Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 32

 

İbrahim Sediyani

 

 

 

 

 

     Tarihte yaşamış bazı kavimler ve topluluklar var ki, onlar hakkında bilinen tüm bilgiler, sadece düşmanları tarafından yazılmıştır. Kendilerinden nefret eden düşmanları onları nasıl anlatmış ve tanıtmışsa, bütün dünya insanları da bunu hiç sorgulamadan bu şekilde kabul etmiş, onların böyle olduğuna inanmıştır.

     Tarihte yaşanmış olaylar ve yaşayan toplulukların yaptıkları, genelde düşmanları veya karşıtları tarafından olumsuz bir biçimde yazılıp aktarılırken, aynı yaşanmışlıklar, takipçileri veya destekçileri tarafından olumlu bir biçimde yazılıp aktarılır. Böylece birbirinden tamamen farklı bakış açılarıyla kaleme alınan göreceli bir tarih yazımı vücûda gelir. Sizin övünerek bahsettiğiniz geçmişteki kimi olaylar başka ülkelerde kınanarak ve yerilerek anlatılırken, sizin gurur duyduğunuz ve kahraman olarak gördüğünüz kimi şahsiyetler, devletler veya ordular başka ülkelerde ve o ülkelerin insanlarınca barbar olarak görülürken, başkalarının da övünerek bahsettiği kimi olayları sizler kınar, gurur duyduğunu ve kahraman olarak gördüğünü de siz sevmezsiniz.

     Ancak geçmişte yaşamış kimi kavimler ve topluluklar var ki, onlar hakkında ne biliyorsak veya duymuşsak, hemen hepsini düşmanları bize aktarmıştır.

     Örneğin Temujin Çingis Xaan (1162 – 1227) ve Moğollar böyledir. Moğollar’ı hepimiz “barbar, yıkıcı, kan emici, acımasız” olarak biliriz, çünkü onlar hakkındaki tüm bilgilerimiz, Moğollar’ın düşmanları tarafından bize aktarılmıştır. Düşmanları Moğollar’ı bize nasıl anlatmışsa, biz de hiç sorgulamadan onları bu şekilde bilmişizdir. Bu konuda Moğollar’ın kendilerini veya sevenlerini dinleme zahmetine dahi katlanmamışızdır.

     İskandinavya’nın efsanevî topluluğu Vikingler de böyledir. Vikingler’i hepimiz “korsan, barbar, yıkıcı, soyguncu, acımasız” olarak biliriz, çünkü onlar hakkındaki tüm bilgilerimiz, Vikingler’in düşmanları tarafından bize aktarılmıştır. Düşmanları Vikingler’i bize nasıl anlatmışsa, biz de hiç sorgulamadan onları bu şekilde bilmişizdir.

     Moğollar hakkındaki tüm bilgiler bize düşmanları tarafından, özellikle İranlılar tarafından aktarılmıştır. Aynı şekilde, Vikingler hakkındaki tüm bilgiler bize düşmanları tarafından, özellikle İngilizler tarafından aktarılmıştır.

     Peki, binlerce yıllık güçlü, kudretli ve bir o kadar da kibirli İran devletlerine ve ordularına karşı en “gurur kırıcı” üstünlüğü kuran, kendilerine karşı dayanma gücünü dahi gösteremeyen o kibirli İran devletlerini ve ordularını perişan edip adetâ rezil rüsvâ eden Moğollar’ı, İranlılar’ın anlattıklarıyla tanımak ne derece sağlıklı ve mantıklı olur? Objektif bir anlatım çıkmayacağı ortadayken, nasıl olur da anlatılan her şeye bütün dünya inanmaktadır?

     Bunun gibi, binlerce yıllık güçlü, kudretli ve bir o kadar da kibirli Britanya devletlerine ve ordularına karşı en “gurur kırıcı” üstünlüğü kuran, kendilerine karşı dayanma gücünü dahi gösteremeyen o kibirli İngiliz devletlerini ve ordularını perişan edip adetâ rezil rüsvâ eden Vikingler’i, İngilizler’in anlattıklarıyla tanımak ne derece sağlıklı ve mantıklı olur? Objektif bir anlatım çıkmayacağı ortadayken, nasıl olur da anlatılan her şeye bütün dünya inanmaktadır?

     “Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya” başlığı altında kaleme aldığımız bu “İskandinavya Seyahatnamesi”nde, siz sevgili okurlarımıza ve takipçilerimize birkaç bölüm sürecek olan bir “Viking Dosyası” sunacağız. Bu çalışma vesilesiyle, İskandinavya’nın efsanevî topluluğu Vikingler’i daha yakından ve objektif bir biçimde tanımaya çalışacağız. Ayrıca, Vikingler ile Müslümanlar’ın (özellikle Kürtler’in) tarihteki karşılaşmaları hakkında da çok ilginç bilgiler aktaracağız, bu dosyanın içinde.

     Odin rızası için çalışmamızı takip ediniz, muhterem kardeşlerim.

     ► Vikingler Kimdir?

     “Vikingler” veya “Norslar” olarak adlandırılan Vikingler, İskandinavyalı savaşçı ve tüccar bir kavim olup, yılın büyük kısmını açık denizlerde geçiren çok ilginç ve gizemli bir topluluk. Özellikle 8. – 11. yy’lar arasında Avrupa’nın kuzeyinde ve batısında, Baltık Denizi, Kuzey Denizi, Norveç Denizi, Barents Denizi, Grönland Denizi, İrlanda Denizi, Manş Denizi ve Atlas Okyanusu kıyıdaşı coğrafyalarda birçok yeri fethetmiş, geniş bir alanda egemenlik kurmuşlardır. (1)

     Yerleşik hayata pek yanaşmayan ve yerinde duramayan savaşçı bir kavim olan Vikingler’in yazılı geleneğinin olmayışı, kültür izlerinin sürülmesini güçleştirmekte. Yazılı kaynakların zayıflığına ve Batılı kaynaklardaki olumsuz Viking imajına karşılık (ki bu yazılı kaynakların ekseriyeti, Vikingler’in kendilerine karşı savaştığı İngilizler, Almanlar, Fransızlar tarafından kaleme alınmıştır), arkeolojik veriler, incelikli ve derin bir Viking maddî ve manevî kültürünün varlığına işaret etmekte.

     Şu anki Danimarka, İsveç, Norveç, Faroe Adaları ve İzlanda, Viking kökenlidir. Hatta İskoçya halkının önemli bir kısmı, Rusya’nın geniş bir kesimi ve Fransa’nın Manş Denizi kıyısındaki Normandiya bölgesi de aslen Viking kökenlidir.

      VİKİNGLER’İN İKİ KOLU: NORMANLAR VE VARYAGLAR

     Vikingler de kendi içinde pekçok kollara ayrılırlar ancak en temel iki kol, Normanlar ve Varyaglar’dır. İsveçli Vikingler’e “Varyag” (Vik. Væring), Norveçli ve Danimarkalı Vikingler’e “Norman” (Vik. Normandí) denir.

     İsveçli olan Varyaglar – haliyle – doğuya doğru yayılmış (unutmayın; “coğrafya kaderdir”), daha çok bugünkü Rusya topraklarını egemenlikleri altına almış (2), hatta 11. yy’da Karadeniz kıyılarına (3), Kafkasya’ya ve Kürdistan’a kadar uzanmışlardı (4). Bunların çoğu Rusya topraklarında Novgorod civarına (5), Ukrayna topraklarında ise Kiev ve çevresine yerleştiler (6). Vikingler bu topraklarda barışçı ticaret erbabı olarak ipek karşılığında kürk ve köle alışverişi yaptılar. Bunların içinden Viking Prensi Rørik (830 – 79)’in kurduğu Rurik Hanedanı (862 – 1610), Rusya’da 9. yy’dan 17. yy’a kadar hüküm sürmüştür. (7) (İLGİNÇ BİR NOT: “Rørik” adı, eski Viking dilinde “ünlü hükümdar” anlamına gelmektedir.)

     Bu arada, çok ilgincinize gidecek bir bilgiyi de aktaralım: Bugün “Rusya” adlı ülkenin ve bu ülkede yaşayan halkın ismi olan “Rus” kelimesi, aslında o dönemde bu coğrafyada yaşayan halkın, kendi topraklarına gelip yerleşen İsveçli Vikingler için kullandığı bir nitelemeydi. Yani bugünkü Rusya topraklarında yaşayan İsveçliler’e “Rus” denirdi. Dolayısıyla “Rusya”, aslında “İsveçliler’in ülkesi” demektir. (8)

     Vikingler’in diğer ana kolu olan Normanlar (Norveç ve Danimarka Vikingleri) ise – haliyle – batıya doğru yayılmış (“coğrafya kaderdir”), daha çok bugünkü İzlanda, Faroe Adaları, Britanya ve Fransa topraklarını egemenlikleri altına almış, hatta bu coğrafyalarda devletler bile kurmuşlardır. (9) Bugün bile Fransa’nın bir coğrafî bölgesinin ismi Normandiya (Frsz. Normandie) olup, Manş Denizi kıyısındaki bu bölgenin halkı İskandinavyalı Vikingler’in torunlarıdırlar ve zamanla asimile olmuşlardır. (10) Bugün dahi konuştukları dil (Normandca), eski Viking dili ile Fransızca karışımı melez bir dildir. (11)

     Sen (Frsz. Seine) Nehri boyunca denizden yukarı çıkan Normanlar, biri 845 yılında biri de 885 yılında olmak üzere iki kez Paris’e bile saldırdılar. (12) Efsanevî Viking Kralı Ragnarr Loðbrók (? – 865) ve 911 yılında da Viking Dükü Gaange Rollo (846 – 931), sonraları günümüzdeki Normandiya adını alan bölgeye yerleşti ve yüz yıl kadar sonra buradan yola çıkan Fatih I. Williame (1028 – 87), İngiltere’nin fethine girişti. Viking soyundan gelen Normanlar, 11. yy’da Britanya’yı fethetmiş ve İngiltere’nin en güçlü hanedanı olmuşlardır. Norman fethi, Britanya’nın son fethidir aynı zamanda. (13)

     Fransa’da Luar (Frsz. Loire) vadisi, Bordeaux ve Toulouse, hatta İspanya’da Sevilla, Portekiz’de Lizbon (Port. Lisboa) bile onların saldırısına uğradı. Öyle ki, hiçbir gücün durduramadığı ve karşısında tutunamadığı Vikingler, İtalya’ya bile saldırdılar ve 11. yy’da efsanevî Viking Lideri Robert Guiskard Hauteville (1015 – 85), İtalya’nın en güneyindeki Sicilya (İt. Sicilia)’yı dahi ele geçirdi. (14)

     İsminin kelime anlamı “kuzey adamı” olan iş bu Norveçli ve Danimarkalı Normanlar, Norveç Denizi’nden ve Kuzey Denizi’nden batıya doğru açılarak denizleri ve kıyıdaş ülkeleri fethe giriştiler. Usta gemici ve korkunç savaşçı olan bu insanlar Britanya’yı, Faroe Adaları’nı, İzlanda’yı, hatta Grönland’ı ve hatta hatta Kanada kıyılarını ele geçirerek bütün bu toprakları egemenlikleri altına aldılar. (15)

     Ve hiçbir biçimde atlamamamız gereken çok önemli bir gerçek de şu: Kızılderililer’in anayurdu olan ve bugün “Amerika” olarak adlandırılan kıt’âyı da aslında keşfedenler İspanyollar ve Portekizliler değil, Vikingler’dir. Avrupalı (İskandinavyalı) bir kavim olan Vikingler, Cristoforo Colombo (1451 – 1506)’dan 400 yıl önce Amerika’yı keşfetmişlerdir. (16)

     Afrika kıt’âsının kuzey kıyılarına (bugünkü Mağrib toprakları) dahi ulaşmış bir topluluktur, Vikingler. Başka bir ifadeyle; Kafkasya, İran, Kürdistan ve Mağrib topraklarına ayak basan ve buralarda hakimiyet kurma çabası veren Vikingler, İslam dîni ile de tanışmışlardır. (17) Üstelik hem Çerkes Müslümanlar’la, hem Fars Müslümanlar’la, hem Kürt Müslümanlar’la hem de Arap Müslümanlar’la tanışmışlardır. Günümüzde İsveç ve Norveç’te yapılan arkeolojik kazılarda, üzerinde Arap harfleriyle “Allah” ve “Ali” isimleri yazan Viking eşyaları bulunmuştur. (18) Ki biz bu gizemli ve bir o kadar da ilgi çekici tarihi, bu dosyanın ilerleyen bölümlerinde siz sevgili okurlarımızla aralayacağız. Çok ilginç ve hayret verici şeyler var çünkü, pek bilinmeyen…

     Vikingler, hakimiyet alanı bakımından Moğollar’ı bile geride bırakır hatta ikiye katlar. Zirâ Moğollar iki kıt’âya (Asya ve Avrupa) hakim olmuşlardır ancak Vikingler tam 4 kıt’âda hakimiyet kurdular. Avustralya (Okyanusya) hariç, dünyadaki tüm kıt’âlarda egemenlik kurmuş bir kavimdir.

     İşte İskandinavyalı Vikingler’in 8. – 11. yy’lar arasında nerdeyse bütün Avrupa’ya ve bununla da kalmayarak batıda Amerika kıyılarına, güneyde Afrika kıyılarına, güneydoğuda ise İran ve Mezopotamya’ya kadar güçlü bir egemenlik kurduğu ve 300 yıl gibi uzun bir süre devam eden bu döneme tarihte “Viking Devri” denilmektedir.

      FRİZLER DE VİKİNG Mİ?

     “Seyahatname”nin bir önceki (9.) cildi olan ve 47 bölüm süren “Benelüks Seyahatnemesi”nde (Hollanda, Frizya ve Belçika Seyahatnamesi), hatırlayacaksınız, siz sevgili okurlarımıza 5 bölümlük bir “Frizya Dosyası” sunmuştuk.

     Frizler de aslen Viking olduklarını iddiâ etmektedirler ki, biz bu hususa sözünü ettiğimiz o dosyada değinmiştik.

     Merkezî Avrupa ve İskandinavya bölgelerinde bulunan Frizya, üç ülke arasında, Hollanda, Almanya ve Danimarka arasında bölüşülmüş bir coğrafya. Üç devlet arasında parçalanmış olan bu ülkenin Hollanda’ya ait topraklarına “Batı Frizya”, Almanya’ya ait topraklarına “Doğu Frizya” ve yine Almanya ile birlikte Danimarka’ya ait topraklarına ise “Kuzey Frizya” deniyor.

     Friz halkı, Merkezî Avrupa bölgesinin en son Hristiyanlaştırılmış halkıdır. Frizler’in Hristiyanlaştırılması Frankonya İmparatorluğu döneminde, 688 tarihinde başlar ve 800 yılında tamamlanır. Almanlar’ın, Hollandalılar’ın ve Danimarkalılar’ın zorla Hristiyanlaştırmak için defalarca saldırdığı ve baskı altına aldığı Frizler, Hristiyanlaşmamak için yüzyıllarca savaşırlar. Ancak sayıca ve silahça güçsüz olan Friz halkı bu savaşların neticesinde yenilgiye uğrar. Hristiyanlık’tan önce Frizler’in herhangi bir dînî inançları yoktu, dînsizdiler. (19)

     Frizler’in bugünkü Frizya coğrafyasını yurt edinmesi, takriben M. Ö. 5. yy’a dayanmakta. Kuzey taraflarından, İskandinavya topraklarından buraya geldikleri tahmin edilmekte.

     Bu düşünceyi destekleyen iki şey mevcut: Birincisi, Frizler’in tarihte kendi savaşçılarını “Viking” sıfatıyla isimlendirmeleri, ikincisi ve daha güçlüsü ise, Frizce’nin Danca ve Norveççe’ye, özellikle de Danimarkalılar’ın konuştuğu Danca’ya olan şaşırtıcı benzerliğidir.

     İskandinavya’nın güney bölgelerinden gelip bugünkü Danimarka, Almanya ve Hollanda’nın Kuzey Denizi (Friz. Noardsee; Flm. Noordzee; Alm. Nordsee; Dan. Nordsøen) kıyıları boyunca yayılmış bir kavimdir, Frizler.

     Bu büyük göç esnasında, ilk yerleştikleri mıntıka, bugün Hollanda’nın Lahey (Flm. Den Haag) şehrine bağlı bir ilçe olan ve 1320 km uzunluğundaki Ren (Flm. Rijn; Alm. Rhein) Nehri’nin denize döküldüğü nokta olan Katwijk’tir. Katwijk, Frizler’in İskandinavya’dan göç edip bugünkü anayurtlarına geldikten sonra ilk yerleştikleri mıntıkadır. (20)

     Keltler’i bu bölgeden süren Frizler, daha sonra buradan gerisin geri giderek, Hollanda’nın bugünkü Kuzey Hollanda (Flm. Noord – Holland), Frizya (Flm. Friesland) ve Groningen illeri topraklarına dağılmışlardır.

     Frizyalılar’dan bahseden en eski yazılı belge, M. Ö. 325 tarihine ait. Yunan coğrafyacı ve denizci Masalyalı Pitéas (M. Ö. 380 – M. Ö. 310), ölümünden 15 yıl önce, M. Ö. 325 yılında bugünkü Frizya topraklarına ve Kuzey Denizi kıyılarına ulaşır. Günümüzde Alman Körfezi (Alm. Deutsche Bucht) olarak da isimlendirilen Doğu Frizya (Almanya Frizyası) ve Kuzey Frizya (Almanya ve Danimarka Frizyası) topraklarından Norveç’in güney topraklarına kadar olan bölgeyi Kuzey Denizi kıyıları boyunca gezip dolaşan Masalyalı Pitéas, kaleme aldığı notlarında Friz Adaları’ndan ve özellikle kıyıya uzak Helgoland Adası’ndan söz etmektedir. (21)

     Romalı tarihçi ve siyasetçi Gaius Cornelius Tacitus (56 – 120) da, Ren Nehri ağzında iki bölüme yerleşmiş bir kavimden bahseder ve bu kavmin ismini “Frisii” olarak kaleme alır. Ancak tarihçi Tacitus, “Frisii” ismiyle bahsettiği bu topluluğun Cermen ırkına mensup bir topluluk olduğunu kaydetmektedir. (22)

     O dönem kaynaklarına bakıldığında, Frizler’in ilk anayurtlarının “iki nehir arası” (Eski Yunanca’daki klasik tabirle “Mezopotamya”) olduğu, bu nehirlerin Ren (Rijn, Rhein) ile Ems nehirleri olduğu görülecektir.

     ■ “VİKİNG” KELİMESİNİN ETİMOLOJİSİ

     “Viking” isminin ne anlama geldiği ve kelimenin kökeninin ne olduğu, pekçok dilbilimcinin ilgisini çeken ve üzerinde kafa yorduğu etimolojik bir konu olmuştur. Kelimenin anlamı esasında belirsizdi ve 18. yy’dan itibaren ilgi duyulup tartışılmaya başlanmıştır. Sözcüğün etimolojik kökenini belirlemek için de o günden bu yana çeşitli teoriler üretilmiştir.

     İlk başlarda bu ismin, Norveç’in tarihî Viken bölgesinden (bugünkü Oslo Fiyordu ve çevresi, dün gezdiğimiz bölgenin eski adı) olan insanları tanımlamak için, yani “Vikenli, Viken’den gelen kişi” anlamında kullanıldığı fikri ortaya atılmıştır. (23) Ancak bu düşüncenin yanlış olduğu kısa sürede farkedilmiştir. “Viken” ile “Viking” arasında her ne kadar ses benzerliği varsa da, anlam benzerliği yoktur. Viken bölgesinde yaşayan insanlar, eski Norveç yazmalarında hiçbir zaman “Viking” olarak adlandırılmamıştır; bilakis her zaman için “Vikerrir” (günümüzdeki modern Norveççe’de “Vikvær”) olarak adlandırılmışlardır. Zaten Norveç kökenli ABD’li dilbilimci Eldar Heide (1966 – halen hayatta) de, Vikingler’in hususî olarak Skagerrak çevresi ile ilişkilendirildikleri hiçbir dönemin olmadığını, dolayısıyla Viking insanını salt Viken bölgesine ait kılıp onunla tanımlamanın yanlış olduğunu belirtmektedir. (24) Norveçli tarihçi Peter Andreas Munch (1810 – 63) da aynı görüştedir ve bunları çok daha önce söylemiştir. (25) Bir diğer önemli nokta da, “Vikenli kişi” anlamındaki “Vikerrir” kelimesi de yalnızca erkek olanları belirtmek için kullanılmıştır. Yani “Vikenli erkek” anlamında. Vikenli kadınlar başka sözcüklerle tanımlanırdı. Ancak daha geniş bir topluluğu ifade eden ve bir kavim ismi olan “Viking” kelimesi, kadın – erkek ayırt etmeksizin, genel olarak bu kavmin insanlarını tanımlamak için kullanılan bir isimdir.

     Bir görüşe göre “Viking” kelimesi eski Norveç dilinde “evden uzakta uzun yolculuk yapan kişi” ya da muhtemelen “deniz savaşçısı” anlamına geliyordu. Eski Norsça (Eski Norveççe) şekli “Vikingr” olan bu kelime Frizce’de “Wīking” veya “Wītsing”, Eski İngilizce’de ise “Wīċing” şeklindeydi. (26)

     Eski Cermen dillerinde “vik” kelimesi, “büyük koy” veya “büyük ve geniş körfez” anlamına geliyordu. Bir görüşe göre “Viking” ismi de buradan türemiş olabilir. (27) Skagerrak kıyılarındaki İsveç, Norveç ve Danimarka toprakları ve Kuzey Denizi sahillerini kapsayan Frizya (Friesland) ve Zelanda (Zeeland) topraklarının böyle bir adlandırmaya sebebiyet verdiği düşünülmüştür. Ancak bu görüşün de isabetli olmadığı kısa sürede anlaşılmıştır. Zirâ “vik” sözcüğünün “büyük ve geniş koy, körfez” anlamına geldiği Eski Cermence’de “büyük ve geniş koylarda yaşayan insanlar” için “Viking” değil “viklam” ifadesinin kullanıldığı tespit edilmiştir.

     Vikingler’in ağırlıklı olarak tüccar oldukları gerçeğini gözönünde bulundurarak ismin etimolojisini belirlemeye çalışan bir diğer teoriye göre ise, Latince’de “vicus” kelimesi “şehir”, “yerleşim birimi” anlamına gelmekte (28), “Viking” kelimesi de “şehirleri satın alan kişiler”, “yerleşim birimlerini alan kişiler” anlamında buradan gelmektedir. Ancak bu da gerçeği yansıtmamaktadır. Zirâ Vikingler şehirleri “satın alma” yoluyla değil, “savaşlar ve fetihler” yoluyla ele geçiriyorlardı.

     Danimarkalı tarihçi, arkeolog, yazar ve öğretmen Else Roesdahl (1942 – halen hayatta)’e göre, “Viking” kelimesi Batı Nordik bir sözcük ve “denizde savaşan kişi”, “denizde kavga eden kişi” yani “korsan” anlamına gelmekte. (29) Ancak bu görüş pekçok dilbilimci tarafından reddedilmektedir.

     Rus dilbilimci ve İskandinavolog Anatoly Simonoviç Liberman (1937 – halen hayatta), Eski Norsça (Eski Norveççe) dilinde “vika” sözcüğünün “deniz seyahati” anlamına geldiğini, sözcüğün Eski Cermence (Eski Almanca) dilinde “wîkan” şeklinde, Eski İzlandaca dilinde ise “ýkva”, “víkja” veya “víkva” şeklinde olduğunu, “Viking” kelimesinin de buradan geldiğini ve “deniz seyahati yapan kişi” yahut “deniz seyyahı” anlamına geldiğini söylemektedir. (30) Bu görüş, öncekiler gibi basit değildir. Doğru olma ihtimali bir hayli yüksektir.

     Dilbilimsel olarak da dünyaca ünlü Rus dilbilimci Anatoly Liberman’ın bu görüşü, gerçeğe en yakın görüş olarak kabul edilmektedir. Bize göre de bu görüş gerçeğe en yakın olan görüştür.

     – – – – –

     (*) “Viking Dosyası”na seyahatnamenin bir sonraki bölümünde devam edeceğiz.

sediyani@gmail.com

     KAYNAKÇA:

(1) : Else Roesdahl, The Vikings, s. 9 – 22, Penguin Books, Londra 1998

(2) : Wladyslaw Duczko, Viking Rus, s. 10 – 11, Brill Publishers, Leiden 2009

(3 ): Stephen Turnbull, The Walls of Constantinople (AD 324 – 1453), Osprey Publishing, Oxford 2004

(4) : Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 198, Facts on File, New York 1994

(5) : Encyclopædia Britannica, “Viking” maddesi

(6) : Fjodor Andrushchuk, The Vikings in the East, s. 553, Routledge Books, Londra 2008

(7) : Encyclopædia Britannica, “Rurik Dynasty” maddesi

(8) : İbrahim Sediyani, Adını Arayan Coğrafya, s. 33, Özedönüş Yayınları, İstanbul 2009

 (9) : Matthias Springer, Reallexikon der Germanischen Altertumskunde, cilt 21, “Normannen – Historische Bedeutung des Wortes”, s. 361 – 365, De Gruyter Verlag, Berlin 2002

(10) : Peer Sveaas Andersen – Holger Arbmann, Kulturhistorisk Leksikon for Nordisk Middelalder, cilt 12, “Normanner”, Kopenhag 1967

(11) : Hubert Houben, Die Normannen, C. H. Beck Verlag, Münih 2012

(12) : Marjorie Chibnall, The Debate on the Norman Conquest, s. 2, Manchester University Press, Manchester 1999

(13) : George Edward Cokayne, The Complete Peerage, s. 493, St. Catherine Press, Londra 1953

(14) : Einar Joranson, The Inception of the Career of the Normans in Italy, s. 353 – 396, The University of Chicago Press, Chicago 1948

(15) : Tim Folger, Why Did Greenland’s Vikings Vanish?, Smithsonian Magazine, Mart 2017

(16) : Emre Aygün, Vikingler ve Amerika’nın Keşfi, Viking Araştırmaları Derneği, 14 Mayıs 2016

(17) : Colleen E. Batey – James Graham Campbell, Cultural Atlas of the Viking World, s. 198, Facts on File, New York 1994

(18) : Viking mezarlarında “Allah” ve “Ali” yazıları çıktı, Ajanslar, 6 Ekim 2017 http://www.sediyani.com/?p=18807

(19) : İbrahim Sediyani, Erdem ve Bilgelik Arıyorsan Nehirlerin Akıntısını Takip Et – 20, Sediyani Seyahatnamesi, cilt 9, bölüm 20 (Hollanda, Frizya ve Belçika gezisi, Frizya Dosyası – 1), 17 Eylül 2016

(20) : age

(21) : age

(22) : age

(23) : Maria Kvilhaug, The Tribe that Gave Vikings Their Name?, Freyia Völundarhúsins, 17 Mart 2015

(24) : Eldar Heide, Arkiv för Nordisk Filologi, s. 41 – 54, “Víking – ‘Rower Shifting’? An Etymological Contribution”, 2005

(25) : Peter Andreas Munch, Det Norske Folks Historie, cilt 1, s. 455, Oslo 1852

(26) : Eldar Heide, Arkiv för Nordisk Filologi, s. 23 – 28, “Víking, Week ant Widsith”, 2005

(27) : Frands Herschend, Reallexikon der Germanischen Altertumskunde, cilt 34, “Wikinger”, s. 57, De Gruyter Verlag, Berlin 2007

(28) : Régis Boyer, Die Wikinger, s. 28, Stuttgart 1994

(29) : Kulturhistorisk Leksikon for Nordisk Middelalder fra Vikingtid til Reformasjonstid, s. 23, Gyldendal, Oslo 1976

(30) : Anatoly Liberman, What Did The Vikings Do Before They Began To Play Football?, Oxford University Press’s Academic Insights for the Thinking World, 15 Temmuz 2009

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

 

364 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

3 Cevap Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 32

  1. Okçu Ali dedi ki:

    “Viking” kelime kökeni olarak “Su Krallığı” anlamına daha uyumludur. Diğer iddiâlar bu “Su Krallığı” anlamından veya köklerin ayrı ayrı ulaştıkları yan anlamlardan hareketle ilişkilendirilmiş olabilir. Kelime köklerinin yan anlam kazanması durumunda işin içinden en uzman etimologlar bile çıkamayabilir, yanılabilir. Buradan hareketle bu kelimenin en orjinal anlamı “Deniz Krallığı” olmasına rağmen kökler “Su Krallığı” anlamını verir.

  2. Kadir Karaç dedi ki:

    Anlaşılan Vikingler sonuç itibarıyla, savaşçı ve korkusuz bir toplulukmuş.

  3. Michell Furnell dedi ki:

    Hi there I am so grateful I found your website, I really found you by error. While I was looking on Askjeeve for something else, Regardless I am here now and would just like to say kudos for a marvelous post and a all round interesting blog (I also love the theme / design).

    I don’t have time to look over it all at the moment but I have bookmarked it and also included your RSS feeds, so when I have time I will be back to read much more.

    Please do keep up the superb work.

    Happy new year to you and your family.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir