Gökgürültüsü ve Yıldırımların Perde Arkası Uzaydan İncelenecek

 

isediyani

Uluslararası Uzay İstasyonu, yerden 400 km yukarıya yeni bir gözlemci araç gönderiyor. Bu araç, gökgürültülü fırtınaları, yıldırımları ve atmosferdeki elektromanyetik olayları uzaydan inceleyecek.

     Uluslararası Uzay İstasyonu, yerden 400 km yukarıya yeni bir gözlemci araç gönderiyor. Bu araç, gökgürültülü fırtınaları, yıldırımları ve atmosferdeki elektromanyetik olayları uzaydan inceleyecek.

     Atmosfer – Uzay Etkileşimleri Gözlemcisi (ASIM) ismi ile istasyona yollanacak araç, “oraj” denilen gökgürültülü fırtınaları da gözlemleyecek. Yerden 400 km yüksekliğe gönderilecek olan ASIM’ın bu ay devreye alınması hedefleniyor.

     Fırtına sırasında yıldırım aşağı doğru ilerlerken, bulutların üzerinde de sıradışı bir olay gerçekleşiyor. “Geçici parlak olaylar” diye adlandırılan bu olay sırasında, atmosferin üst tabakalarında gerçekleşen elektrik hareketlerini inceleyecek olan ASIM’in en az iki yıl görev yapması bekleniyor. Bu süreçte ASIM’in günde en az bir “geçici parlak olaya” denk geleceği hesaplanıyor. Uzay istasyonuna gönderilen cihazlar arasında saniyede 12 kare kaydedebilen iki kamera ve x – ray ile gamma ışını detektörleri bulunuyor.

     ATMOSFERDEKİ ELEKTRİK: ELF, PERİ VE MAVİ JET

     Bu olaylar ilk olarak 1989 yılında şans eseri keşfedildi. Bir roket kalkışı öncesinde televizyon kamerasını test eden John R. Winckler, uzaklardaki bir orajın tepesinde iki parlak ışık sütûnu gördüğünü farketti. ASIM’in kıdemli bilimadamı Dr. Torsten Neubert, bunun bilim dünyası için bir şok olduğunu söylüyor: “Bu bizi çok şaşırttı. Böyle bir şey nasıl oluşuyordu ve biz bunları nasıl fark edememiştik? Pilotlar böyle şeyler görmüş olmalıydı. Ve bunları betimleyen bazı anlatımlar bulduk.”

     Danimarka’daki Kopenhag Teknik Üniversitesi’nden Neubert, eskiden insanların bunlara “yukarıya giden şimşek” dediğini, 1989’dan sonra bunlara isim vermek isteyen bilim insanlarının ise gizemli doğaları nedeniyle elfler ve periler gibi adlara başvurduğunu söylüyor. İsimleri peri gibi küçük karakterlerden gelse de bu olaylar gökyüzünde onlarca kilometreyi kaplayacak büyüklüğe ulaşıyor. Neubert, “Şimşekten biraz farklılar. Yukarıya doğru giden bir elektrik alanı atımı diye tarif edebiliriz. Atmosferin inceldiği yerlerde bu alanlar deşarj oluyor” diyor.

     Periler güçlü bir yıldırımın yere isabet etmesinden sonra birkaç milisaniyeliğine ortaya çıkıyor. Elfler ise şimşeğin elektromanyetik atımı nedeniyle oluşuyor. İyonosferde kuzey ışıkları gibi genişleyen bir hale şeklinde ortaya çıkan elfler de insan gözünün farkedemeyeceği hızda, bir milisaniyeden daha kısa sürede oluşuyor.

     Mavi jetler ise anlaşılabildiği kadarıyla bulutların tepesinden yukarı doğru çıkan elektrik akımları şeklinde ifade ediliyor. Dr. Martin Fullekrug, “Bu jetler bugüne kadar çok iyi incelenemedi çünkü çok zayıflar. Ayrıca şimşeklere bağlı da oluşmuyorlar. Beklenmedik anlarda ortaya çıkıyorlar ve çok gizemliler” diyor. Elfler genellikle sıcak okyanus akıntılarının üzerinde görülürken periler kara üzerinde daha sık ortaya çıkıyor. Fakat perileri her yerde görmek mümkün. Bazen meteorları izlemek için kameralarına sarılan gözlemcilerin objektiflerine de takılabiliyorlar.

     AJANSLAR, BBC TÜRKÇE

     9 NİSAN 2018

 

228 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir