Türkiye’deki Tekçi Rejimi Örnek Alan İsrail, “Ulus Devlet”e Geçerek Arapça’yı 2. Resmî Dil Olmaktan Çıkardı

 

isediyani

Türkiye’deki ırkçı ve tekçi rejimi örnek alan İsrail, “Ulus Devlet”e geçerek Arapça’yı 2. resmî dil olmaktan çıkardı.

 

 

 

     Türkiye’deki ırkçı ve tekçi rejimi örnek alan İsrail, parlamentoda aldığı kararla “Ulus Devlet”e geçerek Arapça’yı 2. resmî dil olmaktan çıkardı

     İsrail parlamentosu Ha-Knesset, ülkeyi “Yahudî Ulus Devleti” olarak niteleyen tartışmalı yasayı sekiz saat süren bir oturumda kabul etti. Yasa lehinde 62 vekil oy kullanırken, 55 vekil karşı çıktı. İsrailli Araplar, “ırkçılığı teşvik ederek etnik üstünlüğü ilerletme girişimi” tepkisi gösterdi.

     Yasa, nüfûsunun % 20’si Araplar’dan oluşmasına rağmen İsrail’i “Yahudîler’in devleti” olarak tanımlıyor. İsrail’in örnek aldığı Türkiye’de de nüfûsun büyük çoğunluğu Kürt, Laz, Çerkes, Arap ve sair kavimlerden olmasına rağmen devlet “Türkler’in devleti” olarak tanımlanıyor; ülkenin ismi de “Türkler’in yurdu” anlamında “Türkiye”.

     İsrail’in örnek aldığı Türkiye’de iktidardaki AK Parti Hükûmeti bu durumu Rabiâ işaretiyle sembolize etmişti. Irkçı ve tekçi Rabiâ ideolojisi uygar dünyada büyük tepkilere neden olmasına rağmen Siyonistler tarafından kabul gördü. İsrail’de hayata geçen Rabiâ’ya göre İsrail’de artık “tek ulus, tek devlet, tek dil, tek bayrak” var.

     Yasada, “İsrail, Yahudî halkının tarihî vatanıdır ve Yahudîler, İsrail’de ulusal kendi kaderini tayin için ayrıcalıklı bir hakka sahiptir” deniyor. Yasaya göre, Arapça’nın resmî dil olarak statüsü düşürülüyor. Yasada, İsrail’in işgal altında tuttuğu Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşim inşâsı “ulusal çıkar”’ olarak görülüyor ve Yeruşalayim (Kudüs)’ün tamamı “İsrail’in başkenti” olarak tanımlanıyor.

     Parlamentodaki tartışmaların ardından, yasanın en tepki çeken maddelerinden biri kaldırıldı. “Apartheid” (Güney Afrika’daki eski ırkçı rejim) eleştirisi alan bu maddede, sadece Yahudîler’in girebileceği yerleşimlerin oluşturulması öneriliyordu.

     Tasarının en çok tepki çeken bazı maddeleri arasında şu hükümler yer alıyor:

     ► Ülkede kendi kaderini tayin etme hakkı sadece Yahudîler’e aittir.

     ► İsrail bir Yahudî devletidir.

     ► İsrail, dünyadaki tüm Yahudîler’in tarihî anavatanıdır.

     ► Hukukta bir boşluk olduğunda Yahudî Şeriatı referans alınacaktır.

     ► Dünyadaki tüm Yahudîler’in İsrail’e dönme hakkı vardır.

     ► Yahudîler’in dînî günleri resmî tatil sayılacaktır.

     ► İsrail’in başkenti Yeruşalayim (Kudüs)’dir.

     İsrailli Arap vekiller tasarının kabul edilmesine tepki gösterdi. Arap vekillerden Ahmed Tibî, yasa için “demokrasinin ölümü” yorumunu yaptı. İsrailli Araplar’ın haklarını savunan Adalet isimli sivil toplum kuruluşu da yasanın “ırkçı politikaları teşvik ederek etnik üstünlüğü ilerletme girişimi” olduğunu iddiâ etti.

     Yasayı savunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, bunun “çok önemli bir an” olduğunu belirtti. Netanyahu geçen hafta “İsrail’in demokrasisinde sivil hakları garanti etmeye devam edeceğiz ama çoğunluğun da hakları var ve kararı çoğunluk verir” açıklaması yapmıştı.

     İsrail’in Türkiye’deki ırkçı ve tekçi rejimi örnek alması, İslam dünyasında ve Arap ülkelerinde büyük tepkilere neden oldu. Bunun “faşizm” olduğunu dile getiren Müslümanlar, çeşitli yerlerde protestolar düzenlediler.

     İsrail Türkiye’deki rejimi örnek almadan önce İsrail’de Araplar’ın “anadilde eğitim” başta olmak üzere her türlü hakları vardı. Hatta Arapça ülkenin 2. resmî diliydi. Bütün yer isimleri ve trafik levhaları çift dilliydi. Fakat İsrail’in Türkiye’deki “tek ırk, tek dil” rejimini örnek almasından sonra Filistinliler bütün bu haklarını kaybettiler.

     İsrail devletinde “kendi kaderini tayin etme hakkını sadece Yahudîler’e has kılan” ve İsrail’i “Dünyadaki tüm Yahudîler’ini temsilcisi etnik – dînî bir devlet” olarak tanımlayan bu tasarının yasalaşarak yürürlüğe girebilmesi için parlamentodan üç kez oylanıp kabul edilmesi gerekiyor.

     Tasarının yasalaşması halinde İsrail’in resmî dili sadece İbranice olacak ve Arapça kendisine tanınan mevcut özel statüsünü yitirecek. Sözkonusu tasarı 2015 yılında da gündeme gelmiş ancak koalisyon ortaklarının itiraz emesi üzerine yasama komisyonunun gündemine alınmamıştı.

     Sediyani Haber olarak bizler de İsrail’in Türkiye’deki rejimi örnek almasını şiddetle kınıyor, mazlum Filistin ümmet bısılman kardeşlerimizin acılarını paylaştığımızı ilan ediyoruz.

     AJANSLAR, SEDİYANİ HABER

     19 TEMMUZ 2018

 

327 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir