Meke ve Hasankeyf’ten Sonra Eber’i de Öldürdük | Afyon’daki Eber Gölü Tamamen Kurudu

 

isediyani

İnsan denen barbar canlı türünün kendi gezegenine verdiği zararların sonu gelmiyor. Meke Gölü ve tarihî Hasankeyf’ten sonra Eber Gölü’nü de öldürdük. Afyon’daki Eber Gölü tamamen kurudu.

 

     Kendi kendisini “eşref-i mâhlukat” (yaratılmışların en şereflisi) ilan edecek kadar ırkçılıkta sınır tanımayan ve kâinattaki herşeyin sırf kendisine hizmet etsin diye, herşeyin sırf kendi ihtiyaçları karşılansın diye yaratıldığını iddiâ edecek kadar küstahlaşan, gerçekte ise kâinatın en aşağılık ve barbar mahluğu olan “insan” denen canlı türünün kendi gezegenine verdiği zararların sonu gelmiyor. Konya (Likonya) ilimizin Karapınar (Sultaniye) ilçesinde bulunan “nazar boncuğumuz” Meke Gölü ve Batman (Élih) ilimizin Hasankeyf (Hesenkehf) ilçesinde bulunan 12.000 yıllık tarihî Hasankeyf’ten sonra, Afyonkarahisar (Qerehisar-ı Sahib) ilimizin Bolvadin (Polibotum) ilçesinde bulunan Eber Gölü’nü de öldürdük. Afyon’daki Eber Gölü tamamen kurudu.

     Doğaya, üzerinde yaşadığı gezegene, yaşadığı ülkeye, ülkesinin coğrafyasına ve doğal güzelliklerine hizmet etmesi gerekirken, tam tersini yapıp herşeyi kendisine hizmet eden bir meta olarak gören, herşeyin sırf kendi maddî ihtiyaçları karşılansın diye yaratıldığına inanacak kadar küstahlaştığı için doğadaki ve ülkesindeki herşeye vahşetle ve barbarlıkla yaklaşan, sırf para için yeşil alanları birer beton yığınına dönüştüren, akarsular üzerinde kurduğu yüzlerce baraj ile ırmakların özgürce akmasını engelleyen ve bütün bu cinayetleri de kurduğu “devlet” adlı çatı altında rahatça yapabilen “insan” adlı bu zararlı ve tehlikeli yaratık, daha önce “nazar boncuğumuz” olarak andığımız Meke Gölü’nü kuruttuğu gibi, şimdi de yaptığı barajlar ile Eber Gölü’nü tamamen kuruttu.

     Afyonkarahisar il sınırları içerisinde yer alan Eber Gölü, kendisini besleyen su kaynaklarının devlet eliyle yapılan barajlar nedeniyle kesilmesi üzerine tamamen kurudu. Gölden geriye sadece kırık sandallar kaldı. Geçimini gölden sağlayan köylüler ise ne yapacağını bilmiyor. Endemik türleri ve göçmen kuşların yuvalama alanı olmasından dolayı özel bir konumu bulunan göl, Türkiye’nin en büyük 11. tatlı su kaynağı olarak biliniyordu.

     Bolvadin ilçesinde bulunan Eber Gölü, Sultan Dağları ve çevre köylerin arasında yer alıyor. Sazlardan ve kamışlardan oluşan gölden geçimini sağlayan civar köy halkı, yaşanan olumsuz durum karşısında ne yapacağını şaşırdı. Zira gölden elde edilen kamışlar yalıtım malzemesi olarak yurtdışına ihraç edilirken, köy halkı balıkçılık yaparak da ekonomisine katkı sağlıyordu. Tamamen kuruyan göl, yeniden eski günlerine dönmeyi bekliyor.

     Göle sınır olan Derekarabağ köyünün muhtarı Yaşar Kandemir, en azından alanın tarıma açılmasını istedi. Köylünün geçinmekte zorlandığını kaydeden Kandemir, “Sultan Dağı ve Afyonkarahisar tarafından sular geliyordu ama önünü kestiler. Gölet ve baraj yaptılar. Gölün bütün kaynaklarını kestiler. Su gelmiyor hiçbir yerden. Sadece yağmur yağarsa geliyor. Balık, balıkçılık bitti, hiçbirşey kalmadı. Sadece saz türü var şu an. Burası tarıma elverişli, en azından tarıma açılsın. En az burada 10 bin dekar arazi var. Çöl oldu burası. Tarla sahibi olmayan onlarca kişi var, onlara verseler herkes eker kazanır” dedi.

     Gölden üretilen sazları ve kamışları yurtdışına pazarlayan Habib Pınar ise, “Burada balıkçılık da vardı, alabalık da vardı. Ben aşağı yukarı 15 yıldır kamış ihracatıyla uğraşıyorum. 4 sene evvel kendi şirketimi kurdum. Burada 13 köy bu çatı kamışından yararlanıyor. Biz bu malların Avrupa ülkelerine ihracatını yapıyoruz. Buradaki vatandaş bundan geçimini sağlıyor. Kadınlar da iş sahibi oluyor, işsiz kimse kalmıyor. Hayvancılık da var ama ağırlıklı burası gölden geçimini sağlıyor. Eber Gölü’nden geçinen 4 belediye ve 13 köy var. Eber Gölü bu sene kan ağlıyor. Bir yangın çıkmış olsa vatandaş aç kalacak. Çalışacak hiç iş sahası yok, tarımsal alan yok, sulama yok, bizlerin sayesinde geçim sağlıyorlar. Biz aracı oluyoruz. Tarım sahası yok burada. Çoluk çocuk mahvoluyor. Kütahya tarafından Eber Gölü’ne gelen su kaynakları var. Onlar buraya ilave edilebilirse bu göl kurtulabilir. Bu göl kurtarılırsa vatandaş da kurtulur. 20 bin, 30 bin insan buradan fabrika gibi ekmek yiyor. Eğer bizler de olmasak bu köylünün hali zor. Bu sene kamış var ama yağmur olmazsa seneye olmaz. Burası geçen sene suydu, bu sene hiç yok yani tamamen kurudu” diye konuştu.

     AJANSLAR, SEDİYANİ HABER

     19 EKİM 2018

 

140 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir