Öckerö ve Hälsö: Adalarda Sanat

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 31…

 

 

 

Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 31

İbrahim Sediyani

En tyst minut är en lång minut.

(Sessiz bir dakika uzun bir dakikadır.)

İsveç atasözü

     Merkezi İsveç’in en büyük 2. şehri Göteborg olan Batı Götlanda (İsv. Västra Götaland) iline bağlı ilçe statüsündeki ve Kuzey Denizi’nin uzantıları olan Skagerrak ile Kattegat sularının tam da karıştığı alanda yer alan takımadalarda, bu takımadaların en büyük adası olan Hönö üzerinde yaptığımız gezi devam ediyor.

     3, 38 km² büyüklüğündeki ve üzerinde 5 bin 293 insanın yaşadığı Hönö Adası’nda, yüzyıllardır balıkçılık ile meşhur ada üzerindeki Balık Müzesi (İsv. Fiskemuseum)’ni gezdikten sonra dışarı çıkıyoruz.

     Balık Müzesi’nin biraz ötesinde, üzerinde İsveççe “Fyrhuset” (Fener Evi) yazan büyükçe bir bina, onun da yanında, üzerinde İngilizce “The Art” (Sanat) yazan büyük bir bina bulunuyor.

     “Fener” kelimesi aklıma hem Deniz Feneri’ni hem Fenerbahçe’yi getirdiği için o binaya girmiyoruz.

     Sanat Binası’nın kapısından giriyoruz içeri…

     Hönö Adası üzerindeki bu sanat merkezi, İsveçli ressam Hans Söderberg ile İsveçli fotoğrafçı Frank Palm tarafından açılmış ve bu iki ünlü sanatçının eserleri sergileniyor.

     Şansımız var ki, ressam Hans Söderberg de bugün burada hatta şu anda binanın içinde yalnız. Ancak henüz kendisini tanımıyoruz. Birazdan tanışacağız.

     Şükrü abi ile sergiyi geziyoruz, resimlere bakıyoruz. Biraz içeride oyalandıktan sonra, Hans Söderberg ile sohbet etmeye ve tanışmaya başlıyoruz.

     Hans Söderberg bize kendisini tanıtıyor. O’nun anlattıklarını Şükrü abi İsveççe’den Türkçe’ye çevirerek bana aktarıyor. Böylece kendisinin bu sanat merkezini açan sanatçı olduğunu öğreniyoruz.

     Gezmek için geldiğimiz adada İsveçli ünlü bir ressamla tanışmak güzel bir sürpriz oldu bizim için ve bunun mutluluğunu yaşıyoruz.

     Hans Söderberg kendisini tanıttıktan sonra, bu sefer de Şükrü abi beni O’na tanıtıyor. Türkiyeli bir Kürt yazar olduğumu ve Almanya’da yaşadığımı, dünya ülkelerini gezip “Seyahatname” yazdığımı, “Guldexwîn” adlı Kürtçe bir çizgi film kahramanı yarattığımı söylüyor. Vatana ve millete yaptığım hizmetleri, Ümmet-i Muhammed’in kurtuluşu için yaptığım cihadları anlatıyor. Keşmir’den Gazze’ye, Somali’den Arakan’a, Kürdistan’dan Katalonya’ya at sırtında “Allah Allah deyip cenk eder genç İbraam” hayatımı anlatıyor. İş bulup ev geçindiremediğim için ve evdeki bozulan musluğu bile tamir etmeyi beceremediğim için, “Dünya’yı kurtarmak”, “Ümmet’i kurtarmak”, “Türkiye’yi kurtarmak”, “Kürdistan’ı kurtarmak” gibi daha kolay işlerle meşgul olduğum faaliyetlerimi anlatıyor.

     Hans Söderberg bize İsveç’teki sanat çalışmaları hakkında bilgiler veriyor. İsveç’teki sanat hayatını, ortaya konan sanatsal çalışmaları anlatıyor. Böylece bizler de İsveç’teki sanat eserleri hakkında biraz bilgi sahibi oluyoruz.

     Tabi elin Hans’ı bunu yapar da, ben geri durur muyum? Ben de bizim ülkemizdeki sanat hayatı hakkında kendisini bilgilendiriyorum.

     Türkiye’deki sanat eserleri hakkında kendisine bilgiler sunuyorum. Kenan Evren’in yaptığı yağlıboya resimleri, AKP’li belediyelerin diktiği Rabiâ heykellerini, seçim meydanlarında çalınan “Dombra” marşını, “Diriliş Ertuğrul” dizisini, “Recep İvedik” filmlerinde edilen küfürleri ve argo konuşmaları, iktidarın yayın organı gibi çıkan gazetelerin her sene kendi yandaşlarına verdiği “şiir ödülleri”ni, spor yorumcularının sergilediği “parkalı ve parkasız” yıkama – yağlama çalışmalarını, 10 Kasım’da Atatürk’ü anmak için okullarda başörtülü kız öğrencilerin okuduğu Kürtçe ağıtları…

     Hönö Sanat Binası’nda güzel vakit geçirmiştik.

     İsveçli ressam Hans Söderberg’den hatır isteyerek ve kendisiyle tanışmaktan memnuniyet duyduğumuzu bir kez daha ifade ederek ayrılıyoruz oradan. (Aradan 7 ay geçtikten sonra kendisini buradan bir kez daha selamlayalım ve tanışmaktan memnun olduğumuzu belirterek, kendi web sitesinin linkini paylaşalım: www.hanssoderberg.se)

     Hönö Adası’ndaki gezimiz sona ermişti. Şimdi tekrar arabaya binip, takımadaların bu en büyük adasının hemen kuzeyinde bulunan ve takımadaların üçüncü büyük adası olan Öckerö isimli adaya gideceğiz.

     Klåva, Hult, Hönö, Heden ve Röd köylerinden geçerek, Hönö Adası ile Öckerö Adası arasında inşâ edilmiş ve iki adayı birbirine bağlayan Hönö Yolu (İsv. Hönövägen) adlı yolun başına varıyoruz. Bu yol sayesinde, bir adadan öbür adaya arabayla gitmek mümkün. O yoldan seyrederek adaya gidiyoruz.

     Öckerö Adası üzerindeyiz şimdi…

     Öckerö, bizim İsveç’te ayak bastığımız 4. ada oluyor. Toplamda ise bu gezide ayak bastığımız 17. ada durumunda.

     İdarî olarak bu takımadalar, merkezi Göteborg şehri olan Batı Götlanda (İsv. Västra Götaland) ilinin bir ilçesi statüsündedirler ve ilçe merkezi de hem en büyük ada hem de en fazla nüfûsa sahip ada olmasına rağmen Hönö değil, onun kuzeyindeki – ve şimdi ayak bastığımız – ada olan Öckerö’dür.

     239 hektar (2, 39 km²) büyüklüğündeki adanın üzerinde bulunan tek yerleşim birimi olan Öckerö köyü, aynı zamanda bu takımadaların tümünü kapsayan Öckerö ilçesinin merkezidir.

     Adanın üzerinde 3 bin 269 insan yaşıyor. Ada sakinleri oldukça sakin insanlardırlar (adı üstünde, sakin). Resim yapmayı ve müziği, özellikle de “Lê lê Sakine” türküsünü çok sevmektedirler.

     Adanın batı tarafı Kuzey Denizi açıklarına baktığı için aşırı rüzgârlı oluyor ve bu nedenle insan yerleşimi daha çok adanın İsveç kıyılarına bakan doğu tarafında yoğunlaşmış. Adanın kuzeybatı kesimi güzel doğa alanlarına sahip ve özellikle yürüyüş yapmak için çok ideal patika yollar barındırıyor. Adanın doğu kesiminde ise liman var ve dediğimiz gibi, yerleşim de bu tarafta.

     Adanın üzerinde iki kilise ve bir kütüphane bulunuyor.

     Kiliselerden biri Ortaçağ’dan kalma Eski Kilise (İsv. Gamla Kyrka), diğeri de 1906 yılında inşâ edilmiş olan Yeni Kilise (İsv. Nya Kyrka).

     Ada üzerindeki tek kütüphane ise Örtagården (Bitki Bahçesi) mahallesinde, Nordgårdsvägen (Kuzey Bahçesi Caddesi) adlı sokakta bulunuyor.

     Ada üzerindeki evler, tıpkı Hönö Adası’nda olduğu gibi, daha önce hep İzlanda ve Grönland belgesellerinde ve fotoğraflarında gördüğüm ve güzelliklerine hayranlık dolu gözlerle baktığım renkli renkli kulübe evler. Kimi yeşil, kimi kırmızı, kimi mavi, kimi sarı, kimi eflatun renginde bu şirin mi şirin kulübe evler, eski Viking topraklarını kapsayan bu kuzey ülkelerinin tradisyonel evleri. İçi nasıldır bilmiyorum ama dış görünüşleri oldukça hoş, bu evlerin. Bu evler özellikle Eski Kilise ile Yeni Kilise arasında kalan Hembygdsgården (Yerli Bahçe) mahallesinde yoğunlaşmış durumda.

     Birbirinden güzel bahçeleri olan ve bu yüzden mahalle isimleri genelde bu şekilde olan adanın üzerinde özellikle yaz akşamları çeşitli müzik eğlenceleri düzenleniyor. Yaz akşamlarındaki bu müzik etkinliklerinde ada halkı “Şemmamê şemmamê, şemmamê bukê, dotmamê dotmamê, dotmamê bukê” şarkısı eşliğinde dans edip eğleniyor.

     Benle Şükrü abi, adanın doğusunda yer alan ve yerleşimin de yoğun olduğu Öckerö Limanı (İsv. Öckerö Hamn) bölgesinde arabayı park edip geziyoruz.

     Yarım saat kadar yürüyüş yapıyoruz adada.

     Bir önceki ada kadar zenginlikleri yok ve fazla bir muhteviyata sahip değil. O yüzden fazla takılmıyoruz. Liman bölgesinde yarım saat kadar yürüyüş yapıp tekrar arabaya biniyoruz ve bu sefer de bu adanın kuzeyinde bulunan diğer bir adaya, Hälsö’ye gitmek için yola koyuluyoruz.

     Aynı şekilde, bu iki ada arasında da karayolu inşâ edilmiş. Bu yol sayesinde, bir adadan öbür adaya arabayla gitmek mümkün. O yoldan seyrederek adaya gidiyoruz.

     Hälsö Adası üzerindeyiz şimdi…

     Hälsö, bizim İsveç’te ayak bastığımız 5. ada oluyor. Toplamda ise bu gezide ayak bastığımız 18. ada durumunda.

     59 hektar (0, 59 km²) büyüklüğündeki adanın üzerinde tek bir yerleşim birimi var ve onun da ismi, ada ile aynı: Hälsö.

     Adanın üzerinde 536 insan yaşıyor. Siyasete karışmadıkları için, hallerinden memnunlar. Kimse kimsenin tavuğuna kış demiyor, kimse kimsenin bahçesinden elma çalmıyor. Şu İsveçliler ne kadar da tuhaf insanlar!? Bir adanın üzerinde 536 kişi yaşıyor ama herkes huzur içinde yaşıyor, hiç olay olmuyor; kimse kimsenin inancını, mezhebini, ideolojisini, siyasî görüşünü merak etmiyor. Café ve parklarda ne dîn ne siyaset konuşuluyor. Halbuki bu adada İsveçliler değil de, meselâ Türkler veya Kürtler yaşamış olsaydı, şu anda ada üzerinde 15 cemaat, 7 tarikat, 4 siyasî parti, 3 tane de silahlı örgüt vardı.

     Ne diyelim? Şimdi gezdiğimiz ülkelerdeki insanları karalayıp aleyhlerinde yazmak bize yakışmaz. “Odin onları affetsin” deyip geçelim. Rabbbbbim hidayet versin…

     Adanın nüfûsu 1995’e kadar sürekli çoğalırken, o tarihten beridir daima düşüş halinde. 1960 yılında adanın nüfûsu 542 kişi, 1965 yılında 515 kişi, 1970 yılında 520 kişi, 1975 yılında 576 kişi, 1980 yılında 573 kişi, 1985 yılında 590 kişi, 1990 yılında 600 kişi, 1995 yılında 646 kişi, 2000 yılında 616 kişi, 2005 yılında 614 kişi, 2010 yılında 611 kişi, 2015 yılında 586 kişi, 2017 yılında ben ordayken üşenmeyip sizler için adada yaptığım sayıma göre de 536 kişi.

     Adanın eski ismi “Hällesö” olup, bu isim zaman içinde kısaltılarak bugünkü “Hälsö” şeklini almış.

     Yüzyıllar boyunca sakin bir balıkçı adası olan Hälsö üzerinde 20. yy’ın başında bir gemi yapımı endüstrisi kurulmuştur.

     Adanın bir futbol takımı vardır ve Hälsä Bollklubb (Hälsö Top Kulübü) adlı bu futbol kulübü, 5 Nisan 1925 tarihinde kurulmuştur. Bu kulübün bağrından şimdiye dek bir millî futbolcu da çıkmıştır. İsveç eski millî futbolcusu Sven Owe Ohlsson (1938 – halen hayatta), bu takımın altyapısından yetişmiş bir futbolcudur ve bu adanın çocuğudur. 19 Ağustos 1938 tarihinde Hälsö Adası üzerinde doğan Sven Owe Ohlsson, 1952 – 54 yılları arasında ada takımı Hälsä Bollklubb’da oynayıp yıldızı parladıktan sonra, adanın bağlı bulunduğu il merkezinin takımı ve İsveç’in en köklü kulüplerinden biri olan IFK Göteborg (Idrotts Föreningen Kamraterna Göteborg) takımına transfer olmuştur. Sonra da 1954 – 64 yılları arasında IFK Göteborg takımında, 1965 – 71 yılları arasında AIK Solna (Allmänna Idrottsklubben Solna) takımında, 1972 – 74 yılları arasında IFK Stockholm takımında oynamıştır. Ohlsson, 15 kez de İsveç millî takımı forması giymiştir.

     Bu adadan çıkmış diğer bir ünlü kişi de, dünyaca ünlü sinema yıldızı Annika Maria Lundqvist (1963 – halen hayatta)’tir. 14 Ekim 1963 tarihinde Hälsö Adası üzerinde doğan Annika Maria Lundqvist, pekçok önemli sinema filminde rol almış ve birçok ödülleri olan bir aktristir.

     Evet, sevgili dostlar…

     Merkezi İsveç’in en büyük 2. şehri Göteborg olan Batı Götlanda (İsv. Västra Götaland) iline bağlı ilçe statüsündeki ve Kuzey Denizi’nin uzantıları olan Skagerrak ile Kattegat sularının tam da karıştığı alanda yer alan takımadalarda, 3 adayı gezdik bugün.

     Takımadaların en büyük adası olan Hönö Adası’nda çok vakit geçirdik, adayı doyasıya yaşadık. Ada üzerindeki önemli yerlere, müzelere, sanat binalarına girdik ve yeni insanlarla tanıştık, yeni dostlar kazandık.

     Takımadaların en büyük üçüncü adası olan Öckerö Adası’nda yarım saat yürüyüş yaptık. Binaların içine girip kimseyle tanışmadık ama ada üzerinde güzelce yürüdük, adayı yürüyerek gezdik.

     Takımadaların en büyük beşinci adası olan Hälsö Adası’nda ise arabayla tur attık. Hiç arabadan inmeden gezdik, arabayla gezdik.

     Takımadaların en büyük ikinci adası olan Björkö ile en büyük dördüncü adası olan Rörö’yü de başka bir zaman gezeriz, inşallah. Hepsini bir günde, birinden öbürüne zıplayarak gezmek olmaz; bir tad alamazsın o zaman! Kiswahili dilindeki bir Kenya atasözünde belirtildiği gibi, “Mtaka yote kwa pupa, hukosa yote.” (Her şeyi bir seferde isteyen, her şeyi kaçırır.)

     Takımadaların en büyük altıncı adası olan Fotö isimli adayı ise Türkiye’deki OHAL rejiminden korktuğumuz için gezmedik.

     Belli mi olur? Şimdi biz adayı gezip anlatacağız, ama Türkiye’deki her zaman için “büyük fotoğrafı gören” havuz medyası yazımdaki “Fotö” ismini “Fetö” diye çarpıtacak, al sana başına bela!.. Zaten mâlumunuz, sen istediğin kadar birbirinden renkli ve keyifli gezi fotoğrafları paylaş, onlar “büyük fotoğrafı” her zaman görüyorlar. Bissürü başım ağrıyacak, ne gerek var Allanseversen?..

     Zaten hayatımız kaymış, kaymak ne kelime, Everest’te sky yapıyor, odur kış olimpiyatlarına hazırlanıyor. İş yok, ev yok, hatun yok. Bi de gidip bu yaştan sonra cezaevlerinde çürüyemem.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

FOTOĞRAFLAR:

Balık Müzesi’nin biraz ötesinde, üzerinde İsveççe “Fyrhuset” (Fener Evi) yazan büyükçe bir bina, onun da yanında, üzerinde İngilizce “The Art” (Sanat) yazan büyük bir bina bulunuyor. (İSVEÇ)

Hönö Adası üzerindeki bu sanat merkezi, İsveçli ressam Hans Söderberg ile İsveçli fotoğrafçı Frank Palm tarafından açılmış ve bu iki ünlü sanatçının eserleri sergileniyor. (İSVEÇ)

Şansımız var ki, ressam Hans Söderberg de bugün burada hatta şu anda binanın içinde yalnız. Ancak henüz kendisini tanımıyoruz. Birazdan tanışacağız. (İSVEÇ)

Şükrü abi ile sergiyi geziyoruz, resimlere bakıyoruz. Biraz içeride oyalandıktan sonra, Hans Söderberg ile sohbet etmeye ve tanışmaya başlıyoruz. (İSVEÇ)

Hönö Sanat Binası’nda güzel vakit geçirmiştik. (İSVEÇ)

Hans Söderberg bize İsveç’teki sanat çalışmaları hakkında bilgiler veriyor. İsveç’teki sanat hayatını, ortaya konan sanatsal çalışmaları anlatıyor. Böylece bizler de İsveç’teki sanat eserleri hakkında biraz bilgi sahibi oluyoruz. (İSVEÇ)

Öckerö Adası üzerindeyiz şimdi… (İSVEÇ)

Öckerö, bizim İsveç’te ayak bastığımız 4. ada oluyor. Toplamda ise bu gezide ayak bastığımız 17. ada durumunda. (İSVEÇ)

İdarî olarak bu takımadalar, merkezi Göteborg şehri olan Batı Götlanda (İsv. Västra Götaland) ilinin bir ilçesi statüsündedirler ve ilçe merkezi de hem en büyük ada hem de en fazla nüfûsa sahip ada olmasına rağmen Hönö değil, onun kuzeyindeki – ve şimdi ayak bastığımız – ada olan Öckerö’dür. (İSVEÇ)

239 hektar (2, 39 km²) büyüklüğündeki adanın üzerinde bulunan tek yerleşim birimi olan Öckerö köyü, aynı zamanda bu takımadaların tümünü kapsayan Öckerö ilçesinin merkezidir. (İSVEÇ)

Benle Şükrü abi, adanın doğusunda yer alan ve yerleşimin de yoğun olduğu Öckerö Limanı (İsv. Öckerö Hamn) bölgesinde arabayı park edip geziyoruz. (İSVEÇ)

Adanın üzerinde 3 bin 269 insan yaşıyor. Ada sakinleri oldukça sakin insanlardırlar (adı üstünde, sakin). Resim yapmayı ve müziği, özellikle de “Lê lê Sakine” türküsünü çok sevmektedirler. (İSVEÇ)

Adanın batı tarafı Kuzey Denizi açıklarına baktığı için aşırı rüzgârlı oluyor ve bu nedenle insan yerleşimi daha çok adanın İsveç kıyılarına bakan doğu tarafında yoğunlaşmış. Adanın kuzeybatı kesimi güzel doğa alanlarına sahip ve özellikle yürüyüş yapmak için çok ideal patika yollar barındırıyor. Adanın doğu kesiminde ise liman var ve dediğimiz gibi, yerleşim de bu tarafta. (İSVEÇ)

Ada üzerindeki evler, tıpkı Hönö Adası’nda olduğu gibi, daha önce hep İzlanda ve Grönland belgesellerinde ve fotoğraflarında gördüğüm ve güzelliklerine hayranlık dolu gözlerle baktığım renkli renkli kulübe evler. Kimi yeşil, kimi kırmızı, kimi mavi, kimi sarı, kimi eflatun renginde bu şirin mi şirin kulübe evler, eski Viking topraklarını kapsayan bu kuzey ülkelerinin tradisyonel evleri. İçi nasıldır bilmiyorum ama dış görünüşleri oldukça hoş, bu evlerin. Bu evler özellikle Eski Kilise ile Yeni Kilise arasında kalan Hembygdsgården (Yerli Bahçe) mahallesinde yoğunlaşmış durumda. (İSVEÇ)

Adanın üzerinde iki kilise ve bir kütüphane bulunuyor.

Kiliselerden biri Ortaçağ’dan kalma Eski Kilise (İsv. Gamla Kyrka), diğeri de 1906 yılında inşâ edilmiş olan Yeni Kilise (İsv. Nya Kyrka). (İSVEÇ)

Ada üzerindeki tek kütüphane ise Örtagården (Bitki Bahçesi) mahallesinde, Nordgårdsvägen (Kuzey Bahçesi Caddesi) adlı sokakta bulunuyor. (İSVEÇ)

İsveçli ressam Hans Söderberg ve Kürt seyyah İbrahim Sediyani

28 Mayıs 2017

 

126 Total Views 3 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir