Uddevella Köprüsü

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 19…

 

 

 

Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 19

İbrahim Sediyani

27 MAYIS

İSVEÇ – NORVEÇ

     İsveç’teki ilk sabahımızda, mahmur gözlerle ve heyecan içinde çarpan bir kalple uyanıyoruz. Dünden kalan yorgunluktan eser yok ama. Kendimizi oldukça dinç hissediyoruz.

     Bugün, miladî takvimde 27 Mayıs 2017 ama hicrî takvimde 1 Ramazan 1438.

     İslam dünyası için mübarek Ramazan ayının ilk günü. Müslümanlar bugün ilk oruçlarını tutuyorlar.

     Kurban olduğum Allah’ın işine bakın: Türkiye’deki siz sevgili Ich liebe Dich azîz dîn kardeşlerim ATV ve Star TV’de Ramazan programları seyredip kendinden geçerken, bu fakir de böyle deli dana gibi İskandinavya topraklarında geziyor işte. Türkiye’deki siz sevgili yakalarsam muçk muçk azîz dîn kardeşlerim Nihat Hatipoğlu’na “Minti çiğnesem orucum bozulur mu?”, Cübbeli Ahmet’e “Ortadoğu insanına yanmayan kefen satmak yerine İskandinavya insanına donmayan kefen satsak daha kârlı olmaz mı?” ve Adnan Oktar’a “Cennet’teki huriler esmer mi sarışın mı?” sorularını sorarken, bu fakir kardeşiniz de ülke ülke gezip nehirleri ve şehirleri anlatıyor işte.

     Takdir-i İlahî. Demek ki Levh-i Mahfuz’da öyle yazılmış; biz daha leylekler tarafından dünyaya getirilmeden önce kader defterimizde “Türkiye’deki İslamcı kardeşler, Sosyalist yoldaşlar, Kemalist ülküdaşlar ve Kürdistanî yurttaşlar mübarek Ramazan ayını hûşû içinde idrak ederken şu fukara İbraam da gidip İskandinavya ülkelerini gezsin” diye yazılmış. Şüphesiz, kaderin önüne geçmek mümkün değil…

     İsveç’in Kuzey Denizi kıyısındaki Batı Götlanda (İsv. Västra Götalands län) ilinin merkezi olan Göteborg şehrinde, Odinsplatsen mahallesinde başlıyor bugünkü yolculuğumuz.

     Rotamız değişmiyor. Parola aynı.

     Vikingler’in parolası: Kuzeye, kuzeye, daima kuzeye…

     Ülkeler değişiyor, şehirler değişiyor, adalar değişiyor, hatta denizler değişiyor ama o Viking parolamız hiç değişmiyor. Parola aynı: Kuzeye, kuzeye, daima kuzeye…

     İki gün önce (periruz), Almanya’dan Danimarka’ya geçmiştik ve hayatımızda ilk kez Danimarka’yı görmüştük.

     Dün (diruz), Danimarka’dan İsveç’e gelmiştik ve hayatımızda ilk kez İsveç’i görmüştük.

     Bugün (imruz) ise, İsveç’ten Norveç’e gideceğiz ve hayatımızda ilk kez Norveç’i göreceğiz.

     İsveç’in 2. büyük şehri Göteborg’dan Norveç’in başkenti Oslo’ya gidiyoruz bugün. Akşama kadar Norveç’i ve Oslo’yu gezecek, akşam da İsveç’e ve Göteborg’a geri döneceğiz.

     Nasıl heyecanlıyım ve nasıl mutluyum, anlatamam. 22 yıldır Avrupa’da yaşıyorum ve Almanya’ya geldiğim günden beri Avrupa’da en çok görmek istediğim, en çok gidip gezmek istediğim ülkedir, Norveç.

     İlk kez şimdi, bugün nasip olacaktı bu.

     Göteborg’da bizi misafir eden Adıyaman – Besnili Şükrü Duran abimiz sayesinde Norveç’i göreceğiz bugün. Odin kendisinden razı olsun. İskandinavya Tanrısı Odin çok sevap yazıyordur Şükrü abiye, kesssin! Adam bize hem yemek yediriyor, hem çay demliyor, hem bizi misafir ediyor, hem de gezdiriyor. Odin bütün bunları görüyordur muhakkak.

     Şükrü abinin arabasıyla gideceğiz. Benim arabam Göteborg’da kalacak.

     Bu yolculuğu, iki gündür yaptığımız yolculuklardan daha rahat yapacağım. Zirâ direksiyonda Şükrü abi var, ben rahatça koltuğa oturup etrafı seyredeceğim.

     Şükrü abinin arabasında Şükrü abi direksiyon başında, ben hemen yanındaki koltukta, Bitlisli Fırat Erol da arka koltukta, başlıyoruz yolculuğa…

     Göteborg (İsveç) – Oslo (Norveç) arasındaki mesafe, 294 km.

     Göteborg şehrinde, Odinsplatsen mahallesinde başlıyor yolculuğumuz…

     Friggagatan (= Zaman Caddesi) adlı caddeyi boydan boya alıp Gullbergsbrogatan (= Martıdağı Köprüsü Caddesi) adlı caddeye, ordan da direksiyonu sola kırıp Kungsbackaleden (= Kral Ağzı Yolu) adlı caddeye çıkıyoruz.

     Burası, Gullbergsvass (= Martıdağı Kamışı) semti…

     Üzerinde bulunduğumuz Kungsbackaleden adlı cadde, bizi, muhteşem güzellikteki Göteborg şehrinin içinden akan ve şehre o tarifsiz güzelliğini kazandıran Göta Älv Nehri’nin kıyısına kadar getiriyor.

     Göta Älv, bizim İsveç’te gördüğümüz 20. nehir oluyor. Toplamda ise bu gezide gördüğümüz 26. nehir durumunda. (NOT: Göteborg’un hayat damarı olan Göta Älv Nehri’ni, yarın bu güzel akarsuyun kıyısında Şükrü abiyle beraber yürüyüş yaparken ayrıntılı şekilde tanıtacağız, siz sevgili gönüldaşlarımıza.)

     Nehrin güney kıyısından kuzey kıyısına geçiyoruz; ancak üstünden değil, altından. Nehrin altında Tingstad Tüneli (İsv. Tingstadstunneln) var, o tünelin içinden geçerek akarsuyun bir tarafından öbür tarafına geçiyoruz.

     455 m uzunluğunda bir tünel bu. Çift yönlü trafik akışı olan tünelde, her yön 3 şeritten oluşuyor. Yani 3 + 3, toplam 6 şeritli geniş bir tünel trafiği.

     17 Ocak 1961 tarihinde inşaatına başlanan tünel 7 yılda tamamlanıyor ve açılışı 29 Mart 1968 günü saat 11:30’da gerçekleştiriliyor. Maliyeti, o zamanki parayla 330 milyon İsveç Kronu (SEK). (Bugünkü parayla 25 milyar İsveç Kronu)

     Günlük ortalama 120 bin araç geçmektedir, bu tünelden. Oldukça işlek.

     Tünelin bir ucundan girip bir ucundan çıktıktan sonra, Göta Älv Nehri’nin diğer yakasındayız. Burası, Tingstadsvassen semtinin Ringön mahallesi.

     Suyun bu tarafındaki topraklar, aynı zamanda adadır. Hisingen Adası.

     199 km² büyüklüğündeki bu ada, İsveç’in 4. büyük adasıdır. Ada batıdan Kuzey Denizi’nin uzantıları olan Kattegat ve Skagerrak ile, güneyden ve batıdan – şimdi altından geçtiğimiz – Göta Älv Nehri ile, kuzeyden de – biraz sonra üstünden geçeceğimiz – Nordre Älv Nehri ile çevrilidir. (NOT: Hisingen Adası’nı ve İsveç’in diğer adalarını, yarın Şükrü abiyle beraber vapurla bir adadan diğer adaya geçip adalar üzerinde gezerken ayrıntılı şekilde tanıtacağız, siz sevgili gönüldaşlarımıza.)

     Hisingen, bizim İsveç’te ayak bastığımız ilk ada oluyor. Toplamda ise bu gezide ayak bastığımız 13. ada durumunda.

     Buradan, şu bilgiyi otomatikman edinmiş oluyorsunuz ama ben Devlet Bahçeli de anlasın diye daha açık yazayım: Göteborg’un güney yarısı normal toprak parçası iken, kuzey parçası adadır. Hatta adalardır, zira yanında da denizin üzerinde küçük küçük adalar vardır. Denizin üzerindeki o minik ve şirin adaları Şükrü abi – Odin kendisinden razı olsun – yarın gezdirecek bana. Gerçi buralarda Kıpçak Türkleri, Yakut Türkleri, Yarpuz Türkleri, Karpuz Türkleri, Çitlembik Türkleri, Börtüböcek Türkleri, Ahududu Türkleri ve Ebegümeci Türkleri yaşamadığı için Devlet Bahçeli’nin ilgisini çekmez belki ama bu topraklarda epey Kürt yaşadığı için bizim ilgimizi çok pis çekmektedir.

     Hisingen Adası’na geldikten sonra Kungälvsleden adlı uzun caddeye girdiğimizde, Tingstad semtinin Bällskär mahallesindeydik artık. Devam eden yolculuğumuzda BackaBäckebol, Lärje, Brandkärr, Tagene, Gopås, Hisings Kärra, Kärra ve Ingebäck semt ve mahallerinden geçerek 572 bin 779 nüfûslu Göteborg şehrini kuzey ucundan terkediyoruz.

     Göteborg’dan çıktıktan sonra E 6 otoyolu üzerinde yaptığımız yolculukta – kuzeye, kuzeye, daima kuzeye – sırasıyla Rönning, Ellesbo, Rösbo, Alhaga, Hålan, Vedbacka ve Göddered köylerini geride bırakarak yeni bir ırmağın, Nordre Älv Nehri’nin kıyısına varıyoruz.

     İsmi İsveççe’de “Kuzey Irmağı” anlamına gelen Nordre Älv, 16 km uzunluğunda bir akarsu. Nehrin, ismini 1700’lü yıllarda aldığı tahmin ediliyor. Nehrin öbür yakasına geçer geçmez ayak basacağımız Kungälv şehrinde Göta Älv Nehri’nden – onun bir yan kolu olarak – doğuyor ve güneye doğru akarak sularını Kuzey Denizi’nin bir uzantısı olan Kattegat’a bırakıyor.

     Nehirden gelen tatlı su, deniz suyu ile harmanlanıyor ve haliç biçiminde bir su alanı oluşturuyor. Akarsu, başından sonuna kadar balıkçılık için oldukça zengin bir sofra sunuyor. Büyük ölçekte pike balığı ve diğer tatlı su balıklarının yanısıra somondeniz alabalığı ve hatta yılanbalığı dahi avlamak mümkün.

     Nehrin üzerinde Kuzey Nehri Köprüsü (İng. Nordreälvsbron) adlı bir köprü var. İsmini üzerinde kurulduğu nehirden alıyor. Bu köprünün üzerinden geçerek, akarsuyun öte tarafına geçiyoruz. Bu tarafa geçince, merkezi Göteborg şehri olan Batı Götlanda (İsv. Västra Götalands län) ilinin Kungälv ilçesinde buluyoruz kendimizi.

     22 bin 768 kişilik bir nüfûsa sahip, güzel bir ilçe bu.

     Kungälv ilçesini geçtikten sonra Munkegärde, Rollsbo, Ulvegärde, Fridhem, ArntorpGrokarebyIngetorpKodeStora Håby, Törreby, Jörlanda, Kyrkeby ve Gilltorp köylerini geride bırakıyoruz ve yolumuzu Anråse å Nehri’nin mavi suları kesiyor.

     Anråse å Nehri’ni geçer geçmez Stora Höga köyü çıkıyor karşımıza. Daha sonra ise Smundstorp, Äggestorp, Gategård, Kykenorum, Högenorum ve Kycklingedalen köylerini ardımızda bırakıyoruz ve yolumuzun sol (batı) tarafında Granvattnett Gölü’nü görüyoruz.

     Granvattnett, bizim İsveç’te gördüğümüz 5. göl oluyor. Toplamda ise bu gezide gördüğümüz 9. göl durumunda.

     Gölün yanından geçip Grötån, Branseröd, Ăker, Sjötorp, Änghagen, Lyckorna, HälleLjungskileAröd ve Sundshall köylerini geçtikten sonra, önümüzde tek kelimeyle muhteşem bir köprünün olduğunu görüyoruz.

     – Köprüye baaak! Şükrü abi, bu ney?.., diye çığlık atıyorum heyecanla.

     Gülüyor, Şükrü abi.

     – Uddevalla Köprüsü, diyor.

     – He valla, diyorum ben de ve hep beraber gülüyoruz.

     Köprüye gittikçe yaklaşıyoruz. Üzerinden geçeceğiz. Bir yandan arabanın içinde köprünün karşıdan ve uzaktan fotoğraflarını çekerken, bir yandan da direksiyon başındaki Şükrü abiye,

     – Abi bir yerde duralım, fotoğraflar çekelim, diyorum.

     İskandinavya Tanrısı Odin razı olsun Şükrü abiden, hemen kabul ediyor isteğimi:

     – Tamam mamoste, köprüyü geçelim, yoldan çıkarım.

     – Süper.

     Köprünün üzerinden geçiyoruz…

     Köprü, Kuzey Denizi’nin bir uzantısı olan Skagerrak’ın anakaranın içine uzanmaya çalışan fiyortlarından birinin üzerine kurulmuş.  Coğrafyayı ve konumunu yazıyla tarif edecek olursak, şöyle anlatayım:

     Kuzey Denizi’nin bir uzantısı olan Skagerrak’ın yeni başladığı yer, burası. Diğer uzantısı olan Kattagat az önce geride kaldı. Burada, Skagerrak üzerinde, İsveç’in 3. büyük adası olan 345, 6 km² büyüklüğündeki ve üzerinde 15 bin 188 kişinin yaşadığı Orust Adası bulunuyor. Adanın kuzeyinde Ellöse Fiyordu (İsv. Ellösefjorden), Björnsund Fiyordu (İsv. Björnsundfjorden), Borgile Fiyordu (İsv. Borgilefjorden) ve Kalvö Fiyordu (İsv. Kalvöfjorden) yer alırken, güneyinde de Kråke Fiyordu (İsv. Kråkefjorden), Hästeskärs Fiyordu (İsv. Hästeskärsfjorden), Stig Fiyordu (İsv. Stigfjorden) ve Halse Fiyordu (İsv. Halsefjorden) yer alıyor. Adanın doğusunda, yani ada ile İsveç anakarası arasında ise Havstens Fiyordu (İsv. Havstensfjorden) yer almakta.

     İsmi İsveççe’de “Deniztaşı Fiyordu” anlamına gelen Havstensfjorden’in kuzeydoğu noktasında, İsveç anakarasının içine doğru yatay bir fiyort uzanıyor. Bu fiyordun adı By Fiyordu (İsv. Byfjorden).

     İşte şu anda üzerinden geçtiğimiz Uddevalla Köprüsü (İsv. Uddevallabron), bu fiyordun, By Fiyordu adlı bu muhteşem güzellikteki fiyordun üzerinde bulunuyor.

     By Fiyordu (İsv. Byfjorden)’nun en doğusunda, yani suyun bittiği yerde, merkezi geldiğimiz Göteborg şehri olan Batı Götlanda (İsv. Västra Götalands län) ilinin 34 bin 781 nüfûslu Uddevalla ilçesi bulunuyor. Suyun kenarında kurulmuş bir şehir olan Uddevalla, işte şu anda üzerinden geçtiğimiz köprüye ismini veren yerleşim birimidir. İlçenin adını köprüye vermişler. (Aslında her ne kadar anlatımı size karışıkmış gibi gelse de, anlaması basittir. Daha doğrusu, konuyu Devlet Bahçeli de anlasın diye böyle teferruatlı anlatıyorum.)

     Uddevalla ilçesinin hemen arkasında ise İsveç’in en büyük gölü olan 5 bin 650 km² büyüklüğündeki Vänern Gölü (İsv. Vänernsjö) bulunuyor.

     Ancak biz Uddevalla ilçesini görmüyoruz buradan, görmeyeceğiz. Çünkü bu şehir, fiyordun en doğusunda. Biz ise fiyordun – nerdeyse – en batısındayız.

     E 6 otoyolunun bir parçası olan ve şu anda üzerinden geçtiğimiz Uddevalla Köprüsü (İsv. Uddevallabron), İsveç’teki en büyük 7. köprüdür. Aynı zamanda ülkenin 2. en büyük otoban köprüsü durumunda. Birincisi, dün üzerinden geçtiğimiz ve Danimarka – İsveç arasında inşâ edilmiş olan Øresund Köprüsü. (Danimarka – İsveç arasındaki Øresund Köprüsü hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 16)

     İsveç’in en büyük 10 köprüsü şunlardır:

     1. Øresund Köprüsü → 7 km 845 m → Danimarka ile İsveç arasında

     2. Öland Köprüsü → 6 km 72 m → İsveç anakarası ile Öland Adası arasında

     3. Igelsta Köprüsü → 2 km 140 m → Başkent Stockholm’un Södertälje ilçesinde

     4. Sundsvall Köprüsü → 2 km 109 m → Batı Norrlanda ilinin Sundsvall ilçesinde

     5. Umeälv Köprüsü → 1 km 937 m → Batı Botiya ilinin merkezi Umeå’da

     6. Högakusten Köprüsü → 1 km 867 m → Batı Norrlanda ilinin Härnösand ve Kramfors ilçeleri arasında

     7. Uddevalla Köprüsü → 1 km 712 m → Batı Götlanda ilinin Uddevalla ilçesinde

     8. Vallsund Köprüsü → 1 km 500 m → Jämtlanda ilinin merkezi Östersund’da

     9. Stallbacka Köprüsü → 1 km 392 m → Batı Götlanda ilinin Trollhättan ilçesinde

     10. Sannsund Köprüsü → 1 km 322 m → Jämtlanda ilinin Berg ilçesinde

     Uddevalla Köprüsü (İsv. Uddevallabron), toplam 1712 m (1 km 712 m) uzunluğunda ve beyaz – gri renkte, iki kilitli bir kablolu asma köprü. Köprünün ana uzunluğu 414 m olup, her iki ucunda küçük bir yaklaşım mesafesi var ve iki kablo kenarlı açıklık 179 m’dir. Tam olarak 23 m 30 cm genişliğindeki köprünün altındaki boşluk 51 m’dir. “A – Phylon kuleleri” denilen iki direği bulunan köprünün bu her bir kulesi 149 m yüksekliğinde olup, kablolar yarı vantilatörlü bir biçimde düzenlenmiştir.

     1997 – 2000 yılları arasında yapılan köprünün inşaatı 3 yıl sürmüş, köprünün açılışı 19 Mayıs 2000 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bir gün sonra da (20 Mayıs 2000) trafiğe açılmıştır.

     Köprüyü yapan şirketler, bir İsveç mühendislik firması olan ve merkezi İsveç’in Solna şehrinde bulunan Skanska AB ile bir Norveç mühendislik firması olan ve merkezi Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan John Holt AS’dir. (NOT: 1887 yılında kurulan ve 130 yıllık bir geçmişi olan İsveç mühendislik – mimarlık firması Skanska AB bünyesinde günümüzde 43 bin 122 kişi çalışmaktadır. Şirketin ortalama yıllık cirosu 156 milyar İsveç Kronu yani 16, 5 milyar Euro’dur.)

     Biri İsveçli biri Norveçli olan bu iki ortak şirket, köprünün yapımında ayrıca taşeron firmaları da kullandılar. Meselâ kablo bağlantıları için bir Alman firması olan ve merkezi Almanya’nın Leipzig şehrinde bulunan Alpin Technik und Ingenieurservice GmbH Ingenieurgesellschaft für Höhenarbeiten ile bir İsviçre firması olan ve merkezi İsviçre’nin başkenti Bern’de bulunan VSL International Ltd., köprü yataklarının yapımı için bir İsviçre firması olan ve merkezi İsviçre’nin Bülach kentinde bulunan MAGEBA, kalıp ve iskele işleri için de bir Alman firması olan ve merkezi Almanya’nın Weißenhorn kentinde bulunan PERI GmbH, köprünün yapımında taşeron olarak kullanılan firmalardır.

     Uddevalla Köprüsü için toplam 9 bin ton çelik ve 35 bin m³ beton döküldü. Ana köprüye erişim rampaları, inme – kaydırma yöntemleri kullanılarak inşâ edilmiştir. Köprünün yerleştirilmesinden sonra, saat yönünde kayan yataklar küçük uyarlamalarla kalıcı köprü yatakları haline dönüştürüldü. Köprü yatakları üzerindeki düşey yükler 5 bin 500 kN ile 15 bin 300 kN arasında değişiyor. Yatay kuvvetler ise 1900 kN’dir. Halat destekleri çelikten yapılırken, kaldırımlar ve direkler betonarme yapılmıştır. Kablolar çeliktir ve güverte kompozit çelik takviyeli betondur.

     1997 yılında yapımına başlanan ve 3 yılda tamamlanıp 2000 yılında açılışı yapılan köprünün inşâsı, o zamanki parayla 900 milyon İsveç Kronu (SEK)’na mal olmuştur. Günümüzde bu, 100 milyon Euro’ya (Türk parasıyla 36 bin 743 ayakkabı kutusu) tekabül etmektedir.

     Köprünün açılışı 19 Mayıs 2000 tarihinde gerçekleştirilmiş, hemen bir gün sonra, 20 Mayıs 2000 günü de trafiğe açılmıştır. Ancak ben o tarihte evde çocuk baktığım ve Malcolm’un altını değiştirmekle meşgul olduğum için, açılışa beni dâvet etmemişlerdir. Yoksa kesssin çağırırlardı…

     E 6 otobanının bir parçası olan Uddevalla Köprüsü, her ikisi de meteorolojik kaynaklı iki durumda tamamen trafiğe kapatılmaktadır. Biri, çok soğuk geçen kış aylarında kuleler ve köprü asmalarının kablolarında buzlanma olduğunda. Zirâ bu buzlar çok büyük olmaktadır ve şayet – Allah muhafazâ – kılıç gibi aşağıya düşerse araç sürücüleri için ölümcül tehlike nedenidir. İkincisi de güçlü rüzgârların olduğu günlerde. Zirâ fırtınalı havalarda köprünün üzeri, özellikle karavanlar, otobüsler ve içi boş kamyonlar için tehlike oluşturmakta, onların savrulmasına ve köprüden aşağıdaki suya düşmesine sebep olabilmektedir.

     Bize gelince, Allah’a şükür bugün hava güneşli ve açık. Ne kar – buz var, ne de fırtına.

     – Çok şanslıymışız abi, güllük güneşlik bir hava var bugün, diyorum.

     – Evet çok şükür, diyor Şükrü abi.

     Şükrü’nün şükrü.

     Şükrü ağabey hakikaten çok hoş bir insan. Bu abimizi çok sevdim ben. Kişiliği, karakteri, o kadar güzel ki. Tam bir Adıyamanlı, tam bir Kürt. Çok da misafirperver bir insan; iki gündür bizi memnun etmek için elinden ne gelirse yapmaya çalışıyor. Bizi hem evinde ağırlıyor, hem de arabasıyla ülke ülke gezdiriyor. İskandinavya Tanrısı Odin kendisinden razı olsun. Bu son iki gündür Odin bir sürü sevap yazmıştır Şükrü abiye. Bundan şüphem yok. Odin’in de öbür tarafta hurileri falan var mıdır bilmiyorum ama, şayet varsa, Şükrü abiye en güzellerini ayırmıştır diye tahmin etmekteyim.

     Uddevalla Köprüsü’nün üzerinden geçtikten sonra yoldan çıkıyoruz. Amaç, köprüyü tam karşıdan gören bir köye inip, oradan fotoğraflar çekmek.

     Köprünün ağzında kurulu ve 742 kişinin yaşadığı Sunningen köyünden ve bu köye bağlı HällornaFlykärr ve Mollön mezrâlarından geçerek Unda adlı küçücük ve şirin bir mezrâya geliyoruz.

     Burası By Fiyordu kıyısında, Uddevalla Köprüsü’ne tam karşıdan bakan şirin mi şirin bir kamp köyü.

     Uddevalla ilçe merkezinin tam olarak 8 km batısına düşen ve Sunningen köyüne bağlı bu mezrâda, insanlar gelip kamp yapıyor, doğa sporları, piknik gibi etkinlikler gerçekleştiriyorlar. Unda mezrâsı bölgenin lokal ama sevilen bir tatil ve dinlenme alanı. Özellikle aileler ve bilhassa yaşlı insanlar tarafından oldukça tercih ediliyor.

     Burası 25 Ağustos 1978 tarihinden beri “doğa rezervi” (İsv. naturreservat) olarak tescil edilmiş durumda ve o tarihten itibaren belediye tarafından özel koruma altına alınmış. Burada yerleri boyamak, herhangi bir yapının üzerini çizmek, hayvanları rahatsız etmek, ağaçlara zarar vermek, hatta çiçek koparmak bile yasak! Böyle olduğu için, buraya dinlenmek ve doğa aktiviteleri yapmak için gelen ziyaretçilerin, beraberinde kedi ve köpek gibi ev hayvanlarını getirmesi de yasak! Zirâ kediler ve köpekler İsveççe bilmediği için ve bir de çok devrimci ve antiemperyalist yaratıklar oldukları için, kurallara riayet etmeyebilirler, etrafa zarar verebilirler.

     Güzel kayalar ve kumsallarla sahile bitişik doğal bir mıntıkada bulunan Unda mezrâsında tatilciler için bir kamp alanı var ve buna “Unda Kampı” deniyor. Kamp bizim ziyaret ettiğimiz saatte oldukça sakindi ve orada çimenlerin bakımıyla meşgul olan bir – iki yaşlı kadından başka kimseyi görmedik. Fakat kamp arabaları ve park etmiş motorlu araç sayısı oldukla fazlaydı. Bu da, orada aslında çok insan olduğunu gösteriyordu. İçerisi evden farksız olan kamp arabalarının içindeydiler demek ki. Sonuçta tam öğle sıcağında gelmiştik, normaldir. Ya da belki millet kamp arabalarının içinde yemeklerini yiyor, belki de kendi aralarında sohbet ediyor, “Ne olacak şu İsveç’in hali?” diye istişare ediyorlar. Ya da belki başka şeyler yapıyorlar içeride, “Yaradılanı seviyorlar Yaradan’dan ötürü”, bilemeyiz, sonuçta böyle güzel bir tabiât ortamında, değil mi? Herkes bizim gibi bekâr değil ya…

     İçimizde Kürtçe’nin İsveççe lehçesini bilen tek kişi olan Şükrü abi, kampta çimlerin bakımıyla meşgul olan yaşlı kadınlarla sohbet edip, kamp hakkında onlardan bilgi alıyor. Bunu ben istiyorum kendisinden, “Seyahatname” için. Yaşlı teyzeler, Odin kendilerinden razı olsun, epey bilgi veriyorlar Şükrü abiye. Şükrü abi, aldığı bilgileri – benim için – not ediyor.

     Sahile iniyoruz… Muhteşem, tek kelimeyle harikulade.

     Köprü tüm ihtişamıyla tam karşımızda.

     Bol bol hatırâ fotoğrafları çekiyoruz. Gâh köprüyü, gâh her birimiz yalnız başına köprüyle, gâh da ikili, bir Şükür abi ile Fırat, bir Şükrü abi ile ben, bir Fırat ile ben…

     Unda mezrâsındaki bu kamp alanında güzel vakit geçirmek mümkün. Burada dinlenebilir, doğa yürüyüşleri yapabilir, su kaydırağı yapabilir, golf veya futbol oynayabilir, piknik yapabilir, arkadaşlar arasında sohbetler düzenleyip siyasî ve ideolojik sohbetler yapabilir, kendi aranızda devlet yıkıp devlet kurabilirsiniz. Golf oynamanın bedeli, kişi başı 30 İsveç Kronu (SEK).

     Kampın hemen kuzeyinde yer alan Herrestad Dağı (İsv. Herrestadsfjället) eteklerinde güzel yürüyüş parkurları var. İnsanlar doğa yürüyüşü için genelde orayı tercih ediyorlar. O dağın altında, fiyordun kıyısında oltayla balık avlıyorlar. Balık avlamak, serbest burada. Turna balığı ve levrek balığı, burada en çok yaşayan ve avlanan balık türleridirler.

     Kampta, özellikle yüksek sezonlarda (Nisan – Ekim arası) her gün açık olan ve iyi stoklanmış bir bakkal bulunuyor. Ayrıca nezih bir de restoran var kampta. Denizyıldızı Restoranı (İsv. Restaurang Sjöstjärnan) isimli bu restoran deniz manzaralı, By Fiyordu manzaralı.

     Kampta çocuklar da düşünülmüş elbette. Güzel bir çocuk oyun alanı bulunuyor kampın. Salıncaklar, kaydıraçlar, oldukça güzel. “Biraz oynayalım burada, salıncakta sallanalım” diye çok ısrar ettim ama Şükrü abi kabul etmedi, “Zamanımız yok” dedi.

     140 aile kapasiteli bu doğa kampında tatil sezonlarında ortalama 330 – 350 kişi görebilirsiniz.

     Karavan veya kamp arabası olmayıp da normal arabalarıyla buraya gelenler için inşâ edilmiş kabinler de bulunuyor kampta. Ev gibi 13 tane kabin. Bu 13 kabinin bazıları 4 yataklı iken, bazıları da 6 yataklı. Ancak bu kabinlerin içinde mini trinett mutfak olmasına rağmen, tuvalet ve banyo yoktur. Bu iş için genelde kampın umumî binasını kullanıyorlar. Çayırda ise çadırlar bulunuyor.

     İnternet ihtiyacı için WIFI bağlantısı da bulunuyor kampta. Leptopunuzu kampa götürebilir, orada internete girebilir, kampta çektiğiniz fotoğraflarınızı Twitter ve Facebook’ta yayınlayıp arkadaşlarınıza hava atabilirsiniz.

     Müzik konserleri ve benzeri etkinlikler de arada sırada düzenleniyor kampta. Müzikseverler bu konserlere gidip hoşça vakit geçirebilir, Michael Jackson’dan “Ayağında Kundura”, Whitney Houston’dan “Domdom Kurşunu”, Eros Ramazzotti’den “Yollar Seni Gide Gide Usandım” türküsünü dinleyebilirler.

     Kampta Şükrü abi, Fırat ve ben de kendi çapımızda karınca kararınca hoşça vakit geçirdikten sonra, park halindeki arabamızın yanına gidiyor ve binip yolumuza devam ediyoruz.

     Unda mezrâsından çıktıktan sonra Stan ve Kleven mezrâlarından geçerek tekrar E 6 otobanına giriyoruz.

     İstikamet, Norveç’in başkenti Oslo ve oraya 200 km’miz var.

     Parola aynı.

     Vikingler’in parolası: Kuzeye, kuzeye, daima kuzeye…

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

FOTOĞRAFLAR:

E 6 otoyolunun bir parçası olan ve şu anda üzerinden geçtiğimiz Uddevalla Köprüsü (İsv. Uddevallabron), İsveç’teki en büyük 7. köprüdür. Aynı zamanda ülkenin 2. en büyük otoban köprüsü durumunda. Birincisi, dün üzerinden geçtiğimiz ve Danimarka – İsveç arasında inşâ edilmiş olan Øresund Köprüsü(İSVEÇ)

Uddevalla Köprüsü (İsv. Uddevallabron), toplam 1712 m (1 km 712 m) uzunluğunda ve beyaz – gri renkte, iki kilitli bir kablolu asma köprü. Köprünün ana uzunluğu 414 m olup, her iki ucunda küçük bir yaklaşım mesafesi var ve iki kablo kenarlı açıklık 179 m’dir. Tam olarak 23 m 30 cm genişliğindeki köprünün altındaki boşluk 51 m’dir. “A – Phylon kuleleri” denilen iki direği bulunan köprünün bu her bir kulesi 149 m yüksekliğinde olup, kablolar yarı vantilatörlü bir biçimde düzenlenmiştir. (İSVEÇ)

1997 – 2000 yılları arasında yapılan köprünün inşaatı 3 yıl sürmüş, köprünün açılışı 19 Mayıs 2000 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bir gün sonra da (20 Mayıs 2000) trafiğe açılmıştır. (İSVEÇ)

Uddevalla Köprüsü’nün üzerinden geçtikten sonra yoldan çıkıyoruz. Amaç, köprüyü tam karşıdan gören bir köye inip, oradan fotoğraflar çekmek. (İSVEÇ)

Köprünün ağzında kurulu ve 742 kişinin yaşadığı Sunningen köyünden ve bu köye bağlı HällornaFlykärr ve Mollön mezrâlarından geçerek Unda adlı küçücük ve şirin bir mezrâya geliyoruz. (İSVEÇ)

Burası By Fiyordu kıyısında, Uddevalla Köprüsü’ne tam karşıdan bakan şirin mi şirin bir kamp köyü. (İSVEÇ)

Köprüyü yapan şirketler, bir İsveç mühendislik firması olan ve merkezi İsveç’in Solna şehrinde bulunan Skanska AB ile bir Norveç mühendislik firması olan ve merkezi Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan John Holt AS’dir. (İSVEÇ)

Biri İsveçli biri Norveçli olan bu iki ortak şirket, köprünün yapımında ayrıca taşeron firmaları da kullandılar. Meselâ kablo bağlantıları için bir Alman firması olan ve merkezi Almanya’nın Leipzig şehrinde bulunan Alpin Technik und Ingenieurservice GmbH Ingenieurgesellschaft für Höhenarbeiten ile bir İsviçre firması olan ve merkezi İsviçre’nin başkenti Bern’de bulunan VSL International Ltd., köprü yataklarının yapımı için bir İsviçre firması olan ve merkezi İsviçre’nin Bülach kentinde bulunan MAGEBA, kalıp ve iskele işleri için de bir Alman firması olan ve merkezi Almanya’nın Weißenhorn kentinde bulunan PERI GmbH, köprünün yapımında taşeron olarak kullanılan firmalardır. (İSVEÇ)

Uddevalla Köprüsü için toplam 9 bin ton çelik ve 35 bin m³ beton döküldü. Ana köprüye erişim rampaları, inme – kaydırma yöntemleri kullanılarak inşâ edilmiştir. Köprünün yerleştirilmesinden sonra, saat yönünde kayan yataklar küçük uyarlamalarla kalıcı köprü yatakları haline dönüştürüldü. Köprü yatakları üzerindeki düşey yükler 5 bin 500 kN ile 15 bin 300 kN arasında değişiyor. Yatay kuvvetler ise 1900 kN’dir. Halat destekleri çelikten yapılırken, kaldırımlar ve direkler betonarme yapılmıştır. Kablolar çeliktir ve güverte kompozit çelik takviyeli betondur. (İSVEÇ)

1997 yılında yapımına başlanan ve 3 yılda tamamlanıp 2000 yılında açılışı yapılan köprünün inşâsı, o zamanki parayla 900 milyon İsveç Kronu (SEK)’na mal olmuştur. Günümüzde bu, 100 milyon Euro’ya (Türk parasıyla 36 bin 743 ayakkabı kutusu) tekabül etmektedir. (İSVEÇ)

Uddevalla ilçe merkezinin tam olarak 8 km batısına düşen ve Sunningen köyüne bağlı bu mezrâda, insanlar gelip kamp yapıyor, doğa sporları, piknik gibi etkinlikler gerçekleştiriyorlar. (İSVEÇ)

Kuzey Denizi’nin bir uzantısı olan Skagerrak’ın yeni başladığı yer, burası. Diğer uzantısı olan Kattagat az önce geride kaldı. Burada, Skagerrak üzerinde, İsveç’in 3. büyük adası olan 345, 6 km² büyüklüğündeki ve üzerinde 15 bin 188 kişinin yaşadığı Orust Adası bulunuyor. Adanın kuzeyinde Ellöse Fiyordu (İsv. Ellösefjorden), Björnsund Fiyordu (İsv. Björnsundfjorden), Borgile Fiyordu (İsv. Borgilefjorden) ve Kalvö Fiyordu (İsv. Kalvöfjorden) yer alırken, güneyinde de Kråke Fiyordu (İsv. Kråkefjorden), Hästeskärs Fiyordu (İsv. Hästeskärsfjorden), Stig Fiyordu (İsv. Stigfjorden) ve Halse Fiyordu (İsv. Halsefjorden) yer alıyor. Adanın doğusunda, yani ada ile İsveç anakarası arasında ise Havstens Fiyordu (İsv. Havstensfjorden) yer almakta. (İSVEÇ)

İsmi İsveççe’de “Deniztaşı Fiyordu” anlamına gelen Havstensfjorden’in kuzeydoğu noktasında, İsveç anakarasının içine doğru yatay bir fiyort uzanıyor. Bu fiyordun adı By Fiyordu (İsv. Byfjorden). (İSVEÇ)

Ayrıca nezih bir de restoran var kampta. Denizyıldızı Restoranı (İsv. Restaurang Sjöstjärnan) isimli bu restoran deniz manzaralı, By Fiyordu manzaralı. (İSVEÇ)

Güzel kayalar ve kumsallarla sahile bitişik doğal bir mıntıkada bulunan Unda mezrâsında tatilciler için bir kamp alanı var ve buna “Unda Kampı” deniyor. (İSVEÇ)

Kampta çocuklar da düşünülmüş elbette. Güzel bir çocuk oyun alanı bulunuyor kampın. Salıncaklar, kaydıraçlar, oldukça güzel. “Biraz oynayalım burada, salıncakta sallanalım” diye çok ısrar ettim ama Şükrü abi kabul etmedi, “Zamanımız yok” dedi. (İSVEÇ)

Unda mezrâsı bölgenin lokal ama sevilen bir tatil ve dinlenme alanı. Özellikle aileler ve bilhassa yaşlı insanlar tarafından oldukça tercih ediliyor. (İSVEÇ)

İçimizde Kürtçe’nin İsveççe lehçesini bilen tek kişi olan Şükrü abi, kampta çimlerin bakımıyla meşgul olan yaşlı kadınlarla sohbet edip, kamp hakkında onlardan bilgi alıyor. (İSVEÇ)

Kamp bizim ziyaret ettiğimiz saatte oldukça sakindi ve orada çimenlerin bakımıyla meşgul olan bir – iki yaşlı kadından başka kimseyi görmedik. Fakat kamp arabaları ve park etmiş motorlu araç sayısı oldukla fazlaydı. Bu da, orada aslında çok insan olduğunu gösteriyordu. İçerisi evden farksız olan kamp arabalarının içindeydiler demek ki. Sonuçta tam öğle sıcağında gelmiştik, normaldir. (İSVEÇ)

Burası 25 Ağustos 1978 tarihinden beri “doğa rezervi” (İsv. naturreservat) olarak tescil edilmiş durumda ve o tarihten itibaren belediye tarafından özel koruma altına alınmış. Burada yerleri boyamak, herhangi bir yapının üzerini çizmek, hayvanları rahatsız etmek, ağaçlara zarar vermek, hatta çiçek koparmak bile yasak! Böyle olduğu için, buraya dinlenmek ve doğa aktiviteleri yapmak için gelen ziyaretçilerin, beraberinde kedi ve köpek gibi ev hayvanlarını getirmesi de yasak! Zirâ kediler ve köpekler İsveççe bilmediği için ve bir de çok devrimci ve antiemperyalist yaratıklar oldukları için, kurallara riayet etmeyebilirler, etrafa zarar verebilirler. (İSVEÇ)

E 6 otobanının bir parçası olan Uddevalla Köprüsü, her ikisi de meteorolojik kaynaklı iki durumda tamamen trafiğe kapatılmaktadır. Biri, çok soğuk geçen kış aylarında kuleler ve köprü asmalarının kablolarında buzlanma olduğunda. Zirâ bu buzlar çok büyük olmaktadır ve şayet – Allah muhafazâ – kılıç gibi aşağıya düşerse araç sürücüleri için ölümcül tehlike nedenidir. İkincisi de güçlü rüzgârların olduğu günlerde. Zirâ fırtınalı havalarda köprünün üzeri, özellikle karavanlar, otobüsler ve içi boş kamyonlar için tehlike oluşturmakta, onların savrulmasına ve köprüden aşağıdaki suya düşmesine sebep olabilmektedir. (İSVEÇ)

Unda mezrâsındaki bu kamp alanında güzel vakit geçirmek mümkün. Burada dinlenebilir, doğa yürüyüşleri yapabilir, su kaydırağı yapabilir, golf veya futbol oynayabilir, piknik yapabilir, arkadaşlar arasında sohbetler düzenleyip siyasî ve ideolojik sohbetler yapabilir, kendi aranızda devlet yıkıp devlet kurabilirsiniz. Golf oynamanın bedeli, kişi başı 30 İsveç Kronu (SEK). (İSVEÇ)

Kampın hemen kuzeyinde yer alan Herrestad Dağı (İsv. Herrestadsfjället) eteklerinde güzel yürüyüş parkurları var. İnsanlar doğa yürüyüşü için genelde orayı tercih ediyorlar. O dağın altında, fiyordun kıyısında oltayla balık avlıyorlar. Balık avlamak, serbest burada. Turna balığı ve levrek balığı, burada en çok yaşayan ve avlanan balık türleridirler. (İSVEÇ)

140 aile kapasiteli bu doğa kampında tatil sezonlarında ortalama 330 – 350 kişi görebilirsiniz. (İSVEÇ)

Karavan veya kamp arabası olmayıp da normal arabalarıyla buraya gelenler için inşâ edilmiş kabinler de bulunuyor kampta. Ev gibi 13 tane kabin. (İSVEÇ)

Uddevalla Köprüsü, 27 Mayıs 2017

 

206 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir