“Nobel Barış Ödülü”, Kongolu Doktor Denis Mukwege ve Ézidî Kürt Aktivist Nadya Murad’a

 

isediyani

“2018 Nobel Barış Ödülü”ne Kongolu doktor, jinekolog ve insan hakları aktivisti Denis Mukengere Mukwere ile Irak – Kürdistanlı Ézidî Kürt insan hakları aktivisti Nadya Murad Basê Taha layık görüldü.

 

     “2018 Nobel Barış Ödülü”ne Kongolu doktor, jinekolog ve insan hakları aktivisti Denis Mukengere Mukwere ile Irak – Kürdistanlı Ézidî Kürt insan hakları aktivisti Nadya Murad Basê Taha layık görüldü.

     İki saygın isim de savaş alanlarında cinsel şiddete karşı yaptığı çalışmalarla biliniyorlar. 1955 doğumlu Dr. Mukwege ve 1993 doğumlu Nadya Murad, “Silahlı çatışmalarda cinsel şiddetin bir araç olarak kullanılmasının bitirilmesi için yaptıkları çalışmalar” nedeniyle ödüle layık görüldüler.

     DENİS MUKENGERE MUKWERE KİMDİR?

     Denis Mukengere Mukwere, 1 Mart 1955 tarihinde Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin (o zamanlar Belçika Kongosu) Güney Kivu iline bağlı Bukavu ilçesinde doğdu.

     Hayatının çoğunu Kongo’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım etmeye adayan jinekolog Denis Mukwege, yıllardır tecavüz mağdurlarının tedavisi için uğraşıyor. Kongolu jinekolog, savaş ortamında tecavüze uğrayan kadınları Bukavu’da kurduğu Panzi isimli hastanede etkili bir şekilde tedavi etmesiyle yakından tanınıyor.

     Kongolu doktor, aralarında “BM İnsan Hakları Ödülü”nün de bulunduğu çok sayıda uluslararası ödüle sahip.

     NADYA MURAD BASÉ TAHA KİMDİR?

     Nadya Murad Basê Taha, 1993 yılında Irak’ın Kürdistan bölgesinin Ninova iline bağlı Sincar (Şengal) ilçesinin Koço köyünde doğdu.

     25 yaşındaki genç kadın, 2014 yılındaki İslam Devleti (IŞİD) barbar saldırısına kadar köyü Koço’da yaşıyordu. 400 bin Ézidî Kürdü’nün yaşadığı Şengal’de kaçırılan 6 bin 300 kadın ve çocuktan biri olan Nadya Murad, aylarca IŞİD terör örgütü mensupları tarafından Musul’da cinsel saldırı ve işkenceye maruz kaldı. Nadya Murad, daha sonra örgütten kaçmayı başararak Almanya’ya hicret etmiş ve bu ülkeye yerleşmişti.

     Nadya Murad, daha sonra Avrupa ülkelerinde ve dünyanın farklı yerlerinde Ézidî Soykırımı’nı ve yaşanan trajediyi dile getirmiş, Ézidî Kürt halkının dramını tüm dünyaya duyurmaya çalışmıştı.

     Nadya Murad, ABD’li yönetmen, yapımcı, senarist ve aktör George Timothy Clooney’in Lübnanlı eşi Emel Âlimuddîn Clooney ile BM’de yaşadıklarını anlatmış, bir kitap yazmış ve “BM İyiniyet Elçisi” olmuştu.

     Nadya Murad, halen Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC)’nde çalışıyor ve “insan ticareti” mağdurlarının sorunları ile ilgileniyor.

     Nadya Murad, birbuçuk ay önce (Ağustos 2018), ABD ordusunda tercüman olarak çalışan ve yeniden hayata dönmesinde büyük rol oynadığı belirtilen Ézidî Kürdü Abid Şemdîn ile evlendi.

     NADYA MURAD: “NOBEL’İ BÜTÜN ÉZİDÎLER, BÜTÜN KÜRTLER VE BÜTÜN AZINLIKLARLA PAYLAŞIYORUM”

     Bu yılki “Nobel Barış Ödülü”ne Kongolu doktor Denis Mukwege ile birlikte layık görülen Ézidî Kürt kadın hakları savunucusu Nadya Murad, ilk açıklamasında “Büyük onur duydum” dedi. Nadya Murad, “Bu ödülü bütün Ézidiler, bütün Iraklılar, Kürtler, bütün azınlıklar ve dünya çapındaki cinsel şiddet mağdurlarının hepsiyle paylaşıyorum” ifadelerini kullandı.

     Yazılı bir açıklama yapan Nadya Murad, “IŞİD’in 2014’te başlayan soykırımından bu yana tahayyül edilemez suçlara maruz bırakılan Ézidî halkının içinde bulunduğu duruma uluslararası dikkatleri çeken bu fırsat için minnettarım. Birçok Ézidî bu ödüle baktıklarında kaybettikleri, hâlâ haber alınamayan veya hâlâ rehin tutulan aile üyelerini düşünecektir” dedi. “Bana gelince, ben IŞİD tarafından öldürülen annemi düşünüyorum. Birlikte büyüdüğüm çocukları ve onları korumak için ne yapmamız gerektiğini düşünüyorum” diyen Nadya Murad, şöyle devam etti: “Azınlıkların hedef alınmasına son verilmeli. Kadınlara karşı cinsel şiddet hiçbir zaman mazur görülmemeli.”

     “Soykırımın yıkıma uğrattığı toplumların yeniden inşâ edilmesi” çağrısı yapan Nadya Murad, “Soykırım kampanyalarının sadece başarısız olması için değil, aynı zamanda sorumlularından hesap sorulması için kararlılıkla birlikte çalışmalıyız. Hayatta kalanlar adaleti hak ediyor. Evlerine güvenli bir dönüşü de” ifadelerini kullandı.

     Sediyani Haber olarak bizler de “2018 Nobel Barış Ödülü”ne layık görülen Kongolo Dr. Denis Mukengere Mukwere ve Kürdistanlı Nadya Murad Basê Taha’yı kutluyor, dünyada savaşların, silahlı çatışmaların, soykırımların, barbarlığın ve savaşlarda cinsel şiddetin araç olarak kullanılmasının son bulmasını temenni ediyoruz. Aydınlık bir ülke, erdemli bir dünya…

     NOBELS FREDSSENTER, AJANSLAR, SEDİYANİ HABER

     5 EKİM 2018

 

Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir