Viking Çağı

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 33…

 

 

 

Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 33

İbrahim Sediyani

     (*) Geçen bölümde başladığımız “Viking Dosyası”na kaldığımız yerden devam ediyoruz.

     – – – – –

      Viking Çağı

     Yerleşik hayata pek yanaşmayan ve yerinde duramayan savaşçı bir kavim olan Vikingler’in yazılı geleneğinin olmayışı, kültür izlerinin sürülmesini güçleştirmekte. Yazılı kaynakların zayıflığına ve Batılı kaynaklardaki olumsuz Viking imajına karşılık (ki bu yazılı kaynakların ekseriyeti, Vikingler’in kendilerine karşı savaştığı İngilizler, Almanlar, Fransızlar tarafından kaleme alınmıştır), arkeolojik veriler, incelikli ve derin bir Viking maddî ve manevî kültürünün varlığına işaret etmekte.

     Şu anki Danimarka, İsveç, Norveç, Faroe Adaları ve İzlanda, Viking kökenlidir. Hatta İskoçya halkının önemli bir kısmı, Rusya’nın geniş bir kesimi ve Fransa’nın Manş Denizi kıyısındaki Normandiya bölgesi de aslen Viking kökenlidir.

     “Vikingler” veya “Norslar” olarak adlandırılan Vikingler, İskandinavyalı savaşçı ve tüccar bir kavim olup, yılın büyük kısmını açık denizlerde geçiren çok ilginç ve gizemli bir topluluk. Özellikle 8. – 11. yy’lar arasında Avrupa’nın kuzeyinde ve batısında, Baltık Denizi, Kuzey Denizi, Norveç Denizi, Barents Denizi, Grönland Denizi, İrlanda Denizi, Manş Denizi ve Atlas Okyanusu kıyıdaşı coğrafyalarda birçok yeri fethetmiş, geniş bir alanda egemenlik kurmuşlardır. (31)

     Vikingler, hâkimiyet alanı bakımından Moğollar’ı bile geride bırakır hatta ikiye katlar. Zirâ Moğollar iki kıt’âya (Asya ve Avrupa) hâkim olmuşlardır ancak Vikingler tam 4 kıt’âda hâkimiyet kurdular. Avustralya (Okyanusya) hariç, dünyadaki tüm kıt’âlarda egemenlik kurmuş bir kavimdir.

     İşte İskandinavyalı Vikingler’in 8. – 11. yy’lar arasında nerdeyse bütün Avrupa’ya ve bununla da kalmayarak batıda Amerika kıyılarına, güneyde Afrika kıyılarına, güneydoğuda ise İran ve Mezopotamya’ya kadar güçlü bir egemenlik kurduğu ve 300 yıl gibi uzun bir süre devam eden bu döneme tarihte “Viking Çağı” denilmektedir.

     “Viking Çağı” terimi, Danimarkalı arkeolog Jens Jacob Asmussen Worsaae (1821 – 85) tarafından icad edildi. (32) Tanımlama esas olarak geçmişe dönük olarak ve bir dereceye kadar da keyfî olarak belirlenmiştir. Velâkin İskandinavya bölgesindeki “Viking Çağı” bugün farklı araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tarihlendirilmektedir.

     Ancak dosyamızın bir önceki bölümünde de değindiğimiz üzere, Vikingler’in Batı Vikingler (Normanlar) ve Doğu Vikingler (Varyaglar) olmak üzere iki ayrı kolu vardır. İsveçli Vikingler olan Varyaglar, daha çok bugünkü Rusya, Kafkasya, İran, Kürdistan, Anatolya topraklarında “Vikingler’in Altın Çağı”nı yaşarken (33), Norveçli ve Danimarkalı Vikingler olan Normanlar ise daha çok bugünkü Faroe Adaları, İzlanda, Grönland, Kanada, Britanya, Batı Avrupa ve Kuzey Afrika topraklarında “Vikingler’in Altın Çağı”nı yaşamışlardır (34). Bu iki ayrı “Altın Çağ” da birbirinden farklı tarihlere ve tarihsel süreçlere sahiptir.

     Vikingler, birleşik bir ülkede yaşayan ve tek bir ordu halinde hareket eden insanlar değiller. Norveçli Vikingler daha çok Faroe Adaları, İzlanda, Grönland ve Kanada topraklarında (35), Danimarkalı Vikingler daha çok Britanya, İrlanda ve başta Fransa olmak üzere Batı Avrupa topraklarında (36), İsveçli Vikingler ise daha çok Rusya, Ukrayna, Kafkasya, Kürdistan, İran ve Bizans topraklarında hâkimiyet kurdular (37).

     “Viking Çağı” daha çok Vikingler’in Hristiyan dünyasıyla ve Hristiyanlık’a karşı mücadelesiyle geçen çok ilginç ve biraz da Batılılar tarafından üstü örtülen, örtülmeye çalışılan bir tarihtir. Vikingler Hristiyan değillerdi ve olmaya da hiç heveslenmediler; Hristiyanlaşmamak için uzun bir mücadele verdiler. (38)

     İslam ile de tanışan Vikingler’in İslam dîni ile münasebetleri, Batı Vikingler’in Arap ve Berberî Müslümanlar ile, Doğu Vikingler’in ise Çerkes, Kürt ve Fars Müslümanlar ile tanışmaları üzerinden olmuştur. (39)

     Dünya tarihinde “Viking Çağı”, günümüz tarihçilerinin genel kabulüne göre 793 yılındaki Lindisfarne Manastırı Saldırısı ile başlar, 1066 yılındaki Stamford Köprüsü Savaşı ile sona erer. (40) Bu iki hadise arasındaki 300 yıllık uzun bir zaman dilimi “Viking Çağı” olarak adlandırılmaktadır. (41)

     İSKANDİNAVYALILAR NİÇİN BÜTÜN DÜNYAYI FETHETMEYE GİRİŞTİLER?

     İskandinavyalı Vikingler’in neden bütün dünyayı fethe çıktıkları, bu seferleri niçin başlattıkları, konunun en çok merak edilen boyutlarından biridir. Yine bununla ilgili olarak da araştırmacılar ve tarihçiler tarafından çeşitli sebepler iddiâ olarak ortaya atılmış, dile getirilmiştir.

     Bu “olası” sebepleri şöyle sıralayabiliriz:

     1 – İskandinavya nüfûsunun gittikçe çoğalması, bu nüfûs artışı neticesinde coğrafyanın Viking ulusuna dar gelmesi. Hızla çoğalan Vikingler, daha geniş yaşam alanlarına ve yeni topraklara ihtiyaç duydular. Böylece deniz seferlerini başlatıp komşu toprakları ele geçirmeye çalıştılar. (42)

     2 – Vikingler denizcilikte ve gemicilikte çok ilerlemişlerdi. O dönemde “hava gücü” henüz olmadığından, denizlerde güçlü olan milletler / devletler, dünyada en büyük güce sahip olurlardı. Güç ise, ister istemez “dünyaya hâkim olma” arzusu doğurur. Vikingler’in bu güce sahip olması, onlarda da ister istemez böyle bir arzuya yol açmıştır. (43)

     3 – Vikingler’in bu kadar güçlü olduğu aynı dönemde, Avrupa’nın geri kalanı tam tersine küçük küçük krallıklara ve devletlere bölünmüş, bunlar da kendi aralarında sürekli çekişme ve savaş içindeydi. Kıt’âda “güçlü bir devlet” neredeyse hiç yoktu. “Büyük balık” (İskandinavya, Vikingler) için bu “küçük balıkları” (Avrupa’nın geri kalan ülkelerini) yutmak fazla zor olmasa gerekti. (44)

     4 – Merkezî Avrupa’dan devamlı bir biçimde İskandinavya’ya gelen ve burada Hristiyanlık propagandası yapan misyonlerler, İskandinav halkını bezdirmişti. Viking ulusunu zorla “Hristiyanlaştırmaya” çalışan Avrupa devletlerine bir ders vermek, onların dînî baskılarından kurtulmak için “en iyi savunma saldırıdır” mantığıyla Avrupa’nın üzerine yürüdüler. (45)

     5 – Demir kullanımı ve teknolojik gelişmeler. Avrupa’da teknolojik alandaki gelişmeler ve demir sanayiînin başlaması, Vikingler’i cezbetmiş olabilir. Zira Avrupalılar bunları dışarıya pek vermiyorlardı veya bu teknolojiyi Hristiyanlık dînini kabul etmeleri şartıyla komşu kavimlerle paylaşıyorlardı. Kendi dînlerini terketmek istemeyen Vikingler, böylece bu teknolojiye zorla sahip olmaya çalışmıştır. (46)

     6 – Ticaretlerini geliştirme arzusu. Vikingler tüccar bir kavim idi ve ticaret ağlarını genişletmek istiyorlardı. Ürettikleri malları komşu topraklara ve uzak ülkelere de satabilmek için gemilerle seferlere çıktılar. (47)

     7 – Kadın eksikliği. Vikingler’de erkek nüfûsu kadın nüfûsundan çok fazlaydı. Bu yüzden birçok Viking erkeği evlenemiyordu, evlenecek kız bulamıyordu. Kendilerine kadın bulmak için gemilerle uzak diyarlara açıldılar. (48)

     İskandinavyalı Vikingler’in neden bütün dünyayı fethe çıktıkları, bu seferleri niçin başlattıkları ile ilgili olarak tarihçiler ve araştırmacılar tarafından ortaya atılan belli başlı teoriler bunlar.

     Ancak bunların hiçbiri kanıtlara dayalı, bilimsel doğrular değil. Sadece teori. Gerçek şu ki, Vikingler’in ne amaçla böyle bir maceraya giriştikleri tam olarak tespit edilememiştir ve bunun gerçek sebepleri bugün dahi bilinmemektedir.

     Bununla birlikte, yakın zamanda yapılan arkeolojik çalışmalar, yedinci maddede ileri sürülen görüşün (kadın bulmak için sefer düzenlenmesi) tamamen yanlış olduğunu ortaya koymuştur. Zirâ son yıllarda yapılan arkeolojik çalışmalar neticesinde kadın Viking savaşçılarının da olduğu tespit edilmiştir.

     1880’lerde, İsveç’in başkenti Stockholm’un 30 km batısında bulunan ve ülkenin 3. büyük gölü Mälaren Gölü üzerinde yer alan 4, 2 km² büyüklüğündeki Björkö Adası üzerinde bulunan tarihî Birka adlı Viking köyünde büyüleyici bir mezar keşfedilmişti. Silahlar, av ekipmanları ve iki atın bulunduğu mezar, 10. yy’a aitti ve güçlü bir erkek Viking savaşçısı olduğu düşünülüyordu. Fakat iskeletin kadın olduğuna işaret eden bazı özellikler vardı. Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, DNA analiziyle bu güçlü savaşçının aslında bir Viking kadını olduğunu kesin olarak ortaya koydu. Böylece Vikingler’in Viking dilinde “Valkyrja” olarak adlandırılan ve Tanrı Odin’in yardımcıları olan savaşçı dişi meleklerin dışında yeryüzünde de savaşan kadın savaşçılara sahip oldukları bilimsel olarak ispatlandı. (49)

     Dolayısıyla kadın Viking savaşçılarının ve seyyahlarının da olması, Viking seferlerinin “kadın bulmak amaçlı” yapıldığı iddiâsını çürütmektedir.

     Binaenaleyh kesin olarak bilinen birşey var ki, o da Vikingler’in karların ve buzların erimesini bekleyip bu seferleri bahar ayında başlattıkları ve sonbahara kadar da vatanları İskandinavya’ya geri dönmeyi düşünerek sefere çıktıklarıdır. Yani belki de 6 aylık bir macera olarak düşündükleri bu seferler, çok başarılı geçtiği için, 300 yıla yakın sürmüştür. Bu üstün başarı, Vikingler’in “dünyanın efendisi” olmasına yol açmıştır.

     VİKİNGLER BRİTANYA VE İRLANDA’DA

     Kutsal kitap İncil’de şöyle âyetler vardır:

     “Sonra Râb elini uzatıp ağzıma dokundu, ‘İşte sözlerimi ağzına koydum’ dedi.

     ‘Bak, milletlerin ve ülkelerin kökünden sökülmesi, yıkılıp yok olması, yerle bir edilmesi, kurulup dikilmesi için bugün sana yetki verdim.’

     Râb, ‘Yeremya, ne görüyorsun?’ diye seslendi. ‘Bir badem dalı görüyorum’ diye yanıtladım.

     Râb, ‘Doğru gördün’ dedi, ‘çünkü sözümü yerine getirmek için gözlemekteyim.’

     Râb yine, ‘Ne görüyorsun?’ diye seslendi. ‘Kuzeyden bu yöne bakan, kaynayan bir kazan görüyorum’ diye yanıtladım.

     Râb şöyle dedi: ‘Ülkede yaşayanların tümü üzerine, kuzeyden felâket salıverilecek.’ (50)

     Anglo – Saksonlar’ın inanışına göre İncil’in kehaneti 8 Haziran 793 tarihinde kendileri için gerçekleşmişti. Dünya tarihinde “Viking Çağı”, günümüz tarihçilerinin genel kabulüne göre, Vikingler’in 8 Haziran 793 tarihinde Büyük Britanya’nın doğusunda, İngiltere’nin kuzeydoğusunda bulunan Lindisfarne (Holy) Adası’na saldırması ve burada bulunan Lindisfarne Manastırı’nı yağmalaması ile başlar. (51)

     Vikingler’in Britanya’ya saldırıları hakkında bilgi veren en eski kaynak olan “Anglo – Saxon Chronicle” (Anglo – Sakson Kroniği)’nde belirtildiğine göre, beraberinde büyük kıtlık ve kargaşa getiren bu olay, İncil’de haber verilen “kuzeyden gelecek korkunç felaket” olarak görülüyordu. Bu öyle bir kasırgaydı ki, dönemin Britanya halkı saldırıların nedenini idrak edip çözüm üretmede aciz kalmıştır. İlk Viking saldırısı, onlara göre “işledikleri günâhlarına karşı ilahî bir tokat” idi. Kronik, 793 yılında yaşananlardan şu şekilde sözediyor:

     ‟M. S. 793.

     Bu yıl Kuzey Umbriyalılar’ın üzerine büyük hüzünler salan korkunç alametler belirdi, insanları en acınacak şekilde dehşete düşürdü:

     Bu alametler gökyüzünü kaplayan koca ışık hüzmeleri, büyük kasırgalar, ateş topları ve semâda uçuşan ejderhalar gibiydiler.

     Bu müthiş akınları kısa sürede büyük ve korkunç bir açlık takip etti.

     Aynı yılın Ocak ayının 6’ncı gününde, göçmen (Viking) erkeklerin korkunç yolculukları, Holy Adası’ndaki Tanrı’nın kilisesinde acı çekici bir tahribata neden oldu. Siga, Mart ayının 8’inci gününden önce öldü.” (52)

     Vikingler İngiltere’ye saldırdıklarında İngiltere dört ana krallığa bölünmüş durumdaydı. Vikingler, bu dört krallıktan üçünü (Doğu Anglia, Kuzey Umbriya, Mercia) yıkmıştır. Diğer krallık Wessex ise Kral Ælfrǣd the Great (849 – 99)’ın ciddi direnişi sayesinde, Vikingler’e vergi vermeyi kabul ederek yıkılmaktan kurtulmuştur. Diğer krallıkları Wessex Krallığı himayesine sokan Büyük Alfred, sadece Vikingler’i püskürtmekle kalmamış, aynı zamanda tüm İngiltere’yi bir krallık altında birleştirmede başrolü oynamıştır. (53)

     Kral Alfred, İngiliz tarihinde “Great” (Büyük) sıfatını taşıyan yêkane kraldır ve bunun sebebi de, Viking saldırılarına karşı gösterdiği ciddi direniştir. Yine aynı dönemde yaşamış olan ünlü Viking tüccarı Helgeland (Nrv. Hålogaland)’lı Ottar (? – ?)’ın 9. yy’ın sonlarında bugünkü Britanya ve Saksonya topraklarına hükmeden ve bu toprakları Vikingler’e karşı ölümüne savunduğu için İngiliz tarihinde “Great” (Büyük) sıfatını taşıyan tek kral olan Ælfrǣd the Great (849 – 99)’ı ziyaret etmesinden sonra, Norveç coğrafyasına o zamanki İngilizce’de “Kuzeylilerin Ülkesi” anlamında “Norðwegr” veya o zamanki İngilizce’de “Kuzeyli Adamların Toprakları” anlamında “Norðmannaland” deniyor.  (54)

     Aniden ve tüm Britanya’yı şoka uğratan büyük bir saldırı dalgası başlatan Vikingler, 793 yılında İngiltere’ye, bir yıl sonra 794’te İskoçya’ya, ondan da bir yıl sonra 795’te İrlanda’ya saldırdılar. Dalga dalga gelişen Viking saldırıları, hız kesmeden devam etti. 8 Haziran 793 tarihinde İngiltere’nin kuzeydoğusundaki Lindisfarne (Holy) Adası’na saldırıp buradaki Lindisfarne Manastırı’nı yağmalayan ve keşişini öldüren Vikingler, ardından 794 yılında İskoçya’ya saldırdılar ve aynı yıl İngiltere’nin Sunderland (Tyne) kentindeki Wearmouth Manastırı’na (55), 795 yılında İskoçya’nın kuzeybatısındaki Iona (İsk. Ì Chaluim Chille; eski adı Ì) Adası’na (56), İrlanda’nın kuzeyindeki Rathlin (İrc. Reachlainn) Adası’na (57), İskoçya’nın kuzeyindeki Skye (İsk. Cheò) Adası’na (58), 798 yılında da İskoçya’nın kuzeybatısında yer alan Hebridler (İsk. Na h- Innse Gall) Adaları’na (59) ve İrlanda’nın kuzeyindeki Ulster (İrc. Ulaidh) il topraklarına (60) saldırdılar.

     Tarihçilerin kaydettiğine göre – ne kadarı doğru, bilinmez – Britanya ve İrlanda kıyılarına yönelik Viking saldırılarının ilk 40 yılı, yalnızca gemilerle saldırı ve ele geçirilen yerlerde yağmalama biçiminde geçer. Vikingler Britanya ve İrlanda topraklarında yerleşmeye 830 yılından itibaren başlamışlardır. Çünkü bu tarihe kadar Viking gemileri küçük filolardan oluşuyordu. Burada ilk üslerini ise 840 yılında kurmaya başladılar. Bu ada coğrafyalarının ciddî olarak Vikingler tarafından “işgali” (fethi) ise 880 yılındadır. Britanya topraklarının 880 yılında Norveç Viking Kralı I. Harald Hårfagre (850 – 932) tarafından fethedilmesi, bu topraklar üzerindeki tam hâkimiyetini sağlamıştır. (61) (NOT: Viking Kralı I. Harald Hårfagre’nin ismindeki “Hårfagre”, bu Viking kralının sıfatıdır ve eski Viking dilinde “Güzel saçlı” demektir. Yani kralın ismi Güzel Saçlı Harald şeklindedir.)

     832 yılında İrlanda’nın kuzey ve doğu kıyılarını yaklaşık 120 kişilik bir Viking filosu istilâ etti. Üç yıl içerisinde bu deniz savaşçıları İrlanda’nın iç kesimlerine girmeye ve oralara da egemen olmaya başladılar. 840 yılından itibaren de Vikingler İrlanda’da kalıcı üsler kurmaya ve yerleşmeye başladılar. Pekçok Viking erkeği, burada İrlandalı kadınlarla evlendi. Viking edebiyatı ve el sanatları, özellikle bu dönemde İrlanda halkını çok etkiledi. Bugükü İrlanda Cumhuriyeti’nin başkenti olan Dublin (İrc. Baile Átha Cliath), o tarihlerde bir “Viking şehri” olmuştu bile. İrlandalı yerlilerin “Baile Átha Cliath” ismiyle andıkları bu şehre Vikingler “Dyflin” adını vermişti. Bu isim, Viking dilinde “Karanlık Havuz” anlamına gelmektedir. Günümüzde İrlanda’nın başkenti olan bu şehrin İngilizce ismi olan ve tüm dünya dillerinde de (Türkçe dahil) bu şekilde kullanılan “Dublin” ismi, işte Vikingler’in verdiği ve Vikingce olan “Dyflin” isminden gelmektedir. (62)

     Şehrin İrce (Gaelce) ismi olan “Baile Átha Cliath” ise İrlanda dilinden Türkçe’ye tercüme edildiğinde, “Çitli ırmak geçidi kenti” anlamına geliyor. Baile Átha Cliath (Dublin), İrlanda’daki yerleşmelerinin merkezi olarak Norveçli Vikingler tarafından kuruldu. Eskiden bir Viking köyüydü. Danimarkalılar’ın eline geçtikten sonra ve hatta Clontarf Savaşı (23 Nisan 1014)’ndan sonra bile İskandinav niteliğini korudu ve bu durum, 1170’te bölgenin Strongbow diye anılan Richard de Clare (1130 – 76) tarafından ele geçirilmesine kadar sürdü. (63)

     795 yılında İskoçya’nın kuzeybatısındaki Iona (İsk. Ì Chaluim Chille; eski adı Ì) Adası’na saldırarak İskoçya’ya karşı ilk seferlerini gerçekleştirmiş olan Vikingler, 839 yılında büyük bir donanmayla Tay ve Earn ırmaklarını aşarak kadim Fortriu topraklarında hüküm süren Pikt Krallığı’nın kalbine ulaşmışlardı. Piktler, Vikingler’e karşı direnemediler. Savaşta Pikt aristokrasisinin birçok üyesiyle birlikte, Pikt Kralı Eóganan mac Óengusa (? – 839), kardeşi Bran (? – 839) ve kadim Dál Riata topraklarında hüküm süren İskoç Kralı Áed mac Boanta (? – 839), Vikingler tarafından öldürüldü. (64)

     850 yılında Vikingler İngiltere’nin güneydoğusundaki Thanet Adası’nı ilk kez başarıyla geçtiler. Böylece Vikingler Britanya’nın kuzeyiyle birlikte güneyine de ayak basmış ve ele geçirmeye başlamışlardı. 854 yılında bir grup Viking savaşçısı, Thames Nehri ağzındaki Sheppey Adası’na çıkmayı başardı. 864’te adayı “kış kampı” yapmak için Thanet Adası’na geri döndüler. (65)

     Ertesi yıl, 865, büyük bir Viking ordusu Doğu İngiltere’yi fethe çıktı. Vikingler bunda başarılı oldular. İngiliz krallıklarının çoğu kendi aralarında anlaşmazlık içindeydi ve bu yüzden Vikingler’e karşı “millî birlik” sağlayamadılar. Küçük küçük krallıklara bölünmüş ve kendi aralarında çekişme ve husumet içerisinde olan İngiltere’yi ele geçirmek, zor olmamıştı Vikingler için. Vikingler bu toprakları fethettikten sonra, İngiltere’ye Norveç ve Danimarka’dan zanaatkârlar, çiftçiler ve çok sayıda köylü getirip yerleştirdiler. Böylece burayı tamamen “kendi ülkeleri” yapmışlardı. York şehrini ele geçiren Vikingler, bunun yakınlarında Jórvik Viking Krallığı’nı kurdular, 866. Bütün bir İngiltere topraklarında İngilizler’e kala kala en güneydeki Ælfrǣd the Great’ın krallığındaki Wessex toprakları kalmıştı. (66)

     Vikingler, bugünkü ismi “İngiltere” olan topraklarda 878 tarihinde “Danelag” isimli ülkeyi kurdular. Evet, yanlış okumadınız… Bugünkü İngiltere’nin ismi 878 yılından itibaren artık “Danelag” idi ve bu isim, “Danimarkalılar’ın Hakkı” anlamına geliyordu. (67) Britanya’nın güney yarısında (bugünkü İngiltere) kurulan “Danelag” adlı Viking ülkesi, 884 yılından itibaren İskandinav olmayan diğer dünya devletleri tarafından da tanındı ve uluslararası meşrûiyet kazandı. (68)

     878 yılında kurulan Danelag, tam 76 yıl yaşadı, 954 yılına kadar. İngilizler (Wessex kralları) 900’lü yılların başlarından itibaren toparlanarak İngiltere’deki Viking ülkesi Danelag’dan toprak koparmaya başladılar. Danelag, 954 tarihinde yıkıldı. (69) İngiliz topraklarındaki bu Viking devletinin son kralı, I. Eríkr Blóðøx Haraldsson (885 – 954)’dur ve krallığı yıkılırken kendisi de İngilizler tarafından öldürülmüştür. (70)

     Vikingler, 800’lü yılların ortalarına kadar İskoçya’nın kuzeyindeki Shetland (İskoçça eski adı Zetland; Vikingler egemenliğindeki adı Hjaltland) Adaları’na, Orkney (İskoçça eski adı Arcaibh; Vikingler egemenliğindeki adı Orkneyjar) Adaları’na, Northern (İskoçça eski adı Na h- Eileanan a Tuath; Vikingler egemenliğindeki adı Norðreyjar) Adaları’na, Hebridler (İskoçça eski adı Na h- Innse Gall; Vikingler egemenliğindeki adı Suðreyjar) Adaları’na ve Britanya ile İrlanda arasındaki Man (Manx. Van) Adası’na yerleşmişlerdi. Vikingler buralardaki İskoç ve Gal halklarıyla entegre olarak hem onları yönettiler hem birlikte yaşadılar. 875 yılında Viking Kralı I. Harald Hårfagre, Norveç’ten İskoçya’ya bir filo gönderdi. Amacı Norveç ile İskoçya’yı birleştirmek ve “tek ülke” yapmaktı. Ancak bu siyasî hedefine muhalefet eden “asilerin” İskoçya etrafındaki küçük adalara kaçıp sığındığını farkedince, onların üzerine güçlü ordular gönderdi. Bu İskoç “isyancılar” o kadar cesaretli idi ki, sadece İskoçya’daki “işgalci” olarak gördükleri Viking ordularına değil, Vikingler’in anavatanı olan Norveç’e dahi saldırıyorlardı. Viking Kralı Harald Hårfagre büyük bir filo organize etti ve isyancıları bastırmayı başardı. İsyancıların çoğu İzlanda’ya kaçtı. Gücünü iyice kabul ettiren Norveç Viking Kralı Harald Hårfagre, bu başarıdan sonra sadece “Norveç Kralı” değildi; kendisi “Norveç ve İskoçya Kralı” idi artık. (71)

     876 tarihinde Man Adası üzerinde yaşayan Galliler ve Hebridliler, Viking Kralı I. Harald Hårfagre’ye karşı ayaklandılar. Viking Kralı Harald, isyanı bastırmak ve kontrolü tekrar sağlamak için asilerin üzerine Ketill Flatnefr Björnsson (790 – 880) komutasında güçlü bir filo gönderdi. İsyancılara karşı kazanılan başarı üzerine, Kral Harald, Ketill Flatnefr’i “adalardan sorumlu vali” yaptı. Ancak kazandığı askerî başarılardan dolayı kendi kendisine karşı aşırı güven beslemeye başlayan ve kibirlenen Ketill Flatnefr, emrinde olduğu Viking Kralı Harald Hårfagre’nin yönetimini kabul etmediğini söyleyerek kendisini “yeni kral” ilan etti. Bu duruma oldukça sinirlenen Viking Kralı Harald, çok sert bir biçimde üzerine güçlü ordular gönderdi. Ketill Flatnefr, yanına biricik kızı Auðr (? – ?)’u da alarak ardına bile bakmadan İzlanda’ya kaçtı ve dört yıl sonra da orada öldü, 880. (72)

     893 tarihinde Danimarkalı Vikingler ilk kez Galler topraklarına ayak bastılar ve bu coğrafyayı ele geçirdiler. Fazla bir direnişle karşılaşmamışlardı. Ancak Galler, İngiltere ve İskoçya kadar sömürgeleştirilmedi Vikingler tarafından. Kendilerine karşı direnmemiş ve savaşmamış olmalarından ötürü olsa gerek, Vikingler nedense Galler halkına karşı – fethettikleri diğer yerlerdeki halklara nazaran – daha yumuşak ve insanî bir davranış göstermiş, ellerindeki nimetleri de onlarla paylaşmışlardır. Galler’deki Viking varlığı, 13. yy’ın sonuna kadar sürmüştür ve bu süre zarfında bu topraklarda pekçok Viking yerleşimi de kurulmuştur. (73)

     1003 yılında Danimarka Viking Kralı Sveinn Haraldsson Tjúguskegg (960 – 1014), İngiltere’ye karşı bir dizi baskın başlattı. Bu baskınlar, halihazırda Danimarka’nın ve bir de Norveç’in bir bölümünün kralı olan Viking Kralı Sveinn Tjúguskegg’e 1013’te kendisini “İngiltere Kralı” da yapacak tam ölçekli bir istilâ sonucunu getirecekti. (74) Ancak Danimarka, Norveç ve İngiltere Viking Kralı Sveinn Tjúguskegg, bu saltanatın keyfini fazla süremedi. Bir yıl sonra öldü, 1014. Ölümü üzerine yeniden İngilizler, bu toprakları bir süreliğine Vikingler’den geri aldılar. (75)  Ancak ölmüş olan Viking Kralı Sveinn Tjúguskegg’in büyük oğlu Büyük Knut ya da Viking dilindeki söylenişiyle Knútr inn Ríki (995 – 1035), büyük bir karşı saldırı başlatarak sadece iki yıl sonra, 1016’da İngiltere’yi yeniden fethetti ve kendisini “İngiltere Kralı” ilan etti. Büyük Knut 1035 tarihinde öldüğünde, İngiltere, Danimarka, Norveç’in bir bölümü ve İsveç’in bir bölümünün kralıydı. (76)  O’nun ölümünden sonra I. Harald Harefod (1015 – 40) yeni “İngiltere Kralı” oldu. Fakat O da beş yıl sonra öldü ve böylece İngiltere topraklarındaki Viking hükümranlığı da yavaş yavaş sonlara doğru gitmeye başladı. (77) (NOT: Viking Kralı I. Harald Harefod’un ismindeki “Harefod”, bu Viking kralının sıfatıdır ve İskandinav dillerinde “Tavşan ayak” demektir. Yani kralın ismi Tavşanayak Harald şeklindedir.)

     Vikingler’i ilgilendiren son büyük savaşlardan biri, 23 Nisan 1014 tarihinde İrlanda topraklarında gerçekleşen Clontarf Savaşı (İrc. Cath Chluain Tarbh)’dır. Bu savaşta Vikingler, İrlanda Kralı Brian Bóruma mac Cennétig (941 – 1014) komutasındaki iki güçlü İrlanda ordusuna karşı savaştılar. (78)  Brian’ın en büyük amacı; bütün İrlanda krallıklarını birleştirip İrlanda’yı bağımsız ve güçlü kılmaktı. Büyük savaşlar yapmış, savaşlar için halkından yüksek vergiler toplamıştı. Bu vergiler nedeniyle “Bóruma” lakabını almıştı. Alınan vergilerle kuvvetli bir ordu kurmayı başardı. Bütün İrlanda krallıklarını yönetimi altında birleştirmek üzere seferlere başladı. Bir dizi fetihten sonra amacına ulaştı. Bütün İrlanda krallıklarını birleştirdi. Ancak Dublin (İrc. Baile Átha Cliath) şehri ve çevresi Vikingler’in eline geçmişti. Brian, Vikingler’i İrlanda’nın kadim düşmanı olarak görüyordu. Vikingler’i ortadan kaldırmak amacıyla 1014 yılında Clontarf Savaşı’nı başlattı. Bu savaş çok kanlı geçti ve İrlanda ordusu savaşı kazanmak üzereyken, Brian’ın çadırına gizlice bir Viking askeri girdi. Bu Viking asker, balta ile Brian’ın kafasını parçaladı. (79) İrlandalılar savaşı kazandı ama Brian, İrlanda ordusunun zaferini göremedi. İrlanda halkı onu hep “Yüce”, “Büyük” gibi ünvânlarla anmaktadırlar.

     Vikingler, İrlanda’da uzun yıllar varlık gösterdiler. İrlanda’da “Viking Çağı”nın ne zaman başladığını ve bittiğini söylemek oldukça güç, fakat genel olarak süreci 790’lardan 1170’e kadar götürmek mümkün. Burada özellikle Dublin Hiberno – Viking Krallığı (852 – 902) dikkat çekicidir.

     1095 yılında Man ve Isles Kralı Gofraid Mac Meic Arailt (? – 1095), Norveç Viking Kralı Magnús Óláfsson Berfœttr (1073 – 1103) tarafından öldürüldü. Daha sonra Viking Kralı Magnús ile İskoçya Kralı Étgar mac Maíl Choluim (1074 – 1107), bir anlaşma üzerine uzlaşma sağladılar. Buna göre İskoçya’nın etrafındaki adalar Norveç tarafından yönetilecek, fakat İskoçya anakarası İskoçyalılar’a ait olacaktı. (80) Norveç Viking Kralı nominal olarak “Man ve Isles Kralı” olmaya devam etti. Ancak krallık 1156 yılında ikiye bölündü.

     İskoçya’da “Viking Çağı”nın sona ermesi genel olarak 1266 olarak kabul edilir.

     Britanya ve İngiltere tarihinde Vikingler’in yeri çok önemlidir. Kutsal kitap Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle bir âyet vardır:

     “Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır.” (81)

     Viking saldırıları olmasaydı bugün var olan üniter İngiltere olmayabilirdi. Viking saldırıları, İngilizler’in birleşmesinde itici güç olmuştur.

     Bununla birlikte, Vikingler’in İngiltere’nin etnik yapısına, kültürüne ve hatta diline de büyük etkileri olmuştur. Günümüz İngilizce’sinde İskandinavya menşeli yüzlerce Vikingce (Eski Norsça) kökenli kelime vardır. “Husband”, “fellow”, “law”, “outlaw”, “knife”, “race”, “thrift”, “window”, “sister” gibi oldukça temel ve yaygın olan kelimeler; “skirt”, “ski”, “sky” gibi “sk-” ile başlayan kelimeler İskandinavya / Viking kökenlidir. (82)

     Danimarka Vikingleri’nin iskân ettiği Kuzey İngiltere’deki birçok yer adı Danca kökenlidir. “Winthorpe” gibi “-thorpe” ile biten ve “Grimsby”, “Rugby”, “Selby”, “Barnby”, “Sotheby”, “Derby”, “Whitby”, “Aislaby”, “Balby” gibi “-by” ile biten yer adları buna örnek verilebilir. (83)

     Sadece Yorkshire’de “–by” ile biten 210 yer adı vardır. Lincolnshire’da 220 adet İskandinavya / Viking kökenli yer adı bulunmaktadır.

     Bir sonek olarak “–by”, eski Viking dilinde ve halen kullanılmakta olan Danca, İsveççe ve Norveççe dillerinde “köy”, “şehir”, “yerleşim birimi” anlamlarına gelmektedir. (84)

     – – – – –

     (*) “Viking Dosyası”na seyahatnamenin bir sonraki bölümünde devam edeceğiz.

sediyani@gmail.com

     KAYNAKÇA:

(31) Else Roesdahl, The Vikings, s. 9 – 22, Penguin Books, Londra 1998

(32) Jens Jacob Asmussen Worsaae, De Danskes Kultur i Vikingetiden, Kopenhag 1873

(33) Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 10 – 11, Brill Publishers, Leiden 2009

(34) : Matthias Springer, Reallexikon der Germanischen Altertumskunde, cilt 21, “Normannen – Historische Bedeutung des Wortes”, s. 361 – 365, De Gruyter Verlag, Berlin 2002

(35) : Tim Folger, Why Did Greenland’s Vikings Vanish?, Smithsonian Magazine, Mart 2017

(36) : Peer Sveaas Andersen – Holger Arbmann, Kulturhistorisk Leksikon for Nordisk Middelalder, cilt 12, “Normanner”, Kopenhag 1967

(37) : Fjodor Andrushchuk, The Vikings in the East, s. 553, Routledge Books, Londra 2008

(38) : Martin Kaufhold, Europas Norden im Mittelalter: Die Integration Skandinaviens in das Christliche Europa (9. – 13. Jh.), Darmstadt 2001

(39) : Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 198, Facts on File, New York 1994

(40) : Vikingarna, Utställningskatalog till Florensutställningen, Malmö Museer, Floransa 1989

(41) : Peter Sawyer, The Viking Expansion, The Cambridge History of Scandinavia, cilt 1, s. 105, Cambridge 2003

(42) : Arne Emil Christensen, The Vikings, ODİN – Ministry of Foreign Affairs, Ragweedforge

(43) : Peter Hayes Sawyer, The Vikings,  “The Causes of the Viking Age”, s. 1 – 7, Phillimore & Co., Londra 1982

(44) : Peter Hayes Sawyer, The Age of the Vikings, Edward Arnold Publishing, Londra 1971

(45) : Johannes Balthasar Brøndsted, The Vikings, Penguin Books, Londra 1965

(46) : John Haywood, Historical Atlas of the Vikings, Penguin Books, Londra 1995

(47) : Michael Hasloch Kirkby, The Vikings, Phaidon Press, Londra 1977

(48) : Nancy L. Wicker, Violence and Society in the Early Medieval West, “Selective Female Infanticide as Partial Explanation for the Dearth of Women in Viking Age Scandinavia”, s. 205 – 221, The Boydell Press, Woodbridge 1998

(49) : Kadın Viking Savaşçılarının Varlığı DNA Vasıtasıyla Kanıtlandı, American Journal of Physical Anthropology, Uppsala Universitet, Stockholms Universitet, Sediyani Haber, 8 Eylül 2017, http://www.sediyani.com/?p=18223

(50) : İncil, Yeremya, bölüm 1, “Yeremya Çağrılıyor”, 9. – 14. âyetler

(51) : Vikingarna, Utställningskatalog till Florensutställningen, Malmö Museer, Floransa 1989

(52) : The Anglo – Saxon Chronicle, bölüm 2, M. S. 750 – 919, http://omacl.org/Anglo/part2.html

(53) : Barbara Anne Elizabeth Yorke, The Blackwell Encyclopedia of Anglo – Saxon England, “Alfred, King of Wessex (871 – 899)”, s. 27 – 28, Blackwell Publishing, Oxford 2001

(54) : İbrahim Sediyani, Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 26, Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 26 (Danimarka, İsveç ve Norveç gezisi), 22 Kasım 2017

(55) : The Origins of Bishopwearmouth, Sunderland City Council, Archive, 27 Eylül 2007

(56) : John T. Koch, Celtic Culture: A Historical Encyclopedia, s. 657 – 658, ABC – CLIO Publishing, Santa Barbara 2006

(57) : The Annals of Ulster, year 795

(58) : Scandinavian Scotland – Twenty Years After, Andrew Jennings – Arne Kruse, “One Coast – Three Peoples: Names and Ethnicity in the Scottish West During the Early Viking Period, s. 87, St. Andrews University Press, St. Andrews 2009

(59) : James Hunter, Last of the Free: A History of the Highlands and Islands of Scotland, s. 74 – 78, Mainstream Publishing, Edinburgh 2000

(60) : The Annals of Ulster, year 798

(61) : Jürgen Sarnowsky, Britische Inseln: Migrationen im Mittelalter, s. 219 – 229, Berlin 2014

(62) : Richard Killeen, Historical Atlas of Dublin, s. 12, Hardback Publishing, Dublin 2009

(63) : İbrahim Sediyani, Adını Arayan Coğrafya, s. 97, Özedönüş Yayınları, İstanbul 2009

(64) : Alan Orr Anderson, Early Sources of Scottish History (500 – 1286), bölüm 1, s. 268 – 269, Paul Watkins Publishing, Stamford 1990

(65) : Richard Hall, Viking Age Archaeology, s. 13, Shire Publications, Londra 2010

(66) : The Scandinavian Kingdom of York / Jorvik, History Files, 24 Ekim 2007, http://www.historyfiles.co.uk/KingListsBritain/EnglandYork.htm

(67) : Francis Donald Logan, Die Wikinger in der Geschichte, s. 190, Philipp Reclam, Stuttgart 1987

(68) : Christian Uebach, Die Landnahmen der Angelsachsen, der Wikinger und der Normannen in England, s. 83, Tectum Verlag, Marburg 2003

(69) : Claus Krag, Vikingtid og Rikssamling (800 – 1130), cilt 2, s. 18, Aschehougs Norges Historie, Oslo 1995

(70) : Gareth Williams, Eirik Blødoks, s. 9 – 34, Saga Bok, Hafrsfjord 2010

(71) : Peter Hayes Sawyer, Les Vikings et Leurs Civilisation, s. 105 – 109, Éditeur Mouton, Paris 1976

(72) : William P. L. Thomson, The New History of Orkney, s. 29, Birlinn Published, Edinburg 2008

(73) : John Garnons Williams, Wales at the Time of the Treaty of Montgomery in 1267, Mapping Medieval Wales

(74) : Stephen Badsey – David Nicolle – Stephen Turnbull, The Timechart of Military History, Worth Press Ltd. 2000

(75) : Niels Lund, The Danish Empire and the End of the Viking Age, s. 167 – 181, in “The Oxford Illustrated History of the Vikings”, Oxford University Press, Oxford 2001

(76) : Angelo Forte, Viking Empires, s. 196, Cambridge University Press, Cambridge 2005

(77) : Tim Bolton, Reign of King Harold Harefood, The Literary Encyclopedia, 5 Mayıs 2006

(78) : David Willis McCullough, Wars of the Irish Kings: A Thousand Years of Struggle, From the Age of Myth Through the Reign of Queen Elizabeth I., s. 111, Penguin Random House, Ontario 2002

(79) : Robert Doughty – R. G. Grant, 1001 Battles That Changed the Course of World History, s. 128, Penguin Random House, Ontario 2011

(80) : Geoffrey Wallis Steuart Barrow, The Kingdom of the Scots, s. 153, Edinburgh University Press, Edinburgh 2003

(81) : Kur’ân-ı Kerîm, Bakara sûresi, 216. âyet

(82 ): David Crystal, The Cambridge Encyclopedia of the English Language, cilt 6, s. 25, Cambridge University Press, Cambridge 2001

(83): age

(84) : İbrahim Sediyani, Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 10, Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 10 (Danimarka, İsveç ve Norveç gezisi), 14 Temmuz 2017

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

 

319 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir