Yeni Zelanda’da Başörtü Kampanyası | Kadınlar Her Yerde İnsanlığa Erdemi Öğretiyor

 

isediyani

Yeni Zelanda’daki İslam karşıtı cami saldırılarının ardından ülkede Müslümanlar’la dayanışma için başörtü kampanyası başlatıldı.

 

 

     Yeni Zelanda’daki İslam karşıtı cami saldırılarının ardından ülkede Müslümanlar’la dayanışma için başörtü kampanyası başlatıldı. Bazı televizyon sunucuları ekrana başörtü ile çıkarken, ülke çapından kadınlar başörtülü fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor.

     “Uyum için Başörtüsü” ismi verilen kampanya, Auckland kentinde yaşayan Thaya Ashman isimli bir doktor tarafından başlatıldı. Ashman, başörtü nedeniyle terörün hedefi olacağını düşündüğü için sokağa çıkmaktan korktuğunu söyleyen bir kadını duyunca aklına böyle bir kampanya başlatmak gelmiş. Ashman, “Şunu söylemek istiyordum: Biz sizinleyiz. Kendi topraklarınızda güvende hissetmenizi istiyoruz. Sizi seviyoruz, destekliyoruz ve size saygı duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

     Katliâmdan sonra kılınan ilk Cuma namazına başörtüsü ile katılan Bell Sibly, “Bugün neden başörtü takıyorum? İlk sebebim şu: Eğer biri silah sallayarak ortaya çıkarsa, o kişi ve silahı doğrulttuğu kişi arasında durmak istiyorum. Arada bir fark görmemesini istiyorum, çünkü bir fark yok” dedi. Sibly, anma töreninde yaptığı açıklamada ise, “Christchurch doğumluyum. Bugün ben dahil birçok Yeni Zelandalı kadın Müslümanlar’la dayanışma için başörtü takıyor. Ben de taktım çünkü saldırganın söylediği ‘biz’ ve ‘onlar’a inanmıyorum. ‘Biz’ ve ‘onlar’ yok, biz hepimiz kiwiyiz ve hepimiz başörtü takabiliriz. Ben Müslüman değilim fakat umarım bu eylem Müslümanlar’ı daha rahat hissettirir. Çünkü bu eylem kelimelerden çok daha fazlasını söylüyor” dedi.

     Rachel MacGregor isimli kadın ise, “İlk kez bir azınlık olmanın ve çoğunluğun normalde giymediği bir giysi giymenin ne demek olduğunu anladım” diye konuştu.

     Terry isimli katılımcı ise, “Bugün Müslümanlar’la dayanışma için başörtü taktık, çünkü onlara saygı duyuyoruz, onları düşündüğümüzü ve onlarla beraber olduğumuzu göstermek istiyoruz. Hepimiz biriz, aramızda fark yok. Hepimizin bir ve beraber olduğunu göstermek istiyoruz. Barış ve huzur istiyoruz” diye konuştu.

     Son iki yıldır Christchurch’ta yaşayan Sally ise, “Bugün ben de birçok Yeni Zelandalı kadın gibi başörtü taktım, çünkü burada hepimiz biriz, burası hepimizin ve herkes korunup kollanıyor. Bu eylem sayesinde Müslüman kadınlara daha fazla özgürlük alanı tanındığını ve daha görünür olduklarını söyleyebilirim. Çünkü başörtülerinden dolayı bazen çok rahat hissetmediklerini düşünüyorum. Dürüst olmak gerekirse, bugün süpermarkete giderken başörtü taktım ve oradaki insanların bana baktığını hissettim. Çok rahatsız ediciydi. Müslüman kadınların da bu şekilde hissediyorlar sanırım. Ve onların Yeni Zelanda’da bu şekilde hissetmelerini istemiyorum. Burası özgür bir ülke ve bu yüzden onların da güvende ve rahat hissetmelerini istiyorum” dedi.

     10 yıldır Christchurch’ta yaşayan Hazel, “Biz her zaman birbirine bağlı ve birbirini destekleyen bir topluluktuk, özellikle de 2011 Depremi’nden sonra. Bu durum korkunç saldırıdan sonra da değişmedi ve hep böyle devam edecek” diye konuşurken, eyleme birlikte geldiği Caroline, “Bugün birçok Yeni Zelandalı kadın Müslümanlar’a saygısını göstermek için başörtü taktı. Bunun basında sıkça yer almasından memnunuz, böylece daha çok insana ulaşabildik” sözleriyle dayanışma mesajı verdi.

     Ülkede bazı kadın sunucular da ekrana başlarını örterek çıktı.

     Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Kate Laurell Ardern’in katliâmın hemen ertesi gününde bir camiyi başörtü ile ziyaret etmesi, dayanışma sembolü olarak övgü toplamıştı.

     AJANSLAR

     22 MART 2019

 

238 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir