İnka Öncesi Toplumda Hiyerarşi Yoktu

 

isediyani

Arkeologların bulguları, Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili coğrafyalarında uzanan And Dağları’nın yükseklerinde yaşayan İnka öncesi topluma ışık tutuyor.

 

     Arkeologların bulguları, Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili coğrafyalarında uzanan And Dağları’nın yükseklerinde yaşayan İnka öncesi topluma ışık tutuyor. Bugün yaygın olduğu şekliyle sosyal hiyerarşi yapısının olmadığı bu toplum, merkezileşmemiş sosyal ağlar ve güç paylaşımı üzerine kurulmuştu.

     Birkaç bin insana kadar genişlemiş, Borgatta olarak bilinen yerleşim, bugünkü Arjantin toprakları üzerinde 10. yy’da kuruldu. 1400’lü yılların ortalarında İnkalar bölgenin hakimiyetini ele geçirdiğinde ise terkedildi.

     Cambridge Üniversitesi’nden arkeolog Elizabeth DeMarrais ve ekibi, bir süredir arkeolojik kalıntılar üzerinde çalışıyor. Kazı alanının genişliği sebebiyle, DeMarrais yoksul halk kadar, liderler ve elitlere dair de kanıt bulmayı bekliyordu. Ne var ki, açığa çıkan arkeolojik buluntular arasında sosyal farklılaşmaya dair olanlar önemsiz miktardaydı. DeMarrais, Research Horizons’a şöyle aktarıyor: “Hayvan kemiği kalıntılarından çıkarabileceğimiz yeme alışkanlıklarından, konut yerlerinden ya da maddî birikim düzeyinden hareketle sosyoekonomik farklılıkları göreceğimizi düşünmüştük.”

     Hiç lüks eşya yığını bulunmadığı için Borgatta’nın bir zamanlar varlıklı seçkinlere ev sahipliği yaptığını gösterecek bir kanıt yok. Dahası, kazı alanında bulunan nesneler, yerleşimdeki evlerde farklı tiplerde üretim olduğunu gösteriyor. Şaşırtıcı bir şekilde, demircilik ya da silah üretimi gibi belli bir üretim tipinde uzmanlaşmış evlere rastlanmadı. DeMarrais, “Hawaiili şeflerin tüyden yapılma pelerinlerini ya da Tunç Devri savaşçılarının kılıçlarını düşünün” diyor, “Zenginliğin ve gücün simgesi bu nesneler, üretimi kontrol eden ve genellikle ticaret yapan seçkinler için belli bir üretim tipinde ustalaşmış insanlar tarafından üretildi. Bu tür bir nesneleştirme hiyerarşik toplumların tipik bir özelliğidir. Borgatta’da ise uzmanlaşılmamış, ‘çoklu zanaat’ kanıtlarını yerleşim boyunca buluyoruz. Sepet, pişirme kabı, değirmen, tahta çanak gibi çeşitli nesneleri üretmek için gerekli kemik ve taş aletleri her hane kendine özgü bir stilde kullanıyor.”

     Her hanenin kendi eşyasını üretmesi bizim yaşadığımızdan çok daha farklı bir toplum oluşturmuş gibi duruyor. Bu yerleşimdeki toplum, sosyal hiyerarşi üzerine değil, bireysel ilişkiler üzerine inşâ edilmiş gibi duruyor. “Tüm nesnelerin toplumu temsil eden bir liderde birikmesi yerine, kişisel bağlantılar kurmak amacıyla nesneler hediye olarak veriliyordu” diyor DeMarrais. Toplumun bir “heterarşi” (eşitlikçi düzen) olduğunu, merkezileşmemiş ağlardan ve güç paylaşımından oluştuğunu söyleyen DeMarris, şunları kaydediyor: “Heterarşi, 1940’larda insan beyninin yapısını anlamak üzere geliştirilmiş bir tanımdı. Beyin düzenli ama hiyerarşik olmayan bir sistem olarak tanımlanmıştı. Bu kavram, toplumda farklı bireylerin dîn, ticaret, politika gibi anahtar faaliyetlerde öncelik kazanmış olsa da güç ilişkilerinde hiyerarşik yönetimi engelleyen tarzda bir akışkanlığın olduğu yapıyı ifade eder. Bunu bir konfederasyon biçimi olarak düşünebiliriz.”

     IB TIMES, ARKEOFİLİ

     27 MAYIS 2018

 

256 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir