Kayseri’de 7, 4 Milyon Yaşında Fil Kafatası Bulundu

 

isediyani

Kayseri (Mazaka) ilimizdeki Yamula Barajı kıyısında 7, 4 milyon yıllık fil kafatası bulundu. Bulunan kafatası, diş uzunluğu da dahil 2 m 40 cm boyunda.

 

     Kayseri (Mazaka) ilimizdeki Yamula Barajı kıyısında 7, 4 milyon yıllık fil kafatası bulundu. Bulunan kafatası, diş uzunluğu da dahil 2 m 40 cm boyunda. Bulunan fil, bovidae olarak adlandırılan boynuzlugil familyasından. Bovidae; bufalo, koyun ve keçi gibi toynaklı hayvanların biyolojik ailesine verilen isim olarak biliniyor.

     Emmiler bölgesindeki kazı çalışmaları, fosil bulan bir çobanın ihbarı üzerine başlatıldı. Kazılarda bulunan alt çene ve kalça kemiği (pelvis) fosilleri, “alçı ceket” yöntemi ile kaplanarak taşınması gerçekleştirildi. “Alçı ceket” yönteminde, bütünlüğünün bozulmaması ve zarar görmemesi için üzeri tuvalet kağıdıyla yalıtılan, sonra alçılı bezle kaplanan fosiller, metal desteklerle korunaklı hale getirilip güvenli şekilde nakledilebiliyor.

     Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, yapılan kazı çalışmalarını yerinde inceledi. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cesur Pehlevan başkanlığındaki kazı ekibini ziyaret etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Çelik, bir çobanın ihbarı üzerine, bölgede kazı yapılması için belediyenin bilim insanlarını çağırdığını söyleyerek, “Uzmanlar, bu fosil tek parça halinde olduğu için Türkiye’de bir ilk olduğunu söylüyor. Fosiller muhtemelen Bovidae ailesine ait” dedi.

     Ankara Gazi Üniversitesi’nden Prof. Okşan Başoğlu, coğrafî konumu nedeniyle Anadolu bölgesinin zengin fosil yataklarıyla dolu olduğunu söyledi. Başoğlu, “Kayseri bu beklenti kapsamında bir merkez olabilir. Geçen haftadan beri bu alanda çalışıyoruz ve inanılmaz şeyler bulduk” şeklinde konuştu.

     Prof. Dr. Cesur Pehlevan ise buldukları fosillerin yaklaşık 7, 5 milyon yaşında olduğunu söyledi. Bölgede zengin bir fosil varlığı ile karşılaştıklarını belirten Pehlevan, “Bu bölge yaklaşık 7 ilâ 7, 5 milyon yıllarına karşılık gelen bir döneme ait. Bu dönemde Anadolu coğrafik olarak bugün soyları tükenmiş olan birçok canlıya ev sahipliği yapmıştır. Daha çok savana ekosistemine uyum sağlamış, günümüz Afrika savana memeli hayvanlarına benzer birçok canlı Anadolu’da ve dolayısıyla bu bölgede yaşamıştır. Bu alan günümüzde yaşamayan birçok türün fosillerini barındırmakta. Özellikle şu ana kadar tespit ettiğimiz filler ve dönemin çok karakteristik üç toynaklı atları, bovidae dediğimiz boynuzlugiller ve bunlara ek olarak gergedanlara ait fosil buluntular elde ettik. Bu bölgede megafauna dediğimiz fillerin, gergedanların da daha fazla karşımıza çıktığını görüyoruz. Bu konudaki araştırmalar devam ediyor, henüz işin başındayız. Bir file ait alt çene buluntusuna ulaştık. Günümüzde yaşamayan bir file ait alt çene, defans dişlerinin anatomik yapısı klasik Afrika fillerine benzemeyen, yassı, öne doğru eğilerek sonlanan kavisli bir fil alt çenesi. Şimdilik, bu sağlamlıkta korunmuş olan Anadolu’dan elde edilmiş böyle bir örnek yok. Yine bir file ait olduğunu düşündüğümüz pelvis kemiğimiz mevcut. Bugün onların nakliyelerine başladık. Çok meşakkatli bir süreç. Doğa bunları uzunca süre koruyor. Bu nedenle çok dikkatli olmalı ve görmüş olduğunuz tetkikleri doğru bir biçimde uygulamalıyız” açıklamasında bulundu. Bu nedenle çok dikkatli ve titiz bir şekilde file ait alt çene ve kalça kemiği fosillerini naklettiklerini anlatan Pehlevan, “Bundan sonraki aşama laboratuar aşamasıdır. Laboratuar aşaması bittikten sonra fosillerin tanımlaması, detaylı araştırılması, incelenmesi ve yayın aşaması süreçleri izleyecek” dedi.

     AJANSLAR

     19 EKİM 2018

 

181 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir