Keçilerin Evcilleştirilmesi Binlerce Yıllık Karmaşık Bir Süreçte Gerçekleşti

 

isediyani

İlk evcilleştirdiğimiz hayvanlardan biri ve aynı zamanda et, süt ve post kaynağı olan keçiler, yaklaşık bir milyar nüfûsa sahip. M. Ö. 8500 yılından beri bizlerle beraber yaşıyorlar.

 

     Keçilerin ilk defa M. Ö. 8500 yılında evcilleştirildiği Bereketli Hilâl’den gelen kemikler üzerinde yapılan genom analizi, yabanî ve evcil keçi sürüleri arasındaki gen akışına sebep olan 10000 yıllık yerel çiftçi uygulamalarının tarihini açığa çıkarıyor.

     İlk evcilleştirdiğimiz hayvanlardan biri ve aynı zamanda et, süt ve post kaynağı olan keçiler, yaklaşık bir milyar nüfûsa sahip. M. Ö. 8500 yılından beri bizlerle beraber yaşıyorlar. Evcil keçilerin en eski kanıtına, ürün yetiştiriciliğinin ve hayvan gütmenin başladığı Güneybatı Asya’nın Bereketli Hilâl bölgesinde rastlanıyor. Hayvan gütme uygulamasından önce yerel avcılar bezuvar olarak bilinen dağ keçilerini hedef alıyorlardı ve bu yerel uygulama en sonunda keçi yetiştiriciliğinin temeli haline geldi.

     Fakat, modern genetik araştırmalarından geçmişi öğrenmeye çalışmak, yaşanan binlerce yıllık göç ve karışım yüzünden oldukça zor.

     Trinity College Dublin’de popülasyon genetiği profesörü olan ve bu projeyi yöneten Dan Bradley, “Aynı insanlar gibi, günümüz keçilerinin de kökenleri atasal alttürle içiçe girmiş durumda. Bunu açığa çıkarmanın ve geçmişe güvenilir bir şekilde ulaşmanın tek yolu, moleküler düzeyde zaman yolculuğunun bir türü olan, doğrudan antik hayvanların genomlarını dizilemek” diyor.

     51 antik yabanî ve evcil keçiden elde edilen 83 mitokondriyal ve tüm genom dizisini içeren genetik veriyi kullanarak, ilk evcilleştirmenin ilk modellerinin taslağı çıkarıldı ve Bereketli Hilâl boyunca ve etrafındaki keçiler arasında şaşırtıcı derecede genetik farklılaşmanın bulunduğu gösterildi.

     Trinity’de bir araştırmacı olan ve makalenin ortak başyazarlarından Pierpaolo Maisano Delser, “Keçi evcilleştirilmesi tek bir süreçten ziyade yerel yabanî popülasyonlardan sürekli bir katılımın yaşandığı mozaik bir süreçti. Bu süreç, zaman geçtikçe evrilen ve Asya, Avrupa ve Afrika’nın günümüzdeki farklı keçi popülasyonlarını karakterize eden farkedilebilir düzeyde bir genetik havuz oluşturdu” diyor.

     Araştırma grubu, antik örnekleri kullanarak farklı geçmiş keçi popülasyonlarını analiz edebildi ve erken dönem evcilleştirmenin tarihini yeniden oluşturabildi.

     Evcil hayvanlar insan toplumunu değiştirdi ve insanlar da çiftlik hayvanlarını yüzlerce farklı tip ve ırkta şekillendirdi. Bu çalışma ise bu süreç adına şu ana kadarki ilk genetik keşfi gerçekleştirdi. Modern ırklarda olduğu gibi antik çiftçiler de hayvanların dış görünüşleriyle ilgilenmiş gibi gözüküyor.

     Trinity’de doktora öğrencisi ve makalenin başyazarı olan Kevin Daly, “Geçmişe ait tüm genom dizileri, bazı en eski keçi sürülerini doğrudan analiz etmemize olanak sağladı. Pigmentasyon genlerindeki seçilim sinyallerine dayanarak çobanların, hayvanlarının post renkleri ile ilgilendikleri veya değer biçtiklerine dair kanıt bulduk” dedi. Ayrıca, bu seçilimin birbirlerinden farklı fakat paralel olan desenlerinin farklı erken dönem sürülerinde görülmesi, tekrar eden bir fenomenin gerçekleştiğini öne sürüyor.

     Bu erken dönem hayvanlarının, büyük ihtimalle yemlerde oluşan mantarlar gibi yeni toksinlere tolerans gösteren karaciğer enzimleri için ve aynı zamanda boyut ve doğurganlık gibi özellikler için de seçilime uğradıklarına dair belirtiler mevcut.

     SCIENCE DAILY, ARKEOFİLİ

     2 AĞUSTOS 2018

 

Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir