Amasya’da Zerdüştîlik Kalıntıları

 

isediyani

Amasya yakınlarındaki Oluz (Toklucak) köyündeki antik yerleşim yeri Oluzhöyük’te yapılan kazılarda Kürdistan menşeli Zerdüştîlik dîninin kalıntıları bulundu.

 

     Amasya yakınlarındaki Oluz (Toklucak) köyündeki antik yerleşim yeri Oluzhöyük’te yapılan kazılarda Kürdistan menşeli Zerdüştîlik dîninin kalıntıları bulundu.

     Oluzhöyük’te Zerdüştî yerleşimi keşfedilirken Anadolu’nun dinler tarihini değiştirecek önemli bulgulara da ulaşıldı. Zerdüştîlik’in tarihi yeniden yazılacak çünkü 2 bin 500 yıllık buluntuların İran’da bile olmadığına dikkat çekildi.

     KÜRDİSTAN MENŞELİ ZERDÜŞTÎLİK, DOĞUDAKİ İRAN’A VE BATIDAKİ ANADOLU’YA EŞİT ÖLÇÜDE YAYILMIŞ

     Bugüne dek yanlışlıkla İran kökenli olduğuna inanılan Kürdistan kökenli Zerdüştîlik dîninin Kürdistan’dan doğudaki İran’a ve batıdaki Anadolu’ya eşit ölçüde yayılmış olabileceği ortaya çıktı. Ancak Kürt peygamber Hz. Zerdüşt (as)’ün tebliğ ettiği dînin Kürdistan’ın doğusundaki İran coğrafyasında sayısız izleri ve kalıntıları varken, Kürdistan’ın batısındaki Anadolu coğrafyasında bugüne dek herhangi bir izine rastlanmamıştı. Fakat Amasya’da bulunan izler, tarihe ışık tutacak nitelikte. Amasya’da İran’daki Zerdüştî tapınaklarından daha eski bir geçmişi olan buluntulara rastlandı.

     Amasya Oluzhöyük’teki kazıların uzun yıllardır başkanlığını yapan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, kazılarda Zerdüştî yerleşimi keşfettiklerini, Anadolu dîn tarihini değiştirecek çok önemli bulgulara ulaştıklarını söyledi. Prof. Dr. Dönmez, yaptığı açıklamada, Toklucak (Oyuz) köyü yakınlarında, kendisi ve ekibinin 1999 yılında yaptıkları yüzey araştırmasında keşfettikleri Oluzhöyük’te 2007 yılında başlatılan kazıların sürdüğünü belirtti. Kazılarda 11. sezonu kapattıklarını, günümüze kadar 1300 eseri müzeye teslim ettiklerini ifade eden Dönmez, bunun yanısıra önemli medeniyetlere ait kültür katmanlarını ve kentleri açığa çıkardıklarını anlattı.

     ANADOLU’DA TEVHÎD İNANCI, İSLAM VE HRİSTİYANLIK’TAN DAHA ESKİ

     Kazılarda geçen yıl Zerdüştî döneme ait yerleşim keşfettiklerini ve Anadolu dîn tarihini değiştirecek çok önemli bulgulara ulaştıklarını dile getiren Dönmez, “M. Ö. 5. yy’a ait bu yerleşimde bir ateş kültüyle ilgili daha doğrusu erken Zerdüştî dîniyle ilgili ya da İslamiyet’te Mecusîlik denen ve ateşe saygı gösteren insanların dînî yaşamlarıyla ilgili çok orijinal, bugüne kadar Anadolu arkeolojisinde saptanmayan bir tapınak kompleksi keşfettik. Bunun içinde ateşin yandığı kutsal oda var. Diğer odalar var, taş döşemeli alanlar var. En önemlisi bu tapınakta kullanılan eşyaları burada biz açığa çıkardık” dedi. 2 bin 500 yıllık buluntuların hiçbirinin İran’da bulunmadığını kaydeden Dönmez, keşfin heyecan verici olduğunu dile getirerek, buluntuların Anadolu dîn tarihi ve semavî dînler açısından önemini anlattı.

     İslam’ın ve Hristiyanlık’ın olmadığı, günümüzden 2 bin 500 yıl öncesine ait buluntuların Tevhîd inancını Anadolu’ya yerleştirdiğini söyleyen Prof. Dr. Dönmez, “Böylece kutsal kitapları Avesta olan Zerdüştîler’in kutsal coğrafyasına Anadolu da girmiş oluyor. Artık Anadolu da onların kutsal coğrafyası içinde değerlendirilecek” tespitinde bulundu. “Kazı çalışmalarımızda ateş tapınağını daha da genişleteceğiz” diyen ve Anadolu ve Ön Asya dînler tarihi için sözkonusu keşfin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Kazıda bulduklarımız İran’da bile olmayan, ilk defa Anadolu arkeolojisinden ortaya çıkan Oluzhöyük’e has özellikler taşımaktadır. Burada bir göl olduğunu biliyoruz. Bu yerleşimi kuranların canlı ekosistemleri sevdiğini, parklar kurduğunu biliyoruz. Burada muazzam bir dîn sistemi kurmuşlar ve bunu yaşamışlar. Bu ateş kültürünü de Amasya’dan başka bölgelere dahi taşımışlar. Bunu keşfettik. Bu ateş tapınağını kazı çalışmalarımızda daha da genişleteceğiz. Belki restorasyonunu yapacağız. Bununla ilgili bilimsel çalışmalarımız devam edecek” açıklamasında bulundu. Henüz yolun başında olduklarını ifade eden Dönmez, “Buradaki çalışmalarımız devam ederse, tapınağın tamamını açarsak çok daha buluntuya ulaşacağız. Bunları bir şekilde insanların gezmesi için teşhir, tanzim projeleriyle desteklersek, yayınlarla bunları insanlara kamuoyuna duyurursak Amasya’nın önemi çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkacak. Orta Karadeniz bu anlamda ciddi bir atılım yapmış olacak. Bu dîn tarihi açısından çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

     ANADOLU AJANSI, SEDİYANİ HABER

     5 KASIM 2017

 

828 Total Views 2 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir