Bilim İmkânsızı Başardı: Uzaydaki Bir Karadeliğin İlk Kez Fotoğrafı Çekildi

 

isediyani

Uzay bilimde devrim… Gökbilimciler ilk kez uzak bir galaksinin merkezinde yer alan süper kütleli bir karadeliğin fotoğrafını çekti. Fotoğraf, bugün düzenlenen bir basın toplantısı ile dünyaya gösterildi.

     Uzay bilimde devrim… Gökbilimciler ilk kez uzak bir galaksinin merkezinde yer alan süper kütleli bir karadeliğin fotoğrafını çekti. Fotoğraf, bugün düzenlenen bir basın toplantısı ile dünyaya gösterildi. Fotoğraf, bilim tarihinin ilk karadelik görüntüsü olarak kayıtlara geçti.

     40 milyar km çapıyla Dünya’dan 3 milyon kat daha büyük olan dev karadeliği bilim insanları “canavar” olarak tanımladı. Dünya’dan 500 bin katrilyon (500 kentilyon) km (yaklaşık 53 milyon ışık yılı) uzaktaki karadeliğin fotoğrafını çekmek için Dünya’nın farklı bölgelerinde yer alan 8 teleskop kullanıldı. Bu karadelik, Güneş kütlesinin 6, 5 milyar katıdır.

     Kıs adı EHT olan Uluslararası Olay Ufku Teleskobu (Event Horizon Telescope) projesi kapsamında biraraya gelen bilim adamları, M87 Galaksisi’nin merkezindeki süper masif karadeliğin fotoğrafını yayımladı. Dünya’ya 53 milyon ışık yılı mesafedeki Başak (Virgo) Takımyıldızı’ndaki M87 Galaksi’sinin merkezindeki süper masif karadeliğin fotoğrafında, karadeliğin “olay ufku” olarak adlandırılan, kütle çekiminin en güçlü olduğu eşik bölgesi ve karadeliğin çekim alanına giren ışığın bükülmeleri görülebiliyor.

     Bilim insanları, Dünya’nın farklı yerlerindeki radyo teleskoplarla elde edilen X-ışını verilerini birleştirerek oluşturdukları imajı, Dünya’nın 5 kentinde eşzamanlı basın toplantılarıyla kamuoyuna duyurdular. Bilim insanları, fotoğrafın ilk kez ünlü fizikçi Albert Enstein’ın 20. yy’ın başında “Genel Görelilik Kuramı” bağlamında var olduğunu öne sürdüğü karadelikler konusunda yapılan ilk doğrudan gözlem olduğunu kaydettiler.

     Belçika’nın başkenti Brüksel (Brussel / Bruxelles)’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Araştırma, Bilim ve İnovasyondan Sorumlu Üyesi Carlos Moedas, karadelik görüntüsünün insanlık için büyük bir bilimsel buluş olduğunu söyledi. Bilim tarihinin “bu görüntü öncesi ve sonrası” olarak ikiye ayrılacağını belirten Moedas, “Bu projeye katkı sağladığı için Avrupa’yla gurur duyuyorum” dedi. Moedas, projenin karadeliklerin varlığı hakkında görsel kanıt sağladığını anlattı. Hayâllerin bilime ilhâm verdiğini ve karadeliklerin uzun zamandan beri insanlarda merak uyandırdığını vurgulayan Moedas, bilim insanlarının katkısı sayesinde karadeliklerin varlığının artık sadece teorik olmadığını vurguladı.

     Dev karadeliğin fotoğrafını çekme önerisini Hollanda’daki Radboud Üniversitesi’nden Prof. Heino Falcke getirmişti. Yaptığı açıklamada Fackle, bu karadeliğin Virgo Galaksisi’ndeki M87 adlı galakside bulunduğunu söyledi. Karadeliği “Evrendeki karadeliklerin ağır sıklet şampiyonu denebilecek bir canavar” olarak niteleyen Fackle, “Bu gördüğümüz şey Güneş Sistemimiz’den daha büyük. Güneş’in 6, 5 milyar katı bir kütleye sahip. Mevcut en büyük karadelik olduğunu düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.

     Fotoğrafta, yoğun bir parlaklığa sahip “ateş çemberi”nin çevrelediği tam yuvarlak bir karadelik görülüyor. Bu parlaklığa, kızgın gazların deliğe düşmesi neden oluyor. Ortaya çıkan ışık, galaksideki milyarlarca yıldızın yaydığı toplam ışıktan daha fazla olduğu için Dünya’dan da görülebiliyor. Işık, çember şeklinde görülen noktadan karadeliğe giriyor. Karadeliklerin çekim gücü öylesine fazla ki ışığı bile çekip yutuyor. İşte burası tüm fizik kurallarının devreden çıktığı nokta olarak görülüyor.

     Britanya’nın başkenti Londra (London)’daki UCL Üniversitesi’nden Dr. Ziri Younsi, fotoğrafın teorik fizikçilerin ve Hollywood yönetmenlerinin tasavvur ettiğine benzediğini söylüyor. Kendisi de fotoğraf çekimi projesinde yer alan Younsi, “Göreceli olarak basit nesneler olmalarına rağmen karadelikler uzay ve zamanın özüne, dolayısıyla varoluşumuza ilişkin en karmaşık sorunları gündeme getiriyor” dedi. “Gördüğümüz imge teorik hesaplamalarla elde ettiğimize çok benziyor” değerlendirmesinde bulunan Younsi, “Şimdiye dek Einstein bir kez daha haklı çıktı” şeklinde konuştu.

     Ancak araştırmacılar ilk gerçek fotoğrafla bu esrarengiz nesneler hakkında daha fazla bilgi edinebilecek. Parlak çemberin nasıl oluştuğunu kimse bilmiyor. Ama en çok merak edilen konu, karadeliğe giren nesnelere ne olduğu.

     Karadeliğin fotoğrafını bir tek teleskopla çekmek mümkün değil. Bu nedenle bu alanda yapılan en büyük deney kapsamında, Harvard Ünivesrsitesi Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Prof. Sheperd Doeleman yönetiminde, dünyanın farklı bölgelerindeki 8 teleskop arasında bağlantı sağlayan bir proje geliştirildi. Bu teleskoplar Hawaii ve Meksika’da yanardağlar üzerinde, Arizona’da ve İspanya’nın Sierra Nevada bölgesinde dağlar üzerinde, Şili’deki Atacama Çölü’nde ve Antarktika’da yer alıyordu. 200 kişiden oluşan bir ekip, teleskopları M87 Galaksisi yönüne çevirip 10 gün boyunca merkezini gözledi.

     Elde edilen veriler internet üzerinden gönderilemeyecek büyüklükteydi. Bu nedenle yüzlerce sabit sürücüde depolanıp Boston ve Bonn’daki işlem merkezlerine aktarıldı. Prof. Doeleman bunu “olağanüstü bir bilimsel beceri” olarak görüyor: “Bir kuşak öncesinde imkânsız gördüğümüz birşey başardık. Teknolojik gelişmeler, dünyanın en büyük radyo gözlemevleri arasındaki bağlantılar ve çığır açıcı algoritmalar sayesinde tüm bilgiler birleştirilerek karadeliklere tümüyle yeni bir pencere açıldı.”

     Event Horizon Teleskopu Direktörü Astrofizikçi Sheperd Doeleman, “Karadelikler evrendeki en gizemli objeler. Asla görülemez dediğimiz şeyi gözlemledik. Karadeliğin fotoğrafını çektik” ifadelerini kullandı.

     Washington’daki NASA Genel Merkezi’ndeki astrofizik bölüm müdürü Paul Hertz, “Bu, EHT ekibi tarafından gerçekleştirilen inanılmaz bir başarıdır” dedi. Hertz, “Yıllar önce, bir karadeliğin görüntülenmesi için çok büyük bir uzay teleskopu kurmak zorunda kalacağımızı düşündük. EHT ekibi, dünyanın dört bir yanındaki radyo teleskoplarını bir konserdeki tek bir enstrüman gibi çalışmasını sağlayarak, onyıllarca önce bunu başardı” ifadelerini kullandı.

     Karadelik, ışığın kaçamayacağı aşırı yoğun bir nesnedir. Işığı yansıtmadığı için görüntüsünün alınmasına imkânsız gözüyle bakılıyordu. Ancak bilim insanları bunu başarmak için bir teknik geliştirdi. Bir karadeliğin “olay ufku”na giren herhangi birşey, geri dönüşü olmayan, karadeliğin düşünülemez derecede güçlü yerçekimi nedeniyle bir daha asla ortaya çıkmayacak şekilde tüketiyor. Doğası gereği, bir karadelik görülemez, ancak onu çevreleyen sıcak malzeme diski parlar. Diske benzeyen parlak zeminde gölgelenmiş karadelik ortaya çıkıyor.

     Aynı ekip, Güneş Sistemi’nin da içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi’ndeki süper kütleli karadeliği de gözlemliyor. Ancak ilginçtir ki bu iş, 5 ışık yılı uzaktaki bir galaksinin fotoğrafını çekmekten daha zor. Zirâ bilinmeyen bir nedenden dolayı, Samanyolu’nun merkezindeki karadeliğin etrafındaki “ateş çemberi” daha küçük ve daha soluk.

     EHT COLLABORATION, THE ASTROPHYSICAL JOURNAL LETTERS, BBC, AJANSLAR

     10 NİSAN 2019

 

239 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir