Kanarya Adaları’na İlk Yerleşenler Kuzey Afrikalılar’dı

 

isediyani

M. S. 1000 yıllarında Kuzey Afrika’dan gelen insanlar, muhtemelen Kanarya Adaları’nda yerli nüfûsu kuran ana gruptu.

 

 

     M. S. 1000 yıllarında Kuzey Afrika’dan gelen insanlar, muhtemelen Kanarya Adaları’nda yerli nüfûsu kuran ana gruptu.

     Fas kıyılarında bir takımada olan Kanarya Adaları’nda yaşayan yerli halkın kültürü ve genetiği üzerine yapılan çok sayıda araştırma, kurucu olarak Kuzey Afrikalı Berberîler’e işaret ediyor. Ancak İspanyol işgalleri, şeker kamışı tarlalarının ekilmesi ve köle ticareti gibi daha yeni insan faaliyetleri, yerli halkın genetik yapısını değiştirdi.

     Araştırmacılar, takımadalara ilk yerleşenlere ışık tutmak için, 7 ana adadaki 25 arkeolojik alandan 48 antik mitokondriyal genomu analiz etti. Bu çalışma için özellikle mitokondriyal genomları seçildi, çünkü doğrudan anneden miras alındığı için insan göçlerini izlemek için özellikle tutarlı ve kullanışlı. Araştırmacılar, yalnızca Orta Kuzey Afrika’da gözlemlenen soyları keşfetti ve diğerleri, hem Batı hem de Orta Kuzey Afrika’yı ve bazı durumlarda Avrupa ve Yakındoğu’yu da içeren daha geniş bir dağılıma sahip çıktı. Ayrıca Kanarya Adaları’na özgü dört yeni soy tespit ettiler. Bu durum, birlikte analiz edildiklerinde, insanların adalara 1000’li yıllarda ulaştığını gösteren radyokarbon bulguları ile tutarlı. Ek olarak, araştırmacılar, her adadaki farklı soyların dağılımının adanın kıtadan uzaklığına bağlı olarak değiştiğini tespit etti. Bu da adaların en az iki farklı erken göç olayı yaşadığını tespit eden önceki çalışmaları destekliyor.

     Bu çalışmada keşfedilen Kanarya Adaları soyları, insanların Ortadoğu’dan Avrupa’ya ve Afrika’ya Neolitik yayılımının bir parçası olarak Kuzey Afrika üzerinden daha geniş bir Akdeniz göçü modeline uyuyor. Bu Akdeniz soylarının mevcudiyeti, Berberîler’in adaları sömürgeleştirdikleri sırada zaten Akdeniz gruplarıyla karıştığını gösteriyor. Araştırmacılar, “Yeni nesil teknikleri kullanarak, ilk kez yedi Kanarya adasının yerli halkının antik DNA’sını elde ettik. Sonuçlarımız, mitokondriyal DNA çeşitliliğinin adalar içinde değişken olduğunu, adaların kolonileşmesinin heterojen bir süreç olduğunu ve farklı adaların farklı geçmişlere sahip olduğunu gösteriyor” diyor.

     PLOS, ARKEOFİLİ

     24 MART 2019

 

205 Total Views 3 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir