Güneşin Doğduğu Topraklar: Rohingya

 

Merve Telimen

 

 

 

 

 

     Müslüman olmak eziyetlere, işkencelere ve insanlık suçlarına maruz kalmaktır ve öldürülmek için yeterli bir vasıf artık çağımızda. Bir hayvan kadar değer görmüyor…

     Yüzyıllardır süregelen bu zûlüm, kıyımlar ve insan haklarının ihlali durdurulmak için bir kurtarıcı mı bekliyor bilinmez ama bu işe müdahale edenlerin biz Müslümanlar olmazsak başkaları olmayacağı kesin.

     Dünyanın ismini 29 Mayıs 2012’de duyduğu ülke Arakan da bu ülkelerden biri. Arakan’da yaşanan katliâmların ve şiddetin sesi yeniden gündemimize oturdu.

     Avrupa Rohingya Konseyi sözcüsü Dr. Anita Schug, son olarak yine Myanmar devleti ve Budist Raxine çeteleri tarafından üçbine yakın Arakanlı (Rohingyalı) Müslüman’ın öldürüldüğünü açıkladı.

     Sözkonusu olan 2012’deki kıyımda yine binlerce Müslüman öldürülmüş ve yaklaşık 100 bin Müslüman evsiz kalmıştır. Kendi ülkelerini terk etmek zorunda olan binlerce insan da yoksullukla mücadele eden ve o yılın Haziran ayından sonra ülkesine mülteci kabul etmeyecek olan komşu ülke Bangladeş’e mülteci olarak sığınmak zorunda kalmıştır. Aynı zamanda bu insanların bir kısmı da Bangladeş’e giderken ülkenin doğusunda yer alan Naf Nehri ve Hint Okyanusu üzerinde boğularak ölmüştür. Ölümden gelen haberlerde de saldırıda yaralananların bazılarının kendi imkânlarıyla Bangladeş’e gidip orada tedavi olmaya çalıştıkları, ancak durumu ağır olanların ve o tedavilerinin gerçekleşmesine izin verilmeyenlerin ölüme terk edildikleri bildirilmiştir.

     İHH’nın bir seferinde 75 yaşındaki Kala’yla yaptığı röportajda Kala şöyle bir ifade kullanıyor: “Bizi tüm acılarımızdan kurtaracak olan ölümü bekliyoruz.”

     21 Ekim 2012’de Budistler, Arakan eyaletinde Müslüman köyleri ateşe verdiğinde orada bulunan gazeteci – yazar İbrahim Sediyani o gün yaşanılanları şöyle anlatıyor: “Ertesi gün Müslümanlar’a haber gönderen Budistler, ‘Gelin bu sorunu kendi aramızda konuşup halledelim’ dediler ve buluşma için adres belirttiler. 23 Ekim sabahı Müslümanlar’ı temsilen bir grup, Budistler’in verdiği adrese gitti. Ama olayların başladığı Haziran ayından beri bölgede herkesi kapsayan ‘sokağa çıkma yasağı’ vardı. Müslümanlar can korkusundan dolayı kalabalık bir şekilde randevu yerine gitmeyi akıl ettiler, fakat bu sefer de aylardır ‘sokağa çıkma yasağı’nın bulunduğunu unuttular. Müslümanlar randevu yerine gidince Budistler bu kez polis çağırdılar ve ‘Bakın Müslümanlar sokağa çıkma yasağını çiğnediler’ diyerek şikâyet ettiler. Olay yerine olağanın çok üzerinde kalabalık bir polis ordusu geldi. Müslümanlar polislere, kendilerini buraya çağıranların onlar olduğunu söylediler ancak Budistler bunu inkâr etti. Polis Müslümanlar’ı suçlu buldu ve tutuklamak istedi. Müslümanlar buna karşı çıkınca arbede yaşandı. Sittwe çevresinde Müslümanlar’ın ikâmet ettiği 12 köy ateşe verildi. Randevu için oraya gitmiş olan Müslümanlar’ın tamamı boğazları kesilerek katledildi. Katliâmı Budist rahipler ile Myanmar polisi birlikte yaptı.”

     DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ

     2 EYLÜL 2017

 

388 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Güneşin Doğduğu Topraklar: Rohingya

  1. dervis dedi ki:

    cagimizda zulme ugrayanlar cadece muslumanlar degil! onun icin analizine bir daha gozden gecirirsen iyi olur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir