Vikingler ile Kürtler’in Tarihteki Karşılaşmaları

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 36…

 

 

 

Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 36

İbrahim Sediyani

     (*) Dört bölüm önce başladığımız “Viking Dosyası”na kaldığımız yerden devam ediyoruz.

     – – – – –

      VİKİNGLER İLE KÜRTLER’İN TARİHTEKİ İLİŞKİLERİ

     İskandinavya’dan Doğu Avrupa’ya, bugünkü Rusya ve Ukrayna içlerine, oradan da Kafkasya ve Mezopotamya’ya, Bağdat ve Şam pazarlarına, hatta kutsal Yerusalem topraklarına kadar giden Vikingler’in, dünyanın bu kadim yerlerinde karşılaşmadıkları ve tanışmadıkları kavim neredeyse kalmamıştır.

     Kafkasya ve Mezopotamya’dan Kuzey Afrika ve Mağrib kıyılarına, Akdeniz Avrupası’ndan Eskimo Kıtası’na ve Kızılderili Kıtası’na kadar uzanan geniş Viking etkisi ve egemenliği, son derece ilginç bir tarihsel yaşanmışlık olup oldukça cezbedici bir konudur.

     Norveçli Vikingler daha çok Faroe Adaları, İzlanda, Grönland ve Kanada topraklarında (301), Danimarkalı Vikingler daha çok Britanya, İrlanda ve başta Fransa olmak üzere Batı Avrupa topraklarında (302), İsveçli Vikingler ise daha çok Rusya, Ukrayna, Kafkasya, Kürdistan, İran ve Bizans topraklarında (303) hâkimiyet kurdular.

     İsveçli olan Varyaglar doğuya doğru yayılmış, daha çok bugünkü Rusya topraklarını egemenlikleri altına almış (304), hatta 11. yy’da Karadeniz kıyılarına (305), Kafkasya’ya ve Kürdistan’a kadar uzanmışlardı (306). Bunların çoğu Rusya topraklarında Novgorod civarına (307), Ukrayna topraklarında ise Kiev ve çevresine yerleştiler (308).

     Bazıları Volga Nehri’ni takip ederek Hazar Denizi’ne indi ve Müslüman kavimler ile iletişime geçti. (309) Hatta İskandinavya’da bulunan bir Buda heykeli, Varyaglar’ın Asya içlerine dek bile sızdıklarını göstermektedir. (310)

     İslam ile de tanışan Vikingler’in İslam dîni ile münasebetleri, Batı Vikingler’in Arap ve Berberî Müslümanlar ile, Doğu Vikingler’in ise Çerkes, Kürt ve Fars Müslümanlar ile tanışmaları üzerinden olmuştur. (311)

     İslam Tarihi kaynaklarında, Vikingler’den bahsedilirken “Erdmanîyyun” (ﺍﻷﺭﺪﻤﺎﻨﻴﻮﻦ), “Mecûs” (ﺍﻠﻤﺠﻮﺱ) ve “Rus” (ﺍﻠﺭﻮﺱ) ifadeleri kullanılmıştır. Bu farklı kullanımlar, Batı Vikingler (Normanlar) ile Doğu Vikingler’i (Varyaglar) birbirinden ayırtetmek içindir. İslamî kaynaklarda Normanlar’dan bahsedilirken “Mecûs” (ﺍﻠﻤﺠﻮﺱ), Varyaglar’dan bahsedilirken “Rus” (ﺍﻠﺭﻮﺱ), genel olarak Vikingler’den bahsedilirken ve “Viking” kelimesinin karşılığı olarak “Erdmanîyyun” (ﺍﻷﺭﺪﻤﺎﻨﻴﻮﻦ) ismi kullanılmıştır. (312)

     Daha önce İsveç’ten gelmiş olan Rusyalı Vikingler ile Karadeniz – Hazar Gölü hattının güneyindeki topraklar arasındaki ticaret, Vikingler ile İslam dünyası arasındaki kültürel etkileşmenin gerçekleşmesini mümkün kıldı.

     Dünyaca ünlü Kürt seyyah Ahmed ibn-i Fadlan bin Abbas bin Raşid bin Hamid (877 – 960), Bağdat’tan kuzeydeki Rusya Viking topraklarına ve İdil Bulgar Hanlığı topraklarına 921 – 922 yıllarında yaptığı seyahatlerinde yaşadıklarını kaleme aldığı “Seyahatname”de, Vikingler’in günlük alışkanlıkları ve davranışları hakkında çok ilginç bilgiler aktarır. (313)

     Vikingler’in de Bağdat’a ulaştığına dair tarihî kayıtlar bulunuyor. (314) Hatta Fars Körfezi (İran Körfezi, Basra Körfezi)’ne indiklerini ve bugünkü Katar’a kadar bile ulaştıklarını söyleyen kaynaklar mevcuttur. (315)

     Vikingler ile Kürtler’in karşılaşmaları son derece ilginç olmasının yanısıra ne yazık ki pek az bilinen bir konudur. Oysa Kürt – Viking ilişkileri, incelenmeyi fazlasıyla hakkeden bir alan. İsveçli araştırmacı ve yazarların bu alanda kayda değer çalışmaları bulunuyor, lakin Kürt veya Türk araştırmacıların Türkçe veya Kürtçe çalışmaları pek yok. Şimdiye dek bu alanda, İsveç’te yaşayan Kürt araştırmacı Rohat Alakom (1955 – halen hayatta)’un iki kıymetli çalışması dışında hemen hiçbir çalışma bulunmuyor.

     Kürtler ile Vikingler, tarihte dört defa karşılaştılar: Birinci karşılaşma, Kafkasya topraklarında, dünyanın en büyük gölü olan Hazar Gölü (Fars. ﺨﺯﺭ ﺪﺭﻴﺎﻯ [Deryayê Xezer]; Azer. Xәzәr Dәnizi; Rus. Каспийское Море [Kaspijskoe More]; Kaz. Каспий Теӊізі [Kaspij Tenızı]; Trkm. Hazar Deňzi)’nün batı ve güney kıyılarında 913 – 43 yılları arasındadır. (316) İkinci karşılaşma, Kürdistan içinde, 980 – 1030 yılları arasında Vikingler ile başkenti bugünkü Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir) ilinin Silvan (Kürt. Miya Farqîn) ilçesi olan Mervanî Kürt Devleti arasındaki münasebetlerdir. (317) Üçüncü karşılaşma, Kürdistan’ın içinde, bugünkü Muş (Kürt. Mıj) ilinin Malazgirt (Kürt. Mılazgîr) ilçesi, Bitlis (Kürt. Zûlqarneyn) ilinin Tatvan (Kürt. Tux), Ahlat (Kürt. Xelat) ve Van (Kürt. Tuşba) ilinin Erciş (Kürt. Erdiş) ilçesi mıntıkalarını kapsayan alanda 1071 tarihinde gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesi’dir. (318) Dördüncü ve son karşılaşma ise Kürdistan’ın uzağında, 1096 – 1272 yılları arasındaki Haçlı Seferleri esnasında bugünkü İsrail ve Yerusalem (İbr. ירושלים [Yeruşalayim]; Ar. ﺍﻠﻘﺪﺱ [El- Quds]) topraklarındadır. (319)

     Bu dört karşılaşmadan üçü savaş nedeniyledir. Birbirlerine karşı savaşırken, savaş meydanında karşılaşmışlardır. Sadece biri (ikinci karşılaşma), barış ortamında ve barışçıl amaçlı gerçekleşen ilişkilerdir. Daha çok ticarî ve kültürel boyutludur.

     Bu dört karşılaşmadan, savaş nedeniyle gerçekleşen üç karşılaşmanın birinde (ilkinde) Vikingler “aslî güç” iken ve tek başına saldırırken (320), diğer ikisinde Vikingler başka devletlerin veya güçlerin emrindeki “paralı askerler” olarak savaşta yer almışlardır (321). Malazgirt Savaşı’nda Bizans’ın (322), Haçlı Seferleri’nde ise Haçlılar’ın (323). Yani birinci savaş direk Vikingler’e karşı yapılan bir savaş iken, diğer iki savaş başka devletlere ve güçlere karşı yapılan savaşlar olup, Vikingler sadece o düşman güçlerin safında yer alan paralı askerlerdirler.

     Bu dört karşılaşmadan, savaş nedeniyle gerçekleşen üç karşılaşmanın birincisinde (Kafkasya’da), Kürtler bölgedeki diğer Müslüman kavimlerle beraber Vikingler’e karşı savaşmıştır. (324) İkinci savaşta (Malazgirt) ise, Kürtler ile Türkler, beraber Vikingler’e karşı ortak savaşmıştır. (325) Son karşılaşmada (Haçlı Seferleri) ise, Kürtler bu savaştaki taraflardan birinin “komuta gücü” (lideri) iken, diğer Müslüman kavimler Kürtler’in yardımcıları olarak savaşta yer almışlardır. (326) Barışçıl amaçlı gerçekleşen ikinci karşılaşmada ise Kürtler bir devlet (Mervani Devleti) olarak Vikingler’le muhatap olmuştur. (327)

     Barışçıl amaçlı ve daha çok ticarî ve kültürel boyutlu gerçekleşen ikinci karşılaşmadan bugüne pekçok değerli izler ve eserler miras olarak kalmıştır. Vikingler tarafından, başta Mervanî Kürt Devleti’nin başkenti Silvan (Kürt. Miya Farqîn) olmak üzere Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir), Bitlis (Kürt. Zulqarneyn), Nusaybin (Kürt. Nûsêybîn) ve Cizre (Kürt. Cezira Botan)’den İskandinavya’ya getirtilen “Mervanî sikkeleri”, bugün halen İsveç’teki müzelerde, başkent Stockholm’da ve ülkenin en büyük adası olan Gotland Adası’nda sergilenmektedir. (328)

     Viking – Kürt ilişkileri son derece ilginç ve albenili bir konu olup, inanıyoruz ki siz sevgili okurların da büyük bir keyif alarak takip edeceği bir tarih yolculuğu olacaktır.

     VİKİNGLER’İN “SERKLAND” (SÄRKLAND, SÆRKLAND) OLARAK İSİMLENDİRDİKLERİ ÜLKE NERESİ? TÜM İSLAM DÜNYASI MI, ABBASÎ TOPRAKLARI MI, YOKSA SADECE KÜRDİSTAN MI?

     Vikingler, İslam dünyasını Serkland (Norveç Vikingleri’nin ifadesi Serkland; İsveç Vikingleri’nin ifadesi Särkland; Danimarka Vikingleri’nin ifadesi Særkland) olarak isimlendirmişlerdi. (329) Bu ifade, Viking İskandinav dillerinde “İpek Ülkesi” anlamına geliyordu. (330)

     Vikingler’in “Serkland” (Särkland, Særkland) nitelemesini İslam toprakları ya da Müslümanlar’ın yaşadığı topraklar için kullandığı konusunda her ne kadar araştırmacılar tam bir fikir birliği içindelerse de, “İpek Ülkesi” anlamındaki bu nitelemenin tam olarak hangi toprakları kapsadığı, Vikingler’in bu nitelemeyi tam olarak hangi coğrafya veya topraklar için kullandığı konusunda araştırmacılar arasında fikir birliği sağlanamamıştır.

     Kimi araştırmacılar “Serkland” (Särkland, Særkland) nitelemesinin bütün İslam dünyasını kapsadığını söylerken (batıda Fas ve Endülüs kıyılarından fakat doğuda Malezya ve Endonezya’ya kadar değil, sadece Vikingler’in görebildiği İran – Mezopotamya – Kafkasya çizgisine kadar), kimi araştırmacılar bu nitelemenin o günkü Abbasî İmparatorluğu toprakları için kullanıldığını (batıda bugünkü Tunus ve Cezayir topraklarından ve Sicilya’yı da kapsayarak batıda Afganistan ve Belucistan topraklarına kadar), kimi araştırmacılar bu nitelemenin sadece Kürtler’in yaşadığı Kürdistan topraklarını ve bereketli Mezopotamya havzasını tanımladığını, kimi araştırmacılar ise bu nitelemenin Hazar Gölü’nün güney kıyılarında yer alan toprakları (Batı Türkmenistan, Kuzey İran, Mazenderan, Doğu Azerbaycan ve Kuzeydoğu Kürdistan) tanımladığını söylemektedirler. (331)

     Bunların tamamı yerine göre doğru olabileceği gibi, içlerinden sadece birkaçı veya biri de doğru olabilir.

     Ancak somut bilgiye dayanan kesin bir gerçek var ki, o da, Ortaçağ boyunca Vikingler tarafından İskandinavya’ya getirtilen Müslüman ve Yahudî köleler için “Särkland köleleri” adlandırması yapıldığıdır. (332)

     İslam topraklarından İskandinavya’ya getirtilen bu Müslüman kölelerin dramları ve trajedileri, romanlara bile konu olmuştur. Onların yaşadıklarını anlatan romanlar kaleme alınmıştır. (333)

     Vikingler tarafından İslam topraklarından İskandinavya’ya getirtilen bu Müslüman kölelerin bugün soyundan gelenler vardır ancak bunlar yüzyıllar içinde asimile olmuş, İsveç toplumu içinde eriyip öz kimliklerini kaybetmişlerdir. (334) İsveç içinde kimlerin bu soydan geldiği bilinmemekte, o Müslüman kölelerin (büyük çoğunluğunun Kürt olduğu ifade ediliyor) kendileri de bunu bilmemektedir. Bu konu İsveç’te arada bir gündeme gelmekte, çeşitli platformlarda ve programlarda tartışılmaktadır, ancak İsveç dışında pek bilinmeyen hazin bir konudur.

     Örneğin dünyaca ünlü İsveçli dilbilimci, akademisyen ve gazeteci Karl Erik Daniel Lagerlöf (1932 – halen hayatta), konuyla ilgili 2003 yılında İsveççe kaleme aldığı “I Dagens Lågor Botkyrka, Sverige, Världen” (Dünyada, İsveç’te, Botkyrka’da Alevli Günler) adlı kitabında, açık bir biçimde “Belki de Kürtler’in bir kısmı Vikingler tarafından İsveç’e köle olarak getirilmiş, ama bir daha da vatanını görmemiştir. Zamanla kimliğini unutan ve eriyip giden bu insanlar hâlâ aramızdadır. Kendini İsveçli sanan insanların bir kısmı belki de aslen Kürt’tür” demektedir. (335)

     “Serkland” (Särkland, Særkland) ifadesi, bir gelenek olarak İskandinavya’da 4. – 12. yy’lar arasında bütün İskandinavya topraklarında, hususen de İsveç topraklarının her yerinde dikili olan ve günümüze kadar gelmiş bulunan Runik taşlar (İsv. Runsten; Nrv. Runestein; Dan. Runesten) üzerinde de yer almaktadır. (336)

     “Serkland” (Särkland, Særkland) ifadesi, ayrıca 6 tanesi 1200 – 30 yılları arasından, 12 tanesi 1230 – 80 yılları arasından, 5 tanesi 1270 – 90 yılları arasından, 6 tanesi 1300’lü yılların başlarından, 6 tanesi de 1300’lü yılların ortalarından kalmış olan meşhur İzlanda sagaları (İzl. Íslendingasögur)’nda da yer almakta. (337)

     VİKİNGLER İLE KÜRTLER’İN KAFKASYA’DAKİ İLK KARŞILAŞMALARI

     Kürtler’in Kafkasya’daki varlığı, İslam’dan hatta Hristiyanlık ve Musevîlik’ten bile çok öncesine dayanıyor.

     Kürtler, bugünkü Azerbaycan topraklarında M. Ö. 2000’li yıllardan beri, yani 4 bin yıldır yaşamaktadırlar. Arkeolojik kazılar ve Antik Yunan tarihçilerin eserlerinde ortaya çıkan veriler, Kürt kavimlerinin M. Ö. 2000’li yıllarda Aras Nehri’nin güney ve kuzey yakalarında, başka bir deyimle bugünkü Laçin Kürdistanı (Kızıl Kürdistan)’nı da içine alan Aras ve Kura nehirleri arasındaki geniş verimli arazilerde meskun olduklarını kanıtlamaktadır. (338)

     Ünlü Gürcü tarihçi Şota Ambakoviç Mesxiya (? – halen hayatta), Kürtler’in en azından M. Ö. 10. yy’dan itibaren, Ravadîler’den önce de Kafkasya’da bulunduğunu araştırmalarıyla ortaya koyan diğer bir bilim adamıdır. (339)

     Büyük Gürcü tarihçisi İvane Cavaxişvili (1876 – 1940) de, Gürcistan’ın en önemli ve kalabalık soyisimlerinden biri olan Mxarqrdze’lilerin tartışmasız Kürt olduğunu ifade etmektedir. (340)

     Kürtler’in şimdiki Azerbaycan’daki varlığı İslam sonrası Arap kaynaklarında da bolca belgelenmiştir.

     Kafkasya topraklarında 6. yy’da kurulan Mihrani Kürt Devleti, Hristiyan Kürtler’in kurduğu bir devletti. Devletin sınırlarının bugünkü Nahcıvan’ın tamamını ve bugünkü Ermenistan’ın büyük kısmını içine aldığını dikkate alırsak, bugün Ermeniler’in ülke kurduğu bu toprakların gerçek sahiplerinin bir zamanlar Kürtler olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. (341)

     Bugün büyük çoğunlukla Ermeniler’in ve Azeriler’in yaşadığı ve özellikle Komünist Sovyet dönemi asimilasyon ve katliâmlarıyla Kürtler’in çok küçük bir azınlık durumuna düşürülmüş olduğu Ermenistan – Azerbaycan topraklarının, 6. – 7. yüzyıllarda nüfûsunun ezici çoğunluğunu Kürtler oluşturuyordu ve Kürt topraklarıydı. (342) Milat öncesi ve sonrası dönemde bu topraklar “Albanya” olarak adlandırılıyordu ve Kürt ülkesiydi. (343)

     Yüz yıl kadar hüküm süren Mihrani Kürt Devleti, 7. yy’a kadar yarı bağımsız bir şekilde varlığını sürdürdü. (344)

     İslam’dan ve Kürtler Müslüman olduktan sonra da Kürtler’in Kafkasya’daki – hem de baskın olan – varlığı devam etmektedir.

     913 yılında Vikingler, İran’a ilk büyük keşif yolculuğuna çıktılar. Hazar Gölü’nün doğu kıyılarına ulaşarak 500 gemiyle İran’ın bugünkü Gülistan vilayetinin Gurgan şehrine varan Vikingler, İran’ın Hazar Gölü güneyinde bulunan topraklarını ele geçirdiler ve ordan da yoğun olarak Kürt nüfûsun yaşadığı Horasan vilayetine ulaştılar. Fakat dönüşte, Hazar Gölü civarında yaşayan Müslüman Hazar kavimlerinin saldırısına uğradılar. Vikingler bu saldırıda ağır bir yenilgi aldılar, liderleri de yerel kabileler tarafından öldürüldü. (345)

     Vikingler ile Kürtler’in ilk karşılaşması buradadır. Yıl, 913.

     943 yılında yaptıkları seferde ise Vikingler, o zamanlar Deysemî Kürt Devleti’nin başkenti olan ancak günümüzde Azerbaycan’ın bir kenti olan Berde’yi ele geçirdiler. Vikingler birkaç ay orada kaldı ve söylendiğine göre bu süre zarfında yerli halktan pekçok insanı öldürdüler. (346)

     Vikingler’in Hazar Gölü çevresindeki topraklara saldırdığı dönemde bu topraklar bir Kürt devletinin egemenliği altındaydı. Buralar Kürt devletiydi. Kürt komutan ve devlet adamı Deysem bin İbrahim el- Kurdî (? – 957)’nin kurduğu Deysemî Kürt Devleti’nin başkenti işte bu Berde idi. Deysemî Kürt Devleti, 938 – 53 yılları arasında hüküm sürdü ve Kürt lider Deysem bin İbrahim el- Kürdî, bugünkü Azerbaycan’ın hükümdarı idi. (347)

     Berde merkezli Deysemî Kürt Devleti’ne ait sikkeler, günümüzde halen Avrupa ve Kafkasya müzelerinde korunmaktadır.

     İsmi bile Kürtçe olan Berde şehri, Aras ve Kür nehirleri arasında yer alıyor. O dönemde bu kent, Arran diye adlandırılan coğrafyanın önemli ticarî merkezlerinden biriydi. (348) Şehir, Kür Nehri’ne akan Terter Çayı’nın kıyısında yer alıyordu ve bu yörelerde kalabalık bir Kürt nüfûsu yaşıyordu. (349) Eski çağlarda Terter Çayı’na Kürt Elem Suyu (Kürt. Ava Kurd Elem) denilmekteydi. (350) Dünyaca ünlü Arap tarihçi ve coğrafyacı Şemseddîn Ebû Abdullah Muhammed bin Ahmed bin Ebibekir el- Benna el- Şamî el- Maqdisî (945 – 91), Berda şehrinin kapılarından birinin “Bab’el- Ekrad” (Kürt Kapısı) olarak adlandırıldığını belirtmekte. (351)

     O dönemde Hazar Gölü’nün batı tarafında, Deysemî Kürt Devleti ile Viking Rus Devleti arasında Bulgar ve Hazar hanlıkları bulunmaktaydı. Bulgarlar ve Hazarlar, tam olarak Vikingler ile Kürtler ve Kafkas halkları arasında yaşıyorlardı. Bulgarlar ve Hazarlar, güneyden, İran’dan ve Bağdat’tan Hazar Gölü üzerinden gelen İslam dünyasının çeşitli mallarını alıp kuzeylerinde yaşayan halklara ve İskandinavyalı Vikingler’e satıyorlardı. Vikingler de bu malları İskandinavya’ya götürüp İsveç’te Birka ve Hedeby gibi pazarlarda satıyorlardı. Buradan da Batı Avrupa’nın büyük pazar kentlerine gidiyordu. (352)

     Vikingler döneminde Hazar Gölü çevresinde kurulmuş bulunan tek Müslüman Kürt devleti Deysemî Devleti değildi. Gölün batı tarafında, başkenti bugün Azerbaycan’ın 2. büyük şehri Gence olan ve 952 – 1172 yılları arasında hüküm süren Şeddadî Kürt Devleti vardı. (353)

     Şeddadî Beyliği’nin kurucusu Muhammed Kurê Şeddad Kurê Kartu (? – 955) olup, Ravadîye Kürt aşiretinden gelmedir. (354) İslam tarihinin gelmiş geçmiş en büyük komutanı kabul edilen Kürt lider Selahaddîn Eyyubî ya da tam adıyla Melik’un- Nasr Bavê Muzaffer Selahaddîn Yusuf Kurê Necmeddîn Eyyubî el- Şadî el- Kurdî (1138 – 93) de bu aşirettendir. Selahaddîn Eyyubî, Kafkasyalı Hezbanî Kürtleri’ndendir ve Ravadîye Kürt aşiretinin Şadî koluna mensuptur. (355)

     943 yılında Deysemî Kürt Devleti’nin başkenti Berde’yi kuşatan Vikingler, söylendiğine göre şehri yağmalayarak, şehirdeki Kürt halkını bir yıl boyunca esir almışlardır. Dünyaca ünlü Fars tarihçi ve Şiî filozof Ebû Ali Ahmed ibn-i Muhammed ibn-i Yaqub ibn-i Misgevêy Razî (932 – 1030), bu Viking seferi konusunda ayrıntılı bilgiler sunmaktadır. Bu İranlı tarihçi, Vikingler şehre girdiğinde, şehri savunanlar arasında Kürtler’in bulunduğunu ve Kürt süvarilerinin sayısının o yıllarda 1500’e ulaştığını belirtmektedir. (356) Bu seferi ilk kez bir “Viking seferi” olarak tanımlayan dünyaca ünlü İsveçli arkeolog Ture Algot Johnsson Arne (1879 – 1965) ise, özellikle İbn-i Misgevêy’in açıklamalarına dayanarak Berde şehrinin Vikingler tarafından kuşatılması konusunda bir inceleme kaleme almıştır. Kültürlerin buluştuğu ve kaynaklarda hep “halkların ve dillerin yurdu” olarak tanımlanan Kafkasya’daki Viking izleri peşine düşen İsveçli arkeolog Arne, bir yazısında da İsveçli Vikingler’in bin yıl önce bölgede Kürtler’le karşılaşmasına değinir. (357)

     Dünyaca ünlü Arap tarihçi ve coğrafyacı Ebû Hasan Ali bin Hüseyn bin Ali el- Mesudî (896 – 957), Vikingler’in Hazar çevresinde ve Kafkasya’da Müslüman halkların topraklarını yağmaladıklarını, birçok kişiyi öldürüp kadınlara tecavüz ettiklerini aktarmaktadır. (358)

     Vikingler burada bir yıl kaldıktan sonra ayrılmaları sırasında beraberlerinde birçok kadın, genç ve kızı köle olarak götürmüşlerdir. Aynı yöreler yüzyıl geçtikten sonra 1040’larda tekrar Vikingler tarafından ziyaret edilir. Yngvarr Víðförli (1016 – 41) öncülüğünde yapılan bu sefere katılanların büyük bir kesimi bulaşıcı hastalıklar sonucunda ölmüş, az bir kısmı geri dönebilmiştir. Bunların anısına dikilen taşlar günümüze kadar ulaşabilmiştir. (359)

     VİKİNGLER KÜRDİSTAN’DA

     Vikingler’in Kürtler’le ikinci karşılaşması bizzat Kürdistan’ın içinde, kalbindedir ve 1000’li yılların başlarında gerçekleşen bu seferki münasebet barışçıl amaçlı olup, daha çok ticarî ve kültürel boyutludur. O tarihte kadim Kürdistan coğrafyasında Mervanî Kürt Devleti hüküm sürmekteydi. Mervanî Devleti, 983 – 1085 yılları arasında tarih sahnesinde varlık gösteren bir Kürt devleti idi. (360) Mervanî Kürt Devleti’nin başkenti, günümüzde Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir) iline bağlı bir ilçe olan Silvan (Kürt. Miya Farqîn) şehridir. Diğer önemli şehirleri; Silvan ve Diyarbakır’ın yanısıra bugünkü Elazığ (Kürt. Mezire), Muş (Kürt. Mıj), Malazgirt (Kürt. Mılazgir), Ahlat (Kürt. Xelat), Erciş (Kürt. Erdîş), Van (Kürt. Tuşba), Hasankeyf (Kürt. Hesenkehf), Mardin (Kürt. Mêrdîn), Nusaybin (Kürt. Nusêybîn), Derik (Kürt. Derika Çiyayê Mazî), Şanlıurfa (Kürt. Riha), Qamîşlo, Amude ve Musul’dur. (361)

     Mervanîler her ne kadar Silvan ve Diyarbakır merkezli bir devlet kurmuşlarsa da, kendileri aslen Elazığ’lıdırlar. Mervanî ailesi, Harputlu Humêydî aşiretinin Çarbuxtî koluna bağlı Badıkî kabilesindendir. (362) Mervanîler’in egemenlik kurduğu topraklarda da ezici çoğunluk olarak Kürtler yaşıyordu ve bunlar ağırlıklı olarak şu aşiretlerden oluşuyordu: Humêydî, Larî, Hezbanî, Mihranî, Hakkarî, Buxtî, Bêşnevî, Cupî ve Millî. Bunların tamamı Kürt aşiretleri idiler. (363) Bunu mevzubahis edip tartışmaya açmak bile abestir ancak ırkçı ve inkârcı bir iklimin insanları olan talihsiz yazarlar olduğumuz için, zarurî olarak ifade etmemiz gerekiyor ki, İslamî veya gayr-ı İslamî bütün kaynaklar, Mervanîler’in Kürt olduğu konusunda hemfikirdirler. (364)

     983 – 1085 yılları arasında tarih sahnesinde varlık gösteren Mervanî Kürt Devleti’nin, kuruluşundan yıkılışına kadar hükümdarları şunlardır: Bavê Şuca Baz Kurê Dostık (iktidar yılları 983 – 90), Bavê Ali Hesen Kurê Mervan (iktidar yılları 990 – 97), Bavê Mansur Mumahhîd’ed- Dewle Said Kurê Mervan (iktidar yılları 997 – 1010), Şêrvîn Kurê Muhammed (iktidar yılı 1010; önceki hükümdarı öldürüp gasp yoluyla iktidara geldiği için kimse onun iktidarını tanımadı ve kısa sürede tahttan indirildi), Nasr’ed- Dewle Ahmed Kurê Mervan (iktidar yılları 1011 – 61), Bavê Qasım Nizam’ud- Dewle Nasr Kurê Ahmed (iktidar yılları 1061 – 79) ve Nasr’ed- Dewle Mansur Kurê Nasr (iktidar yılları 1079 – 85). (365)

     Mervanî Kürt Devleti’nin batı sınırları Bizans topraklarına kadar, başka bir ifadeyle Bizans İmparatorluğu’nun doğu sınırları Kürdistan topraklarına kadar uzanıyordu. Barış zamanlarında komşu ve yakın devletler, topluluklar arasında elbette ki karşılıklı ticaret yapılıyor, devrin şartlarına uygun çeşitli kültürel ve sanatsal iletişim ve etkileşimler gerçekleşiyordu.

     Kürtler’in gücünü ve konumunu önemli bulan Bizans İmparatorluğu, Kürtler’le dostane ilişkiler geliştirmek için büyük bir çaba harcamıştır. Özellikle Mervanîler döneminde bu ilişkilerin belli bir gelişme kaydettiğini görüyoruz. (366)

     Geçen bölümlerde de ayrıntılı bir şekilde anlattığımız üzere, Bizans ordusunda “paralı askerlik” yapan ve sayıları onbinleri bulan, “Varegler” olarak adlandırılan geniş bir Viking nüfûsu vardı. (367)

     Barış zamanlarında Kürdistan’a gelip Mervanîliler’le ticaret yapan, kültürel ilişkiler geliştiren bu Bizanslılar’ın içinde haliyle azımsanamayacak oranda İskandinavyalı Viking insanlar da vardı.

     Bizanslılar ile Mervanîler arasında bu barış ortamının sağlanmasının ve aralarında ticarî ve kültürel münasebetlerin gerçekleştirilmesinin, hem komşu Hristiyan devletlerin hem de komşu İslam devletlerinin Mervanîler’le iyi ilişkiler geliştirmek istemelerinin sebeplerini anlayabilmek için, Mervanî Devleti’nin nasıl kucaklayıcı ve adaletli bir devlet olduğunu ve Mervanî Kürtleri’nin nasıl yüksek bir kültüre ve medeniyet bilincine sahip olduğunu bilmemiz gerekiyor:

     Mervanîler döneminde Kürdistan coğrafyasının farklı bölgelerinde egemenliğini sürdüren Kürt emirlikleri adetâ birer bağımsız devlet gibiydiler. Mervanîler izledikleri barışçı dış siyasetle dönemin büyük güçleri arasında bir “denge unsuru” olmuşlardır. Kuzeyinde Hristiyan Ermenîler’in, batısında Hristiyan Bizanslılar’ın, doğusunda Şiî Müslüman Büveyhîler’in, güneyinde de Sünnî Müslüman Abbasîler’in bulunduğu ve bunların her birinin de yêkdiğerine düşmanlık politikası güttüğü bir dînî – siyasî iklimde kendisi de Sünnî Müslüman bir devlet olan Mervanî Kürt Devleti, adetâ bir “huzur ve barış yurdu” hüviyetindeydi. İçeride de Mervanî Müslüman Kürt Devleti, egemenliği altındaki Ermenî ve Süryanî Hristiyan azınlıklara karşı adil ve erdemli bir yaklaşım göstermiş, Müslüman olmayan azınlıkların (Hristiyanlar, Yahudîler, Zerdüştîler, Ézidîler) kendi inanç ve kültürlerini özgürce yaşayabilmeleri için her türlü imkânı sağlamıştı. Böyle olunca, Mervanî toprakları ve hususen pay-i tahtı Silvan (Miya Farqîn), hem İslam dünyasındaki hem de Hristiyan dünyasındaki bilim insanları ve filozoflar, âlimler için bir “çekim merkezi” haline gelmişti. (368)

     Ortaçağ ve Yeniçağ uzmanı olan Alman filozof ve dîn bilgini Thomas Ripper (1967 – halen hayatta), Mervanî egemenliği dönemindeki o barış ve huzur iklimini şöyle tasvir eder: “Mervanîler’in Şark tarihindeki rolü hakkında genel olarak şu tespiti yapmak mümkündür: Hâkimiyetleri süresinde Diyarbekir ülkesinde kültürel düzeyin ve kamu hizmetlerinin geliştiği, görece barışçıl bir devre yaşanmıştır.” (369)

     Bulunduğumuz bölgede şu anda var olan ırkçı, millîyetçi, dînci ve mezhepçi devletlerin bile, aradan 1000 yıl geçmişken bugün dahi sahip olmadığı hatta sahip olmaktan çok uzak olduğu erdem, yüksek ahlâk, kültür ve medeniyete Mervanî Kürt Devleti daha o zamanda sahipti.

     Mervanîler’in hüküm sürdükleri topraklarda hem iktisadî, hem ilmî, hem kültürel, hem de sanatsal açıdan çok önemli gelişmeler ve ilerlemeler sağlanmıştı. Bu ülkede sulh ve asayiş hâkimdi. Diyarbekir, Miya Farqîn ve çevresindeki şehirlerin hayat seviyesi yükselmiş, yeni hastaneler kurulmuş, yeni kültür ve sanat eserleri meydana getirilmişti. Mervanî, adaletli yönetim, halkın refah seviyesini yükselten cömertlik, kültür ve sanat eserlerine verilen kıymet ile kendisini halka çok sevdirmiş bir devletti. İlim ve sanat erbâbını korur, saygı gösterir, fikirlerine değer verirdi. Bu nedenledir ki Mervanîler döneminde Diyarbekir ve Silvan, bilginlerin, filozofların, edebiyatçıların ve şairlerin barınağı haline gelmişti. (370)

     Bu dönemde Silvan (Kürt. Miya Farqîn) ve Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir) şehirlerinde pekçok hastaneler yapılmış, kütüphaneler donatılmıştır. Bunun sonucu veya buna paralel olarak bu dönemde öyle büyük âlimler ortaya çıktı ki, her birinin tasnif ettiği değerli eserler, bir kütüphane teşkil edecek mertebeye vardı.

     Henüz Osmanlı döneminde Kürtçe gazete çıkarmış olan ve hatta bilinen en eski Türkçe sözlük olan “Divan-ı Lügat’üt- Türk” adlı meşhur eserin orijinal tek kopyasını bulup ortaya çıkararak kültür hayatına kazandıran, Osmanlı Devleti’nin en çok itibar ve hürmet gösterdiği araştırmacı olan Kürt münevveri Ali Emirî Diyarbekrî (1857 – 1924), Mervanî Kürt Devleti’nin üstün meziyetlerini şöyle anlatır: “Mervanîler döneminde öyle büyük âlimler ortaya çıktı ki, her birinin tasnif ettiği değerli eserler, bir kütüphane teşkil edecek mertebeye vardı. O zamanlarda dünya medeniyetinin en ileri giden bir yüce bölgesi de El Cezire, Diyarbekir ve Kürdistan idi. İslam âleminin en kıymettar kütüphanelerinden biri de Diyarbekir şehrindeydi. Bu kütüphane, Diyarbekir şehrinin hâlâ mevcut olan Cami-i Kebir (Ulu Cami) civarında vaki olup Büyük Hicret’in altıncı asrında mevcut miktarı, bir milyon kırk bin (rakamla 1.040.000) cilt nefis ve nadir kitaplara ulaşmıştı.” (371)

     Mervanîler hâkim oldukları coğrafyayı bir asır kadar bir süre maddî refah ve huzur içinde yönettiler. Komşu ülkelerde yaşayan ve zalim idarecilerin zûlüm ve baskıları altında bulunan ilim adamları bile rahat ve özgür bir biçimde ilmî çalışmalar yapabilmek için akın akın Mervanî Kürdistanı’na göç ediyorlardı. Hem İslam ülkelerinde yaşayıp da İslam devletlerinin zûlüm ve baskılarından bunalan Müslüman ilim adamları, hem de Hristiyan ülkelerde yaşayıp da Hristiyan devletlerin zûlüm ve baskılarından bunalan Hristiyan ilim adamları, rahat ve özgür bir biçimde bilimsel çalışmalar yapabilmek için Kürdistanî Mervanî Devleti’ne sığınıyorlardı. Bunun tabiî bir sonucu olarak Mervanî Devleti o dönemde nerdeyse bütün ilim ve sanat erbâbını kendi bünyesinde toplamıştı. Bu bilginlerin çoğu Mervanî ülkesini kendilerine yurt edinmişler ve ilim ile geçen kıymetli ömürlerini burada tamama erdirmişlerdir. (372)

     Kürdistan’a gelip Mervanîliler’le ticaret yapan, ilmî ve kültürel ilişkiler geliştiren bu devletlerden ve topluluklardan biri de hiç şüphesiz batı komşusu Bizans ve onların bünyesine girmiş onbinlerce İskandinavyalı cesur Viking insanları idiler.

     Bizans İmparatoru II. Vasíleios Vulğaroktónos (958 – 1025), takriben 1000 yılında Suriye’de katıldığı bir seferden döndükten sonra Kürdistan’da Mervanî Kürt Devleti’nin merkezi olan bugünkü Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir) yöresinde Mervanî Emiri Bavê Mansur Mumahhîd’ed- Dewle Said Kurê Mervan (? – 1010) ile görüşmüş, Bizans – Mervanî ilişkileri gözden geçirilmiştir. Bizans imparatorunu törenle karşılayan Mervanî Hükümdarı Said Kurê Mervan, Bizans imparatoruna çeşitli armağanlar sunmuştur. (373)

     Bizans İmparatoru II. Vasíleios’un bu ziyareti sırasında yanında İskandinavyalı paralı Viking askerler olan Varegler de bulunuyordu. Dünyaca ünlü İngiliz antik dönem bilim kadını Hilda Roderick Ellis Davidson (1914 – 2006), Vasíleios’un bu seferi sırasında Vikingler’in de sürekli onunla birlikte olduğunu ve beraber Kürdistan’a gittiklerini belirtmektedir. (374)

     Hükümdarlığı uzun sürmüş olan II. Vasíleios’un zamanında Konstantinopolis (Vikingler’in verdiği isim Miklågard; şimdiki ismi İstanbul)’e gelen İskandinavyalılar arasında ağırlıklı olarak İsveçliler bulunmaktaydı. Vikingler döneminde zaman zaman Kürtler’in yaşadığı yörelere yapılan seferlere katılan bu paralı askerlerin, böylece Kürtler’i yakından tanıma olanağına kavuştuğunu kestirebiliriz. Şimdiye kadar 90’dan fazla Mervanî Kürt Devleti sikkesi İsveç’in değişik yörelerinde bulunmuştur. (375)

     Günümüzde İsveç’in değişik şehir ve müzelerinde sergilenen bu Mervanî sikkelerini biraz sonra ayrıntılı bir biçimde anlatacağız.

     MALAZGİRT MEYDAN MUHAREBESİ

     Vikingler ile Kürtler’in toplamda üçüncü, savaş meydanında ise ikinci karşılaşması, 1071 yılında bugünkü Muş (Kürt. Mıj) ilinin Malazgirt (Kürt. Mılazgîr) ilçesi, Bitlis (Kürt. Zûlqarneyn) ilinin Tatvan (Kürt. Tux), Ahlat (Kürt. Xelat) ilçeleri ve Van (Kürt. Tuşba) ilinin Erciş (Kürt. Erdiş) ilçesi mıntıkalarını kapsayan alanda gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesi’ndedir.

     Diya’ed- Dûnya we’d- Dîn Adudu’d- Dewle Ebû Şuca Muhammed Alp Arslan bin Dawud (1029 – 72) komutasındaki Selçuklular ile IV. Romanós Dioğénis (1030 – 72) komutasındaki Bizanslılar arasında gerçekleşen bu savaşta Kürtler Müslüman Selçuklular’ın yanında yer almış, bu zaferin sonucu olarak Anadolu kapıları Türkler’e açılmıştır. (376)

     Tarihsel kaynakların aktardığına göre, bu savaşta en az 10 bin Kürt askeri, gönüllü olarak Selçuklular’la beraber Bizans’a karşı savaşmıştır. Daha sonra savaş iyice şiddetlenince 4 bin Kürt daha katılmış ve bu sayı 14 bine çıkmıştır. (377)

     Bu savaşta Bizans’ın “paralı askerleri” olan Vikingler pekçok kayıp vermiştir. Halen dahi İsveç’te bulunan bazı yazılı taşların üzerinde “Han dog med Grekerna” (O Yunanlar’la birlikte öldü) veya “Han föll i Grekland” (O Yunanistan’da öldü) biçiminde bazı ifadeler yer almaktadır. (378) Vikingler konusunda çalışmalar yapmış olan araştırmacılar, bu yazılı taşların Malazgirt Savaşı’nda ölen İskandinavyalı paralı askerlerin anısını yaşatmak için dikilmiş olabileceğini dile getirmektedirler. (379)

     Malazgirt Meydan Muharebesi’nde, Bizans İmparatoru Romanós Dioğénis, Selçuklu Sultanı Alp Arslan tarafından esir alınıp daha sonra serbest kalırken, Konstantinopolis’e dönerken bir saray darbesi oldu. Paflagonyalı Asil Sezar İoánnis Doúkas (? – 1088), Vareg Viking muhâfızlarını kullanarak Bizans İmparatoriçesi Eudokía Makremvolítissa (1021 – 96)’yı tutuklamış ve yeğeni VII. Mihaíl Doúkas Parapinákis (1050 – 90)’i imparator ilan etmiştir. (380)

     ■ HAÇLI SEFERLERİ

     Vikingler ile Kürtler’in savaş meydanında üçüncü, toplamda ise dördüncü ve sonuncu karşılaşması, Kürdistan’ın uzağında, 1096 – 1272 yılları arasındaki Haçlı Seferleri esnasında bugünkü İsrail ve Yerusalem (İbr. ירושלים [Yeruşalayim]; Ar. ﺍﻠﻘﺪﺱ [El- Quds]) topraklarındadır.

     Vikingler’in bu savaştaki konum ve pozisyonları, anlattığımız bir önceki pozisyonlarıyla aynıdır. Malazgirt Meydan Savaşı’nda Bizans İmparatorluğu’nun “paralı askerleri” olarak Müslümanlar’ın karşısına çıkan Vikingler, Haçlı Seferleri’nde de Haçlılar’ın “paralı askerleri” olarak Müslümanlar’ın karşısına çıkmışlardır. (381)

     Ancak burada çok ilginç bir noktaya dikkat çekmemiz gerekiyor: Diğer üç karşılaşmanın tamamında, Kürtler, Doğu Vikingler olan Varyaglar (İsveç Vikingleri) ile karşılaşmışken, Haçlı Seferleri’nde Kürtler’in (Müslümanlar’ın) karşısına çıkan Vikingler, Batı Vikingler olan Normanlar (Norveç Vikingleri)’dır. Kürtler, Norman Vikingleri ile sadece ve sadece Haçlı Seferleri’nde karşılaşmışlardır.

     Haçlılar ile Müslümanlar arasında 1096 – 1272 yılları arasında gerçekleşen ve dünya tarihinin en önemli hadiseleri arasında sayılan Haçlı Seferleri’nde, taraflı – tarafsız bütün dünya tarafından tarihin gelmiş geçmiş en büyük liderlerinden biri kabul edilen Kürt lider Selahaddîn Eyyubî ya da tam adıyla Melik’un- Nasr Bavê Muzaffer Selahaddîn Yusuf Kurê Necmeddîn Eyyubî el- Şadî el- Kurdî (1138 – 93) komutasındaki İslam orduları galip gelirler.

     Haçlılar Kudüs’ü ele geçirince, buradaki Yahudîler’i kadın – çocuk ayrımı gözetmeksizin kılıçtan geçirmiş, korkunç bir katliâma imza atmışlardı. Yahudîler’in tapınaklarını, sinagoglarını, tarihî – dînî eserlerini tahrip edip yıktılar. Geriye kalan tüm Yahudîler’i de o topraklardan sürdüler. (382)

     Selahaddîn Eyyubî ve emrindeki Kürt – Çerkes İslam ordusu, Kudüs’ü 1187 yılında fethetti. 4 Temmuz 1187 tarihinde Selahaddîn Eyyubî liderliğindeki ve yönetimi tümüyle Kürt (Kurmanc) ve Çerkes (Adiğe ve Abaza) olan Eyyubî İmparatorluğu ile Guy de Lusignan (1159 – 94) liderliğindeki Latin Krallığı arasında Taberiye (Kinneret) Gölü’nün batı yakasında bulunan Hittin (Hattin) mıntıkasında yapılan tarihî savaşı Eyyubî Kürt İmparatorluğu kazandı. Selahaddîn Eyyubî “muzaffer komutan” olarak Kudüs’e girdi. Kudüs ve Filistin topraklarındaki Haçlı egemenliği böylece sona erdi.

     Selahaddîn Eyyubî’nin Kudüs’ü kurtardıktan sonra yaptığı ilk iş, Haçlılar’ın oradan tamamen sürdüğü ve bu yüzden dünyanın dört bir yanında “mülteci” ve “sığınmacı” durumuna düşmüş olan Yahudîler’i tekrardan Kudüs’e ve Filistin topraklarına çağırmaktır. (383)

     Selahaddîn Kudüs’ü fethettikten sonra Yahudîler tekrardan Kudüs’e ve Filistin topraklarına geri döndüler.

     VİKİNG – KÜRT İLİŞKİLERİNDEN GÜNÜMÜZE KADAR GELEN VE HALEN İSVEÇ’TE SERGİLENEN MERVANÎ SİKKELERİ

     Vikingler ile Kürtler (Mervanîler) arasında 980 – 1030 yılları arasında barışçıl amaçlı ve daha çok ticarî ve kültürel boyutlu gerçekleşen münasebetlerden bugüne pekçok değerli izler ve eserler miras olarak kalmıştır. Vikingler tarafından, başta Mervani Kürt Devleti’nin başkenti Silvan (Kürt. Miya Farqîn) olmak üzere Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir), Bitlis (Kürt. Zulqarneyn), Nusaybin (Kürt. Nûsêybîn) ve Cizre (Kürt. Cezira Botan)’den İskandinavya’ya getirtilen “Mervani sikkeleri”, bugün halen İsveç’teki müzelerde, başkent Stockholm’da ve ülkenin en büyük adası olan Gotland Adası’nda sergilenmektedir.

     İsveç’in başkenti Stockholm’da bulunan Stockholm Üniversitesi (İsv. Stockholms Universitet) bünyesinde çalışmalarını yürüten ve kısa adı NFG olan Numismatik Araştırmalar Grubu (İsv. Numismatiska Forskningsgruppen)’nun bilgilerine göre, 1815 – 1990 yılları arasında tüm İsveç’te 92 tane Mervanî sikkesi bulunmuştur. Bu Kürt sikkelerin hepsi gümüşten yapılmış sikkeler. İlk sikke 1815 yılında Södermanland bölgesinde, Stockholm ilinin Haninge ilçesine bağlı Österhaninge nahiyesinin Broby köyünde bulunmuştur. İsveç’te bulunan ve günümüzde halen müzelerde sergilenen bu Kürt sikkelerinin 83 tanesi Gotland Adası’nda, 9 tanesi de İsveç’in başka bölgelerinde bulunmuştur. Gotland’da bulunan sikkeler değişik tarih ve yerlerde bulunmuşlardır. (384)

     İsveç’te bulunan Mervanî Kürt sikkeleri, yaklaşık olarak 990 – 1010 yılları arasında, Mervanî Devleti’nin ikinci ve üçüncü hükümdarları olan Bavê Ali Hesen Kurê Mervan (? – 997) ve Bavê Mansur Mumahhîd’ed- Dewle Said Kurê Mervan (? – 1010) döneminde başkent Silvan (Kürt. Miya Farqîn), Diyarbakır (Kürt. Diyarbekir), Cizre (Kürt. Cezira Botan) ve Nusaybin (Kürt. Nusêybîn)’de bastırılmışlardır. Bu sikkelerin sayısal olarak dağılımı şu şekilde:

     Silvan (Miya Farqîn) → 29 sikke

     Cizre (Cezira Botan) → 5 sikke

     Nusaybin (Nusêybîn) → 2 sikke

     Diyarbakır (Diyarbekir) → 1 sikke

     Mahreci saptanamayan → 55 sikke

     TOPLAM → 92 sikke (385)

     İsveç’te bulunan sikkelerin bazıları kırılmış veya çatlamış, bazılarının üzerinde delikler açılmıştır. Bu delikler, sikkelerin İsveç’e getirildikten sonra “ödeme aracı” olarak tedavülden kalktığını ve “süs eşyası” olarak kullanıldığını gösteriyor.

     Baltık Denizi üzerindeki Gotland Adası’nın Vikingler döneminde dış dünya ile ilişkileri çok canlı idi. İskandinav toplumunda “Östersjöns pärla” (Baltık Denizi’nin incisi) olarak tanımlanan Gotland Adası, bu yıllarda Doğu ve Batı arasındaki ticarî ilişkilerde önemli bir rol oynamıştır. Gotland’da bulunan onbinlerce İslam sikkesi ve Vikingler’e ait yazılı taşlar bu zengin tarihin somut bir kanıtı sayılabilir. İsveç’te şimdiye kadar yaklaşık olarak 80 bin civarında Doğu’dan gelen sikke bulunmuştur. Bunlardan 60 bini aşan bir kesimi değişik kazılar sonucunda sadece Gotland Adası’nda ortaya çıkmışlardır. Gotland’ın ahalisi Vikingler döneminde daha ziyade barışçıl nitelikteki ticarî ilişkiler geliştirmişlerdir. Bu yüzden Gotland’ın bahçelerinde diğer bölgelere nazaran daha fazla sikke bulunmuştur. Gotlandlılar bir emniyet tedbiri olarak kıymetli mallarını öyle görülüyor ki “banka” işlevi gören evlerinin bahçelerinde gömmüşlerdir. (386)

     Avrupa’da bulunan ve İslam dünyasındaki Hilafet dönemine ait tüm sikkelerin % 90’ı İsveç’te bulunmuştur. Bu durum, Vikingler döneminde İsveç’in Doğu ile olan ilişkilerinin ne kadar canlı olduğunu açık bir biçimde gösteriyor. (387)

     Örneğin İsveç’in 3. büyük gölü Mälaren Gölü üzerinde yer alan 4, 2 km² büyüklüğündeki Björkö Adası üzerinde bulunan tarihî Birka adlı Viking köyünde yapılan bir kazıda, 9. yy’dan kalma Viking mezarında “Allah” yazılı bir yüzük ortaya çıkarılmıştır. Yine Birka’da ortaya çıkarılan Viking mezarlarındaki incelemeler sırasında üstünde Arap harfleriyle “Allah” ve “Ali” yazılı giysi ve kumaşlar bulunmuştur. (388)

     Bunlar şu anda Enköping Müzesi (İsv. Enköping Museum)’nde sergilenmektedir. Uppsala şehrinde bulunan Uppsala Üniversitesi (İsv. Uppsala Universitet) Eskiçağ Tarihi ve Arkeoloji Bölümü araştırmacılarından Annika Larsson (? – halen hayatta) yaptığı açıklamada, “Vikingler, ölülerini elbise ve mücevherleriyle gömüyordu. Mezarlarda üstlerine gümüş şeritlerle ‘Allah’ ve ‘Ali’ ifadeleri işlenmiş bazı ipek giysiler ve kumaşlar bulduk. Keşif, heyecana neden oldu. Bu ifadelerin işlendiği giysiler, genellikle ölünün başucuna konulmuş. Bu ifadelere bazı yastıklarda da karşılaştık. Mezarlardan çıkan bu kumaşlar, ya ticaret yolu ile satın alınmış ya da yağma yoluyla ele geçirilmiştir. Burada ilginç olan, kültür değişiminin göze çarpması. Bazı kaynaklara göre, Müslümanlar, ticaret veya başka amaçlar için Batı’ya yolculuk ediyordu. Vikingler ölümden sonra da hayatın devam ettiğine ve Cennet’te sonsuz yaşamın olduğuna inanıyordu. Bu inanış, doğrudan İslam’dan etkilenmişti” demiştir. (389)

     Her ne kadar sayıları çok olmasa da, bazı Mervanî sikkeleri diğer İskandinav ülkelerinde de bulunmuştur. (390) Norveç ve Danimarka’da bulunan Kürt sikkeler, araştırmacılar tarafından “en yeni sikkeler” olarak kabul edilmektedirler. (391) Bunlardan 2 tanesi Norveç’te (392), 1 tanesi de Danimarka’da (393) bulunmuştur. Ortaya çıkan yeni belgeler sonucunda bu Mervanî Kürt sikkelerinin Finlandiya’da da bulunduğu görülmüştür. 1863 yılında yayımlanan bir incelemesinde Finlandiyalı dünyaca ünlü oryantalist ve teolog Gabriel Geitlin (1804 – 71), böyle bir Mervanî sikkesini okuyucuya tanıtmıştır. (394)

     İsveç’te bulunan Mervanî Kürt sikkelerinın yaşı ve künyeleri konusunda dünyayı ilk kez bilgilendiren ve bu alanda birçok çalışma yapmış olan bilim insanı, dünyaca ünlü İsveçli oryantalist Carl Johan Tornberg (1807 – 77), Latince olarak 1847 yılında kaleme aldığı bir çalışmasında, bu sikkelerden 3 tanesini tanıtmaktadır. (395) Daha sonra 12 adet Mervanî sikkesinin künyeleri konusunda ayrıntılı bilgiler sunmakta. (396) 1857 yılında İsveççe hazırladığı başka bir çalışmasında ise bu kez 13 adet Mervanî sikkesini okuyucuya tanıtmakta. (397)

     Bu son çalışmasında, Mervanîler’in etnik kökenleri itibarıyla Kürt olduklarına değinen Carl Johan Tornberg, bunların Diyarbekir bölgesinde hüküm sürdüklerini ve ilk emirlerinden ikisi adına 993 – 94 ve 1008 – 09 yılları arasında bastırılan 13 sikkenin İsveç topraklarında bulunduğuna dikkati çekmektedir. Tornberg bu arada Mervanîler’in hüküm sürdüğü bazı merkezler hakkında da kayda değer açıklamalarda bulunmakta. Bu merkezlerden biri olan Nusaybin (Kürt. Nusêybîn) hakkında Cizre (Kürt. Cezira Botan) bölgesinin en canlı kentlerinden biri olduğunu belirten Tornberg, özellikle burada üretilen kolonyanın ticarî mallar arasında önemli bir yer tuttuğunu söylüyor. Başkent Silvan (Kürt. Miya Farqîn)’da yetişen meyvelerin bolluğuna değinen Tornberg, bu bölge hakkında ilgi çekici bazı açıklamalarda bulunuyor ve “Miya Farqîn’in önemli özelliklerinden biri de buranın ticarî bir merkez olarak tanınması ve bu yıllarda değişik yörelerden gelen tüccar ve kervanların uğrak yerlerinden biri olmasıdır. Miya Farqîn’de pamuklu mallar ve kumaş ticaretinin önemli ölçüde geliştiği görülmüştür” diyor. (398)

     İsveç’te yapılan kazılar sonucunda bulunan Mervanî Kürt sikkeleri, daha sonraları da zaman zaman bazı incelemelerde kısaca tanıtılır. Örneğin 1910 yılında 4 Mervanî sikkesinin bulunduğunu öğreniyoruz. 1967 yılında Gotland Adası’nda bulunan büyük bir definde de Mervanî sikkelerine rastlanılmıştır. Bu konuda ele alınan bir raporda, 999 yılında Miya Farqîn (Silvan)’de basılan ve kenarları dişli olan bir Mervanî sikkesi, ön ve arka yüzlerinin fotoğrafıyla birlikte tanıtılıyor. (399)

     Mervanî sikkeleri son yıllarda tekrar araştırmacıların dikkatini çekmeye başlamıştır. Vikingler döneminde İslam ülkelerinden İsveç’e ve diğer İskandinavya ülkelerine getirilen onbinlerce sikke konusunda açıklamalarda bulunan araştırmacı Marcus Johansson (? – halen hayatta), bu arada 100’e yakın Mervanî Kürt sikkesi hakkında ve Mervanî Kürt Devleti hakkında kısa bilgiler de aktarır. Johansson ayrıca bu araştırmasına İsveç, Baltık ülkeleri ve Rusya’da bulunan Mervanî sikkelerini karşılaştıran bir grafik ve Mervani Devleti’nin yerini gösteren sade bir harita eklemiştir. (400)

     Bu yazılı kaynaklardaki bilgileri doğrulayan ve destekleyen bazı arkeolojik bulguların izine İsveç’te rastlanılmıştır. Bu bulguların başında Vikingler döneminde Berde ve Erdebil şehirlerinde basılan bazı Kürt sikkeler gelmektedir. Değişik zamanlarda İsveç’te bulunan bu sikkelerin tarihî önemi ortadadır. 1929 yılında İsveç’te yapılan bir kazı sonucunda Deysemî Kürt Devleti Hükümdarı Deysem bin İbrahim el- Kurdî (? – 957)’nin adına Deysemî Kürt Devleti’nin başkenti Berde’de basılan bir sikke bulunmuştur. (401) Bu Kürt emiri adına Erdebil şehrinde basılan diğer bir sikke ise 1915 yılında İsveç’in başka bir yerinde bulunmuştur. İsveç’te bulunmuş olan İslam sikkeleri üzerine hazırlanan kataloglarda Berde ve Erdebil şehirlerinde bulunan bu sikkelerin Kürt sikkeleri olduğu açıklaması da yer almaktadır. Örneğin 1915 yılında bulunan sikke hakkında İsveç kataloglarında şu nota rastlamaktayız: “Kurdish, 341 (952 / 953), Daysam ibn Ibrahim”. (402)

     Diyarbekir bölgesinde hüküm sürmüş Hamdanî Kürt Beyliği’ne ait ve Diyarbekir yöresinde bastırılan bazı sikkeler de daha sonraları İsveç’te bulunmuşlardır. İsveçli antropologlar ve tarihçiler, bu sikkelerin Vikingler tarafından Kürdistan’dan İsveç’e getirildiğini belirtiyorlar. (403)

     Bizim yaşadığımız 20. ve 21. yy’larda Kürtler’in en çok hicret ettikleri ve vatandaşlığına da en fazla geçtikleri ülke olan İsveç (İsv. Sverige) ile olan ilişkilerinin böyle 1000 yıllık bir geçmişe sahip olması, İsveç Kürtleri arasında bir heyecan ve sevinç yaratmıştır. Mervanî Kürt Devleti ve diğer Kürt beylikleri döneminde bastırılan sikkelerin başta İsveç olmak üzere bütün İskandinavya ülkelerinde yapılan kazılar sonucunda sürekli günışığına çıkarılması, bu “ortak tarih”i daha da çekici ve renkli kılmaktadır. (404)

     Bu konu İsveç’te öğrenim gören Kürt öğrencilerin ders programlarında da yer almıştır. Örneğin İsveç Millî Eğitim Okullar Genel Müdürlüğü (İsv. Statens Skolverket Sverige) tarafından Kürtçe yayınlanan ve İsveç resmî okullarında çocuklara okutulan “Dergûşa Nasnameyê” (Kimliğin Beşiği) adlı yardımcı ders kitabında, geçmişte yaşanılan Kürt – Viking karşılaşmaları anlatılmaktadır. (405)

     Bütün bunlar elbette Kürt – İsveç ilişkilerinin bugününe ve geleceğine önemli katkılar sağlayacak niteliktedir.

     Bizler de kadim bir kültüre ve medeniyet birikimine sahip olan Kürtler’in, Müslüman olsun, Hristiyan olsun, Yahudî olsun, başka dînlerden olsun, dünyadaki bütün toplumlarla iyi ilişkiler ve dostluk, kardeşlik anlayışlı münasebetler kurmasından yana olduğumuz için, İsveç – Kürt ilişkilerini önemsiyor ve bunun daha da geliştirilmesini temenni ediyoruz.

     Bunlar iki halkın da hayrınadır. Savaştan, düşmanlıktan, kin ve nefret siyasetinden kimseye hayır gelmez.

     Barış, dostluk, kardeşlik, karşılıklı ilmî ve kültürel ilişkilerden daha değerli şeyler yoktur dünyada.

     – – – – –

     (*) “Viking Dosyası”na seyahatnamenin bir sonraki bölümünde devam edeceğiz.

sediyani@gmail.com

     KAYNAKÇA:

(301): Tim Folger, Why Did Greenland’s Vikings Vanish?, Smithsonian Magazine, Mart 2017

(302)Peer Sveaas Andersen – Holger Arbmann, Kulturhistorisk Leksikon for Nordisk Middelalder, cilt 12, “Normanner”, Kopenhag 1967

(303)Fjodor Andrushchuk, The Vikings in the East, s. 553, Routledge Books, Londra 2008

(304)Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 10 – 11, Brill Publishers, Leiden 2009

(305): Stephen Turnbull, The Walls of Constantinople (AD 324 – 1453), Osprey Publishing, Oxford 2004

(306)Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 198, Facts on File, New York 1994

(307)Encyclopædia Britannica, “Viking” maddesi

(308)Fjodor Andrushchuk, The Vikings in the East, s. 553, Routledge Books, Londra 2008

(309): Francis Donald Logan, The Vikings in History, s. 182, Routledge Publishing, New York & Londra 2005

(310): The Viking Buddhas, Thor News, 4 Eylül 2014, https://thornews.com/2014/09/04/the-viking-buddhas/

(311)Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 198, Facts on File, New York 1994

(312): Viking Dünyası, James E. Montgomery, “Arapça Kaynaklarda Vikingler”, s. 694, Alfa Yayıncılık, İstanbul 2015 / Ali Dadan, Tarihte İslam Dünyasını Hedef Alan Viking Saldırıları, İSTEM (İslam San’ât, Tarih, Edebiyat ve Mûsikîsi) Dergisi, yıl 13, sayı 25, s. 112 – 113, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Yayınları, Konya 2015

(313): İbn-i Fadlan Seyahatnamesi, s. 75 ve 159, İstanbul 2010 / James E. Montgomery, Ibn Fadlan and the Rusiyyah, Journal of Arabic and Islamic Studies, bölüm 3, 2000

(314): Stefan Lovgren, Vikings’ Barbaric Bad Rap Beginning to Fade, National Geographic News, 17 Şubat 2004

(315): Vikings in the Persian Gulf, Journal of the Royal Asiatic Society, seri 3, bölüm 17, kısım 4, s. 389

(316)Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates: The Islamic Near East from the 6th to the 11th Century, s. 256, Longman Publishing, Harlow 2004 / The Cambridge History of Iran, cilt 4, s. 198 – 249, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / Henry Frederick Amedroz, The Eclipse of the Abbasid Caliphate, cilt 4, s. 449 – 450, Forgotten Books, Londra 2013 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, A History of Sharvan and Darband in the 10th – 11th Centuries, W. Heffer & Sons Ltd. Publishing, Cambridge 1958 / İbn-i Misgevêy, Tecarub’el- Umam, cilt 2 / William E. Watson, Ibn al- Athīr’s Accounts of the Rūs: A Commentary and Translation, bölüm 35, Canadian & American Slavic Studies, 2001 / Tim Severin, Viking – Sworn Brother, s. 320 – 323, Pan Books, Londra 2005 / Karl Erik Daniel Lagerlöf, I Dagens Lågor Botkyrka, Sverige, Världen, s. 21, Carlsson Förlag, Stockholm 2003 / El- Mesudî, Muruc’uz- Zeheb we Meâdîn’ul- Cewher, cilt 1, s. 141, Beyrut 2008

(317): İbn-i Ezraq el- Fariqî, Mervanî Kürtleri Tarihi, s. 77, Koral Yayınları, İstanbul 1975 / Hilda Roderick Ellis Davidson, The Viking Road to Byzantium, s. 241 – 243, Allen and Unwin Publishing, Londra 1976

(318): John Julius Norwich, Byzantium: The Apogee, s. 353 – 355, Penguin Books, Londra 1993 / Dumbarton Oaks, Catalogue of the Byzantine Coins in the Dumbarton Oaks Collection and in the Whittemore Collection, “Michael VII Doukas (1071 – 1078), s. 780 ve 785, 1973

(319): Eric Christiansen, The Northern Crusades, kitabın tümü, Penguin Adult Publishing, Londra 1997

(320)Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates: The Islamic Near East from the 6th to the 11th Century, s. 256, Longman Publishing, Harlow 2004 / The Cambridge History of Iran, cilt 4, s. 198 – 249, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / Henry Frederick Amedroz, The Eclipse of the Abbasid Caliphate, cilt 4, s. 449 – 450, Forgotten Books, Londra 2013 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, A History of Sharvan and Darband in the 10th – 11th Centuries, W. Heffer & Sons Ltd. Publishing, Cambridge 1958 / İbn-i Misgevêy, Tecarub’el- Umam, cilt 2 / William E. Watson, Ibn al- Athīr’s Accounts of the Rūs: A Commentary and Translation, bölüm 35, Canadian & American Slavic Studies, 2001 / Tim Severin, Viking – Sworn Brother, s. 320 – 323, Pan Books, Londra 2005 / Karl Erik Daniel Lagerlöf, I Dagens Lågor Botkyrka, Sverige, Världen, s. 21, Carlsson Förlag, Stockholm 2003 / El- Mesudî, Muruc’uz- Zeheb we Meâdîn’ul- Cewher, cilt 1, s. 141, Beyrut 2008

(321): John Julius Norwich, Byzantium: The Apogee, s. 353 – 355, Penguin Books, Londra 1993 / Dumbarton Oaks, Catalogue of the Byzantine Coins in the Dumbarton Oaks Collection and in the Whittemore Collection, “Michael VII Doukas (1071 – 1078), s. 780 ve 785, 1973

(322): age / age

(323): Eric Christiansen, The Northern Crusades, kitabın tümü, Penguin Adult Publishing, Londra 1997

(324)Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates: The Islamic Near East from the 6th to the 11th Century, s. 256, Longman Publishing, Harlow 2004 / The Cambridge History of Iran, cilt 4, s. 198 – 249, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / Henry Frederick Amedroz, The Eclipse of the Abbasid Caliphate, cilt 4, s. 449 – 450, Forgotten Books, Londra 2013 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, A History of Sharvan and Darband in the 10th – 11th Centuries, W. Heffer & Sons Ltd. Publishing, Cambridge 1958 / İbn-i Misgevêy, Tecarub’el- Umam, cilt 2 / William E. Watson, Ibn al- Athīr’s Accounts of the Rūs: A Commentary and Translation, bölüm 35, Canadian & American Slavic Studies, 2001 / Tim Severin, Viking – Sworn Brother, s. 320 – 323, Pan Books, Londra 2005 / Karl Erik Daniel Lagerlöf, I Dagens Lågor Botkyrka, Sverige, Världen, s. 21, Carlsson Förlag, Stockholm 2003 / El- Mesudî, Muruc’uz- Zeheb we Meâdîn’ul- Cewher, cilt 1, s. 141, Beyrut 2008

(325): Ebû Muzaffer Yusuf Sıbt İbn-i Cewzî, Mirat’uz- Zaman fi Tarih’il- Âyan, s. 259, Şam 1251 / Ebû Bekr Abdullah bin Aybek el- Dewadarî, Kenz’ud- Dûrar we Cami’el- Ğurar, cilt 6, s. 394, Kahire 1331 / Faruk Sümer – Ali Sevim, İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı, s. 34 ve 57, Türk Tarih Kurumu (TTK) Yayınları, Ankara 1971

(326): Eric Christiansen, The Northern Crusades, kitabın tümü, Penguin Adult Publishing, Londra 1997

(327)İbn-i Ezraq el- Fariqî, Mervanî Kürtleri Tarihi, s. 77, Koral Yayınları, İstanbul 1975 / Hilda Roderick Ellis Davidson, The Viking Road to Byzantium, s. 241 – 243, Allen and Unwin Publishing, Londra 1976

(328)Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(329): Lena Peterson, Nordiskt Runnamnslexikon, Institutet för Språk och Folkminnen, Uppsala 2007 / Old Norse – Icelandic Literature: A Critical Guide, Judith Jesch, “Geographie and Travels”, s. 125, University of Toronto Press, Toronto 2005 / Carl L. Thunberg, Särkland och dess Källmaterial, s. 9 – 22, Göteborgs Universitet Institutionen för Historiska Studier, Göteborg 2011 / Ture Algot Johnsson Arne, Fornvännen, cilt 6, “Sveriges Förbindelser Med Östern Under Vikingatiden”, s. 1 – 66, Stockholm 1911; cilt 37, “Grävningarna i Khazarfästningen Sarkel”, s. 299 – 302, Stockholm 1942; cilt 42, “‘Austr i Karusm’ och Särkslandnamnet”, s. 290 – 305, Stockholm 1947 / Göran Burenhult, Arkeologi i Norden, cilt 2, Natur & Kultur Förlag, Stockholm 1999 / Hallvard Magerøy, I Store Norske Leksikon, “Serkland”, 9 Ağustos 2016 / Rudolf Simek, Altnordische Kosmographie, Studien und Quellen zu Weltbild und Weltbeschreibung in Norwegen und Island vom 12. bis zum 14. Jahrhundert, s. 156 – 158, 172 – 173, 190, 196 – 198, 202, 205, 208 – 209, 323, 427, 433 – 434, 441 – 444, 454 – 455, 460 ve 477, Walter de Gruyter Verlag, Berlin 1990 / Judith Jelsch, Ships and Men in the Late Viking Age, s. 62, 88, 92, 102 – 107 ve 247, The Boydell Press, Woodbridge 2001 / Michael P. Barnes, Runes a Handbook, s. 77, The Boydell Press, Woodbridge 2012 / Cordelia Heß – Jonathan Adams, Fear and Loathing in the North, Jews and Muslims in Medieval Scandinavia and the Baltic Region, s. 8 – 10, Walter de Gruyter Verlag, Berlin 2015 / Gerhard Schøning, Norges Riiges Historie, s. 508 – 509, Kopenhag 1771 / bonus: Artur Lundkvist, Slavar för Särkland, roman, kitabın tümü, Albert Bonniers Förlag, Stockholm 1978

(330): age / age / age / age / age / age / age / age / age / age

(331): age / age / age / age / age / age / age / age / age / age

(332): Tim Severin, Viking – Sworn Brother, s. 320 – 323, Pan Books, Londra 2005

(333): Vikingler tarafından İskandinavya’ya getirtilen ve “Särkland köleleri” olarak adlandırılan bu Müslüman kölelerin dramını ve trajedilerini anlatan bazı romanlar şunlardır: Artur Lundkvist, Slavar för Särkland, roman, Albert Bonniers Förlag, Stockholm 1978 / Robert Low, Die Eingeschworenen, roman, 4 cilt, Wilhelm Heyne Verlag, Münih 2012 / Ulf Schiewe, Herrscher des Nordens, roman, 2 cilt, Droemer Knaur Verlag, Münih 2017 / Martha Sophie Marcus, Herrin des Nordens, roman, Goldmann Verlag, Münih 2016 / Robert Lyndon, Schwert und Feuer, roman, Wunderlich Verlag, Tübingen 2014

(334)Ture Algot Johnsson Arne, Fornvännen, cilt 27, Stockholm 1932

(335)Karl Erik Daniel Lagerlöf, I Dagens Lågor Botkyrka, Sverige, Världen, s. 21, Carlsson Förlag, Stockholm 2003 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(336): İsveç’teki şu numaralı runik taşlar üzerinde “Särkland” ifadesi yer almaktadır: Ingvarsstenarna Sö 139, Sö 279, Sö 281 ve Tillinge Runsten U 439, U 785

(337)Þórgils Fiskimaðr, Nordmand, 11 årh., AI 400 – 1, BI 369 / Þórarinn Stuttfeldr, Islandsk Skjald, 12. årh., AI 489 – 92, BI 461 – 4

(338)Hejarê Şamil, Diaspora Kürtleri: Sovyet Kürtleri Hakkında Tarihî ve Güncel İnceleme, s. 23, “Kafkasya Kürtleri” bölümü, Peri Yayınları, İstanbul 2005

(339)age, s. 27

(340)Diplomat Gazetesi, Kürd Xalqının Tarixindən Səhifələr, 1 – 15 Mayıs 2006, Sayı 7 (32), s. 5, Bakü 2006

(341)Hejarê Şamil, Diaspora Kürtleri: Sovyet Kürtleri Hakkında Tarihî ve Güncel İnceleme, s. 25 – 26, “Kafkasya Kürtleri” bölümü, Peri Yayınları, İstanbul 2005

(342)age, s. 26

(343)James Stuart Olson, An Ethnohistorical Dictionary of the Russian and Soviet Empires, Greenwood Press, Westport Conn 1994

(344)Hejarê Şamil, Diaspora Kürtleri: Sovyet Kürtleri Hakkında Tarihî ve Güncel İnceleme, s. 26, “Kafkasya Kürtleri” bölümü, Peri Yayınları, İstanbul 2005

(345)İbn-i Xordadbî, Kitab’el- Mesalik we’l- Memalik, s. 221, 1972 / Marienne Vedeler, Silk for the Vikings, s. 90 – 91, Oxbow Books, Oxford 2014 / Gary Dean Peterson, Vikings and Goths: A History of Ancient and Medieval Sweden, s. 203, McFarland & Company Publishers, Jefferson 2016

(346)Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates: The Islamic Near East from the 6th to the 11th Century, s. 256, Longman Publishing, Harlow 2004

(347): The Cambridge History of Iran, cilt 4, s. 198 – 249, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / Henry Frederick Amedroz, The Eclipse of the Abbasid Caliphate, cilt 4, s. 449 – 450, Forgotten Books, Londra 2013 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, A History of Sharvan and Darband in the 10th – 11th Centuries, W. Heffer & Sons Ltd. Publishing, Cambridge 1958 / Arşak Poladyan, 7. – 10. Yy’da Arap Kaynaklarına Göre Kürtler, Erivan 1987 / Hejarê Şamil, Diaspora Kürtleri: Sovyet Kürtleri Hakkında Tarihî ve Güncel İnceleme, “Kafkasya Kürtleri” bölümü, Peri Yayınları, İstanbul 2005

(348): Clifford Edmund Bosworth, Encyclopaedia Iranica, “Barda’a” maddesi

(349) : First Encyclopedia of Islam, cilt 4, s. 1135, E. J. Brill Publishing, Köln & Leiden & New York 1993 / The Cambridge History of Iran, cilt 4, s. 226 ve 233, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, Studies in Caucasian History, s. 32 – 33, Cambridge University Press, Londra & Melbourne & New York 1953 / Av Ashti Jangi, Mynt Från Två Kurdiska Dynastier Under Abbasidernas Tid, Svensk Numismatik Tidskrift, sayı 6, Ekim 2006 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017 / Nora K. Chadwick, The Beginnings of Russian History, s. 142, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Delhi & Singapur & Kap & São Paulo & Mexico City & Melbourne & New York 1946

(350) Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017 / Şamîlê Selîm Esker, Kurdên Azerbeycanê, Çira Dergisi, sayı 9, 1997

(351) : First Encyclopedia of Islam, cilt 4, s. 1135, E. J. Brill Publishing, Köln & Leiden & New York 1993 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, Studies in Caucasian History, s. 32 – 33, Cambridge University Press, Londra & Melbourne & New York 1953 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky – Thomas Bois – David Neil Mac Kenzie, Kürtler ve Kürdistan, s. 52, Doz Yayınları, İstanbul 2004 / Av Ashti Jangi, Mynt Från Två Kurdiska Dynastier Under Abbasidernas Tid, Svensk Numismatik Tidskrift, sayı 6, Ekim 2006

(352) : Ali Dadan, Tarihte İslam Dünyasını Hedef Alan Viking Saldırıları, İSTEM (İslam San’ât, Tarih, Edebiyat ve Mûsikîsi) Dergisi, yıl 13, sayı 25, s. 113, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Yayınları, Konya 2015 / Selim Karagöz, Vikingler ve Viking İstilâ Çağı (793 – 1066), s. 92, Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Aksaray 2014

(353) : The Encyclopedia of Islam, cilt 9, s. 169, “Shaddadis” maddesi, Brill Publishing, New York 1997 / Andrew C. S. Peacock, Iran and the Caucasus, cilt 9, s. 209, “Nomadic Society and the Seljūq Campaigns in Caucasia” bölümü, Brill Publishing, New York 2005 / Lokman I. Meho – Kelly L. Maglaughlin, Kurdish Culture and Society: An Annotated Bibliographie, s. 306, Greenwood Press Publishing, Londra 2001 / Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates, s. 215, Routledge Publishing, Londra & New York 2016 / Nevzat Keleş, Şeddadiler (951 – 1199): Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı, kitabın tümü, Bilge Kültür Sanat Yayınevi, İstanbul 2006 / Ali Güler, Selahaddin – Hakikat ve Efsane Arasında Selahaddin Eyyubî, s. 13 – 14, Düşün Yayıncılık, İstanbul 2017

(354) Encyclopædia Iranica, “Shaddadis” maddesi, 2011 / Aram Nahapeti Ter – Ghevondyan, The Arab Emirates in Bagratid Armenia, s. 98, Calouste Gulbenkian Foundation, Lizbon 1976 / Vladimir Fëdoroviç Minorsky, Studies in Caucasian History, Cambridge University Press, Londra & Melbourne & New York 1953/ Ali Güler, Selahaddin – Hakikat ve Efsane Arasında Selahaddin Eyyubî, s. 13, Düşün Yayıncılık, İstanbul 2017

(355) : İbn-i Esir, El- Kâmil fi’t- Tarih, cilt 11, s. 277, İstanbul 1987 / İbrahim Sediyani, Kürt Sorununu Doğuran Süreç ve Tarihsel Sebepler, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) “2. Kürt Forumu” konuşması, İznik – Bursa, 17 Kasım 2012, MAZLUMDER Yayınları, s. 45, Ankara 2013 / Ali Güler, Selahaddin – Hakikat ve Efsane Arasında Selahaddin Eyyubî, s. 14, Düşün Yayıncılık, İstanbul 2017

(356) İbn-i Misgevêy, Tecarub’el- Umam, cilt 2 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017 / William E. Watson, Ibn al- Athīr’s Accounts of the Rūs: A Commentary and Translation, bölüm 35, Canadian & American Slavic Studies, 2001

(357)Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017 / Ture Algot Johnsson Arne, Fornvännen, cilt 27, “Rus’ erövring av Berda’a  år 943”, “Ibn Miskaweichs berättelse om ett Vikingatåg”, Stockholm 1932 / Ture Algot Johnsson Arne, Svenskar i Kaukasus för 1000 År Sedan, Dagens Nyheter, Sayı 28, Haziran 1931

(358): El- Mesudî, Muruc’uz- Zeheb we Meâdîn’ul- Cewher, cilt 1, s. 141, Beyrut 2008

(359)Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Tim Severin, Viking – Sworn Brother, s. 320 – 323, Pan Books, Londra 2005 / Karl Erik Daniel Lagerlöf, I Dagens Lågor Botkyrka, Sverige, Världen, s. 21, Carlsson Förlag, Stockholm 2003

(360): Tarih-i Taberî, cilt 21, s. 89 / The Cambridge History of Iran, cilt 5, s. 199, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / The Encyclopedia of Islam, cilt 6, fasikül 102 – 112, s. 626, Brill Publishing, New York 1989 / Encyclopedia of The Peoples of Africa and the Middle East, s. 382 – 383, Facts on File Library of World History, New York 2000 / The Cambridge History of Arabic Literature – ‘Abbasid Belles-Lettres, s. 15, Cambridge University Press, Cambridge & Melbourne & New York 1990 / Clifford Edmund Bosworth, The New Islamic Dynasties, s. 89, Columbia University Press, New York 1996 / Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates, s. 215, Routledge Publishing, Londra & New York 2016 / Michael M. Gunter, Historical Dictionary of the Kurds, Scarecrow Press, Lanham 2010 / Hakan Özoğlu, Kurdish Notables and the Ottoman State, s. 46, State University of New York Press, New York 2004

(361): age / age / age / age / age / age / age / age / age

(362)İbn-i Ezraq el- Fariqî, Tarih-u Meyyafariqîn, s. 121, British Museum, Or. 5803 / İbn-i Ezraq el- Fariqî, Tarih-u Fariqî, s. 49, Beyrut 1974 / İbn-i Adim, Buğyet’ut- Taleb fi Tarih-i Haleb, cilt 3, s. 1130, Şam 1983 / Yusuf Baluken, Mervanîler Döneminde İlmî Faaliyetler, s. 304, Uluslararası Silvan Sempozyumu Kitabı, 25 – 27 Nisan 2008, Mardin Artuklu Üniversitesi – Şarkiyat Araştırmaları Derneği, Mardin & Diyarbakır 2008

(363)İbn-i Ezraq el- Fariqî, Tarih-u Meyyafariqîn we Amid, s. 115, Erzurum 1994 / Yakut el- Hamevî, Mucem’ul- Buldan, cilt 3, s. 158 / İbn-i Havkal el- Nasibî, Suret’ul- Erd, s. 215 ve 370, 1938 / Ebû Tahir es- Silefî, Mucem’us- Sefer, s. 376 – 377, Beyrut 1993 / Yusuf Baluken, Mervanîler Döneminde İlmî Faaliyetler, s. 305, Uluslararası Silvan Sempozyumu Kitabı, 25 – 27 Nisan 2008, Mardin Artuklu Üniversitesi – Şarkiyat Araştırmaları Derneği, Mardin & Diyarbakır 2008

(364): Tarih-i Taberî, cilt 21, s. 89 / Taif el- Ezherî, Zengi and the Muslim Response to the Crusades: The Politics of Jihad, s. 42, Routledge Publishing, Londra & New York 2016 / İbn-i Ezraq el- Fariqî, Tarih-u Meyyafariqîn, s. 121, British Museum, Or. 5803 / İbn-i Ezraq el- Fariqî, Tarih-u Fariqî, s. 49, Beyrut 1974 / İbn-i Adim, Buğyet’ut- Taleb fi Tarih-i Haleb, cilt 3, s. 1130, Şam 1983 / Muhammed Abdulhay Muhammed Şaban, Islamic History, cilt 2, s. 174, Cambridge University Press, Cambridge & New York & Victoria 1976 / The Cambridge History of Iran, cilt 5, s. 199, Cambridge University Press, Cambridge & Madrid & Melbourne & New York 1975 / The Encyclopedia of Islam, cilt 6, fasikül 102 – 112, s. 626, Brill Publishing, New York 1989 / Encyclopedia of The Peoples of Africa and the Middle East, s. 382 – 383, Facts on File Library of World History, New York 2000 / The Cambridge History of Arabic Literature – ‘Abbasid Belles-Lettres, s. 15, Cambridge University Press, Cambridge & Melbourne & New York 1990 / Clifford Edmund Bosworth, The New Islamic Dynasties, s. 89, Columbia University Press, New York 1996 / Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates, s. 215, Routledge Publishing, Londra & New York 2016 / Michael M. Gunter, Historical Dictionary of the Kurds, Scarecrow Press, Lanham 2010 / Hakan Özoğlu, Kurdish Notables and the Ottoman State, s. 46, State University of New York Press, New York 2004 / Kenneth Meyer Sethon, A History of the Crusades, The First Hundred Years, s. 152, University of Wisconsin Press, Madison 1969 / Andrew C. S. Peacock, Early Seljūq History: A New Interpretation, s. 154, Routledge Publishing, Londra & New York 2010 / Simon Payaslian, The History of Armenia: From the Origins to the Present, s. 174, Palgrave Macmillan Publishing, Basingstoke 2007 / Julia Ashtiany, Abbasid Belles Lettres, s. 15, Cambridge University Press, Cambridge 1990

(365)Wîkîpediya (Kurmanc Kürtçesi), “Merwanî” maddesi / Wikipediya (Zaza Kürtçesi), “Merwanî” maddesi / Wikipediya (Soran Kürtçesi), “میرنشینی مەروانی” maddesi / Vikipedi (Türkçe), “Mervaniler” maddesi / Wikipedya (Farsça), “مروانیان” maddesi / Wikipedya (Arapça), “ﻤﺭﻮﺍﻨﻴﻮﻦ” maddesi / Wikipedia (Almanca), “Marwaniden” maddesi / Wikipedia (İngilizce), “Marwanids” maddesi / Wikipédia (Fransızca), “Marwanides de Haute – Mésopotamie” maddesi / Wikipedia (İspanyolca), “Dinastía Marwánida” maddesi / Viquipèdia (Katalonca), “Dinastia Marwànida” maddesi / Wikipediya (Rusça), “Марваниды” maddesi / ayrıca bkz. İslam Tarihi Ansiklopedisi, cilt 7, “Mervânîler” maddesi

(366)Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(367): The Oxford Encyclopedia of Medieval Walfare and Military Technology, cilt 1, s. 322, Oxford University Press, Oxford 2010 / Dedalo Libri, Annali Della Facoltà di Lettere e Filosofia, cilt 21, s. 82, Università Degli Studi Bari, Bari 1978 / Luc – Normand Tellier, Urban World History, s. 256, Presses de l’Université du Québec, Quebec 2009 / Sven B. Jansson, Runstenar, s. 22, STF, Stockholm 1980 / Thomas J. Craughwell, How The Barbarian Invasions Shaped The Modern World, s. 202, Fair Winds Press, Beverly 2008 / Anthony Kaldellis, Streams of Gold, Rivers of Blood, Oxford University Press, Oxford 2017 / Jim Bradbury, The Routledge Companion to Medieval Warfare, s. 60 – 61, Routledge Publishing, Londra & New York 2004 / Matthew Bennett, Campaigns of the Norman Conquest, s. 61 – 62, Fitzroy Dearborn Publishers, Londra & Chicago 2001 / Edward Gibbon, The History of the Decline and Fall of the Roman Empire, cilt 4, s. 61 ve 861, Harper & Borthers Publishing, New York 1840 / Thomas Keithley, Outlines of History, s. 217 – 220, Ledox Library, Londra 1878 / The Penny Cyclopædia of the Society for the Diffusion of Useful Knowledge, cilt 21, s. 478 – 483, Scanderoon – Signet Publishers, Londra 1841 / Nicholas Hooper – Matthew Bennett, Cambridge Illustrated Atlas of Warfe – The Middle Ages (768 – 1487), s. 82, Cambridge University Press, Cambridge 1996 / Medieval Italy – An Encyclopedia, cilt 1 – 2, s. 676, Routledge Publishing, Londra & New York 2004 / Enzo Parabita, Musard di Staveley – Stirpe di Epici Cavalieri Normanni, s. 40, Edizioni Culturali Ass. Ad Maiora Semper, Roma 2017 / Antonio de Rosa – Mauro Perani, Giovanni – Ovadiah da Oppido, Proselito, Viaggiatore e Musicista dell’Età Normanna, s. 15, Atti del Convegno Internazionale Oppido Lucano, 28 – 30 Mart 2004, Giuntina Editoriale, Floransa 2005 / Guida d’Italia – Basilicata Calabria, s. 257, Quarta Edizione, Milano 1980 / Graham A. Loud, The Age of Robert Guiscard – Southern Italy and the Norman Conquest, s. 92, Routledge Publishing, Londra & New York 2000 / Charles D. Stanton, Medieval Maritime Warfare, Pen & Sword Maritime Publishing, Barnsley 2015 / Annali d’Italia, s. 126, Milano 1744 / Georgios Theotokis, The Norman Campaigns in The Balkans (1081 – 1108), s. 129, The Boydell Press, Woodbridge 2014 / Paul Hill, The Norman Commanders – Masters of Warfere (911 – 1135), s. 146, Pen & Sword Military Publishing, Barnsley 2015 / Tony Jacques, Dictionary of Battles and Sieges, cilt 2: F – O, s. 681, Greenwood Press, Londra 2007 / Paul Brown, Mercenaries to Conquerors, s. 61, Pen & Sword Military Publishing, Barnsley 2016 / Sigfús Blöndal, The Varangians of Byzantium, s. 107, Cambridge University Press, New York 1978 / Anglo – Norman Studies V, s. 90, Proceedings of the Battle Conference, Boydell Press, Woodbridge 1982 / John Julius Norwich, The Normans in the South (1016 – 1130), Faber Finds Publishing, 2011 / A Chronology of the Byzantine Empire, s. 418 – 419, Palgrave MacMillan Publishing, Hampshire 2006

(368): Thomas Ripper, Diyarbekir Mervanîleri: İslamî Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı, s. 15, Avesta Yayınları, İstanbul 2012

(369): age, s. 18

(370): Şevket Beysanoğlu, Anıtları ve Kitabeleri ile Diyarbakır Tarihi, s. 212, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Yayınları, Ankara 2003

(371): Ali Emirî, Diyarbekir – El Cezire – Mesopotamie, Amidî Sevdâ Gazetesi, sayı 3, s. 33 – 39, 23 Mart 1909

(372)Yusuf Baluken, Mervanîler Döneminde İlmî Faaliyetler, s. 305, Uluslararası Silvan Sempozyumu Kitabı, 25 – 27 Nisan 2008, Mardin Artuklu Üniversitesi – Şarkiyat Araştırmaları Derneği, Mardin & Diyarbakır 2008 (Bahsini ettiğimiz bu ilim adamlarının isimlerini, hayatlarını ve eserlerini şu linkten görebilirsiniz: https://www.academia.edu/21165307/MERVAN%C3%8ELER_D%C3%96NEM%C4%B0NDE_%C4%B0LM%C4%B0_FAAL%C4%B0YETLER)

(373): İbn-i Ezraq el- Fariqî, Mervanî Kürtleri Tarihi, s. 77, Koral Yayınları, İstanbul 1975 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(374)Hilda Roderick Ellis Davidson, The Viking Road to Byzantium, s. 241 – 243, Allen and Unwin Publishing, Londra 1976

(375)Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(376): Vikipedi (Türkçe), “Malazgirt Meydan Muharebesi” maddesi

(377): Ebû Muzaffer Yusuf Sıbt İbn-i Cewzî, Mirat’uz- Zaman fi Tarih’il- Âyan, s. 259, Şam 1251 / Ebû Bekr Abdullah bin Aybek el- Dewadarî, Kenz’ud- Dûrar we Cami’el- Ğurar, cilt 6, s. 394, Kahire 1331 / Faruk Sümer – Ali Sevim, İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı, s. 34 ve 57, Türk Tarih Kurumu (TTK) Yayınları, Ankara 1971

(378)Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(379): agm

(380): John Julius Norwich, Byzantium: The Apogee, s. 353 – 355, Penguin Books, Londra 1993 / Dumbarton Oaks, Catalogue of the Byzantine Coins in the Dumbarton Oaks Collection and in the Whittemore Collection, “Michael VII Doukas (1071 – 1078), s. 780 ve 785, 1973, webden bakmak için: http://www.doaks.org/resources/online-exhibits/gods-regents-on-earth-a-thousand-years-of-byzantine-imperial-seals/rulers-of-byzantium/michael-vii-doukas-1071-78

(381): Eric Christiansen, The Northern Crusades, kitabın tümü, Penguin Adult Publishing, Londra 1997

(382): İbrahim Sediyani, Selahaddîn Eyyubî ve Yahudî Düşmanlığı, Sediyani Haber, 23 Temmuz 2017

(383): agm

(384)Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(385): age / agm

(386): age / agm

(387): Herman Lindqvist, Historien om Sverige, “Från Islossning till Kungarike”, s. 164, Norstedts Förlag, Stockholm 1993

(388)Viking mezarlarında “Allah” ve “Ali” yazıları çıktı, Ajanslar, 6 Ekim 2017 http://www.sediyani.com/?p=18807

(389): agh

(390)Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(391)Kulturhistoriskt Lexikon för Nordisk Medeltid, Ulla S. Linder – Welin, “Arabiska Mynt”, s. 188, Allhems Förlag, Malmö 1956 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(392)Kolbjørn Skaare, Coins and Coinage in Viking-Age Norway, s. 150, Universitetsforlaget, Oslo 1976 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(393)Johannes Elith Østrup, Catalogue des Monnnies Arabes et Turques, s. 113, no 277, Kopenhag 1938 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(394)Gabriel Geitlin, Om K. Alexanders Universitetets Muhammedanska Mynt, Acta Societatis Scientlarum Fennicæ, Tomus VII, s. 231, 1863 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(395)Carl Johan Tornberg, Symbolae ad rem Numariam Muhammedanorum ex Museo Regio Holmiensi, “Nova Acta Regiae Societatis Scientiarum Upsaliensis”, cilt 13, s. 140 – 142, “Merwanidici” maddesi, 1846 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(396)Carl Johan Tornberg, Numi Cufici, “Regii Nomophylacii Holmiensis Ques Emnes in Tera Sueciae Repertos Digessit et Interpretatus est. Uppsaliae, s. 269 – 274, “Numi Merwanidarum” maddesi, 1848 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(397)Carl Johan Tornberg, Om de i Svensk Jord Funna Österländska Mynt, s. 17, 1857 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000

(398)Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(399): age / agm

(400): Marcus Johansson, Islamiska Mynt, Uppsats i Påbyggnadskurs i Arkeologi vid Stockholms Universitet, Numismatiska Forskningsgruppen, Stockholm 1997, sözkonusu araştırmaya webden bakmak için: http://www.archaeology.su.se/polopoly_fs/1.55057.1321542315!/menu/standard/file/Johansson_Islamiska%20mynt.pdf

(401)Corpus Nummorum Saeculorum IX – XI qui in Suecia Reperti Sunt – Catalogue of Coins from the 9th – 11th Centuries Found in Sweden, I. Gotland, 4. Fardhem – Fröjel, s. 205, 1982 / Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(402)agk, 2. Bäl – Buttle, s. 59 ve 62, 1977 / age / agm

(403)Ulla S. Linder – Welin, Sayf ad-Dawlah’s Reign in Syria and Diarbekr, “In the Light of the Numismatic Evidence”, Antikvariska Serien 9, s. 17 – 104, Kungliga Vitterhets Historia & Antikvitets Akademiens Handlingar, Stockholm, 1961

(404)Rohat Alakom, Svensk – Kurdiska Kontakter Under Tusen År, s. 17 – 44, Apec Truck & Förlag, Stockholm 2000 / Rohat Alakom, Vikingler Kürtler’le Karşılaşıyor, Kürt Tarihi Dergisi, Sayı 28, Ocak – Haziran 2017

(405)Dergûşa Nasnameyê, s. 156 – 157, İsveç Millî Eğitim Okullar Genel Müdürlüğü’nün okullarda çocuklara okuttuğu yardımcı ders kitabı, Statens Skolverket Sverige, 2002

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

2134 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir