Ocak 2019 İnstagram Paylaşımları

 

isediyani

Kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşan yazar İbrahim Sediyani’nin İnstagram’da Ocak ayında paylaştığı fotoğraflar…

 

 

     Kendisine ait kişisel Twitter, Facebook ve İnstagram hesaplarında birbirinden ilginç ve güzel fotoğraflar paylaşıp altına düşündüren sözler yazan yazar İbrahim Sediyani’nin bu yılın Ocak ayında İnstagram’da paylaştığı fotoğrafları sitemiz takipçilerinin ilgisine sunuyoruz.

     İşte Sediyani’nin Ocak ayı boyunca paylaştığı birbirinden ilginç ve güzel doğa, hayvan, insan, toplum, çocuk ve kadın, aile, kırsal yaşam ve san’ât fotoğrafları ve onların altına yazdığı düşündüren, anlamlı ve güzel sözler…

     * * *

2019 yılının başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere tüm insanlığa barış ve adalet getirmesini diliyorum.

Irkçılığın, milliyetçiliğin, kavmiyetçiliğin, dînciliğin, mezhepçiliğin, sınıfçılığın ve cinsiyetçiliğin geri dönüşsüz olarak tümüyle ortadan kalktığı, insanlara yalnızca âmellerine ve çalışmalarına göre değer verildiği bir dünyada yaşamak, en büyük arzumuzdur.

Dînî ve ideolojik bağnazlığın yerini bilim ve sanat aydınlanmasının, ırkçı ve milliyetçi fanatizmin yerini de hak, adalet ve erdem tekâmülünün alması temennisiyle.

Erdemli bir toplum, aydınlık bir ülke.

(İbrahim Sediyani)

Seni sivrisineklere anlattım. Oturmuşlar Raid içiyorlar…

Sanat, duvarlara bile can verir.

Sediyani Haber’in YouTube Kanalı Yayına Başladı

3 yıldır yayın hayatını sürdüren ve yalnızca yazıları, dosyaları ve haberleriyle değil, birbirinden ilginç ve güzel videolarıyla da takipçilerinin gönlünde taht kuran Sediyani Haber, bugün YouTube yayınına da başladı.

Sediyani Haber YouTube Kanalı’nda gazeteci, yazar, şair, seyyah ve kâşif İbrahim Sediyani’nin keşifleriyle ilgili yapılmış ulusal ve uluslararası belgeselleri, kaleme aldığı kitaplarla ilgili çeşitli televizyon kanallarında yapılmış programları, Sediyani’nin farklı ülkelerde verdiği konferansları, katıldığı canlı yayınları ve Sediyani’nin ses sanatçıları tarafından okunan şiirlerini seyredebilirsiniz.

Sediyani Haber YouTube Kanalı’nı şu linkten takip edebilir, ayrıca yüklenen her yeni videoda bildirimler alıp haberdar olmak için kanala abone olabilirsiniz:

https://www.youtube.com/channel/UCC8ryqiuoglcCynOkKmVgTA/videos

Topraktır benim insanım… Ektiğin, verdiğin, serptiğin ne varsa, misliyle geri verir sana.

Irmaktır benim insanım… Dökersen içini, alır götürür bütün dert ve sıkıntılarını.

Yağmurdur benim insanım… Rahmet yağar ayak bastığı yere.

Dağdır benim insanım… Dikilir heybetiyle karşısına zalimin ve müstekbirin.

Denizdir benim insanım… Daha muhteşem bir dünya vardır derinlerinde.

Şafaktır benim insanım… Yırtar karanlıkları aydınlık yüzüyle.

Gecedir benim insanım… Örter, gizler dostun ayıbını, zaafını.

Yıldızdır benim insanım… Yol gösterir yolcuya, yolunu aydınlatır.

Ağaçtır benim insanım… Ayakta ölür.

Emektir benim insanım… Kendisi ölür, eserleri kalır geriye.

Sudur benim insanım… Anneye süt, şehide kan, emekçiye alınteri, sevgiliye gözyaşıdır insanı ülkemin.

İnsandır benim insanım… Coğrafya kokar.

Kâinat Güzeli

Dünyaca ünlü siyasetçiler, filozoflar, sporcular, bilim insanları ve sanatçıların yer aldığı tablo.

Dünyanın en büyük 3. ağacı. Yüksekliği 73 m, derinliği 28 m. Sekoya Millî Parkı / Kaliforniya – ABD.

Dünyanın en temiz havası, Norveç’e bağlı olan ve Avrupa’nın en kuzeyinde yer alan Svalbard Adaları’ndadır. Adalara ilk inildiğinde baş dönmesi ve burun kanaması yaşanabiliyor.

Dünyaya çocukların gözüyle bakmak…

Bana bir dürüm lütfen…

Ein Herz von Kindern

– Eee sonra ne dedi abi?

– Fiziğin iyi ama tipim değilsin deyip terketti.

Ejderha kanı ağacı, Yemen.

Bir zamanlar memleket…

Biri ekmek; ana kokuyor. Biri de ana; ekmek kokuyor.

Toprak için
toprağa düşen
kara yağız aslanların doğuranı
tepeden tırnağa sevi
ağıtların soylu ozanı
ateş üstünde tandır
altta yanan odun
üstte pişen ekmek
benim ülkemde
kadın demek.
 
(Yavuz Nufel)
 
 
Ağladıkça daha bir Nusaybin kokuludur şairleri yurdumun
daha bir buğday renklidir saçları çocukların
ağladıkça yeşile çalar gözlerin
ağladıkça daha bir Zilhicce’dir her tarafı memleketimin
daha bir Muharrem’dir tüm başkentleri Ortadoğu’nun
daha bir Ferverdin’dir meydanları metropollerin
daha bir Şehrivar’dır sevdâları varoşların
ağladıkça yeşile çalar gözlerin
yeşile çalar sayfaları Nech’ul- Belağa’nın
yeşile çalar Şerefname
yeşile Mukaddime, Urvet’ul- Vuska ve Risale-i Nûr
ağladıkça daha bir Elif’tir kadınları ülkemin
daha bir kara sevdalıdır doğurdukları oğullar
ve daha bir Sarıkamış’tır alın yazıları.
 
(İbrahim Sediyani, “Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin”)
 
 
Kadına dal verirsen ağaç eder, ekmek verirsen aş eder, ev verirsen yuva eder, sevgi verirsen seni âleme kral eder.
 
 
Bizim kültürümüzde, yere düşmüş ekmeği kaldırırken, niçin ekmeği öperiz?
 
Bu soruyu Dînci’ye sorsan, “Nimete hürmet” der; Solcu’ya sorsan, “Emeğe saygı” der.
 
Oysa ikisi de bilmiyor.
 
Bizim, ekmeği öpmemizin sebebi, ona “anne eli” değdiği içindir.
 
 
Evlerine misafir olmak istedim toprak altında kalmış medeniyetin
bir şehir ki, kadim mi kadim
bir şehir ki, aman da aman, büyük mü büyük
bir mahallesi Şuruppak, taş tabletlere çivi çakıyorlardı bilge erkekler
bir mahallesi Hattuşaş, buğday ekerek tarım yapıyorlardı elleri nasırlı çiftçiler
bir mahallesi Sayda, mor renkli kumaşlar dikiyorlardı hünerli terziler
bir mahallesi Vaşşuganni, sacda ekmek pişiriyorlardı şiir kokulu kadınlar
evlerine konuk oldum insanların gizemli yeraltı şehrinde
çay ve kek ikrâm ettiler bana dut ağacından yapılmış tepsilerde
ama saklı gerçekleri göstermediler
gizlediler
“ilim bildiklerindir, hikmet ise saklı olan”
dedi ak sakallı yaşlı bir bilge buram buram tüten çayından bir yudum alarak.
 
(İbrahim Sediyani, “Fenike Kızı Yelizabel”)
 
 
Tıpta Devrim: Kürt Doktor “Yapay Kalp” Üretti
 
İsveç’te yaşayan Kürt doktor Azad Necar, 18 yıldır üzerinde çalıştığı bilimsel çalışmada başarıya ulaştı. Yapay kalp üreten Kürt doktorun bu buluşu, “Tıp’ta devrim” olarak kabul ediliyor.
 
(Haberin ayrıntıları: http://www.sediyani.com/?p=27080)
 
 
Hiçbir zaman boynunu bükme, sevdiceğim
sana yüreğimde yer var
al bulutlu gözlerimi
yağmuru ben gönderiyorum sana
buğday senden dut senden
güneşe boyun eğmeyen ayçiçeklerini sen ver
al nehir gözyaşlarımı
akarsuyu ben gönderiyorum sana
şelâle senden ova senden
kalbe giden yolu açacak köprüleri sen kur
al kuru bir balçıktan yaratılmış bedenimi
toprağı ben gönderiyorum sana
vatan senden millet senden.
 
(İbrahim Sediyani, “Göğsümde Eriyor Kar”)
 
 
Bıçağın altına yatmak için kavga ederken İshak ile İsmail
çoktan doğum yapmıştı aslında bakire Meryem
ben o sırada Mushafa Reş yazmakla meşguldüm
ırk mücadelesi verecektim çünkü yirmibirinci asırda
yeni bir Malcolm olacaktım reenkarnasyondan sonra
hayat bilgisini ilk Sokrates vermişti bana
“ya mutluluk ya felsefe” demişti
benim kaderimde ikincisi vardı
bakmayın aşk şiirleri yazdığıma, hiçbirinin muhatabı yok
hepsini “içi boş bir kalple” kaleme aldım
Hypatia’ya âşık oldum ama o Orestes’i seviyordu
ve ben doğmadan binaltıyüz yıl önce ölmüştü
taşlayarak öldürmüşlerdi
öyle olsun emretmişti dînlerin İlah’ı
karanlığı çok seviyordu
Sümer’e geri döndük, hep birden kurban ediliyoruz Tanrı’ya
önce İskenderiye düştü, sonra Yemen, sonra Horasan
Rohingya’nın yıkılışı daha büyük felâket bence Endülüs’ten
suskun bir çığlığın zifirisinde durmuştu zaman
Frizler asimile olunca bitmişti benim için imtihan.
 
(İbrahim Sediyani, “Sütanne Elejisi”)
 
 
“İnsana secde etmek, Tevhîd’e aykırı” dedim diye
beni evlatlıktan reddettiler Adem’le Havva
sonra öğrendim ki beni Lilith doğurmuş
adımı ilk sorduğumda İbrahim dediler
oysa Musa gibi beşiğe konulup Peri Çayı’na bırakıldım sanıyordum
“Oku” emrini duyduğum gün başladım okumaya
o günden beri hep okudum, hep okudum
gençlik çağına gelince elime kalem aldım ve yazmaya başladım
ömrümün en verimli yıllarında çok yalnızlık çektim
hep yalnız yaşadım, hep yalnız yaşadım
yanımda ne Varaka vardı ne de Selman
bir gün Tur Dağı’na çıkmak istiyordum, heves işte
önderlik etmek istedim İsrailoğulları’na
onları alıp geri götürmek istedim Babil’e
peygamber Hulda’ya âşık oldum ama kadın evliydi
ve çoktan ölmüştü, ben dünyaya geldiğimde
suskun bir çığlığın zifirisinde durmuştu zaman
Sara saraya sunulunca bitmişti benim için imtihan.
(İbrahim Sediyani, “Sütanne Elejisi”)
 
Mekânın Cennet olsun, Ayşen Gruda.
 
Ekmek çarpsın ki zafer bizim olacak…
 
 
Ekmek elden çay gölden…
 
 
Lı ser kolanên taxa me,
Ez dıkolım navê te,
Bın û serê axa me,
Dıkolım navê te.
 
Ser hestiyê zman û zara,
Pelên gûlîyên dara,
Lı ser rêya rêdara,
Dıkolım navê te.
 
Du navê Rebbê çar hêlan,
Nanê malê ser sêlan,
Ser genımê dev gêlan,
Dıkolım navê te.
 
Hember rojava û hılat,
Her dû alîyê Fırat,
Ser hêşînîya welat,
Dıkolım navê te.
 
(İbrahim Sêdiyanî, “Dıkolım Navê Te”)
 
 
Göçmen kuşlar konmuş kırık pencereme
kanatlarında ayışığı, müzdelife ve yavru yılan derisi
bebek hıçkırıkları duyuyorum dere kenarlarında
kiraz dalında bahar çiçekleri sanki
gülüşlerinin her bir tanesi
lapa lapa kar yağıyor, bak
kar örtüyor anne dudaklı ninnileri
görünmez oluyor beyaz kelebekler
üşüyor sevgiye dair tüm sözcükler
ölünce beni de beyazlar içinde gömün
kefenim olsun gúla rozín, kefenim
yıllar önce giydiğin beyaz gelinlik.
 
Yaşamak bir şiir, yeni anladım
mısraları bünyanun mersus, sarı yapraklar ve buz mavisi
dağların bir yamacı muhacir çeşmesi
zozan, yeşil örtüsü çoban kızının
bir yamacı güneş vuran göğsüm
bir kez bile değmeyen gölgesi saçlarının
içimde kaval sesi var
kuzular meletiyorum mezarlıklarda
ben ölünce sen kapat cansız ağzımı, gúla rozín
soğuk dudaklarımda gezdir, çoban kızı
yüzüksüz parmaklarını.
 
(İbrahim Sediyani, “Gúla Rozín”)
 
 
7 Yaşındaki Kürt Çocuğu Baver, Türkiye Satranç Şampiyonu Oldu
 
Türkiye Küçükler, Yıldızlar ve Emektarlar Satranç Şampiyonası’nda mücadele eden Mardin (Mêrdîn) ilimizin Kızıltepe (Koser) ilçesinden 7 yaşındaki Kürt çocuğu Baver Yılmaz, 11 maçını da kazanarak yenilgisiz şampiyon oldu.
 
Türkiye Satranç Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, Antalya’da 26 kategoride düzenlenen ve 2 bin 636 sporcunun mücadele ettiği Türkiye Küçükler, Yıldızlar ve Emektarlar Satranç Şampiyonası’nda 7 yaş kategorisinde yer alan Mardin – Kızıltepeli 7 yaşındaki Baver Yılmaz, oynadığı 11 maçtan da puan kaybetmeden galip ayrılarak “Türkiye Şampiyonu” oldu. Şampiyon Baver, elde ettiği bu başarıyla millî takım havuzuna girmeye de hak kazandı.
 
Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay, Baver’in performansını nefeslerini tutarak izlediklerini ifade etti. Türkiye Küçükler, Yıldızlar ve Emektarlar Satranç Şampiyonası’nda doğudan batıya kuzeyden güneye Türkiye’nin dört bir yanından pırıl pırıl insanlarla biraraya geldiklerini vurgulayan Tulay, “Her şampiyonada yeni cevherler keşfediyoruz. Mardin – Kızıltepeli Baver gibi geleceğin büyük ustası olacak çocuklarımızın başarısı bizi derinden etkiliyor” dedi. Baver’in şampiyonada gösterdiği performansla ilgili Tulay, “Düşünün, o daha 7 yaşında ve hiç puan kaybetmeden, hiç maç kaybetmeden büyük bir başarıya imza attı. Gösterdiği performansı hepimiz nefeslerimizi tutarak izledik” ifadelerini kullandı. Şampiyonada sporun ve dostluğun kazandığını vurgulayan Tulay, şunları kaydetti: “Bu sporun kazandırdıkları bambaşka. Sadece spor değil, yeni bir hayat demek. Bu şampiyonada da hem hamleler buluştu hem de yürekler buluştu. Bitlis’in Yoncabaşı köyünden de Van, Mardin ve Kilis’teki köylerimizden de gelen sporcularımızın buradaki heyecanı, dostluğu görülmeye değerdi. Spor kazandı, dostluk kazandı. Çıtamızı yükselterek geleceğe ilerliyoruz. Türkiye şampiyonalarımıza katılım, sporcularımızın mücadelesi bizi gelecek için çok umutlandırıyor.”
 
(HABER LİNKİ: http://www.sediyani.com/?p=27142)
 
 
Dünyadaki en büyük zenginlik.
 
 
Keda helal dibe mû naqete, keda haram bibe weris ji diqete.
 
(Helal ekmek kıl olsa kopmaz, haram ekmek halat da olsa kopar.)
 
Kürt atasözü
 
 
Destê dî qilêr, li ser zikê têr.
 
(Kir gören el, tok karnın üstündedir.)
 
Kürt atasözü
 
 
Ekolojik çılgın proje. Yüce Ruh Tüneli / Tayland.
 
     İNSTAGRAM
 
     OCAK 2019
 
253 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir