Rusya Ülkesini Kuran Vikingler | Vikingler İstanbul’da

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 35…

 

 

 

Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 35

İbrahim Sediyani

     (*) Üç bölüm önce başladığımız “Viking Dosyası”na kaldığımız yerden devam ediyoruz.

     – – – – –

      RUSYA ÜLKESİNİ KURANLAR VİKİNGLER’DİR

     Vikingler kendi içinde iki ana kola ayrılırlar: Normanlar ve Varyaglar. İsveçli Vikingler’e “Varyag” (Vik. Væring), Norveçli ve Danimarkalı Vikingler’e “Norman” (Vik. Normandí) denir.

     İsveçli olan Varyaglar – haliyle – doğuya doğru yayılmış, daha çok bugünkü Rusya topraklarını egemenlikleri altına almış (202), hatta 11. yy’da Karadeniz kıyılarına (203), Kafkasya’ya ve Kürdistan’a kadar uzanmışlardı (204). Bunların çoğu Rusya topraklarında Novgorod civarına (205), Ukrayna topraklarında ise Kiev ve çevresine yerleştiler (206). Vikingler bu topraklarda barışçı ticaret erbabı olarak ipek karşılığında kürk ve köle alışverişi yaptılar. Bunların içinden Viking Prensi Rørik (830 – 79)’in kurduğu Rurik Hanedanı (862 – 1610), Rusya’da 9. yy’dan 17. yy’a kadar hüküm sürmüştür. (207) (“Rørik” adı, eski Viking dilinde “ünlü hükümdar” anlamına gelmektedir.)

     Doğu Avrupa’ya, bugünkü Rusya içlerine, hatta Kafkasya, Mezopotamya ve oradan da Bağdat pazarlarına kadar giden Vikingler, İsveç kökenlidir. Kaynaklarda bazı Dan ve Fin gruplar da dile getirilir, fakat ezici çoğunluk yine de İsveçliler’de.

     Varyaglar, genelde İsveç’teki Svear ve Götar (bugünkü Göteborg ve çevresinde yaşayan halk da bu kabileden gelir) adlı iki kabileye mensup Vikingler idiler. (208)

     Baltık Denizi’nin güney ve doğu yakasına yerleşen Varyaglar, buradaki akarsuları takip ederek anakara içlerine ilerlediler. Deniz ve ırmak boylarında koloniler kurdular ve burada yaşayan az gelişmiş Slavlar ile ticarete başladılar. Slavlar, daha yüksek bir kültüre sahip olan Varyaglar’ın güdümüne kolayca girdi. (209)

     Varyaglar’ın denizcilikteki tecrübesi, bölgedeki nehirlerde ticaret yapmalarını kolaylaştırdı ve kısa zamanda kontrolü ele geçirmelerini sağladı. Varyaglar, kuzey ormanlarındaki kürk, bal, balmumu, ahşap, silah gibi ürünleri güneye satarak oradan şarap, baharat, mücevher, cam ve kitap gibi ürünler getiriyorlardı. (210) Baltık ve Karadeniz arasında böylece aktif bir hat kurulmuş idi.

     Slavlar’ın iki büyük şehrinden biri olan Novgorod (Rus. Новгород [Nowgorod]), Viking Varyag lordlarından Rørik’i kendine lider seçti. (211) Böylece erken Rus tarihinin ilk hanedanı kurulmuş oldu. Rørik bir ordu hazırladı ve ardılları, diğer büyük Slav şehri olan Kiev (Ukr. Київ [Kiıv])’i ele geçirdi. (212) Bu sayede tüm Doğu Avrupa ticareti Varyaglar’ın eline geçti.

     Bugün “Rusya” adlı ülkenin ve bu ülkede yaşayan halkın ismi olan “Rus” kelimesi, aslında o dönemde bu coğrafyada yaşayan halkın, kendi topraklarına gelip yerleşen İsveçli Vikingler için kullandığı bir nitelemeydi. Yani bugünkü Rusya topraklarında yaşayan İsveçliler’e “Rus” denirdi. Dolayısıyla “Rusya”, aslında “İsveçliler’in ülkesi” demektir. (213)

     Viking Varyag tüccarlar Karadeniz kıyılarında da limanlar kurarak güneye indiler ve İstanbul (o zamanlar Konstantinopolis) ile yoğun bir ticaret ilişkisi kurdular. (214)

     Bazıları Volga Nehri’ni takip ederek Hazar Denizi’ne indi ve Müslüman kavimler ile iletişime geçti. (215) Hatta İskandinavya’da bulunan bir Buda heykeli, Varyaglar’ın Asya içlerine dek bile sızdıklarını göstermektedir. (216)

     “RUS” VE “VARYAG” KELİMELERİNİN ETİMOLOJİSİ VE “RUSYA” İSMİNİN KÖKENİ

     Vikingler’in doğu kolu olan Varyaglar, kaynaklarda iki şekilde anılırlar. Bunlardan biri, sıkça kullanılan ve zaman içinde yaygınlaşan “Varyag” (veya Væringi, Vareng, Varengian) ismi. Genel kabule göre bu kelime, Eski Viking dilinde “yemin” ya da “sadakat” anlamlarına gelen “várar” sözcüğünden türemiştir. Bu durumda “Væringi”, anlam olarak “üst düzey sadakate dayalı arkadaşlık” mânâsını karşılamakta. (217)

     Bu isim Varyaglar’a Yunanlar ve Rutanyalılar tarafından verilmiştir. (218) Yunanca’da bu isim “Varangoi” olarak adlandırılmıştır. (219) Eski Rus kaynaklarında ise, Vikingler’in İsveç’teki anayurtları olan Birka köyünden İstanbul’a katettikleri güzergâh tarif edilirken, “Из Варяг в Греки” (İz Varyag v Greki) ifadesi kullanılmakta. (220)

     “Varyag” (Varangoi, Væringi, Varengian) isminin sık kullanıldığı dönem ise 9. – 11. yy’lar arasındaki zaman dilimi. Vikingler’in Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna’yı ele geçirip İstanbul’a kadar indikleri tarihlere dayanıyor. (221)

     Ortaçağ’da Yunanca’daki “Βάραγγος” (Váraggos) ve Eski Doğu Slavca’daki “Варягъ” (Varyagú) kelimelerinin aynı anlama geldiğini, bunların Eski İskandinav Viking Norsça’daki “Væringi” kelimesinden türediğini söyleyen etimologlar ve araştırmacılar, kelimenin kökeninin “vár” (çoğulu “várar”) sözcüğü olduğunu, bunun da “rehin”, “inanç” veya “doğal eşlik” gibi anlamlara geldiğini ifade ediyorlar. Buradan yola çıkarak “Varyag” (Varangoi, Væringi, Varengian) isminin “yeminli arkadaşlık”, “bir amaç uğruna birbiriyle kenetlenip arkadaşlık eden kişiler” anlamına geldiğini belirtiyorlar. (222)

     Vikingler (Varyaglar) için kullanılan diğer bir isim olan ve fakat günümüzde hâlâ kullanılıyor olup bir ulusun ve bir ülkenin (üstelik dünyanın en büyük ülkesinin) ismi olan “Rus” ve “Rusya” isimlerinin etimolojisi ise siz sevgili okurların daha çok ilgisini çekecektir:

     Vikingler kendilerine “gemide kürek çeken adamlar” anlamında “Ras” derlerdi. Eski İsveç Viking dilindeki bu kelime, bugünkü Rusya’ya isim kaynaklığı yapacaktır. İsveç’ten Rusya’ya geldiklerinde, burada yaşayan yerli halklar da onları aynı şekilde, yöreden yöreye farklı telaffuzlarla, “Ras” ve “Rus” isimleriyle andı. (223) Bugünkü Rusya topraklarındaki ilk devleti kuranlar Vikingler olduğu için, bu topraklara “Vikingler’in ülkesi” anlamında “Русская Земля” (Ruskaya Zemliya) dendi. Bugün “Rusya” adlı ülkenin ve bu ülkede yaşayan halkın ismi olan “Rus” kelimesi, aslında o dönemde bu coğrafyada yaşayan halkın, kendi topraklarına gelip yerleşen İsveçli Vikingler için kullandığı bir nitelemeydi. Yani bugünkü Rusya topraklarında yaşayan İsveçliler’e “Rus” denirdi. Dolayısıyla “Rusya”, aslında “İsveçliler’in ülkesi” demektir. (224)

     Ukrayna’nın bugünkü başkenti Kiev mahreçli ve 12. yy’a ait “İlk Vakayıname” (Eski Doğu Slav. Повѣсть Времѧньныхъ Лѣтъ [Pověstĭ Vremęnĭnyhŭ Lětŭ])’de yazıldığına göre, bölge halkı tarafından “Rus” ismiyle anılan bir grup Varyag, 862 yılında Viking Prensi Rørik (830 – 79) öncülüğünde bugünkü Novgorod bölgesine yerleşti. (225) Rørik’in akrabası olan Oleg (? – 913), Kiev’i 882 yılında fethetti ve daha sonra Rørik’in torunları tarafından yönetilen Kiev Rus Devleti’ni kurdu. (226)

     “Varyag” ve “Rus” terimleri bazen birbirinin yerine kullanılabilir ancak iki grup arasında ufak farklar vardır. Her ikisi de 8. yy’da ve sonrasında Dinyeper – Volga bölgesine yerleşen İskandinav kökenli insanlara atıfta bulunur. “Varyag”, daha net tanımlanabilen bir gruptur. Doğu Avrupa’daki İskandinavlar çoğunlukla Bizans muhâfızları ile ilişkili idi. Bu paralı askerler neredeyse tamamen İskandinav vatanlarına dönen veya yerel Slav kültüründen kadınlarla evlenen insanlardı. “Rus” teriminin tanımlanması ise daha zordur. Ruslar aileleri ile kasabalara yerleşmeye daha eğilimliydiler. “Rus” terimi bazen hem Slav halklarını hem de İskandinavyalılar’ı tanımlamak için birincil kaynaklarda kullanılır. Tanımı, daha sonra, bir halkın adından politik bir varlık ve arazi alanına dönüştüğü dönemde daha net hale gelir. (227)

     En kabul edilebilir ve bizim de tahminimiz olan mantıklı görüş, belli bir zaman geçtikten ve Vikingler artık bu topraklarda devletler kurup yerleştikten sonra, “Varyag” nitelemesinin buradan sadece gelip geçen (bu topraklar üzerinden Kafkasya ve Mezopotamya’ya uzanan) yabancı Vikingler için kullanılırken, “Rus” nitelemesinin ise buraya gelip yerleşen, artık bu topraklarda yaşamaya başlayan Vikingler için kullanıldığıdır. Bizim tahminimiz bu yöndedir.

     İsveçli Vikingler bugün kendi adlarını taşıyan Rusya topraklarında yaşayan yerli halklar tarafından “Rus” ismiyle çağrılırken, kelime de dilden dile ve coğrafyadan coğrafyaya farklılık gösteriyordu. Örneğin Norveçli Vikingler tarafından “Roðr” ya da “Roðs-men” olarak isimlendirilen Varyaglar, Finlandiyalılar tarafından “Rotsi”, Yunanca’da ise “Rhos” olarak adlandırılmıştır. (228)

     “Rusya” adının eski Latince hali olan “Rutenya”, çoğunlukla Katolik Avrupa’ya komşu olan Viking Rus bölgesinin batı ve güney bölgelerine denilmişti. Ülkenin şimdiki adı olan “Rusya”, Rus isminin Yunanca hali olup aynı zamanda Kiev Rusyası’nın Bizans İmparatorluğu tarafından söylenişi olan “Ρωσία” (Rosía) kelimesinden gelmektedir. (229)

     “Vikingler’in ülkesi”, “İsveçli Vikingler’in toprakları” anlamına gelen, bu anlamda da kullanılan “Rusya” kelimesi ve ondan türeyen “Rutenya” coğrafî ismi, o dönemdeki Eski Yunanca ve Latince yazıtlarda “Rosia”, “Ruscia”, “Ruzzia”, “Ruthenia”, “Roxolania” gibi farklı biçimlerde kullanılmıştır. (230)

     VİKİNGLER RUSYA’DA

     İskandinavya’daki bütün yazılı kaynaklar, İsveçli Vikingler’in 7. yy’da Ívarr inn Víðfaðmi (? – ?) liderliğinde Baltık Denizi’nin öte yakasına geçtiğini söylemektedir. (231) Bu geçişler 800 yılına kadar sürmekte.

     Baltık Denizi’nin güney ve doğu yakasına yerleşen Varyaglar, buradaki akarsuları takip ederek anakara içlerine ilerlediler. Deniz ve ırmak boylarında koloniler kurdular ve burada yaşayan az gelişmiş Slavlar ile ticarete başladılar. Slavlar, daha yüksek bir kültüre sahip olan Varyaglar’ın güdümüne kolayca girdi. (232)

     Vikingler’in 7. ve 8. yy’larda, bugünkü Letonya’nın batısında bulunan Grobiņa kenti civarında, Liepāja kenti yakınlarındaki Suaslaukas’ta, Litvanya’nın kuzeybatısındaki Apuole kentinde ve bir de Polonya’nın kuzeydoğusundaki Elbląg kenti civarında önemli kolonileri vardı. (233)

     Varyaglar’ın denizcilikteki tecrübesi, bölgedeki nehirlerde ticaret yapmalarını kolaylaştırdı ve kısa zamanda kontrolü ele geçirmelerini sağladı. Varyaglar, kuzey ormanlarındaki kürk, bal, balmumu, ahşap, silah gibi ürünleri güneye satarak oradan şarap, baharat, mücevher, cam ve kitap gibi ürünler getiriyorlardı. (234) Baltık ve Karadeniz arasında böylece aktif bir hat kurulmuş idi.

     862 yılında Slavlar ve Finler, İsveçli Varyaglar’a karşı isyan ettiler. Onları tekrar İskandinavya’ya sürdüler. Ancak kısa süre sonra bu kez Finler ve Slavlar birbiriyle çatışınca, İsveçli Vikingler’i “düzeni sağlamak” ve “kendilerini yönetmek” için bizzat kendileri tekrar geri çağırdılar. (235) Slavlar ve Finler, kısa süre önce birleşip bu topraklardan kovdukları Vikingler’i, onlar gittikten sonra kendi aralarında birbirine girince, bu kez “tekrar gelin ve bizi yönetin” diyerek geri çağırdılar.

     Bölgeye geri gelen Vikingler, barışı sağladıktan sonra bu mıntıkanın tam hâkimi oldular. Ondan sonra da Viking lideri Rørik (830 – 79) ve kardeşleri Truvor (? – ?) ile Sineus (? – ?) öncülüğünde daha doğuya ve güneydoğuya yöneldiler, Rusya içlerine. Gidip Rusya’nın kuzeyindeki Novgorod (Eski Viking dilinde Hólmgarðr; şimdiki Rusça’da Новгород [Nowgorod]) coğrafyasına yerleştiler. (236)  

     Vikingler’i sevgiyle karşılayan ve bağrına basan Novgorod halkı, Viking Varyag Prensi Rørik’i kendine lider seçti. (237) Böylece erken Rus tarihinin ilk hanedanı kurulmuş oldu. (238)

     Vikingler, 9. yy boyunca Volga ticaret yolunu işletti. Ladoga ve Novgorod’un yanısıra, Gnêzdovo ve Gotland, Viking Varangian ticaret yolunun en önemli merkezleri idiler. (239)

     VİKİNGLER UKRAYNA’DA

     Bugünkü Rusya topraklarına gelen Vikingler, zamanla yerli Ruslar ile karışarak kayboldular. Viking lideri Rørik bir ordu hazırladı ve ardılları, diğer büyük Slav şehri olan Kiev (Ukr. Київ [Kiıv])’i ele geçirdi. (240)  Bu ordunun başında bizzat Rørik’in akrabası Oleg (? – 913) bulunuyordu. (241)

     Bu sayede tüm Doğu Avrupa ticareti Varyaglar’ın eline geçti. Vikingler bundan sonra Kiev bölgesinden Hazar Gölü’ne kadar olan topraklarda hâkimiyet kurarak güneye, Kafkasya’ya doğru ilerlediler.

     Vikingler bugünkü Ukrayna’nın başkenti Kiev ve civarını kapsayan topraklarda 882 yılında Kiev Rus adlı devleti kurdular. (242)

     Bundan sonra devletleşerek iyice kurumsallaşan ve güçlenen Vikingler, Baltık Denizi ile Hazar Gölü’nü birbirine bağlayan ticaret yolunu egemenlikleri altında tuttular. Ayrıca Karadeniz’e açılan ve Konstantinopolis (İstanbul)’e kadar uzanan Dinyeper (Ukr. Днiпро [Dnipro]; Rus. Днепр [Dnepr]; Biyelo Rus. Дняпро [Dnyapro]) ve Dinyester (Ukr. Днiстер [Dnister]; Rom. Nistru) ticaret yollarının da tek hâkimleri olmuşlardı. (243)

     VİKİNGLER KAFKASYA’DA

    Volga bölgesinin coğrafyası ve batıdaki Norman Vikingleri’nin neredeyse tüm Avrupa’yı ve Atlas Okyanusu sahillerini ele geçirip Akdeniz’e indiklerine dair gelen haberler, doğudaki Varyag Vikingleri’ni hem kendi ırktaşlarına karşı kıskandırıyor, hem de yeni yeni yerler fethetmek ve daha geniş bir alana yayılmak konusunda cesaretlendiriyordu. (244)

     İlk küçük çaplı baskınlar, 9. yy’ın sonlarında ve 10. yy’ın başlarında gerçekleşti. Bir kısım Vikingler, fetihlerini Hazar Gölü kıyılarına kadar taşıdılar. Ancak Viking lideri Yngvvar (? – ?) öncülüğünde dünyanın en büyük gölü olan Hazar kıyılarına kadar giden Vikingler’in bu seferi felâketle sonuçlandı. Hastalıktan kırıldılar. (245)

     913 yılında Vikingler, İran’a ilk büyük keşif yolculuğuna çıktılar. Hazar Gölü’nün doğu kıyılarına ulaşarak 500 gemiyle İran’ın bugünkü Gülistan vilayetinin Gurgan şehrine varan Vikingler, İran’ın Hazar Gölü güneyinde bulunan topraklarını ele geçirdiler ve ordan da yoğun olarak Kürt nüfûsun yaşadığı Horasan vilayetine ulaştılar. Fakat dönüşte, Hazar Gölü civarında yaşayan Müslüman Hazar kavimlerinin saldırısına uğradılar. Vikingler bu saldırıda ağır bir yenilgi aldılar, liderleri de yerel kabileler tarafından öldürüldü. (246)

     943 yılında yaptıkları seferde ise Vikingler, o zamanlar Deysemî Kürt Devleti’nin başkenti olan ancak günümüzde Azerbaycan’ın bir kenti olan Berde’yi ele geçirdiler. Vikingler birkaç ay orada kaldı ve söylendiğine göre bu süre zarfında yerli halktan pekçok insanı öldürdüler. (247)

     Rusya ve İslam dünyası arasındaki ekonomik ilişki, hızla ticaret yollarının genişleyen bir ağına dönüştü. Vikingler bunu Kafkasya üzerinden yapıyordu. Başlangıçta Baltık Denizi ile Hazar Gölü arasında bir düğüm fonksiyonu gören Staraya Ladoga’yı kuran Vikingler, ordan da İslam dünyasıyla (Azerbaycan, Kürdistan, İran ve hususen Bağdat) arasında yeni bir ticaret yolu oluşturmuşlardı. Vikingler, Staraya Ladoga limanından mallarını tâ Bağdat’a kadar gönderebiliyordu. Bağdat, 10. ve 11. yy’larda İslam dünyasının siyasî ve kültürel merkeziydi. (248)

     Vikingler başlangıçta 9. yy’da Volga ticaret yolu üzerinden kürk ve bal satmanın yanısıra kehribar, kılıç ve fildişi sergiliyorlardı. (249) Ancak Kafkasya’ya egemen olduktan sonra bu mallar “dirhem” olarak adlandırılan Arap gümüş sikkeleri ile değiştirildi. (250)

     Daha önce İsveç’ten gelmiş olan Rusyalı Vikingler ile Karadeniz – Hazar Gölü hattının güneyindeki topraklar arasındaki ticaret, Vikingler ile İslam dünyası arasındaki kültürel etkileşmenin gerçekleşmesini mümkün kıldı.

     Dünyaca ünlü Kürt seyyah Ahmed ibn-i Fadlan bin Abbas bin Raşid bin Hamid (877 – 960), Bağdat’tan kuzeydeki Rusya Viking topraklarına ve İdil Bulgar Hanlığı topraklarına 921 – 922 yıllarında yaptığı seyahatlerinde yaşadıklarını kaleme aldığı “Seyahatname”de, Vikingler’in günlük alışkanlıkları ve davranışları hakkında çok ilginç bilgiler aktarır. (251)

     Vikingler’in de Bağdat’a ulaştığına dair tarihî kayıtlar bulunuyor. (252)

     VİKİNGLER İSTANBUL’DA

     Vikingler, o zamanki ismi Yunanca Konstantinopolis olan İstanbul şehrine “Miklågard” (İsveç Vikingleri’nin ifadesi “Miklågard”, Norveç Vikingleri’nin ifadesi “Miklagarðr”, İzlanda Vikingleri’nin ifadesi “Mikligarður”) derlerdi. Bu isim eski Vikingce’de “Büyük şehir” anlamına geliyordu. (253) (miklå: büyük; gard: şehir)

     Vikingler’e ait en eski Bizans belgesi, 842 yılından önce yazılmış olabilir. Bu, Paflagonya (Yun. Παφλαγονία [Paflağonía])’ya uzanan bir baskın hakkında konuşan Amastris (bugün Türkiye’ye ait olan Amasra)’li Azîz Ğeorgi (760 – 802)’nin hayatını anlatan ve kendisinin yazdığı günlüklerdir. (254) Vikingler’in çağdaş Bizans varlığı ise, 741 – 882 yılları arasındaki Fransa tarihini anlatan günlüklerden oluşan ve ilk kez 19. yy’da matbû olarak basılan ünlü Fransız yazıtı “Annales Bertiniani” adlı kaynakta belirtilmiştir. (255) Söylendiğine göre, Bizans İmparatorluğu’nun mâhkemesinden bir heyet, 839 yılında bugünkü Almanya’nın Ingelheim şehrindeki mâhkemede Frank İmparatoru I. Dîndar Ludwig (778 – 840)’i ziyaret etti. Bu heyette, kendilerini “Rus” (veya Rhos) olarak adlandıran iki kişi vardı. Kral Ludwig, kökenleri hakkında soru sordu; onlar “İsveçli’yiz” dediler. Kardeşleri Danimarkalılar için casusluk yaptıklarından korkarak onları hapsediyordu. (256)

     Vikingler, 860 yılında liderleri Höskuldr (?– 882) ve Dir (? – ?) komutasında İstanbul’a ilk saldırılarını düzenlediler. Bu saldırı püskürtüldü, ancak Vikingler Dinyeper’den aşağıya doğru, Karadeniz’e kadar tuttukları yollarla çabalarını sürdürdüler. (257)

     Vikingler Bizans ile daha çok barışçıl ticarî ilişkilere sahip olsalar da, Kiev Viking Hükümdarlığı, 907 yılında Bizans’a karşı başarısız bir deniz seferi düzenledi, ardından 941 yılında “Miklågard’a (İstanbul’a) kayıtsız kalamayacaklarını” deklare ederek Vikingler’i Miklågard’ı (İstanbul’u) almaya teşvik etti. (258)

     968 yılında Vikingler, liderleri olan Kiev Viking Prensi I. Sveinald Ingvarsson (942 – 72) öncülüğünde neredeyse bütün Balkanlar’ı istilâ etmişti. (259) 970 yılının yaz ayından itibaren bu akınlar, İstanbul’a doğru yönelmiş, hedef artık İstanbul’u almak olmuştur. (260)

     BİZANS’IN “PARALI ASKERLERİ” OLAN VİKİNGLER: “VAREGLER”

     Vikingler, 10. yy’ın ortasında dünyayı dize getirmişlerdi. Ancak zenginlik ve ticaret bölünmelerine sebep oldu. Vi­kingler savaş için yaşarlardı. Fethedecek yer kalmayanca kendilerine yeni bir rol aradılar. (261)

     980 – 1015 yılları arasında Kiev Viking Devleti’nin prensliğini yapan Viking lideri I. Valdamarr Gamli Svyatoslaviç Veliki (958 – 1015), prens olduktan 8 sene sonra eski İskandinav dînini terkedip Ortodoks Hristiyan olunca (262), aynı yıl, 988’de Bizans İmparatoru II. Vasíleios Vulğaroktónos (958 – 1025), or­dusuna Vikingler’i çağırdı. Üç yıl sonra Viking Prensi Valdamarr, 971 yılındaki Doroston (bugün Bulgaristan’a ait olan Silistra) Kuşatması sonrası aralarında yapılan askerî yardım anlaşmasının bir gereği olarak, Bizans İmparatoru Vasíleios’a 6 bin Viking askeri gönderdi. Bizanslılar bu Vikingler’le, Bizans İmparatorluğu’nun “özel muhafız birliği” olan “Varegler”i oluşturdular. (263)

     Vikingler artık birer “paralı asker” idiler. Satacak bir şeyleri kalmayan Viking savaşçıları, şimdi de şöhretle­rini satıyorlardı. Karşılığında Bizans İmparatoru Vasíleios, Kiev Viking Prensi Valdamarr’a kendi kızkardeşini verdi. Bizans İmparatoru II. Romanós (938 – 63) ve Bizans Kraliçesi Theofanó (941 – 78) çiftinin kızı olan Bizans Prensesi Anna Porfuroğénniti (963 – 1011), Viking Prensi Valdamarr’la evlendirildi. (264) Bu evlilikten 3 çocukları oldu. (265)

     Bazı tarihçiler, Bizanslılar’ın güzel prenses Anna’yı Valdamarr’a bir nevî “dînî amaçlı rüşvet” olarak verdiklerini yazmaktadırlar. Bizanslılar Viking lideri Valdamarr’a haber salarak, “Eğer kendi pagan dînini terkedip Hristiyan olursan, seni güzel prensesimiz Anna ile evlendireceğiz” demiş, Valdamarr da bu teklifi hiç düşünmeden kabul etmiştir. Bazı tarihçiler de tam tersine, Valdamarr Hristiyanlık’ı kabul ettiği için, Bizanlılar’ın O’na güzel prenses Anna’yı bir nevî “hediye” amaçlı verdiklerini, Valdamarr’ın Hristiyan olmasını böyle önemli bir düğünle taclandırdıklarını söylemektedirler. (266) Şöyle veya böyle, her iki durumda da, Valdamarr’ın dîn değiştirmesiyle güzel prensesi nikâhına alması arasında doğrudan bir ilişki vardır.

     Valdamarr’ın Hristiyan olmasıyla, Kiev ve Ukrayna’daki Vikingler de Hristiyan olmuşlardı.

     989 yılında Varegler (Bizans’ın paralı Viking askerleri), Bizans İmparatoru Vasíleios’un liderliğinde, Bizans idaresine başkaldırmış bir general olan Várdas Fokãs (940 – 89)’ı yenmek için Hrisópolis (bugünkü Üsküdar semtinde Altınşehir mahallesinin olduğu yerdeki o zamanki yerleşim birimi)’te karaya çıktılar. Aslen Kürt olan Várdas Fokãs, 13 Nisan 989 tarihinde muharebe alanında rakibinin darbesi ile öldü. Liderlerinin ölümü ile Várdas Fokãs’ın birlikleri döndüler ve dağıldılar. (267) Tarihçiler, kaçan orduyu takip edip öldüren Varegler’in oldukça acımasız ve gaddar olduklarını not etmişlerdir.

     Bu Viking askerler, 11. yy’da İtalya’nın güneyinde Bizans egemenliğini yok eden Normanlar ve Lombardlar’a karşı geniş bir hizmet veren Vareg Muhâfızlar Birliği’nin nüvesini oluşturdular. 1018 yılında Bizans İtalya Valisi III. Vasíleios Buggiano (? – 1027), Bari şehrinden Melo Barensis di Bari (970 – 1020)’nin başlattığı Lambard İsyanı’na karşı Bizans İmparatoru II. Vasíleios’tan destek istedi. Viking savaşçılardan oluşan Vareg Muhâfızlar Birliği’nin katılımı ile Bizanslılar, Cannae Savaşı (İt. Battaglia di Canne)’nda büyük bir zafer kazandılar. (268)

     Viking savaşçılardan oluşan Varegler, ayrıca 1038 yılında aslen Makedonyalı olan Bizans Generali Geórgios Maniákis (998 – 1043) komutasında, Akdeniz’in en büyük adası olan Sicilya’yı Araplar’dan geri alma harekâtına da katılmışlardır. (269) Burada İtalya’ya yeni gelmiş, macera arayan Batı Vikingleri (Normanlar) ve Apulia’dan gelen Lombardiyalılar ile birlikte Bizans kontrolünde beraber savaşmışlardır. (270) Sonradan Norveç Kralı olan dünyaca ünlü Viking lideri III. Harald Hardråde (1015 – 66), bu birliğin öne çıkan üyesiydi. (271) Ancak Bizans Generali Maniákis’in Lombardiyalılar’ı dışlaması ve liderleri Arduino di Melfi (? – 1041)’yi de herkesin önünde küçük düşürmesi nedeniyle önce Lombardiyalılar, sonra onları izleyen Normanlar (Batı Vikingleri) ve Varegler (Doğu Vikingleri) bu saygısızlığı gururlarına yedirmeyerek savaşı terkettiler. (272)

     Bu olaydan üç yıl sonra, en kıdemli Bizans askerî rütbesi olan ve Yunanca’da “en üstte yer alan kişi” anlamına gelen “katepano” (Yun. κατεπάνω [katepáno]) rütbesine (273) sahip olan Katepano Mixaíl Dokeianós (? – 1050), bugünkü İtalya’nın Adriyatik Denizi kıyısındaki Bari şehrinde Varegler’den oluşan bir kuvvet konuşlandırdı. Bu Viking savaşçılar, 16 Mart 1041 tarihinde Venosa yakınlarında kendi kuzenleri olan Normanlar ile savaşmak üzere çağrıldılar. (274)  Ancak bu Viking savaşçıların geri çekilmeleri esnasında Ofanto Nehri’nde geçerken birçoğu nehri aşamayarak boğulmuştur. (275) Aynı yılın Eylül ayında İtalyan Katepano Exaugusto Bugiano (? – 1042), küçük bir Vareg birliği ile gözden düşmüş Dokeianós’un yerine İtalya’ya gönderildi. Fakat 3 Eylül 1041 tarihinde, Normanlar (Batı Vikingleri) tarafından savaşta bozguna uğratıldılar. (276)

     Son katepanoların çoğu Konstantinopolis’ten Vareg birlikleri ile gönderilmişlerdir. 1047 yılında Katepano İoánnis Rafaíl (? – ?), Bari’ye Vareg birliği ile gönderildi fakat Barililer birlikleri kabul etmediler ve İoánnis Rafaíl de dönemini Otranto’da tamamladı. (277) 20 yıl sonra, 1067, İtalya’nın güneyindeki son Bizans Katepanı Mabrica (? – ?), Vareg birlikleri gelip, Brindisi ve Taranto‘yu aldı. (278) 1071 yılında Bizans için felâket ile biten Malazgirt Meydan Muharebesi’nde imparatorun etrafındaki korumalarının tamamı öldü. (279)

     Varyag Viking muhâfız birliğinin ilk yüz yıl boyunca İskandinavyalılar’dan oluşan ana yapısı, Normanlar’ın Britanya’yı ele geçirmesi ile multikültürel bir hal almış ve Anglo – Saksonlar da birliklere katılmaya başlamıştır. 1088 yılında Anglo – Saksonlar ve Danimarkalılar, Atlas Okyanusu – Akdeniz – Ege Denizi güzergâhı üzerinden Bizans İmparatorluğu’na göç etmişlerdir. (280) 235 gemi ile 5000 kişi gelmiştir. Bunlar imparatorluk hizmetine girmemiş, Karadeniz sahilinde şehrin inşâsını ve güvenliğini Bizans İmparatoru I. Aléksios Komninós (1048 – 1118) için sağlamışlardır. (281)

     Bu insanlar o günden sonra “Englinvarrangoi” (Anglo – Varegler) olarak isimlendirilmişlerdir. (282) Aşağı Balkanlar’ı da istilâ etmek isteyen Robert Guiscard (1015 – 85) komutasında kendi kuzenleri olan Normanlar’a karşı Sicilya’da savaşmışlardır. (283)

     Bu birlik hakkında yazan Bizans Prensesi ve Vakanüvis ‘Anna Komniní (1083 – 1153), ölmeden beş yıl önce, 1148 yılında kaleme aldığı ve biyografik bir çalışma olan “Alexiáda” (Yun. Αλεξιάδα) adlı kitabında, Britanya ya da İskandinavya kökenli ayrımı yapmadan onların hepsine “Thule’den olma, balta taşıyan barbarlar” demektedir. (284) Aynı şekilde, Bizanslı tarihçi ve az önce bahsettiğimiz, ‘Anna Komniní’ye ait “Alexiáda” adlı eseri kaldığı yerden yazarak devam ettiren İoánnis Kínnamos (1143 – 85), onları “İmparatoru koruyan ve balta taşıyan, uzun zaman önce Roma imparatorlarının hizmetine giren Britanyalılar” şeklinde nitelendirmektedir. (285)

     Viking Vareg muhâfızlar, kılıç kullanma ve ok atma konusunda büyük yetenek sahibi olmalarına rağmen ana silah olarak uzun baltalarını kullanırlardı. ‘Anna Komniní’nin “Alexiáda” adlı eseri ve bunun gibi bazı kaynaklarda belirtildiğine göre, hem Vikingler hem de seçkin Anglo – Sakson savaşçılar, normalde piyade olmalarına rağmen stratejik olarak sadece hareketliliğe ihtiyaç duyduklarında at kullanırlardı. (286)

     Muhâfızlar esas olarak Miklågard (Konstantinopolis, İstanbul) çevresinde yerleşiklerdi ve Boukoléon Sarayı yerleşkesinde barakaları vardı. Muhâfızlar ayrıca savaş meydanında orduya eşlik ederlerdi. Hemen hemen bütün Bizans, Avrupa ve İslam vakanüvislerinde bu Viking savaşçılarının cesaretleri not edilmiş ve hakları teslim edilmiştir. 1122 yılında Bizans İmparatoru II. İoánnis Komninós (1087 – 1143) komutasında kazanılan Beroia (bugün Bulgaristan’a ait olan Stara Zagora) Savaşı’ndaki Bizans zaferinde hayatî rol oynamışlardır. Vareg muhâfızlar, Peçenekler’in savaş arabaları ile kapatılan düşman çemberini yarmayı başarmışlar ve kamplarına ulaşılması için bir yol açmıştır. (287)

     İoánnis Komninós, Vikingler’in istisnasız tamamının “rhomphaia” isimli silah taşıdıklarını belirtir (288), fakat bu, Bizans edebiyatındaki “Attisizm” (Attikacılık) akımının etkisinin ürünüdür. “Rhomphaia” terimi, Bizanslı tarihçi, filozof ve yazar Mihaíl Psellós (1017 – 78) tarafından “daneøxe” (= bir çeşit Danimarka baltası) için kullanılmıştır. (289)

     Viking Vareg muhâfızlar, IV. Haçlı Seferi (1200 – 04) sırasında Konstantinopolis (İstanbul)’in savunmasında etkili olmuşlardır. İngilizler ve Danimarkalılar’dan oluşan muhâfızların rolü, “Çok şiddetli savaştılar, balta ve kılıçlar ile göğüs göğüse bir mücadeleydi, saldırganlar duvara geldiklerinde her iki taraftan da diğer tarafa esir düşen oldu” şeklinde anlatılmıştır. (290) En az 14. yy ortalarına kadar hizmet etmişlerdir. 1400 yılında Konstantinopolis’te hâlâ kendilerini “Vareg” olarak tanımlayan bazı insanlar vardı. (291)

     Vikingler, 10. yüzyılın ortalarında paralı askerliği bıraktılar. Tekrar yağmacılığa döndüler. Ancak hedef yerleşik hayata geç­miş diğer Vikingler’di. Bunun üzerine 10. yüzyılın sonlarında Vikingler aralarındaki bölünme yüzünden savunma için para harcamaya başladılar. Danimarka’daki Trelleborg Kalesi gibi kale­ler yaptılar. Bütün İskandinavya krallıkları aynı kaderi paylaşıyorlardı. (292)

     Viking lideri (ve sonradan Norveç Kralı olacak olan) III. Harold Hardråde (1015 – 66) komutasındaki Vi­kingler, Haliç’e gerilen zinciri aşarak İstanbul’u kuşattılar, an­cak başarılı olamadılar.

     Viking Vareg muhâfızların görev ve amaçları tamamen aynı olmamakla beraber, Kievli “druzhina”ların, Norveçli “hird”lerin ve İskandinavyalılar ile Anglo – Saksonlar’ın oluşturdukları “húskarl”ların verdikleri servislere benzemektedir. Vareg muhâfızlar, imparatora sadık kalacaklarına dair yemin ederek bir nevî “kişisel koruma” olarak hizmet etmişler, savaşların sadece kritik anlarında ya da muharebenin çok sertleştiği zamanlarda kendilerinden istifa edilmiştir. (293)

     Bizans imparatoru öldüğü zaman, Vareg muhâfızların imparatorluk hazinesine koşup alabildikleri kadar altın ve değerli taş alma hakları verdı ve bu usûl, Eski Viking Nors dilinde “polutasvarf” (saray yağması) olarak adlandırılırdı. (294) Bu imtiyaz, birçok Vareg muhâfızının eve zengin olarak dönmesini mümkün kılmış ve daha birçok İskandinav’ın Miklågard (Konstantinopolis, İstanbul) şehrine muhafız olarak yazılmasına neden olmuştur. (295)

     Vareg muhâfızların sadakati, Bizans yazarların kinayesi olmuştur. Bizans Prensesi ve Vakanüvis ‘Anna Komniní (1083 – 1153), 1148 yılında kaleme aldığı “Alexiáda” (Yun. Αλεξιάδα) adlı kitabında, imparatorluk tacını 1081 yılında ele geçiren babası I. Aléksios Komninós (1048 – 1118) hakkında yazarken, hâlâ İmparator olan III. Nikifóros Votaneiátis (1002 – 81)’in muhâfızlığını yapan Varegler’e saldırılmaması için tavsiye aldığını not etmiştir. ‘Anna Komniní, Varegler için “İmparatorlara sadakate ve onların insanlarını bir aile geleneği olarak, gizli bir hazine olarak korumaya inanmışlardır” diye yazar. Bu bağlılık için ayrıca şunu da not etmiştir: “Bozulmamışlıklarını muhafazâ etmişler ve ihanetin en ufağına dahi yüz vermemişlerdir.” (296)

     Bizans İmparatoru II. Vasíleios Vulğaroktónos (958 – 1025) tarafından güvenilir bulunmayan yerli Bizans muhâfızlarının aksine Vareg muhâfızlarının sadakati, tacın altında duran adama değil, imparatorluk pozisyonunadır. Bu konu 969 yılında İmparator II. Nikifóros Fokás (912 – 69)’a yapılan ve ölümüyle sonuçlanan suikast olayında açıkça görülür. Bir uşak, imparator saldırıya uğradığında muhâfızları çağırır; fakat geldiklerinde imparator ölmüştür. Muhâfızlar, hemen I. İoánnis Çimiskís (925 – 76) önünde diz çökmüşler ve O’nu imparator olarak selamlamışlardır. Haklarında şöyle yazılmıştır: “Yaşarken, son nefesine kadar onu savunurlar. Ölüyken, intikam almak için bir sebep yoktur. Onların artık yeni efendileri vardır.” (297)

     Binaenaleyh “sadakat” konusunda bunların aksini yazan kaynaklar da mevcuttur. Örneğin tarihsel birer gerçek olarak kaydedilmiş olan iki hadise, “sadakat” konusunda Bizans kaynaklarının yazdıklarını çürütmekte, en azından sorgulatmaktadır:

     Biri 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nde, Bizans İmparatoru IV. Romanós Dioğénis (1030 – 72), Selçuklu Sultanı Diya’ed- Dûnya we’d- Dîn Adudu’d- Dewle Ebû Şuca Muhammed Alp Arslan bin Dawud (1029 – 72) tarafından esir alınıp daha sonra serbest kalırken, Konstantinopolis’e dönerken bir saray darbesi oldu. Paflagonyalı Asil Sezar İoánnis Doúkas (? – 1088), Vareg muhâfızlarını kullanarak Bizans İmparatoriçesi Eudokía Makremvolítissa (1021 – 96)’yı tutuklamış ve yeğeni VII. Mihaíl Doúkas Parapinákis (1050 – 90)’ı imparator ilan etmiştir. (298) Sonuçta, mevcut olmayan imparatoru savunmak yerine, “gaspçı” Varegler’i kullanarak tahta ulaşmıştır.

     Daha “fesat” bir olay ise Bizanslı tarihçi, dîn adamı ve vakanüvis İoánnis Zonarãs (1074 – 1159) tarafından yazılmıştır. 1078 yılında General Nikifóros Bruénnios o Tresvúteros (? – 1094) kör edildikten sonra Vareg muhâfızlar Bizans İmparatoru III. Nikifóros’a isyan etmişler, O’nu öldürmek için plan yapmışlar fakat isyan sadık birlikler tarafından bastırılmıştır. Muhâfızlar daha sonra af dilemişler ve affedilmişlerdir. (299)

     Birçok İskandinav erkeğin bu birliğe yazılmak için ülkeyi terketmesi nedeniyle, bunu engellemek için, şu anda merkezi olan Göteborg şehrinde bulunduğumuz ve bu konuyu siz sevgili okurlarımıza burada anlattığımız Batı Götlanda (İsv. Västra Götaland) vilayetinde bir Ortaçağ İsveç Yasası yürürlüğe girmişti.

    Şöyle diyordu, kanunda:

     “Yunan (Bizans) için muhâfızlık yapıp orada kalan hiç kimse İsveç’te mülk sahibi olamayacak ve mirastan yararlanamayacak.” (300)

     – – – – –

     (*) “Viking Dosyası”na seyahatnamenin bir sonraki bölümünde devam edeceğiz.

sediyani@gmail.com

     KAYNAKÇA:

(202) Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 10 – 11, Brill Publishers, Leiden 2009

(203): Stephen Turnbull, The Walls of Constantinople (AD 324 – 1453), Osprey Publishing, Oxford 2004

(204) Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 198, Facts on File, New York 1994

(205) : Encyclopædia Britannica, “Viking” maddesi

(206) : Fjodor Andrushchuk, The Vikings in the East, s. 553, Routledge Books, Londra 2008

(207) : Encyclopædia Britannica, “Rurik Dynasty” maddesi

(208) : Lars Bägerfeldt, Forna Götar & Svear, kitabın tümü, Falköping 2011

(209)Viking Worlds, Leszek Gardela, “Vikings in Poland: A Critical Overview”, s. 213 – 226, Oxbow Books, Philadelphia 2014

(210)Janet Martin, Medieval Russia (980 – 1584), s. 14, Cambridge University Press, New York 1995

(211)David Hughes, The British Chronicles, s. 275, Heritage Books, Maryland 2007

(212)Thomas J. Craughwell, How The Barbarian Invasions Shaped The Modern World, s. 236, Fair Winds Press, Beverly 2008

(213) : İbrahim Sediyani, Adını Arayan Coğrafya, s. 33, Özedönüş Yayınları, İstanbul 2009

(214) : Istanbul – “Miklagard”, The Viking Network, 29 Haziran 2015

(215): Francis Donald Logan, The Vikings in History, s. 182, Routledge Publishing, New York & Londra 2005

(216): The Viking Buddhas, Thor News, 4 Eylül 2014, https://thornews.com/2014/09/04/the-viking-buddhas/

(217): Hjalmar Sejersted Falk – Alf Torp, Norwegisch – Dänisches Etymologisches Wörterbuch, s. 1403 – 1404, Winter Verlag, Heidelberg 1911 / Jan de Vries, Altnordisches Etymologisches Wörterbuch, s. 671 – 672, Brill Published, Leiden 1962 

(218): The Free Dictionary, Farlex, “Varangian” maddesi

(219): Liz James, A Companion to Byzantium, s. 75 – 76, Wiley – Blackwell Publication, Chicester 2010

(220): Wikipedia (Rusça), “Путь Из Варяг в Греки”

(221): Sydney Schultze, Culture and Customs of Russia, s. 5, Greenwood Publishing Group, Santa Barbara 2000 / Robert Rainsford Milner – Gulland, Atlas of Russia and The Soviet Union, s. 36, Phaidon Publishing, Oxford 1989 

(222): Sigfús Blöndal, The Varangians of Byzantium, s. 4, Cambridge University Press, New York 1978

(223): Mankind (İnsanoğlu), Belgesel, 4. bölüm: “Savaşçılar”, History Channel, 2012

(224) : İbrahim Sediyani, Adını Arayan Coğrafya, s. 33, “Ülke Adlarının Anlamları ve Kaynağı”, Özedönüş Yayınları, İstanbul 2009

(225) : Encyclopædia Britannica, “Rurik Dynasty” maddesi

(226) Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 10 – 11, Brill Publishers, Leiden 2009

(227)Fjodor Andrushchuk, The Vikings in the East, s. 533, Routledge Books, Londra 2008

(228)Katie Lane, Vikings in the East: Scandinavian Influence in Kievan Rus, s. 3 –4, Spring 2005

(229): Robert Rainsford Milner – Gulland, The Russians: The People of Europe, s. 1 – 4, Blackwell Publishing, Hoboken 1997

(230): Paul Robert Magocsi, A History of Ukraine: The Land and Its Peoples, s. 73, University of Toronto Press, Toronto 2010

(231): Svenska Folkets Historia Från Äldsta Till Närvarande Tider, cilt 1, s. 252 – 287, Förra Aftelningen, Stockholm 1834

(232)Viking Worlds, Leszek Gardela, “Vikings in Poland: A Critical Overview”, s. 213 – 226, Oxbow Books, Philadelphia 2014

(233)Rimbert, Vita Anskarii, bölüm 30

(234)Janet Martin, Medieval Russia (980 – 1584), s. 14, Cambridge University Press, New York 1995

(235)Ferdinand Feldbrugge, A History of Russian Law, s. 472, Brill Nijhoff Published, Leiden & Boston 2017

(236)Mike Dixon – Kennedy, Encyclopedia of Russian & Slavic, s. 232, ABC – CLIO Published, Santa Barbara 1998

(237)David Hughes, The British Chronicles, s. 275, Heritage Books, Maryland 2007

(238)age

(239)The Baltic Sea Region – Cultures, Politics, Societies, s. 207 – 208, The Baltic University Press, Uppsala 2002

(240)Thomas J. Craughwell, How The Barbarian Invasions Shaped The Modern World, s. 236, Fair Winds Press, Beverly 2008

(241)Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 10 – 11, Brill Publishers, Leiden 2009

(242)Robin Milner – Gulland, The Russians, s. 45, Blackwell Publishing, Oxford 1999 / Wladyslaw Duczko, age

(243): Stephen Turnbull, The Walls of Constantinople (AD 324 – 1453), Osprey Publishing, Oxford 2004

(244): Peter S. Sawyer, The Oxford Illustrated History of The Vikings, Thomas S. Noonan, “Scandinavians in Eastern Europe”, s. 135, Oxford University Press, Oxford 1997

(245): Eren Sarı, Vikingler, s. 39, Nokta E – Book Yayınları, Antalya 2016

(246) İbn-i Xordadbî, Kitab’el- Mesalik we’l- Memalik, s. 221, 1972 / Marienne Vedeler, Silk for the Vikings, s. 90 – 91, Oxbow Books, Oxford 2014 / Gary Dean Peterson, Vikings and Goths: A History of Ancient and Medieval Sweden, s. 203, McFarland & Company Publishers, Jefferson 2016

(247) Hugh Kennedy, The Prophet and the Age of the Caliphates: The Islamic Near East from the 6th to the 11th Century, s. 256, Longman Publishing, Harlow 2004

(248) Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 184, Facts on File, New York 1994

(249) age, s. 194

(250) age, s. 198

(251) : İbn-i Fadlan Seyahatnamesi, s. 75 ve 159, İstanbul 2010 / James E. Montgomery, Ibn Fadlan and the Rusiyyah, Journal of Arabic and Islamic Studies, bölüm 3, 2000

(252) : Stefan Lovgren, Vikings’ Barbaric Bad Rap Beginning to Fade, National Geographic News, 17 Şubat 2004

(253) : Miklagard, Viking.no, The Viking Network, 14 Ağustos 2004, http://www.viking.no/e/turkey/

(254): Henryk Łowmiański, Zagednienie Roli Normanów w Genezie Pańtsw Slowiańskich, s. 152, Pańtswowe Wydawnictwo Naukuwe, Varşova 1957 / İhor Şevçenko, Hagiography of the Iconoclast Period, s. 120, Birmingham 1977 / Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 44, Brill Publishers, Leiden 2009

(255): Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 80, Brill Publishers, Leiden 2009

(256): Johann Philipp Gustav Ewers, Vom Ursprunge des Russischen Staats, s. 137 – 143, C. J. G. Hartmann’s Buchhandlung, Riga & Leipzig 1808

(257): Itsván Zimonyi, Muslim Sources on the Magyars in the Secold Half of the 9th Century, s. 31, Brill Published, Leiden & Boston 2016

(258): Jim Gallagher, The Viking Explorers, Chelsea House, New York 2013

(259): Yuri Stoyanov, The Other God – Dualist Religions from Antiquity to the Cathar Heresy, s. 166 – 168, Yale University Press, New Haven & Londra 2000

(260): Boris Dimitrieviç Grekov, Kiev Rus, s. 445 – 446, Foreign Languages Publishing House, Moskova 1959

(261): Eren Sarı, Vikingler, s. 39, Nokta E – Book Yayınları, Antalya 2016

(262): The Earth and Its Peoples, A Global History, s. 250, Wadsworth CENGAGE Learning, Boston 2006

(263): Sven B. Jansson, Runstenar, s. 22, STF, Stockholm 1980 / Luc – Normand Tellier, Urban World History, s. 256, Presses de l’Université du Québec, Quebec 2009 / Thomas J. Craughwell, How The Barbarian Invasions Shaped The Modern World, s. 202, Fair Winds Press, Beverly 2008

(264): Rosamond McKitterick – Timothy Reuter, The New Cambridge Medieval History (900 – 1024), s. 597, Cambridge University Press, Cambridge 1995

(265): Paul Magdalino, Byzantium in the Year 1000, Jonathan Stepherd, “Marriages Towards the Millennium”, s. 25 – 26, Brill Publishing, Leiden 2003

(266): John Skylitzes – John Wortley, A Synopsis of Byzantine History (811 – 1057), s. 319, Cambridge University Press, Cambridge 2010

(267): Alice-Marie Talbot – Denis F. Sullivan, The History of Leo the Deacon, s. 22, Dumbarton Oaks Research Library and Collection, Washington, D. C. 2005 / Paul Magdalino, Byzantium in the Year 1000, Catherine Holmes, “Political Elites in the Reign of Basil II”, s. 35, Jean – Claude Cheynet, “Basil II and Asia Minor”, s. 75 – 76, Brill Publishing, Leiden 2003 / Jonathan Harris, Constantinople: Capital of Byzantium, s. 42 ve 59, Hambledon Continuum Books, Londra & New York 2007 / Jesse Russel – Ronald Cohn, Bardas Phokas the Younger, kitabın tümü, Book on Demand, 2012 / Studien und Texte zur Geistergeschichte des Mittelalters, bölüm 68, s. 62, Brill Verlag, Leiden 1999

(268): Dedalo Libri, Annali Della Facoltà di Lettere e Filosofia, cilt 21, s. 82, Università Degli Studi Bari, Bari 1978 / The Oxford Encyclopedia of Medieval Walfare and Military Technology, cilt 1, s. 322, Oxford University Press, Oxford 2010 / Anthony Kaldellis, Streams of Gold, Rivers of Blood, Oxford University Press, Oxford 2017

(269): Jim Bradbury, The Routledge Companion to Medieval Warfare, s. 60 – 61, Routledge Publishing, Londra & New York 2004 / Matthew Bennett, Campaigns of the Norman Conquest, s. 61 – 62, Fitzroy Dearborn Publishers, Londra & Chicago 2001

(270): Edward Gibbon, The History of the Decline and Fall of the Roman Empire, cilt 4, s. 61 ve 861, Harper & Borthers Publishing, New York 1840 / Thomas Keithley, Outlines of History, s. 217 – 220, Ledox Library, Londra 1878 / The Penny Cyclopædia of the Society for the Diffusion of Useful Knowledge, cilt 21, s. 478 – 483, Scanderoon – Signet Publishers, Londra 1841

(271): Nicholas Hooper – Matthew Bennett, Cambridge Illustrated Atlas of Warfe – The Middle Ages (768 – 1487), s. 82, Cambridge University Press, Cambridge 1996 / Medieval Italy – An Encyclopedia, cilt 1 – 2, s. 676, Routledge Publishing, Londra & New York 2004

(272): Enzo Parabita, Musard di Staveley – Stirpe di Epici Cavalieri Normanni, s. 40, Edizioni Culturali Ass. Ad Maiora Semper, Roma 2017 / Antonio de Rosa – Mauro Perani, Giovanni – Ovadiah da Oppido, Proselito, Viaggiatore e Musicista dell’Età Normanna, s. 15, Atti del Convegno Internazionale Oppido Lucano, 28 – 30 Mart 2004, Giuntina Editoriale, Floransa 2005

(273): Alexander Petrovich Kazhdan, The Oxford Dictionary of Byzantium, s. 1015, Oxford University Press, Oxford 1991 / Bojana Krsmanović – Taxiarchis G. Kolias – Ljubomir Maksimović, The Byzantine Province in Change: On the Threshold Between the 10th and the 11th Century, s. 186 ve 189, Serbian Academy of Sciences and Arts, Belgrad 2008 / Mark C. Bartusis, The Late Byzantine Army: Arms and Society (1204 – 1453), s. 33 – 34, 189 – 190 ve 236, University of Pennsylvania Press, Philadelphia 1997 / John F. Haldon, Walfare, State and Society in the Byzantine World (565 – 1204), s. 84 – 85, University College London Press, Londra 1999

(274): Guida d’Italia – Basilicata Calabria, s. 257, Quarta Edizione, Milano 1980 / Graham A. Loud, The Age of Robert Guiscard – Southern Italy and the Norman Conquest, s. 92, Routledge Publishing, Londra & New York 2000 / Charles D. Stanton, Medieval Maritime Warfare, Pen & Sword Maritime Publishing, Barnsley 2015

(275): Annali d’Italia, s. 126, Milano 1744 / Georgios Theotokis, The Norman Campaigns in The Balkans (1081 – 1108), s. 129, The Boydell Press, Woodbridge 2014 / Paul Hill, The Norman Commanders – Masters of Warfere (911 – 1135), s. 146, Pen & Sword Military Publishing, Barnsley 2015 / Graham A. Loud, The Age of Robert Guiscard – Southern Italy and the Norman Conquest, s. 92, Routledge Publishing, Londra & New York 2000

(276): Paul Hill, The Norman Commanders – Masters of Warfere (911 – 1135), s. 149, Pen & Sword Military Publishing, Barnsley 2015 / Tony Jacques, Dictionary of Battles and Sieges, cilt 2: F – O, s. 681, Greenwood Press, Londra 2007

(277): Paul Brown, Mercenaries to Conquerors, s. 61, Pen & Sword Military Publishing, Barnsley 2016 / Sigfús Blöndal, The Varangians of Byzantium, s. 107, Cambridge University Press, New York 1978 / Anglo – Norman Studies V, s. 90, Proceedings of the Battle Conference, Boydell Press, Woodbridge 1982

(278): John Julius Norwich, The Normans in the South (1016 – 1130), Faber Finds Publishing, 2011 / A Chronology of the Byzantine Empire, s. 418 – 419, Palgrave MacMillan Publishing, Hampshire 2006

(279): Stephen Lowe, Battle Honours of the Varangian Guard, Web Citation, 26 Ekim 2009

(280): Georgios Theotokis, The Norman Campaigns in The Balkans (1081 – 1108), s. 86, The Boydell Press, Woodbridge 2014 / Nicholas J. Higham – Martin J. Ryan, The Anglo – Saxon World, s. 425, Yale University Press, New Haven & Londra 2013

(281): Georgina Buckler, Anna Comnena, s. 366, Oxford University Press, Oxford 1929 / Oksana Minaeva – Lena Holmquist, Scandinavia and the Balkans, s. 194, Cambridge Scholars Publishing, Newcastle 2015

(282): Manuel Velasco Laguna, Breve Historia de los Vikingos, s. 257 ve 300, Ediciones Nowtilus, Madrid 2012 / Kim Hjardar – Vegard Vike, Vikings at War, s. 375, Casemate Publishers, Oxford & Philadelphia 2016

(283): age / age / ayrıca bkz. Graham A. Loud, The Age of Robert Guiscard: Southern Italy and the Norman Conquest, Routledge Publishing, Londra & New York 2000

(284): Anna Comnena, The Alexiad, s. 95, Penguin Books, Londra 2003

(285): Ioannis Kinnamos, The Deeds of John and Manuel Comnenos, s. 16, Columbia University Press, New York 1976

(286): Anna Comnena, age

(287): Ioannis Kinnamos, age

(288): Ian Health – Angus McBride, Byzantine Armies (886 – 1118), s. 38, Osprey Publishing, Oxford 1979

(289): The “Varangian Rhomphaia”: A Cautionary Tale, Varangian Voice, sayı 22, 24 – 26 Mayıs 1992

(290): Stephen Turnbull, The Walls of Constantinople (AD 324 – 1453), Osprey Publishing, Oxford 2004

(291): Mark Bartusis, The Late Byzantine Army: Arms and Society (1204 – 1453), s. 272 – 275, University of Pennsylvania Press, Philadelphia 1992

(292): Trelleborg – En 1000 År Gammel Vikingeborg, Nationalmuseet Danmark, https://natmus.dk/museer-og-slotte/trelleborg / ayrıca bkz. Danimarka’da Çok Büyük ve Dairesel Viking Kalesi Bulundu, Sediyani Haber, 9 Ocak 2018, http://www.sediyani.com/?p=20794

(293): Lars Magnar Enoksen, Runor: Historia, Tydning, Tolkning, s. 135, Historiska Media, Falun 1998

(294): Krijnie N. Ciggaar, Western Travellers to Constantinople, The West & Byzantium (962 – 1204), s. 126, Brill Publishers, Köln & Leiden & New York 1996 / Otto Gerhard Oexle – Michail A. Bojcov, Bilder der Macht in Mittelalter und Neuzeit, Byzanz – Okzident – Rußland, s. 98, Vandenhoeck & Ruprecht Verlag, Göttingen 2007 / Missing Connections – Challenging the Consensus, s. 218, Atlantis Rising Magazine Library, Newburyport 2016

(295): age / age / age

(296): Anna Comnena, The Alexiad, s. 97, Penguin Books, Londra 2003

(297): John Julius Norwich, A Short History of Byzantium, “Viking”, Penguin Books, Londra 1997

(298): John Julius Norwich, Byzantium: The Apogee, s. 353 – 355, Penguin Books, Londra 1993 / Dumbarton Oaks, Catalogue of the Byzantine Coins in the Dumbarton Oaks Collection and in the Whittemore Collection, “Michael VII Doukas (1071 – 1078), s. 780 ve 785, 1973, webden bakmak için: http://www.doaks.org/resources/online-exhibits/gods-regents-on-earth-a-thousand-years-of-byzantine-imperial-seals/rulers-of-byzantium/michael-vii-doukas-1071-78

(299): Georgina Buckler, Anna Comnena, s. 367, Oxford University Press, Oxford 1929

(300): Sven B. Jansson, Runstenar, s. 22, STF, Stockholm 1980

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

 

279 Total Views 4 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir