Afrika’nın En Eski Yazılı Dillerinden Meroitik Yazıtların Örnekleri Bulundu

 

isediyani

Sudan’daki arkeologlar, Afrika’nın en eski yazılı dillerinden olan Meroitik yazıtların bugüne kadarki en büyük topluluğunu ortaya çıkardılar.

 

 

 

     Sudan’daki arkeologlar, Afrika’nın en eski yazılı dillerinden olan Meroitik yazıtların bugüne kadarki en büyük topluluğunu ortaya çıkardılar. Arkeologlar, Nil Nehri kenarında yer alan Sedeinga nekropolünde, nadir taş yazıtlardan oluşan büyük bir koleksiyonu günyüzüne çıkardılar. Afrika’nın en eski yazılı dillerinden biri olan Meroitik dilinde yazılmış metinler, mezar yazıtları olarak kullanılmış.

     Yeni bulunan yazıtlar çok büyük bir potansiyele sahip. Yapılan keşif, şimdiye kadar keşfedilmiş Meroitik yazıtların en büyük topluluğu olduğu için, bugüne kadar sadece kısmen deşifre edilen dilin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir. Yapılan basın açıklamasına göre, Sedeinga’nın arkeolojik alanı bir zamanlar Napata ve Meroe krallıklarının (Antik Mısır komşuları tarafından “Kush krallığı” olarak adlandırılırdı) bir parçası ve 80 küçük tuğla piramidinin kalıntılarını ve yaklaşık M. Ö. 700 ile M. S. 300 yılları arasındaki kültürel döneme ait 100 mezardan daha fazlasını içeriyor.

     Nekropolün minyatür piramitleri başlangıçta Mısır’ın masif anıtlarından esinlenmişti, ama daha sonra Meroitikler, mezarlara ve piramitlere ölüleri ibadet edebilecekleri şapelleri ve odaları dahil etmek için yeniden tasarladılar. 2009’dan beri, CNRS ve Sorbonne’dan arkeologlar, mezarların evrimini izlemek için bir zaman çizelgesi oluşturma üzerine odaklanmışlardı. Mezarlık metinlerine ek olarak, arkeologlar ayrıca, “Meroitik mezar sanatının muhteşem örnekleri” olarak nitelendirilen, süslenmiş ve yazılı kumtaşı parçaları buldular.

     Kazıda bulunan ilginç buluntulardan biri de, düzen, eşitlik ve barış tanrıçası Maat’ın tasviri ile bir şapele ait lento ya da yapısal bir kiriş. Arkeologlar ilk defa Maat’ın Siyah Afrika özellikleriyle bir tasvirini keşfediyorlar.

     Bölgedeki başka bir bulgu olan mezar steli ise, Maliwarase Hanım adıyla yüksek rütbeli bir kadını tanımlıyor ve onun kraliyetle olan bağlantısını detaylandırıyor. Bu tür yazıtlar, tarihçilerin Meroe geçmişini bir araya getirmesine yardımcı olacak. Örneğin, yukarıda bahsedilen bulgular, Meroe krallığında kadınlardan geçen soyun önemli olduğunu ortaya koyuyor.

     Kazı eşbaşkanı Vincent Francigny, “Her metinde bir hikâye anlatılıyor: ölen kişinin ve her iki ebeveynin adı, bazen meslekleri ile; yer isimleri de dahil olmak üzere krallığın yönetimindeki kariyeri; prestijli başlıklar ile genişletilmiş aile ile ilişkisi. Örneğin yeni yerler tespit edebilir ya da olası yerlerini tahmin edebiliriz. Krallık eyaletlerindeki dîni ve kraliyet idaresinin yapısını öğrenebiliriz” diyor.

     Sedeinga kazısının en az 2020 yılına kadar devam etmesi planlanıyor.

     SMITHSONIAN MAG, ARKEOFİLİ

     20 NİSAN 2018

 

409 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir