Transilvanya’da Devâsâ Bir Yaratığın 66 Milyon Yıllık Çene Kemiği Bulundu

 

isediyani

Analiz edilen teruzor çene kemiği, bu dev yaratığın kaplumbağaları ve büyük dinozor yumurtalarını kolayca yiyebilecek büyüklükte olduğunu gösteriyor.

 

     Dünyanın en büyük teruzor çene kemiği analiz edildi. Yeni araştırmaya göre, bu devâsâ yaratığın 66 milyon yıldan daha öncesinde, tatlı su kaplumbağalarını ve büyük dinozor yumurtalarını akşam yemeği için kolayca yiyebilecek büyüklükte olduğu anlaşıldı.

     Teruzorun alt çene kemiği fosilinin 18, 8 cm uzunluğunda olduğu ancak teruzor yaşarken çenesinin toplamda 91 ile 110 cm olduğu araştırmacılar tarafından belirtildi. Bu sıradışı şekilde uzun olan çene, kendisiyle yakından ilişkili bir teruzor türü olan bakonydraco’nun çenesinin (ortalama 29 cm) üç katından daha büyüktü.

     Romanya’daki Bükreş Üniversitesi’nde jeolog olan eşyazar Dan Grigorescu, çene kemiklerini 1984 yılında Romanya’nın Transilvanya bölgesindeki Valiora köyünde, Hateg ve Basin adlı iki derenin birleştiği bir kavşakta bulmuştu. Lakin fosillerin 2011 yılına kadar teruzor olduğu anlaşılamadı. Tâ ki Transilvanya Müze Topluluğu’nda bir jeolog olan Mátyás Vremir ve Macaristan’daki Debrecen Üniversitesi’nde bir paleontolog olan Gareth Dyke fosillerin önemini kavrayana kadar.

     Kretase döneminde teruzorlar hayattayken Hateg Basin bir adaydı ve anakaradaki çağdaşlarına göre daha küçük olan cüce dinozorlar tarafından iskân edilmişti. 2009 yılında Vremir, balour bondoc olarak da bilinen bu bodur ve tuhaf avcı hayvanın kalıntılarını ortaya çıkardı. Fakat Hateg aynı zamanda, hatzegopteryx (ayakta durunca bir zürafa kadar, kanatları 10, 9 m yüksekliğinde) gibi büyük dinozor kalıntılarından da biliniyordu. Takma adı “Drakula” olarak bilinen diğer bir teruzor ise 12 m kanat genişliği ile ondan da büyüktü. İngiltere’nin Londra’daki Kraliçe Mary Üniversitesi’nden bir paleontolog olan Dave Hone, “Adalar ortaya tuhaf sonuçlar vermesiyle ünlüdür. Hateg’de bir düzine garip dinozor kalıntısı vardı ve büyük etobur eksikliği vardı. Yani teruzorlar tiranozorların yerini almış canlılardı” diyor.

     Bu yeni bulunan ve halen bilimsel olarak adlandırılmayan teruzor, bu zamana kadar bulunmuş en büyük çeneye sahip fakat bilim insanları bu teruzorun en büyük teruzor olduğu anlamına gelmeyeceğini dile getiriyor. Ayrıca, bu yeni teruzorun kanat uzunluğun 8 genişliğinde ve azhdarchidae olarak bilinen teruzor ailesine mensup olduğu düşünülüyor. Çalışmada bulunmayan ve Michigan Üniversitesi Çevre ve Toprak Bilimleri Bölümü’nde doktora öğrencisi olan Kierstin Rosenbach, “Azhdarchid ailesine devâsâ bir teruzor fosiliyle birlikte gelen yeni bir terim görmek oldukça heyecan verici” diyor. Rosenbach, araştırmacıların azhdarchid teruzorlarının farklı boyut ve şekillerini tartıştıklarını ve teruzor çalışan paleontologların karakteristik özellikleri çok beğendiklerini dile getiriyor. Bunun nedeni azhdarchidae araştırmacılarının üzerinde durdukları bir bölümde olduğu anlaşılıyor: Araştırmacılara göre, azhdarchidae ailesi uzun boyunlu ve ince kafalı ya da kısa boyunlu olabiliyor.

     Peki bu yeni teruzor hangi gruba giriyor? Araştırmacılara göre bu teruzor, sağlam ve kısa kafataslı.

     LIVE SCIENCE, ARKEOFİLİ

     16 EYLÜL 2018

 

175 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir