sırasında pistin sonundaki bir höyükle çarpıştı. 70 yolcu bulunan uçakta sadece 1 yolcu ve 1 mürettebat yaşamını yitirdi.

     Lufthansa uçaklarının başına gelen bir diğer felâket de, “uçak kaçırma” olaylarıdır. Lufthansa uçakları bugüne dek 13 kez kaçırılmıştır. Bunlardan bazıları siyasî içerikli terör eylemleridir.

     Günümüz itibariyle Lufthansa, dünyanın en güçlü ve en saygın uçak şirketlerinin başında gelmektedir. Almanya’nın uluslararası çaptaki en büyük markasıdır. Mart 2019 verilerine göre şirket bünyesinde toplam 351 uçak bulunmaktadır. Uçaklarının tamamı modern uçaklar olup, ortalama yaşları 12 yıldır.

     Lufthansa AG uçaklarıyla yılda ortalama 70 milyon yolcu uçmakta. Şirketin bünyesinde 34 bin 754 kişi çalışıyor.

     Frankfurt (Alm. Frankfurt am Main) ve Münih (Alm. München)’ten kalkan Lufthansa uçakları, dünyanın dört bir yanına uçuyorlar. Avrupa, Asya, Ortadoğu, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika’da birçok noktaya uçuş gerçekleştiriyorlar.

     Almanya’dan kesintisiz en uzun uçuşun gerçekleştirildiği nokta, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’tir ve bu yolculuk 13 saat 45 dakika sürüyor. Kesintisiz 2. en uzun uçuşun gerçekleştirildiği nokta, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’dur ve bu yolculuk 13 saat 30 dakika sürüyor. Kesintisiz 3. en uzun uçuşun gerçekleştirildiği nokta, Singapur’dur ve bu yolculuk 13 saat 5 dakika sürüyor. Kesintisiz 4. en uzun uçuşun gerçekleştirildiği nokta, Brezilya’nın São Paolo şehridir ve bu yolculuk 12 saat 40 dakika sürüyor. Kesintisiz 5. en uzun uçuşun gerçekleştirildiği nokta ise ABD’nin Los Angeles şehridir ve bu yolculuk da 12 saat 25 dakika sürüyor.

     İşte şimdi biz, Almanya’dan en uzun mesafeli direk uçuşun yapıldığı ve 13 saat 45 dakika süren Frankfurt – Buenos Aires uçak yolculuğunu gerçekleştiriyoruz.

     Dün gece saat 21:55’te, Almanya’nın Frankfurt am Main şehrinde bulunan Frankfurt Uluslararası Ren – Main Havaalanı (Alm. Frankfurt Internationaler Rhein – Main Flughafen)’ndan havalanan Lufthansa AG şirketine ait uçağımız, Avrupa ve Afrika semâlarını terkettikten sonra, uçsuz bucaksız Atlas Okyanusu semâlarında yaptığı yolculuğu da tamamlamış ve Amerika semâlarına ulaşmştı.

     Amerika semâlarına varınca önce uzun bir süre Brezilya semâlarında uçuyoruz. Brezilya üzerindeyken, gecenin karanlığı da kayboluyor ve hava aydınlanmaya başlıyor. Sabahın ilk ışıklarına merhaba diyoruz. Daha sonra Uruguay semâlarına varınca artık tamamen sabah oluyor. Uruguay zaten küçük bir ülke ve bitip de Arjantin başlayınca ilk nokta hemen Buenos Aires.

     Uçağımız, Uruguay ile Arjantin arasındaki Gümüş Nehir (İsp. Río de la Plata) üzerindeyken inişe geçiyor.

     Dün gece Almanya yerel saatiyle 21:55’te Almanya’nın Frankfurt şehrinden havalanan uçağımız, ertesi günün sabahı Arjantin yerel saatiyle 06:40’ta Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki Buenos Aires Uluslararası Ministro Pistarini Havaalanı (İsp. Buenos Aires Aeropuerto Internacional Ministro Pistarini) ya da bilinen adıyla Buenos Aires Uluslararası Ezeiza Havaalanı (İsp. Buenos Aires Aeropuerto Internacional de Ezeiza)’na iniyor.

     Çok mutlu ve bir o kadar da heyecanlıyım.

     Hayatımda ilk defa Amerika kıtasındayım…

     Hayatımda ilk defa Batı Yarımküresi’ndeyim…

     Arjantin’deyiz, dostlar.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 11

 

237 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Gümüş Nehir’in Kıyısındaki Başkentlerin Meydanlarında Haykırdım Sana Olan Sevgimi – 3

  1. srblnt dedi ki:

    Adam hem Beşiktaşlı hem Kürt hem seyyah :)) İlk ikisi tamam da üçüncüsü için param yok eşlik edeyim 🙂 Zevkle okuyorum abi sizi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir