Polonya’ya 20.000 Yıl Önce Kürdistan’dan Obsidyen Götürülüyordu

 

isediyani

Polonya (Lehistan)’da 20.000 yıl önce görülmeye başlanan değerli obsidyen aletlerin, avcı toplayıcılar tarafından Slovakya ve Kürdistan’dan götürüldüğü belirlendi.

 

 

     Polonya (Lehistan)’da 20.000 yıl önce görülmeye başlanan değerli obsidyen aletlerin, avcı toplayıcılar tarafından Slovakya ve Kürdistan’dan götürüldüğü belirlendi.

     Obsidyenin mucizevî özelliklere sahip olduğuna inanılıyordu. Volkanik cam şeklindeki bu parlak kaya, her zaman ilgisini çekmişti. Obsidyen, günümüzde Polonya olan Lehistan topraklarında ise yaklaşık 20.000 yıl kadar önce ortaya çıktı.

     Obsidiyen ve ondan yapılmış nesneler oldukça dikkat çekici. Bu kayanın karakteristik bir camsı parlaklığı var ve kenarları kırıldıktan sonra çok keskin oluyor. Bu volkanik cam, lavların milyonlarca yıl önce hızla soğumasının bir sonucu olarak oluşmuştu. Polonya Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnoloji Enstitüsü’nden Dr. Dagmara H. Werra, “Obsidyen bir neşter, elmas bıçakla rekabet edebilir. Günümüzde bazı cerrahlar, ameliyat sırasında obsidyenin keskin kenarları nedeniyle daha az doku yaralanmasına neden olduğunu, yaraların daha hızlı iyileştiğini ve daha küçük yara izi bıraktığını iddiâ ederek, geleneksel aletlerin yerine obsidyen bıçaklar kullanıyor” diyor.

     Arkeolog Werra, Paleolitik Dönem’de, günümüz Polonya topraklarına getirilen obsidyenden yapılmış eserleri inceliyor. En eski siyah ve gri obsidyen eserler, günümüz Slovakyası ve daha az bir ölçüde Macaristan topraklarından Polonya’daki Vistula Nehri’ne doğru yola çıkmıştı. Obsidyen kaynakları Polonya’da oluşmuyor.

     Mezopotamya bölgesinden de büyük miktarlarda obsidyen kaynağı biliniyor. Dr. Dagmara H. Werra ve Dr. Iwona Sobkowiak – Tabaka’nın ortaklaşa yürüttüğü son araştırmalar, obsidyenin aynı zamanda bugünkü Kürdistan gibi uzak bölgelerden de Polonya’ya ulaştığını gösteriyor. Werra, “İnsanlar her zaman egzotik ürünlere ve uzak diyarlardan gelen hammaddelere özel önem verdiler. Bu o dönemde parlak obsidyenlerdi” diyor.

     Obsidyenden hangi eşyalar yapılmıştı? En eski örnekler Paleolitik Dönem’den, yani 20.000 yıldan daha uzun bir süre önce, ok ucu gibi aletlerdi. Yaygın olarak kullanılan çakmaktaşı uçlarıyla aynı teknolojide yapılmışlardı. Werra’ya göre, obsidyen ok uçlarının gövdelerinde, saplara takıldıklarını gösteren görünür izler var. Werra, Polonya’dan bilinen bazı obsidyen aletlerin birkaç yüzbin yıllık olabileceğini, ancak arkeologların bunların yaşlarını belirlemekle ilgili sorunları olduğunu belirtiyor.

     Poznan Arkeoloji Müzesi’nden Dr. Małgorzata Winiarska – Kabacińska tarafından obsidyen ürünlerin mikroskobik analizlerine göre, Palaeolitik obsidyen ok uçları, silika kayaları veya çakmaktaşı ile yapılmış eşyalarla aynı şekilde kullanılmıştı. Deri ve ahşabı kazımak ve et işlemede obsidyenden yapılmış aletler kullanılıyordu. Yaklaşık 20.000 yıllık ok uçlarından bazılarında, deriyle temas izlerini belirlemek mümkündü. Bu durum, sopadaki obsidyen bıçağın, deri şeridi ile daha da güçlendirildiğini gösteriyor olabilir.

     Werra, çakmaktaşı aletlerle benzer fonksiyonlara sahip olmasına rağmen obsidyenin özel bir hammadde olarak değerlendirilebileceğini öne sürüyor. Obsidyen kaynağı olan yerlerde, dolayısıyla daha yaygın olan bölgelerde bile, bu kayanın özel amaçlar, ayinler veya törenler için kullanıldığı bilinen örnekler var. Bu örnekler Ortadoğu, Antik Mısır ve Yeni Dünya’dan biliniyor. Örneğin, Aztekler insan kurban etmek için obsidyen bıçaklar kullanıyordu. Werra, “Şimdilik, Polonya topraklarında ritüel ya da törensel bağlamda onaylanmış herhangi bir obsidyen uygulaması yok” diyor. Ancak obsidyen alet analizlerinin daha yeni başladığını ve bu alanda bazı sürprizlerin olabileceğini vurguluyor.

     Polonya’da en erken dönemden (Paleolitik ve Mezolitik) yalnızca tek bir obsidyen öğenin bulunduğunu biliyoruz. Arkeologlar bugüne kadar Polonya’da toplamda, yaklaşık yüz obsidyen nesne keşfetti. Werra, “Bu eşyalar muhtemelen bitmiş ürünler olarak topraklarımıza ulaştı. Bu dönemde Polonya’daki sahalarda obsidyen işlemeye yalnızca birkaç örnek var” diyor.

     Tarımın ortaya çıktığı Neolitik Dönem’de ise gerçek bir patlama yaşandı. Bu süre zarfında, Vistula’ya küçük kalıplar getirildi ve yerel yerleşim yerlerinde işlendi. Toplamda, bu döneme ait 2000’in üzerinde obsidyen alet Vistula Nehri bölgesinden biliniyor. Bitmiş aletlere ek olarak, arkeologlar ayrıca atık formundaki küçük obsidyen parçalarını, yani üretimlerin izlerini de keşfetti.

     SCIENCE IN POLAND, ARKEOFİLİ, SEDİYANİ HABER

     1 MART 2019

 

340 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir