Matematik’in Dehâsı Koçer Birkar, Azîz Kürt Milletinin Gururu

 

isediyani

“Matematik’in Nobel’i” olarak adlandırılan “Fields Madalyası”na layık görülen Kürt bilim adamı Koçer Birkar (Feridun Dıraxşanî), dünyadaki 60 milyon Kürd’ün gururu.

     Uluslararası Matematikçiler Birliği tarafından verilen ve “Matematik’in Nobel’i” olarak adlandırılan “Fields Madalyası”na geçen yıl layık görülen Kürt bilim adamı Koçer Birkar (Feridun Dıraxşanî), dünyadaki 60 milyon Kürd’ün gururu. Azîz Kürt milletinin kıymetli evlâdı Koçer Birkar, eğitim alanında birkaç projeyi hayata geçirmek üzere vatanı Kürdistan’a geldi.

     KÜRDİSTAN BİLİM VE EĞİTİM İLE AYDINLANACAK

     Azad Kürdistan’ın başkenti Erbil (Hewlêr)’de Selahaddîn Üniversitesi Dekanı Ahmed Dizayî tarafından karşılanan dünyaca ünlü matematikçi Koçer Birkar, kendi alanlarında uzman akademisyenlerle birlikte Kürdistan’da eğitim sistemini geliştirmeyi amaçlayan projelerde yer alacak. Birkar, Erbil’deki ilk açıklamasında, “Kürdistan’ı ikinci defadır ziyaret ediyorum. 2010’da da Selahaddîn Üniversitesi’ni ziyaret etmiştim. Bu sefer de Selahaddîn Üniversitesi’ni ziyaret edeceğim. Burada düzenlenen bir çalıştaya katılacağım. Bu kapsamda eğitim ve yükseköğrenim konularını ele alacağız” dedi.

     Birkar, Kürdistan ziyareti kapsamında Selahaddîn Üniversitesi tarafından düzenlenen bir etkinlikte ödüllendirilecek. Koçer Birkar ödüle ilişkin, “Bir Kürt olarak yine bir Kürt üniversitesi tarafından ödüle layık görülmem benim için çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.

     Başkent Erbil’de katılacağı etkinlikler hakkında da bilgi veren Birkar, sözlerine şunları ekledi: “Matematik ağırlıklı konuların konuşulduğu bir çalıştaya katılacağım. Kürdistan’daki matematikçiler de toplantıya katılıp projeleri hakkında sunum yapacaklar. Ben de yaptığım bir takım çalışmalarımla ilgili bilgi vereceğim. Çalıştay iki gün sürecek.” Kürdistan’daki eğitim seviyesinin daha ileriye taşınmasının önemine vurgu yapan ünlü matematikçi, “Yükseköğrenim eğitimleri alanında projelerimiz mevcut. Özellikle benim uzmanlık alanım olan Matematik ağırlıklı konularda çalışmalar yapacağız. Daha önce de eğitimi ilerletmek adına burada çok sayıda çalıştay, konferans ve toplantı düzenlendi. Umarım bu toplantıları devam ettirerek bu alanı ilerletiriz” dedi.

     SELAHADDÎN ÜNİVERSİTESİ’NDEN KOÇER BİRKAR’A “FAHRÎ DOKTORA” ÜNVÂNI

     Azad Kürdistan’ın başkenti Erbil (Hewlêr)’deki Selahaddîn Üniversitesi, Fields Matematik Ödülü sahibi ünlü Kürt bilim adamı ve matematikçi Koçer Birkar’a “fahrî doktorluk” ünvânı verdi. Merasime Kürdistan Başbakanı Nêçirvan Barzanî, Başbakan Yardımcısı Qubad Tallebanî ve Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanı’nın yanısıra üniversite öğretim üyeleri ile çok sayıda siyasetçi ve akademisyen katıldı.

     Merasim, Fields Matematik Ödülü sahibi ünlü Kürt bilim adamı ve matematikçi Koçer Birkar’ın hayatı üzerine hazırlanan kısa belgeselin gösterilmesi ile başladı. Ardından Başbakan Nêçirvan Barzanî bir konuşma yaptı. Konuşma ardından “fahri doktor” ünvânı, Selahaddîn Üniversitesi Başkanı Ahmed Dizayî tarafından Koçer Birkar’a verildi. Ödülü alan Koçer Birkar yaptığı konuşmada, Kürdistan Hükûmeti’ne ve bu merasimi organize eden Selahaddîn Üniversitesi’ne teşekkür etti.

     BAŞBAKAN NÊÇİRVAN BARZANÎ: “KÜRTLER’İN BİLİM VE MEDENİYETTE İLERLEMESİNİN ZAMANI GELDİ. BABALARIMIZIN VE DEDELERİMİZİN HAYÂLLERİNİ SADECE BİLİMDE İLERLEYEREK GERÇEKLEŞTİREBİLİRİZ.”

     “Fahrî doktora” ünvânı takdim töreninde konuşan Kürdistan Başbakanı Nêçirvan Barzanî, Bîrkar’a verilen ödül törenine katılarak bir konuşma yaptı. Barzanî konuşmasında, “Bu törene katılmayı ben istedim. Törene katıldığım için gururluyum. Gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

     Başbakanı Nêçirvan Barzanî, Koçer Birkar’ın Kürdistan’da bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kürtler’in bilim ve medeniyette ilerlemesinin zamanının geldiğini belirtti. Gençlerin zamanını iyi değerlendirmesi gerektiğini kaydeden Başbakan Barzanî, “Babalarımızın ve dedelerimizin hayâllerini sadece bilimde ilerleyerek gerçekleştirebiliriz. Geçtiğimiz süreçte Kürt milletinin kaynak ve eserleri sahipsiz kalıyor ve başka milletlerin eline geçiyordu. Ama artık Kürdistan’ın bir statüsü var” dedi.

     Konuşmasının sonunda Başbakan Barzanî, Selahaddîn Üniversitesi’nden bir istekte bulunarak, üniversitede bir birime “Koçer Birkar” adının verilmesini istedi.

     Selahaddîn Üniversitesi Başkanı Dr. Ahmed Dizayi ise, Dr. Koçer Birkar’a “fahrî doktora” takdim etmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek, Birkar’ın, Kürdistan Bölgesi’ndeki üniversite öğrencileri ve hocaları için bilimsel bir kaynak haline gelmesini ümit ettiklerini belirtti.

     KOÇER BİRKAR: “MERİVAN’DA SIRADAN BİR AİLENİN ÇOCUĞU OLARAK DOĞDUM”

     Törende bir konuşma yapan Koçer Birkar (Feridun Dıraxşanî) da hayatından kesitler anlatarak önerilerde bulundu. “Matematik’in Nobel’i” olarak bilinen “Fields Madalyası” sahibi Kürt bilim insanı Koçer Birkar, yaratıcı düşüncelere sahip olmanın önemli olduğunu, Kürt halkının birden çok Koçer Birkar’a ihtiyaç duyduğunu söyledi.

     Azad Kürdistan’da bilimsel projeler üzerine çalışacağını belirten Koçer Birkar, başarılarla dolu hayat hikâyesini şu şekilde anlattı:

     “40 yıl önce, 1978’de Merivan şehrine yakın Ney köyünde doğdum. Doğduğum köyde bugünkü gibi eğitim imkânları yoktu. İnsanların ancak birkaç yıl okuyabilecek imkânları vardı. Ekonomik durum daha fazla okumaya el vermiyordu. Çünkü o dönem okumaya devam etmek isteyenler başka şehre gitmek zorundaydı.

     Doğduğum yıl İran’da devrim gerçekleşti ve durum iyice kötüleşti. Devrim öncesinde de durum iyi değildi. Doğduğumda hem siyasî ve idarî olarak durumlar pek iyi değildi. O yıllarda İran ve Rojhılat’ta yaşam tarzı da değişmeye başladı. Aynı zamanda insanlar üzerindeki baskılar artmaya başladı. Kısacası endişe verici bir ortam vardı.

     6 yaşında okula başladım. O dönem İran – Irak Savaşı vardı. Savaş, bombalamalar ve savaş uçaklarının her an tepemizde gezdiği bir çocukluk geçirdim. Köyümüzde okul vardı ama nasıl bir okul; şimdiki okullar veya Avrupa’dakiler gibi değildi. Birkaç odadan oluşan ev, okul olarak kullanılıyordu.

     Öyle bir ortamda beni ve arkadaşlarımı eğittikleri için öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Sadece onlara değil, yaşamım boyunca beni eğiten, birşeyler öğreten tüm öğretmenlerime buradan teşekkür ediyorum. Aynı şekilde o kötü ortamda biz çocuklarını yetiştirdikleri, okula gönderdikleri için anne ve babama teşekkür ediyorum. Sadece birimiz değil, hepimizin okuması için üstün bir çaba gösterdiler. Bir kız kardeşim ve dört erkek kardeşim var. Anne ve babam hepimizin okuması için çok çaba gösterdi.

     10 yaşımda, 5. sınıftayken Matematik dersinde yetenekli olduğumu farkettim. Sebebini bilmesem de o zaman üzerinde fazla durmadım. Öyle görünüyor ki Matematik, tabiatım ve yapıma uyuyordu. İki yıl sonra abim Haydar, Matematik’i daha fazla geliştirmem için bana çok yardımcı oldu. Sadece Matematik değil Fizik dersinde de bana yardımcı oldu. Bu şekilde örnek alacağım bir abimin olması benim için büyük bir şanstı. Haydar abim, sadece Matematik ve Fizik alanında bilgi sahibi değildi, yaratıcı ve dahiyâne bir çocuktu. Her zaman yeni şeyler üretmeye, geliştirmeye çalışıyordu. Okul hayatım ve eğitimime çok önem veriyordu.

     Ortaokula geçtiğimde Matematik’e olan sevgim arttı. Matematik konusunda daha istekli ve azimliydim. Merivan’da çok iyi Matematik kitaplarının olduğu bir kütüphane vardı. O kitapların neden oraya getirildiğini halen anlamıyorum çünkü kimse onları okumuyordu. Gerçekten çok iyi kitaplardı. Onları alıp okumaya başladım. Okul kitapları değildi. Okul dışında okumak içindi. Ortaokul sonrası okula gidemeyenler için hazırlanan açıköğretim kitaplarıydı.

     Evet, sadece okul kitapları okumak yeterli değil, daha fazlasını okumalıyız. Ben o kitapları, not yükseltmek veya diploma almak için değil, Matematik’i anlamak adına okuyordum. Bir sanat olarak, çok sevdiğim birşey olarak görüyordum. Kürt toplumunda ‘Şiiri çok seviyorum’ derseniz herkes sizi anlar. Ama ‘Matematik okuyorum ve çok seviyorum’ deseniz kimse buna anlam vermez. Maalesef halen de böyle bir anlayış yok. ‘Dünya ve tabiâtı anlamak için Fizik’i çok seviyorum’ derseniz yine anlam verilmez.

     Daha sonra Tahran Üniversitesi’nde Matematik Bölümü okudum. Ortaokuldayken sadece lise açıköğretim kitapları okumakla yetinmemiştim, Matematik’te yaratıcı olmaya çalışıyor, araştırmalar yapmaya çalışıyordum. Başkasının kitaplarını okumakla yetinemezdim, kendim yeni birşeyler üretmeliydim diye düşünüyordum. Çevremde bunu yapan ve bana yol gösterecek hiç kimseler yoktu, bu yüzden büyük yaratımlarım olmadı. Ancak herhangi bir alanda ‘birşeyler yaratmalıyım’ düşüncesine sahip olmak gerçekten çok önemlidir.

     Dünyanın birçok ülkesini dolaştım, örneğin Çin gibi ülkelerde bu çalışmaların sistematik olarak geliştirildiğini gördüm. Öğrenciler ortaokuldan sonra araştırmalara başlıyor. Araştırmaların çok derin ve güçlü olması önemli değil. Önemli olan yaratmak ve üretmeye alışmaktır. Ortaokulda yaptığım gibi, üniversitede de sürekli araştırıyordum. Üniversite kitaplarıyla yetinmiyordum, kütüphaneden farklı kitaplar alarak sürekli araştırmalar yapıyordum. Gerçi araştırmalar çok derin ve çok güçlü değildi.

     2000 yılından sonra İngiltere’ye giderek Matematik alanına doktora eğitimine başladım. O zaman adımı ‘Koçer Birkar’ olarak değiştirdim. Kendi kişiliğimi yansıtan bir isim olmasını istemiştim. ‘Koçer’, ‘bir yerde durmayan, sürekli bir yerden başka bir yere giden’dir. İngiltere’de mülteci olduğum için bu bana tam uyuyordu. Kürtçe’de ‘Matematik’ anlamına gelen ‘Birkar’ da kişiliğimi yansıtıyor. ‘Koçer Birkar’ biraraya geldiğinde ‘Dünya’da Matematik’i Arayan’ anlamına geliyor. ‘Matematik Mültecisi’ gibi bir anlam da çıkabilir.

     Doktora bittikten sonra yine İngiltere’deki üniversitede çalışmaya başladım. İşim ders anlatmak, eğitim vermekti ancak çoğunlukla araştırmaydı. 25 yıllık yoğun Matematik uğraşı bana Fields Matematik Ödülü’nü kazandırdı. Bu bir günlük yarış veya bir aylık çalışma ile gelen başarı değildi. 12 yıllık yoğun çalışma ile buraya vardım. Temele inecek olursak 25 yıllık bir çalışmanın ürünüdür.

     Bunu söylemekte amacım şu: Yaratıcı bireyler yetiştirmek istiyorsanız uzun bir zaman boyunca çok çalışmanız gerekiyor.

     Şimdi konuşmamın ikinci konusuna geliyorum: Her ülkenin bilgi sahibi yaratıcı insanlara ihtiyacı var. Yaratıcı bilgin, bir şeyleri bilen ve o bilgi ile icatlar yapandır. Sadece bilmek ve diploma sahibi olmak sorunlarımızı çözmez. Bu şekilde hiçbir ülkeye yetişemeyiz. Gelişmiş ülkelere baktığımızda icat eden yaratıcı kişiler sayesinde bu seviyeye çıktıklarını görüyoruz.

     Sadece 1, 2, 3, 4, 5 kişiyle ülke ilerlemez. Bizim daha fazla Koçer Birkar’a ihtiyacımız var, sadece bir kişi değil. Bu yüzden bilgi sahibi mucitler yetiştirmemiz lazım. Yaratıcı bilginler çocukluktan itibaren yetişmeye başlar. Çocuğun büyüdüğü evde, anne, baba ve çevresindekiler o çocuğun şahsiyetini ilk etkileyenlerdir. Öğrenme ve yaratıcı olmaya sevk edebilirler. 5 yaşındaki bir çocuk yaratmaya başlayabilir.

     5 yaşında bir çocuğum var. 3 yaşındayken yeni bir gemi yapmasını sağlamaya çalıştım. Gelişmiş, ayrıntılı bir gemi olması önemli değildi. Ancak yeni birşey yaratma yeteneği kazandırmak önemlidir. Aileden sonra okul ve öğretmenlerin etkisi çoktur. Okulun öğrenme ve yaratma kabiliyetini geliştirmesi lazım. Çocuk ve öğrenci arasındaki bağ çok önemlidir.

     Maalesef bizde özellikle eski zamanlarda yaratıcı çocuklara baskı yapılır. Yani çevre onu daha iyi şeyler öğrenmeye teşvik etmiyor. Halen bu var mı bilmiyorum, umarım daha iyi bir duruma gelmişizdir. Ancak öğretmen ve öğrenci ilişkisi çok önemlidir. Çok iyi bir öğretmen, çok iyi ve yaratıcı öğrenciler yetiştirebilir. İşte bütün bunlar, üniversitelerden bilgi sahibi yaratıcı kişilerin çıkmasında etkili oluyor.

     Şimdi Amerika, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bilgi sahibi yaratıcı kişiler yetiştirmek için, yaklaşık 200 bin pound harcanıyor. Çocukluktan büyüyünceye kadar. Demek istediğim, bu gibi şeyler kolay olmuyor, zaman gerekiyor, sermaye gerekiyor.

     Burada, Kürdistan Bölgesi Yönetimi’nden bir talebim var; Bunun üzerinde çalışsınlar. Çocukluktan üniversiteye kadar bu kişilere destek olsunlar. Yaratıcı ve mucit kişiliğe sahip olanlara destek verin. En iyi öğrenciler dışarıya gidip okumalı ve en iyi araştırmaları yapanlar gelip burayı inşâ etmeliler. Yani her alanda en iyilerine destek olun.

     Birkaç kişiyle beraber, Kürtler arasında eğitim ve bilimin önemini artırmak için bir kurum kurmanın sevincini yaşıyorum. Daha önce değindiğim gibi maalesef Kürtler arasında eğitim ve araştırma seviyesi oldukça düşük. Sebeplerini hepimiz biliyoruz, ancak bu sebepleri tekrar ederek hiçbir şekilde gelişemeyiz. Üzerinde çalışmaya mecburuz.

     Bilgi sahibi yaratıcı kişilikleri eğitmek için bir kurum açmayı düşünüyoruz. Elimizde bazı projeler var, Kürdistan Hükûmeti yetkilileriyle oturup bu projeleri konuşmak istiyoruz. Belki bir şekilde önümüzdeki 10 yıl içinde bilgi sahibi mucitler yetiştirebiliriz.”

     KOÇER BİRKAR VE MATEMATİK’İN NOBEL’İ FİELDS MADALYASI

     İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan Kürt bilim insanı Koçer Birkar (ya da kullandığı diğer isimle Feridun Dıraxşanî), Uluslararası Matematikçiler Birliği’nin “Matematik’in Nobel’i” olarak bilinen “Fields Madalyası”na 1 Ağustos 2018’de layık görülmüştü.

     Uluslararası Matematikçiler Birliği, 4 senede bir yapılan Uluslararası Matematikçiler Kongresi’nde 2, 3 ya da 4 matematikçiye “Fields Madalyası” veriyor. Kanadalı matematikçi John Charles Fields’in adını taşıyan ödül, 1936 yılından itibaren veriliyor ve bilim dünyasında “Matematik’in Nobel’i” olarak biliniyor.

    Geçen yıl Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi’nde 2018 yılının madalyasına Cambridge Üniversitesi’nden Koçer Birkar (Feridun Dıraxşanî), ETH Zürih’ten Alessio Figalli, Bonn Üniversitesi’nden Peter Scholze ve Stanford Üniversitesi’nden Akşay Venkateş layık görüldü.

     Cambridge Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan 1978 doğumlu Koçer Birkar, Doğu Kürdistan’ın Merivan kentinde dünyaya geldi ve yükek öğrenimini İran’ın başkentindeki Tahran Üniversitesi’nde yaptı. 2000 yılından bu yana İngiltere’de yaşıyor.

     Uzun yıllar İngiltere’de mülteci statüsünde yaşayan Birkar, ödüle ilişkin, “Umarım 60 milyon Kürt için bu ödülüm küçük bir sevinç kaynağı olur” diye konuştu. Kürdistan’ın ileride matematikçi olacak bir çocuk için çok zor ülke olduğunu söyleyen Birkar, “Bir gün bu ödülü alacağıma inanamıyordum” demişti.

     RÛDAW, BASNEWS, K 24, SEDİYANİ HABER

     27 MART 2019

Koçer Birkar’ın babası ve annesi…

337 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir