Arkeologlar Kayıp Viking Yerleşimini Bulmaya Yakın

 

isediyani

Yüzlerce yıldır nesilden nesile aktarılan destanlarda bahsedilen ve “Hóp” olarak bilinen kayıp Viking yerleşimi Kanada’da bulunmuş olabilir.

 

     Yüzlerce yıldır nesilden nesile aktarılan destanlarda bahsedilen ve “Hóp” olarak bilinen kayıp Viking yerleşimi Kanada’da bulunmuş olabilir. Kayıp Viking yerleşiminde yabanî üzüm ve somonun bol olduğu, yerlilerin ise hayvan postlarından kanolar yaptığı söyleniyor. Alanında önde gelen bir arkeologun belirttiğine göre bu yerleşimin, Kanada’nın New Brunswick bölgesinin kuzeydoğusunda yer alıyor olması muhtemel.

     Hóp bulunursa, bu Kuzey Amerika’da keşfedilmiş ikinci Viking yerleşimi olacak. İlki ise Newfoundland’ın kuzey ucunda yer alan L’anse aux Çayırlığı’nda.

     Onyıllar boyunca araştırmacılar Hóp’un kalıntılarının bulunabileceği Newfoundland, Prince Edward Island, New Brunswick (Kanada’nın doğu kıyısı), Nova Scotia, Maine, New England ve New York da aralarında olmak üzere muhtemel noktalar belirledi. Ancak, L’anse aux Çayırlığı ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyısı boyunca yer alan Kızılderili yerleşimleri üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaların yanısıra, bir arkeolog Vikingler’in yolculuğunu anlatan destanlarda yerleşim hakkında söylenenlere dayanarak, Hóp’un muhtemel konumunu Kuzeydoğu Brunswick’e kadar daraltmayı başardı. Daraltılan alandaki en muhtemel konum ise Miramichi – Chaleur körfez bölgesi.

     Kuzey Amerika’daki Vikingler hakkında yoğun araştırmalarda bulunmuş emekli arkeolog Birgitta Wallace, konu hakkında, “Ben Hóp’un Miramichi – Chaleur körfez bölgesinde olduğunu düşünüyorum” şeklinde bir açıklamada bulundu. Wallace’ın belirttiğine göre Hóp tek bir yerleşimin adı olmaktan ziyade, Vikingler’e ait, kesin konumları yıldan yılan değişen çok sayıda kısa dönem yerleşimin olduğu bir bölgenin ismi de olabilir. Yine Wallace’ın iddiâ ettiğine göre Vikingler’in yolculuk hikâyeleri yazıya geçirilmeden önce nesilden nesile sözlü olarak aktarılmıştı, dolayısıyla belki de birden fazla mevsimlik yerleşimi ifade eden Hóp’un tek bir yerleşim yeri olarak yanlış anlaşılmış olması da muhtemel.

     Wallace, New Brunswick’in destanlarda Hóp hakkında söylenenlere uyan tek yer olduğunu saptadı: Bölge yabanî üzüm ve somon yönünden zengin, ayrıca sığ kıyı kordonlarına ve hayvan postlarından kanolar yaparak kullanmış bir yerli nüfûsa sahip. Wallace üzümlerin Maine’de de yetişmediğini belirterek konu hakkında “Üzümler için New Brunswick, kuzey sınırı. Ne Prince Island’da ne de Nova Scotia’da bu üzümler yetişmiyor” diyor. Wallace buna ek olarak, sığ kıyı kordonlarının (Prince Edward Island) Massachusetts ve Long Island sahilleri boyunca görüldüğünü, ancak böylesi sığlıkların New Brunswick’in doğu kıyısında özellikle yaygın olduğunu belirtiyor. O dönemde doğu New Brunswick’te yabanî somonun hayli bol olduğu biliniyor, ancak arkeolog Catherine Carslon tarafından yürütülen bir araştırma somonların Maine veya New England’daki Kolomb öncesi kentlerde bulunmadığını gösterdi.

     Wallace’ın belirttiğine göre hayvan postundan kanolar Miramichi – Chaleur körfez bölgesindeki Mi’kmaq halkı tarafından kullanılıyordu, ayrıca bölgede (geçtiğimiz yüzyılda aşırı avlanma sebebiyle sayıları azalana kadar) yabanî somon öylesine boldu ki, Mi’kmaqlar somonu bir totem olarak benimsemişti. Wallace, Atlantik kıyı şeridinde destanda Hóp’a dair söylenenlerle örtüşen tek yerin New Brunswick’in kuzeydoğusu olduğunu söylüyor. Bunlara ek olarak, L’anse aux Çayırlığı’ndaki Viking yerleşiminde gerçekleştirilen kazılar üç akcevizin ve New Brunswick’e özgü bir başka ağaç türünün kalıntılarını ortaya çıkardı. Kazılar sonucunda, beyaz dişbudak, kayın, kuzeydoğu Amerika ladini ve karaağaç kalıntılarına da rastlandı, bu ağaç türlerinin hepsinin New Brunswick’te de bulunabileceği belirtildi. Wallace, Hóp’un bulunması muhtemel alanların daraltılabileceğini fakat yerleşimin kesin konumunu bulmanın çok zor, belki de imkânsız olduğunu söylüyor.

     Hóp’un yaz kampı olarak kullanılmış olması ihtimaller dahilinde. Dolayısıyla bölgede inşâ edilmiş çadır veya yapıların yalnızca birkaç ay için varlıklarını sürdürdüğü düşünülüyor. Bu durum da arkeologların herhangi bir buluntuya rastlamada neden bu kadar zorlandığını açıklıyor. Yazın sonlarına doğru Vikingler’in ölenlerinin kalıntılarını kullandıkları araç ve aletlerin yanısıra bölgede kendileri için bir yuva niteliğinde olan Grönland’a geri getirdiğine inanılıyor. Destanlar Hóp’taki Vikingler’in odun ve yiyecek toplamaya yoğunlaşmış olduğuna işaret ediyor. Organik materyallerin iyi korunamıyor oluşu bölgede geniş bir arkeolojik kalıntının izine rastlanamamasını açıklıyor. Buna ek olarak, Miramichi – Chaleur körfez bölgesinin değişime uğradığı, herhangi bir Viking yerleşimine ait kalıntıların bu değişim sonrasında toprak altında kaldığı da düşünülüyor. Wallace durum böyle olsa dahi bölgede çalışan tüm arkeologların keşfetmeyi umdukları kültürel dokuya uymayan bir şeye denk gelme ihtimaline karşı gözlerini dört gözle açmaları gerektiğini savunuyor.

     Geçtiğimiz günlerde Canada’s History dergisinde Wallace’ın araştırmalarından bazılarını içeren bir makale yayımlandı.

     LIVE SCIENCE, ARKEOFİLİ

     20 MART 2018

 

304 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir