Bütün Yönleriyle Kopenhag

 

isediyani

Sediyani Seyahatnamesi, cilt 10, bölüm 15…

 

 

 

Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 15

İbrahim Sediyani

Nord, syd, øst, vest; hjemme er nu altid bedst.

(Kuzey, güney, doğu, batı; insanın kendi memleketi en iyisi.)

Dan atasözü

     Danimarka, Kuzey Avrupa’nın en ilginç ülkelerinden biri.

     En farklı özelliği şu: İki kit’âda da toprağı var; dolayısıyla “kıtalararası” bir ülke. Kendisi oldukça küçük bir ülke olmasına rağmen, dünyanın en büyük adası olan Amerika kıt’asındaki Grönland (İnu. Esk. Kalaallit Nunaat; Dan. GrønlandAdası bu ülkeye ait ve “özerk bir yönetimle” yönetiliyor. Ayrıca Avrupa kıt’âsındaki, Kuzey Denizi üzerinde yer alan Faroe (Far. Føroyar; Dan. FærøerneAdaları da yine Danimarka’ya ait. Kısacası Danimarka’nın iki adet denizaşırı sömürgesi bulunuyor: Grönland ve Faroe Adaları. Her ikisinin kendilerine ait yönetimleri, parlamentoları, bayrakları bulunuyor.  Dünya Kupası ve Olimpiyatlar gibi uluslararası spor organizasyonlarına da Danimarka adına değil, kendi isimleriyle katılıyorlar.

     Bu ikisini saymazsak, yani sadece Danimarka anavatanını esas alırsak:

     406 adadan oluşan bir vatan olan Danimarka, Dan dilinde “region” denilen 5 il, Dan dilinde “kommun” denilen 98 ilçe, Dan dilinde “byer” denilen 205 nahiye ve Dan dilinde “landsby” denilen 5087 köyden müteşekkil bir ülkedir. (GÖNÜLDAŞLARIMIZ İÇİN NOT: Danimarka’nın şimdiye dek 5 ilinden 2’sini gezdik ve 406 adasından 10’una ayak bastık. Bu geziyi bitirdiğimizde ise, Danimarka’nın 5 ilinin tamamını gezmiş olacağız ve ülkenin 12 adasına ayak basmış olacağız.)

     Danimarka’nın 5 ili bulunuyor. Bunlar; Kuzey Yutlanda (Dan. Nordjylland; merkezi Ålborg), Orta Yutlanda (Dan. Midtjylland; merkezi Viborg), Güney Danimarka (Dan. Syddanmark; merkezi Vejle), Zelanda (Dan. Sjælland; merkezi Sorø) ve Başkent Bölgesi (Dan. Hovedstaden; merkezi Hillerød). Bizler Danimarka’ya geldiğimizden beri Zelanda (Sjælland) ve Başkent Bölgesi (Hovedstaden) illerinin topraklarındayız; ancak gezi bitince 5 ilin tamamını gezmiş olacağız. Fakat diğer 3 ili, İsveç ve Norveç gezimizi tamamlayıp Danimarka’ya tekrar döndükten sonra.

     Ülkenin başkenti olan Kopenhag (Dan. København), Türkiye’deki kardeşlerimizin garibine gidecek ama, il değil ilçedir; Hovedstaden (Başkent Bölgesi) ilinin bir ilçesidir. O ilin merkezi 32 bin 270 nüfûslu küçük Hillerød şehridir ve 602 bin 481 nüfûslu devâsâ büyüklükteki Kopenhag da ona bağlı bir ilçedir. Aynı ilginç durum, Hollanda’nın başkenti Amsterdam için de geçerli idi, bir önceki “Seyahatname”den hatırlarsanız. Kuzey Hollanda (Flm. Noord – Holland) ilinin merkezi sizlerle birlikte gezdiğimiz Haarlem şehri idi, ülkenin başkenti Amsterdam da ona bağlı bir ilçeydi.

     Gelişmemiş ülkelerde, özellikle bizim gibi Doğu toplumlarında, “il” veya “ilçe” olmak, “gelişmişlik ölçüsü” kabul edildiğinden, “il” olmakla övünülür. “İlçe” olmak ise geri kalmışlık ile eşdeğerdir. Gelişmiş ülkelerde durum böyle midir peki? Hayır. Özellikle gelişmiş Batı toplumlarına baktığımızda, “il” veya “ilçe” olmanın zerre kadar bir kıymet-i harbiyesinin olmadığını görürüz. Avrupa ülkelerinde pekçok başkent (Kopenhag, Amsterdam vs.) ve milyonluk metropol şehirler (Rotterdam, Frankfurt vs.) “ilçe” statüsündedirler. (Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için 27 Ocak 2016 günkü Taraf Gazetesi’nde yayınlanan “İl ve İlçe Tartışması, Gelişmemiş Toplumlara Özgüdür” başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.)

     Ülkenin başkenti olan Kopenhag (Dan. København)’ın en ilginç özelliği ise, 2 büyük ada ve birkaç küçük ada üzerinde kurulmuş bir şehir olmasıdır. En az onun kadar güzel olan bir özelliği de, tam da iki denizin buluştuğu noktada yer almasıdır.

     Stratejik konumunun güzelliği bakımından biraz bizim dünyalar güzeli İstanbul’umuza benzer, Kopenhag. Nasıl ki İstanbul iki kıtâ (Asya ve Avrupa) üzerinde yer alıyor, güzel Kopenhag da iki büyük ada (Sjælland ve Amager) ve birkaç küçük adanın üzerinde yer alıyor. Bunun yanında, nasıl ki şehirlerin kraliçesi İstanbul iki denizin (Karadeniz ve Marmara Denizi) tam arasında yer alıyor ve bu iki denizi buluşturan şehirdir, aynı şekilde Kopenhag da iki denizin (Baltık Denizi ve Kuzey Denizi) tam arasında yer alıyor ve bu iki denizi buluşturan şehirdir. Ayrıca her iki şehrin sembolü de dişidir: Kız Kulesi ve Küçük Denizkızı.

     Stratejik konumunun güzelliği bakımından bir de Kopenhag’ın sınırda olduğunu da kaydetmek gerekir. Suyun karşısı İsveç’tir. Kopenhag, Baltık Denizi’nin en kuzey akıntısı olan Øresund Boğazı üzerinde yer alır. Boğazın karşı kıyısında İsveç’in 3. büyük şehri Malmö bulunur. Kopenhag (Danimarka) ile Malmö (İsveç) arasında bir köprü vardır, ismi Öresund Köprüsü (Dan. Øresundsbroen; İsv. Öresundsbron). O köprü üzerinden arabayla İsveç’e gidilir ve biz de birkaç saat sonra öyle gideceğiz İsveç’e. Ayrıca aynı köprü üzerinde demiryolu hattı da vardır.

     Deniz seviyesinin sadece 24 m yükseğinde kurulmuş bir yerleşim birimi olan Kopenhag, 86, 20 km²’lik bir alanı kapsayan bir şehir olup, şehrin ülke içi telefon ön kodu “03”tür. (Danimarka’nın ülke telefon kodu, 0045)

     602 bin 481 nüfûslu Kopenhag, aynı zamanda Danimarka’nın en büyük şehridir. Danimarka’nın en büyük 10 şehri şunlardır:

     1. Kopenhag (Dan. København) → nüfûs 602 bin 481

     2. Aarhus (Dan. Århus) → nüfûs 269 bin 22

     3. Odense → nüfûs 176 bin 683

     4. Aalborg (Dan. Ålborg) → nüfûs 113 bin 417

     5. Frederiksberg → nüfûs 105 bin 37

     6. Gentofte → nüfûs 75 bin 805

     7. Esbjerg → nüfûs 72 bin 261

     8. Gladsaxe → nüfûs 68 bin 775

     9. Randers → nüfûs 62 bin 563

     10. Kolding → nüfûs 60 bin 300

     (NOT – 1: Koyu puntoyla yazdığım şehirler, bizzat gidip gezdiğim, elimde 33’lük tespihle sokaklarında yürüyüp “Aaah ulan ah! Bana bunu yapmayacaktın Hayriye” dediğim şehirlerdir… NOT – 2: Danimarka’nın 1 milyon nüfûs barajını aşan hiçbir şehri yoktur, yarım milyon nüfûs barajını aşan tek şehri ise başkent Kopenhag’dır. Danimarka’nın 100 bin nüfûs barajını aşan sadece 5 şehri, 50 bin nüfûs barajını aşan sadece 15 şehri, 10 bin nüfûs barajını aşan 64 şehri, 5 bin nüfûs barajını aşan 119 şehri bulunmaktadır… NOT – 3: Listede 5. sırada bulunan Frederiksberg, Kopenhag’ın içindedir ama “ayrı şehir” statüsündedir. Kopenhag’ın içinde olmasına rağmen onun bir semti değil, ondan ayrı bir şehir statüsüne sahiptir. Yani Örneğin Üsküdar’ın İstanbul’un bir semti değil, “ayrı bir şehir” statüsüne sahip olduğunu düşünün; onun gibi. Kopenhag’ın içinde “özerk bir statüye” sahip olan mahalleler de vardır.)

     Danimarka’nın en büyük şehri olan Kopenhag, İskandinavya’nın ise en büyük 4. şehri durumundadır. Başka bir deyimle, İskandinavya kıt’â bölgesinin en küçük başkentidir. İskandinavya bölgesinin en büyük 10 şehri şunlardır:

     1. Stockholm → nüfûs 939 bin 238 → İsveç

     2. Oslo → nüfûs 666 bin 759 → Norveç

     3. Helsinki → nüfûs 639 bin 222 → Finlandiya

     4. Kopenhag (Dan. København) → nüfûs 602 bin 481 → Danimarka

     5. Göteborg → nüfûs 572 bin 779 → İsveç

     6. Malmö → nüfûs 301 bin 706 → İsveç

     7. Bergen → nüfûs 278 bin 556 → Norveç

     8. Espoo → nüfûs 276 bin 87 → Finlandiya

     9. Aarhus (Dan. Århus) → nüfûs 269 bin 22 → Danimarka

     10. Tampere → nüfûs 228 bin 942 → Finlandiya

     (NOT: Koyu puntoyla yazdığım şehirler, bizzat gidip gezdiğim, sokaklarında gezerken iki elimi de cebime koyup “Zor geliyor, zor geliyor / Elazığ bana dar geliyor / Kansızın kızı elleri sevmiş / Gakkoş bu da bana ağır geliyor” türküsünü söyleyerek yürüdüğüm şehirlerdir.)

     Danimarka’nın en büyük, İskandinavya’nın ise 4. büyük şehri olan Kopenhag, tüm Avrupa kıt’asında ise büyüklük bakımından 68. sıradadır. (ÖNEMLİ NOT: Balkanlar’ın en büyük 10 şehri için bkz. Balkanlar’ın En Kilitli Kapısından İçeri – 20; Benelüks’ün en büyük 15 şehri için bkz. Erdem ve Bilgelik Arıyorsan Nehirlerin Akıntısını Takip Et – 10; Asya’nın en büyük 20 şehri için bkz. Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 22; Afrika’nın en büyük 20 şehri için bkz. Masai Ülkesinde Mülteci Kamplarına Serdim Seccademi – 59; Dünyanın en büyük 30 şehri için bkz. Bir Yanım Su, Bir Yanım Ateş; Aç Bana Kucağını Bangladeş – 10)

     Kopenhag, hakikaten çok güzel bir şehir. Suyun olduğu, suyla bütünleşerek kurulmuş tüm şehirler zaten güzeldir, ama Kopenhag’ın hem içindeki birbirinden güzel mimarî eserler hem de düzgün şehirleşme açısından gözalıcı bir güzelliği bulunuyor.

     Şehrin ismi olan “København” (Kopenhag), Danca’da “Tüccarlar Limanı” demek. (køben: tüccarlar; havn: liman)

     Aslen bir Viking balıkçı köyü olarak 10. yy’da Vikingler tarafından kurulan Kopenhag (Dan. København)’ın ilk kurulduğunda ismi yalnızca “Havn” (Liman) idi. Latince adı da aynı anlamda “Hafnia” diye geçerdi. (İLGİNÇ BİR NOT: Atom numarası 72, atom ağırlığı 178, 49 g / mol, atom yarıçapı 159 pm, yoğunluğu 13, 31 g / cm³, sıvı haldeki yoğunluğu 12 g / cm³, ergime noktası 2506º K – 2233º C, kaynama noktası 4876º K – 4603º C, ergime ısısı 27, 2 kJ / mol, buharlaşma ısısı 571 kJ / mol, ısı kapasitesi 25, 73 J / mol · K, iyonlaşma enerjisi 658, 5 kJ / mol, kovalent yarıçapı 175 ± 10 pm, elektronegatifliği 1, 3 pauling ölçeği, elektrik direnci 331 n nΩ · m, ısıl iletkenliği 23 W / m · K, ısıl genleşmesi 5, 9 μm / m· K, ses hızı 3010 m / s, vickers sertliği 1760 MPa, brinell sertliği 1700 MPa, elektron dizilimi ise [Xe] 4f14 5d² 6s² olup kısaltması da Hf olan “Hafniyum” elementi, ismini Kopenhag’ın bu eski isminden alır. Hafniyum elementi, ilk 1923 yılında Hollandalı fizikçi Dirk Coster ve Nobel ödüllü Macar kimyacı George Charles de Hevesy tarafından Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da keşfedilmiştir. Bu kimyasal elemente Kopenhag’ın isminden “Hafniyum” adını veren akademik kurum, Kopenhag Üniversitesi Niels Bohr Teoretik Fizik Enstitüsü’dür.)

     Vikingler bu güzel yerde bu güzel Viking köyünü 10. yy’da kurarlar. O dönemde benim “Adını Arayan Coğrafya” kitabım henüz olmadığı için Vikingler köye ne isim vereceklerini bilemezler, bunu uzun süre düşünürler. Sonunda, limanda kurdukları için köye “Liman” anlamına gelen “Havn” ismini verirler.

     İlk kurulduğunda ismi Viking dilinde “Havn” olan Kopenhag’ın bu ismi ilk olarak 1043 tarihinde kullanıldı. Yazılı belgelerde ve resmî olarak bu isim ilk kez Viking Norveç ve Danimarka Kralı I. Magnús Góði Óláfsson (1024 – 47) ve Viking Danimarka Kralı II. Sveinn Ástríðarson (1019 – 76) tarafından kullanılır.

     Viking köyü olarak ilk kurulduğunda, Ortaçağ boyunca ismi Viking dilinde “Havn” ve Latince’de ise “Hafnia” olan Kopenhag, stratejik konumu nedeniyle tüccar gemilerinin sık uğradığı ve demirlediği bir köy olmasından ötürü, daha sonra o dönemde konuşulan Danca dilinde “Tüccarlar Limanı” anlamına gelen “Køpmannæhafn” adını aldı.

     Bu isim yüzyıllar boyunca yaşadıktan sonra, 1906 yılında şehrin ismi sadeleştirilerek bugünkü “København” adı verildi. (İLGİNÇ BİR NOT: Dünyadaki bazı milletler, Kopenhag’ın halen 1906’dan önceki eski ismini kullanırlar. Örneğin bugün şehrin Faroe dilindeki ismi “Keypmannahavn”, İzlanda dilindeki ismi “Kaupmannahöfn”, Finlandiya dilindeki ismi “Kööpenhamina” şeklindedir. Bunlar genelde komşu veya yakın, geçmişte burayla bir şekilde münasebetleri olan uluslardır.)

     Danimarka’nın başkenti Kopenhag (Dan. København), ilginç bir tarihî geçmişe sahip.

     Kopenhag, Vikingler tarafından 10. yy’da bir Viking liman köyü olarak kuruldu. İsmini de “Liman” anlamında “Havn” olarak koydular. Yüzyıllar boyunca da küçük bir köy idi. Etliye sütlüye karışmayan ama eti sütü bol bir köy olduğu için, köylüler mutluydu. Kimse kimsenin tavuğuna kış demiyor, kimse kimsenin bahçesinden elma çalmıyordu.

     Birçok tarihçi, yerleşimin geç Viking Çağı (793 – 1066)’nda kurulduğuna ve köyün Viking Danimarka, Norveç ve Britanya Kralı I. Sveinn Haraldsson Tjúguskegg (960 – 1014) tarafından kurulduğuna inanıyor. Sveinn Tjúguskegg, “Viking millî birliği”ni sağlayan en önemli Viking liderlerinden biri olan I. Haraldr Gormsson Blátönn (910 – 87)’ün oğlu ve II. Büyük Knud (995 – 1035)’un babasıdır. (NOT: Bütün bugünkü Danimarka, Norveç ve Britanya topraklarına hükmeden Viking Kralı Sveinn Tjúguskegg’in ismindeki “Tjúguskegg” O’nun lakabıdır ve Eski Norsça olarak da adlandırılan Viking dilinde “Çatalsakal” demektir [tjúgu: çatal; skegg: sakal]. Sakalını çatal gibi uzattığı için bu isimle anılmıştır. O’nun babası olup Viking birliğini sağlayan efsanevî Viking lideri Haraldr Blátönn’ün ismindeki “Blátönn” de aynı şekilde o liderin lakabıdır ve Viking dilinde “Mavidiş” demektir [blá: mavi; tönn: diş].)

     Köy balıkçılık ile geçiniyordu. Özellikle ringa balıkçılığı açısından burası oldukça zengin bir suya sahipti.

     İlk kurulduğunda ismi Viking dilinde “Havn” olan Kopenhag’ın bu ismi ilk olarak 1043 tarihinde kullanıldı. Yazılı belgelerde ve resmî olarak bu isim ilk kez Viking Norveç ve Danimarka Kralı I. Magnús Góði Óláfsson (1024 – 47) ve Viking Danimarka Kralı II. Sveinn Ástríðarson (1019 – 76) tarafından kullanılır. Danimarkalı en eski tarihçilerden Saxo Grammaticus Cognomine Longus (1160 – 1208) tarafından 1185 yılında Latince olarak kaleme alınan ve Danimarka halkının en eski tarih kitabı olarak kabul edilen “Gesta Danorum” (Danlar’ın Tapuları) adlı 16 ciltlik kitapta, bu yerleşimden bahsedilir ve orada Kopenhag’ın ismi “Hafnia” olarak geçer.

     Bu yerleşim biriminde inşâ edilmiş – bilinen – ilk yapı ise, Zelandalı Dan piskopos Absalon af Lund (1128 – 1201)’un 1167 yılında buraya yaptırdığı ve kendi adını taşıyan Absalon Kalesi (Dan. Absalons Borg)’dir. Absalon, kaleyi küçük Slotsholmen Adası üzerinde, bugünkü Christiansborg Sarayı’nın olduğu yerde inşâ ettirmiştir. Kale, güney tarafından (Almanya) gelen ve Slav ırkından olan Vindr korsanlarına karşı savunma amaçlı yapılmıştır. 1177 yılında da St. Clemens Kilisesi inşâ edilmiştir. Ancak Vindr korsanları burayı ele geçirmeyi başaracak ve yağmalayacaktır.

     1186 yılında Papa III. Uberto Crivelli Urbanus (1120 – 87) tarafından yazılıp gönderilen bir mektupla, Havn (bugünkü Kopenhag) köyü de dahil olmak üzere, Absalon Kalesi ve çevresindeki topraklar, Danimarka Kralı I. Valdemar den Store (1131 – 82) tarafından Roskilde Piskoposu ve Lund Başpiskoposu Absalon’a verilir. Emre göre, Absalon ölürse mülkiyet Roskilde Piskoposluğu’na ait olacaktı.

     Köy daha belirgin hale geldiğinde, Hansa Birliği’nin saldırısına uğrayacaktır. Balıkçılık endüstrisi, özellikle de ringa balığı ticareti Havn liman köyünde (bugünkü Kopenhag) geliştikçe, yerleşim Slotsholmen Adası’nın kuzeyine doğru gelişecektir. 1254 yılında Piskopos Jakob Erlandsen (? – 1274) yönetiminde, yerel balıkçılık tüccarları, Kral’a karşı kendilerine özel imtiyazlar veren bir tüzük sahibi olurlar. Ancak beş yıl sonra (1259) liman köyü saldırıya uğrar ve Rügen Prensi II. Jaromar (1218 – 60) tarafından yağmalanır.

     Danimarka’da devam eden sıkıntılar, 22 Kasım 1286 tarihinde Danimarka Kralı V. Erik Klipping (1249 – 86)’in öldürülmesi ve katillerinin Norveç’e kaçarak Norveç Kralı II. Eiríkr Præstehader Magnússon (1268 – 99)’a sığınması, Norveç’in de onları tutuklama yerine koruma altına almasıyla iyice genişledi. 1289 yılında Danimarka ile Norveç arasındaki ilişkiler tamamen kopar.

     1294 yılında Kopenhag’da pazar kurulur. Pazar, haftanın iki günü düzenlenir: Çarşamba ve Cumartesi.

     1332 – 40 yılları arasında Danimarka neredeyse kralsızdı. 1335 yılında Havn liman köyünün (bugünkü Kopenhag) ilk arazi değerlendirmesi yayınlanır.

     1368 yılında Hansa Birliği tarafından Havn ve limanına yapılan saldırı büyük tahribata yol açar. Bu saldırıda özellikle kale büyük hasar görmüştür. 1375 yılında ise köy ve çevresi tekrar Roskilde Piskoposluğu’na teslim edilir.

     1380 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 4 bin kişi. Yarısı erkek yarısı dişi.

     1388 yılında şehrin sembollerinden biri olan Bizim Kadınlarımız Kilisesi (Dan. Vor Frue Kirke)’nin inşaatına başlanır. (NOT: 60 m yüksekliğindeki bu katedralin inşaatı tam 441 yıl sürecek, katedral 1829 yılında tamamlanıp ibadete açılacaktır.)

     1397 yılı önemli bir tarihtir. Zirâ bu tarihte Danimarka, İsveç ve Norveç arasında “Kalmarunionen” olarak adlandırılan Kalmar Birliği (1397 – 1523) kurulur. Bu birlik 126 sene yaşayacaktır.

     1416 yılında Kalmar (Danimarka, İsveç ve Norveç) Kralı VII. Erik Bogislav Vratislavsson af Pommern (1382 – 1459)’in Havn (bugünkü Kopenhag) Kalesi’ne taşınması, bu yerleşim biriminin tarihinde adetâ bir dönüm noktası olacaktır. Zira Kraliyet ailesinin Kopenhag’a taşınması ve devletin buradan yönetilmesi, bu küçük liman köyüne “ülkenin başkenti” olma statüsünü kazandıracaktır.

     1416 yılında Kopenhag, Kalmar (Danimarka, İsveç ve Norveç) Birliği’nin başkenti olur. Yaklaşık 500 sene önce küçük bir Viking köyü olarak kurulan Kopenhag, şimdi ülkenin başkentidir artık.

     Ülkenin başkenti olduğu 1416 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, sadece 4 bin 200 kişi. Yarısı erkek yarısı dişi. Erkeklerin görevi askerlik, kadınların da ev işi.

     Ancak başkent olduktan sonra da güneyden gelen Hansalılar’ın saldırılarından kurtulmaz, Kopenhag. Biri 1427 biri 1428 yılında art arda gerçekleşen iki Hansa saldırısı, kente önemli zararlar verir.

     Kral VII. Erik af Pommern’in bu küçük liman köyünü “ülkenin başkenti” yapmasından sonra, 1443 yılında halefi olan ve Bavyeralı olduğu için benim de “memleketlim” olan Kalmar (Danimarka, İsveç ve Norveç) Kralı III. Christoffer af Bayern (1416 – 48), burada devlet yönetimi için lazım gelen tüm kurumları tahkim edip kurumsallaşmayı sağlar. (NOT: O sırada 27 yaşında olan yeni kralın doğum tarihine dikkat ediniz. Kopenhag’ın başkent olduğu yıl dünyaya gelmiştir.)

     1450 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 5 bin adam. Yarısı saraylı yarısı avam. Ondan sonra önemli gelişmeler yaşanıyor, biz de yazmaya devam.

     1479 yılında Kopenhag’da ilk üniversite kurulur. Kral I. Christian (1426 – 81) tarafından kurulan Kopenhag Üniversitesi (Dan. Københavns Universitet), Vatikan’da ikamet etmekte olan Papa VI. Francesco della Rovere Sixtus (1414 – 84) tarafından onaylandıktan sonra 1 Haziran 1479 günü öğretime başlar. Üniversitenin kurucusu olan Kral I. Christian, üniversiteyi kurduktan iki sene sonra nalları dikip Hakk’ın râhmetine kavuşacaktır. Papa VI. Sixtus da O’ndan üç sene sonra ölecektir. (ÖNEMLİ BİR NOT: 1 Haziran 1479 tarihinde kurulan Kopenhag Üniversitesi, Avrupa’nın en eski üniversitelerinden biridir ve halen binlerce öğrenci burada yükseköğrenim görmektedir.)

     1500 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 10 bin sivil. Yarısı okumuş yarısı cahil. Civar yerlerden gençler geliyorlar üniversitede okumaya, öğrencilerle dolup taşıyor sahil.

     Başlangıçta yalnızca Katolik Kilisesi tarafından kontrol edilen ve onların itikadî çizgisinin dışına çıkamayan üniversitenin toplumsal rolü, 1530’lu yıllarda Danimarka’daki Reform hareketlerinin sonucunda değişmiş, akla ve bilime hizmet eden bugünkü işlevine kavuşmuştur.

     Protestanlık mezhebinin ve Luthercilik akımının kurucusu olan Alman teolog Martin Luther (1483 – 1546)’in 1517 tarihinde başlattığı Reform Hareketi, Danimarka’da 1536 yılında başlamıştır. İlk önce 1529 yılında Kopenhag’da Danimarkalı reformcu dîn adamı Hans Johann Tausen (1494 – 1561) halka verdiği bir vaazla Reform’u tebliğ eder. 1530 yılında ise Protestanlar ve Katolikler arasında Kopenhag’da bir kamu tartışması düzenlenir. Düzenlenen panelde Katolik ve Protestan dîn adamları halkın önünde dînî tartışma yaparlar. Aynı yıl Kopenhag Belediye Başkanı Ambrosius Bogbinder (? – 1536) tarafından gerçekleştirilen bir düzenlemeyle Kopenhag Üniversitesi (Dan. Københavns Universitet)’ndeki Katolik hegemonyasına son verilir. O yılın sonunda Bizim Kadınlarımız Kilisesi (Dan. Vor Frue Kirke)’nde Noel kutlamaları yapılmaz.

     Kopenhag ve Danimarka’da 1529 yılında alevlenen Reform Hareketi tam olarak Ekim 1536’da başarıya ulaşarak tamamlanır. Dînin baskısından ve bağnazlıktan kurtulan Danimarka ve Kopenhag, artık daha özgür, daha uygardır.

     1581 tarihinde Danimarka ve Norveç Kralı II. Frederik (1534 – 88)’in finans ve bağış işleri sorumlusu Christopher Valkendorf (1525 – 1601) idaresinde Kopenhag surları tarih boyunca yaşadığı en büyük genişletme çalışmalarına tanıklık eder.

     4 Nisan 1588 günü IV. Christian den Fjerde (1577 – 1648) tahta geçer, ancak henüz 11 yaşında bir çocuk olduğu için, 1596 yılında 19 yaşındayken taç giyme töreni düzenlenip devlet yönetimini eline alır. 

     1600 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 20 bin nefer. Yarısı dîndar yarısı seküler. Reform hareketi meyvesini vermiş, hem ekonomik gelişme hem de bilim ve sanat hızla ilerler.

     Yeni kral IV. Christian idaresinde Kopenhag, hızlı bir büyüme göstermişti (1596 – 1648). Şehir bu dönemde zenginleşir ve güçlenir. Yeni kral, Havn (bugünkü Kopenhag) kasabasını İskandinavya bölgesinin tamamı için ekonomik, askerî, dînî ve kültürel bir merkez yapmaya karar verir. Yeni ilçeler oluşturulur. Modern topraklama yöntemiyle ve burçların eklemlenmesiyle toprak işleri önemli ölçüde büyütülür. Başka ülkelerin topraklarıyla ticaret yapma hakkına sahip ilk ticaret şirketleri kurulur. İthalatı kısıtlamak için, mümkün olduğunca çok sayıda malın evde üretilebileceği şekilde fabrikalar kurulur. Kral, zanaatkârların prestijlerini arttırmak için Alman ve Hollandalı mimarları tasarlanmış görkemli yapılar inşâ etmesi için görevlendirir ki bu binalar günümüze kadar Kopenhag’ın şehir manzarasına damgasını vurmuştur.

     Kral IV. Christian, Kopenhag’a iki yeni ilçe ekleyerek genişletmişti: Nyboder (Danca’da “Yeni Kabine” demek) ve Hollanda’nın başkenti Amsterdam’ın semtleri örnek alınarak inşâ edilen, tüccarların ve işadamlarının ikamet ettiği Christianshavn (Danca’da “Christian Limanı” demek).

     28 Şubat 1648 tarihinde IV. Christian’ın nalları dikip Hakk’ın râhmetine kavuşmasından sonra Kopenhag, Danimarka’nın temel donanma limanı ve tahkimat merkezi haline gelir ve ayrıca İskandinavya ve Kuzey Avrupa için de önemli bir ticaret merkezi hüviyetindedir.

     1650 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 30 bin konuk. Yarısı yetişkin yarısı çocuk. Yakında büyük savaşlar başlayacak, kan akacak oluk oluk.

     1657 yılında Kopenhag, X. Charles Gustav (1622 – 60) krallığındaki İsveç Krallığı tarafından kuşatılır ve 1657 – 59 yıllarında İsveç ordusunun kuşatması altında kalır. Oldukça şiddetli geçen bu savaş esnasında Kopenhag iki yıla yakın bir süre İsveç işgalinde kalır. 26 Şubat 1658 günü Danimarka – Norveç Krallığı ile İsveç Krallığı arasında Danimarka’nın bugünkü Zelanda (Dan. Sjælland) ilinin Roskilde ilçesinde imzalanan Roskilde Barış Antlaşması (Dan. Freden i Roskilde) neticesinde Danimarka ve Norveç Krallığı, bugünkü İsveç’in batı kıyıları (Kuzey Denizi kıyıları) olan Halland (Skånaland), Skåne ve Blekinge il topraklarını İsveç’e bırakır. Bu antlaşma İsveç açısından tarihî değerdedir. Zirâ bu antlaşmaya kadar yalnızca Baltık Denizi’ne kıyısı olan İsveç, bundan sonra Kuzey Denizi’ne de kıyısı olan bir ülkedir artık.

     Antlaşmanın tam birinci yıldönümünde, 26 Şubat 1659 günü İsveçliler Kopenhag’ı da almak için askerî bir saldırı düzenlerler. Kopenhag’ı kuşatan İsveçliler’in şehri almak için başlattıkları savaş, bir yıldan fazla süren ciddi bir direnişle karşılaşır. Hem Danimarka ordusu ve hem de Kopenhag halkı, İsveç işgaline karşı var güçleriyle direnirler. Birbuçuk yıla yakın süren direniş sonuçta başarıya ulaşır ve İsveç ordusu 27 Mayıs 1660 tarihinde Kopenhag’ı terkederler. (ÖNEMLİ NOT: Bu savaşta başta Hollanda olmak üzere Avrupa’nın birçok devleti İsveç’e karşı Danimarka – Norveç’i desteklemiştir.)

     İşgal sona erdikten sonra, Kopenhag’da Eylül 1660’ta yeni bir devlet idarî sistemi getirilerek, 32 temsilcili bir imparatorluk monarşisi kuruldu. (ÖNEMLİ NOT: İlk başta o anki zaman ve durum için mantıklı görünen bu yeni düzenleme, 1814 yılında Norveç’in kaybedilmesine ve elden çıkmasına yol açacaktır.)

     1663 yılında, içinde Amalie Sarayı (Dan. Amalienborg)’nın da olacağı Amalie Sarayı Yuvaları Meydanı (Dan. Amalienborg Slotsplads) düzenlenir. Saray (ve meydan), adını Danimarka ve Norveç Eski Kraliçesi Sophie Amalie af Braunschweig – Lüneburg (1628 – 85)’dan alıyor. (Danimarka ve Norveç Eski Kraliçesi Sophie Amalie’nin biyografisini okumak ve Amalie Sarayı ile Amalie Meydanı hakkında geniş bilgi edinmek için bkz. Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 13)

     Temmuz 1700’de Kopenhag, Hollanda – İngiltere – İsveç donanması tarafından bombardımana tabi tutulur, ancak çok fazla hasar görmeden bu badireyi de atlatmayı bilir.

     1700 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 65 bin kişi.

     Ancak büyük bir felâket, kapıdadır: Haziran 1711’de başlayıp Mart 1712’ye kadar süren korkunç veba salgını nedeniyle 9 ay içinde toplam 22 bin kişi vebadan ölür. Böylece Kopenhag’ın nüfûsu 65 binden 43 bine düşer.

     Felâketin biri bitip de yaraları bile henüz sarılmadan, ikincisi başlar: Biri 1728 yılında, biri de 1795 yılında olmak üzere iki büyük yangın olayı yaşar, bizim güzel Kopenhag.

     Veba salgınının bitmesinden sadece 16 yıl sonra, 1728 yılında korkunç bir yangın felâketi yaşar, Kopenhag. 20 – 23 Ekim 1795 günlerinde 4 gün süren bu büyük yangında Kopenhag kentinin yaklaşık % 28’i yanıp yok olur, halkın % 20’si evsiz kalır. Bu yangında kentteki toplam 1600 ev ve 5 kilise yanıp kül olmuştur.

     1769 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 80 bin kişi. 1787 yılında bu sayı 90 bin 32’ye yükseliyor.

     1793 yılında Kopenhag’da Danimarka Krallık Kütüphanesi (Dan. Det Kongelige Bibliotek Danmark) açılır. Bu kütüphane, dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir. (İLGİNÇ BİR NOT: Kütüphane, 17. yy’dan günümüze Danimarka’da yayımlanmış tüm kitapları barındırmaktadır ve günümüzde Kopenhag Üniversitesi’nin idaresi altındadır.)

     1795 yılında çıkan büyük yangın da aynı şekilde şehre büyük zarar verir. Kentin Ortaçağ’da inşâ edilmiş bölümünün % 48’i bu yangında yok olur. Toplam 946 ev yanar, 3 bin 500 insan evsiz kalır. Ortaçağ’dan kalma Bizim Kadınlarımız Kilisesi (Dan. Vor Frue Kirke) yanıp kül olur, Kopenhag Üniversitesi (Dan. Københavns Universitet)’nin tam 35 bin cilt kitaplık kütüphanesi arşivleriyle birlikte tamamen kül olur.

     1800 yılında yapılan nüfûs sayımında Kopenhag’ın nüfûsu, ilk kez 100 bin barajını aşar: 100 bin 975 kişi. Bunun 12 bini askerdir, askerlerin yarısı kadındır (6 bin kadın asker); 10 bin kişi tüccardır; 9 bin 800 kişi burjuva sınıfındandır; 13 bin 500 kişi hizmet sektöründe çalışmaktadır; 5 bin 600 kişi de ilim erbabı veya bir alanda uzman olan kişilerdir.

     2 Nisan 1801 tarihinde Amiral Hyde Parker (1739 – 1807) komutasındaki ve ana hücumu Amiral Yardımcısı Horatio Nelson (1758 – 1805) tarafından yönetilen bir İngiliz filosu, Kopenhag’ın hemen dışında bulunan Danimarka – Norveç filosuna saldırır, bunun üzerine büyük bir savaş çıkar. Savaşta İngilizler mağlup olur.

     Ateşkes kabul edilmeden önce, savaş esnasında Hyde Parker’in Danimarka – Norveç gemilerinin çoğunu imhâ etme emrine itaatsizlik ettiği gerekçesiyle görevden alınması, savaşın en ilginç ayrıntılarından biridir. Bu savaş esnasında Amiral Yardımcısı Nelson’un, Amiral Parker’in “ateşi durdurma emrini” görmemek için teleskobu kapatıp öylece baktığı bile iddiâ edilmiştir. Nelson savaştan dört yıl sonra 1805’te İspanya’da, Parker de ondan iki sene sonra 1807’de İngiltere’de şüpheli şekilde ölmüşlerdir.

     Bu savaştan 6 yıl sonra, 1807’de İngiliz donanma ordusu tekrar Kopenhag’a saldırır. İkinci savaş başlar. Ancak bu seferki saldırı, çok acımasızcadır. 16 Ağustos – 5 Eylül 1807 tarihleri arasında 20 gün süren bu savaş esnasında, Kopenhag’daki Danimarka – Norveç filosunu etkisiz hale getirmek ve ele geçirmek için İngiliz ordusu direk olarak Kopenhag yerleşim birimine saldırmış, sivil nüfûsu hedef almıştır.

     Danimarkalılar için korkunç ve insanlıkdışı bir saldırıydı bu. İngiliz donanması Danimarkalılar’ın başkentinde resmen terör estiriyordu. İngilizler doğrudan yerleşim yerlerini top ateşine tabi tutuyor, sivil insanların üzerine bombalar yağdırıyordu. Özellikle dikkat çekici olanı, rastgele şehri vuran, ateşe dayanıklı ve suyla söndürülemeyen fosfor içeren Congreve roketleri kullanılmasıydı.

     Bombardımandan sonra geriye saman tavanlı birkaç ev kaldı sadece. En büyük kilise olan ve 1795’teki büyük korkunç yangında kül olduktan sonra yeniden inşâ edilmiş bulunan Bizim Kadınlarımız Kilisesi (Dan. Vor Frue Kirke), İngiliz deniz topçuları tarafından tamamen yok edildi. (NOT: Birçok tarihçi, bu savaşı, daha doğrusu İngiliz ordusunun Kopenhag’a bu saldırısını, “Modern çağlarda büyük bir Avrupa kentine karşı yapılan ilk terör saldırısı” olarak nitelendirmektedir.)

     İngilizler Kopenhag’a 30 bin kişilik bir orduyla saldırmıştı. Kopenhag’ı kuşattılar ve şehri 3 gün boyunca işgalleri altında tutmayı da başardılar. Bu kuşatma ve işgal esnasında İngilizler, Kopenhag’da tarihte eşine az rastlanır (ama İngiliz tarihinde çok rastlanır) bir barbarlık ve vahşete imza attılar. Güzeller güzeli Kopenhag şehrinin neredeyse yarısından fazlasını tamamen yok ettiler. Şehirde 2000 (2 bin) sivil insanı hunharca katlettiler. Kentte toplam 300 bina yıkıldı. Yıkım o kadar büyüktü ki, Kopenhag tamamen bir harabeye dönmüştü.

     İngilizler’in “zaferinden” (!) sonra Kopenhag, buraya demirlemiş olan bütün gemilerini işgalci İngilizler’e teslim etmek zorunda kaldı.

     1807’deki bu saldırı, işgal ve yıkım o kadar büyüktü ki, Danimarkalılar onlarca yıl bunun olumsuz etkisinden kurtulamadılar. Savaştan sonra ortaya çıkan siyasî ve sosyo – ekonomik sorunlar, en az savaş kadar büyük zararlar verdi. Savaştan sonra en az 25 yıl boyunca Danimarka “yoksulluk, fakirlik ve açlık dönemi” yaşadı.

     İngilizler’in Kopenhag’a bu saldırısı ve vahşetleri nedeniyle, 1803 – 15 tarihleri arasında vuku bulan Napolyon Savaşları esnasında Danimarka, İngiltere’ye karşı Fransa’nın yanında yer almıştır. Ancak Louis Napoléon Bonaparte (1769 – 1821) komutasındaki Fransa’nın İngiltere’ye yenilmesi, Danimarka’nın Norveç’i kaybetmesine neden olmuştur, 1814.

     Norveç’in kaybı büyük bir pazarı ortadan kaldırdı ve filonun elden gitmesi ticareti zorlaştırdı. Bu açıkça Kopenhag’daki ekonomik durumu çok olumsuz yönde etkiledi.

     Ancak kaderin cilvesine bakın ki, askerî ve ekonomik yönden en kötü dönemini yaşayan Danimarka, bu aynı dönemde bilim, sanat ve edebiyat yönünden ise tam tersine “Altın Çağ”ını yaşamıştır. Bunun nedeni, Kopenhag’da bilim, sanat ve edebiyat alanında ulusal ve uluslararası düzeyde etkili olan pekçok bilim insanının, sanatçının ve edebiyatçının varlık göstermesidir. Sanatçılar, “Romantizm” denilen daha genel bir Avrupa akımından ilham alıyorlardı. Bu dönemde Danimarkalı en ünlü ve etkili sanatçılar ve edebiyatçılar arasında Christian Frederik Hansen (1756 – 1854), Bertel Thorvaldsen (1770 – 1844)Christoffer Wilhelm Eckersberg (1783 – 1853)Michael Gottlieb Birckner Bindesbøll (1800 – 56)Hans Christian Andersen (1805 – 75) ve Søren Aabye Kierkegaard (1813 – 55) gibi isimler zikredilebilir. (Hans Christian Andersen ile ilgili geniş bilgi için bkz. Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 14)

     1825 yılında Dan Krallık Müzik Konservatoryumu (Dan. Det Kongelige Danske Musikkonservatorium) açılır. Burada ilk konseri veren sanatçı, İtalyan tenör Giuseppe Siboni (1780 – 1839)’dir. Sonra 1867 yılında daha geniş bir törenle konservatoryumun resmî açılışı yapılır. Burada ilk konseri veren sanatçı ise, Danimarkalı viyolonist Niels Wilhelm Gade (1817 – 90)’dir.

     1830 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 120 bin’lerde gezer. Yarısı şair yarısı yazar. Ekonomi dibe batmış, fakirlik ve parasızlık adamı bozar. Ama sanat ve edebiyat zirvede, değmesin nazar.

     27 – 29 Temmuz 1830 tarihinde Fransa’da gerçekleşen ve “Temmuz Devrimi” (Frsz. La Révolution de Juillet) olarak adlandırılan Fransız Devrimi’nden sonra Danimarka’da millî ve liberal hareketler ivme kazanır. Kopenhag ve Danimarka’da yeni bir siyasî yaşam şekillenir.

     1 Ocak 1840 tarihinde Kopenhag yeni bir “belediye anayasası” alır. Bununla birlikte, 1840’taki ilk seçimde şehir nüfûsunun yalnızca % 1, 6’sı oy kullanma hakkına sahipti.

     1848 yılında Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde (Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Polonya, Macaristan ve Romanya) ortaya çıkan ve “1848 Devrimleri” olarak adlandırılan özgürlük hareketlerinden sonra, Danimarka, 5 Haziran 1849 tarihinde bir anayasal monarşiye dönüşür.

     18 Eylül 1848 tarihinde bir “sanat müzesi” olan Thorvaldsen Müzesi (Dan. Thorvaldsens Museum) açılır.

     1850 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 129 bin 695 sayılıyor. Yarısı oy kullanıyor yarısı kullanamıyor. Kör topal olmasını anlayışla karşılayın, ülke demokrasiyle yeni yeni tanışıyor.

     1853 yılında ülkede korkunç bir kolera salgını gösterir. Bu kolera salgınında 4 bin 800 insan hastalıktan hayatını kaybedecektir.

     4 Mart 1857 tarihinde Kopenhag bir kez daha yeni bir “belediye anayasası” alır ve Kopenhag Yurttaş Temsilciliği (Dan. Københavns Borgerrepræsentation), Sulh Cezaevleri (Dan. Magistraten) ile birlikte düzenlenen bir organ olarak kurulur. Yurttaş Temsilciliği’ne seçilmiş insanlar bu nedenle yetkilerini görevlilerle paylaşmak zorundadırlar.

     18 Eylül 1857 tarihinde Kopenhag Halk Tiyatrosu (Dan. København Folketeatret) açılır.

     1860 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 155 bin 143 yerli. Yarısı seçilmiş yarısı görevli. Yeni çıkartılan yasalar her aileyi etkiliyor, ister bekâr olsun ister evli.

     1864 yılında Danimarka ile Almanya arasında savaş çıkar. 1 Şubat – 30 Ekim 1864 tarihleri arasında yaşanan Danimarka – Almanya Savaşı’nda, Danimarka, Schleswig – Holstein topraklarını kaybeder (bugün Almanya’nın en kuzey eyaletidir). Bu savaş vesilesiyle Kopenhag’daki pekçok Alman tüccar ve zanaatkâr da şehri terkederek Almanya’ya giderler.

     1870 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 181 bin 291 kişi. Sonra bu sayı 1880 yılında 234 bin 850 kişiye, 1890 yılında da 312 bin 859 kişiye yükseliyor.

     1874 yılında Kopenhag Botanik Bahçesi (Dan. København Botanisk Have) kurulur. (NOT: Binlerce ağaç, çiçek ve bitki türlerinin sergilendiği bu bahçe, günümüzde Kopenhag Üniversitesi’nin idaresi altındadır.)

     1894 yılında Frederik Kilisesi (Dan. Frederiks Kirke)’nin inşaatı tamamlanır ve 19 Ağustos 1894 tarihinde açılışı yapılır. 145 yıllık geçmişi olan katedral inşaatının çok ilginç ve ibretâmiz bir hikâyesi vardır. (145 yıllık geçmişi olan Frederik Katedrali’nin bu ilginç ve ibretâmiz hikâyesini okumak ve katedral hakkında bilgi sahibi olmak için bkz. Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 13)

     1896 yılında başkent Kopenhag’da bir “resim sanatları müzesi” olan Devlet Sanat Müzesi (Dan. Statens Museum for Kunst) açılır. (NOT: Bu müzeyi günümüzde yılda 400 bin insan ziyaret etmektedir.)

     19. yy’ın sonlarında Kopenhag nüfûsunun hemen hemen yarısı ticaret ve sanayi ile uğraşan insanlardı. Tarım ile uğraşanlar, şehir nüfûsunun sadece % 46’sıydı. Nüfûsun % 8’i yönetim kademesindeydi. El sanatlarında ise % 28’lik bir dağılım vardı. Bunu, başkentte hızla büyüyen bir nüfûs anlamına gelen “kentleşme” izledi.

     1900 yılında Kopenhag’da, 360 bin 787 kişi yaşıyor. Sonra bu sayı 1902 yılında 400 bin 575 kişiye yükseliyor. 2 yıl içinde nasıl mı 40 bin kişi çoğalıyor? Bunu aşağıdaki paragraf açıklıyor.

     Dünyanın anasının ağladığı 20. yy’a hızla gelişen bir şehir olarak giriyor Kopenhag. Değişen bir şehirdi; gelişen bir endüstri ve idarî kent olmuştu. Yeni belediye binası ve tren istasyonu ile merkezi batıya doğru çekildi. Brønshøj ve Valby semtlerinde yeni konut gelişmeleri büyürken Frederiksberg, Kopenhag şehrinin içinde bir yerleşim bölgesi oldu. Amager Adası, Brønshøj, Vigerslev ve Valby’nin kuzey kısmı 1901 – 02’de Kopenhag’a dahil edildi. 1902 yılında da Sundbyernes şehre dahil edildi. Bütün bunlar, şehrin büyüklüğünü 3 katına çıkardı.

     Büyümenin olumsuz etkileri de oluyordu, haliyle. Özellikle biri 1908 yılında biri de 1916 yılında olmak üzere iki kez patlak veren “konut krizi”, Kopenhag Belediyesi’nin başını bir hayli ağrıtmış, ülkede ciddi bir sosyal soruna dönüşmüştür.

     1911 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 462 bin 161 hacı. Yarısı birader yarısı bacı. Sürekli yeni konutlar yapılıyor, içinde insanlar oturuyor; bir kısmı evsahibi bir kısmı kiracı.

     25 Mayıs 1911 tarihinde Kopenhag Spor Parkı (Dan. København Idrædspark)’nın açılmasıyla şehrin artık bir futbol sahası da vardır. Açılış yapıldığı gün Kopenhag karması ile İngiltere’nin Sheffield Wednesday FC takımı arasında oynanan ve “stadda oynanan ilk maç” olarak tarihe geçen bu karşılaşmayı konuk İngiliz takımı 3 – 2 kazanmıştır.

     23 Ağustos 1913 tarihinde hem şehrin hem de ülkenin sembolü olan Küçük Denizkızı (Dan. Den Lille Havfrue) heykeli dikilir. Danimarkalı dünyaca ünlü çocuk masalları yazarı Hans Christian Andersen (1805 – 75) tarafından 1837 yılında kaleme alınan ve O’nun 157 adet masalından biri olan “Küçük Denizkızı” adlı masaldan esinlenerek Danimarkalı – İzlandalı ressam ve heykeltraş Edvard Christian Johannes Eriksen (1876 – 1959) tarafından yapılan bu heykel, günümüzde ülkenin sembolü olup yıllık ortalama 1 milyon turist tarafından ziyaret edilmektedir. Ayrıca bu heykelin yılda ortalama 5 milyon kez fotoğrafı çekilmektedir. (“Küçük Denizkızı” masalını okumak ve “Küçük Denizkızı” heykeli ile ilgili geniş bilgi edinmek için bkz. Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 14)

     28 Temmuz 1914 tarihinde başlayıp 4 yıldan fazla sürdükten sonra 1 Eylül 1918’de sona eren, “insanlık” (!?) tarihinde tüm dünyanın savaştığı ilk savaş, dünya tarihinin o ana dek yaşadığı en büyük savaş olan I. Dünya Savaşı, bilhassa Avrupa ülkelerini tümden felce uğrattı. Bu korkunç boğazlaşma, 17 milyon insanın hayatına mal oldu. 70 milyon insanın silâh altına alındığı bu acımasız savaşta tam 40 devlet direk ve dolaylı olarak savaşın içinde yer aldı.

     Enver Paşa ve İttihat – Terakki gibi nimetlerden mahrum olan Danimarka I. Dünya Savaşı’nda tarafsız durmuş, savaşa girmemiştir. Bu tarafsızlığının bir sonucu olarak Danimarka, o yıllarda Almanya ve İngiltere’den bile ticaret yönünden daha zengin olurken – her türlü ihtimale karşı – ülkenin ve şehirlerin savunmaları için 40 bin Danimarka askeri savaşın sürdüğü 4 yıl boyunca Danimarka – Almanya sınırında nöbet tutmuştur.

     1918 yılında Kopenhag’da “İspanyol gribi” adı verilen bir tür grip salgını başgösterir. Bu salgında 2 bin 300 insan hastalıktan dolayı hayatını kaybetmiştir.

     1921 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, ilk kez 500 bin barajını aşıyor: 561 bin 344 kişi.

     Bu kadar hızlı çoğalma ve büyüme, elbette kangrenleşen “iç sorunları” da beraberinde getirir. Aynı yıl üçüncü kez “konut sorunu” yaşanır şehirde. Christianshavn semtinin eski kısımları yıktırılır ve şehrin gecekondu mahallelerinden kurtulması için planlar hazırlanır.

     20 Nisan 1925 tarihinde Kopenhag Kastrup Havaalanı (Dan. Københavns Kastrup Lufthavn) açılır ve uçak seferlerine başlar. (NOT: 1100 hektar genişliğinde bir alanı kapsayan ve 2 terminali olan bu havaalanına / havaalanından yıllık ortalama 25 milyon yolcu iniş / kalkış yapmaktadır. Havaalanı bünyesinde toplam 23 bin kişi çalışmaktadır.)

     1930 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 617 bin 69 kişi. Sonra bu sayı 1940 yılında 700 bin 465 kişiye yükseliyor.

     Daha önceki I. Dünya Savaşı (1914 – 18)’nda tarafsız kalmasına ve bundan da kazançlı çıkmayı başarmasına rağmen Danimarka, o cihan harbinden 21 yıl sonra patlak veren II. Dünya Savaşı (1939 – 45)’nda da aynı barışçı duruşu sergileyip tarafsızlık politikası güttüğü halde yine de Almanya’nın işgaline uğramaktan kendini kurtaramamıştır. Ne de olsa Almanya’da eski cılız, pısırık hükûmetler artık yoktur; şimdi Almanya’nın başında bir “dünya lideri” olan, tüm dünyaya meydan okuyan “Reis” (Führer) vardır: Adolf Hitler (1889 – 1945).

     II. Dünya Savaşı boyunca Danimarka ve Kopenhag, 9 Nisan 1940 tarihinden 4 Mayıs 1945 tarihine kadar Alman Nazi ordusunun işgalinde kalmıştır. Yani neredeyse tüm II. Dünya Savaşı yıllarını Danimarka, Almanya’nın işgali altında geçirmiştir.

     Adolf Hitler, Danimarka’nın “model korumacı” olacağını ve başlangıçta Nazi makamlarının Danimarka hükûmeti ile bir anlayışa varacağını deklare etmişti. Ülkeyi denetimleri altında tutmalarına rağmen halka baskı yapılmayacaktı. 1943 yılında Danimarka’da yapılan parlamento seçimlerine – yalnızca kısa adı DKP olan Danimarka Komünist Partisi (Dan. Danmarks Kommunistiske Parti) hariç tutularak – izin verildi. (İLGİNÇ BİR NOT: Danimarka’nın Danca orijinal adı Danmark olduğu için, “Danimarka’nın Komünist Partisi” isim tamlamasındaki ilk kelime olan “Danimarka’nın” ifadesinin Danca’sının “Danmarks” şeklinde olması ve sözcüğün sonunun “-marks” çıkması, yani Komünizm’in fikir babası Marks’ın isminin çıkması, çok ilginç bir gramer azizliği olmuş. Hadi dîndarlar bunu da siz açıklayın…)

     Ancak hükûmetin işgal kuvvetleri ile olan işbirliğinin çöktüğü Ağustos 1943’te birkaç gemi, Almanlar tarafından kullanılmasını önlemek için Danimarka Kraliyet Donanması (Dan. Søværnet) tarafından Kopenhag Limanı’nda batırıldı. O sırada Naziler Danimarka’da Yahudîler’i tutuklamaya başladı, ancak Yahudîler’in çoğu komşu İsveç’e kaçmayı başardı.

     1945 yılı başında kısa adı SOE olan Britanya Özel Harekâtlar Ordusu (İng. British Special Operations Executive) Danimarka Bölümü Lideri Ole Lippman (1916 – 2002), kısa adı RAF olan Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri (İng. United Kingdom’s Royal Air Force)’ni Kopenhag’daki Nazi karargâhına saldırarak operasyonlarına yardım etmeye davet eder. Bu çağrı üzerine Basil Edward Embry (1902 – 77) komutasındaki RAF savaş uçakları, Shell Oil Company’nin eski ofisleri olan Alman Nazi Sicherheitsdienst ve Gestapo binalarına güçlü ve hassas saldırı planları hazırlar.

     Ancak Naziler, hava saldırısını önlemek için siyasî tutsakları kasıtlı olarak çatı katlarında tutarlardı. Böyle yaparlardı ki, Danimarka veya İngiltere herhangi bir hava saldırısı yapmasın; zirâ yaparlarsa ilk katledecekleri insanlar kendi insanları olacaktır. Bu nedenle RAF savaş uçakları binaların hep alt kısımlarını bombalamıştır.

     “Carthage Operasyonu” (İng. Operation Carthage) olarak bilinen saldırı 22 Mart 1945 günü üç küçük dalgalanma ile başlar. İlk dalgada, her altı uçak (her biri bir bomba taşıyordu) hedeflerine ulaşır, ancak uçaklardan biri Frederiksberg Kız Okulu (Dan. Frederiksberg Piger Skole) binasına çarparak okulun bahçesine düşer. Bu çarpışma yüzünden, takip eden ikinci dalganın içindeki dört uçak, okulun askerî hedef olduğunu sanmış ve okulu bombalamıştır. İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları tarafından bombalanan okulda 123 sivil hayatını kaybetmiştir. Bu 123 insanın 87’si öğrencidir ve tamamı kız çocuklarıdır. 

     Shell bürosuna yapılan saldırıda ise büroda tutulan 26 siyasî mâhkumdan 18’i kaçmayı başarır. Gestapo arşivleri tamamen yok edilir.

     Danimarka ve Kopenhag, 4 Mayıs 1945 günü Alman işgalinden kurtulur. 4 gün sonra, 8 Mayıs 1945, Britanyalı mareşal Bernard Law Montgomery (1887 – 1976)’nin emriyle 30 bin Alman esir (asker ve sivil) serbest bırakılarak Almanya’ya teslim edilir. (İLGİNÇ BİR NOT: Garip olan ve hem Takdir-i İlahî’ye aykırı hem de evrenin kuantum yasalarına ters olan şey şu ki, Danimarka’yı Alman işgalinden, tarih boyunca Danimarka’yı işgal etmeye çalışmış olan Britanya kurtarmıştır. Hadi faşistler bunu da siz açıklayın…)

     Savaş bittikten sonra Danimarka’da yaraları sarma, oluşan büyük tahribatı onarma ve ülkeyi yeniden kalkındırma dönemi başlayacaktır.

     Tüm ülkede sosyal ve ekonomik onarım ve kalkındırma seferberliğinin yapıldığı bu süreçte, başkent Kopenhag için “Parmak Planı” (Dan. Fingerplanen) adı verilen bir “kalkınma planı” yürürlüğe konur. Plan uyarınca yeni yeni binalar yapılır, herkese açık trafik düzenlenir, Kopenhag ile diğer kentler arasında raylar döşenip demiryolu bağlantısı sağlanır, Kopenhag şehir merkezinde tramvay inşâ edilir. 1949 yılında ise buna ek olarak “şehir yönetmelik kanunu” getirilir.

     Ancak tren ve tramvay bağlantıları şehir ile civar yerleşimler arasındaki ulaşımı kolaylaştırmış, bu da şehirdeki pekçok ailenin şehir yakınlarındaki daha küçük yerleşimlere ve köylere yerleşmesine yol açmış, bu durumun bir sonucu olarak da özellikle 1960’lı yıllardan başlayarak Kopenhag şehir nüfûsu her geçen yıl daha da düşen bir trend izlemiştir.

     1950 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 768 bin 105 kişi. Sonra bu sayı 1960 yılında 721 bin 381 kişiye, 1963 yılında 706 bine, 1966 yılında 678 bine, 1970 yılında ise 622 bin 773 kişiye düşüyor.

     1970 yılında “Beş Parmak Planı” çerçevesinde banliyölere ve civar kasabalara düzenli tren bağlantıları sağlanır. Ancak motorlu taşıtların artması ve şehirdeki araç trafiğinin yoğunlaşması nedeniyle 1972 yılında tramvaylar otobüsler ile değiştirilir. Özellikle genç mimar Jan Gehl (1936 – halen hayatta)’in girişimleriyle şehir merkezinde yaya sokakları ve bisiklet parkurları oluşturulur. (NOT: Kopenhag, dünyanın en “bisiklet dostu” şehirlerinden biridir.)

     Kopenhag Limanı’ndaki faaliyet, Holmen Deniz Üssü kapatıldığında azalır. Kopenhag Kastrup Havaalanı (Dan. Københavns Kastrup Lufthavn) önemli ölçüde genişler ve İskandinav ülkeleri için bir merkez haline gelir.

     1971 yılında çok ilginç bir olay yaşanır. Ülkenin başkenti Kopenhag’ın bir mahallesi, Christiania isimli mahallesi “özerklik” kazanır. Resmî adı Özgür Şehir Christiania (Dan. Fristaden Christiania) olan bu mahallenin kendine ait bayrağı, kendine ait parlamentosu vardır. Sadece 34 hektarlık bir alanı kapsayan bu mahallede 850 kişi yaşamaktadır.

     1972 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 610 bin 985 kişi. Sonra bu sayı 1973 yılında 595 bin 751 kişiye düşüyor.

     1 Nisan 1973 tarihinde Kopenhag’ın 43 km batısında ve Roskilde şehrinin 6 km güneydoğusunda Kopenhag – Roskilde Havaalanı (Dan. København – Roskilde Lufthavn) açılır ve uçak seferlerine başlar. (NOT: Bu küçük havaalanına / havaalanından yıllık ortalama 22 bin yolcu iniş / kalkış yapmaktadır.)

     1973 yılında Batı Avrupa’da patlak veren “petrol krizi”, Danimarka ve Kopenhag’ı da olumsuz etkiler. Yükselen işsizlik, alından kalkılması zor toplumsal sorunlara sebebiyet verir. İş bulamayan gençler arasında uyuşturucu kullanımı yaygınlaşır. Devlet yeni bir politika (ve “göçmen karşıtı” bir politika) yürürlüğe koyarak, ülkeye göçleri durdurmaya çalışır, ancak farklı ülkelerden birçok insan “aile birleşimi” ve benzeri yollarla Danimarka’ya gelmeye devam eder. 70’li yılların başında başlayan bu kriz, 70’li ve 80’li yıllar boyunca devam etmiştir.

     1974 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 576 bin 30 kişi. Sonra bu sayı 1975 yılında 562 bin 405 kişiye, 1976 yılında 545 bin 350 kişiye, 1977 yılında 529 bin 154 kişiye, 1978 yılında ise 515 bin 594 kişiye düşüyor.

     1978 yılında kısa adı DDC olan Danimarka Tasarım Merkezi (Dan. Dansk Design Center) açılır.

     Temmuz 1979’da şehirde Kopenhag Caz Festivali (Dan. København Jazz Festival) düzenlenmeye başlanır. Bu festival 1979’dan başlayarak her yıl geleneksel olarak Kopenhag’da düzenlenmektedir. Başlangıç günü her sene, Temmuz ayının ilk Cuma günüdür. Her defasında ortalama 250 bin kişi bu festivali ziyaret etmektedir.

     1980 yılında Nykredit (= Yeni Kredi) adlı bankanın sponsorluğunu yaptığı ve bu yüzden onun adını da taşıyan Kopenhag Nykredit Maratonu (Dan. København Nykredit Marathon) düzenlenmeye başlanır. 42 km 195 m uzunluğunda bir koşu distanzına sahip olan bu maraton, 1980’den başlayarak her yıl Kopenhag’da koşulmaktadır. Her defasında ortalama 10 bin sporcu bu maratona katılmaktadır. Kopenhag maratonunda şimdiye kadarki rekorlar, erkeklerde 1987 yılındaki 2 saat 14 dakika 16 saniyelik derecesiyle Danimarkalı atlet Svend Erik Kristensen (1956 – halen hayatta)’e aitken, kadınlarda ise 2010 yılındaki 2 saat 30 dakika 51 saniyelik derecesiyle Güney Afrika kökenli ABD’li atlet Collen Stella Lindeque De Reuck (1964 – halen hayatta)’a aittir.

     Bu arada, 10. yy’da küçük bir Viking köyü olarak kurulduğu günden beri nüfûsu hızlı bir şekilde artan, 1500 yılında 10 bin kişi barajını, 1700 yılında 50 bin kişi barajını, 1800 yılında 100 bin kişi barajını, 1921 yılında ise 500 bin kişi barajını ve hatta 1940 yılında 700 bin barajını aşan Kopenhag’ın nüfûsu, 1960’lı yıllarda başlayıp hiç duraksamayan “nüfûs azalması” sonucunda, 1980 yılında tekrar yarım milyon (500 bin) barajının altına düşer: 498 bin 850 kişi.

     1982 yılında Kopenhag’da İşçi Müzesi (Dan. Arbejdermuseet) açılır.

     1985 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 478 bin 615 kişi. Sonra bu sayı 1990 yılında 466 bin 723 kişiye, 1992 yılında da 464 bin 566 kişiye düşüyor.

     1990’lı yılların başında Amager Adası’nın batısında ve liman bölgesinde büyük ölçekli konut inşaatları gerçekleştirilir. Şehir güneydoğuya doğur genişler.

     1992 yılını hiçbir Danimarkalı unutmaz. Çünkü 1992, Danimarka’nın tarih boyunca spor alanındaki en büyük zaferini gerçekleştirdiği yıldır. 10 – 26 Haziran 1992 günlerinde İsveç’te düzenlenen 1992 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Danimarka kazanır. Danimarka “Avrupa şampiyonu” olur.

     Danimarka’nın 1992 yılında Avrupa Kupası’nı kazanması, yalnızca Danimarka’nın ilk ve tek Avrupa şampiyonluğu değil, aynı zamanda futbol tarihinin en ilginç şampiyonluğudur da. Nedenini futbolu takip eden herkes bilir ama takip etmeyen okurlarımız için anlatalım: Danimarka aslında eleme gruplarını dahi geçememiş ve 9. Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılmaya dahi hak kazanmamıştı. Ancak turnuvaya katılmaya hak kazanmış olan takımlardan Yugoslavya, turnuvanın başlamasına sadece 11 gün kala (30 Mayıs 1992) ülkede çıkan iç savaş nedeniyle turnuvadan çekilmek zorunda kalmış, onun yerine “gruplardaki en iyi 2.” olan Danimarka turnuvaya çağrılmış, o esnada tamamı tatilde ve muhtemelen plajlarda olan Danimarkalı futbolcular tatillerini yarıda keserek apar topar turnuvaya katılmış, Danimarka hazırlıksız ve antrenmanız katıldığı bu Avrupa Kupası’nda başarılı maçlar çıkartarak finale kadar yükselmiş, 26 Haziran 1992 günü İsveç’in Göteborg şehrindeki – 3 gün sonra sizleri gezdireceğimiz – Ullevi Stadı (İsv. Ullevi Stadion)’nda oynanan final maçında ise güçlü ve favori Almanya’yı 2 – 0 gibi net bir skorla yenerek Avrupa şampiyonu olmuştur. İsviçreli hakem Bruno Galler (1946 – halen hayatta)’in yönettiği ve 37 bin 800 seyircinin izlediği bu unutulmaz final maçında Danimarka’nın gollerini 18. dakikada John “Faxe” Jensen (1965 – halen hayatta) ve 78. dakikada Kim Vilfort (1962 – halen hayatta) atmıştır.

     Şampiyon, bu olaydan sonra başkentleri Kopenhag’daki stadyumu “şanına yakışır” bir biçimde renove etmek ister. 1911 yılında yapılmış olup o günden beri üzerinde futbol oynanan Kopenhag Spor Parkı (Dan. København Idrædspark)’nın ismi değiştirilir ve restore edilerek 9 Eylül 1992 tarihinde Parken Stadı (Dan. Parken Stadion) adıyla yeniden açılır. Açılış yapıldığı gün Danimarka millî takımı ile yine Almanya millî takımı arasında oynanan ve “yeni stadda oynanan ilk maç” olarak tarihe geçen bu karşılaşmayı konuk Almanya 2 – 1 kazanmıştır.

     1995 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 471 bin 300 kişi. Yarısı sporcu yarısı işçi. Şehir dışında hayat sakinken, kalabalık ve gürültülüdür şehir içi.

     1995 yılında Kopenhag’da Dan Mimarlık Merkezi (Dan. Dansk Arkitektur Center) açılır. 1996 yılında da Ulusal Fotoğraf Müzesi (Dan. Det Nationale Fotomuseum) ve Cisternerne adlı “modern cam sanatları merkezi”nin açılışları gerçekleştirilir.

     1996 yılında Kopenhag, “Avrupa Kültür Başkenti” seçilir.  

     1999 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 491 bin 82 adam. Yarısı mimar yarısı ressam. Milenyum’a modern bir şehir olarak girdiler mi, bu iş tamam.

     1999 yılında siyah renkte inşâ edilen ve Kara Elmas (Dan. Den Sorte Diamant) adı verilen, kubik bir mimarî tarzda yapılmış görkemli kütüphanenin açılışı yapılır. 1995 yılında inşaatına başlanan ve 4 yılda tamamlanan bu muhteşem görünümlü bina, 462 milyon 100 bin Danimarka Kronu’na (Türk parasıyla 378 ayakkabı kutusu) mal olmuştur. Kütüphanenin açılışı, 15 Eylül 1999 tarihinde yapılmıştır.

     2000 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 495 bin 699’dur. Yarısı yazar yarısı okur. Hem ekonomi iyi hem kültür seviyesi yüksek, ortada hiçbir problem yoktur.

     2000 yılında Kopenhag deniz otobüsleri hizmete başlar. Böylece şehir içinde otobüs ve tramvaydan sonra vapurla da yolculuk yapılmaya başlanır. Kopenhag deniz otobüslerinin şehrin 10 farklı yerinde liman istasyonu (durağı) bulunmaktadır.

     Aslında 2000 tarihini boşuna anlatıyorum size. Zirâ 2000 yılında Kopenhag’da neler yaşandığını dünyada en iyi bilenler, Türkiye’de yaşayan siz sevgili kardeşlerimsiniz. 17 Mayıs 2000 günü Kopenhag’da ne olduğunu kim bilmez? Bilmeyen varsa, kessin “vatan haini”dir, “Türkiye düşmanı”dır! Gerçi sahadaki 11 futbolcunun yarısından fazlası ve o şampiyonluğu kazandıran oyuncuların tamamı şu anda “vatan hainliği” suçundan dolayı yargılanıyorlar ve hepsi yurtdışına kaçmış ama olsun, biz popülizm ve ajitasyon yapalım da, belki 2019 seçimlerinde milletvekili seçiliriz.

     Tarih, 17 Mayıs 2000… Kopenhag’daki Parken Stadı (Dan. Parken Stadion)’nda 1999 – 2000 UEFA Avrupa Kupası Final Maçı oynanıyor. Maç, İngiltere takımı Arsenal FC ile FETürkiye takımı Galatasaray SK arasında. İspanyol hakem Antonio Jesús López Nieto (1958 – halen hayatta)’nun düdük çaldığı maçta tribünlerde 38 bin 919 biletli seyirci oturuyor. Maç 0 – 0 bitiyor. Uzatma dakikalarında yine gol olmuyor ve penaltı atışlarına geçiliyor. Penaltı atışlarında 4 – 1’lik üstünlük sağlayan Galatasaray, “Avrupa şampiyonu” oluyor. Kopenhag’daki bu zaferden sonra FETürkiye bayram yapıyor, sabahlara kadar millet sokaklarda şampiyonluk sevinci yaşıyor.

     1 Temmuz 2000 tarihinde Danimarka ile İsveç arasında kara ve demiryolu bağlantısını sağlayan Öresund Köprüsü (Dan. Øresundbroen; İsv. Öresundsbron) hizmete açılır. Danimarka ile İsveç arasındaki Øresund Boğazı üzerinde kurulan köprünün batı tarafı Danimarka’nın başkenti Kopenhag (Dan. København), doğu tarafı da İsveç’in 3. büyük şehri Malmö’dür. Köprünün açılışı, Danimarka Kraliçesi II. Margrethe Dronning Alexandrine Þórhildur Ingrid (1940 – halen hayatta ve kraliçe) ile İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf Folke Hubertus (1946 – halen hayatta ve kral) tarafından gerçekleştirilmiştir. Tam o gün, 1 Temmuz 2000 günü dünyanın en küçük 6. ülkesi olan Liechtenstein’ın başkenti, dünyanın en küçük 5. başkenti olan Vaduz’da ablalarım ve oğlum Malcolm’la geziyordum. Yoksa açılışa beni de kessin çağırırlardı…

     Toplam uzunluğu 7 km 845 m, genişliği 23 m 50 cm, yüksekliği ise 57 m olan köprü, tam 1 milyar Euro’ya (Türk parasıyla 64 bin 753 ayakkabı kutusu) mal olmuştur. Köprü üzerinde iki şeritli demiryolu ve dört şeritli karayolu mevcuttur.

     Bu köprüden günlük ortalama 200 tren ve 17 bin motorlu araç geçiş yapmaktadır. Bugüne dek bu köprünün üzerinden geçmiş en kıymetli araç ise benim arabamdır. Bu konuda bana park cezası kesen Danimarka devleti ile benden geçiş ücreti alan İsveç devleti de benimle aynı kanaattedirler. (NOT: Øresund Köprüsü ile ilgili daha geniş bilgiyi, İsveç’e giderken üzerinden geçeceğimiz bir sonraki bölümde sunacağız, siz sevgili okurlara.)

     2001 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 499 bin 148’lerde. Yarısı arabada yarısı trende. O senenin Şubat ayında yeni ehliyet almışım ben de.

     Mayıs 2001 tarihinde Kopenhag Özgür Üniversite (Dan. Det Fri Universitet i København)’nin açılışı gerçekleşir ve eğitime başlar.

     12 Mayıs 2001 tarihinde Kopenhag’daki Parken Stadı (Dan. Parken Stadion), 46. Eurovision Şarkı Yarışması (İng. 46th Eurovision Song Contest)’na evsahipliği yapar. 23 ülkeden sanatçıların yarıştığı bu yarışmada birinciliği, Estonya’dan Aruba kökenli Dave Benton ya da gerçek adıyla Efren Eugene Benita (1951 – halen hayatta) ile Tanel Padar (1980 – halen hayatta)’ın İngilizce olarak seslendirdiği “Everybody” adlı şarkı kazanmıştır.

     2002 yılında Kopenhag şehrinde metro hizmete girer. Şehir içi ulaşım, daha bir rahatlar metroyla birlikte.

     2002 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, yeniden 500 bin barajını aşıyor: 500 bin 531 kişi. Sonra bu sayı 2003 yılında 501 bin 289 kişiye yükseliyor.

     2003 yılında Kopenhag’da iki ayrı festival düzenlenir: Biri kısa adı CPH:DOX olan Uluslararası Kopenhag Belgesel Filmler Festivali (İng. Copenhagen International Documentary Festival), diğeri de Start! Festival adlı bir müzik festivali.

     Ocak 2004 tarihinde Kopenhag’da Danimarka Devlet Doğal Tarih Müzesi (Dan. Danmark Statens Naturhistoriske Museum) açılır. Müze, Kopenhag Üniversitesi tarafından idare edilmektedir.

     Haziran 2004 tarihinde Danimarka Yahudî Müzesi (Dan. Dansk Jødisk Museum) açılır. Müzede Yahudîler’in Danimarka’daki 400 yıllık varlığı ile ilgili dokümanlar sergilenmektedir.

     2004 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 501 bin 664 kişi. Sonra bu sayı 2005 yılında 502 bin 362 kişiye yükseliyor.

     2005 yılında Kopenhag’ın en muhteşem mimarî eserlerinden biri olan Kopenhag Opera Salonu (Dan. Operaen på København) açılır. Binanın inşaatına 2001 yılının Haziran ayında başlanmış ve 1 Ekim 2004 tarihinde tamamlanmıştı. Açılışı ise 15 Ocak 2005 günü özel bir konserle gerçekleştirilir. Açılış ve konserde, Danimarka Kraliçesi II. Margrethe Dronning Alexandrine Þórhildur Ingrid (doğumu 1940) teyzemiz ve Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen (doğumu 1953) abimiz de hazır bulunmuşlardır. Ancak tam o günlerde ben Hacc vazifemi yapmak için Hicaz’da bulunduğumdan açılışa beni dâvet etmemişlerdir. Yoksa kessin çağırırlardı… (Kopenhag Opera Salonu ile ilgili geniş bilgi edinmek için bkz. Vikingler Selam Durdu Ben Âşık Olunca İskandinavya’ya – 13)

     2006 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 501 bin 158 kişi. Sonra bu sayı 2007 yılında 503 bin 699 kişiye yükseliyor.

     29 Temmuz – 4 Ağustos 2007 günlerinde Kopenhag’da çok ilginç bir futbol turnuvası düzenlenir: Evsizler Dünya Kupası (İng. Homeless World Cup)… 2003 yılından beri her sene başka bir ülkede düzenlenen ve takım oyuncularının tamamının evsizlerden (sokakta kalan gençlerden) oluştuğu bu turnuvanın 5.’si Kopenhag’daki Town Hall Square’de düzenlenmiş, şampiyonluğu İskoçya kazanmıştır.

     6 Aralık 2008 tarihinde 21. Avrupa Film Ödülleri (İng. 21st European Film Awards), Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlenen galayla sahiplerine verilmiştir.

     2008 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 509 bin 861 kişi. Sonra bu sayı 2009 yılında 518 bin 574 kişiye yükseliyor.

     2009 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (İng. United Nations Climate Change Conference), Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlenmiştir. 7 – 18 Aralık 2009 günleri arasında Bella Center adlı binada gerçekleştirilen zirveye tam 192 devlet katılmıştır. Bu, aynı zamanda Kyoto Protokolü uyarınca yapılan 5. zirveydi. Ben o sırada Burdur’da askerlik yaptığımdan beni zirveye davet etmemişlerdir. Yoksa kessin çağırırlardı…

     2010 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 528 bin 208 kişi. Sonra bu sayı 2011 yılında 539 bin 542 kişiye, 2012 yılında 549 bin 40 kişiye, 2013 yılında 559 bin 440 kişiye, 2014 yılında da 569 bin 447 kişiye yükseliyor.

     Kopenhag’daki futbol stadının adı 2014 yılında bir kez daha değiştirilir. Eski adı Parken Stadı olan ve Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazandığı stadın yeni adı: Telia Parken(Halen öyledir)

     2015 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 580 bin 184 kişi. Ben ordayken üşenmeyip sizler için yaptığım sayıma göre 2017 itibariyle şehrin şu anki nüfûsu, 602 bin 481 kişi.

     Danimarka’nın toplam nüfûsu 7 milyon 748 bin 769 olduğuna göre, ülkenin % 22, 5’i başkent Kopenhag’da yaşıyor demektir. Yani ülkenin dörtbuçukta biri.

     Kopenhag’ın 10 semti vardır. Bu semtler ve nüfûs dağılımı şu şekildedir: Şehir İçi (Dan. Indre By; 53 bin 596 kişi), Doğu Köprüsü (Dan. Østerbro; 76 bin 402 kişi), Kuzey Köprüsü (Dan. Nørrebro; 79 bin 668 kişi), Batı Köprüsü / Çayır Limanı (Dan. Vesterbro / Enghave; 62 bin 962 kişi), Valby (52 bin 809 kişi), Vanløse (40 bin 353 kişi), Köprü Tepesi – Husum (Dan. Brønshøj – Husum; 44 bin 376 kişi), Bispe Dağı (Dan. Bispebjerg; 54 bin 583 kişi), Doğu Amager (Dan. Amager Øst; 55 bin 986 kişi) ve Batı Amager (Amager Vest; 66 bin 993 kişi).

     Kopenhag’ın 602 bin 481 kişilik nüfûsunun % 76’sı yerli (Danimarkalı), % 24’ü ise göçmen kökenlidir. Kopenhag’daki göçmen kökenliler arasında Pakistanlılar 5 bin 409 kişiyle birinci sırada gelirken, Faslılar 5 bin 197 kişiyle ikinci, Polonyalılar 4 bin 767 kişiyle üçüncü, Almanyalılar 4 bin 560 kişiyle dördüncü, Iraklılar (Kürdistanlılar dahil) 4 bin 407 kişiyle beşinci sırada bulunuyorlar. Altıncı sırada 4 bin 168 kişiyle bizim “selvi boylum al yazmalım” gurbetçilerimiz var. İsveçliler 4 bin 71 kişiyle yedinci, Norveçliler 3 bin 836 kişiyle sekizinci, Britanyalılar 3 bin 292 kişiyle dokuzuncu, ABD’liler 3 bin 244 kişiyle onuncu, İtalyalılar 3 bin 98 kişiyle onbirinci, Çinliler 3 bin 2 kişiyle onikinci sırada yer alıyorlar.

     Kopenhag’ın millî ve etnik demografisi bu şekilde. Dînî ve çetnik demografisine gelince:

     Kendisini Halid bin Velid zanneden Müfid Yüksel gibi nimetlerden mahrum olduğu için Danimarka Müslüman değil Hristiyan bir ülkedir. Kopenhag da haliyle Hristiyanlar’ın ezici ve bazen de “ezici” çoğunlukta olduğu bir şehirdir.

     Kopenhag nüfûsunun % 58, 1’i Hristiyanlık dîninin Protestanlık mezhebine mensuptur ve Lutheryen Kilisesi üyeleridirler. Geri kalan az sayıda Hristiyan da Katolik mezhebindendir. (ÖNEMLİ NOT: 1536 yılındaki Reform Hareketi’ne kadar Danimarka Katolik idi, ancak o tarihten beridir Protestan)

     Kopenhag nüfûsunun % 28’i ateisttir. Yani şehrin üçbuçukta biri, Tanrı’ya ve dînlere inanmamaktadırlar.

     Ateizm’i saymazsak, Kopenhag’daki en büyük 2. dîn İslam’dır. Kopenhag nüfûsunun % 9’u Müslüman’dır. Bu da ortalama 50 bin kişilik bir nüfûsa tekabül etmektedir. Kopenhaglı Müslümanlar’ın % 73’ü Sünnî Müslüman, % 27’si Şiî Müslüman, % 95’i de sadece kendine Müslüman’dır.

     İslam, 1960’lı yılların ortalarına kadar Kopenhag’da neredeyse hiç var olmamıştı. Bu dönemde Pakistan, Fas, Türkiye ve – o zamanki adıyla – Yugoslavya’dan ülkeye “konuk işçiler” davet edildi. Daha sonraki yıllarda onları İran, Irak, Lübnan ve Afganistan’dan gelen konuk işçiler ve mülteciler takip etti. Farklı Müslüman ülkelerden gelen onbinlerce Müslüman, beraberinde İslam inancını da getirdiler. Ancak bunların hepsini toplasan bir tane Müfid Yüksel etmediğinden, Danimarka halkını “Müslümanlaştırmayı” başaramadılar.

     Kopenhag’daki Müslüman nüfûs, daha çok Nørrebro ve Vesterbro / Enghave semtlerinde yoğunlaşmış durumdadır.

     Kopenhag’ın Nørrebro (= Kuzey Köprüsü) semtinde, Rovsing Caddesi (= Rovsingsgade) adresinde bundan üç yıl önce, 19 Haziran 2014 tarihinde ibadete açılan ve resmî adı Hamid bin Xalife Medeniyet Merkezi (Dan. Hamad Bin Khalifa Civilisation Center; Ar. مركز حمد بن خليفة الحضاري [Merkez-i Hamîd bin Xelifet el- Hedarî]) olan Kopenhag Büyük Camiî (Dan. Københavns Stormoské; Ar. مسجد كوبنهاغن الكبير [Mescîd’ul- Kubenhağen el Kebir]), Kopenhag’da açılan ilk minareli camidir.

     Danimarka İslam Toplumu (Dan. Dansk Islamisk Rad) tarafından yaklaşık 7 bin m²’lik bir alan üzerine inşâ edilen bu caminin finansını 1995 – 2013 yılları arasındaki Katar Emiri Şeyh Hamîd bin Xalife bin Hamîd bin Abdullah bin Qasim bin Muhammed es- Sanî (1952 – halen yaşıyor) yaptığı için, O’nun adı verilmiştir. Cami toplam 150 milyon Danimarka Kronu (20 milyon Euro)’na mal olmuştur ama bu Katar Emiri için çerez parası tabiî. (O paranın binde birini bana verseydiler ve ben de evimi dizip düğün yapsaydım, günde 5 vakit dûâ ederdim onlara; ama nêrdeee onlarda o takva?)

     Kopenhag’da 3. büyük dîn Musevîlik’dir. Şehirde ortalama 7 bin Yahudî yaşamaktadır. Bu da şehir nüfûsunun % 1, 1’ine tekabül etmektedir. Yahudîler’in kentte Krystalgade (= Kristal Caddesi) adresinde bir büyük sinagogu ve Ole Suhrs Gade (= Ole Suhr Caddesi) adresinde bir küçük sinagogu bulunmakta.

     Kopenhag’a ilk Yahudî, 1676 tarihinde ayak basmıştır. Zaman içerisinde komşu devletler ve uluslar tarafından zûlüm ve baskılara maruz kaldıkça Danimarka ve Kopenhag’a gelip sığınmışlar ve sayıları böylece artmıştır. Her ne kadar 1813 – 20 yılları arasında Yahudîler Danimarka’da da çeşitli zûlüm ve baskılara maruz kalmışlar ve hatta onlara karşı ırkçı duygular besleyen halk ayaklanıp linç girişimlerinde bulunmuşsa da, sonraki yıllar içinde Kopenhag, Yahudîler için her zaman “güvenli bir belde” olmuştur. 1882 – 1914 yılları arasında 10 binin üzerinde Rusya Yahudîsi gelip Danimarka’ya sığınmış, bunun 3 bini Kopenhag’a yerleşmiştir. Bunu 1939 – 45 yıllarındaki II. Dünya Savaşı zamanında Almanya’dan kaçıp Danimarka’ya sığınan Yahudîler takip etmiştir. Nazi toplama kamplarındaki binlerce Yahudî arasında 50 tane de Danimarka Yahudîsi olduğu belirtilmektedir.

     Bu 4 inanç kümesinden (Hristiyanlık, Ateizm, İslam, Musevîlik) sonra Kopenhag’da 5. sırada Budizm ve 6. sırada Hinduizm gelir.

     Onlardan sonra 7. sırada ise çok ilginç bir dînî topluluk var: Forn Siðr.

     Şimdi diyeceksiniz ki “Bunlar da kim?”… Öncelikle göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan dolayı çok teşekkür ederim. Efendim izah edeyim:

     20. yy başlarında Almanya ve Avusturya’da ortaya çıkan, 1960’lı yılların sonunda ise ikinci bir canlanma dalgası yaşayarak ABD, Avustralya, Büyük Britanya, İzlanda ve diğer birtakım ülkelerde ortaya çıkan, eski pagan ve putperest dînlerini yeniden ihyâ etmeye çalışan bir akımdır. “Etenizm” veya “Cermen Neopaganizmi” olarak adlandırılan bu dînî akımda, her ülkedekiler kendi uluslarının Hristiyanlık öncesi pagan ve putperest dînlerine geri dönme mücadelesi veriyorlar. Böyle olduğu için, aslında hepsi aynı akıma kapılsalar da aynı dîne inanmıyorlar. Çünkü bugünkü her Hristiyan ülke, Hristiyanlık’tan önce de aynı dîne mensup değildi ki. Her coğrafyanın ve ulusun dîni farklıydı. İşte bu akımda, her ülkedeki Etenler, kendi ülkesinin ve ulusunun eski dînine dönmesi dâvâsı güdüyor.

       Bundan ötürü, her ülkede farklı isimlerle anılıyorlar; Forn Siðr, Odinizm, Asatru, VotanizmTeodizm gibi. Danimarka’daki isimleri Forn Siðr’dur.

     Danimarka’da bu tuhaf adamlardan toplam 800 kişi bulunuyor. İçlerinden birçoğu da başkent Kopenhag’da yaşıyor.

     Gülmeyin; adamlar dernekleşmiş ve üstelik Danimarka devleti tarafından da resmî olarak tanınmış. 15 Kasım 1997 tarihinde Forn Siðr – Danimarka’da Asa ve Vana İnançları Topluluğu (Dan. Forn Siðr – Asa- og Vanetrosamfundet i Danmark) adlı dernek kuruldu ve bu dernek 6 Kasım 2003 tarihinde Danimarka devleti tarafından “dînî cemaat” olarak tanındı.

     Forn Siðr üyeleri, eski İskandinavya Tanrıları’na tapıyorlar. Danimarka’da çıkardıkları bir aylık dergileri bile var ve hatta 7 Şubat 2009 tarihinde Odense şehrinde kendi mezarlıklarını bile kurdular.

     Kopenhag nüfûsunun % 0, 01’i de benim gibi, bütün dînlere, inançlara ve ideolojilere saygısı olan ama hiçbirinden saygı görmeyen filozoflardır. 

     Gelelim eğitime…

     Bir “üniversite şehri” olan Kopenhag’da pekçok üniversite bulunuyor. Şehirde toplam 94 bin üniversite öğrencisi var. 600 bin nüfûslu şehrin 94 bininin üniversite talebesi olması demek, şehirdeki her 6 kişiden 1’i üniversite öğrencisi demektir. Avrupa’daki en eski üniversitelerden biri olan Kopenhag Üniversitesi (Dan. Københavns Universitet)’nde bugün 38 bin 767 öğrenci, Kopenhag Meslek Yüksekokulu (Dan. Handelshøjskolen i København)’nda 19 bin 999 öğrenci, Metropol Üniversite Koleji (Dan. Professionshøjskolen Metropol)’nde 10 bin öğrenci, UCC Üniversite Kolej Kapitali (Dan. Professionshøjskolen UCC)’nde 10 bin öğrenci, Danimarka Teknik Üniversitesi (Dan. Danmarks Tekniske Universitet)’nde 7 bin öğrenci, Kopenhag Meslek Akademisi (Dan. Københavns Erhvervsakademi)’nde 4 bin 500 öğrenci, Kopenhag Aalborg Üniversitesi (Dan. Ålborg Universitet København)’nde 2 bin 300 öğrenci ve Kopenhag IT Üniversitesi (Dan. IT – Universitetet i København)’nde 2 bin öğrenci okumakta, okuyup “büyük adam” olmaya çalışmaktadırlar.

     “Sağlam kafa sağlam vücûtta bulunur” olduğuna göre, eğitimin yanında sporun da ihmal edilmemesi gerekir. Kopenhag’da onlarca spor dalına ait yüzlerce kulüp bulunmaktadır.

     Kopenhag şehrinin iki futbol külübü vardır ve bunlar Süper Lig (Dan. Superligaen) olarak adlandırılan Danimarka Ligi’nde her sene şampiyonluğa oynarlar: 1964 yılında kurulan sarı – lacivertli Brøndby IF ve 1992 yılında kurulan mavi – beyazlı FC København.

     Danimarka Futbol Ligi’nde FC København 12 kez, Brøndby IF ise 10 kez şampiyonluk sevinci yaşamıştır. (İLGİNÇ BİR NOT: Bugüne dek 12 kez Danimarka şampiyonu olan FC København takımının 1992 yılında kurulduğunu ve sadece 25 yaşında olduğunu dikkate alırsanız, oynadığı tüm sezonların yarısında şampiyonluk ipini göğüslemiş olduğunu farkedersiniz. Zaten ilk şampiyonluğunu, kurulduktan hemen bir yıl sonra, 1993 yılında kazanmıştır.)

     Kopenhag şehrinde onlarca tarihî ve mimarî eser, park ve meydan bulunmaktadır. Bunları mümkün olduğunca gezip siz sevgili okurlarımıza tanıtmaya çalıştık.

     Günümüzde dünyanın en zengin 7. şehri olan Kopenhag, yüksek yaşam kalitesi ve refah seviyesi ile “En Yaşanabilir Şehirler Endeksi”nde dünyada 3. sırada yer alıyor. İstikrarlı bir ekonomisi var. Şehir, bana kestikleri 500 Kron’luk park cezasını saymazsak, sosyal güvenlik düzeyi ve eğitim hizmetleri ile birlikte yerli ve yabancı ziyaretçiler için cazip hale geliyor. Dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olmasına rağmen toplu taşıma araçları, bisiklet tutkunları için olanaklar ve çevreci politikalarıyla dünyadaki en yaşanabilir şehirlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zaten söyledim bile, dikkat ettiyseniz.

     Ben şahsen çok sevdim Kopenhag’ı.

     Kopenhag’ın dünyadaki 4 şehirle arasında “kardeş şehir” bağı bulunuyor. Bunlar; Fransa’nın başkenti Paris, İzlanda’nın başkenti Reykjavik, Çin’in başkenti Pekin ve Meksika’nın San Francisco de Campeche şehri.

     Danimarka’nın başkenti Kopenhag, Baltık Denizi kıyısında, Kuzey Denizi kıyısına 50 km, İsveç sınırına sadece 7 km, Almanya sınırına 184 km, Almanya’nın Frankfurt şehrine 819 km, Türkiye sınırına 2 bin 379 km, İstanbul’da karşısında oturup salep içmeyi çok özlediğim Üsküdar Kız Kulesi’ne 2 bin 637 km, İzmir’de dostlarımla yürüyüş yapmayı çok özlediğim Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi’ne 2 bin 901 km, Diyarbakır’da kahvaltı yapmayı çok özlediğim Hasanpaşa Hanı’na 4 bin 75 km, Danimarka’daki demokrasi ise Türkiye’deki demokrasiye dünyalar ötesi uzaklıkta bulunuyor.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 10

FOTOĞRAFLAR:

406 adadan oluşan bir vatan olan Danimarka, Dan dilinde “region” denilen 5 il, Dan dilinde “kommun” denilen 98 ilçe, Dan dilinde “byer” denilen 205 nahiye ve Dan dilinde “landsby” denilen 5087 köyden müteşekkil bir ülkedir. (DANİMARKA)

Ülkenin başkenti olan Kopenhag (Dan. København)’ın en ilginç özelliği ise, 2 büyük ada ve birkaç küçük ada üzerinde kurulmuş bir şehir olmasıdır. En az onun kadar güzel olan bir özelliği de, tam da iki denizin buluştuğu noktada yer almasıdır. (DANİMARKA)

Şehrin ismi olan “København” (Kopenhag), Danca’da “Tüccarlar Limanı” demek. (køben: tüccarlar; havn: liman)

Aslen bir Viking balıkçı köyü olarak 10. yy’da Vikingler tarafından kurulan Kopenhag (Dan. København)’ın ilk kurulduğunda ismi yalnızca “Havn” (Liman) idi. Latince adı da aynı anlamda “Hafnia” diye geçerdi.

Vikingler bu güzel yerde bu güzel Viking köyünü 10. yy’da kurarlar. O dönemde benim “Adını Arayan Coğrafya” kitabım henüz olmadığı için Vikingler köye ne isim vereceklerini bilemezler, bunu uzun süre düşünürler. Sonunda, limanda kurdukları için köye “Liman” anlamına gelen “Havn” ismini verirler. (DANİMARKA)

Birçok tarihçi, yerleşimin geç Viking Çağı (793 – 1066)’nda kurulduğuna ve köyün Viking Danimarka, Norveç ve Britanya Kralı I. Sveinn Haraldsson Tjúguskegg (960 – 1014) tarafından kurulduğuna inanıyor. Sveinn Tjúguskegg, “Viking millî birliği”ni sağlayan en önemli Viking liderlerinden biri olan I. Haraldr Gormsson Blátönn (910 – 87)’ün oğlu ve II. Büyük Knud (995 – 1035)’un babasıdır. (DANİMARKA)

Köy daha belirgin hale geldiğinde, Hansa Birliği’nin saldırısına uğrayacaktır. Balıkçılık endüstrisi, özellikle de ringa balığı ticareti Havn liman köyünde (bugünkü Kopenhag) geliştikçe, yerleşim Slotsholmen Adası’nın kuzeyine doğru gelişecektir. 1254 yılında Piskopos Jakob Erlandsen (? – 1274) yönetiminde, yerel balıkçılık tüccarları, Kral’a karşı kendilerine özel imtiyazlar veren bir tüzük sahibi olurlar. Ancak beş yıl sonra (1259) liman köyü saldırıya uğrar ve Rügen Prensi II. Jaromar (1218 – 60) tarafından yağmalanır.

Danimarka’da devam eden sıkıntılar, 22 Kasım 1286 tarihinde Danimarka Kralı V. Erik Klipping (1249 – 86)’in öldürülmesi ve katillerinin Norveç’e kaçarak Norveç Kralı II. Eiríkr Præstehader Magnússon (1268 – 99)’a sığınması, Norveç’in de onları tutuklama yerine koruma altına almasıyla iyice genişledi. 1289 yılında Danimarka ile Norveç arasındaki ilişkiler tamamen kopar. (DANİMARKA)

1397 yılı önemli bir tarihtir. Zirâ bu tarihte Danimarka, İsveç ve Norveç arasında “Kalmarunionen” olarak adlandırılan Kalmar Birliği (1397 – 1523) kurulur. Bu birlik 126 sene yaşayacaktır.

1416 yılında Kalmar (Danimarka, İsveç ve Norveç) Kralı VII. Erik Bogislav Vratislavsson af Pommern (1382 – 1459)’in Havn (bugünkü Kopenhag) Kalesi’ne taşınması, bu yerleşim biriminin tarihinde adetâ bir dönüm noktası olacaktır. Zira Kraliyet ailesinin Kopenhag’a taşınması ve devletin buradan yönetilmesi, bu küçük liman köyüne “ülkenin başkenti” olma statüsünü kazandıracaktır.

1416 yılında Kopenhag, Kalmar (Danimarka, İsveç ve Norveç) Birliği’nin başkenti olur. Yaklaşık 500 sene önce küçük bir Viking köyü olarak kurulan Kopenhag, şimdi ülkenin başkentidir artık. (DANİMARKA)

1663 yılında, içinde Amalie Sarayı (Dan. Amalienborg)’nın da olacağı Amalie Sarayı Yuvaları Meydanı (Dan. Amalienborg Slotsplads) düzenlenir. Saray (ve meydan), adını Danimarka ve Norveç Eski Kraliçesi Sophie Amalie af Braunschweig – Lüneburg (1628 – 85)’dan alıyor. (DANİMARKA)

Protestanlık mezhebinin ve Luthercilik akımının kurucusu olan Alman teolog Martin Luther (1483 – 1546)’in 1517 tarihinde başlattığı Reform Hareketi, Danimarka’da 1536 yılında başlamıştır. İlk önce 1529 yılında Kopenhag’da Danimarkalı reformcu dîn adamı Hans Johann Tausen (1494 – 1561) halka verdiği bir vaazla Reform’u tebliğ eder. 1530 yılında ise Protestanlar ve Katolikler arasında Kopenhag’da bir kamu tartışması düzenlenir. Düzenlenen panelde Katolik ve Protestan dîn adamları halkın önünde dînî tartışma yaparlar. Aynı yıl Kopenhag Belediye Başkanı Ambrosius Bogbinder (? – 1536) tarafından gerçekleştirilen bir düzenlemeyle Kopenhag Üniversitesi (Dan. Københavns Universitet)’ndeki Katolik hegemonyasına son verilir. O yılın sonunda Bizim Kadınlarımız Kilisesi (Dan. Vor Frue Kirke)’nde Noel kutlamaları yapılmaz.

Kopenhag ve Danimarka’da 1529 yılında alevlenen Reform Hareketi tam olarak Ekim 1536’da başarıya ulaşarak tamamlanır. Dînin baskısından ve bağnazlıktan kurtulan Danimarka ve Kopenhag, artık daha özgür, daha uygardır. (DANİMARKA)

1657 yılında Kopenhag, X. Charles Gustav (1622 – 60) krallığındaki İsveç Krallığı tarafından kuşatılır ve 1657 – 59 yıllarında İsveç ordusunun kuşatması altında kalır. Oldukça şiddetli geçen bu savaş esnasında Kopenhag iki yıla yakın bir süre İsveç işgalinde kalır. 26 Şubat 1658 günü Danimarka – Norveç Krallığı ile İsveç Krallığı arasında Danimarka’nın bugünkü Zelanda (Dan. Sjælland) ilinin Roskilde ilçesinde imzalanan Roskilde Barış Antlaşması (Dan. Freden i Roskilde) neticesinde Danimarka ve Norveç Krallığı, bugünkü İsveç’in batı kıyıları (Kuzey Denizi kıyıları) olan Halland (Skånaland), Skåne ve Blekinge il topraklarını İsveç’e bırakır. Bu antlaşma İsveç açısından tarihî değerdedir. Zirâ bu antlaşmaya kadar yalnızca Baltık Denizi’ne kıyısı olan İsveç, bundan sonra Kuzey Denizi’ne de kıyısı olan bir ülkedir artık. (DANİMARKA)

1700 yılında Kopenhag’ın nüfûsu, 65 bin kişi.

Ancak büyük bir felâket, kapıdadır: Haziran 1711’de başlayıp Mart 1712’ye kadar süren korkunç veba salgını nedeniyle 9 ay içinde toplam 22 bin kişi vebadan ölür. Böylece Kopenhag’ın nüfûsu 65 binden 43 bine düşer.

Felâketin biri bitip de yaraları bile henüz sarılmadan, ikincisi başlar: Biri 1728 yılında, biri de 1795 yılında olmak üzere iki büyük yangın olayı yaşar, bizim güzel Kopenhag.

Veba salgının bitmesinden sadece 16 yıl sonra, 1728 yılında korkunç bir yangın felâketi yaşar, Kopenhag. 20 – 23 Ekim 1795 günlerinde 4 gün süren bu büyük yangında Kopenhag kentinin yaklaşık % 28’i yanıp yok olur, halkın % 20’si evsiz kalır. Bu yangında kentteki toplam 1600 ev ve 5 kilise yanıp kül olmuştur. (DANİMARKA)

2 Nisan 1801 tarihinde Amiral Hyde Parker (1739 – 1807) komutasındaki ve ana hücumu Amiral Yardımcısı Horatio Nelson (1758 – 1805) tarafından yönetilen bir İngiliz filosu, Kopenhag’ın hemen dışında bulunan Danimarka – Norveç filosuna saldırır, bunun üzerine büyük bir savaş çıkar. Savaşta İngilizler mağlup olur.

Ateşkes kabul edilmeden önce, savaş esnasında Hyde Parker’in Danimarka – Norveç gemilerinin çoğunu imhâ etme emrine itaatsizlik ettiği gerekçesiyle görevden alınması, savaşın en ilginç ayrıntılarından biridir. Bu savaş esnasında Amiral Yardımcısı Nelson’un, Amiral Parker’in “ateşi durdurma emrini” görmemek için teleskobu kapatıp öylece baktığı bile iddiâ edilmiştir. Nelson savaştan dört yıl sonra 1805’te İspanya’da, Parker de ondan iki sene sonra 1807’de İngiltere’de şüpheli şekilde ölmüşlerdir.

Bu savaştan 6 yıl sonra, 1807’de İngiliz donanma ordusu tekrar Kopenhag’a saldırır. İkinci savaş başlar. Ancak bu seferki saldırı, çok acımasızcadır. 16 Ağustos – 5 Eylül 1807 tarihleri arasında 20 gün süren bu savaş esnasında, Kopenhag’daki Danimarka – Norveç filosunu etkisiz hale getirmek ve ele geçirmek için İngiliz ordusu direk olarak Kopenhag yerleşim birimine saldırmış, sivil nüfûsu hedef almıştır. (DANİMARKA)

Danimarkalılar için korkunç ve insanlıkdışı bir saldırıydı bu. İngiliz donanması Danimarkalılar’ın başkentinde resmen terör estiriyordu. İngilizler doğrudan yerleşim yerlerini top ateşine tabi tutuyor, sivil insanların üzerinde bombalar yağdırıyordu. Özellikle dikkat çekici olanı, rastgele şehri vuran, ateşe dayanıklı ve suyla söndürülemeyen fosfor içeren Congreve roketleri kullanılmasıydı.

Bombardımandan sonra geriye saman tavanlı birkaç ev kaldı sadece. En büyük kilise olan ve 1795’teki büyük korkunç yangında kül olduktan sonra yeniden inşâ edilmiş bulunan Bizim Kadınlarımız Kilisesi (Dan. Vor Frue Kirke), İngiliz deniz topçuları tarafından tamamen yok edildi. (NOT: Birçok tarihçi, bu savaşı, daha doğrusu İngiliz ordusunun Kopenhag’a bu saldırısını, “Modern çağlarda büyük bir Avrupa kentine karşı yapılan ilk terör saldırısı” olarak nitelendirmektedir.) (DANİMARKA)

İngilizler Kopenhag’a 30 bin kişilik bir orduyla saldırmıştı. Kopenhag’ı kuşattılar ve şehri 3 gün boyunca işgalleri altında tutmayı da başardılar. Bu kuşatma ve işgal esnasında İngilizler, Kopenhag’da tarihte eşine az rastlanır (ama İngiliz tarihinde çok rastlanır) bir barbarlık ve vahşete imza attılar. Güzeller güzeli Kopenhag şehrinin neredeyse yarısından fazlasını tamamen yok ettiler. Şehirde 2000 (2 bin) sivil insanı hunharca katlettiler. Kentte toplam 300 bina yıkıldı. Yıkım o kadar büyüktü ki, Kopenhag tamamen bir harabeye dönmüştü.

İngilizler’in “zaferinden” (!) sonra Kopenhag, buraya demirlemiş olan bütün gemilerini işgalci İngilizler’e teslim etmek zorunda kaldı.

1807’deki bu saldırı, işgal ve yıkım o kadar büyüktü ki, Danimarkalılar onlarca yıl bunun olumsuz etkisinden kurtulamadılar. Savaştan sonra ortaya çıkan siyasî ve sosyo – ekonomik sorunlar, en az savaş kadar büyük zararlar verdi. Savaştan sonra en az 25 yıl boyunca Danimarka “yoksulluk, fakirlik ve açlık dönemi” yaşadı.

İngilizler’in Kopenhag’a bu saldırısı ve vahşetleri nedeniyle, 1803 – 15 tarihleri arasında vuku bulan Napolyon Savaşları esnasında Danimarka, İngiltere’ye karşı Fransa’nın yanında yer almıştır. Ancak Louis Napoléon Bonaparte (1769 – 1821) komutasındaki Fransa’nın İngiltere’ye yenilmesi, Danimarka’nın Norveç’i kaybetmesine neden olmuştur, 1814. (DANİMARKA)

1894 yılında Frederik Kilisesi (Dan. Frederiks Kirke)’nin inşaatı tamamlanır ve 19 Ağustos 1894 tarihinde açılışı yapılır. 145 yıllık geçmişi olan katedral inşaatının çok ilginç ve ibretâmiz bir hikâyesi vardır. (DANİMARKA)

Norveç’in kaybı büyük bir pazarı ortadan kaldırdı ve filonun elden gitmesi ticareti zorlaştırdı. Bu açıkça Kopenhag’daki ekonomik durumu çok olumsuz yönde etkiledi.

Ancak kaderin cilvesine bakın ki, askerî ve ekonomik yönden en kötü dönemini yaşayan Danimarka, bu aynı dönemde bilim, sanat ve edebiyat yönünden ise tam tersine “Altın Çağ”ını yaşamıştır. Bunun nedeni, Kopenhag’da bilim, sanat ve edebiyat alanında ulusal ve uluslararası düzeyde etkili olan pekçok bilim insanının, sanatçının ve edebiyatçının varlık göstermesidir. Sanatçılar, “Romantizm” denilen daha genel bir Avrupa akımından ilham alıyorlardı. Bu dönemde Danimarkalı en ünlü ve etkili sanatçılar ve edebiyatçılar arasında Christian Frederik Hansen (1756 – 1854), Bertel Thorvaldsen (1770 – 1844)Christoffer Wilhelm Eckersberg (1783 – 1853)Michael Gottlieb Birckner Bindesbøll (1800 – 56)Hans Christian Andersen (1805 – 75) ve Søren Aabye Kierkegaard (1813 – 55) gibi isimler zikredilebilir. (DANİMARKA)

1848 yılında Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde (Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Polonya, Macaristan ve Romanya) ortaya çıkan ve “1848 Devrimleri” olarak adlandırılan özgürlük hareketlerinden sonra, Danimarka, 5 Haziran 1849 tarihinde bir anayasal monarşiye dönüşür. (DANİMARKA)

28 Temmuz 1914 tarihinde başlayıp 4 yıldan fazla sürdükten sonra 1 Eylül 1918’de sona eren, “insanlık” (!?) tarihinde tüm dünyanın savaştığı ilk savaş, dünya tarihinin o ana dek yaşadığı en büyük savaş olan I. Dünya Savaşı, bilhassa Avrupa ülkelerini tümden felce uğrattı. Bu korkunç boğazlaşma, 17 milyon insanın hayatına mal oldu. 70 milyon insanın silâh altına alındığı bu acımasız savaşta tam 40 devlet direk ve dolaylı olarak savaşın içinde yer aldı.

Enver Paşa ve İttihat – Terakki gibi nimetlerden mahrum olan Danimarka I. Dünya Savaşı’nda tarafsız durmuş, savaşa girmemiştir. Bu tarafsızlığının bir sonucu olarak Danimarka, o yıllarda Almanya ve İngiltere’den bile ticaret yönünden daha zengin olurken – her türlü ihtimale karşı – ülkenin ve şehirlerin savunmaları için 40 bin Danimarka askeri savaşın sürdüğü 4 yıl boyunca Danimarka – Almanya sınırında nöbet tutmuştur. (DANİMARKA)

Daha önceki I. Dünya Savaşı (1914 – 18)’nda tarafsız kalmasına ve bundan da kazançlı çıkmayı başarmasına rağmen Danimarka, o cihan harbinden 21 yıl sonra patlak veren II. Dünya Savaşı (1939 – 45)’nda da aynı barışçı duruşu sergileyip tarafsızlık politikası güttüğü halde yine de Almanya’nın işgaline uğramaktan kendini kurtaramamıştır. Ne de olsa Almanya’da eski cılız, pısırık hükûmetler artık yoktur; şimdi Almanya’nın başında bir “dünya lideri” olan, tüm dünyaya meydan okuyan “Reis” (Führer) vardır: Adolf Hitler (1889 – 1945).

II. Dünya Savaşı boyunca Danimarka ve Kopenhag, 9 Nisan 1940 tarihinden 4 Mayıs 1945 tarihine kadar Alman Nazi ordusunun işgalinde kalmıştır. Yani neredeyse tüm II. Dünya Savaşı yıllarını Danimarka, Almanya’nın işgali altında geçirmiştir. (DANİMARKA)

Savaş bittikten sonra Danimarka’da yaraları sarma, oluşan büyük tahribatı onarma ve ülkeyi yeniden kalkındırma dönemi başlayacaktır.

Tüm ülkede sosyal ve ekonomik onarım ve kalkındırma seferberliğinin yapıldığı bu süreçte, başkent Kopenhag için “Parmak Planı” (Dan. Fingerplanen) adı verilen bir “kalkınma planı” yürürlüğe konur. Plan uyarınca yeni yeni binalar yapılır, herkese açık trafik düzenlenir, Kopenhag ile diğer kentler arasında raylar döşenip demiryolu bağlantısı sağlanır, Kopenhag şehir merkezinde tramvay inşâ edilir. 1949 yılında ise buna ek olarak “şehir yönetmelik kanunu” getirilir.

Ancak tren ve tramvay bağlantıları şehir ile civar yerleşimler arasındaki ulaşımı kolaylaştırmış, bu da şehirdeki pekçok ailenin şehir yakınlarındaki daha küçük yerleşimlere ve köylere yerleşmesine yol açmış, bu durumun bir sonucu olarak da özellikle 1960’lı yıllardan başlayarak Kopenhag şehir nüfûsu her geçen yıl daha da düşen bir trend izlemiştir. (DANİMARKA)

2005 yılında Kopenhag’ın en muhteşem mimarî eserlerinden biri olan Kopenhag Opera Salonu (Dan. Operaen på København) açılır. Binanın inşaatına 2001 yılının Haziran ayında başlanmış ve 1 Ekim 2004 tarihinde tamamlanmıştı. Açılışı ise 15 Ocak 2005 günü özel bir konserle gerçekleştirilir. Açılış ve konserde, Danimarka Kraliçesi II. Margrethe Dronning Alexandrine Þórhildur Ingrid (doğumu 1940) teyzemiz ve Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen (doğumu 1953) abimiz de hazır bulunmuşlardır. Ancak tam o günlerde ben Hacc vazifemi yapmak için Hicaz’da bulunduğumdan açılışa beni dâvet etmemişlerdir. Yoksa kessin çağırırlardı… (DANİMARKA)

Kendisini Halid bin Velid zanneden Müfid Yüksel gibi nimetlerden mahrum olduğu için Danimarka Müslüman değil Hristiyan bir ülkedir. Kopenhag da haliyle Hristiyanlar’ın ezici ve bazen de “ezici” çoğunlukta olduğu bir şehirdir.

Kopenhag nüfûsunun % 58, 1’i Hristiyanlık dîninin Protestanlık mezhebine mensuptur ve Lutheryen Kilisesi üyeleridirler. Geri kalan az sayıda Hristiyan da Katolik mezhebindendir. (ÖNEMLİ NOT: 1536 yılındaki Reform Hareketi’ne kadar Danimarka Katolik idi, ancak o tarihten beridir Protestan)

Kopenhag nüfûsunun % 28’i ateisttir. Yani şehrin üçbuçukta biri, Tanrı’ya ve dînlere inanmamaktadırlar. (DANİMARKA)

Ateizm’i saymazsak, Kopenhag’daki en büyük 2. dîn İslam’dır. Kopenhag nüfûsunun % 9’u Müslüman’dır. Bu da ortalama 50 bin kişilik bir nüfûsa tekabül etmektedir. Kopenhaglı Müslümanlar’ın % 73’ü Sünnî Müslüman, % 27’si Şiî Müslüman, % 95’i de sadece kendine Müslüman’dır.

İslam, 1960’lı yılların ortalarına kadar Kopenhag’da neredeyse hiç var olmamıştı. Bu dönemde Pakistan, Fas, Türkiye ve – o zamanki adıyla – Yugoslavya’dan ülkeye “konuk işçiler” davet edildi. Daha sonraki yıllarda onları İran, Irak, Lübnan ve Afganistan’dan gelen konuk işçiler ve mülteciler takip etti. Farklı Müslüman ülkelerden gelen onbinlerce Müslüman, beraberinde İslam inancını da getirdiler. Ancak bunların hepsini toplasan bir tane Müfid Yüksel etmediğinden, Danimarka halkını “Müslümanlaştırmayı” başaramadılar.

Kopenhag’daki Müslüman nüfûs, daha çok Nørrebro ve Vesterbro / Enghave semtlerinde yoğunlaşmış durumdadır. (DANİMARKA)

Günümüzde dünyanın en zengin 7. şehri olan Kopenhag, yüksek yaşam kalitesi ve refah seviyesi ile “En Yaşanabilir Şehirler Endeksi”nde dünyada 3. sırada yer alıyor. İstikrarlı bir ekonomisi var. Şehir, bana kestikleri 500 Kron’luk park cezasını saymazsak, sosyal güvenlik düzeyi ve eğitim hizmetleri ile birlikte yerli ve yabancı ziyaretçiler için cazip hale geliyor. Dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olmasına rağmen toplu taşıma araçları, bisiklet tutkunları için olanaklar ve çevreci politikalarıyla dünyadaki en yaşanabilir şehirlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zaten söyledim bile, dikkat ettiyseniz. (DANİMARKA)

Kopenhag hatırâsı, 26 Mayıs 2017

 

168 Total Views 1 Views Today
Twitter'da Paylaş     Facebookta Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir