İnsan Denen Barbar Mahluğun Katliâm Bilançosu | İnsanlık, Son 50 Yılda Hayvanların % 60’ını Yok Etti

 

isediyani

İnsan denen barbar mahluğun katliâm bilançosu: İnsanlık, son 50 yılda hayvanların % 60’ını yok etti.

 

     Kendi kendisini “eşref-i mâhlukat” (yaratılmışların en şereflisi) ilan edecek kadar ırkçılıkta sınır tanımayan ve kâinattaki herşeyin sırf kendisine hizmet etsin diye, herşeyin sırf kendi ihtiyaçları karşılansın diye yaratıldığını iddiâ edecek kadar küstahlaşan, gerçekte ise kâinatın en aşağılık ve barbar mahluğu olan “insan” denen canlı türünün kendi gezegeninde yaşayan diğer canlı türlerine verdiği zararların sonu gelmiyor. İnsanlık, sadece son 50 yılda gezegendeki hayvanların % 60’ını öldürdü.

     Doğaya, üzerinde yaşadığı gezegene hizmet etmesi ve diğer canlı türleriyle barışık yaşaması gerekirken, tam tersini yapıp herşeyi kendisine hizmet eden bir meta olarak gören, herşeyin sırf kendi maddî ihtiyaçları karşılansın diye yaratıldığına inanacak kadar küstahlaştığı için doğadaki herşeye vahşetle ve barbarlıkla yaklaşan, diğer bütün canlı türlerini canının istediği gibi öldürebileceğine inanan ve bu inancına da “Tanrısal dayanak” yamayacak kadar bağnazlaşan “insan” adlı bu zararlı ve tehlikeli yaratığın bu gezegendeki katliâm bilançosu açıklandı.

     Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), insanlar tarafından son 50 yılda hayvanların % 60’ının neslinin yok edildiğini bildirdi. İnsanların 1970 – 2014 yıllarında yerküre üzerinde memeliler, balıklar, sürüngenler ve kuşlar dahil hayvanların % 60’ının yok olmasına neden olduğunu açıklayan WWF, 1970’lerden bu yana hava ve deniz kirliliği, küresel ısınma, plansız avlanma gibi nedenlerden dolayı Dünya’daki doğal yaşam nüfûsunun yarısından fazlasının yok olduğunu açıkladı. Vakıf yetkilisi Mike Barrett, yaptığı açıklamada, “Uyurgezer gibi bir uçurumun kıyısına doğru ilerliyoruz” dedi.

     WWF çatısı altındaki 59 bilim insanının katkısıyla hazırlanan “Yaşayan Gezegen 2018” adlı raporda, “Gezegenimiz yaşam destek ünitesinde” deniyor ve “Bizler gezegeni kurtarabilecek olan son nesiliz” deniyor. Raporda ayrıca, “Vahşî yaşamın bu şekilde imhâ edilmesinin sivil yaşamı da tehdit ettiği” uyarısı da yer alıyor.

     Rapor hazırlanırken 4000’den fazla türü temsil eden 16 bin 704 amfibi, sürüngen, balık, kuş ve memeli topluluğu incelendi ve 44 yıl içinde bu topluluklarda yaşayan hayvan sayısında ortalama % 60 düşüş yaşandığı gözlendi.

     Gıda ve kaynakların artan biçimde ve hızlı tüketiminin, milyarlarca yılda oluşan, insanlığın nihayetinde temiz hava, su ve diğer herşey için mecbur olduğu yaşam ağını tahrip ettiğine işaret edilen raporda, bu trajik kaybın medeniyetin bekâsını tehdit ettiği bildirildi. WWF Bilim ve Koruma Direktörü Mike Barrett, “İnsan nüfûsunda % 60’lık bir düşüş olsaydı, bu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika, Avrupa, Çin ve Okyanusya’nın boşalması anlamına gelirdi. Yaptığımız bu ölçekte bir şey. Bu, insanlık olarak doğaya verdiğimiz zararı gözler önüne seriyor” tespitinde bulunuyor. Barret, küresel nüfûsun artan gıda ve kaynak tüketiminin vahşî yaşama büyük ölçüde zarar verdiğine işaret ediyor.

     Raporda, 20. yy’a kadar insanların doğal kaynakları tüketme hızının, doğanın bu kaynakları yerine koyma hızından yavaş olduğu belirtiliyor. Ancak özellikle 1970’lerden itibaren hızla artan küresel insan nüfûsunu besleyebilmek için endüstriyel tarımın yaygınlaşması ve doğal kaynakları sömürme hızının artması sonucunda doğadaki insan etkisinin onarılması güç noktalara ulaştığı belirtiliyor.

     Günümüzde canlı türlerinin yok olma hızının, doğadaki insan etkisinin olmadığı dönemlere kıyasla 1000 kat arttığını vurgulayan WWF, ancak “Paris İklim Değişikliği Anlaşması” benzeri küresel doğal yaşamı koruma anlaşmasıyla bu trendin kırılabileceğini vurguluyor. “İnsanlar artık doğanın sunduğu imkânların çok daha ötesinde yaşıyor” denen raporda, bu süreçte gezegendeki doğal yaşamın da hızla ortadan kaldırıldığı uyarısı yapılıyor.

     Tatlı sularda yaşayan canlı nüfûsunun 1970’lerden bu yana % 80 oranında azaldığını vurgulayan WWF, tatlı su canlı türlerinin diğer tüm türlerden daha hızlı yok olduğuna da dikkat çekiyor. 1950’lerden bu yana tüm okyanus, deniz ve nehirlerde yaklaşık 6 milyar ton balık ve diğer deniz canlısının avlandığını söyleyen WWF raporuna göre, nüfûsu hızla azalan deniz canlılarının da yine bir insan etkisi olan plastik çöplerle mücadele ettiği ifade edilerek şöyle deniyor: “Dünya genelindeki deniz kuşlarının % 90’ının midesinde plastik var. Bu oran 1960’larda sadece % 5’ti. Plastik kirliliği artık sadece okyanusların yüzeyi için bir tehdit değil. Derin okyanus canlıları da plastik kirliliğinden etkilenmeye başladılar.”

     Gezegenin sadece 4’te 1’inin insan etkisinden korunabildiği ifade edilen “Yaşayan Gezegen 2018” raporuna göre, bir tedbir alınmazsa 2050 yılına gelindiğinde bu oran 10’da 1’e kadar gerilemiş olacak. WWF Başkanı Tanya Steele, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bizler, hem gezegene zarar verdiğini farkeden ilk nesiliz hem de bu zararı durdurabilecek olan son nesiliz. Doğal yaşam nüfûsunun bu denli hızlı bir şekilde azalması, gezegenimizin öldüğünün bir işareti” diyor. Doğal yaşamın bu kadar büyük bir hasar almasının ayrıca insanlar üzerinde de olumsuz etkilerinin olacağı ifade ediliyor.

     Medeniyetin oluşmasından bu yana, insanların memeli hayvanların % 83’ü ile bitkilerin % 50’sini yok ettiği tahmin ediliyor.

     WWF YAŞAYAN GEZEGEN 2018 RAPORU, SEDİYANİ HABER

     29 EKİM 2018

88 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir