Endonezya’da 3500 Yıllık Baharat Kullanımı Keşfedildi

 

isediyani

Endonezya’nın Maluku bölgesinde yer alan Banda Adaları’nın bir parçası olan Pulau Ay’da bulunan muskatın 3500 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bu tarih, baharatın daha önce bilinen kullanımından yaklaşık 2000 yıl daha geride.

     Yapılan bir araştırma, muskatın bir besin maddesi olarak, Endonezya’da bulunmuş bilinen en eski kullanımını konu alıyor.

     Bazı ülkelerde severek tüketilen balkabağı baharatları, market rafları ve restoran menülerinde yerini alırken, Asian Perspectives dergisinde bu baharatların ayrılmaz bir parçası olan muskatın bir besin maddesi olarak bilinen en erken kullanımını konu alan yeni bir çalışma yayımlandı.

     Endonezya’nın Maluku bölgesinde yer alan Banda Adaları’nın bir parçası olan Pulau Ay’daki bir arkeolojik alanda, kırık çömlek parçalarının üzerinde tortu olarak bulunan muskatın 3500 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bu tarih, baharatın daha önce bilinen kullanımından yaklaşık 2000 yıl daha geride.

     Sözkonusu araştırma ve 2007 – 09 yıllarında yapılan iki kazı çalışması, Washington Üniversitesi’nden antropoloji profesörü ve Burke Müzesi arkeoloji küratörü Peter Lape tarafından, Endonezya’daki Gasjah Mada Üniversitesi ve Avustralya’daki New South Wales Üniversitesi’nden meslektaşlarının işbirliğiyle yürütüldü.

     Pulau Ay arkeolojik alanı 3500 yıldan 2300 yıl öncesine kadar mesken tutulmuş ve üzerinde bu dönemlere ait çok sayıda hayvan kemiği, toprak çömlek, taş alet ve barınak yapılarından kalmış olması muhtemel direk izlerine rastlanılmış bir alan. Keşfedilen arkeolojik eserlerin çeşitliliği, insanların deniz mahsulü kaynaklarını, çömlek kapları ve evcilleştirilmiş hayvanları kullanımındaki değişimlere dair önemli kanıtlar sağlıyor.

     Alanın mesken tutulduğu ilk 500 yılda, insanlar ciddi ölçüde balık ağırlıklı bir diyetten başlıca evcilleştirilmiş domuz tüketmeye dayalı bir diyete geçiş yapmıştı. Çömlek ilk başlarda, insanların bu su fakiri adada hayatta kalmalarını sağlayan sıvıların saklanması için kullanılmış ince duvarlı kaplar halindeydi. Birkaç yüzyıl sonra ise, yemek pişirmek için kullanılan daha kalın duvarlı çömlek kaplar ortaya çıktı. Alanda yapılan kazı çalışmalarında bu tür kapların içerisinde veya yakınlarında domuz kemiklerine rastlanıyor. Lape, “Bu alan bize insanların, balık avlamak için uğranılan kamplardan kalıcı meskenlere evrilen bu küçük tropik adalarda yaşamaya kademe kademe nasıl adapte olduklarını gösteriyor. Muskatın, yani birkaç bin yıl sonrasında dünyayı değiştiren baharatın, böylesi erken bir kullanımını görmek de ayrıca etkileyici” diyor.

     Lape’in yürüttüğü araştırmanın eşyazarları Judith Field ve Adele Coster, muskatın bulunduğu çömlek parçası üzerinde Hint irmiği ve mor yam da dâhil diğer altı bitkinin kalıntılarına da rastladı. Bu ürünlerin yabani bitkilerden toplanmış veya çiftçilik yoluyla yetiştirilmiş olması muhtemel.

     Pulau Ay, hem yerel karasal memelilerden hem de yerüstü suyundan mahrum küçük bir ada. Böylesi bir adanın evcilleştirilmiş hayvanlar ve yeterli su depolamasının sağladığı avantajlara sahip olmayan bir insan popülasyonunu kalıcı olarak barındırmış olması pek muhtemel değil. Ancak araştırma yazarları, diğer arkeolojik alanlarda yaptıkları incelemelere dayanarak, adanın Erken Neolitik Dönem’de daha kalıcı popülasyonlar tarafından mesken tutulmasından birkaç bin yıl önce zengin resif kaynaklarını hedef alan insanlarca ziyaret edildiğini söylüyor. Bu ziyaretçilerin asıl yaşadıkları yerin 100 km doğuda bulunan en yakındaki büyük ada Seram olduğu düşünülüyor. Pulau Ay hakkında yeterli bilgi edinmiş ve adaya gidip gelmek için gerekli denizcilik becerilerini kazanmış kişilerin ilk Neolitik yerleşimci adayları olması da ihtimaller arasında.

     Yaklaşık 2300 yıl önce, sözkonusu alan büyük ölçüde veya tamamen terkedildi, Banda Adaları’nın hiçbir noktasında 2300 ilâ 1500 yıl öncesini kapsayan döneme ait bulgulara rastlanmadı. Konuya ilişkin yapılan çalışmalar, bu dönemden önce ve sonra diğer bölgelerle oldukça bağlı olan insanlarca mesken tutulmuş bu uzak adaların 800 yıldır neden terkedilmiş durumda olduğunu cevaplamayı hedefliyor. Bu gibi alanların incelenmesi, Neolitik Dönem’deki birçok yeni bitki, hayvan ve teknolojinin Güneydoğu Asya adalarına gelişini de kapsayan karmaşık kültürel süreçleri aydınlatmada yardımcı olabilir. İncelemelerden elde edilen sonuçlar bu değişimlerin aynı anda meydana gelmediğini, daha ziyade kademeli olarak benimsendiğini ve insanların bu tropik adaları yeni şekillerde kullanmasına imkân tanıdığını gösteriyor.

     Muskatın insanlar tarafından en erken kullanımının kökenlerini kavramak daha sonraki dönemlerde yapılan uluslararası ticaretlere dair noktaları birleştirip büyük resmi görmede bizlere yardımcı oluyor. 14. yy’la birlikte (hatta belki de daha önceki dönemlerde), uzun mesafeli ticaretle uğraşan tüccarlar muskat almak için Banda’ya gitmeye başlamıştı; bu değerli baharat erken modern çağda Banda Adaları’na uluslararası bir şöhret kazandırmıştı.

     Bu keşif, günümüzde özellikle de multimilyar dolarlık sonbahar temalı yiyecek ve içecek endüstrisinde hâlâ değerli bir ürün olan muskata dair yeni bir bakış açısı kazanmamızı sağlıyor.

     ASIAN PERSPECTIVES, SCIENCE DAILY, ARKEOFİLİ

     15 EKİM 2018

 

135 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir