Çatalhöyük’te Erken Çiftçilerin Diyeti Ortaya Çıkarıldı

 

isediyani

Konya (Likonya) ilimizde yer alan Neolitik yerleşim Çatalhöyük sakinlerinin çömleklerinde tahıl, baklagil, süt ve et ürünleri kalıntıları bulundu.

     Konya (Likonya) ilimizde yer alan Neolitik yerleşim Çatalhöyük sakinlerinin çömleklerinde tahıl, baklagil, süt ve et ürünleri kalıntıları bulundu. Ayrıca hangi hayvanlardan yararlandıkları da belirlendi.

     Uluslararası bir araştırma ekibi, Neolitik yerleşim Çatalhöyük’teki erken çiftçilerin diyetiyle ilgili ayrıntıları ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bölgede bulunan çömleklerdeki protein kalıntılarını analiz ederek, Neolitik dönemde yedikleri yiyeceklerin kanıtlarını tespit ettiler: Tahıl, baklagil, süt ürünleri ve et.

     Daha önce yapılan çalışmalarda sahadaki çömlek kalıntıları incelenmiş olsa da, bu araştırma, bitkileri ve hayvanları daha spesifik olarak tanımlamak için kullanılabilecek proteinleri kullanan ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Bu yeni yaklaşımı kullanan ekip, Orta Anadolu’daki erken tarım bölgesinde bulunan çömleklerin tahıl, baklagil, süt ürünleri ve et içerdiğini belirledi. Bazı durumlarda, araştırmacılar gıda maddelerini belirli türlere kadar daraltabiliyor.

     Çatalhöyük, M. Ö. 7100 yıllarından M.Ö. 5600 yıllarına kadar erken çiftçiler tarafından yerleşim görmüş büyük bir yerleşim yeriydi. Burası, evlerin hemen her yöne doğru yanyana inşâ edildiği ve buluntuların mükemmel korunması nedeniyle öne çıkan büyüleyici bulgulara sahip. Çatalhöyük, 25 yıldan fazla bir süredir devam eden kazı ve analizlerden sonra, en iyi araştırılan erken tarım alanlarından biri olarak kabul ediliyor.

     Bu çalışma için araştırmacılar, Çatalhöyük’ün batı höyüğünde, M. Ö.  5900 – 5800 yıllarına tarihlenen dar bir zaman dilimi ile bölgenin yerleşiminin sonuna doğru tarihlenen çanak çömlek parçalarını incelediler. Çömlek parçaları, rekonstrüksiyonlarından anlaşıldığı üzere, açık kâseler ve kavanozlara aitti ve iç yüzeylerinde kalsifiye olmuş kalıntılara sahipti. Günümüzde bu bölgede, pişirme tencerelerinin içinde oluşan kireç kalıntıları çok yaygın.

     Araştırmacılar, o dönemde çömleklerin içine ne konmuş olduğunu tespit edebilmek için, çömleklerden alınan örneklerde en son teknoloji protein analizlerini kullandılar. Yapılan analizler, çömleklerin tahıl, bakliyat, et ve süt ürünleri içerdiğini ortaya çıkardı. Bu süt ürünleri çoğunlukla koyun ve keçilerden ve ayrıca büyükbaşlardan elde edilmişti. Bu hayvanların kemikleri, arkeolojik alanın her yerinde bulunmuş ve daha önceki lipit analizleriyle çömleklerdeki süt yağları tanımlanmıştı. Ancak bu araştırma, tam olarak hangi hayvanların süt için kullanıldığını belirlenen ilk araştırma.

     Bulunan bitki kalıntıları doğrultusunda tahıllar, arpa ve buğday içeriyor; baklagiller ise bezelye ve burçak içeriyordu. Et ve kan içermesi muhtemel olan süt ürünü olmayan hayvansal ürünler, esas olarak keçilerden ve koyunlardan geliyor ve bazı durumlarda ise sığırlardan ve geyiklerden geliyordu. İlginç bir şekilde, çömleklerin çoğu tek bir kapta birden fazla gıda türüne ait kanıtlar içeriyor ve bu da sakinlerin yemeklerini karıştırdığını gösteriyor.

     Bununla birlikte, bir çömlekte sadece, süt ürünlerinin kesilmiş süt suyu bölümünde bulunan proteinler formunda kanıtlar vardı. Araştırmanın başyazarı Jessica Hendy, “Bu özellikle ilgi çekici. Çünkü sakinler, taze sütleri, kesilmiş süt ve kesilmiş süt suyunu ayıran süt üretim yöntemleri kullanıyor olabilir. Aynı zamanda kesilmiş süt suyunun tutulması için özel bir kaba sahip olduklarını, yani kesilmiş süt ayrıldıktan sonra ek amaçlar için kesilmiş süt suyunu kullandıklarını gösteriyor” diyor.

     Bu sonuçlar, süt hayvancılığının bu alanda en azından M. Ö. 6. binyıldan beri devam ettiğini ve insanların inek, koyun ve keçiler de dahil olmak üzere çok sayıda türün sütünü kullandığını gösteriyor. Ancak, araştırmacılar arkeolojik kayıtlara dayanarak, daha da fazla çeşitte gıdaların, özellikle de bitkisel gıdaların Çatalhöyük’te yenildiğini vurguluyor. Bu gıdalar, ya incelenen çömleklerde bulunmadı ya da proteinleri tanımlamak için kullandıkları veri tabanlarında bulunamadı.

     Araştırmacılar tarafından kullanılan proteomik yaklaşımlar, referans dizisi veritabanlarına büyük ölçüde bağımlı ve bu veritabanlarında birçok bitki türü ya temsil edilmemekte ya da sınırlı temsil edilmekte. Hendy, “Örneğin, veri tabanlarında burçak için sadece altı protein dizisi vardır. Buğday için neredeyse 145.000 var. Gelecekteki çalışmalar, bu veritabanlarını daha fazla referans dizisi ile genişletmek zorunda olacak” diyor.

     PHYS

     3 EKİM 2018

 

200 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir