Kürt Sahabe Caban el- Kurdî Kimdir?

 

isediyani

Araplar’dan sonra topluca İslamiyet’e geçen kavimlerden biri olan Kürtler hakkında İslam kaynakları Caban el- Kurdî ve eşi Zozan Hanım adlı iki sahabe hakkında bizlere bilgiler vermektedir.

     Kürtler’in tarihi hakkında bilgiler verdiğimiz sitemizde bugün “Tarihte Yer Alan İlk Kürt Sahabe Caban el- Kurdî Kimdir?” yazısını sunacağız. Irkçı tavırlarından ötürü genellikle Kürtler’i inkâr eden zihniyete karşı, Kürtler’in İslamiyet’e geçiş dönemi ve Kürt sahabeler hakkında konuşacağız.

     Araplar’dan sonra topluca İslamiyet’e geçen kavimlerden biri olan Kürtler hakkında İslam kaynakları Caban el- Kurdî ve eşi Zozan Hanım adlı iki sahabe hakkında bizlere bilgiler vermektedir. Kürtler’in diğer iyi yönlerinin sansürlendiği gibi ne yazık ki Caban el- Kurdî de tıpkı Halid el- Kurdî gibi sansürlenip Kürtler’den koparılmak istenilmiştir. Bu nedenle Caban el- Kurdî çeşitli kaynaklarda Kurdî mahlası sansürlenerek Surdî olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu da Kürtler’e karşı yapılan ırkçılıkların ne derecede olduğunu gözönüne sermektedir.

     CABAN EL- KURDÎ KİMDİR?

     Araplar’dan sonra İslam’a ilk dokunan kavmin Kürtler olduğunu biliyor muydunuz? Birçok kavim ve toplumda olduğu gibi Kürtler’in de İslam’la tanışması, Hz. Peygamber döneminde olmuştur. Zaten o dönemlerde, Arap ile Fars coğrafyasının ortasında yer alan Kürt coğrafyası da İslamî akımlara zaman içinde dahil olmuş bulunuyor. Dönemin ilk değerli Kürt sahabeleri ise; Caban el- Kurdî, oğlu Meymun el- Kurdî ve Zozan Ana ismindeki sahabelerdir.

     Hz. Peygamber’in önemli hadislerinden birini rivayet eden kişi sahabe Caban el- Kurdî’nin tâ kendisidir. O hadis kayıtlara şöyle geçmiştir: “Sizlere iki ağır ve paha biçilmez emanet bırakıyorum, bu emanetler Kitabullah ve Siret’imdir (veya Ehl-i Beyt’imdir). Bu ikisi asla birbirinden ayrılmaz ve havzada birlikte bana gelirler.” Bu hadis Resulullah’tan sonra Caban el- Kurdî’den Tirmizî’ye nakledilmiştir. Ayrıca Caban el- Kurdî, İslam tarihinde ilk olarak Bazen bölgesine atanan valilerdendir.

     HÂFIZ EL- HEYSEMÎ’NİN TABERANÎ’DEN BİR AKTARIMI

     Caban el- Kurdî, Resûl-i Ekrem tarafından Bazen bölgesine atanan bir validir. Günlerden bir gün arkadaşı olan Ebû Hulde ve Malik bin Dinar yanlarına gelir ve Meymun el- Kurdî’yı kastederek şöyle derler: “Şeyh neden babasından birşey anlatmıyor? O Hz. Peygamber’i görmüş ve O’ndan hadis duymuş bir kimsedir.” Meymun el- Kurdî nin oğlu ise, “Babam, birşeyi fazla veya eksik söylemekten korkar, sırf bu yüzden Hz. Peygamber’den pek fazla birşey anlatmaz” diye cevap vermiştir. Sonrasında da, “Kim bilerek yalan yere bana bir söz uydurursa, Cehennem’deki yerine hazırlansın” hadisini işittiğini, bunun için hadis rivayet etmekten çekindiğini hatırlatmıştır.

     CABAN EL- KURDÎ İLE İLGİLİ RİVAYETLER

     Kimi Kur’an ve Hadis müfessirlerine göre Kur’an’da Kürtler’i de içeren bazı paragraflar bulunuyor. Örneğin; “Bedevîler’den geride bırakılanlara de ki: ‘Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız, onlarla ya savaşırsınız ya da Müslüman olurlar, bu durumda eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ecir verir, eğer bundan önce sırt çevirdiğiniz gibi yine sırt çevirirseniz, sizi acı bir azap ile azaplandırır’” sözleri geçer. Bu âyetlerdeki “zorlu savaşçı kavim” vurguları kimi müfessirlere göre Kürtler kastedilerek kullanılıyor.

     Kürtler’in İslamiyet’i kabul süreci Hz. Peygamber Efendimiz’le eşzamanlı olarak başlar. Nitekim Kürt sahabelerden baba – oğul olarak anılan Caban ve Meymun el- Kurdî isimleri, birçok İslamî kaynakta yer almaktadır.

     Önemli âlim zâtlardan olan Merhum Mahmud Efendi Hazretleri, “Alusî – Ruh’ul- Meânî” adlı tefsirinde Peygamber Efendimiz’in ashabı arasında Caban-Gavan el- Kurdî adlı kişiden sözeder. Ayrıca bu zâtın Meymun adında bir oğlu olduğundan da bahseder. Bu kişinin o zamanki künyesinin Ebû Busayr olduğu da arşivlerdedir.

     Yine değerli İslamî kaynak kitaplarından bazılarında da el- Kurdî tarafından rivayet edilen bazı hadislere rastlanıyor. Bu hadisler çoğunlukla nikâh ve benzeri konularla ilgilidir. Yine İslamî eserlerden bazılarında da Caban ve Meymun adları Kürt meşhurları arasında sayılır. Öte yandan farklı kaynaklara göre de Meymun ve Caban el- Kurdî’nin sahabilerden oldukları aktarılır. Yine önemli Hadis kitaplarından olan “Cem’ul- Fewaid” kitabında, Meymun el- Kurdî adı anılır ve O’ndan gelen şu hadis aktarılır: “Meymûn el- Kürdî’den, o da baba­sından, Allah Resulü buyurdu: ‘Herhangi bir adam az veya çok bir mehir karşılığında kalbinde onu ödememe niyeti olduğu halde evlenirse, o kişi kıyamet gününde Allah’a zina eden kişi olarak kavuşur’.”

     İLK KÜRT HANIM SAHABE: HAZRET-İ ZOZAN

     Arşivlerde Zozan Ana adı da geçiyor. Ayrıca İbrahim Sediyani de bir aktarımında ilk Kürt sahabenin Zozan adında bir hanım olduğunu belirtir.

     KÜRTLER’İN İSLEMİYET’E GEÇİŞİ

     Kürtler’in toplu halde İslam’a geçişi Hz. Ömer döneminde başlar. Bu süreç Emevîler döneminde sonlanır. Hz. Ömer, fetih için ordularını Kürdistan’a gönderir. İslam’ın doğduğu dönemde Kürtler, Sasani İmparatorluğu’nun egemenliğindedir. Musul Kürtleri ise Bizans İmparatorluğu’na bağlıdır. Kürtler’le Müslümanlar ilk olarak 640 yılında Hz. Ömer zamanında 640 Hulvan – Tikrit’in fethinde karşılaşır.

     Hz. Osman döneminde de bu fetihler sürer. Son olarak Azerbaycan’ın fethi tamamlanır. Müslümanlarca buranın ileri gelenleri İslam’a davet edilir. O dönemlerde dîn daveti kabul edilirse dîn kardeşi olunuyordu, kabul etmezlerse Müslümanlar’ın hâkimiyetinde cizye vermeleri istenirdi, karşılığında da bölgedekilerin can ve mal güvenlikleri teminat altına alınırdı. Cizye kabul edilmediğindeyse savaş kaçınılmaz olurdu.

     Hz. Ömer sonra Kürtler’in Farslar’la birlikte yaşadığı bütün bölgelere İslamî davetçiler gönderdi. Fakat kendine çok güvenen Farslar, Müslümanlar’ın tüm davetlerini aşağıladı. O dönem Kürtler’in bir bölümü Farslar’la birlikte olduğundan şiddetli savaşlar kaçınılmaz oldu ve savaşta ağır yenilgiler yaşandı. Böylelikle fetih yoluyla Kürtler de İslam yoluna davet olunarak icabet ettiler.

     HZ. ÖMER VE HZ. OSMAN DEVRİNDE KÜRDİSTAN

     Müslümanlık’ın yayılması sırasında Kürtler’in bir kısmı savaşlar esnasında ölmüş, bir bölümüyse Dört Halife döneminde Müslüman olmuştur. Bir kısmıysa cizye ödemeyi kabul ederek zımmî olmuştur. Bu aşamanın ardından Kürtler’in büyük çoğunluğu Hz. Ali döneminde Müslümanlık’a geçmiştir. Böylelikle de artık İslam ümmetinin önemli bir parçası haline gelmişlerdir. Hatta bu aşamada bazı Kürtler Hz. Ali’nin valisi Malik el- Eşter’i desteklediklerinde vergi muafiyeti bile kazanmıştır.

     KUNDİR.COM

     1 AĞUSTOS 2018

 

540 Total Views 3 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir