Samanyolu’ndaki Karadeliğin Göçebe Kardeşleri Olabilir

 

isediyani

Yeni araştırmalar, Samanyolu dahil olmak üzere birçok gökada türünde, “gezgin” süper kütleli karadeliklerin yaygın olduğunu gösteriyor.

 

 

 

     Samanyolu’nun merkezinde Sagittarius A isminde karanlık ve tehlikeli bir canavar bulunuyor. Dünya’dan yaklaşık 26 bin ışık yılı uzaklıkta yer alan, galaksimizin tespit edilmiş süper kütleli karadeliği, Güneş’in yaklaşık 4 milyon katı büyüklükte ve muazzam yerçekimsel etkisi, kendisine yakın olan herhangi bir cismi soğukkanlı biçimde yok edebilir. Şanslıyız ki, bizim açımızdan Sagittarius A bir köprünün altında yatan trol gibi; bulunduğu yeri asla terketmiyor.

     Bu durum, evrenin sonsuzluğunda uzanan birçok süper kütleli karadelik (SKK) açısından da benzerdir. Öte yandan, bazen bir SKK özellikle de daha büyük bir benzeriyle galaktik bir birleşme yaşıyorsa, kendi gökadasının merkezinden itilebilir. Mesela, küçük bir gökada daha büyük olan bir gökadayla birleşirse, küçük olan gökadanın SKK’si yeni oluşan (birleşik) gökadanın çevresinde geniş bir yörüngeye fırlatılır ve bu yüzden “gezgin” bir süper kütleli karadelik haline gelir. Daha önceleri astronomlar diğer gökadaların dışında bulunan bu göçebe SKK’lere ilişkin kanıtlar bulmuş olsalar da genel yaygınlıkları hâlâ büyük oranda bir sır perdesinin ardında bulunuyor.

     Öte yandan, 24 Nisan’da The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, Samanyolu dahil olmak üzere birçok farklı türden gökada açısından, devâsâ kara deliklerin arasında dolaşmak gayet yaygın (ve hatta gözlemlenebilir) bir durum olabilir. Çalışmayı gerçekleştiren araştırmacılar, Romelus 25 adı verilen yeni ve oldukça modern bir kozmolojik simülasyondan (canlandırma programı) yararlandılar. Bu N-gövdeli simülasyon, milyarlarca tekil parçacığın zamanla nasıl karşılıklı etkileşip geliştiğini modellemek amacıyla “Blue Waters” adı verilen gelişkin bir süper bilgisayar kullandı. Romelus 25 simülasyonu, 15 bin kübik megaparseklik (1 megaparsek= 3 milyon ışık yılı) devâsâ bir hacme sahip olmasına karşın, galaksiler ve cüce gökadaların içyapılarını çözmesinin yanısıra, galaktik birleşmelerin ardından SKK’lerin gösterdiği yörüngesel evrimi de gösterebiliyor.

     Romelus 25’in oluşturduğu bir örnek “kızıla kayma” simülasyonu z = 0.4. Simülasyonun üç aşaması aynı merkezî gökada grubuna odaklanıyor (Samanyolu’nun yaklaşık 10 katı büyüklükte) ve karanlık madde dağılımını gösteriyor (solda); yıldızların renk kodlu dağılımı (ortada; “kırmızı” renk metaller açısından zayıf, ‘mavi’ renk metaller açısından zengin demektir) ve (sağda; “kırmızı” renk yaşlı, “mavi” renk genç) yıldızların yaşa göre renk kodlu dağılımı, sahip oldukları yaşa göre renklendirilmiş. Beyaz noktalar karadelikleri işaret ediyor.

     Araştırmacılar, simülasyondan bir Samanyolu Gökadası’nın kütlesine sahip bir gökada örneği çıkararak, son birleşme geçmişine ya da biçimine bakılmaksızın, yaklaşık olarak beşte biri galaksinin merkezine 30 bin ışık yılı mesafede yer alan ve kabaca tümü Samanyolu kütlesinde olan yaklaşık bir düzine süper kütleli karadelik barındırdığını tespit ettiler. Her ne kadar bu karmaşık SKK’ler (özellikle de birkaç milyar yıl boyunca gezindiklerini gözönünde bulundurduğumuzda) sinsi varlıklar gibi görünüyor olsa da çalışmanın ortaya çıkardığına göre, kozmosun küçük bir köşesinde sınırlı bir tehdit oluşturuyorlar.

     Yale Üniversitesi Astronomi ve Astrofizik Merkezi’nde doktora sonrası araştırmacılarından biri olan Michael Tremmel, basına verdiği demeçte, “Herhangi bir gezgin SKK’nin Güneş sistemimize herhangi bir etkide bulunması için, Güneş’e yeterince yaklaşması pek olası görünmüyor. Bu gezginlerden birinin Güneş sistemimizi etkileyebilecek derecede yaklaşma olasılığının her 100 milyar yılda bir, yani evrenin (şu anki) yaşının yaklaşık 10 katı kadar bir döngü içinde gerçekleşebileceğini tahmin ediyoruz” diyor.

     Bu sebeple, Samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli karadeliğin, yerlerinden edilmiş on kadar kardeşi olsa bile, Dünya’ya bir tehdit oluşturacakları dönemde, Güneş büyük olasılıkla artık sönmüş olacak. Bu sırada astronomlar, bu gezgin Golyat’ların gerçekten de var olduklarını ispatlamak için aralıksız çalışmayı sürdürecekler. Ve bunu ispatladıklarında, gerçek eğlence o zaman başlayacak.

     THE ASTRONOMY, GAZETE DUVAR

     28 MAYIS 2018

 

177 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir